Monday, May 31, 2010

Muğla'da 'zeytin' eylemi

30 Mayıs 2010,Pazar

Muğla'nın Bodrum ilçesinde düzenlenen ''Zeytinyağı Festivali'' kapsamında çevreciler ve vatandaşlar, Adaboğazı'nda zeytin ağacının yaşatılması için eylem yaptı.
Bodrum ve Bitez iskelelerinden hareket eden yaklaşık 20 tekne, Adaboğazı Koyu'na demirledi. Teknelerde bulunan Mavi Yol Girişimi ve Bodrumlu Gönüllüler Derneği üyeleri ile vatandaşlar üzerinde, ''Adaboğazı Zeytin Ağaç Varlığını Koruyalım'' yazan pankart açarak eylem gerçekleştirdi.
Bitez Belediye Başkanı İbrahim Çömez, Adaboğazı'nın imara açılacağı yönünde duyumlar aldıklarını söyleyerek, ''Üzerinde zeytin ağaçlarının da bulunduğu Adaboğazı'nın imara açılmasını istemiyoruz. Buradaki zeytin ağaçlarını yaşatmak için elimizden geleni yapacağız. Adaboğazı imara açılırsa üzerindeki zeytin ağacının varlığı da tehlikeye girer'' dedi.
Bodrum ve çevresindeki zeytinciliğe dikkat çekmek, zeytin alanlarının kaybolmasını önlemek istediklerini ifade eden Çömez, ''Bitez ile Bodrum arasında bulunan Adaboğazı bölgesi de zeytin alanı. Bazı yatırımcılar turistlik tesis yapmak amacıyla bu bölgeyi almak istiyor. Biz bu tür çalışmalarla bu girişimlerin önüne geçmeye çalışıyoruz. Bütün bunların ötesinde Bitez'de anıtsal değerde zeytin ağaçları var. Bu ağaçların korunmasını sağlamak istiyoruz” diye konuştu.

Zeytin ve maden yasası

OZAN YAYMAN
Cumhuriyet
28 Mayıs 2010


Yıkım yasasına direniş

Zeytin alanlarını madencilerin kullanımına sunan tasarıya karşı İzmir - Çanakkale’ hattındaki oluşumlar bir araya gelecek
TBMM komisyonlarında kabul edilen yasa tasarısını 'yıkım yasası' olarak nitelendiren duyarlı çevreler, yerel yönetimlerin de desteğiyle pazar günü saat 13.00'da Burhaniye'den seslerini duyuracak.


Zeytin alanlarının madencilik çalışmalarına açılmasına neden olacak yasal düzenlemeye karşı, başta Ege Bölgesi olmak üzere ülke genelindeki zeytinciler ve yaşam savunucuları direnişe geçti. Zeytincilik Yasası'nın madencilik adına delinmek istendiğine vurgu yapan kitleler, konuya dikkat çekmek için alanlara çıkmaya ve hukuk mücadelesi başlatmaya hazırlanıyor.
Madencilik komisyonunda kabul edilen tasarı, TBMM Genel Kurulu'nda da onaylanması durumunda yasalaşacak. Tