<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931</id><updated>2012-01-19T23:21:35.789-08:00</updated><category term='Zeytincinin Sorunları'/><category term='Rekolte'/><category term='UZZK'/><title type='text'>zeytinlik</title><subtitle type='html'>Akdenizli olununca zeytinle aşk başlıyor zaten. Zeytinsiz kahvaltı, zeytinyağlısız yemek olmuyor. Sadece yemek mi güzel olan? Ya kültürü!... Bu blog, aşkımız zeytin ve zeytinyağı ile bilgileri sizinle paylaşmak arzumuzdan doğdu. 

Koray &amp; Hakkı &amp; Tülin Yazıcı 


e-posta : inproeurocom@hotmail.com</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>1815</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-975441520594298436</id><published>2011-12-24T06:38:00.000-08:00</published><updated>2011-12-24T06:41:37.294-08:00</updated><title type='text'>Zeytine Güzelleme…</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-aHwTnR9t9sE/TvXkkDHZTwI/AAAAAAAAE0A/vGNSIbraPus/s1600/Mustafa%2BSonmez.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 258px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-aHwTnR9t9sE/TvXkkDHZTwI/AAAAAAAAE0A/vGNSIbraPus/s320/Mustafa%2BSonmez.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5689705012215238402" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Mustafa Sönmez &lt;br /&gt;24 Aralık 2011,C.Tesi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocukluğumda bana ezberlettirilen sureler arasında,  hala bir çırpıda okuyabildiğim, içinde “zeytin” geçen Tin suresidir. Vettîni ve’z-zeytûni ve Tûr-i sînîne ve hâzel beledil emîn. Legad (kh)alagnel insâne fî ehseni tagvîm. Tefsiri şöyledir: İncire zeytine/Sina dağına/Ve şu emîn beldeye yemin ederim ki/ &lt;br /&gt;Biz insanı en güzel biçimde yarattık. – &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üstüne yemin edilen zeytin, sadece Kur’an’da değil, diğer kutsal kitaplarda da saygındır. Semavi dinlerden de önceye gider zeytine saygı. Arkeolojik ve jeolojik buluntular zeytinin M.Ö. 6000 yılından beri kullanıldığını gösterir. Zeytin yetiştiriciliğinin ilk insanlarla birlikte başladığı kabul edilir. Hatta denilir ki, “Zeytin bütün ağaçların ilkidir.” Zeytin, insanlık tarihinde kitabelerde, kutsal kitaplarda, yaradılış ve kuruluş efsanelerinde hep vardır… Zeytini yücelten nedir? Besleyen, doyuran, sağaltan ve sağlığı çoğaltan özelliği, elbette… İnsanlık, kullanarak öğrendi ki, zeytinyağı , bir kalori kaynağı (16 ml zeytinyağı 120 kalori içermektedir),  E vitamini deposu, kalp-damar hastalıkları olmak üzere sindirim sistemi, kemik yapısı, beyin ve sinir dokuları üzerinde çok önemli fonksiyonlara sahip bir nimet…  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*** &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Oldukça uzun yaşayan bir ağaç zeytin. 700 yıllık hatta 2000 yıllık ağaçlar bulabilirsiniz. Gövdesi çürümeye karşı çok dayanıklı. Üstelik de ömrünü tamamladığında köklerinden yeni bir ağaç filizleniyor. Ona ” Ölmez ağaç” denmesi belki de bundan…Bir yıl bol, bir yıl az ürün verir zeytin ağaçları. Zeytin tanesinin ağırlığının yaklaşık yüzde 20-30 kadarı yağdır. Nisan-mayıs ayları arasında yeşilimsi-beyaz renkli çiçekler açar, kışın yapraklarını dökmez. Killi, kireçli ve su geçirebilen topraklarda iyi yetişir. Engebeli ve yamaç, fakat ılık rüzgarlı yerleri sever. Zeytinin anavatanı Güneydoğu Anadolu’dur. Ege’ye, oradan da Yunanistan, İtalya, Fransa ve İspanya’ya kadar uzanmış, yine Güney Anadolu’dan Suriye, Mısır ve Fas’a kadar uzanarak bütün Akdeniz kıyılarını sarmıştır. Üçüncü bir kol olarak da Afganistan ve Pakistan’a kadar uzanmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün de dünyanın en büyük zeytinlikleri Akdeniz çanağındadır. İspanya, zeytin üretiminin yüzde 41,5’una, İtalya yüzde 17,2’sine, Yunanistan yüzde 10 dolayına sahip iken Türkiye şimdilik yüzde 7 paya sahip(FAO İstatistikleri, 2009). &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’de dikili 170 milyon zeytin ağacı var ve 73 milyonluk bu memlekette zeytinyağı tüketimi yeterli boyutta değil. İç tüketimin arttırılması gerekiyor. 6 yıl önce kişi başına zeytinyağı tüketimi 800 gramdı. Bugün 2 litreye çıkmış. Hedef ise zeytinyağı tüketimini 2015’te 3,5 litreye çıkarmak. Bu konuda Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK), birlikte hareket etme kararı almışlar. Zeytinyağı sektöründe kaliteyi ön plana çıkarıp, hem kaliteyi benimseyen firmaları hem de tüketicileri korumak için ‘UZZK Kalite Kontrol Programı’ başlatılmış ve buna bağlı olarak tüketici güvenliği için bir ‘beyaz liste’ oluşturulmuş. Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği, Marmara Birlik, Kristal Zeytinyağı, Fora Zeytinyağı ve Komili ile Kırlangıç Zeytinyağı’nı bünyesinde barındıran Ana Gıda ve Aurum, İncecik, Kidonia, Damlıca, Özgün, Selme, Semerci markaları bu beyaz listede. Böylece, ambalajlı zeytinyağı pazarının yaklaşık yüzde 80’ini oluşturan bir kapasite, kalite denetimine imza atmış durumda. Yeni katılımlar bekleniyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*** &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeytinyağı tüketimini artırmak için üretimi ve arzı çoğaltmak, fiyatı ucuzlatmak gerekiyor her şeyden önce. Bugün 1 litre zeytinyağı 11-12 TL iken aynı hacimdeki ayçiçeği yağı, fındık yağı, konola yağı ve margarin 5-6 TL dolayında. Az değil; 1’e 2…Alt ve orta sınıflar için bu durumda zeytinyağı bir lüks. Yağı ucuzlatmak için ağaç dikimini özendirmek gerekiyor. Burada geçen yıl şahit olduğum Akhisar gerçeğine değinmeden geçemeyeceğim. Adı tütün ile özdeşleşmişti Akhisar’ın. Cumhuriyetin ilk yıllarında kurulmuş Akhisar Tütün Bankası bile vardı bir zamanlar. Adı sonra Yaşarbank oldu ve 2001 krizinde battı. İthal sigara ile birlikte şark tütünü gözden düşünce Akhisarlılar, Gemlik dolaylarından zeytin fidanı getirip tütün tarlalarına dikerler ve tutar. Öyle tutar ki, bugün Akhisar, imajını zeytin üstüne kurmakta, dağ-taş genç zeytin ormanlarına dönüşmekte. Bu heyecanı başka Ege beldeleri de  deniyor ve alınan sonuçları gördükçe mutlu olmamak mümkün değil…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Türkiye’nin neredeyse tüm coğrafyaları zeytin ekimine uygun. Zeytin ekmeyi özendirmeli, hali vakti yerinde olanlar bile hobi niyetine zeytinlikler edinmeli ve çoğaltmalı. Zeytini çocuklara sevdirmeli. Balkonlarda, teraslarda bile saksıda büyüyor zeytin.Tecrübe ettim, oradan biliyorum. Belki pek ürün almazsınız ama çoluk çocuk zeytin ağacını tanır ve sever… Unutmayın, her şey sevmekle başlar…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-975441520594298436?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/975441520594298436/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=975441520594298436' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/975441520594298436'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/975441520594298436'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2011/12/zeytine-guzelleme.html' title='Zeytine Güzelleme…'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-aHwTnR9t9sE/TvXkkDHZTwI/AAAAAAAAE0A/vGNSIbraPus/s72-c/Mustafa%2BSonmez.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-7120623552355071909</id><published>2011-11-25T07:08:00.001-08:00</published><updated>2011-11-25T07:19:44.679-08:00</updated><title type='text'>Zeytini Kuşlar Diker</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-K1pLs-jG9iA/Ts-x6CvG5sI/AAAAAAAAEz0/9XmyiLtKsAs/s1600/zeytini-kuslar-diker.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 205px; height: 250px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-K1pLs-jG9iA/Ts-x6CvG5sI/AAAAAAAAEz0/9XmyiLtKsAs/s320/zeytini-kuslar-diker.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5678953265862469314" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Kitap Tanıtımı:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ayşe Aktül-Schäfer&lt;br /&gt;Zeytini Kuşlar Diker&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Her yıl zeytin hasadında ağaçların tepelerinde kalan birkaç zeytin için büyüklerim 'onlar da kuşların göz hakkı' derler. Ben kuşların da zeytini sevdiklerini bilmezdim doğrusu!"&lt;br /&gt;Zeytinle içiçe süren bir yaşam. Bu yaşamın içinde büyüyen çocuklar ve onlarla birlikte boylanan zeytin fidanları...&lt;br /&gt;Ege'nin şirin bir köyünde yaşayan üç kişilik çekirdek bir ailenin zeytine olan tutkusu, inancı. Zeytinin Anadolu kültüründe yeri ve evrenselliği...&lt;br /&gt;Zeytinin binlerce yıllık serüveninin izini sürerken çocukları da katmalı bu coşkulu yolculuğa. Hatta öyküyü onların bakış açısından anlatmalı ve heyecanlarını paylaşmanın tadına varmalı. Çocukların &lt;br /&gt;meraklı sorularına yanıt ararken, onlarla birlikte araştırmalı, öğrenmeli zeytinle ilgili merak ettiğimiz birçok şeyi. Bunları yaparken zeytinin kültürleri birleştiriciliğine tanık olmalı...&lt;br /&gt;Zeytini Kuşlar Diker, zeytinle ilgili önemli bir kaynak ve başvuru kitabıdır.&lt;br /&gt;Ayşe Aktül-Schäfer bu kitabında bize zeytinle ilgili birbirinden değerli bilgileri, konunun uzmanlarıyla birlikte aktarıyor. Birçoğunu ilk defa göreceğiniz fotoğraflarla ve çizimlerle süsleyerek, keyifle okunmasını sağlıyor, sizi zeytinliğine misafir ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayşe Aktül-Schäfer 1960 Kütahya doğumlu. Evli ve bir kızı var. Türkiye’de liseyi bitirdikten sonra, Almanya’nın Wuppertal Üniversitesi’nde Alman Dili ve Edebiyatı bölümünde öğrenim gördü. Alman Kültür ve Eğitim Bakanlığı tarafından öğretmen olarak atanmadan önce, çeşitli gazete, radyo ve televizyonlarda muhabirlik yaptı. Anadolu kültürüyle ilgili bir radyo dizisi hazırlamak için gittiği Ege’nin sevimli bir dağ köyünde bakımsız kalmış bir zeytinlik satın aldı. Yılın bir bölümünü ailesiyle birlikte zeytinliğindeki evinde geçirmektedir. 2000 yılında eşiyle birlikte Köln’de  Türkiye’nin zeytin kültürünü ve zeytinyağlarını tanıtım amaçlı Olea Organica adında bir şirket kurdu. İlköğretim okullarında zeytinle ilgili projeler yaptı. Almanya’nın tanınmış bağ bölgelerinden  Mosel ve Rheinland-Pfalz bölgelerinde bağcılık yapan Alman arkadaşlarıyla birlikte, Türkiye’den getirdiği fidanlarla küçük zeytinlikler kurdu ve bu çalışmalarıyla Alman kamuoyunun büyük ilgisini çekti. Yazar Köln’de eşi ve kızıyla birlikte yaşamaktadır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-7120623552355071909?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/7120623552355071909/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=7120623552355071909' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/7120623552355071909'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/7120623552355071909'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2011/11/zeytini-kuslar-diker.html' title='Zeytini Kuşlar Diker'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-K1pLs-jG9iA/Ts-x6CvG5sI/AAAAAAAAEz0/9XmyiLtKsAs/s72-c/zeytini-kuslar-diker.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-1531597816841545423</id><published>2011-10-27T01:24:00.000-07:00</published><updated>2011-10-27T01:27:50.273-07:00</updated><title type='text'>Altın biter, zeytin bitmez…</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-d9c7HrlyewU/TqkV9uWmKeI/AAAAAAAAEzo/F2UWeh2mgS4/s1600/dal%25C4%25B1nda.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 118px; height: 118px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-d9c7HrlyewU/TqkV9uWmKeI/AAAAAAAAEzo/F2UWeh2mgS4/s320/dal%25C4%25B1nda.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5668085756181490146" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Ali Ekber Yıldırım&lt;br /&gt;Dünya&lt;br /&gt;27 Ekim 2011,Perş.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeytin ve zeytinyağı üretiminin artması için son yıllarda gösterilen çabalar sonuç verdi.Zeytinde “var yılı”,“yok yılı” dönemi kapanıyor. Her yıl var yılı olacak. Zeytin ve zeytinyağı üretimi artıyor. Bu artış trendi önümüzdeki yıllarda katlanarak devam edecek. Fakat, üretici hasada başladığı şu günlerde üretim sevincini doyasıya yaşayamıyor. Endişeli bir bekleyiş var. Üretim artışı ile birlikte hem zeytinde hem de zeytinyağında “fiyat düşer endişesi” bu. Oysa girdi fiyatlarında hiçbir düşüş yok. Maliyet artıyor. Üretim artışı için gösterilen çaba,tüketim için gösterilmediği için herkesin aklında aynı soru var:&lt;br /&gt;Artan zeytin ve zeytinyağı üretimi nasıl pazarlanacak? &lt;br /&gt;Geçen hafta sonu 7.Ayvalık Zeytin Hasat Günleri’nde bu soruya yanıt arandı.“Zeytinyağının İç ve Dış Pazarda Sorunları ve Hedefleri “ başlıklı panelde Uluslararası Zeytinyağı Konseyi İcra Direktörü Jean Louis Barjol, Konsey’in Tanıtım Komitesi Şefi Ender Gündüz, Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi Başkanı Dr. Mustafa Tan, uzun yıllar Ayvalık Ziraat Odası Başkanlığı yaptıktan sonra kendi markasını yaratan Ahmet Sucu, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu görüşlerini kalabalık bir dinleyici kitlesine anlattı. Ayvalık Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi Gençer’in yönettiği panelde özellikle iç tüketimin artırılması gerektiği konusunda görüş birliğine varıldı.&lt;br /&gt;Rahmi Gençer’in de söylediği gibi Türkiye, sofralık zeytin tüketiminde dünyada ilk sırada. Zeytini çok seviyoruz. Fakat zeytinyağı tüketiminde diğer üretici ülkelere göre çok gerilerdeyiz. Kişi başına tüketim 1.5 litre civarında. Bu 5 litreye çıksa uzun yıllar üretilen zeytinyağının pazarlama sorunu kalmaz. Komşumuz Yunanistan’da kişi başına tüketimin 21 litre seviyesinde olduğunu hatırlatmakta yarar var.&lt;br /&gt;Uluslararası Zeytinyağı Konseyi Tanıtım Komitesi Şefi Ender Gündüz, zeytin hasadının yapıldığı Mutlu Köy’de ayaküstü sohbetimizde anlattıklarını panelde daha ayrıntılı dile getirdi. Konsey’deki deneyimlerine dayanarak, artan zeytinyağı üretimi için iç pazarın çok önemli olduğunu söyleyen Ender Gündüz, 74 milyonluk Türkiye’nin büyük bir fırsat olduğunun altını çiziyor.&lt;br /&gt;Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi Başkanı Dr. Mustafa Tan da iç piyasanın önemli bir pazar olduğu görüşünde. İhracatta ciddi bir değişim yaşandığını, dökme yağ yerine ambalajlı ve markalı ihracat yapıldığını anlatan Mustafa Tan, Türkiye’nin İspanya ve İtalya’nın tedarikçisi olmaktan kurtulduğuna dikkat çekerek şu bilgileri verdi:“İspanya ve İtalya’nın en önemli tedarikçilerinden birisi Tunus. Bu ülkeyi hepimiz biliyoruz. İki tane rafine ve bir dolum tesisi var. İtalya ve İspanya’ya olan bağımlılığı nedeniyle Tunus’ta zeytincilik gelişmiyor. Türkiye’de ise hızla gelişiyor. Markalı ve ambalajlı ihracat artıyor.” Tan, zeytinyağı rekoltesinin 191 bin ton olarak tespit edildiğini ancak, bazılarının fiyatları baskı altına almak için rekolteyi 220 hatta 250 bin ton göstermeye çalıştığını sözlerine ekledi.&lt;br /&gt;Uzun yıllar Ayvalık Ziraat Odası başkanlığı yapan Ahmet Sucu, 1970’li yıllarda Türkiye’de kişi başına 2.5 litre zeytinyağı tüketildiğini hatırlatarak şunları söyledi: “Bugün yılda 1.2 milyon ton bitkisel yağ ithal ediyoruz. Her yıl 3 milyar dolar civarında döviz ödeniyor. Bizim zeytinyağımız dururken neden bu ithalat yapılıyor?”&lt;br /&gt;Zeytin üretiminin artışındaki çarpıklığa da dikkat çeken Ahmet Sucu: “Birkaç yıl öncesine kadar zeytin ağacı sayımız 90 milyondu. Şimdi 170 milyon oldu. Eskiden 90 milyon zeytin ağacı 400 bin ailenindi. Yeni dikilen 80 milyon ağaç ise 13 bin kişinin. Küçük üretici yok oluyor. Zeytinlikler büyüklerin elinde toplanıyor. Ben hem üretici hem de zeytin işleyen ve kendi markasıyla pazarlayan bir işletmeciyim. Üretici bir zeytin ağacından ancak 6 lira kazanıyor. Zeytin ve zeytinyağı üreticide ucuz, dev marketlerde ise çok pahalı. Üretici de tüketici de kazanmıyor. Kazanan başkaları” diye konuştu.&lt;br /&gt;Sivil toplum örgütlerini bir araya getirerek teröre karşı milyonlarca kişinin katılacağı sessiz bir yürüyüş planlayan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu hasta olmasına rağmen geç de olsa panele katıldı. Çok önemli mesajlar verdi.&lt;br /&gt;Son dönemde yaptığı bir çok konuşmada tarımın stratejik önemine dikkat çeken Rifat Hisarcıklıoğlu diyor ki; dünyada geleceği olan iki önemli sektör var, birisi tarım, diğeri enerji. Türkiye’nin tarım ve hayvancılıktan vazgeçemeyeceğini anlatan Hisarcıklıoğlu konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “İnsan ömrünü uzatan üç ürün var, üçü de Türkiye’de yetişiyor. Zeytin, fındık ve üzüm. Ama biz bunun kıymetini bilmiyoruz. İhraç ediyoruz ama kendimiz yemiyoruz. Tüketimin artması için kampanyalar yapılmalı. Bu yararlı ürünler ülkemizde tüketilmeli.”&lt;br /&gt;Rifat Hisarcıklıoğlu, zeytincileri çok mutlu eden ve uzun süre alkışlanan sözleri ise konuşmasının final bölümünde söyledi: “Altın biter, maden biter ama zeytin bitmez. Bunun kıymetin, bilelim.” Zeytincilerin kabusu olan madencilere bundan daha güzel bir yanıt verilemezdi. Bu nedenle Ayvalık’ta herkes Rifat Hisarcıklıoğlu’nun sözlerini ayakta alkışladı. Bu iyi bir moral oldu.&lt;br /&gt;Ayvalık’tan yazılacak çok şey var. Geleneksel hale gelen Ayvalık Zeytin Hasat Günleri’nde bu yıl halkla bütünleşen bir zeytin pazarı açıldı. Pazara çıkan ürünler zeytinciliğimizin doğru yolda olduğunun en önemli göstergesi.&lt;br /&gt;Karamsarlığa kapılmadan üretmeye ve elbette üretileni de başta iç pazar olmak üzere pazarlamaya devam etmek gerekir. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun dediği gibi altın biter, maden biter ama bize binlerce yıldır miras kalan zeytinciliğimiz asla bitmez.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-1531597816841545423?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/1531597816841545423/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=1531597816841545423' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/1531597816841545423'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/1531597816841545423'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2011/10/altn-biter-zeytin-bitmez.html' title='Altın biter, zeytin bitmez…'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-d9c7HrlyewU/TqkV9uWmKeI/AAAAAAAAEzo/F2UWeh2mgS4/s72-c/dal%25C4%25B1nda.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-1887981148899078907</id><published>2011-10-13T01:53:00.000-07:00</published><updated>2011-10-13T01:56:08.542-07:00</updated><title type='text'>Zeytinde hasat günleri…</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-XzSyUG7ZSKQ/TpankZtjlLI/AAAAAAAAEzc/jWLHrL-wEWs/s1600/Hasat.bmp"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 214px; height: 104px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-XzSyUG7ZSKQ/TpankZtjlLI/AAAAAAAAEzc/jWLHrL-wEWs/s320/Hasat.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5662897825284068530" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Ali Ekber Yıldırım&lt;br /&gt;Dünya&lt;br /&gt;13 Ekim 2011,Perş.&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeytinde hasat zamanı. Bu hafta sonu Akhisar’da, gelecek hafta sonu Ayvalık’ta zeytin hasadı çeşitli etkinliklerle kutlanacak. Zeytincilikteki gelişmeler, sorunlar, hedefler ayrıntılı olarak konuşulacak, tartışılacak.&lt;br /&gt;Akhisar ve Ayvalık’ta yapılacak bu tartışmalara ışık tutması için Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi(UZZK)’nin koordinatörlüğünde yapılan rekolte tahmin çalışmalarının ayrıntılarını paylaşmakta yarar var.&lt;br /&gt;UZZK Koordinatörlüğünde yapılan rekolte tahmini için zeytin üretim bölgelerinde 4 ayrı uzman grubu çalıştı. Bu çalışmalarda sadece üretim miktarı üzerinde durulmadı. Ülke bazında ve bölgesel olarak zeytincilikte yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri konusunda da derinliğine bir araştırma yapıldı. O araştırmanın sonuçlarını şöyle özetleyebiliriz:&lt;br /&gt;1-Araştırmaya göre ülke genelinde 123 milyon 375 bin 338 meyve veren, 38 milyon 231 bin 803 meyve vermeyen zeytin ağacı var. Ağaç başına ortalama11.7 kilo zeytin alınıyor. Bu yıl toplam 1 milyon 446 bin 117 ton zeytin üretimi bekleniyor. Bunun 533 bin 376 tonu sofralık zeytin olarak tüketilecek. Zeytinyağı üretiminde ise 903 bin 353 ton zeytin kullanılacak. Bundan da 191 bin 106 ton zeytinyağı elde edilecek. Sofralık zeytin üretimi geçen yıla göre yüzde 43, zeytinyağı üretimi ise yüzde 20 artış olacak.&lt;br /&gt;2-Geçen yıl 160 bin ton olan zeytinyağı rekoltesinin 105 bin tonunun iç piyasada tüketildiği, 10 bin tonunun ihraç edildiği ve 30 bin tonunun stok olarak bu sezona devredileceği tahmin ediliyor. Buna göre bu sezon 191 bin ton üretim ve 30 bin ton stok devri ile toplamda 220 bin tonluk zeytinyağı arzı olacak. Bu yağın 125 bin tonunun iç piyasada tüketilmesi geri kalanın ise ihraç edilmesi bekleniyor.&lt;br /&gt;3- Uluslararası Zeytin Konseyi verileri baz alındığında son 6 yılın ortalamasından Türkiye’de zeytinyağında yüzde 49 daha fazla üretim söz konusu. Diğer ülkelerdeki üretime bakıldığında İspanya, 1 milyon 400 bin ton zeytinyağı üretimi ile dünyada ilk sırada, İtalya 400- 450 bin ton ile ikinci, Yunanistan 310 bin ton ile üçüncü sırada. Türkiye ile çok yakın üretime sahip olan Tunus’ta 180 bin ton, Suriye’de ise net bilgi alınmamakla birlikte 200 bin ton üretim olduğu tahmin ediliyor.&lt;br /&gt;4- Türkiye’de sadece son bir yılda 2 milyon 824 bin 243 yeni zeytin fidanı dikildi. Ağaç sayısı 161 milyon 607 bin 141 adede ulaştı. Zeytin ağaçlarının yüzde 76’sı meyve veriyor. Son yıllarda zeytin dikiminin hızlı artışı, zeytin ağaçlarının bakımının iyi yapılması ve hava şartlarının da olumlu olmasına bağlı olarak zeytin ve zeytinyağı rekoltesi yükselme trendine girdi. Ürünün bir yıl çok, ertesi yıl az olduğu dönem kapanıyor. Çok olağanüstü bir durum olmazsa üretim her yıl artmaya devam edecek. Elle veya mekanik hasat makineleri ile yapılacak hasat gelecek yıllardaki üretimi doğrudan etkileyecek. Sırıkla zeytin filizlerine, sürgünlerine zarar verecek hasat yöntemleri terk edildikçe üretimdeki artış trendi sürecek.&lt;br /&gt;5- Üretim artarken, bu üretimi değerlendirecek çalışmalar, planlama yeterince yapılmıyor. Zeytin ve zeytinyağının ambalajlanması ve pazarlama konusunda özellikle Doğu Akdeniz Bölgesi’nde çok ciddi eksiklikler olduğu gözleniyor.&lt;br /&gt;6-Zeytin hastalıkları ve zararlıları üretimi ve kaliteyi tehdit ediyor. Üreticiler bireysel olarak bu hastalıklarla mücadelede yetersiz kalıyor. Ulusal bir eylem planı çerçevesinde hastalık ve zararlılarla mücadele edilmesi gerekiyor.&lt;br /&gt;7-Zeytin fidanı dikiminde, hangi amaçla dikileceği, bölgeye adaptasyon sağlayıp sağlayamayacağı konusuna dikkat edilmediği tespit edildi. Yurt dışından iri daneli zeytine talep olduğu dikkate alınarak, sofralık zeytin yetiştiriciliğine uygun, sulanabilir alanlarda iri daneli zeytin çeşitlerinin tercih edilmesi gerekiyor.&lt;br /&gt;8-Üreticiler zeytinyağı prim miktarını yetersiz bulurken, primin üretimi ve kaliteyi teşvik edici olmasını, zeytine de prim verilmesini istiyor. (Yeri gelmişken bir hatayı düzeltelim. Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, hafta sonu Mersin’de “zeytine ton başına 500 lira destek vereceğiz” dedi. Üretici bunu yeni bir destek verilecek diye anladı. Yeni bir destek yok. Daha önce Resmi Gazete’de de yayınlandığı gibi zeytinyağına kilo başına 50 kuruş prim verilecek. Çağlayan bunu söylüyor, Yeni bir destek yok.)&lt;br /&gt;9-Lisanslı depoculuk ve özel depoculuk sistemi desteklenerek zeytinyağının modern paslanmaz çelik hijyenik kaplarda korunması talep ediliyor.&lt;br /&gt;10-Zeytinler toplandıktan sonra, naylon torba veya çuvallar yerine kasalarda taşınması zeytinin ve elde edilecek yağın kalitesinde önemli rol oynayacaktır.&lt;br /&gt;11-Stok kurumunun olmaması nedeniyle hasat başladıktan sonra kısa bir sürede üretici zeytinini veya zeytinyağını pazara sunduğu için düşük fiyatla satmak zorunda kalıyor.&lt;br /&gt;Araştırmanın tamamını Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi’nin “www.uzzk.org adresinden okuyabilirsiniz.&lt;br /&gt;Özetle, zeytin ve zeytinyağında önemli bir sezon yaşanacak. Biliyoruz herkesin en çok merak ettiği zeytin ve zeytinyağının fiyatının ne olacağıdır? Üretim maliyeti, dünya piyasaları dikkate alınarak bir fiyat oluşacaktır. Gerçek olan şu ki, sektörü birbirine düşüren Dahilde İşleme Rejimi(DİR) kapsamında veya başka bir biçimde üreticiyi tehdit eden ithalat gündemden düşmüştür.“İhraç edecek zeytinyağı bulamıyoruz” diyerek Ankara’daki bürokratları canından bezdirenlerin ihraç edecekleri kadar yağ var. Üreticinin alın terinin karşılığını vererek istedikleri kadar yağ alabilirler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-1887981148899078907?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/1887981148899078907/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=1887981148899078907' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/1887981148899078907'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/1887981148899078907'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2011/10/zeytinde-hasat-gunleri.html' title='Zeytinde hasat günleri…'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-XzSyUG7ZSKQ/TpankZtjlLI/AAAAAAAAEzc/jWLHrL-wEWs/s72-c/Hasat.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-6003073866230027642</id><published>2011-10-04T06:10:00.000-07:00</published><updated>2011-10-04T06:28:37.517-07:00</updated><title type='text'>Zülfü Livaneli’nin zeytinyağına bakışı..</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-Ab5FJZYesUw/TosJ-Ddx3AI/AAAAAAAAEzU/7iBl4L_kCjU/s1600/15_d.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 225px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-Ab5FJZYesUw/TosJ-Ddx3AI/AAAAAAAAEzU/7iBl4L_kCjU/s320/15_d.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5659628318407908354" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Ali Ekber Yıldırım&lt;br /&gt;Dünya&lt;br /&gt;4 Ekim 2011,Salı&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zülfü Livaneli’yi bilirsiniz. Dünya çapında çok önemli bir değer. Müziği, filmleri, kitaplarıyla milyonlara ulaşan bir sanatçı. Edebiyatçı yönünün yanı sıra köşe yazarlığı yapıyor. Yıllardır Vatan Gazetesi’nde yazıyor.Geçen hafta köşesinde zeytinyağı üzerine bir yazı yazdı. Deyim yerindeyse kıyamet koptu. Yazının içeriği elbette eleştirilebilir. Yanlışları olabilir, fakat öylesine bir tepki oldu ki; hani neredeyse “sen ne hakla zeytinyağı üzerine yazıyorsun” diye hak etmediği bir saldırıya uğradı.&lt;br /&gt;Zülfü Livaneli ne yazdı? &lt;br /&gt;“Türküyü bilirsiniz: Yeni evli genç kadın kocasına “Zeytinyağlı yiyemem / Basma da fistan giyemem” diye çıkışır. Sonra da darbeyi indirir: “Senin gibi zalime / Ben efendim diyemem.”&lt;br /&gt;Yani,zeytinyağı yiyebilmek bu kadar önemli.&lt;br /&gt;Kuran’da bile yer verilen zeytin, birçok kültürde kutsal kabul ediliyor, günümüzün doktorları tarafından ise “sağlıklı yiyeceklerin” başına yerleştiriliyor.&lt;br /&gt;Zeytin der demez gözümüzün önüne Ege geliyor ama aslında bütün Anadolu zeytinin ana yurdu. Tekirdağ’daki Trilye çeşidinden, Mardin’de Halhalı’ ya; Artvin’de Butko çeşidinden, Hatay Savrani’ye kadar geniş bir coğrafyaya yayılıyor ve Türkiye zeytin haritasında, tescilli yerli ve yabancı olmak üzere toplam 117 çeşit zeytin bulunuyor.&lt;br /&gt;Bunların hepsinin tadı, aroması ayrı.&lt;br /&gt;Şimdi gelelim asıl meseleye: Zeytinin ana yurdunda biz nasıl bir zeytinyağı yiyoruz? (Şu tüketme sözcüğü çok sevimsiz olduğu için tüketiyoruz değil, bildiğimiz Türkçeyle yiyoruz demeyi tercih ediyorum.)&lt;br /&gt;Hemen cevap vereyim. Büyük ölçüde zararlı, kimyasal maddelerle, boyalarla dolu, bize sağlık yerine hastalık getiren ürünleri alıyoruz.&lt;br /&gt;Zeytinlerden daha çok yağ almak için ilaç basılıyor, zeytinyağları çöp koymak için üretilmiş lacivert plastik bidonlarda saklanıyor, daha aklınıza gelmeyecek bin bir türlü hile yapılıyor.&lt;br /&gt;Piyasadaki çeşitli yağların laboratuvar tahlillerini yaptıran ciddi hekimler söylüyor bunu.&lt;br /&gt;Yediğimiz içtiğimiz birçok şey gibi bazı zeytinyağları da tehlikeli.&lt;br /&gt;Zeytinyağı, sirke gibi asitli sıvıların plastik bidonlarda saklanması sonucunda, plastikteki bir sürü zararlı madde bu sıvılara karışıyor.&lt;br /&gt;Nar ekşilerinde karamel ve mısır şurubu var.&lt;br /&gt;Yani sağlıklı yaşayalım derken, hastalanıyoruz. Akıl almaz bir durum değil mi!”&lt;br /&gt;Bu satırları yazan Zülfü Livaneli yazısının devamında “NAR” markası ile doğal ve yöresel ürünler üretip pazarlayan firmanın ne kadar doğru bir iş yaptığını yazıyor. Birazda reklam kokan bir yazı. Kaldı ki kendisi de bunu kabul ediyor ve : “Siz benim bu köşede hiçbir şeyin reklamını yaptığıma tanık olmadınız. Yapmam da. Ama bu sefer durum farklı. Çünkü bu firma, Ayaslı’nın tamamen kendisini yetiştiren ülkeye bir borç ödemesi olarak algılanmalı. Para kazanmak için değil, kaybetmek için (hadi kaybetmeyi göze alarak diyelim) yapılan bir hizmet. Kelimenin tam anlamıyla para kaybediliyor.” diye yazarak kendisi de reklam yaptığını söylüyor.&lt;br /&gt;Livaneli’nin sözünü ettiği NAR markasının çalışmalarını yadsımak mümkün değil. Kaldı ki o firma da zeytinyağını bu ülkenin zeytin ağaçlarından sağlıyor.&lt;br /&gt;Bu yazı da eleştirilecek asıl konu bir markanın reklamının yapılmasından öte, bilgi eksikliğinden olsa gerek sektörün neredeyse tamamının sağlığa zararlı ürün üretmekle suçlanıp töhmet altında bırakılmasıdır.&lt;br /&gt;Livaneli’nin yazısında öyle bir yaklaşım var ki, sanki bir tek firmanın ürünleri sağlıklı, diğerleri insan sağlığına zararlı. Oysa zeytinyağına ömrünü adamış üç kuşak aileler, asırlık şirketler, markalar var. Tariş, Marmarabirlik gibi on binlerce üreticinin ortak olduğu kooperatifler, birlikler var. Yurtdışında katıldığı her yarışmadan ödülle dönen markalar var. Toptancı bir yaklaşımla sektörün tamamını sağlıksız ürünler üretiyormuş gibi suçlamak Livaneli gibi duyarlı bir yazara, kültür adamına yakışmadı. Kaldı ki bir sonraki yazısında tüm sektörü kastetmek istemediğini yazdı. Yazarken de bazı önemli bilgiler, belgeler sundu. Dolayısıyla, yazdıklarını tümden reddetmek de doğru değil.&lt;br /&gt;Yazdıklarında haklılık payı da var. Zeytinyağı gibi çok değerli bir yağa başka yağların karıştırıldığı (tağşiş yapıldığı) yıllardır biliniyor. Tüketici göz göre göre aldatılıyor. Sektörün bununla ciddi olarak mücadele etmesi gerekiyor.&lt;br /&gt;Zülfü Livaneli gibi, zeytinyağındaki sahtekarlıklardan şikayetçi çok sayıda tüketici var. Sayıları az da olsa tağşiş yapanlar sektöre büyük zarar veriyor. Zeytinyağcılar, Zülfü Livaneli’ye tepkilerini uygarca gösterirken bu konudaki eksikliklerini de gidermeli. Sektör içi kavgaları bir yana bırakarak tağşişle ve tağşiş kafalılarla mücadele etmeli. Çünkü tağşiş sadece zeytinyağına başka yağlar karıştırmakla olmuyor. Kendi çıkarları için tüm sektörü birbirine düşüren, zeytinyağına değer veriyormuş gibi görünüp zeytinyağını itibarsızlaştıran tağşiş kafalılar da var. Bununla da mücadele edilmeli.&lt;br /&gt;Zeytinyağı sektörünün sağduyulu temsilcileri, “sen nasıl zeytinyağını yazarsın” diye Zülfü Livaneli’yi suçlamak yerine kendisini doğru bilgilendirmeli. Zülfü Livaneli gibi önemli bir değerin adı zeytinyağına zarar değil, değer katar. Ekim ayında iki ayrı zeytin hasat şenliği var. Akhisar’da 14-15-16 Ekim’de, Ayvalık’ta 21-22-23 Ekim’de. Her iki hasat şenliğine de Zülfü Livaneli davet edilmeli. Zeytini ve zeytinyağını kendisine daha yakından tanıtma fırsatı olur. Zeytinin dostluğun, barışın simgesi olduğu bir kez daha gösterilmiş olur.&lt;br /&gt;Özetle, sektördeki kavga ortamının son bulması, Zülfü Livaneli gibi dünyaca ünlü ustaların zeytinyağının yararlarını yazacakları bir ortamın yaratılması sektördeki duyarlı her zeytincinin görevidir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-6003073866230027642?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/6003073866230027642/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=6003073866230027642' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/6003073866230027642'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/6003073866230027642'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2011/10/zulfu-livanelinin-zeytinyagna-baks.html' title='Zülfü Livaneli’nin zeytinyağına bakışı..'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-Ab5FJZYesUw/TosJ-Ddx3AI/AAAAAAAAEzU/7iBl4L_kCjU/s72-c/15_d.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-871573150742854070</id><published>2011-09-28T00:40:00.000-07:00</published><updated>2011-09-28T00:43:24.340-07:00</updated><title type='text'>NAR’ın adı</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-H9A_cCXHCxM/ToLQC1N6iNI/AAAAAAAAEzM/sk9nc2UhEKs/s1600/08_d.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-H9A_cCXHCxM/ToLQC1N6iNI/AAAAAAAAEzM/sk9nc2UhEKs/s320/08_d.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5657312828994521298" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Zülfü Livaneli &lt;br /&gt;Vatan Gazetesi&lt;br /&gt;26 Eylül 2011,P.Tesi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Türküyü bilirsiniz: Yeni evli genç kadın kocasına “Zeytinyağlı yiyemem / Basma da fistan giyemem” diye çıkışır. Sonra da darbeyi indirir: “Senin gibi zalime / Ben efendim diyemem.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani, zeytinyağı yiyebilmek bu kadar önemli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuran’da bile yer verilen zeytin, birçok kültürde kutsal kabul ediliyor, günümüzün doktorları tarafından ise “sağlıklı yiyeceklerin” başına yerleştiriliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeytin der demez gözümüzün önüne Ege geliyor ama aslında bütün Anadolu zeytinin ana yurdu. Tekirdağ’daki Trilye çeşidinden, Mardin’de Halhalı’ya; Artvin’de Butko çeşidinden, Hatay Savrani’ye kadar geniş bir coğrafyaya yayılıyor ve Türkiye zeytin haritasında, tescilli yerli ve yabancı olmak üzere toplam 117 çeşit zeytin bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunların hepsinin tadı, aroması ayrı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi gelelim asıl meseleye: Zeytinin ana yurdunda biz nasıl bir zeytinyağı yiyoruz? (Şu tüketme sözcüğü çok sevimsiz olduğu için tüketiyoruz değil, bildiğimiz Türkçeyle yiyoruz demeyi tercih ediyorum.) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hemen cevap vereyim. Büyük ölçüde zararlı, kimyasal maddelerle, boyalarla dolu, bize sağlık yerine hastalık getiren ürünleri alıyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeytinlerden daha çok yağ almak için ilaç basılıyor, zeytinyağları çöp koymak için üretilmiş lacivert plastik bidonlarda saklanıyor, daha aklınıza gelmeyecek binbir türlü hile yapılıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Piyasadaki çeşitli yağların laboratuvar tahlillerini yaptıran ciddi hekimler söylüyor bunu. Yediğimiz içtiğimiz birçok şey gibi bazı zeytinyağları da tehlikeli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeytinyağı, sirke gibi asitli sıvıların plastik bidonlarda saklanması sonucunda, plastikteki bir sürü zararlı madde bu sıvılara karışıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nar ekşilerinde karamel ve mısır şurubu var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani sağlıklı yaşayalım derken, hastalanıyoruz. Akıl almaz bir durum değil mi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’deki bu çılgınlığa canı sıkılan bir bilim adamı bu işlere el attı ve NAR diye bir marka yarattı. Adı Yalçın Ayaslı ve Amerika’daki MIT üniversitesinin saygın fizikçilerinden birisi. Eşi Serpil Ayaslı’yla birlikte bilimsel buluşlarından kazandıkları parayı Türk kültürünün tanıtımına ve dünya çapında marka yaratılmasına harcıyorlar. Öğrencilere burs vermekten tutun da, tarih ve kültür konferansları, sergiler düzenlemeye, daha çok Osmanlı tasarımlarına dayanan Armaggan adlı bir marka oluşturmaya kadar birçok hizmetleri var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“NAR” aslında Naturel and Regional (Doğal ve Yöresel) kelimelerinin baş harflerinden oluşuyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kâr amacını bırakın, üste çok büyük para harcayarak sağlıklı ürünler sunmak istiyorlar. 21 çeşit zeytinyağı, organik ve saf nar ekşileri, onlarca çeşit reçel, sirke var listelerinde. Hepsi de güvenilir ve sağlıklı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz benim bu köşede hiçbir şeyin reklamını yaptığıma tanık olmadınız. Yapmam da. Ama bu sefer durum farklı. Çünkü bu firma, Ayaslı’nın tamamen kendisini yetiştiren ülkeye bir borç ödemesi olarak algılanmalı. Para kazanmak için değil, kaybetmek için (hadi kaybetmeyi göze alarak diyelim) yapılan bir hizmet. Kelimenin tam anlamıyla para kaybediliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bence aşağıda adresini vediğim siteleri bir kez ziyaret edin, ne demek istediğim daha iyi anlaşılacak:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. www.nargourmet.com&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. www.turkishculturalfoundation.org/&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-871573150742854070?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/871573150742854070/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=871573150742854070' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/871573150742854070'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/871573150742854070'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2011/09/narn-ad.html' title='NAR’ın adı'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-H9A_cCXHCxM/ToLQC1N6iNI/AAAAAAAAEzM/sk9nc2UhEKs/s72-c/08_d.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-77364813302572726</id><published>2011-09-22T01:17:00.000-07:00</published><updated>2011-09-22T01:20:56.296-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='UZZK'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Rekolte'/><title type='text'>Sofralık Zeytinde Üretim Atağı</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-zyrIZPq6FB0/TnrvtUD_i7I/AAAAAAAAEzE/Ya4OT1u5qcI/s1600/untitled22.bmp"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 227px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-zyrIZPq6FB0/TnrvtUD_i7I/AAAAAAAAEzE/Ya4OT1u5qcI/s320/untitled22.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5655095843875687346" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;22 Eylül 2011,Perşembe&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK) Başkanı Mustafa Tan, 2011- 2012 döneminde 534 bin 376 ton sofralık zeytin, 191 bin 106 ton zeytinyağı üretileceğinin tahmin edildiğini açıkladı.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK) Başkanı Mustafa Tan, 2011- 2012 döneminde 534 bin 376 ton sofralık zeytin, 191 bin 106 ton zeytinyağı üretileceğinin tahmin edildiğini açıkladı. Tan ayrıca bir önceki yıla göre sofralık zeytinde yüzde 43, zeytinyağında ise yüzde 20'lik artış öngördüklerini de belirtti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi'nde Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Resmi Tespit Komisyonu'nun yaptığı çalışmaların sonuçlarını açıklayan UZZK Başkanı Mustafa Tan, özellikle sofralık zeytin ile Ege ve Marmara bölgeleri dışındaki üretim artışının dikkat çektiğini aktardı. UZZK koordinatörlüğünde yürütülen rekolte tespit çalışmalarına pek çok kurum ve kuruluşun destek verdiğini dile getiren Tan, Türkiye genelinde yaptıkları çalışmada verimlilik artışı gözlemlediklerini kaydetti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tan, özellikle sofralık zeytindeki üretim artışı ve verimliliğin iyileşmesiyle birlikte zeytinde yıllar arasındaki rekolte makasının giderek daraldığına işaret ederek önümüzdeki yıllarda bu oranı daha da aşağı çekmek istediklerini dile getirdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;123 MİLYON AĞAÇ MEYVE VERDİ&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2011- 2012 sezonundaki üretim tahmin sonuçlarını da açıklayan Tan, şunları söyledi: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Türkiye genelinde toplam 123 milyon 375 bin meyve veren, 38 milyon 231 bin meyve vermeyen genç ağaç mevcut. Ağaç başına ortalama 11.7 kilogram verim ile 1 milyon 446 bin ton zeytin alınacağı, bunun 534 bin 376 tonunun sofralık zeytine, 903 bin 353 tonunun yağlığa ayrılacağı, bundan da 191 bin 106 ton zeytinyağı elde edileceği tahmin edilmiştir." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;DİĞER İLLER ATAKTA&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tan, ayrıca bir önceki yıla göre sofralık zeytinde yüzde 43, zeytinyağında ise yüzde 20'lik artış öngördüklerini de belirterek, şu bilgileri verdi: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Ege ve Marmara zeytinyağı rekoltesi yüzde 5 düşüşle 108 bin 880 ton olarak, diğer bölgeler zeytinyağı rekoltesi yüzde 80 artışla 82 bin 226 ton öngörülmektedir. İller bazında genel olarak rekolte miktarları yükselirken, Çanakkale, Balıkesir ve İzmir'de bir önceki yıla göre zeytin veriminde düşüşler öngörülmektedir. Özellikle ilkbaharda uzun süreli yağmurların bazı hastalıklara neden olduğu, ani sıcaklık değişimlerinin ise çiçeklenmeye ve meyve tutumuna olumsuz etkide bulunduğu ortaya çıkmıştır."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-77364813302572726?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/77364813302572726/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=77364813302572726' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/77364813302572726'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/77364813302572726'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2011/09/sofralk-zeytinde-uretim-atag.html' title='Sofralık Zeytinde Üretim Atağı'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-zyrIZPq6FB0/TnrvtUD_i7I/AAAAAAAAEzE/Ya4OT1u5qcI/s72-c/untitled22.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-8794707840654174147</id><published>2011-09-05T05:00:00.000-07:00</published><updated>2011-09-05T05:05:22.371-07:00</updated><title type='text'>Sonunda bu da oldu!</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-Dok93P_3cVA/TmS69A2yV3I/AAAAAAAAEy8/hPL6jzevy1U/s1600/02_d.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 286px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-Dok93P_3cVA/TmS69A2yV3I/AAAAAAAAEy8/hPL6jzevy1U/s320/02_d.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5648845389994022770" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Milliyet&lt;br /&gt;31 Ağustos 2011,Çarş.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İhracat Şampiyonları olarak tanımlanan, Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından 2004 yılından bu yana açıklanan en fazla ihracat yapan ilk bin firma listesine 2010 yılında zeytinyağı sektöründen hiçbir firma giremedi. Sofralık zeytin sektöründe ise listede sadece Marmarabirlik Tarım Satış Kooperatifleri Birliği yer bulabildi. Sektör zeytin ithalatı arayışına girdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından 2004’te ilk kez açıklanan ihracatta ilk 1000 firma listesinde zeytinyağı sektöründen 8 firma yer bulmuştu. Zeytinyağı sektörü 2005 yılında TİM tarafından açıklanan ihracat şampiyonları listesine 9 firma ile girmişti. 9 firmanın ihracat rakamı 266 milyon 693 bin dolara ulaşmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin ilk 1000 ihracatçı listesinde zeytin ve zeytinyağı sektörünün gerilemesi 2006 yılında belirgin şekilde kendini gösterdi. 2006 yılında Ekiz Yağ ve Sabun Sanayi ve Ticaret A.Ş. sektör lideri olurken, zeytin ve zeytinyağı sektörü 2006 yılında şampiyonlar liginde 5 firma ile temsil edilmişti. 5 firmanın ihracatı 129 milyon 880 bin dolarla kalmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;-2007’DE 3 FİRMA LİSTEYE GİRMİŞTİ-&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin ilk 1000 ihracatçı listesinde zeytin ve zeytinyağı sektörünün kan kaybı 2007 yılında da devam etti. Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Tarım Satış Kooperatifleri Birliği, 2007 yılında sektör lideri olurken, listenin gediklisi Nejat Atalan Dış Ticaret A.Ş. ve Marmara Zeytin Tarım Satış Kooperatifleri Birliği ilk 1000 ihracatçı arasına isimlerini yazdırmıştı. 2007 yılında bu üç firma dışında listeye girebilen zeytin ve zeytinyağı ihracatçısı olmamıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2008 yılında zeytinyağı sektöründen hiçbir firma TİM ilk 1000 ihracatçı listesinde yer alamazken, sofralık zeytin ihracatçısı Marmara Zeytin Tarım Satış Kooperatifleri Birliği listede yer alan tek firma olmuştu. İlk 1000 ihracatçı listelerine 2009 yılında bakıldığında ise sektör lideri olarak Verde Yağ ve Besin Maddeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. görünüyor. 2009 yılında listede yer bulan diğer zeytin ve zeytinyağı sektörü firmaları ise Marmara Zeytin Tarım Satış Kooperatifleri Birliği ve Ekiz Yağ ve Sabun Sanayi ve Ticaret A.Ş. olmuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2010 yılına gelindiğinde ise, 2008 yılının tekrarı ortaya çıktı. Sofralık zeytin ihracatçısı Marmara Zeytin Tarım Satış Kooperatifleri Birliği, ihracatla ilk 1000 ihracatçı listesine girebilen tek sofralık zeytin ihracatçısı firma olurken, zeytinyağı ihracatçısı firmalar bir kez daha liste dışı kaldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;-TÜRK FİRMALARININ AYAĞA KALKIP YÜRÜMESİNİN TEK ÇARESİ VAR-&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkan Vekili ve Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ali Nedim Güreli yaptığı açıklamada, "Türk Zeytin ve Zeytinyağı sektörü, 2007 yılından önce baş gösteren kuraklıklar, iç piyasada tüketimin artması, vs. gibi nedenlerden dolayı özellikle 2007 yılından bu yana Türk Zeytin ve Zeytinyağı gerek fiyat, gerekse miktar ve kalite yönünden, uluslararası pazarlarda rekabet dışında kalmaya başladı. İşte bu tabloyu erkenden gören sektörün tek İhracatçı Birliği olan Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği (EZZİB) Genel Kurulu’nun aldığı karar doğrultusunda, 2007 yılında Dış Ticaret Müsteşarlığı’ndan zeytin ve zeytinyağında "Dahilde İşleme Rejimi" kapsamında, üstelik de yüzde 50’si iç piyasa kaynaklarından tedarik edilmek ön koşuluyla yeniden ihraç kaydıyla yurt dışından zeytin ve zeytinyağı getirme talebinde bulundu. Uluslararası piyasalarda henüz emekleme dönemini tamamlamaya çalışan Türk Markalarının ayağa kalkıp yürümesini temin edecek tek çare bugün için budur" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güreli, Türk Zeytin ve Zeytinyağı sektörü olarak, diğer üretici ülkelerin Türkiye’den daha ucuz olan kaliteli yağlarını DİR kapsamında ithal edip, işleyip kutulayarak ihraç etmek ve böylece Türkiye’ye önemli bir katma değerin kalmasını sağlamak istediklerini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;-İHRACATTA KAN KAYBI SÜRÜYOR-&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi Yönetim Kurulu Başkanı Metin Ölken ise yaptığı açıklamada, sektörün son 5 senelik ihracat rakamları incelendiğinde ne yazık ki, her sene rekor kıran Türkiye ihracat rakamlarına rağmen sürekli gerilediğinin görüleceğini ifade ederek, "Zeytin-zeytinyağı sektörümüz son dönemde; Dahili üretimin miktarı, tür ve kalite anlamında yetersizliği, İhraç pazarlarımızda talep edilen iri kalibreli ve/veya ülkemizde yetiştirilmeyen veya üretimi az olan zeytin çeşitlerinin üretiminin azlığı gibi nedenlerle ihracatta kan kaybedilmektedir. İtalyan ve İspanyol zeytin-zeytinyağı ihracatçılarının sahip olduğu dahilde işleme rejimi kapsamında ithalat imkanına sahip olmayan ülkemiz sektör temsilcilerinin bazıları Mısır, İspanya, Yunanistan gibi bazı ülkelerde yerli işadamları ile ortaklığa giderek aynı ülkeden ve diğer üretici ülkelerden temin ettikleri ürünleri işleyerek İran, ABD, Rusya, Uzakdoğu ülkeleri gibi ülkelere ihraç etme yoluna gitmekte, bu nedenle; katma değerin büyük kısmının yatırımın yapıldığı ilgili ülkelerde kalması, teknoloji ve işleme tekniklerinin öğretilmesi ile pazar bilgilerinin verilmesi sonucunda ileriye yönelik rakiplerin kendi ellerimizle yaratılması gibi olumsuz sonuçlar da oluşmaktadır" dedi.&lt;br /&gt;(ANKA)&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-8794707840654174147?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/8794707840654174147/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=8794707840654174147' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/8794707840654174147'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/8794707840654174147'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2011/09/sonunda-bu-da-oldu.html' title='Sonunda bu da oldu!'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-Dok93P_3cVA/TmS69A2yV3I/AAAAAAAAEy8/hPL6jzevy1U/s72-c/02_d.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-1688958521470493115</id><published>2011-07-11T04:17:00.000-07:00</published><updated>2011-07-11T04:20:28.460-07:00</updated><title type='text'>Zeytinyağının Serüveni...</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-eNqug1YTMzM/ThrcbSRyS8I/AAAAAAAAEys/eX8LEI03_YM/s1600/GetAttachment3.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-eNqug1YTMzM/ThrcbSRyS8I/AAAAAAAAEys/eX8LEI03_YM/s320/GetAttachment3.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5628053045673872322" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Serdar Kızık&lt;br /&gt;Cumhuriyet&lt;br /&gt;11 Temmuz 2011,P.Tesi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anadolu’nun doğa ve kültür varlıklarının en önemlilerinden zeytinyağının tarihsel serüveni yüz yıllar ötesine uzanıyor.&lt;br /&gt;Öyle de, 2 bin 500 yıl öncesi kadar bugün hak ettiği yeri alıyor mu?&lt;br /&gt;Yüzyıllardır tanrıların iksiri, sağlığın, barışın ve merhametin simgesi, içinde yaşadığımız coğrafyayı besleyen, büyük bir kültür ve ekonomi yaratan zeytin ve yağının değerini biliyor muyuz?&lt;br /&gt;Doğanın bu mucize iksirinin özellikle sağlık açısından önemi yeni yeni anlaşılıyor..&lt;br /&gt;Akdeniz usulü beslenmenin öne çıktığı son yıllarda zeytinyağı bir çok derde deva.&lt;br /&gt;Bunu anlatmaya sayfalar yetmez ama araştırmanın yanında, zeytinyağının binlerce yıllık serüveninin sergilendiği bir müzeyi görmenizi öneririm.&lt;br /&gt;Çok özel bir müze.&lt;br /&gt;Eşi benzeri yok.&lt;br /&gt;Görünce gerçekten etkilendim, bu müzeyi kuranlar gelecek kuşaklara ne kadar önemli bir miras bırakmışlar...&lt;br /&gt;Kuşadası Davutlar yolunda Değirmen’in bitişiğinde Turizmci Gürsel-Hasan Tonbul çiftinin kurduğu Oleatrium Zeytin ve Zeytinyağı Tarihi Sergi Alanı, bir başarı simgesi olarak duruyor.&lt;br /&gt;Çevresinde organik tarım yapılan sergi alanını Hasan Bey, 30 yıllık bir çabayla oluşturmuş.&lt;br /&gt;Eski zeytinyağı işliklerinden topladığı araçları bir araya getirmiş,&lt;br /&gt;Büyük bir emekle hazırladıkları sergi alanını gezdiren Gürsel Hanım’ın heyecanı ve coşkusuna tanık oldum.&lt;br /&gt;Zeytinyağının, dünyada bilinen en eski üretim tekniklerinden başlayarak erken sanayi dönemine uzanan sürecini, gelecek kuşaklara aktarmak istemişler.&lt;br /&gt;Gerçek anlamıyla bir kültür mirası.&lt;br /&gt;2 bin 500 yıl öncesinden başlayıp, yüz yıl öncesinden çıkan bir zaman tünelinde ilerliyorsunuz.&lt;br /&gt;İnsan maketleriyle işliklerdeki araçların kullanımı sergilenip, görsellik kazandırılıyor.&lt;br /&gt;İon döneminden bugüne uzanan bir yolculuk...&lt;br /&gt;İşin ilginç yanı, sergilenen işliklerin büyük bölümü zeytinyağı üretilecek konumda.&lt;br /&gt;Üretim biçimlerinin yanında bu mucize sıvının kullanım alanları da yansıtılıyor.&lt;br /&gt;Öneririm, gezin. Temel bir beslenme ürünü zeytinyağının kültürel boyutunu da izlemek için kurulan sergi alanı çok ilginç.&lt;br /&gt;Gürsel-Hasan Tonbul çiftine alkışlar…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-1688958521470493115?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/1688958521470493115/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=1688958521470493115' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/1688958521470493115'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/1688958521470493115'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2011/07/zeytinyagnn-seruveni.html' title='Zeytinyağının Serüveni...'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-eNqug1YTMzM/ThrcbSRyS8I/AAAAAAAAEys/eX8LEI03_YM/s72-c/GetAttachment3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-7780276571857891067</id><published>2011-06-08T23:41:00.000-07:00</published><updated>2011-06-08T23:45:50.408-07:00</updated><title type='text'>Zeytinyağı sektöründe ithalat tartışması çıktı</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-4UzJZU9E7Ss/TfBsCfAGcEI/AAAAAAAAEyk/QcfzV4Lgv3c/s1600/zeytinyagi-zaman.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 160px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-4UzJZU9E7Ss/TfBsCfAGcEI/AAAAAAAAEyk/QcfzV4Lgv3c/s320/zeytinyagi-zaman.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5616107525268467778" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;MURAT ŞAHİN&lt;br /&gt;Yeni Asır&lt;br /&gt;08 Haziran 2011,Çarşamba&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İzmirli bir firmanın İspanya'dan 20 tonluk zeytinyağı ihrac etmek için girişimde bulunması, Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi üyelerinin tepkisini çekti. Üreticiler de, "İhracat olursa fiyatlar düşer" dedi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıllardır ihracat kaydıyla yapılacak ithalatlara izin verilmemesine rağmen, İspanya'dan 20 tonluk zeytinyağı ithalatı girişimi Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi ile üreticilerin tepkisini çekti. İzmirli ihracatçı bir firmanın yüzde 31.2 oranındaki gümrük vergisi ödeyerek yaptığı ithalat girişiminin, labaratuvardan gelecek sonuca göre sonuçlanacağı öğrenilirken, bu girişimin sektörde duyulması bile ortalığı karıştırdı. &lt;br /&gt;Zeytinyağı üretiminde hızla büyüyen Türkiye'de bu ithalata gerek olmadığını ifade eden sektör yetkilileri, bunun fiyatları düşürürerek üreticileri soğutacağını, ithalatın mutlaka önünü geçilmesi gerektiğini vurguladı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İKİNCİ SIRA HEDEFİ&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;İspanya'nın üretim fazlası olan zeytinyağını büyüyen Türkiye pazarında eritmeyi amaçladığı iddia edilirken, dünyada da ikinci sırayı hedefleyen Türkiye'nin ithalat ile bu hedefinden uzaklaştırılmasının planladığını öne sürüldü. Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi Başkanı Mustafa Tan, yıllardır dahilde işleme rejimi ile ithal edilmek istenen zeytinyağına karşı çıktıklarını belirterek, şimdi de farklı bir yöntemle ithalatın önünün açılmak istendiğini kaydetti. &lt;br /&gt;Türkiye zeytinyağı piyasasında 50-60 bin tonluk ihraç edilebilecek nitelikte zeytinyağı bulunduğuna dikkat çeken Tan, ithalat girişiminin kimseye faydası olmayacağını öne sürdü. &lt;br /&gt;Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Başkanı Cahit Çetin de ille de ithalat yapılmasını anlayamadığını vurgulayarak, ithalatın üreticinin heyecanını kıracağını ve üretim hacmini düşüreceğini savundu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;HUZURSUZ ETTİ&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'de zeytinyağında dahilde işleme rejimi uygulaması ile ihracat yapmak kaydıyla zeytinyağı ithalatı talepleri yıllardır geri çevrilirken, firmaların şimdi de gümrük vergisini ödeyerek ham yağ ithalatına başlaması, rakamlar küçük olsa da büyük sıkıntı yarattı. Üreticiler bu sıkıntının daha da büyümemesi için çözüm bulunmasını istedi. &lt;br /&gt;Türkiye'nin zeytinyağında dünya ikinciliği hedefi olduğunu, bu hedefe ulaşılması için üreticiyi destekleyici politikalara devam edilmesi gerektiğini anlatan Mustafa Tan, zeytinyağı tüketiminin kişi başına 800 gramlardan 1.5 kilogramlara geldiği, üretiminin de 110 bin tonlardan 700 bin tonlara çıkarılmasının hedeflendiğini aktardı. Zeytinyağında yıllık 150 bin ton üretim yapıldığını ve bu rakamın her yıl artacağına dikkat çeken Tan, "Yılda 110 bin ton zeytinyağı iç pazarda tüketiliyor. 50-60 bin tonda ihraç edilebilir durumda zeytinyağımız var. Bu ortamda ithalat yapmanın hiç bir mantığı yok. Türkiye hızla büyüyen bir pazar. Bu zeytinyağı üretiminde fazlası olan İspanya ile İtalya'nın iştahını kabartıyor. Özellikle İspanya fazla zeytinyağı için yeni pazarlar arıyor. Bu ithalat girişimlerini bu kapsamda değerlendirmek lazım" dedi. &lt;br /&gt;Tan, "Getirilmek istenen yağların kalitesi daha düşük olacaktır. Türk üreticisi ve sektör için bu girişimi tehlikeli ve talihsiz buluyoruz. Sektörde huzursuzluk şimdiden başladı. Bunun önüne geçilmesi gerekir. Hükümetimizin de bu konuda üreticilerin yanında olacağına inanıyoruz" diye konuştu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;"Tehlikeli ve riskli girişim"&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Başkanı Cahit Çetin, üretici üzerinde baskı kurmak için yıllardır ithalat sopasının gösterildiğini öne sürdü. Zeytinyağı sektöründe ithalata gerek olmadığını, sadece fiyatları terbiye etmek için bunun kullanılmak istendiğini iddia eden Çetin, şöyle konuştu: "Türkiye'de yeteri kadar yağ vardır. Bunun konuşuluyor olması bile sektöre darbedir. Biz zeytinyağının geleceğine ümitle bakıyoruz. Devletimiz birçok destek veriyor. İthalat sektörde üreticinin mağduriyetine sebep olacaktır. İlle ithalat yapmak istiyorlar. Bunu anlayamıyorum. Bunun sektöre hiçbir faydası yok. Bu, gelecek sezonun fiyatlarını kontrol etme amaçlıdır. Bunu üreticinin heyecınının ve üretim hacminin zedelemesi anlamında tehlikeli ve riskli görüyorum." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Güreli, ithalatı savundu&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Nedim Güreli ithalatı kendi ortak olduğu firmanın yaptığını belirterek, sektörde ithalatın bir sakıncası olmadığını savundu. Zeytinyağı ithalatının çok zor olduğunu, denemek için yaptıkları ithalattan pişman olduklarını anlatan Güreli, "Türkiye'nin zeytinyağı ihracatı 3 bin tona düştü. Şu anda piyasada zeytinyağı bulmak mümkün değil. İthalata gerek duyan, bu zorluğa katlanan ithalat yapar. Yasal olan ithalata kimsenin bir şey söylemeye hakkı yok" açıklamasında bulundu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-7780276571857891067?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/7780276571857891067/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=7780276571857891067' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/7780276571857891067'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/7780276571857891067'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2011/06/zeytinyag-sektorunde-ithalat-tartsmas.html' title='Zeytinyağı sektöründe ithalat tartışması çıktı'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-4UzJZU9E7Ss/TfBsCfAGcEI/AAAAAAAAEyk/QcfzV4Lgv3c/s72-c/zeytinyagi-zaman.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-4249474984348626214</id><published>2011-06-01T00:06:00.000-07:00</published><updated>2011-06-01T00:18:33.630-07:00</updated><title type='text'>Her zeytinin yağı yenmez</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-asNuTw6qq-E/TeXnuv7SuCI/AAAAAAAAEyQ/3RmcGVEEMZ0/s1600/Akan%2Bzeytinyag%25C4%25B12.bmp"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 290px; height: 296px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-asNuTw6qq-E/TeXnuv7SuCI/AAAAAAAAEyQ/3RmcGVEEMZ0/s320/Akan%2Bzeytinyag%25C4%25B12.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5613147300912347170" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;İBRAHİM ALTAY&lt;br /&gt;Sabah &lt;br /&gt;29.05.2011&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Zeytinyağı üreticisi ve 'exper'i Selin Ertur, ürettiği yağla geçtiğimiz haftalarda İtalya'da yapılan zeytinyağı yarışmasında 'hafif meyvemsi' dalında ikinci oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ADI: Selin Ertur. 1899'dan beri zeytincilikle uğraşan Edremitli bir ailenin dördüncü kuşak temsilcisi. İtalya'da, tarım fakültesinden dersler alarak ve beş yıl süren özel bir eğitimden geçerek 'zeytinyağı exper'i olmuş. Eğitimi bittikten sonra uzmanlığını orada pekiştirmiş. Eksperliği İtalya Tarım Bakanlığı ve Toscana bölgesinden resmi olarak onaylanmış. Tüm Avrupa Birliği ülkelerinde de bir yağı bilimsel olarak tahlil etme yetkisi var ve uluslararası yarışmalarda jüri üyeliği yapabilecek saygınlığa kavuşmuş. O rengine, kokusuna ve tadına bakarak zeytinyağınızın kalitesini test ediyor. Onun vereceği karara bağlı olarak zeytinyağınızın kalitesi ve uluslararası standartlarda olup olmadığını anlayabilirsiniz. Selin Ertur, bir yandan da zeytinyağı üreticiliğini sürdürüyor. Hazırladığı yağlarla ciddiye aldığı uluslararası yarışmalara katılıyor. Geçtiğimiz haftalarda İtalya'da yapılan ve dünyanın en prestijlilerinden biri kabul edilen yarışmada 'hafif meyvemsiler' dalında ikinci oldu. Ertur'la 600 numunenin katıldığı uluslararası bir yarışmada jüri üyesi olarak Los Angeles'ta kaldığı 10 günün ardından Türkiye'ye dönüşünde görüştük.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Nasıl zeytinyağı experi olunur? &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;- Bunun için ciddi bir eğitimden geçmeniz gerekiyor. Önce beş ay boyunca yağı sadece kokluyorsunuz. Kokuları ayırt etmekte başarılı olursanız gırtlak eğitimi başlıyor. Gırtlak eğitimi de beş ay kadar sürüyor. Bitirince size karanlık oda testi uyguluyorlar. Işıklar kapalı, sadece siz ve pipet... Yağın rengini göremiyor, kokusunu alamıyorsunuz. Sadece gırtlağınıza güvenmek zorundasınız. Exper olabilmek için bu testi de geçmeniz gerek ama iş burada da bitmiyor. Bu üç testi geçtikten sonra en az üç yıl bu çalışmaları bir labarutuvarda devam ettirmelisiniz. Çok iyi bir exper olabilmek için gereken eğitim süresi ortalama beş yıl sürüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Bitince ne oluyor? &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;- Eğer performans cetveliniz bu seneler içinde hep iyiyse yeni bir eğitime girmeye hak kazanıyorsunuz. Bu eğitimi de bitirirseniz 8 -10 kişilik bir eksper kadrosuna başkanlık yapabilme yeterliliğine sahip oluyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Siz bütün bu eğitim süreçlerini tamamladınız yani?&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;- Evet. 2003'e kadar hepsini tamamladım. Halen yaz aylarında İtalya'ya gidip labaratuvarda çalışmaya devam ediyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Türkiye'de sizin anlattığınız ölçülere uyan kaç 'zeytinyağı exper'i var?&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;- Bu ölçülerde bir tek ben varım. Ama Türkiye'de benim dışımda da iyi experler var; Ayvalık'taki Selim Kantarcı gibi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;'EXPER'LERE MAKYAJ, PARFÜM, SİGARA YASAK&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Ne kadar zor bir iş 'exper'lik? &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;- Çok zor bir iş. Parfüm kullanmak yok, makyaj yapmak yok. Sinüziti olanı, sigara içeni bu işe zaten kabul etmezler; çünkü tütün algıyı öldürüyor. Tadıma yani değerlendirmeye girmeden üç saat öncesinden başlayarak çay, kahve içmek, yemek yemek yasak, baharatlı, koku içeren,asitli yiyecekler vs yasak. Sadece su. Bazen bütün günü iki üç dilim elmayla ve az bir yoğurtla geçiriyoruz. Labaratuvarda çalışıyorsanız suyun bile tuzu ayarlanmış oluyor, gırtlağı uyuşturmasın diye. Ayrıca çok iyi konsantre olmanız gerekiyor. Bir önceki numuneyle bir sonrakini karıştırmamak lazım, damak hafızanız yerinde olmalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Zeytinyağının iyisini nasıl anlarız? Bize bir iki numara öğretseniz... &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;- Zeytinyağını ince dipli bir çay bardağına koyun. Avucunuza alarak bardağı hafifçe ısıtın. Ondan sonra da koklayın. Meyvemsi bir koku, mis gibi bir zeytin kokusu almanız gerekiyor. En kolay yapılabilecek test bu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Zeytinyağında sıfır hata olmalı&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Bir yağın uluslararası standartlarda kabul görebilmesi için nelere dikkat etmek gerek?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;- Uluslararası standartlarda bir yağın sızma olabilmesi için 'sıfır hatalı' olması gerekiyor. Sıfır hatalı olup pozitif değerlerinin yüksek çıkması gerek. Eğer bu yoksa zaten siz sızma üretmiyorsunuz demektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- 'Sıfır hatalı' ne demek?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;- Zeytinin toplanmasından yağ haline gelmesine, filitre edilip paketlenmesine kadar bir süreç var. Bu süreçteki en ufak bir hata, sizi sızma kriterlerinin dışına çıkarır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Ne gibi hatalar bunlar?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;- Biz yağı test ederken şunlara bakarız: Bu yağın zeytini dalından mı toplanmış, yerden mi toplanmış? Dalından toplanması makbul çünkü yerden toplanırsa yağa toprak tadı geçer.&lt;br /&gt;Olgunlaşma zamanından önce mi toplanmış, zamanında mı toplanmış, sonra mı toplanmış? Yağda fermantasyon mu var, oksidasyon mu? Yağ, çürük zeytinden yada don tarafından vurulmuş buzlu zeytinden mi elde edilmiş? Siyah zeytinin yağı mı, yeşil zeytinin yağı mı?&lt;br /&gt;Bayır zeytininin yağı mı, düz arazi zeytininin yağı mı? Yağa işleme sırasında makinalardan metalik tatlar geçmiş mi, makinanın diğer ısıları iyi ayarlanabilmiş mi? Filitrasyonda hata var mı? Yağın ağızdaki dengesi nasıl? Meyvemsi, yakıcı, burukluk hali hangi düzeyde, dildeki hafifliği, genel harmonisi nasıl? Bunların hepsi çok önemli. En ufak bir hata sizi 'sıfır hata'nın dışına çıkarır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Amma ayrıntılı bir işmiş. Siz bütün bu hataları anlayabiliyor musunuz?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;- Kokladığım zaman nerede hata yapıldığını büyük ölçüde anlıyorum. Bu yüzden çoğu zaman gırtlak testi yapıp ağzımı kirletmiyorum bile. 'Zeytinyağı experi'yseniz bir süre sonra ağzınız kimya labaratuvarı gibi oluyor zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Aşçılar bu konuda bilgisiz&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- İtalya'da eğitim aldınız. İtalya'nın bu konudaki öncülüğü nereden geliyor?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;- Dünyadaki en büyük zeytinyağı üreticisi İspanya. Onu İtalya takip ediyor.&lt;br /&gt;Bu iki ülke, pazarı kapatmış. Ürettikleri yağlar bizdekilerden çok daha iyi. Çünkü İtalya'da toplam 700 tip zeytin var.&lt;br /&gt;Türkiye'de 150 tip var ve bunların sadece 14'ü belirgin. Dolayısıyla İtalya'da çok daha farklı aromalar var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Türkiye'de en kaliteli zeytinyağı hangi bölgede üretiliyor?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;- Edremit Körfezi'nde ama bu orada üretilen her yağın muhteşem olduğu anlamına gelmiyor. Çünkü üretici hatası olabiliyor, hava şartları kötü gidebiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- En kaliteli zeytinyağı türü hagisi?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;- En gözdesi 'sızma' zeytinyağı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Zeytinyağı demek zeytinin suyu demek.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gliserid artı oleik asit demek. Sızma dediğimiz zeytinyağında oleik asit oranı yüzde 0 ile 0.8 arasında olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Sizin ürettiğiniz zeytinyağında bu oran kaç?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;- Yarışmaya katılmak için hazırladığım zeytinyağında bu oran yüzde 0.36. Ama bu kimyasal oranlar da yağın kalitesini tek başına belirleyen şeyler değil. Bazen yağın asidi düşük olur ama tadı hiç iyi olmaz. İtalya'da yağın kimyası istediği kadar iyi olsun organoleptik testten geçmez ise iyi şişeye giremiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Şimdi siz bir yağ yaptınız ve yarışmaya katılıp derece kazandınız. Ne katacak bu sizin yağınıza?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;- Dikkatinizi çekecek bir tanesini söyleyeyim. Parma'da çok ünlü bir yemek okulu var. Dereceye girenlerin yaptıkları yağlarla oradaki şefler bir mönü hazırlıyor. 70 şef benim bu yarışma için yaptığım yağı, o okulda salatalar ve giriş yemekleri için kullanmakta hemfikir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Her zeytinyağı her yemekte kullanılır mı?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;- Bilinçli kullanmayı bilmek gerekir.&lt;br /&gt;Türkiye'de aşçıların yüzde 80'i iyi bir zeytinyağının nasıl olması gerektiğini bilmiyor. Bazen gidiyorum, ekmekle yemek için önüme fermante olmuş bir yağ geliyor ya da riviera yağı salataya konuyor. İyi aşçıların, özellikle Türk aşçılarının bunu çok iyi bilmesi gerekiyor, çünkü dünyada 'zeytinyağlılar' adı altındaki mutfak bir tek bizde var.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-4249474984348626214?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/4249474984348626214/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=4249474984348626214' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/4249474984348626214'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/4249474984348626214'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2011/06/her-zeytinin-yag-yenmez.html' title='Her zeytinin yağı yenmez'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-asNuTw6qq-E/TeXnuv7SuCI/AAAAAAAAEyQ/3RmcGVEEMZ0/s72-c/Akan%2Bzeytinyag%25C4%25B12.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-5716684011594640</id><published>2011-05-31T00:19:00.000-07:00</published><updated>2011-05-31T00:22:51.006-07:00</updated><title type='text'>ÖDÜL AVCISI LALELİ ZEYTİNYAĞLARI BİR ALTIN MADALYA DAHA KAZANDI</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-O6rBm6oFP7k/TeSXIYjG0XI/AAAAAAAAEyI/_dGmuzyfbrY/s1600/YAHYA%252BLALELI%252BODUL%252BFOTOSU.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 213px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-O6rBm6oFP7k/TeSXIYjG0XI/AAAAAAAAEyI/_dGmuzyfbrY/s320/YAHYA%252BLALELI%252BODUL%252BFOTOSU.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5612777205894926706" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;31 Mayıs 2011,Salı&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği üyesi Laleli Zeytinyağları ödüle doymuyor. Son 10 yıldır uluslararası platformda peş peşe aldığı ödüllerle ülkemizi gururlandıran  Laleli Zeytinyağları, 2011 yılında da başarısını sürdürdü. Laleli Zeytinyağları, Uluslararası Kalite Sınıflandırma Enstitüsü Monde Selection (www.monde-selection.com) tarafından 2011 yılında Altın Madalya ile ödüllendirildi. Laleli Zeytinyağları, aynı ödülü 2010 yılında da kazanmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Laleli Zeytinyağları Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yahya Laleli, gıda ürünlerini lezzet ve kalite açısından değerlendiren ve teşvik eden bir kuruluş olan International Taste &amp; Quality Institute – ITQI (www.itqi.com) tarafından düzenlenen yarışmalarda, 2006 yılından beri her sene 2 yıldız ile sürekli ödüllendirilen zeytinyağları üretmenin gururunu yaşadıklarını söyledi. Laleli, “Zeytinyağımız, 2010 yılında zeytinyağı grubunda verilen ilk 3 yıldız ile büyük bir fark yaptı. Bu yıl da 2 yağımızla katıldığımız yarışmada, “Laleli Erken Hasat” ve “Laleli Organik” ürünlerimizin her ikisi de 2011 yılı sınıflandırmasında 2 yıldız ile ödüllendirildi” diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;LALELİ ZEYTİNYAĞLARI ÖDÜL AVCISI&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uluslararası yarışmalarda Türkiye’nin en fazla ödül kazanan zeytinyağlarından olan Laleli Zeytinyağları 2010 yılında Alman Der Feinschmecker Magazine tarafından “En İyi 50 Zeytinyağı” listesine seçildi. 2009 yılında ise “Los Angeles International Extra Virgin Olive Oil Competition” yarışmasında Laleli Organik Zeytinyağı hem altın madalya kazandı, hem de Altın Madalya alan ürünler içinde de “Best of Class” ödülü alarak ikinci bir altın madalya ile ödüllendirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“11 yıldır uluslararası platformda almış olduğumuz ödüller, Edremit körfezinde yetişen zeytinin lezzetini ve bu lezzetin yakıcılıkla birlikte gittiğini artık kanıtlamıştır” diye konuşan Prof. Dr. Laleli, “Zaten bu bölgenin ürünleri bu özelliğinden dolayı gerekli besin öğelerini dengeli bir şekilde içinde bulundurmakta ve bu da sağlıklılığımızın süreğenliğini arttırmaktadır” dedi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-5716684011594640?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/5716684011594640/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=5716684011594640' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/5716684011594640'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/5716684011594640'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2011/05/odul-avcisi-laleli-zeytinyaglari-bir.html' title='ÖDÜL AVCISI LALELİ ZEYTİNYAĞLARI BİR ALTIN MADALYA DAHA KAZANDI'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-O6rBm6oFP7k/TeSXIYjG0XI/AAAAAAAAEyI/_dGmuzyfbrY/s72-c/YAHYA%252BLALELI%252BODUL%252BFOTOSU.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-9166114016146098735</id><published>2011-04-18T00:59:00.000-07:00</published><updated>2011-04-18T01:05:15.540-07:00</updated><title type='text'>Pilli Kuş</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-bWFbKocNPe4/TavwodiREfI/AAAAAAAAEyA/8IYqmWNUAuU/s1600/Zeytin%2BA%25C4%259Fac%25C4%25B1-Sabah.bmp"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 177px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-bWFbKocNPe4/TavwodiREfI/AAAAAAAAEyA/8IYqmWNUAuU/s320/Zeytin%2BA%25C4%259Fac%25C4%25B1-Sabah.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5596831539851760114" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Bekir Coşkun&lt;br /&gt;17 Nisan 2011&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Çocuğun elinde naylondan bir pilli kuş vardı…&lt;br /&gt;Ben hiç bu kadar çirkin kuş görmemiştim…&lt;br /&gt;Rengi mor metalik, gözleri kedi gözü, gagası akbaba, kuyruğu martı, kafası leylek, ayakları iki küçük tekerlek…&lt;br /&gt;Uçacakmış gibi yapıyor…&lt;br /&gt;Annesi çocuğa “Yere ko da gidiversin guşgun” diye seslendi… Çocuk kuşu yere koyup bekledi, kuşun kanatları kıpırdamadı…&lt;br /&gt;Çocuk havaya kaldırıp kendisi koştu, ki kuş uçmuş olsun…&lt;br /&gt;Pili bitmişti çünkü…&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;Cennet gibi bir manzara…&lt;br /&gt;İlerde çam ormanı ile zeytin bahçeleri birleşiyor…&lt;br /&gt;Karşı dağların üzerinde hâlâ kar var… Karlı zirvelerden inen derelerin iki yanında sevdalı söğütler sıraya girmiş, su içer gibi…&lt;br /&gt;Köylerin çevresindeki tarlalar yemyeşil, kimisi kahverengi belli ki nadasta…&lt;br /&gt;Arada akıl almaz güzellikte göller…&lt;br /&gt;Uzakta Ege Denizi…&lt;br /&gt;Cennet buralar…&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;Ama bu toprakların altında birçok maden var…&lt;br /&gt;Maden avcısı şirketler buraların peşindeler, çoğunu parsellemişler… Aslında çevreyi koruması gereken Çevre Bakanlığı ruhsat vermiş, tarumar ediyorlar doğayı…&lt;br /&gt;Misal; nikel çıkartılacak…&lt;br /&gt;Nikel, pil üretimi için…&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;Madenleri işlemek ve ayrıştırmak için yılda yüz binlerce ton asit kullanılacak…&lt;br /&gt;Asit ve diğer kimyasalların derelere karışması, göllerde toplanması, toprağı zehirlemesi kaçınılmaz…&lt;br /&gt;Kazılan çukurlardan milyonlarca ton toprak, kaya, kil, çakıl çıkartılıp çevreye yığılacak…&lt;br /&gt;Ve 400 bin ağaç kesilecek…&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;Kaz Dağları’ndan başlayıp, tüm Ege kıyılarındaki bu akıl dışı yıkımdan dolayı zaten göllerde ve ırmaklarda balık kalmadı sayılır…&lt;br /&gt;13 kuş türü bölgeyi terk etti…&lt;br /&gt;Kalanların ölülerini buluyor köylüler…&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;Kuşları öldüre öldüre yapılan pillerin takıldığı çirkin pilli kuşun kanatları kıpırdamıyor çocuğun elinde…&lt;br /&gt;Pili bitti…&lt;br /&gt;Yeni pil için doğadaki martıların, çullukların, flamingoların, balıkçılların, ördeklerin, kuğuların ölmesi gerek…&lt;br /&gt;Ki çirkin pilli kuş uçacakmış gibi yapsın…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-9166114016146098735?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/9166114016146098735/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=9166114016146098735' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/9166114016146098735'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/9166114016146098735'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2011/04/pilli-kus.html' title='Pilli Kuş'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-bWFbKocNPe4/TavwodiREfI/AAAAAAAAEyA/8IYqmWNUAuU/s72-c/Zeytin%2BA%25C4%259Fac%25C4%25B1-Sabah.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-5700215602397654208</id><published>2011-04-05T03:38:00.000-07:00</published><updated>2011-04-05T03:43:10.240-07:00</updated><title type='text'>Zeytin geni…</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-Ek7vBstXlCI/TZryGZ4GbEI/AAAAAAAAExw/Rw2Hl86ELsQ/s1600/58_d.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 239px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-Ek7vBstXlCI/TZryGZ4GbEI/AAAAAAAAExw/Rw2Hl86ELsQ/s320/58_d.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5592048079173217346" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Ali Ekber Yıldırım&lt;br /&gt;Dünya&lt;br /&gt;5 Nisan 2011,Salı&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gen kaynakları bir ülke için stratejik öneme sahiptir. Genetik kaynak olmadan yeni çeşit geliştirmek ve yeni çeşit olmadan da üretim artışı sağlamak olanaksız.Türkiye, gen kaynakları bakımından zengin bir ülke. Bu zenginliği kanıtlayacak önemli bir veri var. Avrupa’nın tamamında 12 bin çeşit tür tespit edilirken bunların  2 bin 400’ü endemik. Türkiye’de ise 12 bin 54 tür var. Bunun 3 bin 905’i endemik.Yani Türkiye’ye özgü. &lt;br /&gt;Gen kaynaklarına sahip olmak kadar, korumak ve gelecek kuşaklara taşımak çok önemli. Bu amaçla gen bankaları kuruluyor. Ankara’da dünyanın 3. büyük gen bankası kuruldu. Daha bir yıl geçmedi. Adana’da Türkiye’nin ikinci büyük zeytin gen merkezi  katlediliyor. &lt;br /&gt;Buğday, arpa, nohut, mercimek, elma, armut, ayva, kayısı ve daha bir çok önemli bitkinin olduğu gibi zeytinin de anayurdu Anadolu’dur.&lt;br /&gt;Binlerce yıl önce Anadolu’dan dünyaya yayılan zeytin, bugün anayurdunda adeta yok ediliyor.&lt;br /&gt; Avrupa’nın tamamından daha zengin gen kaynaklarına sahip olan Türkiye, bir tarafta dünyanın 3. büyük gen bankasını kuruyor, diğer tarafta Adana’da Çukurova Üniversitesi’ndeki zeytin gen merkezindeki zeytin ağaçları 1 Nisan sabahı dozerlerle yok ediliyor. 1 Nisan şakası gibi.&lt;br /&gt;Dozerlerin talan ettiği zeytin gen merkezinin bulunduğu alanın kullanım hakkı Çukurova Üniversitesi’ne ait. Adana Büyükşehir Belediyesi, 2008 yılında bu alana ilişkin imar değişikliği yapmış. Yapılan değişiklikle zeytin gen merkezine okul yapılması kararlaştırılmış. &lt;br /&gt;Zeytin gen merkezinin gelecek kuşaklara aktarılması için yıllardır emek veren Çukurova Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayzin Küden, dağ bayır demeden zeytin çeşitlerini bulmak için çalışan zeytin sevdalısı Dr. Mücahit Taha Özkaya  ve daha pek çok kişi ve kurum yoğun çaba harcadı. Yaklaşık 3 yıldır  bu gen merkezinin korunması gerektiğini, okul yapılacak başka bir alanın bulunabileceğini anlatmaya çalışıyorlar. Görüşü sorulan Tarım ve Köyişleri Bakanlığı da bu alanın zeytin gen merkezi olduğunu ve korunması gerektiğini bildiriyor. Yükseköğretim Kurumu Başkanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı’na söz konusu alanın milli servet niteliği taşıdığı, gelecek nesillere bırakılacak zeytin gen merkezi üzerinde yapılması planlanan okul inşaatının bu alanda yapımının önlenerek Bakanlıkça uygun görülecek başka bir yere inşa edilmesini söylüyor.&lt;br /&gt;Bu görüşlerin hiçbiri dikkate alınmıyor. İnadım inat denilerek Adana Valiliği’nin emri ile sabahın kör vaktinde 386 zeytin çeşit ve genotipi olan zeytin gen merkezine dozerler girip ağaçları köklüyor. Gün ağarınca Çukurova Üniversitesi öğretim üyeleri, öğrenciler, duyarlı yurttaşlar dozerlerin önüne geçerek zeytin sökümünü şimdilik durdurmayı başarıyor. Fakat, kalan zeytinlerin sökülmeyeceği yönünde bir güvence yok.&lt;br /&gt;Zeytinlerin sökülmesi sadece akla, bilime, mantığa değil, yasalara da aykırı. 5403 sayılı “Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu” kapsamında özel ürün ve mutlak tarım arazisi olan bu alanın amacı dışında kullanılması yasaya aykırı.&lt;br /&gt;Zeytin ağaçlarının söküldüğü alana Adana Merkezli Özler Tarım tarafından 32 derslikli Fen Lisesi yapılacak. Kuşkusuz çok önemli bir proje. Fakat, yararlı bir iş yaparken daha yararlı bir işi yok etmenin anlamı ne? &lt;br /&gt;Zeytin gen merkezi üzerine okul yapacak olan Özler ailesi eğitimin önemini bildiği kadar tarımın önemini, toprağın değerini bilen bir aile. Projeyi başka bir alanda uygulamaya koyması en doğrusu olacak. Yapacakları bu hizmetle hem genç beyinleri hem de binlerce yıllık zeytin gen kaynakları gelecek kuşaklara taşımış olacak.&lt;br /&gt;Gen merkezinin kurtarılması için en başta Özler ailesi, üniversite, Milli, Eğitim Bakanlığı ve Adana Valiliği’nin uzlaşması ve okul için yeni bir alanın bulunması şart. Eğer gen merkezi yok edilirse bunun zararını sadece Adana ve Türkiye değil, insanlık görür.&lt;br /&gt;Yazıyı tamamlarken kötü bir haber de Bursa’dan geldi.Bursa’nın Gürsu İlçesi Ziraat Odası Başkanı Kamil Dönmez’in anlattığına göre Bursa Hafif Raylı Sistem çalışmaları kapsamında yeni bir ihale yapılacak. Gürsu İlçesi’ne 7 kilometre  yakınındaki İğdir Köyü’ne bir istasyon yapılacak. Hafif Raylı Sistemin uzatılacak bölümü birinci derecede tarım arazisi ve seraların yoğun olduğu bölgeden geçirilecek. Kamil Dönmez’ in söylediğine göre, bu hattan yararlanacak insan sayısı çok sınırlı. Yerleşim merkezine uzak. Fakat, 400 dönüm seraya ve Bursa Ovası’ndaki tarımsal üretime çok büyük zarar verecek. Otoyola yakın bir mesafeden geçirilmesi için yapılan öneri dikkate alınmamış. Daha önce otobanla talan edilen Bursa Ovası’na bir darbe de tren yoluyla vurulacak.&lt;br /&gt;Ülkenin hemen her yerinde benzer çirkinlikler yaşanıyor. Tarım toprağını yağmalama, hoyratça kullanma alışkanlığı var. Tarım toprağı yok ediliyor. Tarımsal üretim yok ediliyor. Her şey ithal ediliyor. Bu işin sonu felaket. Bu işin sonu açlık. Bizden uyarması.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-5700215602397654208?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/5700215602397654208/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=5700215602397654208' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/5700215602397654208'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/5700215602397654208'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2011/04/zeytin-geni.html' title='Zeytin geni…'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-Ek7vBstXlCI/TZryGZ4GbEI/AAAAAAAAExw/Rw2Hl86ELsQ/s72-c/58_d.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-6716899613755261363</id><published>2011-04-05T03:24:00.000-07:00</published><updated>2011-04-05T03:31:01.430-07:00</updated><title type='text'>Zeytincilik tarihine yolculuk...</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-80QVJ-M-CJ8/TZrvVqNDZBI/AAAAAAAAExg/nLNhzTZtle8/s1600/06_d.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 280px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-80QVJ-M-CJ8/TZrvVqNDZBI/AAAAAAAAExg/nLNhzTZtle8/s320/06_d.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5592045042719220754" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;04 Nisan 2011,P.Tesi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İON'LARDAN GÜNÜMÜZE ZEYTİNCİLİK TARİHİNE YOLCULUK.&lt;br /&gt;AKDENİZ ÜLKELERİ ZEYTİN BİRLİĞİ GENEL BAŞKANI İLE TÜRKİYE ULUSAL ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI KONSEY BAŞKANI DİDİM'DE BİR ARAYA GELDİLER.AYDIN'IN DİDİM İLÇESİ'NİN İTALYAN KONUKLARI BİR DİZİ ZİYARET VE İNCELEMELERDE BULUNMAK ÜZERE ÜLKEMİZE GELDİLER.KONUKLAR DİDİM İLÇE MERKEZİ DAHİL OLMAK ÜZERE, BELDE VE KÖYLERİNDE BİR DİZİ ZİYARETLER GERÇEKLEŞTİRDİLER.KONUKLAR DİDİM ZİYARETİNİN SON GÜNÜNDE,TÜRKİYE'NİN İLK VE TEK AÇIK VE KAPALI ZEYTİNYAĞI MÜZESİNİ DOLAŞARAK, İON'LARDAN GÜNÜMÜZE UZANAN ZEYTİNCİLİK TARİHİNE TANIKLIK ETTİLER.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aydın'ın turistik ilçesi Didim'in İtalyan konukları belde ve köy ziyaretleri de gerçekleştirdiler.Hafta sonunda Didim'e gelen İtalyan heyet,ilçenin yanı sıra bir dizi ziyaretler de gerçekleştirdiler.Heyet,Didim ziyaretinin son gününde birde sürprizle karşılaştılar.Dünya Akdeniz Ülkeleri Zeytin Üreticileri Birliği Genel Başkanı Enrico Lupi'ninde bulunduğu heyette, İtalya Zeytinyağı Şehirleri Birliği Kıdemli Başkan Yardımcısı Francesco Lombardo, İtalya Zeytinyağı Şehirleri Birliği Başkan Yardımcısı Antonio Savino Santarella ve İtalya Zeytinyağı Şehirleri Birliği Uluslararası İlişkiler Danışmanı Antonio Balenzano bulunuyor. İtalyan heyeti Didim'de Belediye başkanı Mümin Kamacı,Akbük Belediye başkanı Mehmet Erçin Sandalcı,Türkiye Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi başkanı Dr.Mustafa Tan,Didim Ziraat Odası başkanı Bahattin Gökdemir,Aydın Ziraat Odası başkanı Rıza Posacı,Germencik Ziraat Odası başkanı Ümmet Akın,İncirliova Ziraat Odası başkanı İhsan Ayaydın,Koçarlı Ziraat Odası başkanı Rıza Arslan,Kuyucak Ziraat Odası başkanı Kemal Emir,Nazilli Ziraat Odası başkanı Necdet İzgül yalnız bırakmadılar.heyet Aydın'ın ilk Organik Zeytinyağı işletmesi olan ARRAY'ı ziyaret ettikten sonra,Türkiye'nin ilk ve tek Zeytinyağı Müzesini gezdiler.Müzenin kurucusu turizmci Gürsel Tonbul'un 22 yıl emek vererek hazırladığı müzeyi gezen konuklar,İon'lardan günümüze uzanan zeytinyağı tarihine tanıklık ettiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;1932 YILINDA İTALYA'DAN GETİRİLEN KONTİNİ SİSTEM ZEYTİNYAĞI MAKİNESİ DE VAR!!!&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Organik sebze ve meyve üretimiyle de Kuşadası'nın ismini Dünya'ya duyuran müze sahibi Gürsel Tonbul,Zeytinyağını elde edebilmek için olmazsa olmazsa 3 unsurun ateş,su ve sıkma teknesi olduğunu söyledi.Açık ve kapalı müzede 1932 yılında İtalyanların bölgeye kazandırdıkları kontünü mekanik zeytinyağı makinesinden,1950'li yılarda insanların ayaklarıyla ezerek elde ettikleri sistemlere kadar zeytinyağı elde etme araçlarını bu müzede sergilendiğini söyledi.&lt;br /&gt;Didim Ziraat Odası başkanı Bahattin Gökdemir,İtalyan konuklarına zeytin bahçeleri ve zeytinyağı fabrikalarını gezdiklerini söylerken,henüz resmi açılışı yapılmayan müze'nin kapısını ilk kez kendilerine açan Gürsel Tombul'a teşekkür etti.Dünya Akdeniz Ülkeleri Zeytin Üreticileri Birliği Genel başkanı Enrico Lupi'de,”Bu yaptığımız seyahat bizim için çok anlamlı ve güzel oldu.Türkiye'nin zeytinyağı ve zeytincilik açısından gerçeklerini gördük.Ayrıca iyi izlenimler edindik.Müze çok hoşumuza gitti” dedi.Dr.Mustafa Tan ise,”Bizde İtalyan ekibini burada ağırlamaktan son derece mutluyuz.Arkadaşlarla daha önceden tanışıyordum.Burada görmekten ayrıca mutlu oldum.İtalya Zeytin Belediyeler Birliği başkanı'nın bölgemizde olması önemli bir fırsattır.Türkiye zeytincilikte Dünya'da çok önemli yerlere hedefini koymuştur.Bu aşamada da İtalya gibi önemli bir zeytinci Ülkesi'nin hem İtalya'daki uygulamaları,hem de buradaki uygulamaları görüp, karşılaştırmak ve köprü oluşturmak anlamında büyük bir fırsattır.Biz bu tür çalışmaları son derece önemsiyoruz.Bu nedenle Didim Ziraat Odası başkanımızı kutluyorum.Bu ziyaretler çerçevesinde Türkiye'de Akdeniz Ülkeleri zeytincilik Birliğinin içerinde yer alacaktır” dedi&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-6716899613755261363?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/6716899613755261363/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=6716899613755261363' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/6716899613755261363'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/6716899613755261363'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2011/04/zeytincilik-tarihine-yolculuk.html' title='Zeytincilik tarihine yolculuk...'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-80QVJ-M-CJ8/TZrvVqNDZBI/AAAAAAAAExg/nLNhzTZtle8/s72-c/06_d.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-1528823353942290829</id><published>2011-03-24T00:59:00.000-07:00</published><updated>2011-03-24T01:02:52.309-07:00</updated><title type='text'>ZEYTİNYAĞINDA DÜNYA İKİNCİLİĞİNİ HEDEFLİYORUZ AMA EN BÜYÜK PAZAR AB’YE KOTA YÜZÜNDEN İHRACAT YAPAMIYORUZ</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-HMi7IOsyHHg/TYr6gB32ZrI/AAAAAAAAExY/9WC8IpC3KdQ/s1600/dal%25C4%25B1nda.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 118px; height: 118px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-HMi7IOsyHHg/TYr6gB32ZrI/AAAAAAAAExY/9WC8IpC3KdQ/s320/dal%25C4%25B1nda.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5587553715871966898" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;24 Mart 2011,Perş.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İNGİLTERE SOFRALIK ZEYTİN İHRACATI  İÇİN DEV PAZAR&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’de zeytin ağacı varlığını son 10 yıllık süreçte 90 milyondan 160 milyona çıkaran zeytincilik sektörü, yakın gelecekte yıllık 650 bin tonluk üretimle dünyanın ikinci büyük üreticisi olmayı hedefliyor. Türkiye’nin mevcut iç tüketim rakamları dikkate alındığında bu rekoltenin 500 bin tonluk kısmını ihraç etmesi gerekiyor. Dünya zeytinyağı tüketiminin yüzde 75’ini gerçekleştiren Avrupa Birliği’ne zeytinyağı ihracatının önünde ise tonda 1.125 Avro gümrük vergisi var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’nin yakın gelecekte ulaşacağı 650 bin ton zeytinyağı rekoltesini ihracatla eritebileceği gerçeğinden hareketle tüm dünyada tanıtım çalışmaları yapan Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi 13-16 Mart tarihleri arasında Londra-Excel'de gerçekleştirilen ve 2 yılda bir düzenlenen 12. IFE Uluslararası Gıda ve İçecek Fuarı’na katıldı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fuar süresince Avrupalıların, Türk sofralık zeytin ve zeytinyağına yoğun ilgi gösterdiklerine şahit olduklarını belirten Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi Yönetim Kurulu Başkanı Metin Ölken, zeytinyağında tonda 1.125 Avro gümrük vergisi nedeniyle bu ilgi realize olamadığını söyledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;ZZTK IFE FUARINDA BÖLGESEL TÜRK ZEYTİNYAĞLARINI TATTIRMADI&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ZZTK olarak IFE Fuarı’nda standart sızma Türk zeytinyağı tadımı yaptırdıklarını ancak bölgesel yağların tadımını ziyaretçilere yaptırmadıklarını dile getiren Ölken gerekçelerini ise şöyle özetledi: “Bunun da ana sebebi bugün için İngiltere’ye yapılacak olan zeytinyağı ihracatlarında uygulanan yüksek gümrük vergisi nedeniyle Türk zeytinyağlarının rekabet dışı kalmasıdır. AB kendi dışındaki hemen hemen tüm üretici ülkelere gümrüksüz ithalat için kota tanırken ülkemize tanınan kota ise 100 ton gibi komik bir düzeydedir. Tunus’a 56 bin ton, Suriyeye 10 bin ton düzeyinde yıllık kota veren Avrupa Birliği, Türkiye'ye sadece 100 ton kota vermiştir. Evet, evet yanlış okumadınız; SADECE 100 TON. AB’ye tam üyelik için müzakereleri sürerken işte bizim AB gözündeki yerimiz... ZZTK olarak fuarda sadece zeytin ve zeytinyağı üreticisi olarak ülkemizi hatırlatmaya yönelik çalıştık, var olduğumuzu anlattık ve de bu kota talebimizi gerek Türk ve gerekse AB’li yetkili ve ziyaretçilere yüksek sesle dillendirmeye çalıştık. Bu vesile ile başta AB ile müzakerelerden sorumlu Devlet Bakanımız Sayın Egemen BAĞIŞ ve Sayın Başbakanımız olmak üzere tüm yetkililere seslenmek istiyoruz. AB dünya zeytinyağı tüketiminin yüzde 75’ini tek başına gerçekleştirmektedir. Ülkemizin zeytinyağı üretiminde dünya ikinciliğini hedeflediği bu dönemde ne yazık ki bu önemli pazardan mahrum kalmaktadır. Sektörümüzün geleceği açısından DİR’in uygulamaya konulması kadar AB’nin Türk zeytinyağına uygulamakta olduğu yüksek gümrük vergisi engelinin kaldırılmasının sağlanması şarttır. Bu konuda alınacak olumlu sonuçlar yakın gelecekte sağlanacak üretim artışı ile birlikte zeytinyağı ihracatımızda çok önemli artışları da beraberinde getirecektir.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İNGİLTERE DEV BİR PAZAR&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ZZTK olarak İngiltere’yi hedef pazar olarak seçtiklerini anlatan Ölken, 12. IFE Uluslararası Gıda ve İçecek Fuarı’nda, Türkiye’nin özellikle sofralık zeytin ihracatında İngiltere pazarında çok başarılı olabileceğini gözlemlediklerini kaydetti. Ölken şöyle devam etti: “Birleşik Krallık 63 milyon nüfusu, yaklaşık 35.000 USD kişi başı milli geliri ile Avrupa ekonomisinde oldukça önemli bir yere sahip bir ülke. Ülkenin sektörümüz açısından taşıdığı önemi ise rakamlar ile görmek lazım. 2003-2004 yılına kadar yıllık toplam 15.000 ton sofralık zeytin tüketimi son 5 yılda ciddi artış göstermiş ve yıllık 27 bin ton seviyesine ulaştı. Aynı şekilde 41 bin tonlarda olan zeytinyağı ithalatı son 5 yıllık ortalamada 55 bin tonlara yükseldi. Türkiye, İngiltere’ye yıllık 1.000 ton civarında sofralık zeytin ihraç ediyor ve pazarın yüzde 4’üne sahip, önümüzdeki süreçte oluşacak üretim artışı ile İngiltere pazarında yüzde 25 pazar payına ulaşmayı hedefliyoruz.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12. IFE Uluslararası Gıda ve İçecek Fuarı’na Türkiye’den 18 firma katılırken, zeytin ve zeytinyağı sektöründe sadece Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi yer aldı. Toplamda 1.100 firmanın katıldığı fuarı 22 bin kişi ziyaret etti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ZZTK’nın 2011 yılı hedef ülkeleri içinde yer alan İngiltere'de önceliklerinin zeytinyağı ihracatındaki gümrük vergisi nedeniyle sofralık zeytin ihracatını arttırmak olduğuna vurgu yapan ZZTK Başkanı Metin Ölken, “Piyasada ambalajlı olduğu kadar açıkta satılan zeytinler dikkatimizi çekti. Dökme olarak İngiltereye ithal edilen ürünler değişik sos ve katkılar ile tatlandırılıp büyük zincir marketler dahil piyasada açık olarak satışa sunulmakta. Piyasanın daha çok büyük kalibrede siyah zeytin talep ettiğini gözlemledik” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;TÜRKLERİN YAŞAĞIDI BÖLGELERDE ZEYTİN REYONLARI DAHA BÜYÜK&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İngiltere’deki temasları sırasında Türklerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerdeki market raflarında zeytin ve zeytinyağına ayrılan bölümlerin diğer bölgelerdeki marketlere göre daha fazla olduğunu gözlemlediklerini anlatan ZZTK Yönetim Kurulu Üyesi M. Kadri Gündeş; “Marketlerin zeytin ve zeytinyağı ürünlerine ayırdıkları raf ve reyonlar metre kare olarak büyük marketlerin birkaç misli daha fazla olduğunu, Bu yerel marketlerde birçok Türk firmasının zeytininin raflarda yer aldığını, hatta birkaç Türk zeytinyağı markasının mevcut olduğunu gördük. Ülkemiz menşeli zeytinler hem ambalajlı ve hem de dökme olarak mevcut olup, genelde gemlik tipi zeytinler  ve çekirdeksiz, dilimli, biberli çeşitlerin satışları yüksek görünmektedir, Restoranlar sabah kahvaltılarına ağırlıklı olarak Aydın-Memecik ve Uslu tipi zeytin türlerini koymaktadırlar, akşam yemeklerinde ve meze olarak ise soslu ve baharatlarla karıştırılmış zeytin tüketimi yaygındır, restoran ve marketler ülkemiz menşeli zeytinleri genellikle Almanya’dan tedarik ettiklerini, ihtiyaç duyduklarında 2-3 palet ürünü diğer gıda ürünleri ile birlikte Almanya’daki aracı ve toptancılardan rahatlıkla tedarik edebildiklerini ifade ettiler” diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12. IFE Uluslararası Gıda ve İçecek Fuarı’nda ZZTK’yı, ZZTK Yönetim Kurulu Başkanı Metin Ölken, ZZTK Yönetim Kurulu Üyesi M. Kadri Gündeş ve Ege İhracatçı Birlikleri Şube Müdürü Necdet Kömür’den oluşan heyet temsil etti.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-1528823353942290829?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/1528823353942290829/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=1528823353942290829' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/1528823353942290829'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/1528823353942290829'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2011/03/zeytinyaginda-dunya-ikinciligini.html' title='ZEYTİNYAĞINDA DÜNYA İKİNCİLİĞİNİ HEDEFLİYORUZ AMA EN BÜYÜK PAZAR AB’YE KOTA YÜZÜNDEN İHRACAT YAPAMIYORUZ'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-HMi7IOsyHHg/TYr6gB32ZrI/AAAAAAAAExY/9WC8IpC3KdQ/s72-c/dal%25C4%25B1nda.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-5560207043728708279</id><published>2011-03-18T05:07:00.000-07:00</published><updated>2011-03-18T05:13:45.413-07:00</updated><title type='text'>Zeytinyağı'nda iki yanlıştan bir doğru çıktı</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-Om1knVCcoEA/TYNMJVuebPI/AAAAAAAAExI/2KQW6mmPaJA/s1600/Akan%2Bzeytinyag%25C4%25B13.bmp"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 230px; height: 229px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-Om1knVCcoEA/TYNMJVuebPI/AAAAAAAAExI/2KQW6mmPaJA/s320/Akan%2Bzeytinyag%25C4%25B13.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5585391686204157170" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Yaşar Eyice&lt;br /&gt;Yerel Gözlem&lt;br /&gt;17 Mart 2011,Perş.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Sanıyorum en azından 20, hatta 25 yıl önce Edremit’te Zeytin ve Zeytinyağı konusunda iki üç gün süren bir toplantı yapılmıştı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siması gözümün önünde, ama ismini anımsayamadığım, hatta “Zeytinciliğin Babası” olarak adlandırılan bir uzman vardı konuşmacı olarak. Bornova’daki “Zeytincilik Enstitüsü”nden gelmişti. Zaten yurt içi ve yurtdışı sempozyumlarda Türkiye’yi o değerli bilim adamımız, zeytincimiz temsil ediyordu. Bu ismi zeytin ve zeytincilikle ilgili hemen herkesin bilmesi lazım, ama ben hafızamı o kadar zorlamama rağmen bulamıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık yoğun çalışmama, gece yarılarına kadar koşturmama veya Hürrem Sultan’ın dediği gibi ileri yaşıma verin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öyle ki, bana göre en çalışkan ve işine sadık kişilerden biri saydığım Murat Demircan’ın gönderdiği mailleri göremeyecek kadar zihnimin dolu olduğuna emin olabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hatta Ege İhracatçı Birlikleri Basın Müşaviri Murat Demircan, sitem kokan mailinde, “Zeytinyağı sektörü ile ilgili yazınızda son iki basın bültenimizin size ulaşmadığını anlıyorum. Konu ile ilgili basın bültenlerimizi iletiyorum” diyor sevgili Murat Demircan…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“İki çarpı iki eşittir yedi eder mi?” diye, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği (EZZİB) Yönetim Kurulu olarak aşağıdaki hususların kamuoyu ile paylaşılmasında fayda görüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2010/11 sezonunun başlangıç tarihi olan 01 Kasım 2010’dan 28 Şubat 2011’e kadar geçen 4 aylık dönemde Türkiye’nin toplam zeytinyağı ihracatı, geçen sezonun aynı dönemine göre yüzde 69, ambalajlı zeytinyağı ihracatı yüzde 40 seviyesinde gerilemişken, UZZK Başkanı Mustafa Tan’ın son iki sezon rakamlarını görmezden gelip ambalajlı zeytinyağı ihracat rakamlarının arttığını belirten, kamuoyunu yanıltan beyanatları, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu tarafından şaşkınlıkla ve tepkiyle karşılandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu yaptığı yazılı açıklamada; “Türkiye’nin ihracat istatistikleri en güvenilir istatistikler olup, gerek ihracatçı birlikleri ve gerekse DTM sistemlerinde kayıtlıdır. Arzu eden herkes, ihracatın miktarı ve cinslerine kadar tüm verilere kolayca ulaşılabilir. Bu rakamlar üzerine, farklı yorumlar yapıp, başka başka fikirler üretmek, “2X2=7 eder” demekle eşdeğerdir” ifadesine yer verildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’de İhracatçı Birlikleri’nin 5910 sayılı Kanunla kurulduğunu ve Birlik Genel Kurul toplantılarına kimlerin katılıp oy kullanabileceği, Birlik Yönetim Kuruluna kimlerin seçilebileceği hususlarının bahse konu Kanun ve bağlı mevzuatla belirlendiğine işaret eden EZZİB Yönetim Kurulu şu görüşlere yer verdi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“İhracatçı Birliklerinde delege sistemi yoktur, yasal hükümlülüklerini yerine getiren (ihracat yapmış olan, belirtilen süre zarfında genel kurula katılım başvurusu yapmış olan) üye firmalar, genel kurul seçimlerine katılıp oy kullanabilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği’nin (EZZİB) üye olma zorunluluğu olmadığı ve Kuruluş Yönetmeliği’nin iptali için mahkeme yoluyla itirazda bulunduğu bir oluşumun, ihracatçı birliği yönetimine kimin girip kimin girmeyeceğini adeta sipariş verir gibi dikte ettirmeye çalışması ve bu öğütlerin ardından demokrat olduğunu savunması, şu günlerde bazı komşu ve çevre ülkelerde gündemde olan tek partili cumhuriyetlerin demokrasi anlayışını çağrıştırmaktadır. Bu zihniyetin seçimden anladığı delege sistemiyle yapılan ve delegelerinin bir şekilde sistemden istifade ettirildiği ve ticari olarak edilen zararın Devlet tarafından silindiği veya ödendiği sistemdir.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Askıya aldırttı&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;UZZK Başkanı Mustafa Tan’ın basın açıklamasında UZZK için en yetkili, en başarılı ve ülkemizin ilk ürün konseyi olduğu ifadelerini kullanması da EZZİB tarafından eleştirildi. Türkiye’de Ulusal Pamuk Konseyi’nin de aynı tarihte kurulduğunu hatırlatan EZZİB Yönetim Kurulu açıklamasını şöyle sürdürdü:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Türkiye’de halen kurulması için çalışma yürütülen ‘Ulusal Kuru İncir’, ‘Ulusal Kuru Üzüm’ ve ‘Ulusal Kayısı Konseyleri’nin kuruluşları da yine arkadaşlarımızın başarılı ve örnek çalışmalarının bir sonucu olarak Tarım Bakanlığı tarafından ertelenmektedir.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EZZİB Yönetim Kurulu, “Bundan böyle, “2X2=7 eder” diyenlere cevap verme gereği duymuyoruz. Mer’i kanun ve bağlı mevzuat çerçevesinde seçilmiş olan ve görev yapmakta olan EZZİB Yönetim Kurulu hak ve hukukunu bilecek düzeydedir” diyerek açıklamasına son verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birçok toplantıda, “Ben hesaptan hiç anlamam” dedikten sonra şöyle devam ederim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Öğretmenim Ruhat Hanım (Allah uzun versin, şu anda profesör Dr. Eşi Yavuz Beyi İstanbul’da kaybettikten sonra, İzmir’in yeri başka’ diyerek yaşamını Vali Konağı karşısındaki Mabel Çikolatanın üstündeki apartmanda sürdürüyor) ilkokulda bana ‘İki kere iki kaç eder?’ diye sorduğunda ‘Yirmi iki’ diye yanıt verdiğimde, cetvel atmıştı. (Burada abartı yapıyorum.) Ben iki tane ikiyi yan yana koyarak ‘yirmi iki’ demiştim, meğer o çarpım (kerrat) cetvelinden soru sormuş…”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu’nun, Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi’nin (ZZTK) yurtdışı tanıtım çalışmalarına tüm gücüyle devam ettiğini öğrenmiş oldum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilindiği gibi; Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi (ZZTK), ülkemizin diğer ihraç ürünlerine ait tanıtım gruplarında (Fındık, Deri, Narenciye, Su Ürünleri, Makine, vb.) olduğu gibi, 9/12/1994 tarihli ve 4059 sayılı Hazine Müsteşarlığı ile Dış Ticaret Müsteşarlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile 22/12/1995 tarihli ve 95/7623 sayılı İhracat Rejimi Kararı hükümleri çerçevesinde Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından yayınlanan Yönetmelik ve Tebliğ hükümleri kapsamında 2007 yılında kurulmuştur. Geliri ve harcamaları sektörün genel kurulu ve Bakanlık tarafından denetleniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bu değerli komita üyeleri yaptıkları açıklamada; “UZZK ve yakınları son dönemde sistemli bir şekilde, ZZTK harcamalarının nerelerde yapıldığına ve/veya ZZTK’nın afonksiyonel olduğuna ilişkin hususları dile getirmek suretiyle Komitemize yönelik yıpratma çalışmalarını yürütmektedir. Bahse konu çalışmaları ve tartışmaları yapanların ise konuya hâkim olmadıkları anlaşılmaktadır.” diyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açıklama şöyle devam ediyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Keşke iddia edildiği gibi Komitemizin milyonlarca dolar düzeyinde bütçesi olabilseydi. Tanıtım Komitemiz, kendi yönetimi tarafından belirlenip TİM ve Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından onaylanan sektörün çıkarlarına ve bütçesine uygun uluslararası fuarlara gayet dar tutulan temsilci sayısı ile ancak verimli şekilde katılım sağlayarak ürünlerimizi, sektörümüzü ve ihracatçı firmalarımızı en iyi şekilde tanıtmaya ve temsil etmeye çalışmaktadır. Ayrıca, potansiyel alıcı ülkelerden firma temsilcileri çağrılarak firmalarımızla ikili görüşme organizasyonları gerçekleştirilmektedir. Katıldığımız fuar ve diğer etkinlikler, bazılarının alışageldikleri gibi ana fikri harcırah almak üzerine planlanmış etkinlikler değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ZZTK yönetimi, kendi kıt kaynaklarını, kendi yaptıkları onaylanmış bütçe sınırları içinde değerlendirmeye muktedir kişilerden oluşmaktadır. Hiçbir geliri olmayan, politikalarını perde arkasındaki kişilerin yönlendirdiği, yolluk ve ulaşım giderleri, politikalarını belirleyen sponsorlar tarafından karşılanan oluşumlarla karıştırılmamalıdır. ZZTK’da yer alamadığı için eleştiride bulunan kişiler, arzu ettikleri takdirde yerel düzeyde oluşturulan tanıtım gruplarında yer alıp tanıtımlarını yapabilirler, buna mani hiçbir hal yoktur. Kaynak sıkıntısı çeken oluşumlar, ihracatçılarımızın kendi topladıkları kaynaklara göz dikmek yerine, kendi sponsorlarından destek beklemeye devam edebilirler.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi tarafından yapılan açıklamaya ve bilgilendirmeye teşekkür ediyorum… Bu arada konuyu ilk kez açan “Zeytin Dostu” Hüsamettin Berber’e de teşekkürlerimi sunuyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazı çok uzun olacak ama, bu arada; EZZİB Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Alhat'ın yaptığı yorumu da sizlerle paylaşmak istiyorum:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mustafa Ahlat şöyle diyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Değerli Zeytindostları; Kısaca bir noktaya dikkat çekmek istiyorum. “Altın fiyatları düştü.” diye bir haber okusanız hangi zaman aralığını dikkate alırsınız?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Altının fiyatını dakikalık takip eden var günlük takip eden var 10 yıl önce düğünde takılmış bilezik karda mı zararda mı? diye bakanda var...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mustafa Tan Ağabey'im kendi iddiası boş çıkmasın diye beğenmediği verileri yok varsayabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşağıya kopyaladım. 7 mart 2011 tarihli basın bülteninde DTM’ nin Kasım 2009-Ağustos 2010 verilerini kullandığını 2010-2011 yılı henüz tamamlanmadığından, bir önceki yıl da karşılaştırmada tek yıl olması nedeniyle (tek yıl olunca ne oluyor onu anlayamadım markalı satıştan bahsediyoruz raf diyoruz süreklilik diyoruz hala tek yıl çift yıl...) dikkate alınmamıştır şeklinde not düşmüş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani verilerin en yenisinin 2009 yılı olduğunu 2010 yılının ve 2011 in bugüne kadar geçen dönemdeki trendin kendi istatistiğinde olmadığını belirtmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık daha ne diyeyim.Gazetecilerde biraz dikkatli olacak elma ile Armutu ayırt edecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında bizim gazeteciler zehir gibidir fakat iş zeytin konusuna gelince akıl tutulması oluyor nedense.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biri çıksa elimde 2009 a kadar altının seyri ile ilgili istatistik var İstanbul Altın Borsası istatistikleri yanlıştır dese ciddiye alıp sayfalarına taşımazlar. Ama Mustafa Tan çıkıp EZZİB verileri yanlış deyince haber olabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında Sayın Yaşar Eyice güzel bir noktaya temas etmiş.Kurumlar'ın amaç ve görevlerini iyi anlamak lazım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İhracatçı Birlikleri esas olarak İhracatın sürdürülebilirliği ve gelişimini temin edecek politikalar üretmek ve lobi faaliyeti uygulayıp hayata geçirmek durumundadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İhracatın düşmesi bizim sevindiğimiz yada gurur duyduğumuz bir durum değildir. Aksine yönetimimizin başarısız olduğunun göstergesidir. Dahilde İşleme Rejimi kararnamesini çıkarttıramadığımız için düşmüştür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında bizlerde DİR olsun istemeyiz.Çiftçi ihracatçının önüne dünya fiyat ve kalitesinde sürekli olarak ürünü koysun DİR'e gerek kalmaz. DİR markalı satıcının sigortasıdır. Bir gün var bir gün yok ürünü spot satarsınız.Hem markalı satılsın hem de Türkiye'de yeterince pamuk olduğu zaman satılsın diye bir şeyi tekstil sektöründe söyleyebilir misiniz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya fiyatlarının çok üstünde seyreden kırmızı et fiyatlarıyla işlenmiş kırmızı et ihracatı ne kadar yapılabiliyor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lütfen biraz daha ciddi olalım.Ciddiyeti söyleniş şeklinde değil manada arayalım. (Mustafa Ahlat- EZZİB yönetim kurulu üyesi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;UZZK’nın zeytinyağı ihracatının gerçeklerini gün ışığına çıkarması beni hiç ilgilendirmiyor. Rakamlara bakıyorum ve Ruhat Hocahanıma söylediğim gibi iki kere ikiden dört değil yirmiikiyi çıkarıorum. Kaç kat fazlası artık siz hesaplayın…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim üzüldüğüm nokta zeytincilerin birbirlerine girmesi. Sevindiğim nokta ise artık yanlıştan dönülüp, birlik ve beraberlik içinde hareket edilmesi, yanlışlardan dönülüp doğruyu bulmaktır. Zaten doğru birdir. Ama unutmamak lazım iki yanlıştan da bazen bir doğru çıkar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-5560207043728708279?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/5560207043728708279/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=5560207043728708279' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/5560207043728708279'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/5560207043728708279'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2011/03/zeytinyagnda-iki-yanlstan-bir-dogru-ckt.html' title='Zeytinyağı&apos;nda iki yanlıştan bir doğru çıktı'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-Om1knVCcoEA/TYNMJVuebPI/AAAAAAAAExI/2KQW6mmPaJA/s72-c/Akan%2Bzeytinyag%25C4%25B13.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-1749965374049363025</id><published>2011-03-16T04:57:00.000-07:00</published><updated>2011-03-16T05:04:54.942-07:00</updated><title type='text'>Zeytin'de suçlamalar birbirini takip ediyor</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-Ikli5IenBT4/TYCnV4AVRHI/AAAAAAAAExA/OIsgIp8yAx4/s1600/Dalda%2Bzeytin2.bmp"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 225px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-Ikli5IenBT4/TYCnV4AVRHI/AAAAAAAAExA/OIsgIp8yAx4/s320/Dalda%2Bzeytin2.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5584647532192285810" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Yaşar EYİCE &lt;br /&gt;Kobihaber&lt;br /&gt;15 Mart 2011,Salı&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ege İhracatçılar Birliği nin çalışma düzenini tam bilemiyorum. Çünkü kuruluşunu ve amaçlarını okumadım ve incelemedim, sadece iyi niyetli insanların elinde olduğunu düşünüyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak 5 Mart tarihli açıklama beni düşünceye sevk etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birlik yaptığı açıklamada; “UZZK, zeytinyağı ihracat rakamlarını çarpıtıyor” deniliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İddiaya göre; Zeytinyağı ihracat rakamlarının sürekli gerilemesine rağmen, UZZK Başkanı Mustafa Tan’ın, “Sadece dökme zeytinyağı ihracatı geriliyor, ambalajlı zeytinyağı ihracatı düşmüyor” şeklindeki gerçeği yansıtmayan beyanatları Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği’nin tepkisini çekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;UZZK’nın açılımı şöyle: Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocukluğumdan bu yana “zeytin” ve “zeytin ağacına” ilgim son zamanlarda arttı. Belki bunda “Zeytin dostu” Hüsamettin Berber’in de etkisi var. Ya da Urla’da üretici bir kadının “Hele şükür!” demesinin…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Urla’daki evimin çevresine “zeytin fidanları” dikerken, bana övücü sözler etmişti bu kadıncağız, ama istenen sonucu alamadım. Çünkü gelip geçenler mi, hayvanlar mı nedir bilemiyorum, bir süre sonra yok olmuşlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama Göztepeli efsane futbolcu, Beşiktaş ve Milli takımın eski golcü oyuncusu Nihat Yayöz’ün villasının bahçesindeki küçük çiftliğinde yetiştirdiği zeytin ağaçlarının denelerinden yaptığı yeşil zeytinleri kısa sürede ya da bir çırpıda lezzet içinde bitirdiğimi söyleyebilirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İZFAŞ Genel Müdürü Doğan İşleyen’in de en büyük zevklerinde birinin “zeytin” yetiştirmek olduğunu, danelerini toplarken duyduğu mutluluğu anlatırken gözlerinin “ışıldadığını” hatırlıyorum…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örnekleri çoğaltabilirim…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fransa’nın Sorbon Üniversitesi’nden Süreyya İnce Arıkan da, şimdi Alaçatı’da kurduğu çiftliğinde zeytincilik, bağcılık ve hayvancılık yapıyor. Ama onun da ticaretle işi yok… Sadece yabancı konuklarıyla sık sık Alaçatı’ya geliyor ve ciğerlerini ve beynini temizliyor. Rektefiye ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şarlo’nun “sessiz filmlerinden” birini anımsıyorum… Çok zengin, bir o kadar da cimri (pinti) karısının tabağına sadece bir, en fazla iki zeytin koymasına içerlemiş ve “kendini” kaçırtmıştı… Fidye istiyordu karısından, ama onun para karşısında hiç önemi yoktu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herhalde şimdi de “zeytin” ya da “yağı” altında,paralar mı, mevkiler mi, koltuklar mı nedir bilemiyorum bir “savaş” açığa çıktı. İşin politik yanı da olabilir mi? Yine bilemiyorum!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bildiğim zeytin ve yağının uluslararası önemi olduğunu, sağlıklı yaşamın bir parçası olduğunu ve altın kadar kıymetli olduğu…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açıklama şöyle:&lt;br /&gt;Türkiye’nin zeytinyağı ihracat rakamlarının son yıllarda UZZK ve Tarım Satış Kooperatifleri Birliği’nin sektöre zarar veren politikaları nedeniyle sürekli gerilediğini belirten Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu, “Türkiye’de 2010/11 sezonu zeytinyağı ihracatının başladığı 01 Kasım 2010 tarihinden 28 Şubat 2011 tarihine kadar geçen 4 aylık dönemde ambalajlı zeytinyağı ihracatı 4 bin 475 ton olmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen sezonun aynı döneminde Türkiye’nin ambalajlı zeytinyağı ihracatı ise 7 bin 377 ton olarak gerçekleşmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ambalajlı zeytinyağı ihracatının yüzde 40 oranında gerilediği bir ortamda UZZK Başkanı Mustafa Tan’ın ambalajlı zeytinyağı ihracatı gerilemiyor, dökme ihracat düşüyor şeklinde beyanat vermesini anlamak mümkün değildir” ifadesine yer verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;UZZK’nın Türk zeytin ve zeytinyağı sektörünü tek çatı altında birleştirme iddiası bulunmasına karşın, üye sayısı son derece kısıtlı ve antidemokratik bir tüzükle Genel Kurul yapan bir kuruluş kimliğinde olduğuna işaret eden EZZİB Yönetim Kurulu, UZZK’nın tüzüğünün antidemokratik hükümlerinin iptali için yargıya başvurma kararı aldıklarını bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeytinyağı ihracatında idealin ve hedefin ambalajlı ürün ihracatının arttırılması olduğunu belirten EZZİB Yönetim Kurulu şu görüşlere yer verdi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ambalajlı zeytinyağı ihracatını arttırabilmek ve dış pazarlarda için Dış Ticaret Müsteşarlığı sektörümüzce yeterli görülmese de belirli bir düzeyde destek veriyor. Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği ve Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi olarak tüm gücümüzle, Türkiye’nin ambalajlı zeytinyağı ihracatının arttırılması için çalışıyoruz. 2011 yılında hedef pazarlarda kısıtlı bütçe olanaklarımızla 6 tane gıda fuarına katılarak Türk zeytin ve zeytinyağını tanıtacağız. Ancak, önümüzdeki 3-5 yıllık süreçte yeni dikilen zeytin ağaçlarının ürün vermeye başlaması ile birlikte rekoltemiz 500 bin ton’a ulaşacak. Rekoltenin 500 bin tona yükseldiği gün bütün bu populist politikalar son bulacaktır. Bugün bu populist politikaları yapanlar rekoltenin altında ezilecektir.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’nin zeytinağacı varlığının yüzde 70 artışla 170 milyon seviyesine ulaştığına işaret eden EZZİB Yönetim Kurulu, yakın gelecekte artacak rekoltenin pazarlanacağı pazarların akşamdan sabaha kazanılmasının mümkün olmadığına işaret ederek, “Son üç yıldır zeytinyağında Türk markalarının bir çoğu dünya pazarlarındaki yerlerini zaten kaybetmiş durumdadırlar. Örneğin bundan 5 yıl kadar önce Kanada’nın büyük zincir marketlerinde en az 6-7 Türk markası boy gösterirken, şimdi bu ülke marketlerinin raflarında bir tane bile Türk markası kalmamıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Durum ABD, Uzakdoğu ülkeleri ve hatta Avustralya’da farklı değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’nin, dünya pazarlarında güçlü bir oyuncu olabilmesinin en önemli şartı rakipleri ile aynı rekabet şartlarına sahip olabilmesidir. Dünya’nın en büyük zeytinyağı üretici ülkeleri İspanya ve İtalya dahilde işleme rejimi kapsamında tüm üretici ülkelerden zeytinyağı ithal edip ambalajlı olarak tüm dünyaya ihraç ediyorlar. Türk zeytinyağı sektörünün de dahilde işleme rejimi kapsamında ihraç kaydıyla zeytinyağı ithal etme hakkına sahip olması gerekir. Aksi takdirde rekoltemiz arttığında dökme ihracatçısı konumundan kurtulamayız” ifadelerine yer verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İHRACATI DÜŞEN TEK SEKTÖR ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye, 2004/05 sezonunda 21 bin 596 ton ambalajlı zeytinyağı ihraç ederken 70 milyon 557 bin dolarlık döviz girdisi elde etti. 2005/06 sezonunda ambalajlı zeytinyağı ihracatı 11 bin 324 tona gerilerken getirisi 50 milyon 579 bin dolar oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2006/07 sezonunda 15 bin 468 ton ambalajlı zeytinyağı ihraç eden Türkiye, 2008/9 sezonunda 16 bin 560 ton, 2009/10 sezonunda ise 14 bin 31 ton ambalajlı zeytinyağı ihraç etti. 2009/10 sezonunun ilk çeyreğinde 7 bin 377 ton ambalajlı zeytinyağı ihracatına karşılık 27 milyon 44 bin dolar döviz girdisi elde eden Türkiye, 2010/11 sezonunun ilk çeyreğinde ise yüzde 40’lık gerilemeyle 4 bin 163 ton ambalajlı zeytinyağı ihracatı karşılığı 17 milyon 46 bin dolarlık gelir elde etti. 2004/05 sezonunda toplam 92 bin 228 ton zeytinyağı ihraç eden Türkiye, sonraki yıllarda sürekli kan kaybederek 2009/10 sezonu sonunda 23 bin 199 tona kadar geriledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2011 yılı Şubat ayında Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre, Türkiye’de ihracat kayıtlarının tutulduğu 24 ana sektörde 23 sektörün ihracat rakamları, 2010 yılı Şubat ayına göre artış gösterirken zeytin ve zeytinyağı ihracatı yüzde 37’lik gerileme ile ihracatı düşen tek sektör oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ihracat rakamları ortadayken, İhracatçı Birliği’nin üyesi olmadığı söz konusu Tarım Konseyi’nin Başkanı Sayın Tan, ihracatçının önünü daha da kesmek için rakamları çarpıtmakta, kamuoyunu yanıltmaktadır. Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçı Birliği her zamanki sorumluluk anlayışıyla kamuoyunu doğru verilerle bilgilendirmeyi görev kabul etmektedir. EZZİB bu görev ve sorumluluk anlayışıyla, gerçek amacı zeytinyağı ihracatının önünü tamamen tıkamak olan zihniyete karşı mücadelesini aynı kararlılıkla sürdürmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;YAYLIM ATEŞİYLE CEVAP&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada “Zeytinağacı” Dergisi’nden edindiğim bilgiye göre; Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği’nin (EZZİB) yaptığı yazılı açıklamayla Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi’ni (UZZK) ihracat rakamlarını çarptırdığı yönünde suçlamasının ardından, Konsey Başkanı Mustafa Tan da yine yazılı bir açıklamayla suçlamalara cevap verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tan’ın yanıtı ise adeta yaylım ateşi gibiydi. Konsey Başkanı açıklamasında adeta, Dahilde İşleme Rejiminden girdi, Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi’nden çıktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;UZZK’nın Türkiye’nin ilk ürün konseyi olduğunun ve kanun-yönetmeliklerin dışına çıkmaksızın faaliyetlerini sürdürdüğünün altını çizen Tan, EZZİB’i ısrarla konseye üye olmamakla suçladı. Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın konseye üye olduğu halde, bağlı kuruluşu Ege İhracatçı Birlikleri’nin üye olmamakta direndiğini savundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;ÜYE OLMUYORLAR&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tan yaptığı açıklamada, “Ege ihracatçı Birliği Konseyimiz üyesi olmamak için direnmekte ve Konsey dışında kalarak UZZK Yönetmeliğimiz ve Yönetim başta olmak üzere basın ve diğer yollarla karalamalarına ve çeşitli merciler nezdinde yönetim kuruluz ve şahsımıza yönelik suçlama ve şikayetlerine devam etmektedirler” ifadelerine yer verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;“EKSİK BEYANAT VERİYORLAR”&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İhracat rakamları konusunda asıl yanıltıcı açıklamaların EZZİB kanadından yapıldığını savunan Mustafa Tan, birlik yöneticilerini şu ifadelerle eleştirdi;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Her zaman uyguladıkları yöntemlerden biri olan İhracat Rakamları ile ilgili yanıltıcı ve kışkırtıcı açıklamalarına yanıt; Ambalajlı ihracatın arttığına yönelik söylemlerimiz. Öncelikle, sadece Ege İhracatçı Birliğinin değil tüm ihracat miktarını verebilen ve EİB’ nin bağlı olduğu Dış Ticaret Müsteşarlığı (DTM) verilerine göre ele alınmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buna göre adının önünde zeytin ve zeytinyağı ihracatçı birlikleri olmasına rağmen nedense dökme ihracatın yasak olduğu sofralık zeytin ihracatına yönelik açıklamaları bulunmamaktadır. Biz bu eksikliği belirterek öncelikle ülkemiz sofralık zeytin ihracat duruma bakalım;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son 4 yıllık veriler incelendiğinde ortalama ambalajlı zeytin ihracatı 63.750 ton olup değeri ortalama 95.750 (Bin $) dır. Bir önceki 4 yıl ortalaması ise; 52.100 ton olup, bu miktarın değeri ortalama; 57.997 (Bin $)’dır buna göre son 4 yılda sofralık zeytin ihracatındaki artış oranı miktar bazında % 22, değer bazında ise; % 65’dir. Bu durum UZZK tarafından dile getirilen hususları, son yıllarda sofralık zeytin ihracatımızın arttığı ve Ülkemiz zeytin ihracatçılarının ihracatı daha fazla öğrenmeye başladıkları söylemlerini doğrulamaktadır.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;“DÖKME AZALIYOR” DA ISRAR ETTİ&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mustafa Tan, son 4 yılda dökme zeytinyağı ihracatının azalıp, ambalajlı ihracatın arttığı noktasında ısrar ederek, dökme ve ambalajlı ihracatı şöyle değerlendirdi;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Dökme ve kutulu zeytinyağı bakımından aynı karşılaştırmalara bir göz atalım. Dökme zeytinyağı açısından durum; son 4 yılda dökme zeytinyağı ihracatımız ortalama 14.589.942 ton olup bunun değeri ortalama 55.140.770 $’dır. Bundan önceki 4 yılda 40.022.414 ton dökme ihracat yapılırken değeri ise; ortalama 74.061.728 $ olmaktadır. Burada son 4 yılda dökme zeytinyağı ihracatımızda miktarı bazında % 64, değer bazında da % 25 düşüş yaşanmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi de ambalajlı zeytinyağı ihracatımıza bakalım; son 4 yılda ambalajlı ihracatımızın ortalama miktarı 11.797.671 ton olup bunun değeri ortalama 47.527.835 $’dır. Bundan önceki 4 yılda ise kutulu ihracatımızın ortalama miktarı 11.088.626 ton, bunun da değeri ortalama 24.852.812 $ olmaktadır. Buna göre; son 4 yılda, önceki 4 yıla göre; ambalajlı ihracatımız miktar bazında % 6 artış, değer bazında da % 91 artış görülmüştür.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;“KARALAMA KAMPANYASI”&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mustafa Tan, EZZİB tarafından basın açıklamalarıyla bilinçli bir karalama kampanyası yürütüldüğünü savunarak, asıl hedefin dahili işleme rejimi kapsamında ithalat (DİR) istemleri olduğunu vurguladı. Türkiye’nin 4 yıldır İspanya ve ABD gibi ülkelerin dökme zeytinyağı tedarikçisi olmaktan çıktığını anlatan Tan, Türk zeytinyağının “Made in Turkey” ibaresi ile tanınmaya başladığının altını çizdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;ÇARPICI SATIRBAŞLARI&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MUSTAFA TAN: &lt;br /&gt;“Son dönemlerde İhracatçı Birliği’nin Yönetimine birçok kez ihracat birincilikleri almış olan ve bu yönetimden önceki yönetimlerde defalarca yer alan bulunan, Tariş, Marmarabirlik, Verde, Komili Yudum vb gibi birlik, kuruluş veya firmalar dahil edilmemekte ve üyeleri arasında huzursuzluk yaratan delege belirleme sistemi içinde seçilmeleri neredeyse imkansız kılınmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;UZZK yönetiminde ise; Türkiye zeytin ve zeytinyağı üretiminin iç ve dış pazarlamasının yaklaşık % 80’ini gerçekleştiren kurum ve kuruluş ya da firmaların temsilcileri yer almaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;UZZK’ yı, Üyelerini ve yönetimini antidemokratik bulan ve tüzüğünün değiştirilmesini isteyen Ege İhracatçı Zeytin ve Zeytinyağı Birlikleri öncelikle kendi genel kurul delege seçim sistemini ve işleyişini irdelemek ve UZZK’ nın tüzüğü olan bir dermek olmadığını kanunu ve yönetmeliği olan bir konsey olduğunu öğrenmeyi tercih ederek bu suretle bilgi kirliliği yaratmaya devam etmekten ve kaçınmalıdır.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;ZZTK, ÇELİŞKİLER YUMAĞI&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MUSTAFA TAN: &lt;br /&gt;“Son olarak Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesinin Ege İhracatçı Birliklerinin Üyeleri ve DTM’ den kaynak sağlayarak oluşturduğu bütçe ile sektörel uzlaşıdan uzak yürütmekte olduğu zeytin ve zeytinyağı tanıtım komitesi ve yöntemleri ise tam bir çelişkiler yumağı haline bürünmektedir. Zira iç ve dış tanıtıma katkı vermek için kurulan ve adı geçen kişi ve kurumların bütçeleriyle faaliyet gösteren Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi, programı bir yıl önceden belirlenmiş ve 3-6 Mart 2011 tarihlerinde İzmir’ de başta UZZK destekleri olmak üzere, sektör temsilcileri ve İzfaş organizasyonu ve sektörün en önemli temsilcilerinden 120 firmanın katılımı ve birçok yabancı ülke alıcısının katılımı ile gerçekleşen Olivetech Fuarına katılmayarak Moskova Fuarı’na gitmeyi tercih etmiş, Ülkemiz zeytincilik sektörü açısından böylesi önemli ve yegane fuara katılmayarak, tanıtım konusundaki zafiyeti ve niyeti gözler önüne sererek sektörel ayrımcılığı ve hadiseye ülke penceresinden bakmama alışkanlığını sürdürmeye devam etmiştir.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben kim haklı, kim haksız kararına varamadım…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakalım sizler bu konuda ne diyorsunuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önemli olan da bu…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-1749965374049363025?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/1749965374049363025/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=1749965374049363025' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/1749965374049363025'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/1749965374049363025'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2011/03/zeytinde-suclamalar-birbirini-takip.html' title='Zeytin&apos;de suçlamalar birbirini takip ediyor'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-Ikli5IenBT4/TYCnV4AVRHI/AAAAAAAAExA/OIsgIp8yAx4/s72-c/Dalda%2Bzeytin2.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-4446513439153694329</id><published>2011-03-16T04:10:00.000-07:00</published><updated>2011-03-16T04:17:43.318-07:00</updated><title type='text'>2 bin yaşındaki zeytin ağacı Ukrayna'nın en yaşlısı</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-dxqLaxSi9rI/TYCcK-ohIKI/AAAAAAAAEw4/3Dfgjsi1jrM/s1600/Yasli%2Bzeytin%2Bagaci.bmp"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-dxqLaxSi9rI/TYCcK-ohIKI/AAAAAAAAEw4/3Dfgjsi1jrM/s320/Yasli%2Bzeytin%2Bagaci.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5584635250364981410" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;16 mart 2011,Çarş.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ukrayna Çevre ve Tabiatı Koruma Bakanlığı tarafından yapılan "Ukrayna'nın Milli Ağacı" konulu yarışma ile ülkedeki ağaçların 'en'leri seçildi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakanlıktan yapılan açıklamada, 4 farklı kategoride gerçekleşen yarışmada en yaşlı ağaç dalında Kırım'daki 2 bin yaşındaki zeytin ağacı birinci oldu. Yarışmada "abide ağaçlar" kategorisinde; Lviv bölgesindeki 800 yaşındaki Bogdan Hmelnitskiy adındaki ıhlamur ağacı ilk sırayı alırken, "en tarihi ağaç" alanında 700 yaşındaki Zaparoj palamudu derece aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ülkenin en estetik ağacı ise Kiev'de bulunan 900 yaşındaki Grünevald adlı palamut oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her yıl binlerce turist bu ihtiyar ağaçları görmek ve tarihin canlı tanıkları olan ağaçlarla fotoğraf çektirmek için anıt ağaçların olduğu bölgeleri ziyaret ediyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-4446513439153694329?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/4446513439153694329/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=4446513439153694329' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/4446513439153694329'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/4446513439153694329'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2011/03/2-bin-yasndaki-zeytin-agac-ukraynann-en.html' title='2 bin yaşındaki zeytin ağacı Ukrayna&apos;nın en yaşlısı'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-dxqLaxSi9rI/TYCcK-ohIKI/AAAAAAAAEw4/3Dfgjsi1jrM/s72-c/Yasli%2Bzeytin%2Bagaci.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-1843014877904197583</id><published>2011-03-04T05:26:00.000-08:00</published><updated>2011-03-04T05:43:33.228-08:00</updated><title type='text'>Fuardan izlenimler...</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-06Z2fhjoRxQ/TXDsbm26EII/AAAAAAAAEww/UHxtmJEs5ys/s1600/Tabakta%2Bzeytinya%25C4%259F%25C4%25B12.bmp"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 173px; height: 175px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-06Z2fhjoRxQ/TXDsbm26EII/AAAAAAAAEww/UHxtmJEs5ys/s320/Tabakta%2Bzeytinya%25C4%259F%25C4%25B12.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5580219897343512706" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Bahar Tapkaç&lt;br /&gt;03 Mart 2011 Perşembe&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün ailecek fuardaydık... Eh, 1,5 yıl geçti son fuarın ardından, üstelik şarap kısmı ayrıldı, Vinolive oldu Olivtech. Heyecanla ve merakla bekliyordum, şarapsız zeytinyağı nasıl olacak diye... Her neyse, işte izlenimlerim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Fuar ağırlıklı olarak zeytinyağı üreticilerinden oluşuyordu, üretime destek verecek firmalardan çok az katılım vardı. Hani hasat aletleri, filtreleme, şişeleme, saklama, ambalajlama konusunda hizmet veren çok az firma vardı.&lt;br /&gt;- Hakkı Usta çok modern yeni makinalar sergiliyordu. Atlantis Cam, yine tam kadro, tüm ürünleri ile oradaydı.&lt;br /&gt;- Tattığımız zeytinyağları arasında bir numara bizce İthaca'ydı. Erken Hasat, Soğuk Sıkım, Taş Baskı, her biri ayrı ayrı mükemmeldi. Üstelik sunum, ambalajlar, tadım malzemeleri zeytinyağı fuarına yakışan kalitedeydi... Ellerine sağlık.&lt;br /&gt;- Yine arkadaşımız Yaman'ın bize tattırdığı Benlioğlu'na ait özel üretim soğuk sıkım zeytinyağı pek lezzetliydi.&lt;br /&gt;- Son olarak Nar Doğal Ürünler'in çeşnili natürel yağları (özellikle Bergamot) ve yöresel yağları damağımızı okşayan lezzetler olarak hatıralarımıza yerleşti.&lt;br /&gt;- Edremit Zeytincilik Üretim Eğitim ve Gen. Merkezi fuarda zeytinyağı tattırmak yerine ilgilenenlere tadım yöntemlerini anlatmayı tercih etmişti. Sayın Murat Küçükçakır'ın güzel bir hareketi olarak yorumluyorum. Ağzınıza sağlık.&lt;br /&gt;- Geçen fuarda olduğu gibi bu yıl da Celal Bayar Üniv. Akhisar MYO öğrencileri harikaydı. Çeşnili zeytinleri özellikle de portakallı olanı bu sene hayallerimizi süsleyecek. Ne yazık ki satış yapmıyorlar hala :) Ellerinize sağlık çocuklar.&lt;br /&gt;- Son olarak gereğinden fazla zeytin ve zeytinyağı tüketmişken karşımıza çıkar Kırlangıç'ın zeytinyağlı sarma ve zeytinyağlı - patlıcan ezmeli ekmek sunumu çok iyi geldi. Fuarın hoş sürprizlerinden biriydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2 saatlik fuar gezimizden benim aklımda kalanlar bunlar. Atladıklarım olabilir, affola... Emeği geçen herkes sağ olsun.&lt;br /&gt;Umarım Divolio olarak katılacağımız günleri de görürüz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-1843014877904197583?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/1843014877904197583/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=1843014877904197583' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/1843014877904197583'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/1843014877904197583'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2011/03/fuardan-izlenimler.html' title='Fuardan izlenimler...'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-06Z2fhjoRxQ/TXDsbm26EII/AAAAAAAAEww/UHxtmJEs5ys/s72-c/Tabakta%2Bzeytinya%25C4%259F%25C4%25B12.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-6925007940650034194</id><published>2011-03-03T06:11:00.000-08:00</published><updated>2011-03-03T06:25:27.444-08:00</updated><title type='text'>Zeytin ve zeytinyağı dünyası İzmir’de buluşuyor</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-j2Borx-Aqdk/TW-kwux_UNI/AAAAAAAAEwo/1iFi_L1cyYk/s1600/Akan%2Bzeytinyag.bmp"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 160px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-j2Borx-Aqdk/TW-kwux_UNI/AAAAAAAAEwo/1iFi_L1cyYk/s320/Akan%2Bzeytinyag.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5579859620433711314" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Milliyet &lt;br /&gt;27 Şubat 2011,Pazar&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk zeytin ve zeytinyağı sektörünün önde gelen isimleri İZFAŞ tarafından ilk kez düzenlenen Olivtech 2011 1. Zeytin, Zeytinyağı ve Teknolojileri Fuarı’nda buluşmaya hazırlanıyor.&lt;br /&gt;Gelecek vaad eden sektörler arasında ayrıcalıklı bir yere sahip olan Türk zeytin ve zeytinyağı sektörü şimdi yeni bir ivme kazanıyor.  &lt;br /&gt;Sektör, ürünlerini ve teknolojide ulaştığı seviyeyi, 3 – 6 Mart 2011 tarihleri arasında   düzenlenen Olivtech ile yurtiçi ve yurtdışından gelecek ziyaretçilerin beğenisine sunacak.  Türk fuarcılığının doğduğu şehir olan, kentsel ve toplumsal yapısını fuarcılıkla şekillendiren İzmir, her yıl birbirinden başarılı organizasyonlara ev sahipliği yaparken, bu yıl ilk kez  Olivtech  Zeytin, Zeytinyağı ve Teknolojileri Fuarı   gerçekleştirilecek. Zeytin ve zeytinyağı sektörünün ihracat potansiyeline önemli katkı koyması beklenen Olivtech’te öncelikle   fuarın yabancı ziyaretçi sayısının artırılması hedefleniyor. &lt;br /&gt;Profesyonel alıcıya yönelik bir ihtisas fuarı olarak planlanan ve sektörün güçlü firmalarının katılımıyla gerçekleşecek Olivtech, katılımcı ve ziyaretçilerini buluşturan önemli bir platform olacak. &lt;br /&gt;Zeytin ve zeytinyağı sektörünün yeni adresi olmaya hazırlanan Olivtech, en iyiyi arayanları fuarda buluştururken, kutsal kitapların meyvesi zeytin ve Anadolu’nun altın sıvısı zeytinyağı Olivtech Fuarı’nda uluslararası ekonomik bir değere dönüşmeyi bekliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İşleyen: İhracat ve tüketim için çalışıyoruz&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’nin önemli tarımsal ihraç ürünlerinden olan zeytin ve zeytinyağının   potansiyeli dikkate alındığında, rekabet gücü yüksek ürünlerden biri olduğuna dikkat çeken İZFAŞ Genel Müdürü Doğan İşleyen,  fuarın bu yönüyle  Ege Bölgesi’ne ve sektöre önemli kazanımlar sağlayacağına inandığını belirtiyor.  İşleyen, fuarın bu yönüyle  büyüyen bir organizasyon olması için çaba harcadıklarını belirtti. Sektörün uluslararası alanda potansiyelini daha  iyi anlatması gereken bir süreç yaşadığına dikkat çeken İşleyen özellikle markalı ve kutulu ihracat için atağa geçilmesi gerektiğine vurgu yapıyor.  “ Fuar ve bu kapsamda düzenleyecekleri şölen ile hem Türkiye’de kişi başına düşen zeytinyağı tüketimini artırmayı hem de yabancı alıcılara kalite ve çeşitleri aktarmayı hedeflediklerini dile getiren İşleyen, sektörün gelişimi için tüm dinamikleri birlikte hareket etmeye çağırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Şölenli fuar...&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Fuar kapsamında 1. Olivtech Zeytinyağlı Lezzetler Şöleni de düzenlenecek. Ege’ye ait zeytinyağlılar, tatlılar, hamur işleri ve sebze/et yemekleri olmak üzere dört kategoride yemeklerin sergileneceği şölende, katılımcılar birden fazla yemek çeşidi ile yer alabilecekler. Toplanan tüm yemek tarifleri fuar bitiminde kitap haline getirilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Fuar içinde lezzet şöleni&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hürriyet  &lt;br /&gt;25.02.11&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İZFAŞ’ın Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi’nin (UZZK) desteğiyle organize ettiği Olivtech 2011’de, Türk zeytin ve zeytinyağı, yurtiçi ve dışından gelecek ziyaretçilerin beğenisine sunulacak.&lt;br /&gt;3–6 Mart arasında Fuar Alanı’nda düzenlenen fuara 120 firma katılacak. Fuar kapsamında 5 Mart Cumartesi günü yapılacak Olivtech Zeytinyağlı Lezzetler Şöleni’nde ise birbirinden lezzetli zeytinyağlılar ziyaretçilerin beğenisine sunulacak. İZFAŞ, İzmir Esnaf Sanatkârlar Odaları Birliği, Türkiye Lokantacılar ve Pastacılar Federasyonu, İzmir Lokantacılar Odası ve Ege TV işbirliğinde gerçekleşip, önümüzdeki yıllarda uluslararası hale gelmesi planlanan şölene Türkiye genelindeki lokanta ve restoranlar katılıyor. Fuar ve şölen ile Türkiye’de kişi başına düşen zeytinyağı tüketimini artırmaya yönelik seferberliğin de ilk adımları atılacak. Dört kategoride yemeklerin sergileneceği şölende, toplanan tüm yemek tarifleri fuar bitiminde kitap haline getirilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Zeytinyağımız yeni pazarlara ulaşacak&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Yeni Asır  &lt;br /&gt;23.02.11&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Zeytin, Zeytinyağı ve Teknolojileri Fuarı (Olivtech 2011), 3–6 Mart 2011 tarihleri arasında İzmir Uluslararası Fuar Alanı'nda gerçekleştirilecek.&lt;br /&gt;İZFAŞ tarafından Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi'nin (UZZK) desteğiyle organize edilen Olivtech 2011'de, Türk zeytin ve zeytinyağı, yurtiçi ve yurtdışından gelecek ziyaretçilerin beğenisine sunulacak. İzmir Uluslararası Fuar Alanı'ndaki 2 No'lu holde düzenlenecek fuara 120 firma katılacak. Yer tahsis çalışmaları devam eden fuar ilk yılından itibaren katılımcı ve ziyaretçilerine yeni pazarların kapılarını açmayı hedefliyor. &lt;br /&gt;Fuar kapsamında 5 Mart Cumartesi günü düzenlenecek Olivtech Zeytinyağlı Lezzetler Şöleni'nde ise birbirinden lezzetli zeytinyağlılar ziyaretçilerin beğenisine sunulacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Uluslararası olacak&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;İZFAŞ, İzmir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (İESOB), Türkiye Lokantacılar ve Pastacılar Federasyonu, İzmir Lokantacılar Odası ve Ege TV işbirliğinde gerçekleşecek ve önümüzdeki yıllarda uluslararası hale gelmesi planlanan şölene, Türkiye genelindeki lokanta ve restoranlar katılacak. Fuar ve şölen ile Türkiye'de kişi başına düşen zeytinyağı tüketimini artırmaya yönelik seferberliğin de ilk adımları atılacak. &lt;br /&gt;Zeytinyağlılar, tatlılar, hamur işleri ve sebze-et yemekleri olmak üzere dört kategoride yemeklerin sergileneceği şölende, katılımcılar birden fazla yemek çeşidi ile yer alabilecek. &lt;br /&gt;Toplanan tüm yemek tarifleri fuar bitiminde kitap haline getirilecek. Ayrıca aynı gün Türkiye Lokantacılar ve Pastacılar Federasyonu Başkanı Aykut Yenice'nin yönetiminde 'Türkiye'de Zeytinyağının Tüketimini Artırmak' konulu panel düzenlenecek.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-6925007940650034194?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/6925007940650034194/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=6925007940650034194' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/6925007940650034194'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/6925007940650034194'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2011/03/zeytin-ve-zeytinyag-dunyas-izmirde.html' title='Zeytin ve zeytinyağı dünyası İzmir’de buluşuyor'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-j2Borx-Aqdk/TW-kwux_UNI/AAAAAAAAEwo/1iFi_L1cyYk/s72-c/Akan%2Bzeytinyag.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-4892611044779527383</id><published>2011-02-22T06:21:00.000-08:00</published><updated>2011-02-22T06:25:28.574-08:00</updated><title type='text'>15 yıllık eşi için zeytinyağı üretti</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-by_456Qje9s/TWPHO5ovZSI/AAAAAAAAEwg/mTYRDzCmJiw/s1600/Osman%2BMentese.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 253px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-by_456Qje9s/TWPHO5ovZSI/AAAAAAAAEwg/mTYRDzCmJiw/s320/Osman%2BMentese.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5576519822418601250" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Hürriyet Gazetesi &lt;br /&gt;14 Şubat 2011&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muğla Milas’a bağlı Ağaçlıhöyük’te zeytincilikle uğraşan Ali Osman Menteşe, 15 yıllık eşi Sitare Menteşe için özel zeytinyağı imal etti&lt;br /&gt;Ali Osman Menteşe (65), eşi Sitare Menteşe’yle (65) 1996’da evlendi. Menteşe, evliliklerinin 15’inci yıldönümü dolayısıyla özel bir zeytinyağı üretimi yaptı. Milas’ta elde ettiği ürünleri butik bir işletmede işleyen Ali Osman Menteşe, “Zeytinyağı üretmek benim için büyük bir zevk ve paylaşım duygusu. Ürettiğim zeytinyağlarını genellikle çevremdeki dostlarımla paylaşıyorum. Zaman zaman belirli olayları bu zeytinyağı etiketlerinde taçlandırıyorum” dedi.&lt;br /&gt;Bundan birkaç yıl önce dedesi Murat Salih Menteşe’yle 1908’de Paris’te evlenen babaannesi Fransız asıllı Suzanne Dugeny için evliliklerinin 100’üncü yıldönümü anısına ‘Suzan Nine’ markalı zeytinyağı ürettiğini söyleyen Menteşe, “Geçen yıl da torunum için ‘Torun Osman Reşat’ adı altında bir etiket hazırlamıştım” dedi.&lt;br /&gt;İkinci evliliğini 1996’da Sitare Menteşe’yle yaptığını belirten Osman Menteşe, bu yıl evliliklerinin 15’inci senesi olduğunu, bunu kutlamak, dostlarına haber vermek ve onlarla bu duyguyu paylaşmak için etiket hazırladığını dile getirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Sadece 500 adet şişelendi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Etiketi hazırlama öyküsünü de ‘ilginç’ olarak nitelendiren Menteşe, “Birkaç gün önce rüyamda bir ses bana böyle bir çalışma yapmamı söyledi. Sabahleyin uyandığımda ilk işim eşimle düğünümüzde çektirdiğimiz fotoğrafları elime almak oldu. İçlerinden birini seçerek bu yılın zeytinyağlarının üzerine ‘Sevgiyle ürettik’ sloganıyla yerleştirdik. Yaptığım çalışmadan eşimin haberi yoktu. Daha sonra gösterdiğimde çok mutlu oldu. Bunlar küçük ama önemli şeyler. Evlilik yıldönümümüz için hazırlattığım 500 zeytinyağını yine eşim ve dostumla paylaşacağım” diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Gümüş madalyalı&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;‘Menteşe Som’ ve ‘Menteşe Olio Mylasa’ markalarıyla ulusal ve uluslararası zeytinyağı fuarlarına katıldığını dile getiren Menteşe, şunları kaydetti: “Menteşe Olio Mylasa markalı sızma zeytinyağımız 2007’de İtalya’da düzenlenen bir fuarda Uluslararası Sızma Zeytinyağı Kataloğu’nda (L’extravergine–2007), Menteşe Som da 2008’deki aynı isimli katalogda yer aldı. Ayrıca memecik zeytinlerinden elde ettiğim Menteşe Som sızma zeytinyağıyla Belçika merkezli Monde Selection kalite değerlendirme kuruluşunca gümüş madalyayla ödüllendirildim. 31 Mayıs–1 Haziran 2009’da İtalya Venedik’te yapılan uluslararası toplantıda da gümüş madalya ve belge aldım.”&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-4892611044779527383?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/4892611044779527383/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=4892611044779527383' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/4892611044779527383'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/4892611044779527383'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2011/02/15-yllk-esi-icin-zeytinyag-uretti.html' title='15 yıllık eşi için zeytinyağı üretti'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-by_456Qje9s/TWPHO5ovZSI/AAAAAAAAEwg/mTYRDzCmJiw/s72-c/Osman%2BMentese.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-2207022108421893842</id><published>2011-02-22T06:18:00.000-08:00</published><updated>2011-02-22T06:21:09.139-08:00</updated><title type='text'>Zeytinyağında marka hedefi</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-sn3ZEoidSPE/TWPGQeDA0fI/AAAAAAAAEwQ/ajWFI2E3-cE/s1600/Akan%2Bzeytinyag%25C4%25B12.bmp"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 290px; height: 296px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-sn3ZEoidSPE/TWPGQeDA0fI/AAAAAAAAEwQ/ajWFI2E3-cE/s320/Akan%2Bzeytinyag%25C4%25B12.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5576518749860712946" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Hürriyet Gazetesi &lt;br /&gt;14 Şubat 2011&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Körfez bölgesinde zeytin üreticileri ile oda ve borsa temsilcilerinin bir araya gelerek oluşturduğu tanıtım grubu atağa kalktı. İlk hedef markalaşmak.&lt;br /&gt;Balıkesir Valiliği öncülüğünde 7 ilçenin tarım müdürlükleri, odalar ve borsaların bir araya gelmesiyle dört ay önce kurulan Balıkesir Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Grubu (BZZTG), markalaşma atağına kalktı. Başkan Mehmet Semerci, “Dökme zeytinyağı ile değil, Made in Turkey olarak, yani katma değeri yüksek ürünlerle, dış pazarlarda yer almak istiyoruz” dedi. Bu konuda fazla rakip bulunmamasının önemli avantaj olduğunu kaydeden Semerci, “Akdeniz çanağına ait bu üründe İngiliz, Alman, Norveçli rakibiniz yok. Çinli rakibiniz olmayacak. Avustralya ve ABD-Kalifornia denedi, olmadı. Buna rağmen Türkiye tedarikçi durumunda. İspanya ve İtalya gibi ülkelere dökme ihraç ettiğimiz zeytinyağı, ambalajlanarak bu ülkelerin markaları altında satılıyor” dedi. Sektörün birlik içinde hareket ederek Türk mutfağını kullanmak suretiyle zeytinyağında kendi markasını yaratması gerektiğini savundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Semerini örnek&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Geçen haziranda Kudüs’te Terra Olivo 2010 / Akdeniz Uluslararası Sızma Zeytinyağı Yarışması’na “Semercioğlu”, temmuzda ise Londra’da ‘Gread Taste Gold 2010’ yarışmasında “Semerini” markasıyla yine altın madalya kazandıklarını hatırlattı. Semerci, “Markalaşma yolunda bu önemli bir adım” dedi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-2207022108421893842?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/2207022108421893842/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=2207022108421893842' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/2207022108421893842'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/2207022108421893842'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2011/02/zeytinyagnda-marka-hedefi.html' title='Zeytinyağında marka hedefi'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-sn3ZEoidSPE/TWPGQeDA0fI/AAAAAAAAEwQ/ajWFI2E3-cE/s72-c/Akan%2Bzeytinyag%25C4%25B12.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-1144265164614690274</id><published>2011-02-22T06:14:00.000-08:00</published><updated>2011-02-22T06:17:32.399-08:00</updated><title type='text'>Marmarabirlik'ten, Irak'a ilk zeytin ihracatı gerçekleşti</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-TPPnAre5IK8/TWPFbfotYZI/AAAAAAAAEwI/ha1Aog5ke2s/s1600/untitled4.bmp"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 213px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-TPPnAre5IK8/TWPFbfotYZI/AAAAAAAAEwI/ha1Aog5ke2s/s320/untitled4.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5576517839754191250" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Gözlem Gazetesi &lt;br /&gt;11.02.11&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Marmara Zeytin Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (Marmarabirlik), 27 ülkeye gerçekleştirdiği zeytin ihracatına Irak'ı da dâhil etti.&lt;br /&gt;Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Hidamet Asa, yaptığı yazılı açıklamada, satış odaklı yeni stratejiyle şimdiye kadar ulaşılmamış pazarlara ulaşmaya çalıştıklarını söyledi. &lt;br /&gt;Geçtiğimiz yıl, 5 bin 374 ton sofralık zeytin ihracatı karşılığında 21 milyon 355 bin dolar döviz girdisi sağladıklarını hatırlatan Asa, şunları kaydetti: "Şimdiye kadar ABD'den Yeni Zelanda'ya, Güney Afrika'dan Finlandiya'ya kadar, dünyanın dört bir yanına zeytin ihracatı yapan Marmarabirlik'in yeni pazar arayışları sonuç veriyor. Son olarak Irak ile yaptığımız görüşmeler olumlu sonuçlandı. Erbil'e 20 bin dolar tutarında ürün gönderildi. Irak'a ilk aşamada gönderdiğimiz ürün miktarı çok olmasa da önemli olan yeni pazarın kapısının açılmış olmasıdır." &lt;br /&gt;Yurt içi ve yurt dışında pazar arayışlarının devam ettiğini belirten Asa, Japonya, Ukrayna ve Suudi Arabistan ile görüşüldüğünü ifade etti. &lt;br /&gt;Asa, ihracat yapılan ülke sayısını yakın zamanda ilave etmek istedikleri ülkeleri şöyle sıraladı: "Almanya, Hollanda, Fransa, Belçika, Avusturya, Lüksemburg, ABD, Danimarka, Finlandiya, İsveç, İsviçre, Avustralya, KKTC, İngiltere, Norveç, Gürcistan, Kanada, Rusya, Azerbaycan, Türkmenistan, Bulgaristan, Romanya, Macaristan, Yeni Zelanda, Dubai, Güney Afrika ve son olarak Irak'a ihracat yapıyoruz. Şimdi Japonya, Belarus, Ukrayna, Suudi Arabistan ve Kuveyt'e ihracat yapma girişimlerimiz sürüyor."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-1144265164614690274?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/1144265164614690274/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=1144265164614690274' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/1144265164614690274'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/1144265164614690274'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2011/02/marmarabirlikten-iraka-ilk-zeytin.html' title='Marmarabirlik&apos;ten, Irak&apos;a ilk zeytin ihracatı gerçekleşti'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-TPPnAre5IK8/TWPFbfotYZI/AAAAAAAAEwI/ha1Aog5ke2s/s72-c/untitled4.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-3710807136810451144</id><published>2011-02-22T06:04:00.000-08:00</published><updated>2011-02-22T06:11:00.952-08:00</updated><title type='text'>Zeytinyağı artık markalarına sızmalı</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-cFSQsXGFBP4/TWPDrj_wRHI/AAAAAAAAEwA/uUrh48-ZC_M/s1600/untitled10.bmp"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 202px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-cFSQsXGFBP4/TWPDrj_wRHI/AAAAAAAAEwA/uUrh48-ZC_M/s320/untitled10.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5576515916779242610" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Yalçın Bayer&lt;br /&gt;Hürriyet&lt;br /&gt;20 Şubat 2011,Pazar &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İDA’dayız...Kazdağları’nın(İda eteklerindeki cennet mekânlar...&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Afrodit’in Hermes’le aşk yaşadığı, Paris’in Helena’ya aşkını sunduğu, tanrı Zeus’un Hera’yı gördüğü, mitoloji tanrılarının balayını geçirdiği, zümrüt taşlı efsanevi Kazdağı’nın eteği, Ege’nin başladığı yer Küçükkuyu... Biraz yukarıda Troya var. Dünyanın en büyük savaşlarının yaşandığı, tarih boyu türlü medeniyetlere eşlik etmiş demeyelim, beşiklik etmiş.&lt;br /&gt;Küçükkuyu; Akçay, Altınoluk ve Assos’tan sonra adı öne çıkan bir belde. Kışları 6 bin, yazları 15 bine ulaşan bu beldede ‘2. Küçükkuyu Zeytin Kurtuluş Şenlikleri’ başladı dün... Neden ‘Kurtuluş’? Küçükkuyu’da zeytin hasadı diğer bölgelerin aksine kasım ayı başında başlayıp mart ortasında sona eriyormuş... İşte bu zahmetli işlemin bitmesi nedeniyle ‘kurtuluş’ deniyormuş.&lt;br /&gt;Bölgedeki zeytin ağaçları dünyanın en ‘kısmetli’ zeytinleri sayılıyor.&lt;br /&gt;Çünkü Kazdağları, rüzgârları kestiği için diğer bölgelerdeki üretimin aksine asidi daha düşük ve çok daha verimli kabul ediliyor. Yani dünyanın en leziz, düşük asitli ve kendisine has güzel kokulu zeytinyağı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Zeytinler 4 bin yıllık usulle toplanıyor hâlâ...&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Zeytinlerin daldan sofraya gelinceye dek geçirdiği geçirdiği üretim aşamaları, geleneksel ve modern tesislerin gezilmesi, taze köy ekmeğiyle zeytin ve zeytinyağı tadımının yapılmasından sonra ‘Zeytin ve zeytinyağında kalite ve markalaşma’ konulu bir panel vardı... Müjgan Suver’in moderatörlüğünde Mehmet Saffer Molvalı (Eren Holding), Haluk Yurtkıran (Adatepe Zeytinyağı Müzesi Kurucusu) ve Erdal Seyhan (Anadolu Cam Sanayii A.Ş.) ve Küçükkuyu Belediye Başkanı Cengiz Balkan bize ilginç konuşmalar yaptılar. Keşke siyasi partilerden de katılanlar olsaydı... CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Gürsel Tekin ve Umut Oran’ın mesajları vardı sadece. Belediye Başkanı, Çinli düşünür Konfüçyüs’ten güzel bir söz aktardı:&lt;br /&gt;“Karanlığa kızacağına bir mum da sen yak!”&lt;br /&gt;Başkan da bu etkinliklerle Küçükkuyu markasını öne çıkarıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ayvalık’a, Edremit’e ve Gemlik’e rakip olmak için...&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Evet... Zeytinin Türkiye’de 500 bin ailenin doğrudan, 10 milyon ailenin de  dolaylı geçim kaynağı olduğunu, üretimin yüzde 70’nin zeytinyağı, geriye kalanının da sofralık zeytin olarak tüketildiğini... 160 milyon zeytin ağacı ile üretimde dördüncü sırada ama 150 bin ton zeytinyağı üretimiyle ancak 5. sırada olduğumuzu, Türk toplumunun kişi başına yılda 1.5 kilo zeytinyağı tükettiğini, Yunanistan’da ise bu rakamın 22, İtalya 12 ve İspanya’da 10 ve Suriye’de 6 kilo olduğunu kaçımız biliyoruz.&lt;br /&gt;Küreselleşme ürecinde Tariş’ten sonra bir dünya markası yaratamıyoruz&lt;br /&gt;Panelde üzerinde durulan en önemli konu buydu; üretmek yetmiyor, pazarlamak ve markalaşmak gerekiyor... Onu da camdaki görsellerle makyajlamak...&lt;br /&gt;Çözüm önerileri, yatırım fırsatları, küreselleşme kıskacındaki Türkiye için çok önemli... Kırsal bölgede ihmaller sürerse, zeytin-zeytinyağı sistemi de çöker... Hiçbir ürünün fiyat ve pazarlamasını hâlâ belirleyemiyoruz.&lt;br /&gt;Yanlış politikalara tek taraflı bakıldığında sorunu anlamak mümkün değildir. Acı olan budur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Tariş’i anlamak&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜRKİYE’de zeytin ve zeytinyağı konusunda bir otorite kabul edilen Tariş Başkanı Cahit Çetin, “Zeytinyağı tüketimi kültür seviyesiyle doğru orantılıdır. Zeytinyağı başlı başına bir kültürdür” dedi.&lt;br /&gt;Birliğin Ege Bölgesi’nde 6 il, 33 kooperatif ve 28 bin üreticili temsili köylü markası ‘Tariş Zeytinyağı’ sarı tenekeden mükemmel şişelere girerek, dünyaya sızdığını kabul etmek gerekiyor.&lt;br /&gt;Eleştirilecek tarafları olmasına rağmen Tariş, bu toprakların alın terinin bir markası...&lt;br /&gt;Cahit Çetin devam ediyor:&lt;br /&gt;“Uzun yıllar Türkiye’nin 30 bin ton ile 50 bin ton arasında değişen yıllık üretim rekoltesinin, bugün ulaştığı rakam yıllık ortalama 120-150 bin ton üretimdir. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın bundan son yıllarda başlattığı ‘zeytincilik kalkışmasıyla’ 2015 yılı hedefi yılda 700 bin ton zeytinyağı üretimi olacaktır.&lt;br /&gt;Soru şu: Türkiye bunun için ne yaptı? Çetin şöyle diyor:&lt;br /&gt;“Üretimin ilk ayağı olan ücretsiz zeytin fidanı dağıtımı, kontinü tesis kurulmasına yüzde 50 hibe kredi ve gelinen noktada Türkiye uzun yıllar 90 milyon adet olan zeytin ağacı varlığını, 150 milyon adet seviyelerine çıkardı. Bu gelişmeye paralel çiftçinin üretim heyecanını, geçmiş yıllarda müteahhitlere terk edilen zeytin alanları ve köklenen zeytin ağaçlarının dramlarını yaşamamak için öncelikle çiftçinin üretim heyecanını diri tutmak lazım.”&lt;br /&gt;Bizi dışlayan AB’den Suriye’ye kıyak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;SURİYE, ki AB’nin kotasını kullandığı en önemli ülke. Yani, Avrupa’nın ambarı..&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Gümrük Birliği anlaşması olan Türkiye’ye göre Suriye zeytinyağında AB nezdinde daha avantajlı durumda. Türk zeytinyağı ise AB ülkelerine hâlâ girmekte zorlanıyor. Türk zeytinyağına ambalajlı ürün ihracatında neredeyse mal bedeli kadar gümrük vergisi uygulanıyor. AB, zeytinyağında en büyük üretici olduğundan kendi üreticisini ve ürününü korumak adına yapıyor bunu. AB ülkeleri dünya zeytinyağı üretiminin yüzde 80’ini gerçekleştiriyor. &lt;br /&gt;- Türk zeytinyağı ağırlıklı olarak İspanya ve İtalya’ya dökme olarak satılıyor. Bunun için gümrük vergisi uygulanmıyor, ancak ambalajlı ve markalı ürünlerde yüksek gümrük duvarlarına çarpıyor. Son yıllarda Türk zeytinyağının ambalajlı ve markalı satışı ivme kazanmış olsa da henüz istenilen seviyeye ulaşmadı. Yıllara göre 14-15 bin ton ambalajlı ve markalı satış gerçekleşiyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-3710807136810451144?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/3710807136810451144/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=3710807136810451144' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/3710807136810451144'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/3710807136810451144'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2011/02/zeytinyag-artk-markalarna-szmal.html' title='Zeytinyağı artık markalarına sızmalı'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-cFSQsXGFBP4/TWPDrj_wRHI/AAAAAAAAEwA/uUrh48-ZC_M/s72-c/untitled10.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-9201119705253553020</id><published>2011-02-22T05:48:00.000-08:00</published><updated>2011-02-22T05:57:18.286-08:00</updated><title type='text'>Sahte zeytinyağı ile mücadele sonuç verdi</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-P0BprRohz7M/TWO_Fw6sHRI/AAAAAAAAEv4/K_W-pstVYjI/s1600/Metin%2BOlken1.bmp"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 211px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-P0BprRohz7M/TWO_Fw6sHRI/AAAAAAAAEv4/K_W-pstVYjI/s320/Metin%2BOlken1.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5576510869366119698" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Zaman Gazetesi &lt;br /&gt;18 Şubat 2011,Cuma&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ile birlikte 17 sivil toplum örgütüyle hileli ve sağlığa zararlı zeytinyağına savaş açan Zeytindostu Derneği, 5 aylık mücadelesinde 41 çeşit ürünü market raflarından indirtti.&lt;br /&gt;'El Ele Zeytinyağında Yüzde 100 Güvence Projesi' kapsamında tüketici şikâyetleri göz önüne alınarak market raflarından toplanan 82 natürel sızma zeytinyağı numunesinden 41'inin, Türk Gıda Kodeksi Zeytinyağı ve Pirina Yağı Tebliği'ne uygun olmadığı tespit edildi. Denetim ve uyarıların ardından ikinci turda alınan 38 numunenin tamamının Türk Gıda Kodeksi'ne uygun olduğu belirlendi. Projenin sonuçlarını, düzenlediği basın toplantısıyla duyuran Dernek Başkanı Metin Ölken, "Bu projeyle sektörümüze çekidüzen vermeye başladık. Gıda alanında örnek bir otokontrolle kendi bahçemizi temizlemek istedik." diye konuştu. &lt;br /&gt;Zeytin üreten tüm bölgelerdeki sivil toplum örgütlerinin desteğini alarak projeye başladıklarını ve özellikle zincir marketlerde çok önemli adımlar attıklarını aktaran Ölken, her kesimin bilinçlenmesiyle sistemin daha iyi oturacağını söyledi. Ölken, "Projemizde hiçbir kurumu karalama veya ayrıcalık sağlama amacında değiliz. Öyle bir irade ortaya koyduk ki, özeleştiri sağlayarak otokontrol yaptık." dedi. Dernek, bu projeyle bir yandan haksız rekabetin önüne geçmek, diğer yandan da tüketiciye sağlıklı ürünler sunmayı amaçlıyor. Proje kapsamında Metro, Migros, Tansaş, Şok, Makrocenter ve Pehlivanoğlu zincir marketleriyle işbirliğine giden Zeytindostu Derneği, numune alınan markaların isimleri hakkında bilgi vermedi. Bu mağazalarda satılan zeytinyağlarının kendileri tarafından analiz edildiğini hatırlatan Ölken, analizlerinin devam edeceğini ve vatandaşın sağlığıyla oynayan firmaların isimlerinin bir sonraki değerlendirme toplantısında açıklanacağını vurguladı. Zeytindostu Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Aydın Ticaret Borsası Laboratuar Genel Müdürü Ülkü Ülken ise bundan sonra diğer marketlerle görüşmeye devam edeceklerini, projenin ikinci aşamasında firmalara yönelik kalite kontrol çalışması yapacaklarını belirtti. Ülken, kontrolden geçen her ürüne 'Zeytindostu' kalite logosu vereceklerini, tüketicinin bu logoyu gördüğünde zeytinyağının güvenli olduğundan ve kontrolden geçtiğinden emin olacağını kaydetti. &lt;br /&gt;TİM Başkan Vekili ve Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Nedim Güreli de, 'bile bile' sahte ürünlerin satışına göz yumulduğuna dikkat çekti. Bununla mücadele için kendi sektörlerinde birkaç arkadaşlarıyla verdikleri mücadele ile sahteciliğin önüne geçtiklerini belirten Güreli, "İşte sivil toplum bu demektir. Sektörümüzdeki sahteciliği bu mücadelemizle yüzde 10 seviyesine indirdik. Türkiye'de birçok gıda ürününde sahte ürün üretiliyor. Ve bunun üstüne gidilemiyor. Zeytindostu Derneği'nin hallettiği bir konuyu devletin organlarının halletmeme ihtimali yoktur." diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;17 sivil toplum örgütü taradı 41 zeytinyağı raftan indirildi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hürriyet Gazetesi &lt;br /&gt;18 Şubat 2011,Cuma&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zincir marketlerdeki 82 adet farklı zeytinyağını inceleyen Zeytindostu Derneği, 41 ürünün sağlığa uygun olmadığını tespit etti.&lt;br /&gt;Zeytindostu Derneği ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) öncülüğünde 17 sivil toplum örgütünün “El ele zeytinyağında yüzde 100 güvence” projesi kapsamında 5 aylık bir çalışma gerçekleştirildi. Zincir marketlerle koordine olarak çalışan uzmanlar 41 farklı zeytinyağı ürününün sağlığa uygun olmadığını tespit etti ve marketler bu ürünleri raftan indirdi. Proje kapsamında Metro, Migros, Tansaş, Şok, Makrocenter ve Pehlivanoğlu zincir marketleriyle işbirliğine giden Zeytindostu Derneği, bu marketlerden aldığı 82 çeşit numuneyi Türk Gıda Kodeksi Zeytinyağı ve Prinayağı Tebliğine uygun olup olmadığını analiz etti. Analiz sonucunda 41 üründe kolon sızması tespit edilerek söz konusu marketlerin bu ürünleri raflarından indirmesi talep edildi. İkinci bir kolon analizinde ise 38 farklı marka zeytinyağının kimyasallarının gıda kodeksine uygunluğu tespit edildi.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Karalama yapmıyoruz&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;“Gıda alanında örnek bir otokontrolle kendi bahçemizi temizledik” diyen Zeytindostu Derneği Başkanı Metin Ölken, şu bilgileri verdi: “Zeytin üreten tüm bölgelerdeki sivil toplum örgütlerinin desteğini aldık. Özellikle zincir marketlerde çok önemli adımlar attı. Her kesimin bilinçlenmesiyle sistem daha iyi oturacak. Projemizde hiçbir kurumu karalama veya ayrıcalık sağlama amacında değiliz. Adeta kendi bahçemizi temizlemek istedik.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Sahte ürün yüzde 10’a indi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Sektördeki gelişmelerin umut verici olduğunu söyleyen TİM Başkanvekili ve Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Nedim Güreli, “Her sektör bu tür olaylarla kendi içerisinde çözüm bulmalı. Sivil toplum örgütleri bu tür çalışmalar için çok önemli bir noktada yer alıyorlar. Sektördeki arkadaşlarımızın yaptığı çalışmalar netice verdi ve sahteciliğin önüne geçildi. İşte sivil toplum bu demektir. Sektörümüzdeki sahteciliği bu mücadelemizle yüzde 10 seviyesine indirdik” diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Muamele görmüş yağa devlet göz yummasın!&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Yeni Şafak Gazetesi &lt;br /&gt;18 Şubat 2011,Cuma&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeytindostu Derneği'nin başlattığı 'el ele zeytinyağında yüzde 100 güvence' konulu proje ile marketlerdeki uygunsuz zeytinyağları kaldırıldı. İlk aşamada 82 adet natürel sızma zeytinyağı numunesi alınarak, kolon sızması analizi yapılan ürünlerin 41 adedinin Türk Gıda Kodeksi Zeytinyağı ve Prinayağı Tebliğine uygun olmadığı saptandı. Konuyla ilgili basın toplantısı düzenleyen Zeytindostu Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Metin Ölken, projenin herhangi bir firmayı karalamaya yönelik olmadığının altını çizerek, hedeflerinin sektör içindeki otokontrolü sağlamak olduğunu söyledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bu marketlere güvenin&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Zeytindostu Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Ülkü Ülken ise, proje ile tüm Türkiye'ye ulaştıklarının farkında olduklarını söyledi. "Metro, Migros, Şok, Makro Center, Tansaş ve Pehlivanoğlu projeye destek verdi. Bu marketlerde uygunsuzluk tespit edilen naturel sızma zeytinyağlarının tamamı raflardan indirildi" dedi.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Tüketici kandırılmamalı&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili Ali Nedim Güreli ise, m 'Ekonomik tedbirlerle insanlara sağlıklı ve herkesin ulaşabileceği bir ürünü sunmak çok daha pahalı ve zahmetli bir yoldur. Buna katlanmıyorlar. Türkiye'de birçok gıda ürününde sahte ürün üretiliyor. Bugün Ülkü hanımın ve Zeytindostu Derneği'nin hallettiği bir konuyu devletin organlarının halletmeme ihtimali yoktur' diye konuştu. Güreli, 'muamele görmüş yemeklik yağların" tüketiciye sunulmasına göz yumulmaması gerektiğine vurgu yaptı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-9201119705253553020?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/9201119705253553020/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=9201119705253553020' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/9201119705253553020'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/9201119705253553020'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2011/02/sahte-zeytinyag-ile-mucadele-sonuc.html' title='Sahte zeytinyağı ile mücadele sonuç verdi'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-P0BprRohz7M/TWO_Fw6sHRI/AAAAAAAAEv4/K_W-pstVYjI/s72-c/Metin%2BOlken1.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-2104173746860877871</id><published>2011-02-22T05:43:00.000-08:00</published><updated>2011-02-22T05:47:27.048-08:00</updated><title type='text'>Orkide'ye turizmci ve otelcilerden yoğun ilgi</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-K2K7gX1J4AI/TWO-YTGZxmI/AAAAAAAAEvw/ceszgHkxWBQ/s1600/Akan%2Bzeytinyag%25C4%25B13.bmp"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 230px; height: 229px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-K2K7gX1J4AI/TWO-YTGZxmI/AAAAAAAAEvw/ceszgHkxWBQ/s320/Akan%2Bzeytinyag%25C4%25B13.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5576510088268072546" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Yeni Asır Gazetesi &lt;br /&gt;21 Şubat 2011,P.Tesi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orkide Yağları, Yiyecek ve İçecek İhtisas Fuarı "Food Product 2011" de geniş ürün yelpazesini sektörle paylaştı. Orkide Yağları ve İdeal Orkide ile hazırlanan pasta ve kurabiyeler, ziyaretçilerden tam not aldı.&lt;br /&gt;Orkide Yağları Antalya EXPO Center'da düzenlenen 18'inci Uluslararası Yiyecek ve İçecek İhtisas Fuarı "Food Product 2011"de geniş ürün yelpazesini sektörle paylaştı.&lt;br /&gt;İdeal Orkide markasıyla endüstriyel pazardaki ağırlığını artıran Orkide Yağları'nın renkli standı, özellikle otelciler ve turizm firmalarının ilgisiyle karşılaştı. &lt;br /&gt;Orkide Yağları ve İdeal Orkide ile hazırlanan pasta, lokma ve kurabiyelerin konuklara ikram edildiği standa konuk olan yerli ve yabancı ziyaretçiler, Orkide ürünlerine tam not verdi.&lt;br /&gt;Orkide Yağları yetkilileri, Anadolu, Avrupa ve Ortadoğu ülkelerindeki otel, restoran, fast food kuruluşları, kafeterya, pastane zincirleri, süpermarket, gıda toptancıları, üniversite, okul kantinleri, resmi kurumlar, hastaneler, yurtlar, orduevleri ve yemek fabrikalarının yoğun katılım gösterdiği fuarda bayi ve müşterileriyle bir araya gelerek önemli ikili görüşmelerde bulundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;'Markamız biliniyor'&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Orkide Yağları İç Satış ve Pazarlama Müdürü Kaya Büker, Endüstriyel Ürünler Satış Müdürü İbrahim Şener, Reklâm-Halkla İlişkiler Müdürü Ercan Erol ve İstanbul Bölge Müdürü Müfit Kantarcı'dan oluşan Orkide ekibi, fuarın marka bilinirliğini arttırmada çok büyük rol oynadığını ifade etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;'Yabancıların gelmesi önem taşıyor'&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Türk gıda sektörünün en büyük ticari fuarı olarak bilinen Anfaş Fuarı'nın Orkide markası için büyük önem taşıdığına vurgu yapan Orkide Yağları İç Satış ve Pazarlama Müdürü Kaya Büker, iç piyasa kadar yabancı sektör temsilcilerinin de fuarda bulunmasının ülkemizin gıda ve gıdaya bağlı sanayisinin gelişimi adına olumlu olduğunun altını çizdi. &lt;br /&gt;Endüstriyel Ürünler Satış Müdürü İbrahim Şener de fuarın özellikle endüstriyel yağ pazarı için önemli bir platform oluşturduğunu söyledi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-2104173746860877871?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/2104173746860877871/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=2104173746860877871' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/2104173746860877871'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/2104173746860877871'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2011/02/orkideye-turizmci-ve-otelcilerden-yogun.html' title='Orkide&apos;ye turizmci ve otelcilerden yoğun ilgi'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-K2K7gX1J4AI/TWO-YTGZxmI/AAAAAAAAEvw/ceszgHkxWBQ/s72-c/Akan%2Bzeytinyag%25C4%25B13.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-9181436521019165326</id><published>2011-02-22T05:34:00.000-08:00</published><updated>2011-02-22T05:38:20.279-08:00</updated><title type='text'>Çetin: DİR zeytinyağı için büyük tehdit oluşturuyor</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-U3MKLOxdcQ4/TWO8MLM6pVI/AAAAAAAAEvg/omopuRYHPRU/s1600/Cahit%2B%25C3%2587etin-G%25C3%25B6zlem.bmp"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 239px; height: 158px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-U3MKLOxdcQ4/TWO8MLM6pVI/AAAAAAAAEvg/omopuRYHPRU/s320/Cahit%2B%25C3%2587etin-G%25C3%25B6zlem.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5576507680966223186" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Sayime BAŞÇI&lt;br /&gt;Dünya&lt;br /&gt;22 Şubat 2011,Salı&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;ÇANAKKALE -&lt;/strong&gt; Türkiye'nin zeytinyağı alanındaki teknolojisinin dünya standartları seviyesinde olduğuna işaret eden Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Kooperatifleri Birliği Başkanı Cahit Çetin, burada tarım kooperatiflerinin de önemli bir etkisi olduğunu vurguladı. &lt;br /&gt;Çetin son dönemlerde ihracatçılar tarafından sıkça dillendirilen Dahilde İşleme Rejimi (DİR) ile ilgili değerlendirmelerde  bulundu. DİR, hammadde sıkıntısı yaşandığında ihracatçıların bu hammaddeyi gümrüksüz ithal etmelerine imkan tanıyor. Son dönemde bazı zeytinyağı ihracatçıları zeytininde DİR kapsamına alınmasını talep ediyor. Türkiye'nin zeytin alanında böyle bir uygulamaya ihtiyaç duymadığını vurgulayan Çetin, "Dünyanın her yerinde DİR vardır, ama Avrupa'da DİR'e dayanan ihracat ortalamasının genel ihracat içindeki payı yüzde 6'dır. Türkiye'de ise bu oran yüzde 66'dır. Türkiye'de en çok ithalat kalemi tarım sektöründedir. Bu oran yüzde 45'tir. Tarım Bakanı zeytinyağında şu an DİR konusunda ciddi şekilde direniyor. DİR isteyenlerin kaybettikleri pazarı yoktur bu nedenle DİR'i isteme hakları yoktur. Bunun sadece üretici fiyatlarını baskı altına almak için gündeme getirildiğini düşünüyorum. Zeytinyağı için ciddi bir tehdittir ve izin verilmemesi gerekir" ifadelerini kullandı. &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Zeytin kooperatiflerinden devlet kasasına 54 milyon TL&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;Son 10 yılda sadece zeytinyağı kooperatiflerinin kamu maliyesine 54 milyon TL'lik katkı sağladığını açıklayan Çetin, "Kooperatifler krizlerin domino etkisini keser. Bir dönem bir bürokrat ile konuşmamda IMF gibi kurumların koopertifleri  düşman olarak gördüğünü söyledi. Kooperatifler ulusal sermaye yaratır. Bu gibi kurumların şimdi çıkıp bu alanda birer açıklama yapmaları gerekiyor" ifadelerini kullandı. &lt;br /&gt;Zeytinyağı alanında ulusal bir marka yaratmaya çalışan Çanakkale'ye bağlı Küçükkuyu Beldiyesi'nin '2. Zeytin Kurtuluş Şenlikleri'nde' konuşan Çetin, AB'de tarım politikalarının yüzde 75'inin kooperatifler aracılığı ile sağlandığını söyledi. Bu noktada zeytin ve zeytinyağı alanında da kooperatiflerin kilit rol oynadığına ifade eden Çetin, bölgelerin de markalaşma konusunda daha fazla çaba sarfetmesi gerektiğini anlattı. Küçükkuyu'nun sahip olduğu iklim ve bölgesel şartlar ile büyük bir avantaja sahip olduğunu dile getiren Çetin, "Kendi markalarımızı yaratmamız konusunda hareket etmemiz gerekir. Coğrafi ürünlerin desteklenmesi gerekir. Bir Edremit yağlık cinsi bir de İzmir'den itibaren başlayan memik yağlık cinsi var. Bu iki cinsin coğrafi işaretini aldık. Bu tağşişin de önüne geçecek konulardır. Teşvikler iyi düzeydedir ama Avrupa normlarına uyması üreticilerimizin üretim heyecanını kaybetmemesi gerekir. Satış kooperatifleri uzun süredir destekleme yardımlarından mahrumdur. Bunu desteklemiyorum ama kendi değerlerimize sahip olmamız gerekir" diye konuştu.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Üreticinin hevesi kırılmamalı&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;Çetin, zeytin alanında pirimlerin bu yıl 50 krş'a çıkarılmasına rağmen bunun da yetersiz olduğunun altını çizdi. Avrupa'da bu rakamın 1.3 euro seviyelerinde olduğunu anlatan Çetin, depolama hizmetlerine de teşvik verildiğini anlattı. Bu noktada Türk üreticisinin üretim hevesinin kırılmaması gerektiğini kaydeden Çetin, devletin sübvansiyonlarla pazara yardımcı olması gerektiğini iletti.&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;4 tasarımcıdan 7 özel tasarım&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;Toplantıda ambalajın önemine dair bir sunum yapan Şişecam Pazarlama Müdürü Erdal Seyhan, Şişecam olarak 4 ülkede 10 üretim tesisi ve 1.3 milyar ambalaj cirosuna ulaştıklarını aktardı. Toplam üretimin yüzde 60'ının yurtdışı, yüzde 40'ının da Türkiye'de satıldığını anlatan Seyhan, T"ürkiye pazarında farklı sektörler için 4 milyar adet cam kap üretiliyor. Zeytin ve zeytinyağı ambalajı satışlarımız 30 milyon adet ile sınırlı kalmaktadır. Biz sektörde farklılık ve gelişim yaratmak için TİM ve ZZTK işbirliği ile Türk zetinyağı için cam şişe tasarım projesi üzerinde çalıştık. Alev Ebüziyya, Aziz Sarıyer, Defne Koz, Gamze Güven'e  7 cam şişe tasarımı yaptırdık." dedi.&lt;br /&gt;    &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Markalaşmak çok önemli &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Eren Holding CFO Mehmet Molvalı, toplantıda yaptığı konuşmada, marka olmanın önemine vurgu yaptı. "Eren Holding dediğinizde kimse tanımıyor ancak, Burberry, Lacoste, Swatch bizim markalarımız. Lacoste'un dünya üretimi bizde. Bunları söyleyince herkes tanıyor. Çünkü marka olmuşlar" ifadelerini kullanan Molvalı, Kuçukkuyu'nun da zeytinyağında bir marka yaratması gerektiğini iletti. Molvalı, Kuçukkuyu'nun ilan edilen SİT alanları ve iklimi nedeniyle önemli bir avatantaja sahip olduğunu anlatan Molvalı, "Bunu nasıl markalaştıracağız ona bakmamız gerekir. Burada yetişecek olan zeytin farklı, üretilecek olan yağ farklı bir yağ. Bunu Küçükkuyu'ya tanıtmamız gerekir. İnanırlılığımızı sağlamamız gerekir" dedi. Kendisinin de Kuçukkuyu doğumlu olduğunu aktaran Molvalı, markalaşmanın öneminin altını çizdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Türkiye zeytinyağı üretiminde dünye 5'incisi&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;Marmara Grubu Vakfı Başkanı Müjgan Suver zeytinyağı ile ilgili şu bilgileri verdi: &lt;br /&gt;. Dünyada 400 bin tonluk zeytinyağı arz eksiği var. &lt;br /&gt;. Türkiye yılda 40 bin ton zeytinyağı ihraç ediyor. &lt;br /&gt;. Türkiye'de 500 bin ailenin geçim kaynağı olan zeytincilik 10 milyon kişinin doğrudan ve dolaylı geçimini sağlıyor. &lt;br /&gt;. Üretimin yüzde 75'i zeytinyağı, yüzde 30'u sofralık zeytin olarak değerlendiriliyor. &lt;br /&gt;. Türkiye'de yaklaşık 160 milyon zeytin ağacı mevcut. Dünyada ağaç sayısı bakımından 4'üncü sırada. &lt;br /&gt;. Türkiye, zeytiyağı üretiminde ise 150 bin ton ile 5'inci sırada.  &lt;br /&gt;. Türkiye'de kişi başı zeytinyağı tüketimi yıllık 2 kilogramı geçmiyor. Tüketim Ege ve Marmara bölgelerinde yoğunlaşıyor Doğu ve Orta Anadolu neredeyse hiç zeytinyağı tüketmiyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-9181436521019165326?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/9181436521019165326/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=9181436521019165326' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/9181436521019165326'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/9181436521019165326'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2011/02/cetin-dir-zeytinyag-icin-buyuk-tehdit.html' title='Çetin: DİR zeytinyağı için büyük tehdit oluşturuyor'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-U3MKLOxdcQ4/TWO8MLM6pVI/AAAAAAAAEvg/omopuRYHPRU/s72-c/Cahit%2B%25C3%2587etin-G%25C3%25B6zlem.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-6690952289089914542</id><published>2011-02-21T00:52:00.000-08:00</published><updated>2011-02-21T00:59:05.582-08:00</updated><title type='text'>MOSKOVA’DA TANITIM GRUPLARI ŞOV YAPTI</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-U6qc4n-bxMg/TWIobMblgUI/AAAAAAAAEvQ/p6p61Xea4ZM/s1600/ZZTKPRODEXPOFOTO2.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-U6qc4n-bxMg/TWIobMblgUI/AAAAAAAAEvQ/p6p61Xea4ZM/s320/ZZTKPRODEXPOFOTO2.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5576063736296603970" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;21 Şubat 2011,P.Tesi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğalgaz ve petrol fiyatlarındaki yükselme ile birlikte Rusya’daki refah artışından pay almak isteyen Türk ihracatçıları, 07-11 Şubat 2011 tarihleri arasında Rusya’nın Moskova şehrinde düzenlenen PRODEXPO 2011 Gıda Fuarı’na çıkartma yaptı. Türkiye Milli Katılım Organizasyonu’nu Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği’nin gerçekleştirdiği fuara Milli Katılım Organizasyonu ile 8, bireysel katılımlarla 19 Türk firması yanında, Su Ürünleri Tanıtım Grubu ve Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi info-stand ile katıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’nin 2009 yılında Rusya’ya tarım ürünleri ihracatının 840 milyon dolar seviyesinde olduğunu belirten Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri Sezmen Alper, 2010 yılında bu rakamın yüzde 29’luk artışla 1 milyar 85 milyon dolara çıktığını, Türkiye’nin Rusya’ya toplam ihracatının ise 3 milyar 310 milyon dolardan yüzde 41’lik artışla 4 milyar 679 milyon dolara yükseldiğini, Rusya’daki gıda fuarlarına katılarak Rusya’nın ithalatından daha büyük pay almak istediklerini söyledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2011 yılında 9 tane uluslar arası fuara Milli Katılım Organizasyonu gerçekleştirmek üzere Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından yetkilendirildiklerini vurgulayan Alper, PRODEXPO 2011 Gıda Fuarı’nın bu yıl katıldıkları ikinci gıda fuarı olduğunu dile getirdi. Alper, “Milli katılım organizasyonu ile fuara katılan firmalar kuru meyva, ambalajlı doğal kaynak suyu,zeytin –zeytinyağı, hindi ve fındık ihracatı için bağlantılar yaptılar. Katılımcı standlarımızı ve Ege İhracatçı Birlikleri info standını Rusya Federasyonu’nda yerleşik firmaların yanı sıra Ukrayna, Moldova, Beyaz Rusya vb. çevre ülkelerden de ithalatçı firmalar ve zincir  mağaza yetkilileri ziyaret etti” diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğu Avrupa’nın en büyük gıda fuarı olan PRODEXPO 2011 Gıda Fuarı’na 55 ülkeden 2030 firma katıldı ve 50 bin kişinin üzerinde profesyonel ziyaretçi fuarı gezdi. Türkiye’de su ürünleri ve hayvansal mamuller, zeytin ve zeytinyağı, kuru meyve sektörleri başta olmak üzere birçok ihracatçı sektörün Rusya’yı hedef pazar olarak seçtiğini kaydeden Alper, şunları söyledi: “Rusya’ya yakınlık ve son dönemdeki iyi siyasi ilişkilerimizi kullanarak ihracatımızı arttırmak istiyoruz. 2010 yılında Türkiye Rusya’ya toplamda 5 milyar dolar ihracat gerçekleştirdi bu rakamı 2-3 yıllık süreçte 10 milyar dolara çok rahatlıkla çıkarabiliriz. Türkiye’den Rusya’ya yapılan ihracatta tarım sektörünün payı yüzde 23 seviyesinde bu oranı da arttırmak istiyoruz.” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;SU ÜRÜNLERİ TANITIM GRUBU İKİNCİ KEZ KATILDI&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rusya’yı hedef Pazar olarak belirleyen Su Ürünleri Tanıtım Grubu, PRODEXPO 2011 Gıda Fuarı’na bu yıl ikinci kez katıldı. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan ve Su Ürünleri Tanıtım Grubu Eşbaşkanı Melih İşliel, Rusya ve çevre ülkelerden gelen alıcılara Türkiye’deki su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü hakkında bilgi verdi. STG Eşbaşkanı Melih İşliel, Rusya pazarında yaptıkları tanıtım çalışmaları sayesinde 2010 yılında Rusya’ya su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatında yüzde 235 oranında artış sağladıklarını belirterek, “Rusya’yı hedef pazar seçerken ‘Ruslar votkayı Türk balığı ve tavuğu ile içecek’ demiştik. Bu hedefimize doğru ve hızlı adımlarla ilerliyoruz. 2011 yılının Ocak ayındaki ihracat performansımızdaki artışta 2010 yılı ile paralellik gösteriyor. STG standını ziyaret eden Ruslara Türk balıklarını nasıl en güzel pişireceklerini anlatan Rusça yemek tarifleri kitabı dağıttık” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’nin 2010 yılında Rusya'dan petrol ve doğalgaz ağırlıklı olmak üzere 21,6 milyar dolar ithalat yaptığına işaret eden İşliel şöyle konuştu; “Türkiye'nin makası daha fazla açmamak için ihracatı artırmaktan başka alternatifi de yok. Ege Bölgesi’nde son derece gelişmiş olan tarım ürünleri ve işlenmiş tarım ürünleri sektörü Rusya’ya ihracatta yoğunlaştığı takdirde Ege Bölgesi’nden Rusya’ya 71.5 milyon dolar seviyesinde olan tarım ürünleri ihracatımız ciddi bir ivme kazanacaktır.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;ZZTK PRODEXPO’DA 6 BÖLGENİN ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞLARINI TANITTI&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye, son 10 yıllık süreçte zeytin ağacı varlığını 90 milyondan 160 milyona çıkarınca, zeytin ve zeytinyağı ihracatının tanıtımı daha büyük önem kazandı. Bu amaçla, Dış Ticaret Müsteşarlığı ve Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği tarafından ortaklaşa kurulan Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi, kişi başı geliri yüksek olan hedef pazarlarda tanıtımlarını hızlandırdı. ZZTK, son olarak 7-11 Şubat 2011 tarihleri arasında Rusya’da düzenlenen PRODEXPO 2011 Gıda Fuarı’na info-stand ile katıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ZZTK olarak 2011 yılında Rusya Federasyonu’nun aralarında bulunduğu 5 ülkeyi hedef pazar olarak seçtiklerini ifade eden Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı ve ZZTK Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Özdolgun, “141 milyon nüfusu ve 15 bin dolar civarı kişi başı milli geliri ile önemli bir pazar konumunda olan Rusya’nın 10 milyonu aşan nüfusu ile başkenti Moskova’da düzenlenen PRODEXPO 2011 Fuarı’nda ZZTK’nın standı büyük ilgi gördü. 5 günlük fuar süresince ZZTK standında, 6 ayrı bölgenin naturel sızma zeytinyağları, siyah ve yeşil zeytin ile zeytin ezmeleri ve soslu yeşil zeytin ürünleri ziyaretçilerin beğenilerine sunuldu. Fuarın en ilgi çeken standlarından biri olan ZZTK standında ayrıca, tadımı yapılan 6 bölge zeytinyağı için bir de anket düzenledik. Söz konusu anket sonucunda, Aydın bölgesi zeytinyağının yüzde 36, Mut bölgesi zeytinyağının yüzde 18, Antakya bölgesi zeytinyağının yüzde 14, Edremit bölgesi zeytinyağının yüzde 12, Ayvalık ve Akhisar bölgeleri zeytinyağlarının yüzde 10 oranında beğenildiği görüldü” şeklinde konuştu. &lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-RMe5Dj9m3pA/TWIo_cAwkqI/AAAAAAAAEvY/iDbxQvwiXI4/s1600/ZZTKPRODEXPOFOTO1.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-RMe5Dj9m3pA/TWIo_cAwkqI/AAAAAAAAEvY/iDbxQvwiXI4/s320/ZZTKPRODEXPOFOTO1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5576064358954341026" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-6690952289089914542?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/6690952289089914542/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=6690952289089914542' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/6690952289089914542'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/6690952289089914542'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2011/02/moskovada-tanitim-gruplari-sov-yapti.html' title='MOSKOVA’DA TANITIM GRUPLARI ŞOV YAPTI'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-U6qc4n-bxMg/TWIobMblgUI/AAAAAAAAEvQ/p6p61Xea4ZM/s72-c/ZZTKPRODEXPOFOTO2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-2669860422414103959</id><published>2011-02-17T06:45:00.000-08:00</published><updated>2011-02-17T06:47:18.460-08:00</updated><title type='text'>HAKAN ÖZDOLGUN EZZİB’TE YÖNETİM KURULU BAŞKAN YARDIMCISI OLDU</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-ee9wnX0XAfk/TV005iFQzEI/AAAAAAAAEvI/sADB0vTX4gc/s1600/Hakan%2BOzdolgun.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 109px; height: 160px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-ee9wnX0XAfk/TV005iFQzEI/AAAAAAAAEvI/sADB0vTX4gc/s320/Hakan%2BOzdolgun.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5574670076760607810" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;17 Şubat 2011,Perş.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı’na Hakan Özdolgun seçildi. EZZİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı Yeniçağ Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. Temsilcisi Mustafa Gökalp’in istifası nedeniyle boşalmıştı. Hakan Özdolgun’un Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olmasıyla boşalan EZZİB Yönetim Kurulu Muhasip Üyeliği’ne ise İsmet Önal seçildi. Bundan sonraki süreçte EZZİB Yönetim Kurulu’nda Yeniçağ Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin yeni temsilcisi Ayhan Bakan ise Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yapacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’deki tüm zeytin ve zeytinyağı ihracatçılarını tek çatı altında toplayan Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği’nde Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevine getirilen Hakan Özdolgun, 1961 yılında İzmir’de doğdu. Boğaziçi Üniversitesi, İdari Bilimler Fakültesi Mezunu olan Özdolgun, 1998 yılından beri zeytinyağı sektöründe bulunuyor. Halen, Kozmopolitan Gıda San. ve Tic. A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini sürdüren Özdolgun, Evli ve bir çocuk babası, İngilizce ve Almanca biliyor. Özdolgun, aynı zamanda Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi’nde Yönetim Kurulu Üyeliği görevini sürdürüyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-2669860422414103959?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/2669860422414103959/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=2669860422414103959' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/2669860422414103959'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/2669860422414103959'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2011/02/hakan-ozdolgun-ezzibte-yonetim-kurulu.html' title='HAKAN ÖZDOLGUN EZZİB’TE YÖNETİM KURULU BAŞKAN YARDIMCISI OLDU'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-ee9wnX0XAfk/TV005iFQzEI/AAAAAAAAEvI/sADB0vTX4gc/s72-c/Hakan%2BOzdolgun.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-8891902674276374758</id><published>2011-02-15T06:08:00.000-08:00</published><updated>2011-02-15T06:12:03.440-08:00</updated><title type='text'>Yasa olmazsa tanımı değiştir!</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-b0bKb-f0Mrg/TVqJWKrh45I/AAAAAAAAEvA/7eBKPhMxQeA/s1600/Radikal-Hasat.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 214px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-b0bKb-f0Mrg/TVqJWKrh45I/AAAAAAAAEvA/7eBKPhMxQeA/s320/Radikal-Hasat.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5573918502741468050" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;RUHİ SANYER&lt;br /&gt;Radikal&lt;br /&gt;15 Şubat 2011,Salı&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Zeytinliklerde madenciliğe engel olan Zeytin Yasası bir türlü delinemeyince, yeni yöntem bulundu: Zeytinlik tanımı değişiyor&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeytinlik alanlarda altın arama talepleri Zeytin Yasası’na takılan madenciler, Tarım Bakanlığı’nın hazırladığı yönetmelikle bu engelden kurtulacak. Zeytin Yasası’na göre hem zeytinliklerde hem de zeytinliklere 3 kilometreden yakın alanlarda zeytincilik dışında hiçbir faaliyet yapılamıyor. Ancak yeni yönetmelik geçerse özel kişilere ait olan 25 dönümden küçük zeytinlikler ‘zeytinlik saha’ sayılmayacak. Bu alanlarda madencilik yapılmasının önünde engel kalmayacak. Bakanlık tarafından hazırlanan ve TBMM Kanunlar ve Kararlar Müdürlüğü’ne gönderilen yönetmelik, zeytin üreticilerini alarma geçirdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Yasa 4 kez döndü&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;Zeytinliklerde maden aranabilmesi için bugüne kadar 4 kez yasa değişikliği yapılmak istendi. Ancak tümünde de ilgili hükümler TBMM Genel Kurulu’nda yasa teklifinden çıkartıldı. &lt;br /&gt;Konu en son olarak 2010’un haziran ayında gündeme geldi. Maden Yasası’nın 2 maddesi Anayasa Mahkemesi’nde iptal edilince, aralarında Zeytin Yasası (3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkındaki Yasa) da bulunan 8 yasada değişiklik yapılmak istendi. Ancak tüm komisyonlardan geçen düzenleme, 7 Haziran 2010 sabah saat 04.30’da tekliften tüm partilerin ittifakıyla çıkartıldı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;25 dönüm sınırı&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;Tarım ve Orman Bakanlığı ise daha önce 4 kez TBMM’den dönen düzenlemeyi bu kez yasaların ardından dolanarak ‘Zeytinciliğin Islahı, Yabanilerinin Aşılattırılmasına Dair Yönetmelik’te değişiklik yaparak gerçekleştirmeye çalışıyor. &lt;br /&gt;Yönetmelikte önce bir zeytinlik saha tanımı yapılıyor. Buna göre zeytin ağaçlarının bulunduğu bir alanın ‘zeytinlik saha’ sayılması için öncelikle devletin mülkiyetinde olması lazım. Arazi devlete aitse büyüklüğü önemli değil. &lt;br /&gt;Ancak zeytin ağaçlarının bulunduğu alan özel mülkiyet ise ‘zeytinlik saha’ kabul edilebilmesi için en az 25 dönüm büyüklüğünde olması gerekiyor. Türkiye’de özel mülk olan zeytin sahalarının yarıdan fazlasının 25 dönümden küçük olduğu tahmin ediliyor. Yönetmeliğe göre söz konusu alanlar bu nedenle, ‘zeytinlik saha’ kabul edilmeyeceği için Zeytin Kanunu hükümleri geçerli olmayacak. Yani isteyen istediği kimyevi atık, toz ve duman çıkartan tesisi bu sahalara ve bu sahaların yakınlarına yapabilecek. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Petrol de aranabilecek&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;Yönetmelikteki 2. önemli düzenlemeyle de zeytinlik sahalarda veya 3 kilometre yakınında jeotermal sera yatırımları, kimyevi atık ve duman çıkaran tesisler, bakanlıklarca kamu kararı alınmış yatırımlar, madencilik faaliyetleri, petrol ve doğalgaz arama ve işletme faaliyetleri yapılabilecek. Ancak bunun için ÇED raporuna uygun olmaları, alternatif alanın mevcut olmaması, bitkilerin vegatatif-generatif gelişimine zarar vermeyeceğinin Tarım Bakanlığı araştırma enstitüleri ve üniversitelerce belirlenmesi gerekecek. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;'Atı alan Üsküdar’ı geçer' &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Madencilerin ruhsat peşinde koştuğu Körfez Bölgesi, Edremit ve Ayvalık’ı da içine alıyor. Bölgede atadan kalma arazisinde zeytincilikle geçinen veya emekli olup ‘butik’ zeytincilik yapan çok sayıda üretici var. Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi Murat Narin’in verdiği bilgiye göre yönetmelik bu haliyle geçerse, binlerce küçük üreticinin yan yana sıralandığı araziler, bir gecede zeytinlik saha olmaktan çıkarılacak. &lt;br /&gt;Narin, “Yönetmeliğin Resmi Gazete’de yayımlanıp yürürlüğe girmesinden kısa süre sonra zararlı sonuçları görülecektir. Zarar gören üreticinin yönetmeliğin iptali için Danıştay’a gitmesi kaçınılmaz. Hangi demokratik ülkede yönetmelikler yasanın önüne geçiyor. Yönetmelik mutlaka Danıştay’dan döner ancak o zamana kadar atı alan Üsküdar’ı geçmiş olacaktır. Bugün yatırımlarını tamamlamış ancak Zeytin Yasası’na takıldığı için faaliyete geçemeyen başta altın olmak üzere tüm madenlerin çalışmaya ve zeytinliklere zarar vermeye başladığını göreceğiz” dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;AB bu işi nasıl yapıyor?&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;Ziraat Mühendisleri Odası, 4 Şubat’ta bir basın açıklamasıyla yapılmak istenen yönetmelik değişikliğini eleştirdi. Açıklamada, “Zeytincilik, Türkiye’ de yaklaşık 500 bin ailenin geçim kaynağını, işlenen tarım alanlarının yüzde 3,5’ini oluşturan bir sektördür. Son 2 yıllık ortalamaya göre, zeytinyağı üretimimiz 150 bin tondur. 2015’te bu değer yaklaşık 700 bin ton zeytinyağı için 3 milyar dolar olacaktır. Bu ekonomik getiriler 15-20 yıllık bir süre ile de sınırlı değildir. Üyelik yolunda olduğumuz AB’de ise zeytin ve zeytinyağı 136/66 EEC tüzüğü ile AB toplam mevzuatının yaklaşık yüzde 3’üne tekabül eden ve 5 bin sayfayı bulan tüzüklerle düzenlenmiştir. İspanya’da uçsuz bucaksız zeytinlikler hiçbir surette madencilik veya sanayi tehdidi altında değildir. Başta maden olmak üzere kimyasalların kısıtlanması ile zeytin ağacı, yaban hayvanları özellikle tavşan ve keklikler için adeta doğal bir barınak haline dönüşmektedir” denildi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-8891902674276374758?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/8891902674276374758/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=8891902674276374758' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/8891902674276374758'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/8891902674276374758'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2011/02/yasa-olmazsa-tanm-degistir.html' title='Yasa olmazsa tanımı değiştir!'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-b0bKb-f0Mrg/TVqJWKrh45I/AAAAAAAAEvA/7eBKPhMxQeA/s72-c/Radikal-Hasat.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-5476803894339593240</id><published>2011-02-15T00:51:00.000-08:00</published><updated>2011-02-15T00:55:37.569-08:00</updated><title type='text'>Zeytinin Çığlığı</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-iVrxyUgD5BQ/TVo_c0l4LaI/AAAAAAAAEu4/nzmvDLIuBAM/s1600/untitled14.bmp"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 218px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-iVrxyUgD5BQ/TVo_c0l4LaI/AAAAAAAAEu4/nzmvDLIuBAM/s320/untitled14.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5573837253210811810" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Prof. Dr. MUSTAFA KAYMAKÇI&lt;br /&gt;Cumhuriyet Ege &lt;br /&gt;15 Şubat 2011,Salı&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçtiğimiz günlerde, İzmir’i de yakından ilgilendiren Zeytincilik Yasası ile bağlantılı yönetmelik taslağı, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’ndan çıktı. Yönetmelik, Başbakanlık Kanunlar Genel Müdürlüğü’nün imzasından sonra yürürlüğe girecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yönetmelikte yapılmış olan değişikliğe göre zeytin alanları; Jeotermal kaynaklı teknolojik sera yatırımları, yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretim tesisleri, kamu yararı kararı alınmış madencilik, petrol ve doğal gaz arama ve işletme etkinlikleri, savunmaya yönelik stratejik yatırımlar için kullanılabilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konu ile ilgili bir basın toplantısı yapan Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK) Başkanı Mustafa Tan, Zeytincilik Yasası’nın madencilerin çıkarı için son on yılda dört kez değiştirilmek istendiğini belirtti ve “Bu girişimlerden sonuç alamayan lobiler, şimdi de Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nca hazırlanan yeni yönetmelikle yasayı delmek istiyorlar.” Şeklinde bir açıklama yaptı (5 Şubat 2011 günlü Cumhuriyet Gazetesi).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tan, yönetmeliğin Türkiye zeytin ve zeytinyağcılığına zarar getireceğini ve yönetmeliğin uygulanmaması doğrultusunda mücadele başlatacaklarını da söyledi. İlginç bir açıklama yaptı ve şöyle dedi; “Yönetmelikle Zeytincilik Yasası geçersiz kılınmak isteniyor. Kanundan kaçılarak hazırlanan bu yönetmeliğin, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından hazırlandığını sanmıyoruz. Bakanlıktaki bürokratları iyi tanıyoruz. Bu yönetmelikte daha yüksek bir iradenin söz konusu olduğunu biliyoruz.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konu, Ziraat Yüksek Mühendisi CHP Muğla Milletvekili Prof. Gürol Ergin tarafından da Meclis gündemine taşındı. Gürol Hoca, 13 Ocak 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu'nda gündem dışı konuşma yaptı. On binlerce hektar ekili alanı tehdit eden bir yönetmelik taslağı konusunda meclisi uyardı ve taslağa karşı yasayı hatırlattı: “Zeytincilik Yasası'nda 'Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az üç kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin gelişmesine mani olacak, kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez. Zeytinlik sahaları daraltılamaz' kesin hükmü getirilerek zeytinlikler korumaya alınmıştır.” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CHP'li Gürol Ergin, bu yönetmelik taslağının ilgili meslek kuruluşlarına, Marmara Birlik, Tariş gibi büyük üreticilere gönderilmemesini de eleştirdi ve “Bu yönetmelik zeytinlikler için bir ölüm fermanıdır. Hükümet zeytincilikte dünya ikincisi hedefini koymuşken nasıl böyle bir hazırlık yapılabilir? Tarım Bakanlığı, ilgili yasaya yüzde yüz aykırı böyle bir yönetmelik düzenlemesini hangi hukuk, hangi mantık anlayışıyla yapar? Bu değişikliği gerçekleştirse bile, yargıdan döneceğini bilmez mi?” diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi, şu soruları sormak günah mı? Bir, Tan’ın söylediği gibi bu yönetmeliğin hazırlanmasında Tarım ve Köyişleri Bakanlığı bürokratlarının bilgisi yoksa bu yönetmelik tasarısı gökten zembille mi indi? İki, bakanlık bürokratlarının bilgisi dışında ise Bakan Mehdi Eker’i bir kenara bırakalım, Müsteşar Vedat Mirmahmutoğulları’nın bilgisi de yok mu? Üç, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı bürokratları kendi sorumluluklarından bizim irademiz dışında diye kaçabilirler mi? İstifa kurumu yok mu? Sakın bu söylemler timsah gözyaşları olmasın? Dört, Mustafa Tan bu yönetmelikte daha yüksek bir iradenin söz konusu olduğunu söylüyor. Basın toplantısında neden bu konuda bir açıklama yapmıyor? Zaman, biraz daha açık olmanın zamanı değil mi?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-5476803894339593240?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/5476803894339593240/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=5476803894339593240' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/5476803894339593240'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/5476803894339593240'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2011/02/zeytinin-cglg.html' title='Zeytinin Çığlığı'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-iVrxyUgD5BQ/TVo_c0l4LaI/AAAAAAAAEu4/nzmvDLIuBAM/s72-c/untitled14.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-8350328527406384484</id><published>2011-02-13T23:55:00.000-08:00</published><updated>2011-02-14T00:01:49.344-08:00</updated><title type='text'>Türk şirketlerin gözdesi Rusya pazarı; ihracat hedefi kriz öncesi rekoru kırmak</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-vjkYMUcs8Bg/TVjg3Bpd1xI/AAAAAAAAEug/keTLsBTT3AI/s1600/fuar_hbrs_1_thumb_medium0_150.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 225px; height: 150px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-vjkYMUcs8Bg/TVjg3Bpd1xI/AAAAAAAAEug/keTLsBTT3AI/s320/fuar_hbrs_1_thumb_medium0_150.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5573451774810773266" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Faruk Akkan, &lt;br /&gt;Yaşar Niyazbayev&lt;br /&gt;CHA&lt;br /&gt;14 Şubat 2011,P.Tesi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rusya ve Türkiye siyasi alanda gelişen ilişkiler, ekonomik ve ticari alanda meyve vermeye başladı. Ekonomik krizi geride bırakan Türk ihracat firmaları Rusya pazarını hedef olarak belirlemiş durumda. Türkiye'nin 2008'de 132 milyar dolar ihracat rekoru kırdığı dönemde Rusya'ya ihracat da 6 milyar doları bulmuştu. 2010'da bir önceki yıla göre yüzde 52 artışla 5 milyar dolara ulaşan Rusya'ya ihracat da 2011 hedefi, kriz öncesi rakamları geçmek. Ocak ayında ihracatın bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 27,5'luk bir artış göstermesi hedeflerin tutacağının işareti olarak görülüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rusya'da bu yıl 18'incisi düzenlenen Prodexpo gıda fuarına akın eden Türk şirketler gördükleri ilgiden memnun. Rusya pazarına ihracatta 2010'da yüzde 20'leri bulan gıdanın payı, 2011'de artacak. Ege İhracatçılar Birliği'nin öncülüğünde 10 ayrı şirket ve müstakil katılımlarla Türk şirketler Rusya pazarına girebilmek için çalışıyor. Rusya'dan petrol ve doğalgaz ağırlıklı olmak üzere 2010'da 21,6 milyar dolar ithalat yapan Türkiye'nin makası daha fazla açmamak için ihracatı artırmaktan başka alternatifi de yok. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın geçen yıl Moskova ziyaretinde Rusya Başbakanı Vladimir Putin'le birlikte belirledikleri beş yıl içinde 100 milyar dolarlık hedefin gerçekleşmesi için tüm kurumlar seferber olmuş durumda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Türk zeytini Rusya yolunda&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-TnecF5y1QbI/TVjg-ATvByI/AAAAAAAAEuo/tUxXT5dxZ4o/s1600/fuar_hbrs_2_thumb_medium0_150.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 225px; height: 150px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-TnecF5y1QbI/TVjg-ATvByI/AAAAAAAAEuo/tUxXT5dxZ4o/s320/fuar_hbrs_2_thumb_medium0_150.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5573451894710273826" /&gt;&lt;/a&gt;Gıda fuarında en çok ilgi gören stantlardan biri Akhisar'dan gelen ve birbirinden kaliteli Türk sofralık zeytinleri oldu. 350 üyeleri olduğunu ifade den Akhisar Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Emin Demirci bölgelerinde 12 milyon zeytin ağacı olduğunu, yeni dikimlerle ürünlerinin her geçen gün arttığını söyledi. Türkiye pazarının yanısıra ihracat hedefli bir çalışma planladıklarını kaydeden Demirci, bölge üniversitelerinin de katkıları ile önümüzdeki günlerde "Zeytin Kongresi" yapacaklarını da belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Almanya, Bulgaristan, Romanya ve ABD başta olmak üzere 44 ülkeye ihracat yaptıklarını ifade eden Akhisar Ticaret Borsası Meclis Başkanı Fettah Gürmen de Rusya pazarına girmek istediklerini kaydetti. Rusya pazarında İspanyol zeytinlerinin etkin olması ve ambalaj yapılarının Türkiye'den farklı olması Türk şirketleri için olumsuzluk olarak görülüyor. Rusya'da daha çok raflarda 90-110 gramlık kutular yer alırken, Türk firmalarının kutuları 200 gram. Ambalaj da gider kaleminde yüzde 30'u oluşturuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akhisarlı zeytincilerin Rusya pazarı için yetkililerden iki talepleri var. Başlangıçta 'private label' üretim için de marka desteğinin sürmesi ve Rusya pazarı için özel teşvik uygulamasının ele alınması. Türkiye'den geçen yıl Rusya'ya toplam 600 bin dolarlık zeytin ve 1 milyon 900 bin dolarlık da zeytinyağı ihraç edilmiş durumda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Milas zeytinyağları üç yıldır altın madalya alıyor&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-EUNnOpSA_sU/TVjhEU5vW8I/AAAAAAAAEuw/ZEvToG7xPmM/s1600/fuar_hbrs_3_thumb_medium0_150.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 225px; height: 150px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-EUNnOpSA_sU/TVjhEU5vW8I/AAAAAAAAEuw/ZEvToG7xPmM/s320/fuar_hbrs_3_thumb_medium0_150.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5573452003317603266" /&gt;&lt;/a&gt;Milas ve Verde Türk zeytinyağı markalarını Rusya'da raflarda görmek mümkün. Prodexpo'da tanıtım yapan zeytin ve zeytinyağı tanıtım komitesi yönetim kurulu üyesi Davut Er fuarda Rus müşterilere tadım yaptırdıklarını ve Türk zeytinyağının çok olumlu puan aldığını belirtti. Er'e göre ürün kalitesi ve uygun fiyat standardı yakalandığında Rusya pazarına giriş  kolay olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Milas zeytinyağlarının Manisa Akhisar'da Türkiye'nin en modern tesislerinde üretimini yapan Mustafa ve Alper Alhat kardeşlerle, markanın sahibi ve Rusya pazarında satışını gerçekleştiren Hüseyin Akbaba pazarda önemli yer edinmiş durumda. İki yıldır Prodexpo'da kalite ve yenilikçi yaklaşımları nedeni ile altın madalya kazanan Milas, Worlfood fuarlarında ise son üç yıldır altın madalya alıyor. Devletin sektöre sağladığı ihracat desteklerinin önemine dikkat çeken Mustafa Alhat, "Rusya pazarında her sene artan bir ivme ile büyüyoruz. Önceleri yağımızın çok kaliteli olduğunu anlatmaya çalışıyorduk. Artık bu noktayı aştık. Rusya'da marka bilinirlilik olarak zeytinyağında ilk beşin içindeyiz" dedi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-8350328527406384484?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/8350328527406384484/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=8350328527406384484' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/8350328527406384484'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/8350328527406384484'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2011/02/turk-sirketlerin-gozdesi-rusya-pazar.html' title='Türk şirketlerin gözdesi Rusya pazarı; ihracat hedefi kriz öncesi rekoru kırmak'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-vjkYMUcs8Bg/TVjg3Bpd1xI/AAAAAAAAEug/keTLsBTT3AI/s72-c/fuar_hbrs_1_thumb_medium0_150.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-7948276251382475459</id><published>2011-02-13T23:39:00.000-08:00</published><updated>2011-02-13T23:41:24.936-08:00</updated><title type='text'>Tarım Bakanlığı zeytincilikte ne yapmak istiyor?</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-Qo4gBlITVmU/TVjclPSoizI/AAAAAAAAEuY/dgYMkcE8qA8/s1600/Ali%2BEkber%2BY%25C4%25B1ld%25C4%25B1r%25C4%25B1m3.bmp"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 175px; height: 225px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-Qo4gBlITVmU/TVjclPSoizI/AAAAAAAAEuY/dgYMkcE8qA8/s320/Ali%2BEkber%2BY%25C4%25B1ld%25C4%25B1r%25C4%25B1m3.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5573447071188945714" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Ali Ekber YILDIRIM&lt;br /&gt;Dünya&lt;br /&gt;13 Şubat 2011 &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Hafta başında 2011'de uygulanacak tarım desteklerini açıkladık. Destekler yetersiz. Pek çok destek kaleminde artış yok. Bu olumsuz tablo içerisinde destek miktarı artırılan birkaç üründen biri zeytinyağı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeytinyağına verilen destekleme primi kilo başına 30 kuruştan 50 kuruşa çıkarılıyor. Yaklaşık yüzde 70 oranında artış sağlanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeterli mi? Elbette değil. Bu destek miktarı Avrupa Birliği'nin zeytinyağı üreticilerine verdiği desteğin dörtte biri kadar. Fakat diğer ürünlerle karşılaştırıldığında önemli bir artış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu günlerde zeytinyağı primi artırılırken bir yandan da Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılmasına Dair Yönetmelikte, zeytinciliği yok edecek bir düzenleme yapmak istiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarım Bakanlığı zeytincilikte ne yapmak istiyor, doğrusu anlamak zor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakanlık, 2005'ten bu yana zeytinciliğe fidan desteği veriyor. Verilen destekle Türkiye'nin zeytin ağacı sayısı 90 milyondan 160 milyona çıktı. Destek daha da devam ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakanlık, 2009'da 5 yıllık bir strateji ile zeytincilikte 2014 için çok önemli hedefler belirledi. Neydi o hedefler?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Zeytin alanı 1 milyon hektara çıkacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2- Zeytin ağacı sayısı 180 milyon adet olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3- Sofralık zeytin üretimi 650 bin tona yükselecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4- Yağlık zeytin üretim miktarı 2.5 - 3 milyon ton olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5- Zeytinyağı üretimi 750 bin tona yükselecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6- Kişi başına zeytinyağı tüketimi 5 kiloya ulaşacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7- Sektörün yarattığı değer 3 milyar dolar düzeyinde olacak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8- Türkiye, İspanya'dan sonra dünyanın 2. büyük zeytinyağı üreticisi olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu hedeflerin yüzde 100 gerçekleşmesi zor olsa da Bakanlığın zeytinciliğe bakışı açısından çok önemli ipuçları veriyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı bütün bu hedeflerini, zeytinciliğe verilen destekleri çöpe atacak çok önemli bir mevzuat değişikliğine gidiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakanlık, Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılmasına Dair Yönetmelikte değişiklik yaparak zeytinlik alanları altın madenciliğine açmaya hazırlanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Altıncılar, dünyanın en önemli oksijen deposu, endemik bitki türlerinin yoğun olduğu ve zeytinciliğin kalbi durumundaki Kazdağları'nda, altın aramak için yıllardır her yolu deniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeytincilik Yasası'na ilişkin değişiklik önerileri 4 kez Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne geldi. Zeytincilerin ve duyarlı milletvekillerinin çabası ile her seferinde reddedildi. Son olarak geçen yıl Madencilik Yasası kapsamında Zeytincilik Yasası'nda değişiklik yapılması meclis gündemine geldi ve bir kez daha oybirliği ile reddedildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat, altıncılar pes etmiyor. Yapamadıkları yasa değişikliğini şimdi Tarım Bakanlığını ikna ederek yönetmelikle yapmaya çalışıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan "Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılmasına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Taslağı'nda aynen şöyle deniliyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Bu alanlarda yapılacak zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal işletmelerin yapımı ve işletilmesi Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın iznine bağlıdır. Ancak; alternatif alan bulunmaması ve Çevresel Etki Değerlendirme Raporu (ÇED)'na uygun olması, bitkilerin vegetatif ve generatif gelişimine zarar vermeyeceği Bakanlık araştırma enstitüleri veya üniversiteler tarafından belirlenmesi durumunda;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;a- ) Jeotermal kaynaklı teknolojik sera yatırımları,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;b) Bakanlıklarca kamu kararı alınmış plan ve yatırımlar,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;c) Yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretim tesisleri,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ç) İlgili Bakanlıkça kamu kararı alınmış madencilik faaliyetleri petrol ve doğal gaz arama ve işletme faaliyetleri,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;d) Savunmaya yönelik stratejik ihtiyaçlar, için, yukarıda belirtilen faaliyetlerde bulunmak isteyenler, ilgili Bakanlıkların onaylı belgeleri ile mahallin en büyük mülki amirine başvurur. Müracaat sahibi, çevrede oluşabilecek ÇED raporu ile belirlenmiş zararları önleyecek tedbirleri almak koşulu ve dikim normlarına uygun, eşdeğer büyüklükte il/ilçe müdürlüğünce uygun görülecek alanda zeytin bahçesi tesis eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu madde kapsamında valiliklerce verilen kararlara yapılan itirazlar, Bakanlık tarafından değerlendirilerek karara bağlanır."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özetle, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı bir tarafta zeytin üretimini teşvik ediyor, destekliyor, diğer tarafta zeytincilerin kabusu olan altın madenciliğine kapıları sonuna kadar açıyor. Bakanlık gerçekten ne yapmak istiyor? Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde oybirliği ile ret edilmiş bir kararı neden yasaya aykırı bir biçimde yönetmelikle düzenlemek istiyor? Yapılacak bu düzenlemenin zeytinciliğe nasıl bir katkısı olacak?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeytinlikleri madencilere açmak Tarım Bakanlığı'nın görevi mi?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-7948276251382475459?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/7948276251382475459/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=7948276251382475459' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/7948276251382475459'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/7948276251382475459'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2011/02/tarm-bakanlg-zeytincilikte-ne-yapmak.html' title='Tarım Bakanlığı zeytincilikte ne yapmak istiyor?'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-Qo4gBlITVmU/TVjclPSoizI/AAAAAAAAEuY/dgYMkcE8qA8/s72-c/Ali%2BEkber%2BY%25C4%25B1ld%25C4%25B1r%25C4%25B1m3.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-6398414129752564993</id><published>2011-02-13T23:23:00.000-08:00</published><updated>2011-02-13T23:28:19.160-08:00</updated><title type='text'>Sızma Zeytinyağı Tadımı “Foça Organik”</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-i1VxEWNj95s/TVjZbyBCFjI/AAAAAAAAEuQ/L0vRdJK6uc0/s1600/sizmayagphokaia034yfoca.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 166px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-i1VxEWNj95s/TVjZbyBCFjI/AAAAAAAAEuQ/L0vRdJK6uc0/s320/sizmayagphokaia034yfoca.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5573443610176788018" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Aşçı Fok&lt;br /&gt;Nurdan ÇAKIR TEZGİN &lt;/strong&gt;    &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;İki haftadan bu yana, 750 mililitrelik bir sızma zeytinyağı şişesini çalışma masamın üzerinde misafir ediyorum. Ördek başı yeşilin oldukça koyu tonu olan şişe, bütün gizemiyle günlerdir öylece bana bakıyor, tabi ben de ona. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öyle şık bir duruşu var ki… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşçı Fok için, şık bir etiket ile “Foça Organik” tarafından şişelenmiş mantar kapaklı sızma zeytinyağı şişesi bu. Özel dolum Phokaia Sızma Zeytinyağı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarihiyle, bağıyla ve üzümün adı sanı numarasıyla şişelenmesi şarapta çok normal bir durumdur. Ama; kutsal zeytin ağacının meyve suyu olan altın sıvıya gösterilen bu ihtimama pek alışık değiliz doğrusu! Ne hoş, ne şık bir düşünce. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki hafta beklememin nedeni; geçirdiğim soğuk algınlığımın üzerimden gitmesi ve ağız tadımın yerine gelebilmesi olduğundan, bu esrarengiz şişenin içinde sızlanmadan sakince duran sızma zeytinyağının tadımını ancak yeni yapabildim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilindiği üzere, tadım yapmanın da kendi içinde uygulama şartları mevcut; Sigara ve ilaç kalıntısı olmayan bir dil, parfüm ve baharat olarak tanımlanabilecek keskin kokulardan arınmış bir vücut, sakin bir ortam ve gelişmiş bir duyusal analiz yeteneği gerekli. Sertifika türü belgelere pek itibar etmem ama, benimki gibi bir zeytinyağı tadım panelisti sertifikanız olsa iyi olur tabi! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kör vuruşu tabiriyle gözüm kapalı başlayan ilk yudum tadımımda; o ilk yudum aldı beni taa çocukluğumun erik bahçelerine götürdü! Ne alâkası var erik bahçelerinin değil mi? Foça Organik sızmasının ilk dil üstü temasıyla, yumuşacık Nisan çimenlerine basarak koşturduğumu hissediyorum, nerede yeşil can eriklerim benim! Bu sızma yağın ettiğine bakın! Köşesiz yumuşak bir yayılımla kaplanan dilim, sanki pamuklara sarınan bir bebeğin şefkatiyle kucaklaşıyor ilkin. Bu ilk temasın bitmesini istemiyorum, öylece kalıyorum taze çimli bahçede. Erikler bana bakıyor, uzanamıyorum! Bakar mısınız zeytin suyunun yaptığı işe? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiç mi asiti yok bu mübareğin diye geçiriyorum içimden, oysa hissedilen asit olsa olsa en fazla 0,4 – 0,5 olsun. Yoğunluğu güçlü bir yeşillik tadı hakim ki ben bunu erikle, erik yaprağının o tazecik şeffaflığıyla örtüştürüyorum, belki biraz da çağla badem tadı diyebilirim. Dil üstü ve damak şaklatıcılarımın mesajı böyle, bakalım genizde bizi ne bekliyor; Bütün ağzı kavrayan yumuşak yoğunluktan sonra gırtlağa geçiş sürecinde beklediğim o zarif acılık; çelimsiz yavru arının iğnesini sokmasından sonraki o tatlı kaşıntı gibi, acılaşmayı beceremeyen körpe sivri biberin otumsu baharatı gibi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yutkunduğunuzda, yoğun kaygan ve yumuşak bir meyve suyu ferahlığı hissediyorsunuz… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanı kışkırtan bu altın sıvıyla neler yapılmaz dedirten bir iç ses ile baş başa kalıyorsunuz işte böyle. Zihniniz aceleci bir maymunun aşağı yukarı inip çıkışı gibi binbir sayısız yiyeceği uçuşturuyor gözlerinizin önünde. Damak şımartan birkaç peynir çeşidi, özlü bir köy ekmeği diliminin organik sızmayla bütünlenişi ve bir kadeh kırmızı şarabın sükuneti geçiyor gözünüzün önünden. Sıcak bir ocak başı, dışarıda romantik bir yağmur, size iyi gelen derinden bir ezgi ve romantizmin ruhu uçuran o esrarengiz gücü… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hakan Barçın’a, beni böyle başarılı bir sızmayla tanıştırdığı için teşekkürlerimle…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-6398414129752564993?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/6398414129752564993/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=6398414129752564993' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/6398414129752564993'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/6398414129752564993'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2011/02/szma-zeytinyag-tadm-foca-organik.html' title='Sızma Zeytinyağı Tadımı “Foça Organik”'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-i1VxEWNj95s/TVjZbyBCFjI/AAAAAAAAEuQ/L0vRdJK6uc0/s72-c/sizmayagphokaia034yfoca.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-8848618443800828110</id><published>2011-02-09T01:07:00.000-08:00</published><updated>2011-02-09T01:09:40.454-08:00</updated><title type='text'>"ULUSAL ZEYTİN KONGRESİ",BEKLENTİLER VE ÇÖZÜM ARAYIŞLARI EGE TV EKRANINDA..</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TVJZwTxm9NI/AAAAAAAAEuI/t98HAgfFhEo/s1600/untitled14.bmp"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 218px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TVJZwTxm9NI/AAAAAAAAEuI/t98HAgfFhEo/s320/untitled14.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5571614375487665362" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;09 Şubat 2011,Çarş.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Manisa'nın Akhisar ilçesinde 22-25 Şubat 2011 tarihlerinde düzenlenecek "Ulusal Zeytin Kongresi" hazırlıkları,Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi,Zeytincilik Araştırma Enstitüsü, Akhisar Belediyesi ve Akhisar Ticaret Borsası işbirliği ile yoğun bir şekilde devam ediyor..Zeytin yetiştiriciliği ve işleme teknikleri ile ilgili bilimsel çalışmaların sunulacağı,ulusal zeytinciliğimizin mevcut durumunun ve geleceğinin tartışılmasının planlandığı Kongre'ye katılımın yüksek olması bekleniyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ege TV Program Yapımcısı ve Dış İlişkiler Koordinatörü İsmail Uğural'ın hazırlayıp sunduğu "Tarım ve Ekonomi"de bu hafta Ege Üniversitesi ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr.Yusuf Kurucu,Akhisar Belediyesi Başkan Yardımcısı Latif Çakmak,Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr.Seyfi Özışık ve Akhisar Ticaret Borsası Üyesi-üretici Mustafa Gökalp bütün yönleriyle "Ulusal Zeytin Kongresi"ni değerlendirecekler..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Tarım ve Ekonomi" 10 Şubat Perşembe akşamı saat 20.30-22.00 arası Ege TV'de canlı yayında ekrana geliyor..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-8848618443800828110?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/8848618443800828110/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=8848618443800828110' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/8848618443800828110'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/8848618443800828110'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2011/02/ulusal-zeytin-kongresibeklentiler-ve.html' title='&quot;ULUSAL ZEYTİN KONGRESİ&quot;,BEKLENTİLER VE ÇÖZÜM ARAYIŞLARI EGE TV EKRANINDA..'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TVJZwTxm9NI/AAAAAAAAEuI/t98HAgfFhEo/s72-c/untitled14.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-2355264996834480936</id><published>2011-02-08T01:17:00.000-08:00</published><updated>2011-02-09T00:12:47.985-08:00</updated><title type='text'>Gıda İhracatçılarının Rusya çıkarması</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TVEM5gNF3QI/AAAAAAAAEtw/lJh2uZuCOP0/s1600/Moscow_2_Russia.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TVEM5gNF3QI/AAAAAAAAEtw/lJh2uZuCOP0/s320/Moscow_2_Russia.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5571248396070935810" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;M.Hakkı Yazıcı&lt;br /&gt;mhyazici@yandex.ru&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: &lt;strong&gt;http://www.turkrus.com/kose-yazilari/20643-turk-gida-ihracatcilarinin-rusya-cikarmasi-uzerine-en-son-umit-olur.html&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;EİB, Gıda İhracatçılarını Rusya’ya getirdi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ege İhracatçı Birlikleri, Türkiye’nin en büyük gıda ihracatı pazarları arasında olan Rusya’da 7-11 Şubat 2011 tarihleri arasında düzenlenen Prodexpo 2011 Moskova Uluslararası Gıda Fuarı’na Milli Katılım Organizasyonu düzenledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu fuar, Rusya’da ürünlerini tanıtmak isteyen, yeni dış pazar arayışı içinde olan ihracatçılar için çok önemli bir vitrin.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Prodexpo  Moskova Uluslararası Gıda Fuarı’na geçen sene 80.000 metrekare alanda 28’i milli katılım olmak üzere 57 ülkeden toplam 1.790 firma katılmış ve fuarı yüzde 91’i profesyonel 56 bin kişi ziyaret etmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri Sezmen Alper, “Küresel krizin bittiği, talebin tekrar canlandığı ortamda Rusya pazarındaki fırsatları değerlendirecek, Rusya’nın en büyük gıda fuarı olan Prodexpo 2011 Moskova Uluslararası Gıda Fuarı’na katılan tüm gıda ihracatçısı firmalarımız kazançlı çıkacaktır,” diye konuşuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından 2011 yılında 4 uluslararası gıda fuarına milli katılım organizasyonu gerçekleştireceklerini belirten Alper, şöyle devam ediyor: &lt;br /&gt;“2011 yılında düzenleyeceğimiz ikinci gıda fuarı, 7-11 Şubat 2011 tarihleri arasında düzenlenen Prodexpo 2011 Moskova Uluslararası Gıda Fuarı…Türkiye, Rusya’ya yıllık ortalama 1 milyar dolarlık gıda ürünü ihraç ediyor. En büyük ihraç pazarlarımızdan bir tanesi, yaklaşık 150 milyon nüfusu ile dünyanın 9. kalabalık ülkesi…Rusya’nın, toplam ithalatının yüzde 20’sini gıda ürünleri ithalatı oluşturuyor. Rusya, gıda ihracatçılarımız açısından hem büyük, hem de yakın bir Pazar; ihracatçılarımızın bu cazip fırsatı değerlendirmelerini bekliyoruz. Fuarda konserve, turşular, makarna çeşitleri, kuru yemişler, fındık, zeytin ve zeytinyağı, un ve unlu mamuller, bitki çayları ve şifalı bitkiler ile baharatlar, şekerlemeler, süt ürünleri, şarküteri ürünleri, reçel, helva, çikolata, hazır gıdalar, içecekler, su ürünleri, kanatlı hayvan eti vb. gıda ve işlenmiş tarım ürünleri sektöründe uluslararası standartlara uygun ürün üreten ve ihraç eden tüm firmalarımızın rekabet şanslarının yüksek olduğunu düşünüyoruz.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Türkiye Rusya’ya neler satıyor?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye, 2009 yılında Rusya’ya 965 milyon dolarlık gıda ürünleri ihraç etmiş. Gıda ürünleri ihracatında ana kalemi 633 milyon dolarlık dış satış ile yaş meyve sebze ürünleri oluşturuyor. Türkiye, Rusya’ya 75 milyon dolarlık bitkisel ürünler ihraç ederken, 55.5 milyon dolarlık kuru meyve, 54.3 milyon dolarlık fındık, 24 milyon dolarlık meyve sebze mamulleri ihraç etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Zeytin-Zeytinyağı İhracatçıları da Fuar atağında&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beni en çok sevindiren de içinden geldiğim zeytinyağı sektörünün, zeytin-zeytinyağı ihraçatçılarının bu sene daha güçlü olarak Fuara katılacak olmaları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi Yönetim Kurulu Eşbaşkanı Metin Ölken,  7-11 Şubat’ta Moskova’da düzenlenecek olan Prodexpo Gıda Fuarı’nda, “Ruslara Edremit, Ayvalık, Akhisar, Aydın, Milas, Gemlik, Mut, Antakya ve Nizip yörelerinin sofralık zeytin ve zeytinyağlarını hem tattıracak, hem de oylatacağız,” dedi.&lt;br /&gt;Metin Ölken, “Bu, Rusya pazarı için ZZTK açısından ilk adım olacak. Sonrasını da bu etkinlik devamında planlayacağız,” diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Rusya Türkiye için her geçen gün önemi daha da artan önemli bir pazar&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soğuk savaş dönemi sonrasında Türkiye ve Rusya birbirleri için eskisinden daha önemli birer pazar haline geldiler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’nin turizm gelirlerinin en önemli bölümünü de artık Rus turistlerin bıraktıkları dövizler oluşturuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki Ruslar zeytini, zeytinyağını biliyorlar mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hikaye bu ya; beryoza ağacı gibi uzun boylu, narin, güzeller güzeli bir Rus turist genç kız Antalya’da tatil yaptığı otelin salonunda kahvaltı yapıyormuş.  Zeytinsiz, zeytinyağsız kahvaltı olur mu? Olmaz tabii!...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kızcağız çatalını zeytine batırmaya çalışıyor, ama beceremiyormuş. Her seferinde zeytin, çatalın altından kayıp, kurtuluyormuş. Güzel Rus turistin etrafında servis bahanesiyle fır dönen, durumunu gören karayağız Türk delikanlısı garson, kızcağızın yardımına koşmuş, çatalı batırıp zeytini uzatmış. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genç kız, mahcup bir şekilde, teşekkür mü etse bilemeden zeytini ağzına atmış; sonra pişkinliğe vurup garsona:&lt;br /&gt;“Ben yormasaydım, sen onu zor yakalardın,” demiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu işin hikaye tarafı…Yukarıda havayı dağıtmak için anlattığım hikayeye inanıp, değindiğim gibi Rusların zeytini, zeytinyağını bilmediklerini zannetmeyin. Gerçekte Ruslar, zeytini ve zeytinyağını biliyorlar ve tüketiyorlar. Bizim tarafımızdan pek bilinmeyen şey ise Rusya’nın önemli bir Pazar olduğu…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha önce de çeşitli defalar farklı ortamlarda söylemiştim, bir süredir Moskova'da yaşıyorum ve utanarak yazıyorum; ben de evimde ne yazık ki markette bulabildiğim İspanyol, İtalyan, Yunan zeytin ve zeytinyağlarını yiyorum. Çünkü marketlerde bizim ülkemizin güzelim ürünleri yok!...  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hemen dudak büküp, Rusya’da tüketilenlerin kalitesiz ürünler olduğunu zannetmeyin. Üreticilik deneyimim, Edremit Zeytincilik Meslek Yüksek Okulu’nda katıldığım seminerler ve Aydın Ticaret Borsa’sında devam ettiğim iki aşamalı zeytinyağı tadımı eğitiminden kaynaklanan mektepliliğimle tattığım, Rusya’daki marketlerden satın aldığım bu zeytinyağları hiç de fena değil; ancak yine de burada bulabildiklerim bizim Körfez zeytinyağlarının ve sofralık Gemlik zeytinimizin yerini tutamaz. Galiba memleket hasreti de bende en çok bu konuda kendisini gösteriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Keşke bizim güzelim ürünlerimiz de raflarda hak ettiği yeri alabilse. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün Rusya için konuşamasak bile Moskova çok zengin bir şehir. Dünyanın en görgüsüz ve ölçüsüz zenginleri burada… Zeytinyağı da burada çok prestijli bir ürün ve tanınıyor. Rusya'da da bütün dünyada olduğu gibi margarin, diğer bazı gıda ürünleri, sabun, güzellik müstahzarları gibi bazı ürünler,  zeytinyağı imajı ile pazarlanıyor. Rusların çok tükettikleri mayonez üretimi yapan bir firmanın ambalajlarında bunun zeytinyağı kullanılarak imal edildiğini anlatan zeytin resimleri var. Hemen her markette zeytin ve zeytinyağı var; bazen promosyonu bile yapılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Rusya perakende pazarı gerçekten cazip mi?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rusya pazarını küçümsemek safdillik olur. Özellikle 90’lı yıllardan sonra hızla büyüyen ve gelişen bir Rusya’dan bahsediyoruz. Gelgitlerle dolu kriz zamanlarında kesin rakamlardan söz etmek çok doğru olmasa da yaklaşık bazı göstergelerle Rusya pazarına bakacak olursak ne kadar önemli olduğunu anlarız:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Economist Intelligence Unit tarafından hazırlanan rapora göre Rusya şu anda dünyanın en büyük on ikinci büyük perakende pazarı konumunda. Bu araştırmaya göre 2002 yılında 112 milyar ABD doları seviyesinde olan perakende pazarı sektörü hacmı 2004 yılında 190 milyar ABD dolarına yükselmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-2010 yılında 450 milyar ABD dolarlık perakende pazarına sahip olması öngörülen, şu anda 270 milyar ABD dolarlık pazara sahip Rusya`da benim yaşadığım Moskova, sadece 68 milyar ABD doları ile önemli bir paya sahip. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Financial Times Gazetesinin yaptırdığı araştırmaya göreyse Rusya’nın 2020 yılında Almanya’yı bile geçerek, Avrupa’nın en büyük perakende pazarına sahip olacağı, 2004 yılında 224 milyar ABD doları olan gıda, giyim ve dayanıksız tüketim mallarını kapsayan “grocery” sektöründe 2020 yılında 637 milyar ABD dolarlık bir büyüklüğe ulaşacağı açıklanmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Rusya perakende pazarı, 2000 yılından beri yılda yaklaşık % 11 oranında büyüyerek gelişmekte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-AT Kearney’in “Windows Of Hope For Global Retailers” başlıklı 2009 Raporuna göre; Rusya perakende pazarı, önümüzdeki 5 sene içinde her yıl ortalama %15 artarak büyüyecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Renaissance Capital tarafından yapılan “Future of Russia’s Consumer Sector” araştırmasına göre, Rusya’da 2010 yılında satın alma gücü paritesine göre kişi başına harcanabilir gelir düzeyinin 10.550 ABD dolarına ulaşacağı beklenmekteydi.&lt;br /&gt;Rusya perakende pazarında Alman Metro (Metro, Cash&amp;Carry, Real), Fransız Auchan, önemli bir mağaza ve pazar payına ulaşmıştır. 1997 yılında, Moskova’da ilk Ramstore mağazasını açarak süpermarket-hipermarket sektöründe yabancı sermayeli girişimciliğin öncülüğünü yapan Türk Ramenka ise bu mağazaların önemli bir kısmını Fransız Auchan’a satarak sektörün liderliğini ne yazık ki yitirmiştir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;En son umut ölür...&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’nin son iki üç senedir trajik bir şekilde gerileyen zeytin-zeytinyağı ihracatında toparlanıp atak yapabilmesi için hedef pazarlarını iyi belirlemesi gerekmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Süregelen koşullarda, AB ülkelerine ihracat yapabilmek için, zeytin üreticisi hemen her ülkeye verilen kotalardan her ne hal ise yoksun olan; zeytin üreticisi AB ülkeleri ve kotaya sahip AB üyesi olmayan diğer ülkelerle adil olmayan bir rekabete zorlanan Türkiye’nin ancak olağan dışı iklim koşulları sonrasında,  kıtlık senelerinde malının talep edilir olacağını bilmek için biraz gerçekçi olmak yeterli...O da markalı-ambalajlı değil, dökmeci olarak…Bu gidişle çok yakın bir gelecekte ihracatta ancak Tunus’un dökme zeytinyağı tedarikçisi olabilirsek kimse şaşırmasın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AB’den kota edinme mücadelesini bırakmadan, kararlı bir şekilde verirken alternatif pazarlarda yer edinmek çabası da sürdürülmelidir. AB ile vakit kaybetmek yerine ABD, Kanada, Çin, Japonya ve Rusya gibi pazarlara gereken önem verilmelidir. &lt;br /&gt;142 milyon nüfusu bulunan, kişi başına düşen milli geliri ortalama 5 bin 260 dolar olan Rusya`da kişi başına düşen zeytinyağı tüketiminin de eğitim ve refah seviyesinin yükselmesine paralel olarak her geçen gün artması bekleniyor. &lt;br /&gt;Rusya’da tüketilen zeytinyağları arasında yüzde 78 ile İspanyol yağları birinci sırada yer alıyor. Pazarda İtalya, Yunanistan, Tunus ve Suriye zeytinyağları da hatırı sayılır oranda bulunuyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2005 yılında Rusya`nın yıllık ithalatı 6 bin ton iken Türkiye`nin Rusya`ya yaptığı zeytinyağı ihracatı 220 tondu. Bunun 150 tonu Tariş tarafından yapılan ihracat idi. &lt;br /&gt;Rusya, Uluslararası Zeytin-Zeytinyağı Konseyi (IOOC) verilerine göre son yıllardaki zeytinyağı ithalatı 14 bin ton, sofralık zeytin ithalatı ise 90 bin ton civarında olmasına ve bu miktar 142 milyonluk bir ülke için henüz çok az olmasına rağmen önemsenmesi ve stratejik bir pazar hedefi olarak değerlendirilmesi gereken bir ülke.&lt;br /&gt;Umudum sanıldığından çok daha zengin ve kaliteli ürünlerin talebinin olduğu Rusya'da bizim ürünlerimizin de pazarda en az diğerleri kadar yer bulması.&lt;br /&gt;Rusların çok sevdiğim bir atasözü var:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Umut, en son ölür.”&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-2355264996834480936?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/2355264996834480936/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=2355264996834480936' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/2355264996834480936'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/2355264996834480936'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2011/02/gda-ihracatclarnn-rusya-ckarmas.html' title='Gıda İhracatçılarının Rusya çıkarması'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TVEM5gNF3QI/AAAAAAAAEtw/lJh2uZuCOP0/s72-c/Moscow_2_Russia.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-6977644609977984247</id><published>2011-02-08T01:15:00.000-08:00</published><updated>2011-02-08T01:33:20.051-08:00</updated><title type='text'>Yeni Yudum Zeytinyağı raflarda</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TVEN0NoGAVI/AAAAAAAAEt4/nYWH1YZ9680/s1600/Tabakta%2Bzeytinya%25C4%259F%25C4%25B13.bmp"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TVEN0NoGAVI/AAAAAAAAEt4/nYWH1YZ9680/s320/Tabakta%2Bzeytinya%25C4%259F%25C4%25B13.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5571249404696199506" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Zaman&lt;br /&gt;07 Şubat 2011, P.Tesi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sıvı yağ üreticisi Yudum Gıda, Yeni Yudum Zeytinyağı'nı piyasaya sürdü.&lt;br /&gt;'Yemeğine gençlik kat' sloganı ile tüketiciye sunulan Yudum Zeytinyağı, natürel sızma, natürel Ege sızma, soğuk sıkma ve Riviera çeşitleri ile sofralarda olacak. 500 ml, 1 litre, 2 litre pet, 3 litre, 4 litre ve 5 litre teneke ambalajlarında satışa sunuluyor. Yeni pet şişe ve pratik kapak, mutfakta ergonomik ve hijyenik kullanım sağlıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-6977644609977984247?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/6977644609977984247/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=6977644609977984247' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/6977644609977984247'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/6977644609977984247'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2011/02/yeni-yudum-zeytinyag-raflarda.html' title='Yeni Yudum Zeytinyağı raflarda'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TVEN0NoGAVI/AAAAAAAAEt4/nYWH1YZ9680/s72-c/Tabakta%2Bzeytinya%25C4%259F%25C4%25B13.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-275886104676405226</id><published>2011-02-08T01:11:00.000-08:00</published><updated>2011-02-08T01:34:53.191-08:00</updated><title type='text'>Ayçiçek yağı yüzde 20 zamlandı</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TVEOJaNz4II/AAAAAAAAEuA/y51x5Pr7sIg/s1600/ay%25C3%25A7i%25C3%25A7e%25C4%259Fi.bmp"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 150px; height: 113px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TVEOJaNz4II/AAAAAAAAEuA/y51x5Pr7sIg/s320/ay%25C3%25A7i%25C3%25A7e%25C4%259Fi.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5571249768852873346" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Zaman &lt;br /&gt;06 Şubat 2011,Pazar&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayçiçek yağında son bir buçuk aydan beri yaklaşık yüzde 20 fiyat artışı yaşanıyor. Aralık ayının ortasından bu yana yükseliş gösteren ayçiçek yağının litre fiyatı 2,30 liradan 2,75'e çıktı.&lt;br /&gt;Tüketici şubat ayından itibaren 18 litrelik ayçiçek yağını 43 lira yerine 55–56 TL'den satın alıyor. Fiyatlarda nisan sonu itibariyle tekrar bir gevşeme öngörülüyor. Ayçiçeğindeki bu artışta, dünyada yağlı tohumlarda başı çeken Brezilya ve Arjantin'de rekoltenin düşüklüğüyle birlikte döviz kurlarındaki yükseliş etkili oldu. &lt;br /&gt;Türkiye'nin 2,5 milyar dolar ile petrolden sonra en fazla döviz ödediği kalemler arasında yer alan yağ hammaddelerinde 2008 yılında da benzer fiyat artışları meydana gelmişti. 39 liradan 60 TL'ye çıkan 18 litrelik yağın fiyatı daha sonra 42–43 TL seviyelerine kadar gerilemişti. &lt;br /&gt;Esas Holding'in gıda şirketi Gıdaser Gıda Dağıtım AŞ'ye bağlı Bonservis Genel Müdür Yardımcısı Serhan Mama, ayçiçeğindeki fiyat artışının dış piyasalardan kaynaklandığını belirterek, "Türkiye, ayçiçekte hammadde olarak dışa bağımlı. Dolayısıyla ayçiçeğindeki fiyat hareketleri doğrudan bize yansıyor." dedi. &lt;br /&gt;Ayçiçeğinin stoklanan bir ürün olduğunu dile getiren Mama, şunları kaydetti: "Şimdiye kadar stoklardaki ürünler satıldı. Şu anda bütün perakende ve endüstriyel noktalarında stoklar bitti. Dolayısıyla perakende fiyat artışını geç hissetti. Şubattan itibaren piyasaya çıkan ürünler zamlı satılmaya başladı." &lt;br /&gt;Serhan Mama'nın verdiği bilgilere göre, Türkiye, yağlı tohumları ağırlıklı olarak Güney Amerika ülkeleri olan Brezilya ve Arjantin'den ithal ediyor. Bu ülkelerdeki hasat durumu fiyatın seyri açısından büyük önem arz ediyor. Ayrıca, bu yağlı tohumları Türkiye'ye getiren çok uluslu firmalar var. Bunların göstereceği tavır da fiyatların gidişatında önemli rol oynayacak. Spekülatif hareketlerin olmaması halinde fiyatların nisan sonu itibariyle gevşeyeceğini öngören Mama, döviz kurlarındaki yükselişin de fiyatları tetiklediğine dikkat çekti.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-275886104676405226?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/275886104676405226/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=275886104676405226' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/275886104676405226'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/275886104676405226'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2011/02/aycicek-yag-yuzde-20-zamland.html' title='Ayçiçek yağı yüzde 20 zamlandı'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TVEOJaNz4II/AAAAAAAAEuA/y51x5Pr7sIg/s72-c/ay%25C3%25A7i%25C3%25A7e%25C4%259Fi.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-7740796606925560599</id><published>2011-02-06T09:33:00.000-08:00</published><updated>2011-02-06T09:39:22.636-08:00</updated><title type='text'>Çocuklar için Rusya'ya zeytinyağ Türkiye'den geliyor</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TU7clvfLG8I/AAAAAAAAEto/gHPxT2pCj9s/s1600/Akan%2Bzeytinyag.bmp"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 160px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TU7clvfLG8I/AAAAAAAAEto/gHPxT2pCj9s/s320/Akan%2Bzeytinyag.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5570632330064370626" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;06 Şubat 2011,Pazar&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bebelere Yağ&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Akhisarlı Alhatoğlu Zeytincilik, bebekler için ürettiği vitaminli ve yumuşak tadı olan özel zeytinyağını Rusya’ya ihraç etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Manisa’nın Akhisar İlçesi’nden yedi ülkeye ihracat yapan Alhatoğlu Zeytincilik, çocuklara özel ürettiği “Kids Olio” ile Rusya pazarına girdiği belirtildi. İçerdiği vitaminlerin kaybolmaması için titizlikle üretilen ve daha yumuşak tadı olan olan ürün için, Rus çocukların ardından Japon ve Amerikan çocuklarının da hedeflendiği bildiriliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Doğal sızma&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alhatoğlu Gıda Sanayi ortaklarından Alper Alhat, bebeklere özel ürünün doğal sızma zeytinyağı olduğunu belirterek, farklı türlerdeki zeytinlerin belli oranda karışımından üretildiğini anlattı. Alhat, “Zeytin danesini dalından kopararak yediğinizde tadı acıdır. Acılık zeytinyağına ne kadar çok geçerse o kadar iyidir, ama o zaman çocuklar tüketemiyor. Bu nedenle çocuklar için zeytinyağı üretmeye karar verdik” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Küçük şişeler&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rusya pazarında çocuklara yönelik satılan her ürün için belge alınması gerektiğini kaydeden Alhat, ilgili kurumlardan sertifikaları aldıklarını belirtti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alhat, “Zeytinyağının fazla havayla temas etmesi kalitesinin düşmesine neden oluyor. Bu nedenle 250 mililitrelik şişelerde üretiyoruz” dedi. Alhat, Kids Olio ile iç pazara girmeye niyetleri olmadığını söyleyerek, ihracata başladıkları ABD’de pazar paylarını artırmayı ve Japonya pazarına girmeyi hedeflediklerini de sözlerine ekledi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-7740796606925560599?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/7740796606925560599/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=7740796606925560599' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/7740796606925560599'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/7740796606925560599'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2011/02/cocuklar-icin-rusyaya-zeytinyag.html' title='Çocuklar için Rusya&apos;ya zeytinyağ Türkiye&apos;den geliyor'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TU7clvfLG8I/AAAAAAAAEto/gHPxT2pCj9s/s72-c/Akan%2Bzeytinyag.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-738018744651321071</id><published>2011-02-02T00:51:00.000-08:00</published><updated>2011-02-02T00:56:22.284-08:00</updated><title type='text'>Türk Zeytinyağı Artık Çin'in Büyük Marketler Zincirinde Boy Gösteriyor</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TUkcIJTO9iI/AAAAAAAAEtg/Pj2-qwsujyE/s1600/turk-zeytinyagi-artik-cin-de.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 250px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TUkcIJTO9iI/AAAAAAAAEtg/Pj2-qwsujyE/s320/turk-zeytinyagi-artik-cin-de.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5569013340481451554" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;CHA&lt;br /&gt;02 Şubat 2011 Çarş.&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk zeytinyağı artık Çin'in büyük marketler zincirinde boy gösteriyor. Büyüyen Çin pazarının ihtiyaçları doğrultusunda, özellikle gıda alanında bu ülkenin pazarında dev potansiyeli gören Türk ihracatçısı, Türk zeytin yağını Çin'e getirerek, ''pazarda biz de varız'' dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başkent Pekin'deki dev marketler zincirlerinden Carrefour'daki raflarda boy gösteren Türk zeytinyağı, Çinli tüketicinin beğenisine sunuldu. Çin'in bazı şehirlerinde, meyve suyu, bisküvi, makarna gibi bazı Türk gıda ürünleri satılırken, Şanghay ve Pekin'deki bazı çerez dükkânları zincirinde de Türk fındığı satışa sunulmuş bulunuyor. Ancak Çin'deki dev alışveriş marketler zincirlerinde bu ürünler yer bulamıyor. İşte bu alanda bir ilk gerçekleşti. Çin'de her yıl daha da büyüyen Carrefour'a ilk giren ve tamamıyla Türk markalı ürün zeytinyağı oldu. Carrefour'a Türkiye'nin meşhur bir zeytinyağı markasını getirip, sürekli olarak satmaya başlayan işadamı Mehmet Terkivatan, diğer gıdaları da Çin pazarına getirmek istediğini ve bu alanda büyük potansiyel olduğuna dikkat çekerek, Türk ürünlerinin bu pazarda yer bulacağını söyledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun yıllar Fransa'da yaşamış ve Çin'e son dönemde Türk ürünleri getiren Beijing Evertrust İthalat ve İhracat şirketinin Genel Müdürü Terkivatan, Cihan Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada, Çin pazarının gerçekten zor bir pazar olduğunu belirtti. Kendisinin Türkiye'den Çin'e Türk malı getirmek için uzun zamandan beri uğraş verdiğini ifade eden Tarkivatan, Türkiye'den özellikle zeytinyağı getirirken karşılaştığı zorlukları ifade etti. Türk üreticisinin Çin'e karşı güvensizliğinin ve ön yargısının zorluk oluşturduğunu söyleyen Terkivatan, ancak tüm sorunlara karşı yılmadan gösterdiği çaba neticesinde bir ilki gerçekleştirdiğini ve Carrefour'un Çin'de olduğu sürece Türk zeytinyağının da bu ülkede uzun süreli satılacağını aktardı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;ASYA PAZARLARINA AÇILINMAZSA, TÜRKİYE ZEYTİNYAĞI FAZLASI VERECEK- &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çin pazarına Türk zeytinyağının satılmadığı takdirde, Ege ve Marmara bölgelerine çok miktarda ekilen zeytinlerden dolayı, önümüzdeki dönemde Türkiye'nin zeytinyağı fazlalığı vereceğine dikkat eken Terkivatan, tek çözümün ise Hindistan ve Çin gibi gelişen Asya pazarına açılmak olduğunu vurguladı. Türk işadamı, Türkiye'de bu durumun gerekli birimler tarafından bilindiği halde, istenilen çalışmaların doğru olarak yapılmadığını ileri sürdü. Çin'e yönelik hedeflerini de anlatan Terkivatan, Çin'deki devlet şirketlerinden ve Çin Carrefour'larının çoğunun yüzde 51 hissesine sahip China Commerce Group for International Economic Cooperation ile yaptığı anlaşma doğrultusunda Carrefour'larda ilk aşamada Türk fıstığı, çerezlik fındık ve fındık yağı, meyve suyu ve bulgur satılacağını, sonraki aşamalarda da kaliteli ve sağlıklı Türk tekstil ürünlerini Çin'e getirmeyi planladığını belirtti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk aşamada Pekin bölgesindeki 13 Carrefour'da satışa sunulan ve dağıtımı devam eden Türk zeytinyağı, diğer zeytinyağlarına göre pahalı satılıyor. Sebebini ise Terkivatan şöyle açıklıyor: Birincisi Türk zeytinyağı kaliteli. İkinci ise artık Türk markalarının prestijini ve imajını Çin pazarında göstermek istiyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Terkivatan, Türkiye'nin gelişimi ve değişimine büyük katkı yapan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın doğrudan kendisine bağlı, Çin ile ticari ilişkilere bakacak bir bakan ataması gerektiğini arzusunu dile getirdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- ÇİN, 2010'DA 40 BİN TON ZEYTİNYAĞI TÜKETTİ-&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tük Zeytinyağı, Çinli ithalatçılar tarafından dökme olarak alınıp, Çin'de paketlenerek değişik markalarda küçük miktarlarda dönem dönem satılıyor. Süreklilik olmaması ise markalaşmanın önündeki en büyük engel olarak karşımıza çıkıyor. Türk menşeli zeytinyağı, Çinliler tarafından çok kaliteli bulunuyor ancak fiyatının pahalı geldiğini ifade ediyorlar. Çin pazarından daha fazla pay alabilmek için Zeytinyağı Tanıtım gurubu (ZTG), çalışmalarına 2010 yılında başladı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Resmi rakamlara göre, Çin'in 2010 yılındaki zeytinyağı tüketimi 40 bin tonun üzerinde gerçekleşti. Bu rakamın 2015'te 100 bin tona ulaşması bekleniyor. Zeytinyağı ihtiyacını ağırlıklı olarak ithalatla karşılayan Çin'in 2010 yılındaki zeytinyağı ithalatı 22 ton yada 84 milyon dolar olarak gerçekleşti. Çin'e zeytinyağı satan başlıca ülkeleri ise İspanya, İtalya, Yunanistan, Türkiye ve Avustralya oluşturuyor. Türkiye'nin Çin'e zeytinyağı ihracatı 2008 yılında 2.3 milyon dolar, 2009'da 1.75 milyon dolar, 2010'da ise 1.27 milyon dolar oldu. Ancak bu ülkeye gayri resmi yollardan giren zeytinyağlarından dolayı, resmi rakamların en az 3 katı olduğu iddia ediliyor&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-738018744651321071?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/738018744651321071/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=738018744651321071' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/738018744651321071'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/738018744651321071'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2011/02/turk-zeytinyag-artk-cinin-buyuk.html' title='Türk Zeytinyağı Artık Çin&apos;in Büyük Marketler Zincirinde Boy Gösteriyor'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TUkcIJTO9iI/AAAAAAAAEtg/Pj2-qwsujyE/s72-c/turk-zeytinyagi-artik-cin-de.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-6564468321713382692</id><published>2011-01-20T04:40:00.000-08:00</published><updated>2011-01-20T04:52:41.843-08:00</updated><title type='text'>EVİMİZİN ÖNÜ ZEYTİN AĞACI…..</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TTgutnBc7FI/AAAAAAAAEtU/NI5WKfZSkn0/s1600/zeytin_saglik10.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 291px; height: 317px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TTgutnBc7FI/AAAAAAAAEtU/NI5WKfZSkn0/s320/zeytin_saglik10.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5564248700720311378" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;SEFA TAŞKIN&lt;br /&gt;Ocak 2011 &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Akdeniz,  Ege  kıyılarında akşamüstüleri güneşe doğru baktığınızda zeytin ağaçları gelin gibidir!  &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Yaşlısı, olgunu,  genci  sanki,  gelin duvaklarını bezeyen  gümüş tellerle süslüdür! Zeytin ağaçlarının koyu yeşil yaprakları akşam güneşinin yorgun ışıklarıyla birlikte göz alıcı gümüş rengine dönüşür!..&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Belki de bu nedenle  kadim zamanlarda Kuzey Ege’nin zeytin ağaçlarıyla kaplı  Midilli Ada’sına Gümüş Ada, çevresi bir zeytin yurdu olan Edremit Körfezi’ne Gümüş Körfez denirdi!&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Yaprağı gün devrilirken gümüş rengidir ama zeytin ağacının “meyvesinin suyu” doğanın beslenmek için insana verdiği en seçkin nimetlerden biridir. Efsanevi Troya  savaşlarının ölümsüz anlatıcısı İzmirli kör ozan  Homeros 3.000 yıl önce ona, zeytin yağı’na  sıvı altın diyordu!   &lt;br /&gt;    &lt;br /&gt;Zeytin ağacı Akdeniz kıyılarının ecesidir. Lacivert Ege sularının binlerce yıllık arkadaşıdır.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Zeytin tanesinin çekirdeği deniz kıyılarına eğimle inen  taşlık yamaçlara düşmeye görsün! Bir fiske toprak bulsa bile hemen ona sarılır, köklenir. İnce filizlerini salar yüce göğe doğru!&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Zeytin ağacı gizemli bir ağaçtır! Toprağa düşen tohumdan üreyen fidan, bildiğimiz zeytin ağacı değildir. Egeliler doğada kendiliğinden büyüyen yaban zeytin fidanlarına delice derler. Çalıya benzer bu bitki hem yaşamak için kayalık toprağa  deli gibi saldırır, hem de küçücük meyvelerinin  yağı yok denecek kadar azdır. Yani bu bodur ağaç bol yağ üretecek kadar akıllı değildir!  &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Deliceler,  Ege’nin bu delişmen makileri  bilgili çiftçiler tarafından aşılanır, akıllı hale dönüştürülür. Bugün bizim zeytin ağacı olarak bildiğimiz ağaçlar bu akıllı ağaçlardır!&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Kendi tohumundan üremediği, ancak çelikle, aşıyla çoğaldığı için zeytin ağacına  kimileri kısır ağaç der, kimileri de akıllı zeytin’in var oluşunu ilahi güçlere bağlar!&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Ege Denizi’nin ortasındaki   Kiklad adalarından biri olan, 3.600 yıl önceki patlamasıyla  Girit adasındaki yüksek Minos uygarlığını yok eden  Thira yanardağıyla ünlü  Santorini, Kutsal Barış adasında bulunan fosilleşmiş  yabani, delice zeytin çekirdekleri ve yaprakları  39.000 yıl önce de  bu topraklarda, yaban da olsa zeytin ağaçlarının yetiştiğini gösterir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Günümüz zeytincilik bilgisinin en önemli isimlerinden Jose M. Blazquez,  zeytin yetiştiriciliğinin yaklaşık 6.000 yıl önce Anadolu’da başladığını söylüyor.  &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;İlk akıllı zeytin ağaçlarının; insanlık tarihinde ilk çiftçi topluluklarının görüldüğü: Mezapotamya’dan kuzeye, Güney Anadolu dağlarına uzanan, oradan Filistin’e inen Bereketli Hilal denen; ekin’in ilk ekilip, buğdayın biriktirildiği, bir çok meyve ağacının ilk kez yetiştirildiği bölgede ortaya çıktığı düşünülüyor.        &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;O yıldır, bu yıldır zeytin ağacı Akdeniz, Ege insanının günlük yaşamının bir parçasıdır. Yeşil, alaca, siyah tanesi ekmeğine katıktır! Suyu, yani yağı yeryüzünün en sağlıklı, doyurucu besinlerinden biridir! Odunu kışın ocaklarda insanı üşütmez! İstenirse yağı kandilde çevreyi aydınlatır! Dalları, yaprakları kızgın yaz güneşine gölgedir! &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Bu kadim ağaç giderek Akdeniz-Ege kültürünü belirleyen temel  öğelerden bir haline gelir. Sevinçte, acıda, türküde, şiirde “o” vardır! Zeytin ağacı ve çevresi insanı insan yapan “sevgi”nin mekanı, birbirine kavuşamayan sevenlerin çektikleri acının tanığıdır! &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Anadolu insanının motiflerini tuvaline, halkın deyişlerini şiirlerine yansıtan, “Karadut’um, çatal karam’ın”  şairi Bedri Rahmi Eyüpoğlu yüreğindeki sevda yangınını “Sitem” adlı şiirinde zeytin ağaçlarıyla paylaşır:  &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;em&gt;“Önde zeytin ağaçları arkasında yar&lt;br /&gt;Sene 1946&lt;br /&gt;Mevsim sonbahar&lt;br /&gt;Önde zeytin ağaçları neyleyim neyleyim&lt;br /&gt;Yar yar..&lt;br /&gt;Seni kara saplı bir bıçak gibi sineme sapladılar….”&lt;/em&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Sonra gür soluklu  Ruhi Su alır sazı eline! Dünya görüşü nedeniyle yıllarca hapis yatan,    Türk halk müziğini sazıyla evrensel boyutlarda yorumlayan 1940’ların Opera sanatçısı, basbariton Ruhi Su, o görkemli sesiyle Anadolu insanına olan sevdasını bir Ege türküsünde  bir garip   zeytin ağacına  anlatır: &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;em&gt;“Evlerinin önü zeytin ağacı&lt;br /&gt;Dökülmüş yaprağı kalmış siyeci&lt;br /&gt;Eğer gönlün bende yok ise&lt;br /&gt;Sen bana kardaş de canım ben sana bacı”.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Yoksa zeytin ağacı, parlak yapraklarıyla Anadolu’nun aynası mıdır? &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;                                                  ****&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;İnsanlık yazmaya başlamakla kendi kültürünü kalıcı hale getirmeye, edindiği yaşam deneyimini gelecek kuşaklara daha kolay aktarmaya başladı. Belki de bu nedenle “Tarih yazıyla başlar!” deniyor. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Bugün yazmak için kullandığımız harflerin en temel olanları, göçebeliği bırakıp yerleşik tarım toplumuna geçen ilk insanların buluşudur. Onların yaşam biçimini, kültürünü yansıtır.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Kadim Mezopotamya dillerinde A, “alfa, elif”;” öküz”dür. B, “beta, beth, beyt”; “ev”: G, “gama, gamal”; “deve”dir. Z, “zet, zai, zertum” ise   “zeytin”.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;İlk yerleşik toplulukların en çok gereksinim duyduğu nesnelerdir bunlar. Öylesine önemlidirler ki, insanlar sözlerini yazıya dökerken kullandıkları harfleri bu nesnelere benzetirler. Belki de Nil’in Mısırlıları, yazılarına nu nedenle hieroglif, kutsal yazı diyordu.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Koyu yeşil yapraklı kutsal zeytin ağacı Akdeniz-Ege insanlarını derinliğine etkilemiş, inanç sayfalarında da baş köşeye oturmuştur!. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Yaban doğada “hüda nabit”, kendiliğinden, delice yetişmesi; bu çalıya benzer bitkinin hünerle aşılanıp, akıllandırılıp verimli hale, zeytin ağacı’na dönüştürülmesi;  tanelerin içindeki altın rengindeki suyunun, yani yağının; sıvı altın’ın türlü yöntemlerle sızdırılıp alınması; bu olağanüstü sıvının neredeyse her derde deva olduğunun sanılması:  sağaltması, güzelleştirmesi, aydınlatması; ağacın her bir parçasının insanın bir başka işine yaraması;  insanın zeytin ağacına hayranlıkla ve saygıyla bakmasına yol açmıştır.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Bir  de zamanla anlaşılmıştır ki bu ağaç kolay kolay ölmez. Dallarını kesmiş olsanız bile kökünden ya da kesildiği yerden yeniden fışkırır. Kolları budandıkça daha da gürleşir.  Kökü sağlamdır. Toprağa bir tutundu mu, bırakmaz! Saç gibi yayılan kılcal kökleriyle toprağa sıkı sıkıya bağlanır! Kökün bir yanı kopsa, ölse bile, diğer yanı ağacın varlığını sürdürmesine, gelişmesine  yeter.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Akdeniz-Ege insanı zeytin ağacının “ölümsüz” olduğunu kabul eder. Türk dilinin ölümsüz ustası Nazım Hikmet, “insanlık durumu, ölüm ve yaşam” arasındaki bağı sorgularken, boşuna zeytin ağacına baş vurmaz:&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;em&gt;“Yaşamayı ciddiye alacaksın&lt;br /&gt;Öylesine ciddiye alacaksın ki&lt;br /&gt;Mesela yetmişinde bile zeytin ağacı dikeceksin&lt;br /&gt;Öyle çocuklara falan kalır diye değil&lt;br /&gt;Ölümden korktuğun halde &lt;br /&gt;Ölüme inanmadığın için…” &lt;/em&gt;  ,  der!    &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ölümsüzlük kutsal metinlerin de konusudur! &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Adem ve Havva’nın  Aden’deki cennetten kovulmasına neden olan, meyvelerini yedikleri, onlara cinselliklerini tanıtan  bilgi ağacı, incir ağacı ise, onun  hemen yanındaki ölümsüzlük ağacı’da zeytin ağacı’dır!&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;İnsanlık kendi varoluş serüvenini yaşarken bilgi’yi ve ölümsüzlüğü hala arayıp durmuyor mu?&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Zeytin ağacının yaşamındaki her bir evre ayrı bir öyküdür! Ege kıyılarında Mayıs ayında süslendiği beyaz çiçekleriyle doğuma hazırlanan  zeytin ağaçları sanki doğanın mucizesidir!  Ne garip çelişkidir bu! Ehil fakat kısır olan zeytin ağaçları ürün vermeye gebedirler ama, doğumun sonucunda verdikleri meyvenin tohumu ve çekirdeği kendi soylarının değil yalnızca yaban atalarının soylarını sürdürmeye yarar.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Zeytin fidanı öyle kolay büyümez! Dibi sulak olsun istemez; kurur! Çok soğuk havalarda üşür, donar, yapraklarını büzer! Aşırı susuzluğa da dayanamaz, küser!  Çocuk gibidir “o”! &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Fidanlara bakan kadınlar öper, okşar, tatlı tatlı söyleşir onlarla! O fidanlar, sanki onların çocuklarıdır!  Hele yetişkin yaprakla dal arasındaki koltukaltından taze bir yaprak çıktığında sevinçten çığlıklar atılır.  “Şah” denen ana tepe daldan göğe doğru yükselen yeni filizler fidanın sağlıkla büyüdüğünü, çevre koşullarından hoşnut olduğunu gösterir. Küçük boylarıyla sonsuz gökyüzüne meydan okurlar sanki!&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Ergin zeytin ağacının yapraklı dalı nasıl barışın, zaferin simgesi sayılıyorsa, zeytin fidanı da  insanlarda umut, sevinç, mutluluk, geleceğe güvenle bakma simgesidir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Kutsal Tevrat’ın Mezmurlar bölümünde, 128.Mezmur’da, Hac’ca giden Musevi’ler okudukları İlahi’de , mutluluğu onunla tanımlar: &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;em&gt;“….Evin içinde karın&lt;br /&gt;Meyveli asma gibi olur&lt;br /&gt;Oğulların sofranın çevresinde&lt;br /&gt;Zeytin fidanları gibi olur….”&lt;/em&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Evet, insanların oğulları, kızları zeytin fidanı gibidir…! &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Fidanlar bir kez toprağa tutundu mu, kökleriyle yeri kavradı mı, artık doğanın yaşama engel her zorluğuyla boğuşmaya hazırdır. Sıcak, kurak, soğuk, yel ona vız gelir!  Çevresindeki her sorunla baş ede ede büyür.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Eğer insanlar ona yardım ediyorsa sevinçle kabul eder.  Sulanıyorsa, gübreyle besleniyorsa, budamayla gerekli olduğu kadar traş oluyor (!), fazla dallarını atıyorsa hemen olumlu yanıtını verir; daha hızla büyür, daha çok ürün verir. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Her zaman olmaz ama doğa onun sevdiği koşulları yaratmışsa; kışın yeterli ama ölçülü üşümüş; baharın bolca yağmurunu almış; çiçeklenme ve tane tutma zamanında aykırı bir durum yaşamamış; yazın aşırı sıcaklarla karşılaşmamış; güzün olgunlaşmış meyvelerini  yere düşürmeyecek kadar şiddetli rüzgarlara dayanmak zorunda kalmamışsa o yine bütün cömertliğiyle insanları daha çok mutlu eder, dalında kucağında ne varsa verir. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Zeytin ağacı mütevazidir ama gönlü ganidir!&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Kutsal kitap Tevrat insanlara “olgunluğu, hakkaniyeti ve doğruluğu” anlatırken zeytin ağacını işaret eder! Tevrat’ın “Hakimler” bölümünün 9.Bap’ında bu kutsal ağacın erdemine dikkat çekilir;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;“Vaktiyle ağaçlar kendilerine kral mesh etmek için gittiler; ve zeytin ağacına dediler: Bize kral ol!Ve zeytin ağacı onlara dedi: Allahın ve insanın bana mesh ettikleri yağı mı bırakayım da ağaçlar üzerinde sallanmaya mı gideyim?”!&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;“Kral olmak,  güç sahibi olmak” için kimi insanlar olmadık oyunlar, dalevereler çevirirken zeytin ağacı, üretici olmayı yeğler, iktidar sahibi olmayı elinin tersiyle iter!  &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Öte yandan zeytin ve hayvan yağlarından  elde edilen ışık   insanın ateşten sonra bulduğu en önemli buluşlardandır.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Bir kap içine konmuş yağın içine sarkıtılan ipin dıştaki ucunun yakılmasıyla, yağ bitene dek elde edilen ışık insanlığın karanlık gecelere üstün gelmesinin başlangıcıdır. Kandillerin ışığı yüzyıllarca insanları aydınlattı.  Dış dünyayı aydınlatan bu mucizevi ışık insanın içsel dünyasının aydınlanmasında da açıklayıcı oldu! &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Türkçe ile  en iyi Kur’anı Kerim meal’i, tefsiri yapan Muhammed Esed’in diliyle, “Nur” suresinin 35.ayet’inde “Allah” zeytin ağacını ve yağının verdiği ışığı örnek göstererek kendi konumunu insanlara anlatır: &lt;br /&gt;     &lt;br /&gt;“Allah göklerin ve yerin nurudur. O’nun nuru içinde kandil bulunan bir oyuktan yayılan ışığa benzer. O kandil ki sırça fanus içindedir; o fanus ki, inci gibi parıldayan bir yıldızdır sanki. Ve o kandilin yakıtı, ne doğuda ne de batıda eşine rastlanmayan mübarek bir zeytin ağacından alınmaktadır. Ve o ağacın yağı öyle arı-duru, öyle parlak ki, nerdeyde ateş değmeden de ışık verecek: Nur üstünde nur! Allah erişmek isteyeni nuruna eriştirir; işte bunun içindir ki Allah insanlara örnekler vermektedir….” &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Zeytin ağacı eşsiz bir ışıktır. O ışık yüzlerce yıldır Anadolu’yu ve insanlığı aydınlatıyor!&lt;br /&gt;      &lt;br /&gt;                                                      *********&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Mitoloji ya da söylenceler bir anlamda bize geçmişten kalan efsanelerdir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Bu efsaneler; uygarlığımızın kökenine, dinsel geleneklerimize, davranışlarımızın biçimlenmesine, inançlarımıza,  doğal olayların nedenini açıklamamıza ilişkin; ilk kimin söylediği bilinmeyen ama, deneysel ve yazınsal olarak doğrulatılması olanaklı olmayan,  gelenekselleşmiş öykülerdir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Mitoloji ya da söylence, evrensel olayları ve kendi “insanlık durumumuzu” anlamamıza yardımcı olan öyküsel bir olgudur. Tarih nasıl yazılı olanı bize aktarmaya çalışırsa mitoloji bize sözlü olanı aktarır!&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Bazen anlatılan ve yazılanlar öylesine iç içe geçer ki, tarih nerde başlar,  söylence nerde biter, ayırt edilemez. Dünyanın dört bir yanında yaşayan farklı halkların kendine özgü böyle efsaneleri, mitolojileri vardır.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Köküyle kıraç toprağa tutunmuş,  dallarıyla mavi göğe ulaşmaya çalışan,  açan naif çiçekleriyle dönüştüğü “deli” zeytin çalısına tohum yaratamaya çalışan “akıllı” zeytin ağacı, sahip olduğu alçakgönüllülük yanında insana sunduğu olağanüstü yararlarla, elbette söylencelere kaynaklık edecektir.   &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Hele, kadim Ege denizinin rüzgarıyla büyüyen, uygarlıkların beşiği Anadolu toprağıyla gelişen zeytin  ağacı, insanlık kültünün en önemli kaynaklarından biri olan Akdeniz kültünün en seçkin ürünlerinden biri olacaktır. Elbette, Akdeniz yaşamında insan varlığının sürmesine ve gelişmesine yardımcı olan bu kutsal  ağacının da, söylenceler diyarı Ege’de,  bir başlangıç söylencesi  olacaktır.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Zeytin ağacının geçmiş zamanda insan yaşamında oynadığı  önemli rol  söylencelerde ve antik çağ metinlerinde baş köşede durur.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Eski Ege kültürü olayları öykülerle anlatmayı sever: Deniz gibi oynaktır, sözler, söylenceler! Her olguya bir kulp bulmayı, olayları örneklerle açıklamaya bayılır!&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Antik Helen kültüründe zeytin ağacının varoluş söylencesi Atina kentinin kuruluşuna, bu kentin adının konmasına, korunmasına bağlanır.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Bugün biliyoruz ki; Anadolu’dan esinlenen, Atina’da odaklanan, izleri bugün bile bizleri etkileyen bir uygarlık kuran; “felsefe’den matematik’e, tiyatro’dan politika’ya” kadar günümüz düşünsel yaşamımızın temelini  oluşturan değerleri bize aktaran   Helenler,  Yunanistan yarımadasına MÖ 2.bin yılın  ortalarında, Balkanların yukarısından, Tuna nehri boylarından geldiler. Yeni geldikleri ve egemenlikleri altına aldıkları bu topraklarda bölgenin yerli halklarıyla karşılaştılar, onlarla karıştılar.  Ve bu yarımadada Miken adını verdiğimiz uygarlığı kurdular. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Yunanistan yarımadasında Batı Ege kıyılarına,  Mora yarımadasına hakim bir konumda olan tepeye, bugün Atina Akropol’ü dediğimiz  yere ve çevresine  yerleşmeye karar verdiler. Bu yerin adı yerli halkın dilinde, büyük bir olasılıkla bugünkü gibi Atina veya ona benzer bir sözcük idi. Ancak  yeni gelen Helenler, ilerde çok önemli bir kent merkezi, uygarlıklar kaynağı olacak bu yere  kendilerince bir ad vermeliydiler? &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Doğaladır ki yardıma söylenceler, efsaneler, mitoloji koştu!  Ve “zeytin ağacı”!&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Öykü ya: Tanrılar tanrısı Zeus, “tanrılar meclisini” birlikte yaşadıkları  Olympos denen yüce dağda toplantıya çağırır. Zeus insanları  yöneten, doğaya egemen olan, insanlar arasındaki ilişkilere karışan baş tanrıdır.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Konu; “o yerleşim yerinin”, sonradan adı Atina olacak kentin adını kim koyacaktır, kentin koruyucusu kim olacaktır? Zeus, hem Tanrı kadar erişilmez, hem de insan kadar insandır!&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Tanrılar ve tanrıçalar değişik önerilerle yarışmaya girer. İnsanlara en çok yararlı olacak  varlığı  onlara kim armağan edecektir? Ancak en dikkate değer olanlar; Zeus’un kızı; akıl ve bilim tanrıçası “Athena” ile Zeus’un kardeşi, denizlerin tanrısı “Poseidon” sunduğu önerilerdir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Gür saçları ve sakalları yosunla kaplı, üç uçlu mızrağın taşıyıcısı, köpüklü denizlerin egemeni  Poseidon; ince ayakları çevik, gürbüz gövdesi güçlü, yelesi rüzgarla savrulan  “at”ın insanlar için, savaşta ve barışta yararlı olacağını düşünür  ve onu insanlığa sunar!&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Zeus’un çatlayan alnından çıktığına inanılan ve bugün Berlin’deki “Pergamon Müzesi”nde,  günümüz Bergama’sından 120 yıl önde koparılmış   5 mt yüksekliğinde görkemli bir heykeli bulunan, günümüz Türk bestecilerinin en seçkinlerinden biri olan Vedat Sakman’ın bu  heykel  onuruna olağanüstü güzel bir müzik  bestelediği Athena  tüm tanrıları şaşırtan bir sunum yapar. Onun insanların yararı için önerdiği varlık; yabani, delice bir zeytin çalısını aşılayıp akıllıya dönüştürdüğü bir “zeytin ağacı”dır.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Bu akıllı ağaç, büyüyecek, ulu bir ağaca dönüşecektir. Meyvesini insanlar hem yiyecekler, hem de meyvesini sıkıp suyundan yaralanıp besleneceklerdir. Yağı yanıp ışık olacak, odunu ocakları ısıtacaktır! Her derde deva sıvısı yaralara derman, hastalara şifa olacaktır!&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Yarışmayı Athena kazanır! Hem kente adını verir (!) hem de bu kentin koruyucusu olur.  Helenler, çok önem verdikleri bu nitelemeye, koruyuculuğa Pallas derler. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Doğaldır ki bu söylence, antik Helen toplumunun göçebe bir toplum oluştan yerleşik, kentli bir toplum; savaşçı bir toplum oluştan barışçı, uygarlıkçı bir toplum oluşuna geçişini  simgeliyordu ama, işe bakın ki, günümüz “batı” dünyasının kendi kültürüne temel aldığı Helen kültürünü  batı kültürünün  başlangıcına, bu söylenceyle, “zeytin ağacını” koyuyordu.   &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;O kültür ki, Homeros’lardan, Solon’lara, Platon’lardan Vergilius’lara, Aristotales’lerden İbni Batuta, Muhiddin-i Arabi’lere gidecek, uzanacak   günümüze varacaktı!&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Ne kadar açık bir durumdur?  Kültürümüzün temelinde “zeytin”; onun simgelediği “akıl” ve “üretim” vardır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-6564468321713382692?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/6564468321713382692/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=6564468321713382692' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/6564468321713382692'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/6564468321713382692'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2011/01/evimizin-onu-zeytin-agaci.html' title='EVİMİZİN ÖNÜ ZEYTİN AĞACI…..'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TTgutnBc7FI/AAAAAAAAEtU/NI5WKfZSkn0/s72-c/zeytin_saglik10.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-5612352453373418158</id><published>2010-12-06T06:42:00.000-08:00</published><updated>2010-12-06T06:51:05.477-08:00</updated><title type='text'>Zeytin depolarına yeni düzen</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TPz31q6s_GI/AAAAAAAAEtI/Hv3u9QpK-mA/s1600/file_3.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 232px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TPz31q6s_GI/AAAAAAAAEtI/Hv3u9QpK-mA/s320/file_3.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5547581342439242850" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Olay Gazetesi&lt;br /&gt;04 Aralık 2010 C.tesi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Zeytin ve zeytinyağı ticaretini kolaylaştırmak, depolanması için yaygın bir sistem oluşturmak amacıyla lisanslı depoların uyacağı esaslar yönetmelikle belirlendi.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanayi ve Ticaret Bakanlığının 'Zeytin Lisanslı Depo Yönetmeliği' ile 'Zeytinyağı Lisanslı Depo Yönetmeliği' Resmi Gazete'nin dünkü sayısında yayımlandı. Yönetmeliklerle zeytin ve zeytinyağı ticaretini kolaylaştırmak, depolanması için yaygın bir sistem oluşturmak, ürün sahiplerinin mallarının emniyetini sağlamak ve kalitesini korumak, lisanslı depo işleticilerinin kişiler arasında ayrım yapmaksızın depolanmak üzere zeytin kabul etmelerini temin etmek amaçlanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;ASGARİ 4 BİN TON:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca, ürünlerin mülkiyetini temsil eden, satışını ve teslimini sağlayan, teminat olarak verilebilen ürün senedi çıkartmak ve standartları, kalitesi belirlenmiş zeytin ve zeytinyağı depolanması için hizmeti sunan lisanslı depo işletmelerinin kuruluş, işleyiş ve denetimine ilişkin usul ve esaslar da belirlendi. Buna göre, depolar, taban, iç ve dış duvar yüzeyleri ile çatısı ürüne yabancı madde karışmasını ve kirlenmesini önleyecek ve rutubeti geçirmeyecek, ürünleri her türlü koku ve hava etkisi ile iç ve dış zararlardan koruyacak şekil ve nitelikte olacak. Lisanslı zeytin depolarının toplam kapalı ürün depo kapasitesi, asgari 4 bin ton, müstakil her bir ünitenin ya da şubenin kapalı depo kapasitesi asgari 500 ton, zeytinyağında ise kapalı ürün depo kapasitesi asgari 5 bin ton, müstakil her ünitenin ya da şubelerin kapasitesi de en az bin ton olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;1 MİLYON LİRA SINIRI&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Lisanslı depo işletmesi kuruluşunda 1 milyon liradan az olmamak üzere, depolama kapasitesine göre Bakanlıkça belirlenen tutarda ödenmiş sermayeye sahip olma şartı aranacak. Söz konusu tutar, zeytin depoları için 50 bin ton kapasiteye kadar 1 milyon lira ile 2,5 milyon lira arasında uygulanacak. 50 bin tonu aşan her 5 bin ton için de ilave 200 bin lira ödenmiş sermaye olacak. Bu rakam, zeytinyağı lisanslı depolar için de 30 bin ton kapasiteye kadar yine 1 milyon lira ile 2,5 milyon lira değişecek. 30 bin tonu aşan her 5 bin ton için de ilave 500 bin lira ödenmiş sermaye gerekecek.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-5612352453373418158?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/5612352453373418158/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=5612352453373418158' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/5612352453373418158'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/5612352453373418158'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2010/12/zeytin-depolarna-yeni-duzen.html' title='Zeytin depolarına yeni düzen'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TPz31q6s_GI/AAAAAAAAEtI/Hv3u9QpK-mA/s72-c/file_3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-7511769485519013242</id><published>2010-12-02T23:13:00.000-08:00</published><updated>2010-12-02T23:24:27.099-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Zeytincinin Sorunları'/><title type='text'>Zeytincinin Dertleşmesi</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TPiagTr9cPI/AAAAAAAAEtA/GrrpgNUxnj0/s1600/untitled8.bmp"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 213px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TPiagTr9cPI/AAAAAAAAEtA/GrrpgNUxnj0/s320/untitled8.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5546352820937912562" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Atakan Atasoy&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baba tarafından - doğma büyüme İstanbullu olmama rağmen - Bursa Orhangazi'nin Sölöz köyündenim. Bunu diyebiliyor olmam da benim zeytin ağacına tutkum, tarlama olan hasretim ve bu nedenle her yıl en az 2-3 kez yollarına düşmemdir. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Zeytinlik sayfanızı vakit buldukça okuyorum. Herşey ne kadar ciddi, ne kadar organize ve güzel işliyor gibi görünüyor yazılanları okuduğumuzda... Ya da işin içinde olmayan birisi okuduğunda... Oysa ki; eğer zeytininizi topladıktan sonra salamura yapmıyor ve bir sonraki sezona dek bunu kapı kapı, market market ya da semt pazarlarında satmıyorsanız zeytinden para kazanıyorum diyebilecek durumda değilsinizdir. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Halen toplamda yaklaşık 6 dönümlük zeytinliklerimizden elde ettiğimiz yıllık zeytin miktarımız topu topu 3 bilemediniz 4 ton civarında. Ürününüzü perakende satamıyor, bizim gibi toptan satmak zorunda kalıyorsanız eğer ilaç, bakım, işçilik ve benzeri masraflarla birlikte getirisi neredeyse götürüsüne denk. Benim de M.Ü.'nde derslerine girdiğim Sayın Güngör Uras'ın yazısında sözettiği gibi öyle 12,5 ya da 25 tl de değil üstelik günlük işçilik ödemeleri. 30 liradan aşağısına tarlanıza kimseyi sokamazsınız Bursa'da. Buna rağmen yapılan iş daha çok para kazanmak için işçiler tarafından iki katı günde tamamlanır. Zeytininizi toplarsınız bu sefer satacak tüccar bulamazsınız. Köy dışından bulduğunuz tüccar uzun vadeli çekler verir size, karşılığı var mı yok mu diye düşünür durur ve günü geldiğinde de dolandırıldığınızı anlarsınız. Yabancı tüccarın adı hep dolandırıcıdır ve bu nedenle köy dışından kimseye -mahalle baskısı yüzünden- zeytin veremezsiniz. Güvenli diye köyünüzden zeytininizi alan kişi de bunu fiyatı yarı yarıya kıracak kadar kullanır. Sonuçta elinizde kalan üç beş kuruş için Allah razı olsun der sineye çekersiniz. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Her sektörde olduğu gibi ağalar, paşalar, patronlar yıl boyunca seminerler düzenler, konferanslar verir, biraraya gelip "ileriye bakalım" derler. İleriyi daha iyi görebilmek için sizin üzerinizde yükseldiklerini farketmezler bile. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Benim anam tarlaya gider, benim anam zeytin toplar, benim anam her hasatta gece yarılarına dek evin karanlık avlusunda zeytinin yeşilini siyahından, irisini ufağından, iyisini kötüsünden ayırır. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Benim anam "Allah bereket versin" der bir sonraki hasata kadar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-7511769485519013242?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/7511769485519013242/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=7511769485519013242' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/7511769485519013242'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/7511769485519013242'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2010/12/zeytincinin-dertlesmesi.html' title='Zeytincinin Dertleşmesi'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TPiagTr9cPI/AAAAAAAAEtA/GrrpgNUxnj0/s72-c/untitled8.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-5930878161873072731</id><published>2010-11-22T06:56:00.000-08:00</published><updated>2010-11-22T07:00:57.983-08:00</updated><title type='text'>ZEYTİN VE İLENÇ…</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TOqFWs2alnI/AAAAAAAAEs4/_OIt72QdQaU/s1600/untitled10.bmp"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 202px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TOqFWs2alnI/AAAAAAAAEs4/_OIt72QdQaU/s320/untitled10.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5542388916475827826" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Nevzat Çağlar Tüfekçi&lt;br /&gt;(Öykü)&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nablus kenti, Batı Şeria’da Filistinlilerin yaşadığı bir kentti. Burada Yahudiler de yaşıyordu. Nablus’ta zeytin ağaçları vardı. Bu bölgenin önemli geçim kaynaklarından birisiydi, o.  Ağaçların dalları zeytin doluydu. Zeytinin var yılıydı. Bereketli bir yıldı. Hem Filistinliler için hem de Yahudi yerleşimciler için zeytin çok önemliydi bu bölgede. Arazinin yapısı gereği ürün çeşidi kısıtlıydı burada. Zeytin Akdeniz havzasının önemli bir ürünüydü ve tanrının bir armağanıydı onlara.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Hasat mevsimiydi. Herkes umutlarını zeytine bağlamıştı bu yıl. Bu, Filistinliler için çok daha önemliydi. Çünkü yaşam onlara karşı bonkör değildi. Etraflarında kuşatmalar vardı. Bazı engellemeler nedeniyle herşey onlara ulaş(a)mıyordu.  Filistinliler, ellerindeki bir avuç toprakta, ihtiyaçlarını karşılayacak ürünler yetiştiriyorlardı. Zeytin de bunlardan birisiydi. Bu hasat mevsimi onlar için kurban bayramının yanısıra ikinci bir bayram olacaktı. Yüzleri gülecekti… &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Ama bir gece, onların umutlarına gölge düştü. Nablus kentinde yaşayan bazı Yahudi yerleşimciler, gece yarısı Filistinlilere ait zeytin bahçelerine girerek, zeytin ağaçlarını diplerinden kestiler. Filistinliler, sabah kalktıklarında bahçelerindeki zeytin ağaçlarının kesilmiş olduklarını gördüler. Gördüklerine inanamadılar, inanmak istemediler. Dünyalar başlarına yıkılmıştı.  Ne yapacaklarını bilemediler. Zeytin üzerine kurulan o güzel hayalleri, birden yok oluverdi. Filistinli kadınlar ağlamaya başladılar, yas tuttular zeytinleri için. Beddua ettiler, ilendiler zeytinlerini kesenlere… Erkekler, kin ve öfke sözlerini haykırdılar bunları yapanlara… Ağaçların bu hale gelmesi için çok emek vermişlerdi. Bir çocuk gibi bakmışlardı onlara. Şimdi ise onların umudu, herşeyi olan zeytin yüklü ağaçlar, köklerinin yanında yan yatmış, öylece duruyorlardı… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözyaşı döken, ağıt yakan ve zeytinlerini kesenlere beddua eden insanlardan birisi de, 40 ağacı kesilen 73 yaşındaki Salima Ewes’di. Salima Ana, iki kolunu gökyüzüne doğru kaldırmış; tüm kızgınlığı ve nefreti yüzüne yansımış bir şekilde bunu yapanlara karşı lanetler yağdırıyor, içinden gelen tüm öfke dolu sözleri ardı ardına sıralıyordu. Bunu yapanlara beddua ediyordu…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundan 2400 yıl önce, Güneybatı Ege’de, Karya bölgesinde de buna benzer durumlar yaşanmıştı. “Bereketli Hilal” olarak adlandırılan; Nil Deltası, Mezopotamya ve Anadolu’yu, özellikle de Ege kıyılarını içine alan toprakları, tarih boyunca farklı kökenden onlarca kavim sahip olmaya çalıştı. Bunun ana nedeni, topraklarının verimliliği, stratejik konumu ve güzel iklimiydi. MÖ 3000’lerde Sümerler, Batı Anadolululara, “Deniz kıyısındaki güneş bahçesinde yaşayan insanlar”; Firavunlar zamanında da Mısırlılar ise Egelilere, “Denizin yüreğinde yaşayan insanlar” olarak nitelendirirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Antik çağda, Karya bölgesi(Anadolu’nun güneybatısı), bugün olduğu gibi o zaman da önemli bir zeytin diyarıydı. Karlar, geçimini zeytinle sağlarlardı. Komşu ülkelere gemilerle, amforaların içinde zeytinyağı gönderirlerdi. Antik dönemde, birçok kavmin gözü Mylasa’nın başkent olduğu Karia bölgesindeydi. Bu nedenle, Karia bölgesi sık sık saldırılara hedef olurdu. Karlar, aynı zamanda, kadınıyla erkeğiyle savaşçı insanlardı. Bu nedenle, istilacı güçler çoğu zaman amaçlarını gerçekleştiremeden ve ağır kayıplar vererek, geldikleri gibi geri giderlerdi. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;İstilacı kavimler, Karlar’ın bu özelliğini bildiğinden, onların direnme gücünü kırmak, moral güçlerini yok etmek için, önce onların temel geçim kaynağı olan zeytin ağaçlarını dibinden keserlerdi. Bu durum, Karlar üzerinde çok büyük moral çöküntüsü yaratır, onların direnme güçlerinin kırılmasına neden olurdu. Karyalı kadınlar, zeytin ağaçlarını kesenler için, “Elleri kırılasıcalar, boyları-posları devrilesiciler, naham yarabbi ciğerinden yanasıcılar, teneşirlere gelesiceler” diye beddua ederdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; MÖ 4. yy’da Karya satrabı(valisi) Hekatomnos, kıyıma uğrayan zeytin ağaçlarının yeniden diriltilmesi için buyruklar yayınladı. Bölgesinde zeytinciliğin gelişmesini teşvik etti. Bu konuda ödüller ortaya koydu. Her kıyımdan sonra Mylasa’nın zeytinleri köklerinden yeniden filiz sürdü…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2400 yıl sonra Filistinli Salima Ewes’in, zeytinlerini kesenlere karşı yaptığı ilenme, Karyalı kadınlarınkiyle aynıydı: “Elleri kırılasıcalar, boyları-posları devrilesiciler, naham yarabbi ciğerinden yanasıcılar, teneşirlere gelesiceler…” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu, yüzyıllar boyunca, Akdeniz havzasında yaşayan kadınların, zeytinlerini kıyıma uğratanlara karşı ortak ilenci oldu hep… Tanrıların kutsadığı, insanlara geçim kaynağı olan o kutsal ağaçları kesenler, barışın simgesi o dalları gövdesinden ayıranlar ise hiçbir zaman onmadı, tarihler boyu yüzleri gülmedi hiç… Hep büyük felaketlerin mağduru oldular…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-5930878161873072731?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/5930878161873072731/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=5930878161873072731' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/5930878161873072731'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/5930878161873072731'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2010/11/zeytin-ve-ilenc.html' title='ZEYTİN VE İLENÇ…'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TOqFWs2alnI/AAAAAAAAEs4/_OIt72QdQaU/s72-c/untitled10.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-1808204371125692658</id><published>2010-11-22T06:49:00.000-08:00</published><updated>2010-11-22T06:52:45.060-08:00</updated><title type='text'>EİB, GIDA İHRACATÇILARINI RUSYA’YA GÖTÜRÜYOR</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TOqDrUBh_zI/AAAAAAAAEsw/YiFAbCndT70/s1600/Zeytinya%25C4%259F%25C4%25B12.bmp"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 190px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TOqDrUBh_zI/AAAAAAAAEsw/YiFAbCndT70/s320/Zeytinya%25C4%259F%25C4%25B12.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5542387071565561650" /&gt;&lt;/a&gt;Ege İhracatçı Birlikleri, Türkiye’nin en büyük gıda ihracat pazarları arasında olan Rusya’da 7-11 Şubat 2011 tarihleri arasında düzenlenecek olan Prodexpo 2011 Moskova Uluslararası Gıda Fuarı’na Milli Katılım Organizasyonu düzenliyor. Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri Sezmen Alper, “Rusya’nın en büyük gıda fuarı olan Prodexpo 2011 Moskova Uluslararası Gıda Fuarı’na tüm gıda ihracatçısı firmalarımızı katılmaya davet ediyoruz. Küresel krizin bittiği, talebin tekrar canlandığı ortamda Rusya pazarındaki fırsatları değerlendirmeye davet ediyoruz Bu son çağrımızı dikkate alan ihracatçılarımız kazançlı çıkacaktır” diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından, 2011 yılında 4 tane uluslararası gıda fuarına milli katılım organizasyonu gerçekleştireceklerini belirten Alper, şöyle konuştu: “2011 yılında düzenleyeceğimiz ikinci gıda fuarı 7-11 Şubat 2011 tarihleri arasında Rusya’nın Başkenti Moskova’da düzenlenecek olan Prodexpo 2011 Moskova Uluslararası Gıda Fuarı olacak. Türkiye, Rusya’ya yıllık ortalama 1 milyar dolarlık gıda ürünleri ihraç ediyor. En büyük ihraç pazarlarımızdan bir tanesi, yaklaşık 150 milyon nüfusu ile dünyanın 9. kalabalık ülkesi. Rusya’nın, toplam ithalatının yüzde 20’sini gıda ürünleri ithalatı oluşturuyor. Rusya, Gıda ihracatçılarımız açısından hem büyük, hem de yakın bir pazar, ihracatçılarımızın bu cazip fırsatı değerlendirmelerini bekliyoruz. Fuarda, konserve, turşular, makarna çeşitleri, kuru yemişler, fındık, zeytin ve zeytinyağı, un ve unlu mamuller, bitki çayları ve şifalı bitkiler ile baharatlar, şekerlemeler, süt ürünleri, şarküteri ürünler, reçel, helva, çikolata, hazır gıdalar, içecekler, su ürünleri, kanatlı eti vb. gıda ve işlenmiş tarım ürünleri sektöründe uluslararası standartlara uygun ürün üreten ve ihraç eden tüm firmalarımızın rekabet şanslarının yüksek olduğu düşünüyoruz. Gıda ihracatçılarımızı küresel krizin bittiği, talebin tekrar canlandığı ortamda Rusya pazarındaki fırsatları değerlendirmeye davet ediyoruz.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;SU ÜRÜNLERİ TANITIM GRUBU 2010’DA KATILDI İHRACATI YÜZDE 121 ARTTI&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rusya’nın en büyük gıda fuarı olan Prodexpo 2011 Fuarı’na Su Ürünleri Tanıtım Grubu’nun özel önem verdiğine işaret eden EİB Genel Sekreteri Sezmen Alper, 2010 yılında Prodexpo 2010 Moskova Fuarı’na katılan Su Ürünleri Tanıtım Grubu’nun, Türkiye’nin Rusya’ya su ürünleri ihracatının yüzde 121 oranında arttırılmasını sağladığını kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’nin 2009 yılında 13 milyar 260 milyon dolarlık gıda ürünleri ihracatı yaptığını belirten EİB Genel Sekreteri Sezmen Alper, gıda fuarlarının katkısı ile Türkiye’nin 2011 yılında gıda ürünleri ihracatında 15 milyar doları aşmasını beklediklerini sözlerine ekledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;RUSYA’YA NELER SATIYORUZ?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye, 2009 yılında Rusya’ya 965 milyon dolarlık gıda ürünleri ihraç etti. Gıda ürünleri ihracatında ana kalemi 633 milyon dolarlık dış satış ile yaş meyve sebze ürünleri oluşturuyor. Türkiye, Rusya’ya 75 milyon dolarlık bitkisel ürünler ihraç ederken, 55.5 milyon dolarlık kuru meyve, 54.3 milyon dolarlık fındık, 24 milyon dolarlık meyve sebze mamulleri ihraç etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;BAŞVURULAR EGE İHRACATÇI BİRLİKLERİ FUARLAR SERVİSİ’NE&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2010 yılında fuara 80.000 metrekare alanda 28’i milli katılım olmak üzere 57 ülkeden toplam  1.790 firma katıldı ve fuarı  yüzde 91’i profesyonel 56 bin kişi ziyaret etti etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prodexpo 2011 Moskova Uluslararası Gıda Fuarı’na katılmak isteyen gıda ihracatçılarımız “Para Kredi ve Koordinasyon Kurulu’nun Yurt Dışında Gerçekleştirilen Fuar Katılımlarının Desteklenmesine İlişkin 2009/5 Sayılı Tebliğ”i çerçevesinde devlet desteğinden yararlanabilecekler. Sektörel Dış Ticaret Şirketi (SDŞ) niteliğini haiz firmalar için % 75'i, diğer katılımcılar (üretici-/imalatçı organizasyonları dahil) için % 50'si (toplam destek tutarı 15.000 ABD Doları'nı aşmamak üzere) destek verilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fuara katılmak isteyen firmaların Ege İhracatçı Birlikleri Fuarlar Servisi ile 0.232.488 60 00 no.lu telefon ya da fuarlar@egebirlik.org.tr e-posta adresinden temasa geçmeleri gerekiyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-1808204371125692658?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/1808204371125692658/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=1808204371125692658' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/1808204371125692658'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/1808204371125692658'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2010/11/eib-gida-ihracatcilarini-rusyaya.html' title='EİB, GIDA İHRACATÇILARINI RUSYA’YA GÖTÜRÜYOR'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TOqDrUBh_zI/AAAAAAAAEsw/YiFAbCndT70/s72-c/Zeytinya%25C4%259F%25C4%25B12.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-2676286384976752581</id><published>2010-11-01T02:04:00.000-07:00</published><updated>2010-11-01T02:15:14.241-07:00</updated><title type='text'>Zeytin teknikerleri derneği kuruldu</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TM6DVRtQZBI/AAAAAAAAEso/dsO0R6h8dn4/s1600/untitled15.bmp"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 249px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TM6DVRtQZBI/AAAAAAAAEso/dsO0R6h8dn4/s320/untitled15.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5534505393638630418" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;01 Kasım 2010, P.Tesi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeytin ve zeytinyağı sektörünün en önemli unsurlarından biri olan eğitimin askerleri bir araya gelerek Zeytin Teknikerleri Derneği'ni kurdu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeytin Teknikerleri Derneği (zeyted), bundan sonraki süreçte  yeni üyelik işlemlerine hız verecek ve genel kurul sürecini tamamlayacaktır. Sektörün içinde çalışan veya çalışmayan tüm teknikerlerin sorunları ile ilgilenecektir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derneğe Edremit MYO, Akhisar MYO, Çine MYO ve Altınözü MYO'lardan zeytincilik programlarından mezun olan teknikerler üye olabileceklerdir. Derneğin kuruluş amacı, bu okullarda okuyan ve mezun olan teknikerleri bir araya getirmek ve sektörün sorunlarına mümkün olduğunca katkıda bulunmak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-2676286384976752581?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/2676286384976752581/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=2676286384976752581' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/2676286384976752581'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/2676286384976752581'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2010/11/zeytin-teknikerleri-dernegi-kuruldu.html' title='Zeytin teknikerleri derneği kuruldu'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TM6DVRtQZBI/AAAAAAAAEso/dsO0R6h8dn4/s72-c/untitled15.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-315320421521941707</id><published>2010-11-01T00:34:00.000-07:00</published><updated>2010-11-01T00:41:26.451-07:00</updated><title type='text'>Zeytinyağında iç tüketim yetersiz</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TM5vGf1wSDI/AAAAAAAAEsg/btsb3SXbcZw/s1600/untitled11.bmp"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 182px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TM5vGf1wSDI/AAAAAAAAEsg/btsb3SXbcZw/s320/untitled11.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5534483149501777970" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Milliyet  &lt;br /&gt;25 Ekim 2010&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Zeytin Hasat Günleri kapsamında konuşan Gençer, "Zeytinyağı üretiminde dünya ikinciliğine oynuyoruz. Ama tüketmiyoruz" dedi&lt;/strong&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayvalık'ta bu yıl altıncısı düzenlenen Zeytin Hasat Günleri renkli görüntülere sahne oldu. Mutlu Köyü'ndeki Nostalji Bahçesi Çiftliği'nde sembolik hasat yapıldı. Ayvalık Belediyesi ve İlçe Ticaret Odası işbirliğiyle düzenlenen etkinlikte, Edremit Zeytincilik Üretim, Eğitim ve Gen Merkezi Müdürü Mehmet Balcı, zeytin hasadının nasıl yapılması gerektiği konusunda konuklara bilgi verdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Klasik ve modern yöntemlerle zeytin toplayan ziyaretçiler, zeytin ağaçlarının altında zeytin ve zeytinyağı tadımı yaptı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Rahmi Gençer, "Türkiye, zeytinyağı üretiminde dünya ikinciliğine oynuyor. 750 bin ton zeytinyağı üretimine soyunan bir ülkeyiz. İç tüketimin artması lazım. Türk halkına zeytinyağını tanıtmak lazım. Ayvalık bu işin lokomotifi oldu" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Zeytin altından değerli&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konuşmaların ardından Anadolu Grubu'nun geleneksel "Zeytinyağının Gururları-Komili Özel Ödülü" töreni yapıldı. Bu yıl Ayşe Eser Gönenç'in layık görüldüğü bildirildi. Gönenç'e plaketini Anadolu Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha sonra Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi Başkanı Mustafa Tan'la Dünya Gazetesi tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım'ın konuşmacı olarak katıldığı "Zeytin altından değerlidir" temalı söyleşi gerçekleştirildi. Konuşmacılar, zeytin ve zeytinyağının sağlıklı beslenme konusundaki önemine vurgu yapıp, zeytinliklerin madencilik işletmelerine açılmaması gerektiğini savundu. Söyleşi sonrasında konuklara yeni ürün zeytinyağı tattırıldı. Etkinlikler kapsamında Kırka müzik grubu ve Tolga Çandar da birer konser verdi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-315320421521941707?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/315320421521941707/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=315320421521941707' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/315320421521941707'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/315320421521941707'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2010/11/zeytinyagnda-ic-tuketim-yetersiz.html' title='Zeytinyağında iç tüketim yetersiz'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TM5vGf1wSDI/AAAAAAAAEsg/btsb3SXbcZw/s72-c/untitled11.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-7138425095176609477</id><published>2010-10-27T05:16:00.000-07:00</published><updated>2010-10-27T05:21:55.556-07:00</updated><title type='text'>Eylem, günde 12.5 liraya 100 kg zeytin topluyor</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TMgZTXX7skI/AAAAAAAAEsQ/8Z_MSuhvnOM/s1600/G%C3%BCng%C3%B6r+Uras.bmp"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 222px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TMgZTXX7skI/AAAAAAAAEsQ/8Z_MSuhvnOM/s320/G%C3%BCng%C3%B6r+Uras.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5532699962707259970" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Güngör Uras&lt;br /&gt;Milliyet&lt;br /&gt;26 Ekim 2010,Salı&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eylem (Eylem Doğan, 22 yaşında) geçen hafta sonu Ayvalık’ta Mutluköy’deki zeytinliklerin birinde zeytin topluyordu. Genç kızın güleç ve çilli yüzü güneşten yanmış, elleri nasırlaşmıştı. Erkek işçilerin ağaçtan yere döktükleri erken hasat zeytinleri kolundaki hasır sepete dolduruyor, sonra da hasır sepeti, ilerideki kasaya boşaltıyordu. Zeytin toplayan kadınların günde en az 4 kasayı doldurmaları (4 kasa 100 kg) bekleniyormuş. Daha fazla toplayanlar pirim alıyormuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eylem’e kaç lira yevmiye ile çalıştığını söyledim. “Kesin hesap 3 ay sonra hasat bitince çıkar ama, şimdilik günde 12.5 TL garanti“ dedi. Ekledi, “Geçen yıl yevmiye 15 TL’ye geldi. İyi para yaptım.” Eylem ile konuşurken, diğer kadın işçiler de toplantı. Balıkesir’in İvrindi’sinin Bozören Köyü’nden gelmişler. Daha dorusu gelmemişler de ‘ırgat ağası’ onları getirmiş. “Biz sadece zeytin toplamayız... Mevsimine göre domates, biber de toplarız... Çilek toplamaya da gideriz” diyorlar: “Köyde kalmaz mısınız?” diye sorunca da, “Köyde kaldığımızda da kendi bahçemizi eker, biçeriz. Hayvanlara bakarız” cevabını veriyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bazılarına hayat zor&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağa, 15 erkek ve 15 kadından takım kurar, takımı bağ bahçe sahibine kiralarmış. Zeytin hasadında bahçe sahibi çalışanlara kalacak “dam” temin edermiş. Hanife Ballı “Benim çocuklar çok küçük. Onları da getirdim. Ben çalışırken kaynanam onlara bakıyor. Kocam da yandaki zeytinlikte çalışıyor” diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hasat dönemi kendi yiyeceklerini de kendileri temin ediyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadınların yevmiyesi 12.5 TL iken erkeklerinki 25 TL. Kadınlar “Normaldir” diyorlar. “Onlar ağaca çıkıyor, kasaları taşıyor. Kamyona istif ediyor. Onların işi ağır.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eylem’in hayatı roman... Bigadiç Atatürk Lisesi’nden mezun. İki yıl önce evlenmiş, kocası Ferhat Doğan Zonguldak Karaelmas Üniversitesi’nde elektronik diploması almış. Kamu Personeli Sınavı’ndan geçmesine rağmen iş bulamamış. O da bir başka ağanın takımı ile zeytin toplamaya Ayvalık’a gelmiş. Eylem, ”Amca, karı koca geçen yıl zeytin hasadından 3 bin TL aldık. Köyde ev yaptırıyoruz. Bir dönüm toprak edindik. Ev 25-30 bin TL para ister” diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Alın teri “kutsal”&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dikkatimi çeken, Eylem’in ve diğer kadınların hayata bakış açıları oldu. Hiçbiri durumlarından yakınmıyordu. Teker teker kazandıkları para ile ne yaptıklarını, ne yapacaklarını sordum. Çoğu köyde ev yaptırmak için para biriktirdiklerini anlattı. Altın, bilezik almak isteyen yoktu. “Eskiden hepimizin hayvanı vardı... Şimdilerde köyle hayvan besleyen çok az kişi var” diyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeytin hasadı, köyden şehre henüz göçmemiş insanlarımız için önemli bir gelir kaynağı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’de 155 milyon zeytin ağacı var. Her ağaç ortalama 10-15 kg zeytin veriyor. Yılda 1.5 milyon ton zeytini birileri daldan aşağıya silkeliyor, birileri yerden topluyor ki bu zeytinlerden yılda 150-160 ton zeytinyağı, 300-400 bin ton sofralık elde ediliyor. Genelde 5 kg zeytinden 1 kg yağ çıkıyor. Ham yağın fiyatı geçen yıl 6 TL dolayında idi. Salih ve Sezai Marda kardeşler geçen hafta beni Ayvalık’a götürdü. Ayvalık’ta Ticaret Odası Başkanı Rahmi Gençer ile zeytinliklere gittik. Bu yazıda okuduklarınız Ayvalık’ta gördüklerimin, duyduklarımın ve öğrendiklerimin özetidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ekmeğinizi zeytin yağına batırırken, zeytinin tanesini ekmeğinize katık ederken, zeytinleri toplayan Eylem’leri hatırlayınız.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-7138425095176609477?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/7138425095176609477/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=7138425095176609477' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/7138425095176609477'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/7138425095176609477'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2010/10/eylem-gunde-125-liraya-100-kg-zeytin.html' title='Eylem, günde 12.5 liraya 100 kg zeytin topluyor'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TMgZTXX7skI/AAAAAAAAEsQ/8Z_MSuhvnOM/s72-c/G%C3%BCng%C3%B6r+Uras.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-8130073898521886990</id><published>2010-10-27T03:37:00.000-07:00</published><updated>2010-10-27T03:51:05.541-07:00</updated><title type='text'>Soros’a zeytinyağı mesajı</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TMgEB1ZqIzI/AAAAAAAAEsI/JAem70-PUPw/s1600/Gila+Benmayor.bmp"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 118px; height: 150px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TMgEB1ZqIzI/AAAAAAAAEsI/JAem70-PUPw/s320/Gila+Benmayor.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5532676571785732914" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Gila BENMAYOR&lt;br /&gt;Hürriyet &lt;br /&gt;26 Ekim 2010,Salı&lt;/strong&gt;  &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;AYVALIK’ta bu yıl 6. düzenlenen “Zeytin Hasat Şenliği” bu gidişle uluslararası üne kavuşursa hiç şaşmam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Rahmi Gencer, Midilli Adası’ndan oda başkanları dahil 20 kişiyi davet etmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anadolu Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan’ın ağırladığı misafir ise ta ABD’den gelmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerikalı misafir Bedminster Capital Management LLC Başkanı Ronald O. Drake.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani ünlü milyarder George Soros’un da yatırımcıları arasında olduğu söz konusu fonun “en tepesindeki” kişi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk medyasında “Soros’un Fonu” diye adı geçen fon Türkiye’ye yabancı değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıllar önce Ünilever’den Yudum Gıda’yı devralıp, beş yıl sonra Kuveyt Bankası NBK’ya devretmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki yıl önce de Türkiye’deki yağ sektörüne Anadolu Grubu bünyesindeki Ana Gıda ile birlikte tekrar dönmüştü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;PAYI YÜZDE 45&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün Bedminster Capital Management’ın Ana Gıda’daki payı yüzde 45.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özilhan “Ana Gıda zeytinyağı markası Komili’yi bünyesine katma kararını Drake ile birlikte aldık” diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Zeytin hasadı şenliği vesilesiyle Ronald Drake’i davet ettik. Zira yatırım yaptıkları sektörü, bölgeyi ve sektörün güçlü oyuncusu Komili’yi daha iyi tanımasını istedik” diye ekliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayvalık’taki Komili fabrikasında, Tuncay Özilhan ile birlikte basın toplantısına katılan Ronald Drake’i biz gazeteciler elbette ki soru yağmuruna tuttuk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İtiraf etmem gerekir ki, kendisini bir “fon yönetici”sinden ziyade zeytinyağı sektöründe faaliyet gösteren biri yerine koyarak sorular yönelttik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;EVDE HANGİ YAĞ&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Evinde zeytinyağı kullanıyor mu”, “Kullandığı İtalyan mı, yoksa Türk markası mı”, “ABD’de Türk zeytinyağlarının tanıtımı için neler yapılıyor” gibi sorular sanırım Ronald Drake’i oldukça şaşırttı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Evde gerçekten ne yağı kullanıldığını bilmiyorum” demekle yetindi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama hik^ayenin iyi tarafı şu:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;George Soros’un da ortakları içinde olduğu Bedminster Capital Management gibi önemli bir fonun tepesindeki adam sektörü yakından inceleme fırsatını buldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayvalık ve çevresindeki insanların zeytine, zeytinyağına tutkularını gözleriyle gördü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni sıkılmış bulanık zeytinyağının kokusunu içine çekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiç kuşkunuz olmasın, Drake,  Soros ve onun gibi yatırımcılara, Türkiye’de zeytinyağı sektörünün nasıl parlak bir geleceği olduğunu söyleyecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Zeytine darbe direkten dönmüş&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AYVALIK “Zeytin Hasat Günleri”ne ilgi her yıl büyüyor, katılımcıların sayısı giderek artıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Organizatörlerden duydum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Hasat Günleri’ne mutlaka katılmak istiyorum” diye telefona sarılanlara yetişmek için bayağı zorlanmışlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ünlü yemek yazarları, gazeteciler, sanatçılar derken halka giderek büyüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunda, Ayvalıklı TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner ile Cem Boyner’in kişisel destekleri,  şenliğin yapıldığı günün gecesi evlerinin kapılarını herkese açmalarının payı da büyük.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yıl sanırım Boyner’lerin evine gelenlerin sayısı 200’ü geçmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ümit Boyner, “paylaştıkça keyif” alan inanılmaz bir ev sahibesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada sponsorların arasına Anadolu Grubu’nun yanı sıra Beymen, Bora Jet’in de katıldığını belirtmem gerek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayvalık Ticaret Odası ise her yıl ilgi çekici bir temayı gündeme getirmeyi başarıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yılki tema “Zeytin Altından Değerlidir”.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konuşmacılar Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi Başkanı Mustafa Tan ile Dünya Gazetesi’nin Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;TALAN YASASINA KARŞI TETİKTE&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeytin ile altın arasında ne gibi bir ilişki var diye merak edebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesele şu:  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meğer birkaç ay önce Zeytincilik Yasası’nda yapılmak istenen bir değişiklikle bazı bölgelerde zeytinlikler altın madencilerine tahsis edilmek istenmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşünün…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O güzelim zeytin ağaçları sökülecek ve altın aramak için toprak zehirlenecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mustafa Tan gece gündüz meclis kapısında nöbet tutarak, milletvekilleriyle birebir görüşerek “Zeytinciliği Talan Yasası”nın direkten nasıl döndüğünü anlatıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Bundan sonra hep tetikte olmak zorundayız” diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıldırım’ın rakamlarına göre, Türkiye’de 160 milyon zeytin ağacı var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeytincilikle uğraşan 500 bin aile.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sektör dolaylı olarak 10 milyon insanı ilgilendiriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu insanlara danışmadan, görüş almadan “Zeytincilik Yasası”nın değiştirilmek istenmesini doğrusu benim aklım almıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Komili tadımlara başlıyor&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜRKİYE tuhaf bir ülke.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir yandan madenciler zeytinliklere göz dikiyor, diğer yanda Tarım Bakanlığı zeytinde yeni hedefler koyuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıldırım’a göre, bu hedefler tutarsa 2014 yılında zeytin ağacı sayısı 180 milyona ulaşacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sektörün yarattığı değer 3 milyar dolar üzerinde olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuşku yok ki, bu hedeflerin tutmasının yolu sektörün güçlenmesinden geçiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çiftçinin bilinçlenmesi dolayısıyla üretimin artması, markaların çoğalması gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ana Gıda Genel Müdürü, Ümit Ersoy sorunları ve çözüm önerilerini sayıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Komili şu işlere kafa yoruyor zira 2010 yılı içersinde zeytinyağı sektörüne yapılan yatırımda payı yüzde 70.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önümüzdeki günlerde fabrikasında “zeytinyağı tadım” günleri başlatmayı planlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani sektörün bilinçlenmesi için bir adım daha atıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-8130073898521886990?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/8130073898521886990/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=8130073898521886990' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/8130073898521886990'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/8130073898521886990'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2010/10/sorosa-zeytinyag-mesaj.html' title='Soros’a zeytinyağı mesajı'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TMgEB1ZqIzI/AAAAAAAAEsI/JAem70-PUPw/s72-c/Gila+Benmayor.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-858292692524163325</id><published>2010-10-25T23:37:00.000-07:00</published><updated>2010-10-25T23:48:14.677-07:00</updated><title type='text'>Mustafa Tan’dan hodri meydan!</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TMZ44rodfYI/AAAAAAAAEsA/QJqlPS9pTuY/s1600/Mustafa+Tan8.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 214px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TMZ44rodfYI/AAAAAAAAEsA/QJqlPS9pTuY/s320/Mustafa+Tan8.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5532242107451669890" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Ege'de Son Söz&lt;br /&gt;25 Ekim 2010,P.tesi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Zeytinyağında üretici cephesiyle ihracatçılar arasındaki tartışma çığ gibi büyüyor. Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi Başkanı Tan, Demirci’nin açıklamalarına satır satır cevap verdi.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;MANİSA -&lt;/strong&gt; Sektörün çatı kuruluşu olarak iki hafta önce yapılan Akhisar Zeytinyağı Hasat Şenliği’ne davet edilmemelerini eleştiren Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi Başkanı Mustafa Tan’a, Akhisar Ticaret Borsası Başkanı ve Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Emin Demirci yazılı bir açıklama ile cevap vermişti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;UZZK Başkanı olarak Mustafa Tan’ın sektörü birleştiren bir uslubu olmadığını savunan Emin Demirci, davet edilmeme gerekçelerini Mustafa Tan’ın kendisinin yarattığını ileri sürmüştü. Emin Demirci’nin yaptığı açıklamaya cevap gecikmedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mustafa Tan, Demirci’nin açıklama ve suçlamalarına satır satır cevap verdi. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Yazılı bir açıklama yapan Mustafa Tan, Akhisarlı üreticilerden gelen “neden siz yoktunuz” sorularına muhatap oldukları için davet edilmediklerini söylemek zorunda olduklarını belirtti. UZZK’nın yatığı çalışmalara ve etkinliklere Akhisar Ticaret Borsası’nın ya da ihracatçıların davet edilmediği suçlamasının gerçeği yansıtmadığını savunan Tan, DİR (Dahilde İşleme Rejimi) kapsamında zeytinyağı ithalatı isteyenlere de meydan okudu. Tan, “Sayın Demirci bana DİR'ı istetemeyeceğiniz için karşısınız. Siz kimden aldığınız güçle DİR istiyorsunuz. Sizin Borsanız DİR istiyor mu? Oylama yapın bakalım meclisinizde ne sonuç çıkacak. Siz Akhisar Zeytin Şenliği’ni de DİR şenliğine dönüştüreceğinizi halkınıza üreticinize anlattınız mı Sayın Demirci? Bırakın Ticaret Borsası’nı, Ege İhracatçı Birliği’nde böylesine önemli bir konuda uzlaşmanız var mı? Böylesine sektörü ilgilendiren bir konuda Türkiye zeytin ve zeytinyagi ihracatinin yüzde 70'inden fazlasını temsil eden kurumları yönetiminiz dışında bırakarak oluşturduğunuz mutad zevatınızdan oluşan yönetiminizle bu istemde bulunuyorsunuz. Siz ve arkadaşlarınız DİR kapsamında defalarca bakanlıklara gittiniz, milleti işinden gücünden edip çesitli toplantılar yaptırdınız ve devlet tarafından defalarca bu ithalat argümanına ihtiyaç olmadığı belirtildiği halde siz bunu yılda neden en az iki kez hem de birincisi sezon başında üretici fiyatlarının oluşacağı ilk günlerde, ikincisi de temmuzda fiyatların yeniden şekilleneceği günlerde? Siz üretici görünüp üretici fiyatlarina baski amacıyla DİR istiyorsunuz. Türkiye’de yeterince yağ ve zeytin var. Hem de 2-3 misli ihracat yapabileceğiniz kadar zeytin ve yağ var” sözleriyle DİR isteğinin sınırlı bir çerçevede kaldığını iddia etti. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;İşte zeytinyağı sektörünün iki önemli kuruluşu arasında yaşanan ve temelinde DİR kapsamında ithalat isteği olan tartışma nedeniyle yapılan açıklaların tam metinleri. Yorum sizin;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Akhisar Ticaret Borsası Başkanı ve Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Emin Demirci;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;UZZK Başkanı birleştirici değil&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Yaklaşık 159 bin tonluk zeytinyağı ve 325 bin tonluk zeytin rekoltesini hasada başlayan zeytin ve zeytinyağı sektöründe görüş ayrılıkları yeni sezonda da hız kesmeden devam ediyor. UZZK Başkanı Mustafa Tan’ın Akhisar Zeytin Hasat Şenliği ile ilgili sözleri yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Akhisar Zeytin Hasat Şenliği’ni düzenleyen Akhisar Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Emin Demirci, “UZZK Başkanı zeytin ve zeytinyağı sektörünü birleştirici ve kuşatıcı bir üslup sergilemiyor” diye tepki gösterdi.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi Başkanı Mustafa Tan’ın, “Akhisar Zeytin Hasat Şenliği’ne davet edilmedik” sözüne Akhisar Ticaret Borsası Başkanı ve Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Emin Demirci’den cevap geldi. Demirci, “UZZK Başkanı Sayın Mustafa Tan’ı Akhisar Zeytin Hasat Şenliği’ne davet etmediğimiz doğrudur. Ancak, bu süreci hazırlayan olaylar hakkında kamuoyunun ve sektörümüzün bilmesi gereken hususlar olduğunu düşünüyorum. UZZK Zeytin Karasuyu ile ilgili yaptığı ilk toplantıya Akhisar Ticaret Borsası’nı davet etmemiştir. Biz başka kurumların temsilcileri aracılığıyla toplantı hakkında haberdar olduğumuz için, Akhisar Ticaret Borsası Meclis Başkanımız Fettah Gürmen, Meclis Üyelerimiz Tuncay Bilen ve Mustafa Yıldırım’dan oluşan 3 kişilik heyet ile toplantıya katılım sağladık. UZZK’nın Akhisar Ticaret Borsası’na karşı olumsuz tutumu, bu toplantı sonrasında da devam etmiş ve toplantıda alınan kararlar Akhisar Ticaret Borsası’na bildirilmemiştir. Akhisar Ticaret Borsası, toplantıda alınan kararlara ilişkin tutanağı Aydın Ticaret Borsası Laboratuvarı’ndan edinmiştir” diye konuştu. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Zeytin Karasuyu ile ilgili ikinci toplantıya davet edildiklerini ve katıldıklarını dile getiren Demirci şöyle konuştu: “İkinci toplantı da, bizzat söz alarak UZZK’nın bu tutumunu doğru bulmadığımızı ifade ettik ve tepkimizi dile getirdik. UZZK Başkanı Dr. Mustafa Tan, haklı olduğumuzu hatanın kendisinde olduğunu belirtti. Bu gelişme üzerine tam ilişkilerimiz normalleşiyor diye düşünmeye başlamışken, 16 Eylül 2010 tarihinde İstanbul’da Zeytindostu Derneği’nin organizasyonunda; Tarım Bakanlığı, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği, Aydın Ticaret Borsası ve Akhisar Ticaret Borsası’nın da aralarında bulunduğu Türkiye’de zeytin ve zeytinyağı ile ilgili tüm oda, borsa ve sivil toplum kuruluşlarının katılımı ile gerçekleştirilen, zeytinyağında tağşişle mücadele konulu toplantı sonrasında UZZK Başkanımızın basına verdiği olumsuz beyanatlar süreci tekrar çıkmaz yola sokmuştur.”&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;“Zeytinyağında tağşişle mücadele konusunda yapılan bu önemli ve destek verilmesi gereken çalışma hakkında UZZK Başkanı Mustafa Tan’ın verdiği cevaplar zeytinyağı üreticilerinin lehine değildir” diyen Akhisar Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Emin Demirci, “UZZK Başkanı Tan, bu sürece katkı koyması gerekirken zeytinyağı sektöründe tağşişin çok önemli boyutlarda olmadığı şeklinde beyanatlar vererek çalışmalara sekte vurduğu gibi, zeytinyağı üreticilerinde hayal kırıklığına neden olmuştur. Bu nedenle UZZK Başkanı Mustafa Tan’ı Akhisar Zeytin Hasat Şenliği etkinliğimize davet etmedik” dedi. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;2009 YILINDA DAVET ETTİK &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Akhisar Ticaret Borsası olarak, 2009 yılında yaptıkları zeytin hasat şenliğine UZZK Başkanı Tan’ı davet ettiklerini hatırlatan Demirci şöyle konuştu: “Geçen yıl yaptığımız zeytin hasat şenliğimize Sayın Tan’ı sektörde birlik ve barış ortamına katkı sağlamak amacıyla davet etmiştik. Sayın Tan’da katılmış ve panelde konuşmacı olmuştu. Ancak, panelden kısa bir süre sonra Sayın Tan, sektörde her kesimi kucaklama misyonuna uymayan beyanatlar vermiş ve sektörde birlik ve barış umutlarımızı azaltmıştır. Zeytin ve Zeytinyağı Sektörümüzün çatı kuruluşu olma iddiasındaki UZZK Başkanımızın kamuoyuna bilgi verirken daha kuşatıcı, birleştirici bir üslup içinde olması gerektiğine inanıyorum. Sayın Tan, daha kuşatıcı ve birleştirici bir söylemle sektörün tüm taraflarına hitap ettiği takdirde, sektörün tüm kesimlerinden aynı şekilde karşılığını göreceğine tüm kalbimle inanıyorum.”&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;“UZZK Başkanı Sayın Mustafa Tan ile sürekli bir polemiğin tarafı olmak istemem, buna mizacımında uygun olmadığını en iyi bilenlerden birisi Sayın Tan’dır. UZZK Başkanı Tan ile bundan sonra polemiğin tarafı olmayacağım” diyen Demirci, “Sayın Tan’da arzu ettiği takdirde bir TV programında bağımsız bir moderatörün başkanlığında sektördeki tüm tarafların aynı dili konuşacağı bir ortama zemin hazırlaması amacıyla bir açık oturuma katılabilir ve görüşlerimizi kamuoyu ile paylaşabiliriz” diyerek sözlerine son verdi.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi Başkanı Mustafa Tan;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Mücadalemiz devam edecek&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Değerli Dostlar;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Tarafımı ilgilendiren yazının 1. Paragrafi ile ilgili olarak; “Dr. Mustafa Tan yapmış olduğu basın toplantsında bu daveti kendi adına asla talep etmediğini bu davetin UZZK'ya yapılması gerektiğini belirtmiştir. Zira Akhisar Zeytin Hasat Şenliği’nde Mustafa Tan'ı ve UZZK'yı görmek isteyen ve neden gelmediğini telefon ile öğrenmek isteyen onlarca kisiye Mustafa Tan cevap vermek zorunda kalmıştır.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;2. paragraf ile ilgili; “Karasu ile ilgili ilk toplantıya ısrarla UZZK Üyesi olmayan Ege İhracatçı Birlikleri dahi davet edilmiş ve bu toplantıya ilişkin Sayın Demirci telefon ile görüşlerini tarafıma iletmistir. Ayrıca ilk toplantıya da yine hem Akhisar'dan hem de Ege İhracatçı Birlikleri’nden üyedaşı Sayın Mustafa Alhat katılmıştır. Akhisar Ticaret Borsası, UZZK üyesi olmadiğı halde tarafimızca karasu toplantılarına, diğer sektör temsilcilerine yapıldığı gibi e-posta yoluyla davet edilmiştir. Toplantiya gelen ve görüs bildiren Emin Demirci'nin, toplantıya katılımcılar listesine imza atan olarak UZZK arşivlerinde yeri mevcuttur. Ayrıca UZZK tarafından Akhisar Ticaret Borsasi e-posta öbeğinde de mevcuttur. Ayrıca geçinmeye gönlü olan için, oynamak isteyen geline de yer darlığı mazeret değildir. Ayrıca Akhisar Ticaret Borsası Meclisi’nden diğer arkadaşlarınız da bu toplantılara zaman zaman gelmişler veya kendileri ile de telefon görüşmeleri yapılmış ve bilgilendirilmişlerdir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;“UZZK'nin Akhisar Ticaret Borsası'na karşı olumsuz tutumu, bu toplantı sonrasında da devam etmiş ve toplantıda alınan kararlar Akhisar Ticaret Borsası'na bildirilmemiştir. Akhisar Ticaret Borsası, toplantıda alınan kararlara ilişkin tutanağı Aydın Ticaret Borsası Laboratuarı'ndan edinmiştir” demektesiniz! Bu ifadeler gerçeği yansıtmamaktadır. Zira Aydın Ticaret Borsası’na mail yoluyla giden bu rapor Akhisar Ticaret Borsası’na da gitmiştir. Şayet bir talimatta Akhisar Ticaret Borsası basın danışmanına verirlerse oradaki e-posta öbeğinden alabileceklerdir. Sanırım memleketi Akhisar Ticaret Borsası çalışanları ile Ege İhracatçı Birlikleri personeli ile kurduğu oranda iletişimi mevcut bulunmamaktadır.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;“Tarım Bakanlığı, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği ve Akhisar Ticaret&lt;br /&gt;Borsası'nın da aralarında bulundugu Türkiye'de zeytin ve zeytinyağı ile ilgili tüm oda, borsa ve sivil toplum kuruluşlarının katılımı ile gerçekleştirilen, zeytinyağında tağşişle mücadele konulu toplantı sonrasında UZZK Başkanımızın verdiği olumsuz beyanatlar süreci tekrar çıkmaz yola sokmuştur.” Bu ifadeler de maalesef gerçegi yansıtmamaktadır. Türkiyede zeytin ve zeytinyaği ile ilgili bir kısım oda ve borsalar demek daha doğrudur. Ayrıca tüm sivil toplum kurulusları demek ise gerçeği saptırmanın dik alasıdır. Örnegin ülkemizde alanında en büyük sivil toplum kuruluşu olan Marmarabirlik, Tariş, Ziraat Odaları Birliği, Mühendisler Odaları Birlikleri ve daha birçoğu bu toplantıya icabet etmemiştir. Hatta toplantı daveti konusunda hassasiyeti olan Sayın Demirci taklit tahsis toplantısına da ne UZZK'yı ne de adini saydiğım veya unuttuğum birçok kuruluşun davetinin yapılmasını sağlamamıştır. UZZK Başkanının bu beylerin yaptıklari hakkında olumsuz demeçler vermesi sonunda UZZK Başkanı süreci tekrar zora soktugu ifade edilmektedir:) Bu da sayın Demirci ve arkadaşlarının hadiselere bakış açısını ve demokrasi anlayışını ortaya koymaktadır. Mustafa Tan onların istediği gibi konuşursa süreç düzelecek. UZZK Başkanı ülke penceresinden değil de bir kısım ihracatçı penceresinden bakarsa sorun kalmayacak. Taklit tağşiş konusunu ilk kez gündeme getiren, kolon ve çakma zeytinyağından ilk bahseden Mustafa Tan taklit tağşişe destek vermiyor öyle mi? Bu konudaki benim demecimi iyi okuyun, Mustafa Tan taklit tağşişle mücedelenin Türkiye'yi kötüleyerek yapılmayacağını bu konuda sistemli olmayı belirtiyor. Mustafa Tan taklit tağşişle mücadeleye değil ‘Türkiye’den ihraç edilen zeytinyağların yüzde 47’si sahte deyip sonra da pardon tüm gıdalarin yüzde 47’siydi’ demistik diyen siz ve yandaşlarınızın söylemlerine karşı çıkıyor. Sayın Demirci. Ayrıca taklit tağşiş sizin belirttiğiniz yöntemlerle çözülemez bu işin resmi prosedürü var öyle özel laboratuarlarla bu işi çözemezsiniz, böyle bir yetkiniz de yok. Bu sorunu da UZZK çözüyor.  Bunu da herkes görecek.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Şimdi diğer paragraflara cevaplara devam edelim.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;“Akhisar Ticaret Borsasi olarak, 2009 yılında yaptığımız zeytin hasat şenliğimize Sayın Tan'ı sektörde birlik ve barış ortamına katkı sağlamak amacıyla davet etmiştik. Sayın Tan da katılmış ve panelde konuşmacı olmustu. Ancak, panelden kısa bir süre sonra Sayın Tan, sektörde her kesimi kucaklama misyonuna uymayan beyanatlar vermiş ve sektörde birlik ve barış umutlarımızı azaltmıştır…” deniliyor; Pardon anlayamadım, geçen yılki şenlikten önce başkanınızın bana telefon açarak ‘valla billa DİR kapsamında ithalattan söz etmeyeceğiz, gel’ dediğinde koşa koşa geldiğimi gördünüz. Ve beyanatlarından hoşnut olmadığınız UZZK ve başkanı Mustafa Tan'a Akhisar halkı ve üreticisinin ne kadar ilgi gösterdiğini de gördünüz. Bu yıl da geçen seneki tabloyu özleyenler beni arayıpta ‘neden gelmediniz’ dediklerinde aynı cevabı o halkınıza da verme zahmetinde bulundunuz mu? Demekki sektörde&lt;br /&gt;uzlaşmasız konu olan ve yüzde 90 sektör temsilcisi tarafından reddedilen DİR kapsamında ithalat esas problemmiş. İşte işin altında yatan esas mesele bu sayın Demirci bana DİR'ı istetemeyeceğiniz için karşısınız. Siz kimden aldığınız güçle DİR istiyorsunuz. Sizin Borsanız DİR istiyor mu? Oylama yapın bakalım meclisinizde ne sonuç çıkacak. Siz Akhisar Zeytin Şenliği’ni de DİR şenliğine dönüştüreceğinizi halkınıza üreticinize anlattınız mı Sayın Demirci? Bırakin Ticaret Borsası’nı, Ege İhracatçı Birliği’nde böylesine önemli bir konuda uzlaşmanız var mı? Böylesine sektörü ilgilendiren bir konuda Türkiye zeytin ve zeytinyagi ihracatinin yüzde 70'inden fazlasını temsil eden kurumları yönetiminiz dışında bırakarak oluşturduğunuz mutad zevatınızdan oluşan yönetiminizle bu istemde bulunuyorsunuz. Siz ve arkadaşlarınız DİR kapsamında defalarca bakanlıklara gittiniz, milleti işinden gücünden edip çesitli toplantılar yaptırdınız ve devlet tarafından defalarca bu ithalat argümanına ihtiyaç olmadığı belirtildiği halde siz bunu yılda neden en az iki kez hem de birincisi sezon başında üretici fiyatlarının oluşacağı ilk günlerde, ikincisi de temmuzda fiyatların yeniden şekilleneceği günlerde? Siz üretici görünüp üretici fiyatlarina baski amacıyla DİR istiyorsunuz. Türkiye’de yeterince yağ ve zeytin var. Hem de 2-3 misli ihracat yapabileceğiniz kadar zeytin ve yağ var.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;“Zeytin ve zeytinyağı sektörümüzün çatı kuruluşu olma iddiasındaki UZZK Başkanımızın kamuoyuna bilgi verirken daha kuşatıcı, birleştirici bir üslup içinde olması gerektiğine inanıyorum. Sayın Tan, daha kuşatıcı ve birleştirici bir söylemle sektörün tüm taraflarına hitap ettiği takdirde, sektörün tüm kesimlerinden aynı şekilde karşılığını göreceğine tüm kalbimle inanıyorum” deniliyor…&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Sayın Demirci, UZZK ve Başkanı sektörün her sorunu ve çözümüne iliskin planli ve programlı çalışmalarına devam ediyor ve edecek. Sadece sizler UZZK'nın kapsama alanına girmekte direniyorsunuz. Gerekçeye bakın ‘UZZK' da bir üyeniz var, o olduğu sürece biz UZZK 'ya üye olmayız’ diyorsunuz! Bu neye benzer biliyor musunuz. Hava çok sıcak bu güzel denize girerim ama denizde bir tane deniz yıldızı var ayağima batar ben girmeyeyeyim. Siz o deniz yıldızını denizden bir atın da biz öyle girelim. Bakin Demirci; Deniz de, deniz yıldızı da birlikte olacaklar. Denizi kirletmek isteyenler ise bu denize asla giremeyecekler. Siz ve o panelde oturan arkadaşlarınız olduğu sürece ne sizinle televizyona çıkacağim, sizler o koltukta olduğunuz sürece Akhisar Zeytin Hasat Şenliği’ne bir daha da gelmeyecegim.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Dr. Mustafa Tan&lt;br /&gt;UZZK Başkanı&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-858292692524163325?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/858292692524163325/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=858292692524163325' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/858292692524163325'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/858292692524163325'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2010/10/mustafa-tandan-hodri-meydan.html' title='Mustafa Tan’dan hodri meydan!'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TMZ44rodfYI/AAAAAAAAEsA/QJqlPS9pTuY/s72-c/Mustafa+Tan8.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-4528957197522201743</id><published>2010-10-25T06:17:00.000-07:00</published><updated>2010-10-25T06:23:18.979-07:00</updated><title type='text'>Zeytinin suçu yok</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TMWEtqJmLeI/AAAAAAAAEr4/5AE8So_-iFo/s1600/meliha+okur.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 160px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TMWEtqJmLeI/AAAAAAAAEr4/5AE8So_-iFo/s320/meliha+okur.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5531973637238042082" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Meliha Okur&lt;br /&gt;Sabah&lt;br /&gt;23 Ekim 2010, C.tesi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'nin dört bir yanında zeytin hasadı başladı. Geçen hafta sonu açılışı Akhisar Ticaret Borsası yaptı. Bugün de Ayvalık'ta hasat şenlikleri için start verildi.&lt;br /&gt;Akhisar ve Ayvalık, her yıl düzenledikleri festivalle çıtayı yükseltiyorlar. Fakat Ayvalık daha şanslı. İstanbullular, tabir yerindeyse sosyete, Ayvalık'ta "hasat" çıkarması yapıyor. Böylece Ayvalık gündeme oturuyor. Diğer bölgeler ise suya yazı yazıyor. Son yıllarda en fazla sıçrama yapan Doğu Akdeniz sessiz sedasız yola devam ediyor.&lt;br /&gt;Zeytinin simgesi güvercinin gagasındaki daldır. Aynı zamanda barışı simgeler.&lt;br /&gt;Ama gelin görün ki, zeytin ve zeytinyağı sektörü deyim yerindeyse savaş halinde!&lt;br /&gt;Onların da simgesi güvercin(!) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında bu savaşın galibi yok desek de Akhisar, kaybı az olan üretim merkezi...&lt;br /&gt;Ürünlerini, ülkenin dört bir yanına ustalıkla pazarlıyor. Daha çok ürününü Gemlik, Tekirdağ Şarköy ve Bursa'dan elde eden Marmara Birlik bile 12 milyon ağaca sahip Akhisar'ın stratejik atağını gıpta ile izliyor. 240 sofralık ürün tesisi, 45'e yakın küçük zeytinyağı fabrikası olan Akhisar, 1.5 milyar dolarlık zeytin pazarının yeni yıldızı olarak Gemlik ve Ayvalık'ın karşısına dikiliyor.&lt;br /&gt;Bu kavga ne zaman biter?..&lt;br /&gt;Bilinmez, ama zeytin ağacının ömrü en az 700 yıl.&lt;br /&gt;Yani zeytin kaybetmez, üretici kaybeder. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kafamızı çevirelim.&lt;br /&gt;Karşı kıyıya bakalım.&lt;br /&gt;Lesvos, bizim bildiğimiz adıyla Midilli, Yunanistan'ın üçte bir oranında zeytinini üretiyor.&lt;br /&gt;Lesvos, zamanında AB'den para almak için boş araziye bile zeytin maketi dikerek kendisini uzun süre, "Ben bu işin lideriyim" diye pazarladı.&lt;br /&gt;İşte bu kadar akıllı(!) Midillili bile çok geride. Ayvalık'a gelen Lesvoslular, artık zeytinimizi alıp dönüyor. 8 yılda 80 milyon ağacı 158 milyona çıkaran ülke olarak şov yaparken, küçük çıkarlar uğruna kavgaya tutuşup büyük fotoğrafı kaçırıyoruz.&lt;br /&gt;Zeytinde bu yıl ne yok, ne de var yılı...&lt;br /&gt;Bu yıl az yılı...&lt;br /&gt;Rekoltenin 330 bin ton olacağı tahmin ediliyor, düşüş var. 50 bin ton zeytin stokta bekliyor. Zeytinyağındaki 35 bin ton stoka rağmen üretim 160 bin ton olacak.&lt;br /&gt;Bölge aynı bölge...&lt;br /&gt;İklim aynı iklim...&lt;br /&gt;Hasat aynı hasat...&lt;br /&gt;Gen aynı, ama pazarlama farklı. Kavga da buradan çıkıyor. Bazıları ambalaj farkı dese de fark kafada!&lt;br /&gt;Yani, zeytinin suçu yok!.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçılar Birliği kararlı.&lt;br /&gt;5 yıldır bağırıyor. "İhracat için ucuz hammaddeye ihtiyacımız var. Dahili İşleme Rejimi kapsamında zeytin ithal etmeliyiz" diyor. Üstelik Dahilde İşleme Rejimi Değerlendirme Kurulu kuruldu.&lt;br /&gt;İthalat isteyen kesimin temsilcisi sayılan Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) kurul üyesi oldu.&lt;br /&gt;16 tarım ürününe ithalat izni çıktı, zeytine vize yok.&lt;br /&gt;Ankara ses vermiyor.&lt;br /&gt;Acaba niye?&lt;br /&gt;Çünkü 3-4 yıla kalmaz, genç ağaçlardan verim almaya başlayacağız. Depolarımız ağzına kadar dolacak. Üretici, "arz fazlası" gibi ciddi bir sorunla karşılaşacak...&lt;br /&gt;Hiçbir siyasetçi, bu kadar getirisi olan ürüne darbe vurmaz. Arz fazlası tehdidini görmezden gelip, kapıları sonuna kadar açmaz. İthalat, her açıdan kendisine zarar getirir. Olay bu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-4528957197522201743?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/4528957197522201743/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=4528957197522201743' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/4528957197522201743'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/4528957197522201743'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2010/10/zeytinin-sucu-yok.html' title='Zeytinin suçu yok'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TMWEtqJmLeI/AAAAAAAAEr4/5AE8So_-iFo/s72-c/meliha+okur.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-7184570971633552424</id><published>2010-10-21T02:48:00.000-07:00</published><updated>2010-10-21T02:59:14.865-07:00</updated><title type='text'>Arif Damar'ın anısına</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TMAOnzUs4vI/AAAAAAAAErw/axyxKcJUGb0/s1600/GetAttachment5.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 231px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TMAOnzUs4vI/AAAAAAAAErw/axyxKcJUGb0/s320/GetAttachment5.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5530436419365692146" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bugün yitirdiğimiz şair Arif Damar'ın anısına:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;HER GÜN YAŞAMAK&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Işıklı günlerinde düşün,&lt;br /&gt;memleketini, dostlarını, sevgilini,&lt;br /&gt;onlarla kal, dinlen&lt;br /&gt;bırak kendinden bir şeyler,&lt;br /&gt;bir mağlup akşamın mahzunluğu&lt;br /&gt;silinsin gözlerinden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kavga sonunu unut.&lt;br /&gt;sen maceralar peşinde değil,&lt;br /&gt;umutsuz bir yolculukta değilsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşamak sadece sevmektir, inan bana.&lt;br /&gt;Sevmeyenler dünyamızda yaşamıyor.&lt;br /&gt;Yaşamak suda, toprakta, insanlarda görünerek;&lt;br /&gt;bir zeytin ağacı gibi.&lt;br /&gt;Bir zeytin ağacı gibi, ne güzel&lt;br /&gt;denize yakın olacaksın,&lt;br /&gt;uzayan dallarında, yapraklarında ışık&lt;br /&gt;ta derinlerde köklerin.&lt;br /&gt;Bir zeytin ağacı gibi, bin yıl severek&lt;br /&gt;yaşamak her gün...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;ARİF DAMAR&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-7184570971633552424?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/7184570971633552424/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=7184570971633552424' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/7184570971633552424'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/7184570971633552424'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2010/10/arif-damarn-ansna.html' title='Arif Damar&apos;ın anısına'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TMAOnzUs4vI/AAAAAAAAErw/axyxKcJUGb0/s72-c/GetAttachment5.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-4863553471328596131</id><published>2010-10-20T04:15:00.000-07:00</published><updated>2010-10-20T04:20:38.468-07:00</updated><title type='text'>Zeytinyağının kara talihi değişiyor</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TL7Qd1_AONI/AAAAAAAAEro/rHR8noMhlNQ/s1600/untitled16.bmp"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 213px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TL7Qd1_AONI/AAAAAAAAEro/rHR8noMhlNQ/s320/untitled16.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5530086603583666386" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Cemal SEVGİ&lt;br /&gt;Egede Sonsöz&lt;br /&gt;19 Ekim 2010,Salı&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeytin ve zeytinyağı sektörünü bir çatı altında toplayarak sektördeki çok başlılığa son veren Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK) sektör için çok önemli bir sorunun daha çözümü konusunda önemli bir adım attı. Zeytin işleme tesislerinde çıkan karasu artık sorun olmaktan çıkacak. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Türkiye’deki yaklaşık 2 bin zeytin işleme tesisi 3 fazlı üretim yapıyor. Yani, zeytin meyvesinden önce zeytinyağı sonra karasu en sonunda da pirina ortaya çıkıyor. Gelişmiş ülkelerde farklı alanlarda kullanılan karasu Türkiye’deki zeytin sektörünün yıllardır büyük sıkıntılarından biri. Ancak UZZK’nın yaptığı girişimler sonucu Tarım Bakanlığı sektöre garanti verdi. 3 fazlı sistemden, karasunun ortaya çıkmadığı 2 fazlı üretime geçecek işletmelere yüzde 50’si hibe yüzde 50’si uygun koşullarda kredi olmak üzere destek verilecek. Sektör için son derece önemli olan bu destek kararını açıklayan UZZK Başkanı Mustafa Tan, 3-4 yıllık dönüşüm sürecinde isteyen herkesin bu destekten yararlanabileceğini söyledi. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Evet, gücünü tek bir çatı altında toplanan sektörün istediği zaman neleri başaracağını gösteren önemli bir gelişme bu. Yani artık herkes UZZK çatısı altına girmek zorunda. Ulusal çıkarları koruduğunu iddia eden herkesin ortak noktası UZZK olmalı. Artık her kampanya dönemi öncesinde yaşanan rekolte ve DİR (Dahilde İşleme Rejimi) tartışmaları son bulmalı. UZZK’yı tanımayanları sektör reddetmeli ki birlik beraberlik sağlansın. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Tarım Bakanlığı’nın bir kenarında karasu sorunun çözümü için girişimler yapılırken diğer tarafında DİR isteyenlerin lobi yapması sektöre zarar vermektedir. Bunun Türkiye’nin parlayan yıldızı olan zeytinyağına darbe vurduğunu artık herkes görmeli. Sizin Mustafa Tan’la sorununuz olabilir (onun da sizin olduğunuz yere koşa koşa geleceğini sanmıyorum zaten) ama UZZK’nın olmadığı bir hasat şenliğini kabul etmiyorum. Bunu sadece ben değil üretici de kabul etmiyor. Yakında gidecek kapı bulamayacaksınız. Her zamanki gibi dilinizin altındaki baklayı çıkarıp yine DİR istediniz ama bunlar beyhude çırpınışlar. Siz de eninde sonunda UZZK’nın çatısı altına girmek zorunda kalacaksınız. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Zeytinyağının kara talihi değişirken kendi talihini değiştirmeye çalışanları bu sektör asla affetmeyecektir. Bunu iyi bilin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-4863553471328596131?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/4863553471328596131/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=4863553471328596131' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/4863553471328596131'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/4863553471328596131'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2010/10/zeytinyagnn-kara-talihi-degisiyor.html' title='Zeytinyağının kara talihi değişiyor'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TL7Qd1_AONI/AAAAAAAAEro/rHR8noMhlNQ/s72-c/untitled16.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-2158832463453404825</id><published>2010-10-14T03:55:00.000-07:00</published><updated>2010-10-14T03:58:36.792-07:00</updated><title type='text'>Zeytin Dostları GTB’yi ziyaret etti</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TLbiK_vMZGI/AAAAAAAAErg/uAuNN-dHBa4/s1600/GTB.bmp"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 310px; height: 128px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TLbiK_vMZGI/AAAAAAAAErg/uAuNN-dHBa4/s320/GTB.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5527854271179809890" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Gaziantep Güneş&lt;br /&gt;14 Ekim 2010,Perş.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Çelik, Türkiye'nin yaşadığı et sıkıntısında olduğu gibi zeytin sektöründe de ciddi sorunlarla karşı karşıya kalınabileceğini belirterek, ''Alıcının da satıcının da bilinçli olması gerekir'' dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeytin Dostu Yönetim Kurulu Üyesi Abidin Tatlı, Ege İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Davut Er, İzmir Ticaret Borsası ziraat mühendisi Bilge Keykubat ve Zeytin Dostu Gaziantep İl Temsilcisi Murat Çetin, GTB'nı ziyaret etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ziyarette, GTB Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Çelik ile Genel Sekreteri Medine Erceylan ve Gıda Analiz Laboratuarı Müdürü Özgür Bayram hazır bulundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeytin Dostu Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Abidin Tatlı, sektördeki mevcut sorunlara ortak akıl ile çözüm yolları bulmak ve sektörde güç birliği oluşturarak çözüm yollarını hayata geçirmek amacıya ''Ortak Akıl ve Güç Birliği Toplantıları'' düzenlediklerini ve bu toplantıların sekzinci durağında Çanakkale'nin Ayvacık ilçesine bağlı Gürpınar beldesinde buluştuklarını belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tatlı, ''Zeytin her zaman Ege ve Marmara Bölgeleri ile özdeşleşmiştir. Ancak Gaziantep ve civarında da iyi derecede zeytin yetiştiriliyor. Bir sonraki Ortak Akıl ve Güçbirliği toplantılarından birini de Gaziantep'te gerçekleştirebiliriz'' dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GTB Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Çelik de amaçlarının zeytini tanıtmak, sorunlarını dile getirmek olduğunu ifade ederek, ''Zeytinin sorunlarını konuşan, tartışan ve bunu medyaya taşıyanlar bizim başımızın tacıdır'' dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ticaretin doğal akışı içinde doğru bir zemine oturtulmak zorunda olduğunu, aksi takdirde Türkiye'nin yaşadığı et sıkıntısında olduğu gibi zeytin sektöründe de ciddi sorunlarla karşı karşıya kalınabileceğini kaydeden Çelik, alıcının da satıcının da bilinçli olması gerektiğine işaret etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çelik, ''Ticaret düzgün şartlarda yapılmalıdır. Üretici de, tüketici de bilinçli olursa işimiz daha kolay olur'' dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçük ve orta ölçekli zeytinyağı işletmelerinin ürünlerini iç ve dış pazarlarda tüketiciye sunabilmeleri amacıyla, Avrupa Birliği tarafından finanse edilen GAP GİDEM Hibe Programı kapsamında yağ analiz laboratuarı kurduklarını anımsatan Çelik, GTB Yağ Analiz Laboratuarında zeytinyağının tüm kalite parametreleri ile saflık dereceleri, Ulusal Zeytinyağı Konseyi'nin belirlediği analiz metotlarının kullanılarak yapıldığını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çelik, ''Bu sayede zeytinyağının kalitesi ve hangi pazara uygun olduğu belirlenmektedir. Üreticilerimizin yararınadır. Onlara bu hizmeti sunmaktan gurur duyuyoruz. Bu fırsatı değerlendirmelerini bekliyoruz'' dedi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-2158832463453404825?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/2158832463453404825/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=2158832463453404825' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/2158832463453404825'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/2158832463453404825'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2010/10/zeytin-dostlar-gtbyi-ziyaret-etti.html' title='Zeytin Dostları GTB’yi ziyaret etti'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TLbiK_vMZGI/AAAAAAAAErg/uAuNN-dHBa4/s72-c/GTB.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-2496360786155189479</id><published>2010-10-14T03:50:00.000-07:00</published><updated>2010-10-14T03:53:24.440-07:00</updated><title type='text'>İzmir'de Zeytinyağı Rekoltesi Açıklandı</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TLbhEz5mRCI/AAAAAAAAErY/yBGAj-ooIpY/s1600/r_zeytinyag_16090901.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 168px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TLbhEz5mRCI/AAAAAAAAErY/yBGAj-ooIpY/s320/r_zeytinyag_16090901.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5527853065411380258" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Birinci Kuvvet&lt;br /&gt;11 Ekim 2010&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;İzmir Ticaret Borsası koordinatörlüğünde 1993-94 sezonundan bu yana 17 yıldır aralıksız devam eden zeytin ve zeytinyağı rekoltesi tahmini 2010-11 sezonu çalışmaları tamamlandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yılki çalışmalar, İzmir Ticaret Odası ve Ege İhracatçılar Birliği'nin maddi destekleri, Zeytincilik Araştırma Enstitüsü'nün teknik desteği ve Zeytin Dostu Derneği'nin katılımıyla gerçekleştirildi. Bu kurum ve kuruşların temsilcilerinden oluşan 2010-11 sezonu rekolte tahmin heyeti, 09 Eylül 2010-20 Eylül 2010 tarihleri arasında Ege-Marmara Bölgelerinde, 27-31 Eylül 2010 tarihleri arasında Güneydoğu Anadolu-Doğu Akdeniz Bölgelerinde rekolte tahmin çalışması yaptı. Heyet çalışmaları sırasında 31 Tarım İl&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müdürlüğü'nün verilerinden ve ticaret borsalarının ilgili üyelerinin, köylerde üreticilerin, zeytin ve zeytinyağı işletmelerinin ve tüccarlarının görüşlerinden faydalandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Heyet tarafından yapılan açıklamada şunlara yer verildi: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Ege Bölgesi'nde yapılan çalışmalarda Çanakkale ilçesi Ayvacık ve Ezine ilçelerine bağlı Gülpınar, Tuzla ve Kösedere mevkilerinde kış döneminde meydana gelen don zararının ardından yoğun bir şekilde dal kanseri görülmüştür. Kanserli ağaçlardaki bu tümörlere Euzophera Pinguis adındaki kelebeğin bıraktığı yumurtalardan çıkan larvaların ağaçlara anadal seviyesinde zarar vererek kurumalara neden olduğu gözlendi. İlgililer bu nedenle söz konusu zararlının dikkatle takip edilmesi gerektiğini belirtti. Çalışma&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonucunda 2010/11 sezonunda ülkemizde toplam 1 milyon 102 bin 123 ton tane zeytin üretileceği bunun 325 bin 665 tonunun sofralık olarak, 776 bin 458 tonunun yağlık olarak değerlendirileceği ve bundan 1/4.9 randıman ile 158 bin 384 ton zeytinyağı elde edileceği tahmin edilmiştir. Ülkemizde zeytinciliğin en önemli olduğu Ege-Marmara Bölgesi'nde yer alan İzmir, Balıkesir, Çanakkale, Manisa, Aydın, Muğla ve Bursa illerinde ise 2010/11 sezonunda toplam 750 bin 95 ton zeytin tanesi üretileceği, bunun 208 bin 331&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tonunun sofralığa, 541 bin 764 tonunun yağlığa ayrılacağı, bundan da ortalama 1/5 randıman ile 108 bin 485 ton zeytinyağı elde edileceği tahmin ediliyor."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-2496360786155189479?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/2496360786155189479/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=2496360786155189479' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/2496360786155189479'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/2496360786155189479'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2010/10/izmirde-zeytinyag-rekoltesi-ackland.html' title='İzmir&apos;de Zeytinyağı Rekoltesi Açıklandı'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TLbhEz5mRCI/AAAAAAAAErY/yBGAj-ooIpY/s72-c/r_zeytinyag_16090901.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-3872484160912452284</id><published>2010-10-14T03:31:00.000-07:00</published><updated>2010-10-14T03:39:06.421-07:00</updated><title type='text'>Onursel Zeytincilik</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TLbdtf-88BI/AAAAAAAAErQ/yJtL44lWmjQ/s1600/olmez-agacin-suyu-zeytinyagi-485494.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 216px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TLbdtf-88BI/AAAAAAAAErQ/yJtL44lWmjQ/s320/olmez-agacin-suyu-zeytinyagi-485494.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5527849366393253906" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;DERYA DÜZEL&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Balıkesir'in Ayvalık İlçesi Altınova beldesinde zeytinliklerden toplanarak yapılan zeytinyağında ilk hasat üretim, Onursel Zeytincilik firması sahibi Hüseyin Bozkurt tarafından üç dizem olarak üretildi ve ilk kez üretilen erken hasat yağı ile incir birleştirilerek zeytinyağlı incir reçeli de imal edilmiş oldu. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Üretici Bozkurt, Zeytin ve zeytinyağında bu yıl bolluk yaşanacağını belirterek,”,  Türkiye çapında 160 bin ton tahmini zeytinyağı üretimi bekliyoruz,'' dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni dikilen zeytin fidanlarının ürün vermesi zeytinin elle hasat edilmesi ile zeytinde bir yıl var, bir yıl yok yılının dengelendiğini ifade eden Bozkurt, ''Erken hasat yapılan zeytinde yağ oranını yüksek olduğunu, ekim ayında bile deneme yapılan yerlerde 6 kilo civarındaki zeytinden 1 kilo zeytinyağı çıktığını, zeytinin yağlanması ile bu oranların çok aşağıya çekileceğini tahmin ediyoruz. Genelde zeytinde zeytin sineği ve kurt olaylarının olmadığından hava şartları uygun giderse bol miktarda üreticinin dizem yağ gibi kaliteli ürün alacağız,''dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendi buluşları olan ve ilk kez Altınova ' da satışa sunulan zeytinyağlı incir reçeli için zeytin reçelinin yanında bu ürünün piyasada tutulduğunu belirterek,” Butik tarzında  çalışıyor ve  kendimize ait zeytin bahçelerinden ürettiğimiz zeytinyağı,ve el üretimi olan el kırma yeşil zeytin ve özellikle gemlik siyah teneke çevirme zeytin ,zeytin ezmesi,zeytin salatası,zeytinyağlı geleneksel olarak üretilen ev yapımı sabunları ile yeni ürünümüz zeytinyağlı incir reçeli ile de ürün yelpazemiz 30 çeşide yaklaştı, firmamız  satışlarını onursel zeytincilik com.tr'nin yanında telefonla da yapıyor, büyük firma raflarına girmek yerine daha ucuz fiyatla kadınlarımızın mutfağına kargo ile girmeyi başaran firmamız ürettiği ürünleri bittiği zamanda müşterisine yeni ürün çıkıncaya kadar beklemeleri gerektiğini dışarıdan mal almadıklarını belirtmeleri firmaya müşterilerin güvenini daha da arttırdığı gözlenmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;22- 23- 24 ekim 2010 tarihlerinde ayvalıkta yapılan zeytin hasat şenliklerinde fuar alanında stant açacak ve  etkinliklerde bulunacak , ürün çeşitlerimizi açacağımız stantda görebileceksiniz,'' dedi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-3872484160912452284?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/3872484160912452284/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=3872484160912452284' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/3872484160912452284'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/3872484160912452284'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2010/10/onursel-zeytincilik.html' title='Onursel Zeytincilik'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TLbdtf-88BI/AAAAAAAAErQ/yJtL44lWmjQ/s72-c/olmez-agacin-suyu-zeytinyagi-485494.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-61143702352887886</id><published>2010-10-14T03:18:00.000-07:00</published><updated>2010-10-14T03:59:33.095-07:00</updated><title type='text'>“Zeytinyağı Üretim Teknolojisi” semineri</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TLbbSak3z2I/AAAAAAAAErI/KCAeWdRIzQk/s1600/untitled21.bmp"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 218px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TLbbSak3z2I/AAAAAAAAErI/KCAeWdRIzQk/s320/untitled21.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5527846702061965154" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;14 Ekim 2010,Perş.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Balıkesir Üniversitesi Edremit Meslek Yüksekokulu tarafından düzenlenen, Ünal Irkdaş tarafından verilen “Zeytinyağı Üretim Teknolojisi” semineri Yüksekokulun Zeytincilik programı, Endüstri Meslek Lisesi’nin ilgili bölüm şefi ve hocaları ile değişik yerlerden gelen üreticilerin katılımı ile gerçekleşmiştir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeytinciliğin duayen ismi, ülkemizdeki birçok fabrikada bulunan kontinü sistemlerin planlayıcısı ve kurucusu Alfa Laval Zeytinyağı Makineleri’nin Türkiye eski temsilcisi Ünal Irkdaş, seminerine zeytinyağı üretim sistemlerini tanıtarak başladı. “En iyi makine zeytinyağına en az zarar veren makinedir, makinist de buna katkı sağlar” diyerek, makinistlerin bilmesi gereken, hiçbir kitapta yer almayan teknik pratik bilgileri dinleyiciler ile paylaştı. Dünyanın en kaliteli zeytinyağlarının en kaliteli meyvelerden üretilmesi gerekliliğini vurguladı. Zeytinyağının iyisinin kimyasal ve duyusal parametreler ile belirlendiğini belirtti. Kırıcı, aspiratör, yıkama ünitesinin kullanırken dikkat edilmesi gereken kısımlarını gösterdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ünal Irkdaş, daha çok kitaplarda yazılmayan ince ayarları anlattı. Ayrıca dekantörün hassas bir makine olduğunu ayarlarının dikkatlice yapılması gerektiğini, zeytinyağının değerlerinin korunması gereken kısmın burası olduğunu anlattı. Separatör ve malaksörde sıcaklığa mutlaka dikkat edilmeli, dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Katılımlarından ötürü Ünal Irkdaş’a Yüksekokul tarafından zeytincilik ile ilgili bir kitap günün anısına hediye edildi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-61143702352887886?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/61143702352887886/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=61143702352887886' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/61143702352887886'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/61143702352887886'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2010/10/zeytinyag-uretim-teknolojisi-semineri.html' title='“Zeytinyağı Üretim Teknolojisi” semineri'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TLbbSak3z2I/AAAAAAAAErI/KCAeWdRIzQk/s72-c/untitled21.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-4391690378202488490</id><published>2010-10-11T05:44:00.000-07:00</published><updated>2010-10-11T05:50:26.862-07:00</updated><title type='text'>İzmir Ticaret Borsası da Rekolte açıkladı</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TLMHlMTDJDI/AAAAAAAAErA/qw3E0-hPsN4/s1600/untitled1.bmp"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 213px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TLMHlMTDJDI/AAAAAAAAErA/qw3E0-hPsN4/s320/untitled1.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5526769503251407922" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;11 Ekim 2010,P.Tesi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçtiğimiz hafta Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi’nin 2010-11 zeytin ve zeytinyağı rekoltesi sonuçlarını açıklamasının ardından, İzmir Ticaret Borsası da yürüttüğü rekolte çalışmasını tamamlayarak sonuçlarını duyurdu. Açıklanan rakamın UZZK’nın açıkladığı resmi tahminle örtüştüğü görüldü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İzmir Ticaret Odası ve Ege İhracatçılar Birliği’nin maddi, Zeytincilik Araştırma Enstitüsü’nün teknik destekleri ve Zeytindostu Derneği’nin katılımıyla İzmir Ticaret Borsası’nın eşgüdümünde yürütülen rekolte tespit çalışmasının sonuçlarına göre 2010-11 sezonunda 158 bin ton zeytinyağı rekoltesi bekleniyor. Borsa’nın koordine ettiği çalışmanın sonuçlarına göre, 2010/11 sezonunda ülkemizde üretilecek toplam 1 milyon 102 bin ton zeytinin 325 bin 665 tonunun sofralık, 776 bin 458 tonuysa yağlık olarak değerlendirilecek.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-4391690378202488490?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/4391690378202488490/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=4391690378202488490' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/4391690378202488490'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/4391690378202488490'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2010/10/izmir-ticaret-borsas-da-rekolte-acklad.html' title='İzmir Ticaret Borsası da Rekolte açıkladı'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TLMHlMTDJDI/AAAAAAAAErA/qw3E0-hPsN4/s72-c/untitled1.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-5803730877919875299</id><published>2010-10-06T07:02:00.000-07:00</published><updated>2010-10-06T07:06:07.505-07:00</updated><title type='text'>Çukurova'da zeytin hasadı gereğinden erken yapılıyor</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TKyCIJGiN3I/AAAAAAAAEq4/qSttCkqVyXo/s1600/Murat+Oztanriover.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 215px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TKyCIJGiN3I/AAAAAAAAEq4/qSttCkqVyXo/s320/Murat+Oztanriover.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5524933919270647666" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Yeni Adana&lt;br /&gt;06 Ekim 2010 Çarşamba&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Zeytindostu Derneği Genel Sekreteri ve Adana Bölge Temsilcisi Ziraat Yüksek Mühendisi Murat Öztanrıöver, Zeytin üreticilerini hasat zamanlarını iyi belirlemeleri gerektiği konusun da uyararak, aydınlatıcı bilgiler verdi &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Zeytin hasat zamanının tespit edilmesinin çok önemli olduğunu, zamanı iyi tespit edilerek yapılan zeytin hasadı ile hem kaliteli ürün elde edilebileceğini hem de ağaçların bir sonraki sene bol ürün vermesinin sağlanacağını dile getiren Zeytindostu Derneği Genel Sekreteri ve Adana Bölge Temsilcisi Ziraat Yüksek Mühendisi Murat Öztanrıöver," Zeytin hasadı bölgelere ve iklim şartlarına göre farklı zamanlarda yapılır. Zeytin hasadı 15 Eylül ile 15 Mart arasında geniş bir periyotta yapılabilir. Hasat tarihini belirlerken, öncelikle hasat edeceğimiz ürünleri nasıl değerlendireceğimize karar vermeliyiz. Zeytinde hasat yeşil sofralık, siyah sofralık veya yağlık olarak yapılır. Yeşil sofralık olarak hasat edilecekse daneler yeşil renkten sarımsı renge dönerken ve danelerin sertliği kaybolduğu dönemde hasat yapılmalıdır. Siyah sofralık olarak değerlendirilecekse danelerin siyahlaşması beklenir ancak danelerin sadece kabuklarının siyahlaşmış olması yeterli değildir. Siyahlaşmanın kabuktan zeytinin etli kısmına da geçmesinin beklenilmesi gerekmektedir" dedi.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;ZEYTİNDE ERKEN KARARMA YANILTMASIN&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öztanrıöver," Zeytin etinin siyalaşmasını beklemeden hasat edilen daneler sofralık olarak işlenmeye elverişli olmayacağından üreticiler ürünlerini satarken problem yaşayacaklardır. Özellikle Çukurova bölgesindeki üreticiler bu sene zeytin danelerinin dış kabukların erken kararmasından etkilenerek ürünlerini gereğinden erken hasat ediyorlar bu yanlış bir hasattır. Zeytinlerinin kararmasından korkmasınlar kabuğu kararmış zeytinlerinin etli kısımlarının da kararmasını beklesinler. Bu şekilde ürünlerini daha iyi pazarlayabilirler. Yeter ki hasadı çok fazla geciktirip, danelerin fazlaca yumuşayıp, dökülmesine sebebiyet vermesinler" diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İKİ TÜRLÜ SEÇENEK VAR&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öztanrıöver, zeytin hasadının yağlık olarak yapılmasına karar verildiğinde ise iki türlü seçeneğin olduğunu belitti. Bu durumda ya daneler yeşilken erken hasat edilerek zeytinin meyvemsi tadının ve rahyasının ön plana çıktığı düşük asitli üstün kaliteli yağ elde edilir. Ancak böyle erken yapılan hasatta yağ verimi düşük olur, ya da danelerin siyahlaşıp tam yağlanması beklenir. Bu durumda yağ verimlerinde artış olmakla birlikte yağ asit oralarında da kısmen artışlar olur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeytin hasadı yapılırken ağaçlardaki yeni sürgünlere zarar verilmemesine özen gösterilmelidir. Çünkü önümüzdeki sezon meyvenin oluşması o sürgünlere bağlıdır. 2010 zeytin rekoltesinin, yaptığımız çalışmalar sonucunda Çukurova bölgesinde  %35 gibi bir düşüşle diğer bölgelerde ise  %70 lere varacak düşüşlerle gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. Bu tahminler sonucunda bu yılki ürünün az olacağını ancak fiyatların geçen seneye göre daha yüksek seyredeceğini bekliyoruz" dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;% 100 SAF ZEYTİNYAĞI İÇİN MARKETLERLE İŞBİRLİĞİ YAPILACAK&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeytindostu Derneği Genel Sekreteri ve Adana Bölge Temsilcisi Ziraat Yüksek Mühendisi Murat Öztanrıöver, Zeytinyağının, daha ucuz olan kanola, ayçiçeği gibi diğer yağlarla karıştırılmaya müsait olduğunu ve bu durumun sadece tadarak anlaşılamayacağını belirterek tüketicilerin bu konuya dikkatli olmalarını istedi, Zeytindostu Derneği olarak tüketicilerin % 100 saf zeytinyağını tüketebilmeleri ve hilesiz gıda için çalışmalar başlattıklarını ve bu çalışmalarına tüm büyük marketler, tüketiciler diğer sivil toplum örgütleri ve kamuoyundan büyük destek gördüklerini belitti. Tüketicilerin herhangi bir marketten veya başka bir yerden aldıkları zeytinyağında karışım olduğu ile ilgili şüphe duyduklarında, www.zeytindostu .org adresinden kendilerine ulaşabileceklerini ve bu yağın tahlillerinin yaptırılarak hilenin ortaya çıkarılmasında görev üstleneceklerini kaydetti.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-5803730877919875299?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/5803730877919875299/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=5803730877919875299' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/5803730877919875299'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/5803730877919875299'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2010/10/cukurovada-zeytin-hasad-gereginden.html' title='Çukurova&apos;da zeytin hasadı gereğinden erken yapılıyor'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TKyCIJGiN3I/AAAAAAAAEq4/qSttCkqVyXo/s72-c/Murat+Oztanriover.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-8077509454639736597</id><published>2010-10-06T06:45:00.000-07:00</published><updated>2010-10-06T06:49:23.827-07:00</updated><title type='text'>ZZTK, İÇ PİYASADA ZEYTİNYAĞI TANITIM ATAĞINA GEÇİYOR!</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TKx-UW_uSOI/AAAAAAAAEqw/70XnM6btT0Q/s1600/ZZTK_TOPLANTI_FOTOSU.JPG"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 107px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TKx-UW_uSOI/AAAAAAAAEqw/70XnM6btT0Q/s320/ZZTK_TOPLANTI_FOTOSU.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5524929731112093922" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;06 Ekim 2010,Çarş.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi, dış pazarda sürdürdüğü tanıtım çalışmalarına, iç piyasayı da dahil edecek bir çalışmaya start verdi. Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği yanında, Türkiye’de zeytin ağacı varlığının yoğun olduğu illerdeki ticaret odaları ve ticaret borsaları ile birlikte yürütülecek tanıtım çalışmasında Sağlık Bakanlığı ve Radyo Televizyon Üst Kurumu ile işbirliğine gidilerek tanıtım kampanyası, “Sosyal Sorumluluk Projesi” kapsamına alınacak.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi, iç piyasaya yönelik “Zeytin ve Zeytinyağı Tüketiminin Arttırılması Amaçlı Sosyal Sorumluluk Kampanyası” adı verilen projeyi Ege İhracatçı Birlikleri’nde düzenlediği toplantıda zeytin ağacının yoğun olarak bulunduğu şehirlerin ticaret borsası yöneticilerine tanıttı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toplantının açılışında konuşan Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkan Vekili ve Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ali Nedim Güreli, Türkiye’de zeytin ağacı varlığının 2000 yılı sonrası yapılan dikimlerle 90 milyon adetten, 160 milyon adete çıktığını, günümüzde 160 bin ton seviyesinde olan yıllık zeytinyağı üretiminin yakın gelecekte 650 bin ton seviyesine çıkacağını o nedenle bugünden iç ve dış piyasada yoğun bir tanıtım çalışması yapılması gerektiğini söyledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi’ni, Dış Ticaret Müsteşarlığı ve Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği ortaklığında Türkiye’nin önümüzdeki süreçte ulaşacağı yüksek zeytin ve zeytinyağı rekoltesi ile ilgili tanıtım yapması için 2007 yılında kurduklarına işaret eden Güreli, “Bu üretim 650 bin ton değil, 350-400 bin ton olsa bile elde müthiş bir stok oluşacak. Zeytinyağında son yıllarda ciddi ihraç pazarları kaybettik. Türkiye’de sektörün taraflarının yanlış tutum ve politikaları nedeniyle ihracatımız 99 bin tondan, 22 bin tona geriledi. Günlük politikalar izlemediğimiz için EZZİB ve DTM ortaklığında ZZTK’yı kurduk. ZZTK’nın yapacağı tanıtım çalışmaları ile Türkiye’nin önümüzdeki 1-2 yıllık süreçte yakalayacağı yüksek rekolteyi hem iç, hem de dış pazarda tanıtıp eritmeyi hedefliyoruz. Bu projede ticaret borsaları ile ortak hareket edeceğiz” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;SOSYAL SORUMLULUK PROJELİ TANITIM&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi Eşbaşkanı Metin Ölken ise, ZZTK’nın kuruluş yönetmeliğinde iç piyasada tanıtım yapabileceğinin çok net bir şekilde yer aldığını, Türkiye’de bugün kişibaşı 1.5 kg. seviyesinde olan zeytinyağı tüketimini, zeytinyağının insan sağlığına olan faydalarına vurgu yaparak, çocukların ön planda olduğu bir tanıtım kampanyası yürüteceklerini söyledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’nin zeytinyağı ihracatında dış pazarlarda güçlü konumda olabilmesi için iç pazarda da tüketimin yüksek olması gerektiğine işaret eden Ölken, “Biz ihracatçıyız ama şuna inanıyoruz, sağlıklı bir iç piyasanın, sağlıklı bir dış piyasa için gerekli olduğuna inanıyoruz. Günümüzde bu sektörde güçlü olan İtalya, İspanya ve Suriye gibi ülkelerin üretimleri bizden fazla olduğu gibi, iç piyasa tüketimleri de bizden fazla. Alıcılarımızın, iç piyasa bacağımızın güçlü olduğunu bilmeleri, bizlerin dış pazardaki rekabetçiliğini de arttırır. O nedenle Türkiye’nin iç piyasada zeytinyağı tüketimini arttırmamız gerekiyor” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tanıtım kampanyalarının, Sağlık Bakanlığı ve RTÜK tarafından, “Sosyal Sorumluluk Kampanyası” kapsamına alınması için görüşmeler yürüttüklerini belirten Ölken, şöyle konuştu; “ZZTK’nın bütçesi sadece ihracattan yapılan kesinti ve DTM’nin proje bazlı verdiği desteklerle sınırlı. Son yıllarda ihracatımızda ciddi gerileme yaşandığı için bütçe olanaklarımız kısıtlı. Ancak elimizde insan sağlığına yararlı, son derece güzel bir ürün var. Bu avantajımızı kullanarak Sosyal Sorumluluk Projesi yapmak istiyoruz. Sağlık Bakanlığı ve RTÜK ile yaptığımız görüşmeler son derece olumlu geçiyor. Sosyal Sorumluluk Projesi olduğu zaman düşük bütçeli tanıtım imkanı oluyor.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Proje Koordinatörü Fikriye Çetin Borcali ise, Türkiye’nin dört bir tarafından gelen zeytinyağı sektörü temsilcilerine, tanıtım kampanyası ile ilgili bir sunum yaptı. Borcali, insanların çocukları için her türlü fedakarlığı yaptıklarından hareketle, zeytinyağı tüketiminin çocukların sağlığı açısından faydalarını anlatan bir tanıtım kampanyası yürüteceklerini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kampanyada hedeflerinin çocuklar olacağını kaydeden Borcali, “Projede hedef kitlemiz çocuklar, çünkü anne ve babaların çocukları için yapmayacağı şey yok. Bebekler sayesinde hiç girmeyen mutfaklara zeytinyağını sokup alışkanlık oluşturmanın, en azından denetmenin mümkün olacağına inanıyoruz” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Zeytin ve Zeytinyağı Tüketiminin Arttırılması Amaçlı Sosyal Sorumluluk Kampanyası Sunumu” toplantısına Türkiye’nin dört bir tarafından gelen Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları yöneticileri, projenin doğru bir proje olduğunu ve projeye destek olmaya hazır olduklarını belirttiler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-8077509454639736597?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/8077509454639736597/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=8077509454639736597' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/8077509454639736597'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/8077509454639736597'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2010/10/zztk-ic-piyasada-zeytinyagi-tanitim.html' title='ZZTK, İÇ PİYASADA ZEYTİNYAĞI TANITIM ATAĞINA GEÇİYOR!'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TKx-UW_uSOI/AAAAAAAAEqw/70XnM6btT0Q/s72-c/ZZTK_TOPLANTI_FOTOSU.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-618752168900748947</id><published>2010-10-06T06:34:00.000-07:00</published><updated>2010-10-06T06:39:34.269-07:00</updated><title type='text'>Zeytinyağı rekoltesinde yüzde 10 artış</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TKx8AMcJ_1I/AAAAAAAAEqo/VBzaLAaiN2s/s1600/file_9.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 213px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TKx8AMcJ_1I/AAAAAAAAEqo/VBzaLAaiN2s/s320/file_9.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5524927185657921362" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Yeni Asır&lt;br /&gt;05 Ekim 2010,Salı &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Tan, rekolte tahmin çalışmaları kapsamında 10 gün boyunca 4 grup halinde 41 ilde yaptıkları çalışmalar sonucu geçtiğimiz yıl 147 bin ton olan zeytinyağı rekoltesinin bu yıl yüzde 9-10 artışla 160 bin tona yükseleceği, sofralık zeytinin de 304 bin ton olacağı yönünde tahmin yapıldığını bildirdi. Tan, 2010-2011 sezonu zeytin ve zeytinyağı rekoltesi resmi sonuçlarına ilişkin düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'de 115 milyon 506 bin 647 adet meyve veren, 43 milyon 276 bin 260 adet meyve vermeyen ağacın bulunduğunu, bu sene ağaç başına ortalama 9,3 kilogram zeytin verimi ile 1 milyon 74 bin 598 ton zeytin danesi alınacağını söyledi. Bu yıl elde edilen zeytinin 304 bin 477 tonunun sofralık zeytine, 771 bin 492 tonunun yağlığa ayrılacağı, bundan da 160 bin 413 ton zeytinyağı elde edileceği tahmininin yapıldığını aktaran Tan, Ege ve Marmara Bölgesi zeytinyağı rekoltesinin 114,6 bin ton, sofralık zeytin rekoltesinin 210 bin ton, diğer bölgelerin zeytinyağı rekoltesinin 45,7 bin ton, sofralık zeytin rekoltesinin 94,3 bin ton olduğunu bildirdi. Sofralık zeytinde bu yıl bir miktar azalmanın meydana geldiğini belirten Tan, eldeki stoklarla birlikte hem iç tüketime hem de ihracata yetecek miktar ve kalitede zeytinin bulunduğunu dile getirdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tan, geçtiğimiz senelerde zeytinciliğinin en büyük probleminin var-yok yılları arasındaki makasın açıklığı olduğunu, son 2 yıllık rakamların bu sorunun giderildiğini gösterdiğini kaydederek, ''Son rakamlar Türk zeytinciliğinin yükselişini ifade ediyor. Tek rakamlı yıllar eskiden yok yılıydı, ama şimdi sürgün gelişimlerine baktığımızda önümüzdeki yıl daha iyi olacağını görüyoruz. Hem yeni plantasyonlar yapılıyor, hem de mevcut ağaçlara bakım gerçekleştiriliyor'' dedi. Zeytinyağında iç tüketimin yıllık 100 bin ton olduğunu, geçtiğimiz sene 20 bin tonluk ihracatın gerçekleştirildiğini aktaran Tan, 160 bin tonluk üretimin hem iç tüketimi hem de ihracatı karşılayacağı gibi fazlasının da bulunduğunu, dolayısıyla ihracatın daha da artırılabileceğini ifade etti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mustafa Tan, ''Yani Dahilde İşleme Rejimi (DİR) talebi için mücbir sebep yok. 160 bin tonun dışında stoklar da mevcut. Hem sofralık zeytinde hem de zeytinyağında devir stoğu var. Geçen yılın en az üç misli ihracat yapılabilir'' diye konuştu. Türk zeytinciliğinin geleceği açısından spekülatif açıklamalar yapılmaması gerektiğine işaret eden Tan, ''Şimdiden 'İspanya'da tarihi üretim' diyorlar. İspanya'da 1 milyon 400 bin ton üretim tahmini var. Daha önce 1 milyon 420 bindi. Dolayısıyla tarihi üretim falan yok. Tunus ise 120 bin ton zeytinyağı açıklaması yaptı'' dedi. Tan, dünyada ABD başta olmak üzere zeytinyağı tüketiminde artış yaşandığını, Türkiye'nin üretimde dünya ikinciliği hedefine kararlı adımlarla ilerlediğini belirterek, ''Tunus'u geçtik. Ama Suriye'de de atak var. Ağaçlarına bakım yapıyorlar, destekler sağlıyorlar'' şeklinde konuştu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son bir yılda Türkiye'deki zeytin ağacı sayısının 150 milyondan 158 milyona çıktığını bildiren Tan, zeytincilikte dünya ikinciliği için atılması gereken adımları şöyle anlattı:''Yeni zeytinliklerin geliştirilmesi için dikim yardımlarının artırılarak devam ettirilmesi, ama bu yapılırken bölgelere göre çeşitlemelere dikkat edilmeli. Zeytinyağı rekolte ve kalitesinin artırılması için mevcut zeytinliklere destek sağlanmalı. Özellikle kıyılarda zeytinlikler dağlık alanda, dolayısıyla desteğe ihtiyaç var, buradaki zeytincimizin sesi duyulmuyor. Sofralık zeytin ve zeytinyağına destek Avrupa'da 1,32 avro. Bizde iyi niyetle çalışmalarla ancak 30 kuruşa yükseltildi. Zeytincimizin prim beklentisi var, bizim de en azından 1 liraları görmeliyiz. İç pazarda yüzde 17-20 arasında kayıtdışı var. Verilecek primlerle kayıtdışı da engellenebilir. Türkiye dünyanın en kaliteli zeytinini üretiyor. Mevcut ağaçlar dünyanın gen kaynakları aynı zamanda, dünyaya buradan yayılmış. Bu konuda özel önlemler alınmalı.'' &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;"BU YILKİ ZEYTİNLER 'KENDİLİĞİNDEN ORGANİK'" &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toplantıda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Tan, İzmir Ticaret Borsası'nın (İZTB) uzaktan tahmin çalışmalarıyla ilgili soruya, ''Uzaktan, yakından, uydudan ne yapılırsa yapılsın bu çatı altında yapılmalı. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı da UZZK'yı işaret ediyor. Varsa farklı imkanlar gelsinler Türkiye zeytinciliğine armağan etsinler. Ayrışmayalım, birleşelim ve Türk zeytinciliğini daha ileri noktalara getirelim. Dünya Türk zeytinciliğinin ayak seslerini duyuyor. Bir kez daha sesleniyorum, UZZK çatısı altında birlikte çalışalım'' karşılığını verdi. Tan, bu yılki zeytin ve zeytinyağı fiyatlarına ilişkin soru üzerine, fiyatların pazarda oluştuğunu, bu yüzden kimsenin fiyatlar üzerinde konuşma hakkının olmadığını, fiyatlara baskı yapma girişimlerinin yaşanmaması gerektiğini dile getirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'nin markalı ve ambalajlı zeytinyağı ihracatının her yıl arttığına dikkati çeken Tan, ''Dökme zeytinyağı markalı gibi katma değer üretmiyor. Dökme ihracatında Türk zeytinyağı İspanyol, İtalyan ambalajlarına girip, ABD'deki raflarda yine bizim yağımızla rekabet ediyor'' dedi.Bölgelere göre zeytin ve zeytinyağı üretim tahminlerine ilişkin soruya Tan, Akhisar ve Bursa'da geçen yıla göre biraz azalma meydana geldiğini, ancak buralardaki zeytinlerin bu yıl daha iri olduğunu, kalitedeyse hiçbir sorunun bulunmadığını söyledi. Tan, bu yıl iklim şartları sayesinde zeytin sineği sorunun da yaşanmadığını, dolayısıyla ilaçlamaya gerek kalmadığını, bu yılki zeytinlere ''kendiliğinden organik'' denilebileceğini ifade etti. Mustafa Tan, bu yıl Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) UZZK koordinatörlüğünde yapılan zeytin ve zeytinyağı rekolte çalışmalarında gözlemci sıfatıyla yer aldığını sözlerine ekledi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-618752168900748947?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/618752168900748947/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=618752168900748947' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/618752168900748947'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/618752168900748947'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2010/10/zeytinyag-rekoltesinde-yuzde-10-arts.html' title='Zeytinyağı rekoltesinde yüzde 10 artış'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TKx8AMcJ_1I/AAAAAAAAEqo/VBzaLAaiN2s/s72-c/file_9.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-2590412960424680245</id><published>2010-09-29T23:29:00.000-07:00</published><updated>2010-09-29T23:33:21.374-07:00</updated><title type='text'>İyte Kampüsünde Zeytinyağı Fabrikası</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TKQvIkwe1pI/AAAAAAAAEqg/XEXzv-mr79k/s1600/untitled22.bmp"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 227px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TKQvIkwe1pI/AAAAAAAAEqg/XEXzv-mr79k/s320/untitled22.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5522590867415553682" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;AA&lt;br /&gt;29 Eylül 2010,Çarşamba&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (iyte) Kampüsü İçinde Yer Alacak Zeytinyağı Fabrikasının Temeli Törenle Atıldı&lt;/strong&gt;  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İYTE'nin 2010-2011 akademik yılı açılış töreninden sonra, Kampüs içerisinde 650 metrekarelik alanda faliyet gösterecek zeytinyağı fabrikası için temel atma töreni düzenlendi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günde 3 vardiya ile 40 ton zeytin işleyebilmesi planlanan fabrikada 20 kişinin çalışacağı öğrenildi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İYTE Vakfı üyesi Aşkın Yılmaz, törende yaptığı konuşmada, zeytinden zeytinyağına geçiş işleminde ortaya çıkan atık suyun zararlı unsurlarının yok edilerek faydalı bir ürüne dönüştürüleceğini ve bu işlemi gerçekleştiren ilk kuruluş olacaklarını belirtti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yılmaz ayrıca İzmir Zeytincilik Enstitüsü ve Tariş ile ortaklaşa çalışarak, ağacının dalında olgunlaşan ve dünyada tek olan Urla Hurması adlı sofralık zeytini AR-GE merkezlerinde geliştirip piyasaya sunarak kazanç elde edeceklerini ifade etti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Temel atma törenine, İzmir Vali Yardımcısı Mustafa Aydın, Urla Kaymakamı Şehmus Günaydın, İYTE Rektörü Zafer İlken ve Urla Belediye Başkanı Selçuk Karaosmanoğlu katıldı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-2590412960424680245?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/2590412960424680245/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=2590412960424680245' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/2590412960424680245'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/2590412960424680245'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2010/09/iyte-kampusunde-zeytinyag-fabrikas.html' title='İyte Kampüsünde Zeytinyağı Fabrikası'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TKQvIkwe1pI/AAAAAAAAEqg/XEXzv-mr79k/s72-c/untitled22.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-3355121871391795628</id><published>2010-09-28T04:18:00.000-07:00</published><updated>2010-09-28T04:23:10.782-07:00</updated><title type='text'>İğde ve Zeytin Kardeşliği</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TKHQDy5n_eI/AAAAAAAAEqY/v_EZ8ah0q-I/s1600/erdal+ozer-zeytinin_uguru.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 223px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TKHQDy5n_eI/AAAAAAAAEqY/v_EZ8ah0q-I/s320/erdal+ozer-zeytinin_uguru.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5521923381754592738" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;NURDAN ÇAKIR TEZGİN&lt;br /&gt;Cumhuriyet Ege&lt;br /&gt;28 Eylül 2010,Salı&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rivayet olunur ki; Dünyanın henüz soğumaya yeni başladığı zamanların birinde, bugün Akdeniz Havzası olarak adlandırılan bölgede koskocaman dev bir ağaç oluşmaya başlamış. Bu öyle bir ağaçmış ki, dalı dal değil, yaprağı yaprak değilmiş! Gövdesinin ulaştığı köklerin kolları, ya nehirlerin yatağından ya da Akdeniz'in tuzlu sularından besleniyormuş. Bu dev ağaç günden güne büyüyüp irileşiyormuş irileşmesine de, bunca heybetine rağmen hiç meyve vermiyormuş. &lt;br /&gt;Günlerden bir gün; Bu dev ağacın kutsal perileri, giderek büyüyen ağacın gövdesinin etrafında bir halka oluşturup başlamışlar dönmeye, döndükçe de rüzgarın sesine karışan bir yakarış tutturmuşlar; &lt;br /&gt;"Ey ulu ağaç hani ya senin meyvelerin, hani ya senin meyvelerin".&lt;br /&gt;Periler, hayal edebildikleri isteklerini birer birer sıralamışlar döndükçe ağacın etrafında; "Meyvelerin ateş rengi olsun, gök rengi, kül rengi, toprak rengi olsun", "mor isterim ben" bir diğeri, "alaca çalsın her bir renk ama; acı tatlıyla bütünleşip, ışıklar saçsın" diyerek tavaf etmişler dev ağacın etrafında. Ağaç, devasa irilikteki dallarıyla bu yakarışın güçlü arzusunu Akdeniz ve Ege’nin en uzak ve en ücra köşelerine savurmaya başlamış. Savruldukça soğuyup yeşermiş dünya, savruldukça dalları çoğalıp bölünmüş ve yeni fidanlar olarak sıkı sıkıya tutunmuşlar toprağa.&lt;br /&gt;Gel zaman git zaman, o dev ağacın fidanları Akdeniz havzasında bir baştan bir başa kök salmış. Dağ yamaçlarına tutunanlar kararıp morarmışlar, düzlüklere tutunanlar ağarıp kızarmışlar. Rivayet bu ya; birine zeytin demişler, diğerine iğde. &lt;br /&gt;İğde ağacı (Elaeagnus) ile zeytin ağacının (Olea Europaea) benzerliği mutlaka dikkatinizi çekmiştir. Her ikisinin de yaprakları buğulu gri olup, yeşil ve mavinin türlü renk geçişlerine ev sahipliği yaparlar. Hele de biraz esinti varsa havada, geçmiş zaman perileri size türlü renklerin dansını sunar binbir ışıkla.&lt;br /&gt;Zeytinin gri maviliği, iğdenin gri yeşilliğiyle sarmaş dolaştır dikkat edildiğinde. Zeytinin yeşil meyveleri henüz olgunlaşmamış haliyle, iğde ağacının yeşil meyvelerine çok benzer. Her ikisinin de meyve tomurcuklarının dış kabuğu üzerinde bir ton açık renkte çilleri vardır. Mahcup ergen kızların burun çilleri gibidir her ikisinin meyve yüzeyleri. Kabuğun içine gömülü çiller, iğdeye de zeytine de büyüme aşamasında yardım eden geçmiş zaman perilerinin öpücükleridir belki, kim bilir! Meyve büyüdükçe bu izler de şekil değiştirir. Zeytin meyvesi yağlanıp eti derisine tutundukça morarıp koyulaşır, iğde de önce sararıp sonra toprak renginde kızararak kabuğuyla eti arasına mesafe koyar. &lt;br /&gt;İki ağacın biri diğerine benzeyen yan yana dallarındaki meyvelerinden koparıp ağzınıza attığınızda taze zeytin zehir gibi acı ve mavru bir tat bırakırken, iğde de hafif ekşimsi, şekerli ve tıkızlığıyla ağzı buran bir tat bırakarak, zeytinin acılığını giderir. Tatlı ve acının bu kadar birbirini tamamladığı iki kardeş meyveye yeryüzü krallığında rastlamak mucizedir. İkisinin de insana, hayvana, bitki börtü böceğe, velhasıl tüm dünya canlılarına faydaları sayılamayacak kadar çoktur. Görünümleri ve tatlarındaki tamamlayıcılık; yaprak, çiçek ve çekirdek yapısında da öne çıkar. İğdenin yaprak ve çekirdeği daha uzuncayken, zeytinin yaprakları daha küt ve etli olup çekirdeği de daha dolgundur. &lt;br /&gt;Bu iki kardeş meyve, Ege ve Akdeniz kıyılarında binyılların akrabalığında gururla salınırlar. Gökova Körfezi'nden, Güllük Körfezi'ne, Çandarlı Körfezi'nden Edremit Körfezi'ne bütün bir Ege sahil şeridinin vaz geçilmez güzellikleridir onlar. Bahar aylarında açan çiçeklerinin kokularıyla uyarırlar bütün bellekleri.&lt;br /&gt;Eğer; hışırtıya benzer bir melodi duyup iğde ve zeytin ağaçları arasına sokulmak isterseniz, aman sessiz olun! Geçmiş zaman perileri, her gün batımı çok uzaklardan gelip yeryüzüne inerler ve bu kardeş ağaçların altında dans edip, iğde ve zeytin meyvelerini öpücükleriyle kutsarlar...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-3355121871391795628?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/3355121871391795628/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=3355121871391795628' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/3355121871391795628'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/3355121871391795628'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2010/09/igde-ve-zeytin-kardesligi.html' title='İğde ve Zeytin Kardeşliği'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TKHQDy5n_eI/AAAAAAAAEqY/v_EZ8ah0q-I/s72-c/erdal+ozer-zeytinin_uguru.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-8387477118311020608</id><published>2010-09-23T00:11:00.000-07:00</published><updated>2010-09-23T00:14:36.187-07:00</updated><title type='text'>BİN 300 YILLIK ZEYTİN AĞACI BU YIL DA ÜRÜN VERDİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TJr-Ta0nwXI/AAAAAAAAEqQ/vqZq4VA8UzA/s1600/Mut+Agac.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 255px; height: 170px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TJr-Ta0nwXI/AAAAAAAAEqQ/vqZq4VA8UzA/s320/Mut+Agac.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5520003902866964850" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;HaberFlash&lt;br /&gt;17 Eylül 2010&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mersin'in Mut ilçesinde bulunan bin 300 yıllık anıt zeytin ağacının bu yıl da 150 kilo ürün verdiği belirtildi. &lt;br /&gt;Mut İlçe Tarım Müdürü Levent Abaş, Haydar köyünde 10 Şubat 2010 tarihinde Türkiye'nin en yaşlı anıt ağacı olarak tescillenen zeytin ağacının her yıl olduğu gibi bu yıl da 150 kilo ürün verdiğini söyledi. &lt;br /&gt;Haydar Köyü Muhtarı Mehmet Tercan da Türkiye'nin en yaşlı zeytin ağacının köylerinde bulunmasından gurur duyduklarını belirterek, "Bu da gösteriyor ki zeytinin ana memleketi Mut ilçesi. Bin 300 yıllık zeytin ağacımız her yıl olduğu gibi bu yıl da ilk ürününü 150 kilo olarak verdi. Bu anıt zeytin ağacını görmek için çok sayıda yerli ve yabancı turist buraya geliyor" dedi. &lt;br /&gt;Haydar köyündeki bin 300 yıllık anıt zeytin ağacının gövde kalınlığı 6 metre 28 santim olarak ölçüldü. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müze Müdürlüğü, Adana Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun kararı ile ağaç, "anıt zeytin ağaç" olarak tescil edildi. Çevre ve Orman Bakanlığı, Doğu Akdeniz Ormancılık Araştırma Müdürlüğü'nün 10 Şubat 2010 tarihli yazısı ile ağacın yaşı bin 300 yıl olarak tespit edilerek tescillendi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-8387477118311020608?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/8387477118311020608/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=8387477118311020608' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/8387477118311020608'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/8387477118311020608'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2010/09/bin-300-yillik-zeytin-agaci-bu-yil-da.html' title='BİN 300 YILLIK ZEYTİN AĞACI BU YIL DA ÜRÜN VERDİ'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TJr-Ta0nwXI/AAAAAAAAEqQ/vqZq4VA8UzA/s72-c/Mut+Agac.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-1986393834921299694</id><published>2010-09-22T02:56:00.000-07:00</published><updated>2010-09-22T03:08:20.947-07:00</updated><title type='text'>Zeytin Barışın Simgesiyse...</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TJnT1F0Vm-I/AAAAAAAAEqI/XgTrSQXAHSY/s1600/Murat+Narin.bmp"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TJnT1F0Vm-I/AAAAAAAAEqI/XgTrSQXAHSY/s320/Murat+Narin.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5519675727367478242" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;MURAT NARİN(UZZK Yönetim Kurulu Üyesi)&lt;br /&gt;Cumhuriyet Ege&lt;br /&gt;21 Eylül 2010,Salı&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eylül ayına girince zeytine ilişkin basında haber ve yazılara daha bir sıklıkla rastlanmaya başlar. Bundan doğal bir şey olmamalı. Çünkü artık zeytin hasat dönemi başlayacaktır. Zeytinci bölgelerde yaşamının belirleyicisidir zeytin... Sektörün gündem olması kaçınılmazdır. Beklentiler, mutluluklar, umulanın olup olmayacağı... Umut, ne büyük bir beklentidir. Ardında saklı olanlar ne de çoktur! Gerçekleşirse büyük mutluluk... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya gerçekleşmezse? İşte o zaman sorunlar da kartopu gibi büyür. Yaşamın bütün olumsuzluklarına karşı, onunla iç-içe olanlar için zeytin, umut olmayı sürdürür sabırla. Umudu boşa çıkarmak için uğraşanlar da vardır. Bunların da bu günlerde daha fazla duyulmaya başlar sesleri. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olan, “her şey karşıtını içinde barındırarak var olur” diyalektiğidir!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bölge gazetelerinde bugünlerde başlayan ve önümüzdeki dönemde yaygın basında da rastlayacağımız haberler yayınlanmaya başladı! Bu son yıllarda ülkemiz zeytinciliğinin klasiği haline getirilmek istenen bir durum. Önce rekolte ile başlar tartışmalar. Gazeteler haber başlıklarında “rekolte savaşları başlıyor” diye atarlar... Rekolte, olandan abartılı biçimde büyük gösterilmelidir ki fiyatlar düşük olsun. Bugüne kadar yapmaya çalıştıkları gibi! Ardından fiyat tartışmaları başlar. Uluslar arası borsa fiyatlarının düşüklüğünden tutun da dünyada üretim rakamlarının zaten ne kadar çok olduğuna kadar bir sürü yapay gerekçe! Oysa dünyada arzın talebi karşılamadığı tek üründür zeytinyağı. Olur olmaz zamanlarda, akla geldikçe kurulmak istenen bu cadı kazanının içine bir de “dahilde işleme rejimi (DİR)” sosu katılmaya kalkışılır! Artık bu ısıtılıp-ısıtılıp piyasaya sürülen aynı süreç, üreticisinden ticaretle uğraşanına, gönül vereninden bilimsel çalışma yapanına kadar (yazıyı okuyan okur için de) herkese kabak tadı veren bir temcit pilavıdır. Ve elbette ki artık bunu yapanların, kamuoyunda gerçek niteliklerini bir kez daha tescil ettirdiklerinin ne denli farkında oldukları da tartışılır. Onlar bütün ısrarları ile tarihi işlevlerini yerine getiriyorlar. Tersini yapmaları beklenemez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anayurdu Anadolu olan zeytin, doğduğu topraklarında yeniden büyük yolculuğuna çıkmakta. Bütün engellemelere, pervasız saldırı ve yok etme girişimlerine karşı onurlu ve vakur duruşundan asla vazgeçmiyor. Bu ülke, gerçek değerlerini yeniden bulup ilerlemek için çalışıyor ve daha büyük başarılara imza atacak. Hedef , 21.yüzyılda dünya markası ve en büyük zeytin üreticisi bir ülke.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Eskimiş ve köhnemiş alışkanlıklar, “küçük” engeller de bu büyük yürüyüşte aşılacaktır. Bu irade değil, tarihin zorunluluğunun bir tespiti. Dün söylediği ile bugün yaptığı birbiriyle çelişenlerin kaçınılmaz sonudur bu.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Türkiye’de 2010/2011 zeytin rekoltesini, bu güne kadar en doğru biçimde belirlediği gibi yine Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK) belirleyecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve yine bu güne kadar olduğu gibi bir çıkar grubunun zavallı hesapları için değil, diğer nedenler saklı kalmak üzere asgari bu ülkenin verilerinin, planlama ve gelecek programları için en doğru rekolte belirlenecektir. Sonuçtaki sağlamalarını da bilincinde olarak yapacaktır. Tahminin bir çıkar grubu için değil, bu ülke için yapılacağı kesindir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Zeytin, savaşın değil barışın simgesidir. Binlerce yıldan bu yana olduğu gibi... Asıl önemlisi de bu ruhu anlamaksa, ötesi laftan başka bir şey değil!..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-1986393834921299694?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/1986393834921299694/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=1986393834921299694' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/1986393834921299694'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/1986393834921299694'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2010/09/zeytin-barsn-simgesiyse.html' title='Zeytin Barışın Simgesiyse...'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TJnT1F0Vm-I/AAAAAAAAEqI/XgTrSQXAHSY/s72-c/Murat+Narin.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-8457574143491124077</id><published>2010-09-21T00:13:00.000-07:00</published><updated>2010-09-21T00:17:06.481-07:00</updated><title type='text'>Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Başkanı Çetin: Ekonomideki Büyüme Tarıma Yansımadı</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TJhb1txidUI/AAAAAAAAEqA/NCpQwNcZU9c/s1600/Cahit+%C3%87etin-Milliyet2.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 242px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TJhb1txidUI/AAAAAAAAEqA/NCpQwNcZU9c/s320/Cahit+%C3%87etin-Milliyet2.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5519262321721111874" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;CHA&lt;br /&gt;20 Eylül 2010,P.Tesi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Ekonomideki son büyüme rakamlarını tarım sektörüne yansımalarını değerlendiren Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Başkanı Cahit Çetin, Türkiye ekonomisi genel olarak yüzde 11 büyürken, tarımın sadece binde 5 büyüdüğünü belirtti ve hem ithalattaki artışa, hem bunun oluşturduğu enflasyon baskısına, hem de tarımdaki yoksullaşmaya dikkat çekti. Çetin çözüm önerilerini sundu&lt;br /&gt;Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Başkanı Cahit Çetin, ekonomideki son büyüme rakamlarını tarımsal açıdan değerlendirdi. Türkiye ekonomisi yüzde 11 büyürken, tarımın sadece binde 5 büyüdüğünü söyleyen Çetin, ithalatın hızla arttığını, tarımda çalışanların sayısı artarken, gelirlerinin azaldığını, tarımsal üretimin yetersiz olmasının da enflasyonu körüklediğini açıkladı. Çetin, tarımın yeni bir bakış açısıyla hazırlanmış politikalara ihtiyacı olduğunu vurgulayarak, çözüm önerilerini de 6 maddede sıraladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cahit Çetin, tarımsal üretimdeki yok denecek kadar artışın yanında tarımsal ürün ithalatındaki rekor artışları kaygı verici bulduğunu dile getirerek, 'Dünya gelecek planlarını tarımsal üretim ve pazarlama üzerinden yaparken, Türkiye'nin en güçlü olduğu bu alanda etkinlik gösterememesi, ülkemiz adına endişe vericidir.' dedi. Çetin, tarımdaki binde 5'lik büyüme oranının üzerinde titizlikle durulması ve nedenlerinin sorgulanması gerektiğini bildirdi. Tarımsal üretimin gıda temini açısından taşıdığı stratejik önemin yanı sıra tarıma dayalı sanayi için de büyük önemi olduğunu vurgulayan Çetin, neredeyse hiç artış kaydetmeyen tarımsal üretimin sonuçta enflasyonu da artırıcı etkisinin görüldüğünü dile getirdi. Çetin, 'Tarımsal üretim yılın ilk yarısında sadece binde 5 artarken, tarımdaki istihdamın yaklaşık 450 bin kişi artması çiftçilerin hem reel hem de göreli olarak fakirleştiğini ortaya koymaktadır. Ayrıca, üretimdeki yetersiz artış sonucu tarım sektörü enflasyonu artırıcı rol oynamıştır. Nitekim 2010'un ilk yarısında tüm sektörlerdeki ortalama fiyat artışı yüzde 4'ken tarım ürünleri fiyatlarındaki artış yaklaşık yüzde 15 seviyesinde olmuştur.' diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İTHALAT REKORU TARIMDA&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarımsal üretimdeki yetersiz artışın dış ticaret açığının büyümesine yol açtığını söyleyen Çetin sözlerini şöyle sürdürdü:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'2010 Ocak-Temmuz döneminde en yüksek oranlı ithalat artışı yüzde 45.5 ile tarım sektöründe görüldü. Aynı dönemde tarım ürünleri ihracatındaki artış ise sadece yüzde 24.2 seviyesinde kaldı. Bunun sonucunda tarımda dış ticaret açığı yılın ilk 7 ayında 1.2 milyar dolar olarak gerçekleşti. İlaç, tohum, akaryakıt gibi bir çok tarımsal girdide dışa bağımlı olan ülkemizin tarımsal ürünlerde de dışa bağımlılığı artarak sürmektedir.'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;TARIMDAKİ YOKSULLAŞMA GÖÇÜ ARTIRACAK&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarımsal alanda ortaya çıkan olumsuz tablonun kısa ve orta vadede diğer tüm sektörleri olumsuz etkileyeceğini, hasara neden olacağını belirten Çetin, çiftçinin fakirleşmesiyle köyden kente göçün artarak süreceğine ve bunun da bir dizi sosyal soruna neden olacağına dikkat çekti. Birleşmiş Milletler'in yakın gelecekte dünyanın açlıkla karşı karşıya kalacağına dikkat çekerek, ülkelerin tarımsal üretimi desteklemesi gerektiğini önerdiğini hatırlatan Çetin, mevcut potansiyeliyle buna en iyi yanıt verebilecek ülkenin Türkiye olduğunu kaydetti. Türkiye'de 1980'den beri uygulanan politikaların tarımda gerilemeye neden olduğunu belirten Çetin, tarımın yeni bir bakış açısıyla hazırlanmış politikalara ihtiyacı olduğunu vurgulayarak, çözüm önerilerini de şöyle sıraladı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Tarım; politikalar, üretim, pazarlama ve örgütlenme olmak üzere dört boyutta yeniden yapılandırılmalı. Bu amaçla mevcut yasal, kurumsal, insan altyapısı ile yeniden düzenlenmeli. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Tarımda tam sayım yapılarak gerçek envanter çıkarılmalı ve dinamik veri tabanı oluşturulmalı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Tarım Bakanlığı'nın geliştirdiği havza bazlı yaklaşıma süratle işlerlik kazandırılmalı. Bu bağlamda havza bazlı dinamik yönetim sistemleri geliştirilmeli. Ayrıca genel bir tarımsal üretim planlamasıyla entegre havza planlamasına gidilmeli. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Başta destekleme olmak üzere tarım politikaları bu modelin üzerine oturtulmalı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Tarım sorunlarının çözümünde ve kaynakların etkin kullanımında örgütlenme büyük önem taşıyor. Bu bağlamda tarım kooperatiflerinin yaşadığı sorunlara kamu otoritesi ve birlik yönetimlerinin işbirliğiyle çözüm bulunmalı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- 1980'den günümüze tarımdaki olumsuz gelişmelerin sonucu ortaya çıkan sübvansiyonlu tarım ürünleri ithalatı ve bunu körükleyen düşük kur politikalarından süratle vazgeçilmeli.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-8457574143491124077?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/8457574143491124077/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=8457574143491124077' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/8457574143491124077'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/8457574143491124077'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2010/09/taris-zeytin-ve-zeytinyag-birligi.html' title='Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Başkanı Çetin: Ekonomideki Büyüme Tarıma Yansımadı'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TJhb1txidUI/AAAAAAAAEqA/NCpQwNcZU9c/s72-c/Cahit+%C3%87etin-Milliyet2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-27810570845561598</id><published>2010-09-16T06:28:00.000-07:00</published><updated>2010-09-16T06:34:21.768-07:00</updated><title type='text'>HİLELİ ZEYTİNYAĞI İLE MÜCADELEDE VATANDAŞ İHBAR EDECEK, MARKET RAFTAN İNDİRECEK</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TJIcxmLvAAI/AAAAAAAAEp4/cGBIzYguUYI/s1600/Tabakta+zeytinya%C4%9F%C4%B13.bmp"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TJIcxmLvAAI/AAAAAAAAEp4/cGBIzYguUYI/s320/Tabakta+zeytinya%C4%9F%C4%B13.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5517504131871211522" /&gt;&lt;/a&gt;Zeytinyağı sektöründe yıllardır zeytinyağına yapılan tağşiş (hileli karışım) nedeniyle yaşanan sıkıntılı sürecin yarattığı kalite kaybı, tüketici sağlığına verilen zarar ve haksız rekabetle mücadele etmek adına sektör, ortak akılla büyük bir mücadele başlattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’de tüm marketlerden alınacak örneklerde testler yapılacağı ve uygunsuz yağ satan marka ve marketlerin teşhir edileceği belirtilirken, EZZİB Başkanı Ali Nedim Güreli, tüm tüketicileri kalitesiz yağ satan marka ve marketleri Tarım Bakanlığı’na ihbar etmeye çağırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeytindostu Derneği Başkanı Metin Ölken, “ Markasız malları almayın, köylünün alın teri diye düşünmeyin, o mallarda kontrol sıfır, uzun vadede köylüye en büyük zararı bu veriyor” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aydın Ticaret Borsası Gıda Laboratuarları Genel Müdürü Ülkü Ülken ise laboratuarlarında Zeytindostu Derneği adına ürünlerin kimyasal testlerini yapacaklarını belirterek, tüm marketleri işbirliği yapmaya çağırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeytindostu Derneği ve Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği (EZZİB) öncülüğünde başlatılan ve Tarım Bakanlığı’nın yanı sıra Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi, İzmir Ticaret Borsası, Aydın Ticaret Borsası, Akhisar Ticaret Borsası, Ayvalık Ticaret Odası, Edremit Ticaret Borsası, Adana Ticaret Borsası, Adana Ticaret Odası, Adana Ticaret ve Sanayi Odası, Gemlik Ticaret Borsası, Mut Ticaret ve Sanayi Odası, Nizip Ticaret Odası’nın destek verdiği  zeytinyağında tahşiş (hileli karışım) ile mücadele çalışmaları başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu çalışmalar kapsamında,  marketlerde satılan zeytinyağları kimyasal ve duyusal açıdan test edilecek, hileli karışım bulunan mallar ve bunları satan marketler yasaların izin verdiği ölçüde teşhir edilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;“Markasız ürün almayın daha tehlikeli”&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Toplantının açılışında konuşan Zeytindostu Derneği Başkanı Metin Ölken, Tarım Bakanlığı desteğiyle sektör bileşenlerinin bir araya geldiğini ve hileli karışıma karşı büyük bir savaş başlattıklarını açıkladı. “Kontrolü devletten beklemek yerine bu sektörün var olduğu bölgelerdeki ticaret ve sanayi odalarıyla kendimiz yapacağız” diye konuşan Ölken,  kısa süre içerisinde sektörde hileli karışımla üretilen yağlara son vermiş olacaklarını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ölken, Türkiye’nin üretici ülke olduğu halde, kişi başı zeytinyağı tüketiminin 1-1.5 kilo civarında kaldığını hatırlatarak, dernek olarak tüketimin artırılması için yoğun çaba gösterdiklerini ifade etti. “Zeytinyağı tüketiminin artması için çalışıyoruz ancak bu noktada tüketicilerden markasız ürün almamalarını istiyoruz” diye konuşan Ölken, “Köylüye destek olsun” düşüncesiyle alınan markasız yağyarın kontrolü sıfır olan yağlar olduğunu belirtti. Uzun vadede bu tarz tüketimin köylüye de zarar vereceğini söyleyen Ölken, “Yapacağımız denetimler sonrası, zeytinyağı kalitesinin artmasıyla uzun vadede köylülerimiz daha iyi para kazanacaklar” dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hileli malı üreten ve satan anında Tarım Bakanlığına ihbar edilecek&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği (EZZİB) Başkanı ve TİM başkanvekili Ali Nedim Güreli de konuşmasında, sektörün büyük bir mücadeleye girdiğine vurgu yaptı. “Bu kıymetli üründe tahşiş yapılıyor ve marketler para kazanma güdüsüyle buna göz yumuyor” diye konuşan Güreli, “yurtdışında binbir zorlukla kazandığımız pazarlar bu tarz üretimi seçenler yüzünden kaybediliyor” dedi. Aydın Borsası aracılığıyla yapılacak kontroller sonrasında, sorunlu ürünleri Tarım Bakanlığı’na bildireceklerini ifade eden Güreli, “Vatandaşlarımızdan bu noktada destek istiyoruz. Hatalı ve hileli ürünleri bizlere ihbar etsinler. Bu sebeple bir firmanın malları imha edilse, sektörümüz küçük herkes bunu duyar ve bu işten vazgeçer” diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güreli, ilk olarak kendilerinin ürünlerini bu kontrollere tabi tutacaklarını açıklayarak, Zeytindostu Derneği’nin vereceği kalite onay belgesini alana kadar ihracat belgesinden bile feragat edeceğini söyledi. “Daha çok para kazanmak için her türlü oyunu yapanlar başka sektörlere gitsin. Büyüklü küçüklü pek çok marka bunu yapıyor” diye konuşan Güreli,  denetimler sonucunda tüketicilerin gönül rahatlığıyla zeytinyağı yiyebileceğini sözlerine ekledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Marketlere davet yapıldı, kontroller Aydın’da yapılacak&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Aydın Ticaret Borsası Gıda Laboratuarı Genel Müdürü Ülkü Ülken ise başlattıkları kontroller çerçevesinde pek çok markete işbirliği çağrısında bulunduklarını söyledi. “Migros, Şok, Tansaş, Tesco Kipa ve Carrefour bizimle hareket edeceklerini bildirdiler” diye konuşan Ülken, projenin ilerleyen aşamalarında, yerel marketlere kadar ineceklerini ifade etti. Tarım Bakanlığı’nın gıda tebliğinde zeytinyağının da yer aldığını hatırlatan Ülken, ihraç edilen gıda maddelerinde tahşişin yüzde 49’larda olduğunu belirtti. Ülken, kimyasal kontrollerin kendi laboratuarlarında; duyusal kontrollerin ise Uluslararası Zeytin Konseyi  “IOC” tarafından yapılacağını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ülken, testler sonrasında hileli ürün olduğu tespit edilen markaların önce raflardan indirilmesini isteyeceklerini, ardından markayı Tarım Bakanlığı’na şikayet edeceklerini açıkladı. Ülken, “Proje bittiği zaman, hileli ürün market rafına gelmeden tespit edilmiş olacak” dedi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-27810570845561598?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/27810570845561598/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=27810570845561598' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/27810570845561598'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/27810570845561598'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2010/09/hileli-zeytinyagi-ile-mucadelede.html' title='HİLELİ ZEYTİNYAĞI İLE MÜCADELEDE VATANDAŞ İHBAR EDECEK, MARKET RAFTAN İNDİRECEK'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TJIcxmLvAAI/AAAAAAAAEp4/cGBIzYguUYI/s72-c/Tabakta+zeytinya%C4%9F%C4%B13.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-5486230870655992137</id><published>2010-09-08T07:58:00.000-07:00</published><updated>2010-09-08T08:01:13.441-07:00</updated><title type='text'>ZEYTİNYAĞI İHRACATIMIZDA JAPONYA İKİNCİ SIRAYA OTURDU!</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TIelJllY60I/AAAAAAAAEpo/xb7AygiLuCY/s1600/ZZTK_LOGO.JPG"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 246px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TIelJllY60I/AAAAAAAAEpo/xb7AygiLuCY/s320/ZZTK_LOGO.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5514557852864801602" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi Japonya’yı ‘Hedef Pazar’ belirledi. 2009/10 sezonunda Japonya’ya zeytinyağı ihracatımız yüzde 38 arttı ve en fazla ihracat yaptığımız ikinci ülke konumuna yükseldi. Japonya’ya zeytinyağı ihracatımız 6 milyon 132 bin dolardan 8 milyon 473 bin dolara çıktı.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’de 2000 yılı sonrasındaki yoğun ağaç dikimleri ile 90 milyondan 160 milyona çıkan zeytin ağacı varlığımız uluslar arası pazarlamayı daha da gerekli hale getirdi. Bu ihtiyaçtan hareketle Dış Ticaret Müsteşarlığı ve Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği tarafından ortaklaşa 2006 yılında kurulan Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi, başarılı çalışmalara imza atıyor. &lt;br /&gt;2010 yılı için Japonya’yı ‘Hedef Pazar’ olarak belirleyen Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi, Japonya’da yaptığı tanıtım etkinlikleriyle Türkiye’nin Japonya’ya zeytinyağı ihracatını yüzde 38 arttırdı ve Japonya, Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı ikinci ülke konumuna yükseldi. Türkiye, 01 Kasım 2008-31 Ağustos 2009 döneminde Japonya’ya 6 milyon 132 bin dolarlık altınsıvı ihraç etmişken, bu sezonun aynı zaman aralığında bu rakam yüzde 38’lik artışla 8 milyon 473 bin dolara çıktı. &lt;br /&gt;Türkiye'nin zeytinyağı ihracatında Japonya'nın çok önemli bir yer tuttuğunu belirten ZZTK Yönetim Kurulu Eşbaşkanı Metin Ölken, Japonya’ya zeytinyağı ihracatının artması için çeşitli çalışmalar yaptıklarını kaydetti. &lt;br /&gt;Mart ayında yapılan ''Foodex Japan 2010'' gıda fuarına katıldıklarını kaydeden Ölken, bu fuar süresince Türk ve Japon yemeklerinin zeytinyağı ile yapıldığı ve katılımcılara tattırıldığını söyledi. Ölken, “Türkiye’nin Japonya’ya zeytinyağı ihracatını arttırmak için Kasım ayında zeytin hasat şenliklerinden bir tanesine denk gelecek şekilde Alım Heyeti Organizasyonu gerçekleştireceğiz. Bu Alım Heyeti’ne Japonya’nın yanı sıra Çin ve Güney Kore’den de ithalatçıların katılımını organize edeceğiz. 2011 yılında Japonya’da Foodex Gıda Fuarı’na yine katılacağız. Japonya yükselen bir Pazar. Japonya'da sağlanacak başarı uluslararası arenada Türk zeytinyağı imajı yaratmada büyük katkı sağlayacak” diye konuştu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;JAPONYA’DA ZEYTİNYAĞI PAZARI GİDEREK BÜYÜYOR&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Japonya’nın yıllık 35 bin ton zeytinyağı ithal eden bir ülke olduğunu ve bu rakamın sürekli arttığına işaret eden ZZTK Eşbaşkanı Metin Ölken şunları söyledi: “Japonya yıllık 2.3 milyon ton sıvıyağ tüketen bir ülke. Bu pazarda zeytinyağı yüzde 2 paya sahip ancak zeytinyağı tüketimi hızla artıyor. Türkiye, Japonya’ya yıllık 2 bin ton civarında zeytinyağı ihracatı ile üçüncü ülke. Amacımız yaptığımız çalışmalarla Japon pazarından ilk etapta 5 bin tonluk pazarpayı almak.”&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-5486230870655992137?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/5486230870655992137/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=5486230870655992137' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/5486230870655992137'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/5486230870655992137'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2010/09/zeytinyagi-ihracatimizda-japonya-ikinci.html' title='ZEYTİNYAĞI İHRACATIMIZDA JAPONYA İKİNCİ SIRAYA OTURDU!'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TIelJllY60I/AAAAAAAAEpo/xb7AygiLuCY/s72-c/ZZTK_LOGO.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-5777537247389533906</id><published>2010-09-08T07:51:00.000-07:00</published><updated>2010-09-08T07:55:34.228-07:00</updated><title type='text'>Rekolte savaşı başlıyor</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TIej1cCq9jI/AAAAAAAAEpg/VxmCH5oWGpI/s1600/imagefuncrop.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TIej1cCq9jI/AAAAAAAAEpg/VxmCH5oWGpI/s320/imagefuncrop.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5514556407194252850" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;SONER ÇAĞLAR&lt;br /&gt;Yenigün&lt;br /&gt;8 Eylül 2010&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;UZZK’nın zeytin ve zeytinyağı rekolte tahmini için resmen görevlendirilmesinin ardından, bir daha çalışma yapmayacağını açıklayan İTB, kararından vazgeçti&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeytin ve zeytinyağ rekoltesi bu yılda tartışmalara neden olacak. Bu sene de hem Ulusal Zeytin ve Zeytinyağ Konseyi (UZZK) hem de İzmir Ticaret Borsası (İTB) iki farklı rekolte tahmini yapacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Tahmin yapmayacaktı&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Geçtiğimiz yıl İTB öncülüğünde açıklanan rekolte tahmininin ardından, Tarım Bakanlığı’nın ‘resmi olarak görevlendirdiği’ Ulusal Zeytin ve Zeytinyağ Konseyi (UZZK) önderliğinde bir rekolte tahmini daha kamuoyuna duyurulmuştu. İTB Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, geçtiğimiz yılın Eylül ayı Meclisi’nde zeytin ve zeytinyağ rekolte çalışmalarını son kez gerçekleştirdiklerini açıklamıştı. Bakanlığın resmi olarak rekoltede UZZK’yı görevlendirmesine rağmen İTB’den dün yapılan yazılı açıklamada, Borsa’nın bu yıl da ‘resmi’ olarak rekolte tahminini açıklayacağı bildirilmesi dikkat çekti. &lt;br /&gt;İzmir Ticaret Borsası (İTB) Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, 2010-2011 zeytin ve zeytinyağı rekolte tahmin çalışmaları ile ilgili açıklama yaptı. Kestelli açıklamasında, şu ifadelere yer verdi: “Borsamız ilk kez 1993/94 sezonunda başladığı ve aralıksız 17 yıldır devam eden Zeytin ve Zeytinyağı rekolte tahmin çalışmalarına 2010/11 sezonunda da devam etme kararı almıştır. Rekolte tahminleri Borsamızın gelenekselleşmiş ve sektöre fayda getiren, yön veren çalışmaları arasında yer almaktadır. Bu karar ile geleneklerimize sahip çıkılacak ve uzun süredir devam eden bilgi birikiminin devamlılığı da sağlanmış olacaktır.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bakanlıktan onay &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Yapılacak çalışma için Tarım Bakanlığı ile görüşüldüğünü ve sonuçların Bakanlık ile paylaşılmasının uygun olacağının İTB’ye ‘resmi olarak bildirildiği’ vurgulanan açıklamasında Kestelli, şunları kaydetti: “20 Eylül tarihi itibariyle başlanacak olan çalışmalara önceki yıllarda katılan tüm kurumların iştirak etmesi dileğindeyiz. Bu amaçla, ilgili tüm kurumları birlikte çalışmaya ve işbirliğine davet edeceğiz. Ayrıca, zeytin üretim bölgelerinde yer alan Ticaret Borsalarının da çalışmaya destek olmaları için talepte bulunacağız.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böylece, geçtiğimiz yıl son kez zeytin ve zeytinyağ rekolte tahminini açıkladıklarını ifade eden İTB Başkanı Işınsu Kestelli, bu karardan vazgeçtiklerini bildirmiş oldu.&lt;br /&gt;Önümüzdeki yıllara yönelik mesaj vermeyi de ihmal etmeyen Kestelli, şöyle devam etti: &lt;br /&gt;“Zeytin ve zeytinyağı rekoltesinin ilerleyen dönemde, daha bilimsel ve objektif kriterlere dayanan uzaktan algılama yöntemi ile gerçekleştirilmesi amacıyla yapmayı planladığımız projenin çalışmalarına da ayrıca devam edilmektedir. Hedefimiz bu çalışmanın ilgili kurumların işbirliğinde, üyelerimize ve sektöre fayda sağlayacak şekilde gerçekleştirilmesini sağlamaktır.”&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;ZEYTİNCİLERİN süreci nasıl işledi?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;İzmir Ticaret Borsası bünyesinde oluşturulan rekolte tahmin heyetine geçtiğimiz yıl UZZK TARİŞ Zeytin ve Zeytinyağı Birliği ve Marmarabirlik katılmayacağını açıklamışlardı. Eylül ayı başında Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, 2009/2010 sezonu zeytin ve zeytinyağı rekolte tahminini Mustafa Tan’ın başkanlığını yürüttüğü UZZK koordinatörlüğünde Zeytin ve Zeytinyağı Rekoltesi Ulusal Resmi Tespit Heyeti’nin kurulacağını ilan etmişti. &lt;br /&gt;Söz konusu gelişmenin ardından İTB Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, yazılı bir açıklama yaparak süreci anlatmış ve rekolte çalışmalarının süreceğini bildirmişti. Son olarak Kestelli, 2009 İTB Eylül ayı Meclis Toplantısı’nda zeytin ve zeytinyağı rekolte tahmin çalışmalarının bu yıl son kez yapıldığını açıklamıştı. Tüm bu açıklamalara karşın dün İTB’den yapılan yazılı açıklamada rekolte tahmin çalışmalarının sürdürüleceğinin açıklanması yine dikkat çekti.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;‘Polemik konusu olması bizi üzüyor’&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;İTB Başkanı Işınsu Kestelli’nin zeytin ve zeytinyağı rekolte tahmini yapacaklarına yönelik açıklamasına, Ulusal Zeytin ve Zeytinyağ Konseyi (UZZK) Başkanı Mustafa Tan’dan tepki geldi. “Zeytin ve zeytinyağ rekoltesinde Türkiye’nin resmi tahmin heyeti UZZK bünyesinde oluşturulacaktır. Çalışmalarımıza 20 Eylül’de başlayacağız. Bu konuda da, Tarım il müdürlükleri, ihracatçılarımıza da, borsalarımıza da, kooperatiflerimize de davet gönderdik. Bakanlık, bu çalışmaların UZZK Koordinatörlüğü’nde yapılacağını, ancak ‘kendi tasarrufları çerçevesinde İTB’ye kendi rekolte tahmini yapabileceklerini’ bildirdi. ‘Sonuçlarını da bize gönderin’ dedi. Resmi rekolte tahminini UZZK çatısı altındaki Rekolte Resmi Tespit Heyeti yapacak. Diğer Borsalarımızda böyle bir tasarruf yoktur. Sadece İTB böyle bir tasarruf kullanıyor” diye konuştu. &lt;br /&gt;Ege Zeytin ve Zeytinyağ İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ali Nedim Güreli’nin  geçtiğimiz aylarda yaptığı “Biz de Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’ndan yetki alırız. Bizimki de resmi olur. Mutlaka rekolte tahmini yapmak zorundayız. Sonuçta biz bu işten geçiniyoruz” açıklamasını hatırlatan Mustafa Tan, “Bu açıklamalara yönelik bir karar alındığı izlenimi doğuyor. Bu karar bizi üzüyor. Böyle bir şey olmamalıydı. Bu konuyu polemik konusu yapmamak gerekiyor. Türkiye’nin resmi rekoltesini UZZK açıklayacaktır”  dedi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-5777537247389533906?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/5777537247389533906/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=5777537247389533906' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/5777537247389533906'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/5777537247389533906'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2010/09/rekolte-savas-baslyor.html' title='Rekolte savaşı başlıyor'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TIej1cCq9jI/AAAAAAAAEpg/VxmCH5oWGpI/s72-c/imagefuncrop.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-3355727502156686183</id><published>2010-09-08T00:03:00.000-07:00</published><updated>2010-09-08T00:18:42.535-07:00</updated><title type='text'>Birlikten ayrılmak istiyoruz</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TIc4w71YcAI/AAAAAAAAEpY/SYV481fz5FQ/s1600/Enver+Gokbel.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 190px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TIc4w71YcAI/AAAAAAAAEpY/SYV481fz5FQ/s320/Enver+Gokbel.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5514438682084929538" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Madran Ajans&lt;br /&gt;03 Eylül 2010&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;144 Nolu Çine Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Kooperatifi Başkanı Enver Gökbel, Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği'nin son dört yıldır sürekli kar eden kooperatiflerinin gelişmesinin önünde büyük bir engel olduğunu söyledi.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Gökbel, birlikten ayrılma konusunda kendilerini durduran unsurun kooperatiflerine ve ortaklarını ne gibi zararlar geleceğini açıkça belirtemeyen ana sözleşme olduğunu kaydetti. &lt;br /&gt;Birliklerinin sürekli zarar ettiğini ve batma yolunda hızla ilerlediğini belirten Gökbel, bu kötü gidişe, ‘Dur’ demenin yolunun ise birlik başkanı ve yönetiminin ortaklar tarafından seçileceği bir seçim sisteminden geçtiğini vurguladı ve denetim kurulu üyelerinin de devlet tarafından atanması gerektiğini işaret etti.&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;“SUÇU BAŞKALARINA ATMAK DOĞRU DEĞİLDİR”&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;2000 yılında birliklerin borçlarını sıfırlayan hükümetin emekliye ayrılacak personellerinde tazminatlarını da Dünya Bankası aracılığıyla ödediğini anımsatan Gökbel, “10 yıl içinde tekrar batma noktasına gelen bu birliklerin başkan ve yöneticileri suçu hükümetlere, İMF, Dünya Bankası ve Avrupa Birliği’ne yüklemeye çalışmaktadırlar. Bu doğru değildir” dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;“LALE DEVRİ YAŞANMIŞTIR”&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Asıl suçlunun birlikleri iyi yönetemeyen birlik başkanları ve yöneticiler olduğunu ileri süren Gökbel, “Birlik yönetimini delegenin seçtiği seçim sistemi sonucu bu birlikler bazılarına iş kapısı, bazılarına aş kapısı ve bazılarına da saltanat sürme yeri olmuştur. Tarımın zor günler geçirdiği bu süreçte gemisini kurtarmak isteyen delege ortağın menfaatlerini gözetmek yerine, kızını yada oğlunu birliğe işe soktuğuna razı gelmiştir. Kısacası buralarda Lale Devri yaşanmıştır. Kanun ve ana sözleşme değiştirilerek bu birliklerin zarar etmesine sebebiyet veren yöneticilerden hesap sorulmalıdır” diye konuştu. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;“BİRLİK İŞLEVİNİ YERİNE GETİREMİYOR”&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Birlik ve kooperatifler arasında 3 önemli ilişki bulunduğunu anlatan Gökbel, “Bunlardan ilki ürün alımı ve birliğe teslimidir. Bu konuda birlik kooperatiflerin masraflarını karşılar ve küçük de olsa kar verir. 2006, 2007, 2008 ve 2009 yıllarında hiçbir kooperatife birlik tarafından alım masrafı ve kar verilmemiştir. &lt;br /&gt;İkinci önemli ilişki ise ortaklara kredi sağlanmasıdır. Birlik devletten %13,5 faizle aldığı D.İ.F. kredilerini kooperatifler aracılığıyla %28 ile %36 arasında değişen faiz oranları ile dağıttırmış, bölgemizde yaşanan kuraklık nedeniyle yaşanan gecikmelerden dolayı da %42 olarak tahsil etmiş, bir çok ortağın icralık olmasına ve bir çoğunun da batmasına sebebiyet vermiştir. Birlikten çok daha uygun olanaklarla kredi bulup ortaklarımızı yararlandırmamıza da izin verilmemektedir. &lt;br /&gt;Üçüncü önemli ilişki ise birlik tarafından kooperatiflere yapılan ödemelerdir. Kooperatiflerin tüm vergilerini, personel ücretlerini, telefon, elektrik, su v.b. giderlerini her ayın sonlarında kooperatiflerden gelen yazılı talepler doğrultusunda ödeyen birlik 01 Eylül 2010’dan itibaren bu giderleri karşılamayacağını bildirmiştir. &lt;br /&gt;Bu üç önemli ilişkiden anlaşılacağı gibi Birliğimiz kooperatiflere karşı işlevini yitirmiştir. Destek olması gerekirken köstek olur konuma gelmiştir” şeklinde konuştu. &lt;br /&gt;Güneyde 0.3 dizem yağların 0.5 dizem fiyatından alındığını ve 1,5 aside kadar olan yağların yemeklik yağ olarak kabul edildiğini anlatan Gökbel, birlik başkanı Cahit Çetin’in bölgesi olan Kuzeyde 0.3 dizem yağlara fiyat farkı uygulandığını ve 2,5 aside kadar olan yağlarım yemeklik yağ olarak kabul edildiğini de sözlerine ekledi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-3355727502156686183?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/3355727502156686183/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=3355727502156686183' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/3355727502156686183'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/3355727502156686183'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2010/09/birlikten-ayrlmak-istiyoruz.html' title='Birlikten ayrılmak istiyoruz'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TIc4w71YcAI/AAAAAAAAEpY/SYV481fz5FQ/s72-c/Enver+Gokbel.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-7954038328934681617</id><published>2010-09-07T06:30:00.000-07:00</published><updated>2010-09-07T06:35:47.123-07:00</updated><title type='text'>ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI REKOLTE TAHMİN ÇALIŞMALARI</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TIY_NdjFw_I/AAAAAAAAEpI/DOqMHfl8ZiY/s1600/untitled10.bmp"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 202px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TIY_NdjFw_I/AAAAAAAAEpI/DOqMHfl8ZiY/s320/untitled10.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5514164294264407026" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;07 Eylül 2010,Salı&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İzmir Ticaret Borsası Başkanı Işınsu Kestelli 2010–2011 Zeytin ve Zeytinyağı Rekolte Tahmin çalışmaları ile ilgili açıklama yaptı: &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Borsamız ilk kez 1993/94 sezonunda başladığı ve aralıksız 17 yıldır devam eden Zeytin ve Zeytinyağı rekolte tahmin çalışmalarına 2010/11 sezonunda da devam etme kararı almıştır.&lt;br /&gt;Rekolte tahminleri Borsamızın gelenekselleşmiş ve sektöre fayda getiren, yön veren çalışmaları arasında yer almaktadır. Bu karar ile geleneklerimize sahip çıkılacak ve uzun süredir devam eden bilgi birikiminin devamlılığı da sağlanmış olacaktır.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI REKOLTE TAHMİN ÇALIŞMALARINDA İLGİLİ KURUMLARLA İŞBİRLİĞİNDEN YANAYIZ…&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapacağımız bu çalışma için Tarım Bakanlığı ile görüşülmüş ve sonuçların Bakanlık ile paylaşılmasının uygun olacağı Borsamıza resmi olarak bildirilmiştir. 20 Eylül tarihi itibariyle başlanacak olan çalışmalara önceki yıllarda katılan tüm kurumların iştirak etmesi dileğindeyiz. Bu amaçla, ilgili tüm kurumları birlikte çalışmaya ve işbirliğine davet edeceğiz. Ayrıca, zeytin üretim bölgelerinde yer alan Ticaret Borsalarının da çalışmaya destek olmaları için talepte bulunacağız. &lt;br /&gt;Zeytin ve zeytinyağı rekoltesinin ilerleyen dönemde, daha bilimsel ve objektif kriterlere dayanan uzaktan algılama yöntemi ile gerçekleştirilmesi amacıyla yapmayı planladığımız projenin çalışmalarına da ayrıca devam edilmektedir. &lt;br /&gt;Hedefimiz bu çalışmanın ilgili kurumların işbirliğinde, üyelerimize ve sektöre fayda sağlayacak şekilde gerçekleştirilmesini sağlamaktır."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-7954038328934681617?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/7954038328934681617/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=7954038328934681617' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/7954038328934681617'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/7954038328934681617'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2010/09/zeytin-ve-zeytinyagi-rekolte-tahmin.html' title='ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI REKOLTE TAHMİN ÇALIŞMALARI'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TIY_NdjFw_I/AAAAAAAAEpI/DOqMHfl8ZiY/s72-c/untitled10.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-392785906146209197</id><published>2010-09-06T23:49:00.000-07:00</published><updated>2010-09-06T23:52:20.208-07:00</updated><title type='text'>Semercioğlu ödül avcısı</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TIXhBk4ZU5I/AAAAAAAAEpA/SevneKBJ7uM/s1600/Semercioglu1.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 239px; height: 265px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TIXhBk4ZU5I/AAAAAAAAEpA/SevneKBJ7uM/s320/Semercioglu1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5514060735981376402" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Hürriyet Ege&lt;br /&gt;3 Eylül 2010&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Zeytin Dostu Derneği’nin düzenlediği 3. Ulusal Natürel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması’nda birincilik ödülünü alan ‘Semercioğlu Zeytincilik’, İngiltere ve İsrail’de düzenlenen iki yarışmada iki altın madalya birden aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Semercioğlu Zeytincilik’in sahibi Mehmet Semercioğlu, “Ülke genelinden sonra, yurtdışında da düzenlenen kalite yarışmasında altın madalya aldığımız için mutluyuz” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ünlüler geride kaldı&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;23- 26 Haziran’da İsrail’in Kudüs kentinde düzenlenen, İtalya, İspanya, Yunanistan, Cezayir, Tunus, Fas, Mısır, Ürdün, Suriye ve Türkiye gibi zeytin üreticisi ülkelerin katıldığı TerraOlivo-2010 / Akdeniz Uluslararası Sızma Zeytinyağı Yarışması’nda ‘Semercioğlu’ markasıyla katıldıklarını ve altın madalya aldıklarını söyleyen Semerci, 25- 29 Temmuz’da Londra’da “Gread Taste Gold-2010” yarışmasında yine madalya aldıklarını söyledi. Semerci, en kaliteli zeytinyağının Edremit’te üretildiğini belirterek “Bu Kaz Dağlarındaki topraktan kaynaklanıyor” diye konuştu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-392785906146209197?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/392785906146209197/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=392785906146209197' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/392785906146209197'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/392785906146209197'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2010/09/semercioglu-odul-avcs.html' title='Semercioğlu ödül avcısı'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TIXhBk4ZU5I/AAAAAAAAEpA/SevneKBJ7uM/s72-c/Semercioglu1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-2892160828045332687</id><published>2010-09-06T23:44:00.000-07:00</published><updated>2010-09-06T23:48:18.834-07:00</updated><title type='text'>Sızma zeytinyağında ‘kolon’ alarmı var</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TIXgIUdzLbI/AAAAAAAAEo4/k9vKJKWv5QQ/s1600/4565olive_oil_by_ALICE_IS_LOST.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 210px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TIXgIUdzLbI/AAAAAAAAEo4/k9vKJKWv5QQ/s320/4565olive_oil_by_ALICE_IS_LOST.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5514059752322313650" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Erkan ÇELEBİ&lt;br /&gt;Hürriyet&lt;br /&gt;5 Eylül 2010&lt;/strong&gt;  &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;YASAĞA rağmen, piyasada satılan her iki sızma zeytinyağından birini, yüksek asit oranı kolon yöntemiyle düşürülmüş yağlar oluşturuyor.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buna da, zeytinyağının sızma mı, kolon yağı mı olduğunu belirleyebilen tek laboratuvarın özel sektörde bulunması yol açıyor. Tarım Bakanlığı, özel laboratuvarların analiz sonuçlarının ‘resmi’ sayılması için çalışma yapıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TARIM ve Köyişleri Bakanlığı’nın, üretim ve satış yasağına rağmen, piyasada satılan her iki sızma zeytinyağından birini, “çakma” olarak adlandırılan yüksek asit oranı kolon yöntemiyle düşürülmüş yağlar oluşturuyor. Buna da, bir zeytinyağının ‘sızma mı, yoksa çakma mı?’ olduğunu Türkiye’de sadece bir laboratuvarın belirleyebilmesi yol açıyor. Yüzde 2’leri bulan asit oranı kolon yöntemiyle işleme tabi tutularak, yüzde 0.8’lik sızma zeytinyağı seviyesine düşürülen bu yağlar, piyasadan toplanıp, analizleri yapılamadığı için yüzde 30’luk fiyat avantajı sayesinde market raflarında sızma zeytinyağı diye satılabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Gıda değerini düşürüyor&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vitamin ve gıda değerlerinde kayba yol açan bu yöntem sayesinde yüksek asit oranlı zeytinyağları, yüksek ısıda vakumlama yöntemiyle işleme tabi tutularak, asit oranları sızma seviyesine (yüzde 0.8) kadar çekilebiliyor. Bir zeytinyağının doğal yöntemlerle mi yoksa kolon yöntemiyle mi sızmaya dönüştürüldüğü de ancak, laboratuvar ortamında yapılan testler sonucunda belirlenebiliyor. Bunun için de bazı özel cihazların olması gerekiyor. Zeytindostu Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Teknik Komite Başkanı Ülkü Ülken, bu testleri de Türkiye’de tek laboratuvarın gerçekleştirebildiğine dikkat çekerek, “O da özel. Böyle olunca da meydan kolon yöntemiyle üretilen zeytinyağlarına kalıyor. Devletin kontrolünde bu analizleri gerçekleştirebilecek laboratuvarın olmaması, Tarım Bakanlığı’nı harekete geçirdi. Bakanlık şimdi, özel laboratuvarlara denetim ve inceleme yapma yetkisi vermek için çalışmalar yapıyor. Bu gerçekleşirse, market raflarında yer alan bu tip ürünlerin özel laboratuvarda yapılan analizleri de resmi sayılacak. Uygun çıkmayan ürünlerle ilgili yasal işlemlerde kullanılabilecek” dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Yarısı kolon yağı&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arkadaşımız Mehtap Özcan’ın yaptığı araştırmaya göre, Türkiye’de yıllık zeytinyağı tüketimi, 100 bin tonu buluyor. Naturel sızma olarak piyasada satılan zeytinyağların yaklaşık yüzde 50’sini kolon yöntemiyle üretilen yağlar oluşturuyor. Bu yağların fiyatı ortalama yüzde 30 daha düşük olması nedeniyle özellikle marketlerde promosyon amaçlı kullanılıyor. Zeytinyağı pazarı büyüdükçe, piyasada istismar, tağşiş (karışım) yağ satışı artıyor. Piyasa, özellikle 15 markanın hakimiyetinde bulunuyor. Bunlar arasında Tariş, Komili, Kristal’in pazar payı toplamda yüzde 70’lere ulaşıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Marketlere sorumluk yüklenmeli&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Cahit Çetin, özellikle hammadde fiyatından daha ucuza satılan naturel sızma zeytinyağlarının alınmaması konusunda tüketicileri uyardı. Çetin, “Bakanlığın tebliği yayınlamış olması, tek başına bir şey ifade etmez. Burada en önemli konu denetimlerin yapılması. Şikayet üzerine yapılacak denetimden öte düzensiz aralıklarla da denetimler yapılmalı. Tespit edilen ürün ve markalara ciddi yaptırımlar uygulanmalı. Marketler de bu sorumluluğa dahil edilmeli. Halk da ucuz fiyatla satılan zeytinyağını sorgulamalı” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;‘Kolon’la gerçek sızma arasında yüzde 30 fark var&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ANA Gıda Genel Müdürü Ümit Ersoy, “Tebliğ yayın tarihinden önce yaptığımız tespitlerde kolon yağının tüm Türkiye çapında yaygınlaştığı ortaya çıktı. Kolon yağı ile naturel sızma zeytinyağı arasındaki maliyet farkı yüzde 30’u geçiyor. Bu nedenle özellikle zincir marketler, kendi markaları altında ürettirdikleri zeytinyağların kolon yağı olup olmadığına dikkat etmeli. Tüketicinin aldatılmasına aracı olmamalı” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Oksitlenme artıyor meyve aroma ve kokusu kayboluyor&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KOLON sızması olarak adlandırılan zeytinyağları vakum altında ve yüksek sıcaklıkta işlem görüyor. Yüksek asitli zeytinyağlarının asitleri düşürülerek kötü tat ve kokuları bir miktar alınarak piyasaya naturel sızma zeytinyağı olarak satılıyor. Yani 1.5-2 asit zeytinyağı yüksek ısılara tabi tutulup sızma zeytinyağı haline getiriliyor. Oysa, natürel sızma zeytinyağı ise doğrudan tüketime uygun, serbest yağ asitliği oleik asit cinsinden binde 8’i geçmeyen yağlar olarak sınıflandırılıyor. Kolon yağları işlem görmesi nedeni ile duyusal özellikler olarak naturel sızma zeytinyağında bulunan meyve aroması ve kokusunu yitirebiliyor. Kötü tat ve kokusu alınsa dahi, kusur içerip kısa sürede oksidasyona uğrayabiliyor. Yani bu yağlar uzun süre beklediği taktirde oksitlendiği için ransid olarak tanımlanan kusur oluşuyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kişi başı tüketimde gerideyiz&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye zeytinyağı üreticisi ülkeler içinde yer almasına karşın diğer üretici ülkeler karşılaştırıldığında halen kişi başına tüketim miktarı son derece düşük seviyede kalıyor. &lt;br /&gt;Türkiye’de kişi başına tüketim yılda 1.5 kilogram seviyesindeyken bu rakam Yunanistan’da 22 kg, İtalya’da 12 kg, İspanya’da 10 kig ve Suriye’de 6.2 kg.&lt;br /&gt;Bu tüketim ağırlıklı olarak üretim bölgeleri olan Ege, Marmara Bölgelerinde yoğunlaşıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ağaç sayısı 150 milyonu buldu&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’de 100 bin ton zeytinyağı tüketiminin yüzde 40’ı naturel sızmadan oluşuyor. Bilinçli tüketici giderek sızmaya yöneldiği için tüketimi artıyor. &lt;br /&gt;Türkiye’de son yıllarda yeni dikilen ağaçlarla 150 milyon adet civarında zeytin ağacı bulunuyor. Bu da tüm dünyadaki zeytin ağaçlarının yüzde 10’unu kapsıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-2892160828045332687?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/2892160828045332687/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=2892160828045332687' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/2892160828045332687'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/2892160828045332687'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2010/09/szma-zeytinyagnda-kolon-alarm-var.html' title='Sızma zeytinyağında ‘kolon’ alarmı var'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki Yazici</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10747195267241102756</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TIXgIUdzLbI/AAAAAAAAEo4/k9vKJKWv5QQ/s72-c/4565olive_oil_by_ALICE_IS_LOST.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30008931.post-281487393688752905</id><published>2010-09-01T23:39:00.000-07:00</published><updated>2010-09-02T01:24:11.611-07:00</updated><title type='text'>Zeytinyağı ambalajında asırlık hafıza</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TH9H3lQ0tZI/AAAAAAAAEow/BLXyxawSHDk/s1600/markwickens2.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 160px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_OFCZYfzSq54/TH9H3lQ0tZI/AAAAAAAAEow/BLXyxawSHDk/s320/markwickens2.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5512203489145828754" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çeşitli defalar bu blogun konuğu olan,Z&amp;Z Dergisi'nde yayımlanan yazılarıma ( http://zeytinkulturu.blogspot.com/search/label/Zeytinya%C4%9F%C4%B1%20Etiketi ) konu olan, tanışıklığımızın dostluğa dönüştüğü sevgili Mark Wickens'in öyküsünü bir kez de Zeytin Ağacı Dergisi'nden okuyalım:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;20 YILDIR “DÜNYANIN” ETİKETİNİ TOPLUYOR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÖZEL HABER: Nevin Silyanoğlu&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yirmi yıl öncesine dayanan bir ilgi bugün vazgeçilmez bir hobiye dönüştü.&lt;br /&gt;Mekanın ve zamanın birbirini desteklediği dönemde küçük hikayeler bir araya gelerek bir sanatı yarattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir yaprak, gölgesinde meyvesi…Zarif bir el uzanıyor, gizemini yakalamak için…&lt;br /&gt;Tasvirde geçen minik öykülerden biri bu. Şişelerin göğüslerinde yer tutan kareler, renkleriyle ve dilleriyle algılara sesleniyorlar.&lt;br /&gt;İlgi evrenimizde neyin ne vakit vücuda gelip vazgeçilmezlerimizin arasında olacağını belirleyemeyiz. Ama öyle bir an gelir ki yeni bir başlangıçtır…&lt;br /&gt;Tanrıça, doğayı kutsarken zeytin, güneşin tacı olmuş… O günden bugüne kadar da toprağın her yudumu bereketiyle resmedilmiş…&lt;br /&gt;Yıllar öncesi…Yaklaşık yirmi yıl gibi uzun soluktan bahsediyoruz. Söz konusu olan birikimin dile gelmesi için…Doğumu yaklaşan yeni başlangıca doğru…&lt;br /&gt;Kanada’da Quebec eyaletinde yaşıyor, Dr. Marc Wickens. Bir gün bir markete yolu düşüyor. Gereksinimi için raflara yönelirken yan yana sıralanmış şişeler, dikkatinin merkezine yoğunlaşıyor. Uzun gövdeli şişelerin göğüslerinde tabiatın her öğesi özenle anlatılmış ve her öykünün sonu siyah bir meyveyle noktalanmış. Zeytinden haber ediyoruz; tanrının gözetiminde özgürlüğün, barışın ve sevginin güçlü kodlanmasından…&lt;br /&gt;Zeytin, bazen çekici bir kadınla bütünleşiyor, bazen bir annenin bağrına yumulmuş bebeğin tazeliğiyle örtüşüyor, bazen de vakurlu bir delikanlının duruşuyla zenginliğine ve asaletine vurgu yapıyor. Marc Wickens, işte bu anlatıların etkisiyle bir tarihi dosyalıyor. Zeytin ve zeytin yağının etiketlerinden oluşan, dönemlerin çeşitliliğini barındıran bir arşivin yaratıcısı oluyor.&lt;br /&gt;Wickens’ın arşivinde, Akdeniz’in kasabalarında dolaşıyoruz. Kıtalardan, ülkelerden türlü türlü kompozisyonlarda etiketleri inceliyoruz. Yolculuğumuzu sürdürürken şaşkınlığımızı gizleyemiyoruz. Gördüklerimiz bizleri duygulandırıyor. Türk zeytin ve zeytinyağı firmalarına ait özel tasarımlı etiketlerle karşılaşıyoruz. Hasan Zeytinyağı etiketi bunlardan sadece biri. 1930’lu yıllara dayanıyor; adeta günümüze dair bir köprü niteliğinde…&lt;br /&gt;Etiket, kabartmalı işlemesiyle Osmanlı sanatından da izler taşıyor. Türklüğün kültüründen, kokusundan gerçekten harika bir lezzet sunuyor. Etiket hoş bir tasarıma sahip; Türkiye’nin zeytin kokulu sahillerini ve İstanbul’un tarihi dokularını iki aynadan seyrediyoruz. Bütün bunların yanında, Hasan Usta’nın zeytinyağları, döneminde etkili hizmetlerde bulunmuş olmalı ki, bunu teyit eden ödüllerini tasarımının merkezinde görüyoruz.&lt;br /&gt;Yine farklı bir etiketin farklı bir iklimindeyiz. Kaz dağlarının eteklerinde yeşillerle çevrili bir kasaba. Adatepe Köyü. Yörenin güzelliği, madalyon içinde Refika’nın resmiyle bütünleştirilmiş. Çağın Rum ve Türk toplumları tarafından çokça sevilen Refika, dostluğu, dansı, şarkıları ve çekiciliğiyle ün salmış köyünün bu bereketli diyarlarında. Bir nevi zeytini anlatmaya da eda olmuş.&lt;br /&gt;Anadolu, uygarlığın doğup serpildiği topraklar olarak biliniyor…Bu özelliği bu kez başka bir etikette okuyoruz.&lt;br /&gt;Lidya Kralı Alyattes, zeytin yağı etiketlerinde gücü, zenginliği, ihtişamı simgeliyor. Etiket, altın ve gümüş karışımı madenden üretilen aslan başlı sikkeyle açılıyor. Lidya Krallığı’nın arması olan sikke ve hükümdarın eline değen zeytin yağı, bir görkemliliğin başka türlü tanımı…İşte bu tür betimlemeler, Wickens’ı hayran bırakan ayrıntıları oluşturuyor.&lt;br /&gt;Marc Wickens’ın koleksiyonunda Anadolu Türk Tarihi ve Kültürü’nden doğma yazılı, görsel eserler mevcut. Ürün kimlikleri görüldüğü gibi yalnızca etiket olmaktan ibaret değil, kültürümüzün, duruşumuzun da bir yansıması.&lt;br /&gt;Wickens, koleksiyonununda 1853 ve 1930 yıllarına ait üç yüz elli adet nadir ve özel etiketlere sahip olduğunu söylüyor. Kanadalı koleksiyoncu, etiket arşivinin finansal değerinin de paha biçilemez olduğunu belirtiyor.&lt;br /&gt;Dr. Wickens’a koleksiyonuyla ilgili ileri dönük projelerini sorduğumuzda önümüzdeki yıllarda zeytin ve zeytinyağı etiketlerinin devamını getirmek istediği yönünde yanıt alıyoruz. Ve arşivini genişletmiş haliyle Montreal’da bir üniversitede, ülkenin diğer şehirlerinde de&lt;br /&gt;sergilemeyi planlıyor.&lt;br /&gt;Wickens, birkaç yıl önce Türkiye’de bulunduğu sıralarda koleksiyonun sergilenmesi için bir müzeden teklif de almış. Umarız böyle bir girişimin ev sahipliğini de yaparız.&lt;br /&gt;Ülkesinde zeytin ve zeytin yağı üzerine butik mağazaların olduğuna da işaret eden Dr. Wickens, zeytin ve zeytin yağı pazarının büyümekte olduğunu da vurguluyor.&lt;br /&gt;Anadolu topraklarında derin geçmişi olan zeytin yağı, özgün tasarımlarımız ve benzersiz kültürel, sanatsal sunumlarımızla uluslar arası pazarlarda da gerçek yerini alacaktır. Wickens’ın deyimiyle dünya yeni bir fenomene kapılarını açıyor…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30008931-281487393688752905?l=zeytuni.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeytuni.blogspot.com/feeds/281487393688752905/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30008931&amp;postID=281487393688752905' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/281487393688752905'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30008931/posts/default/281487393688752905'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeytuni.blogspot.com/2010/09/zeytinyag-ambalajnda-asrlk-hafza.html' title='Zeytinyağı ambalajında asırlık hafıza'/><author><name>Koray &amp;amp; Tulin &amp;amp; Hakki
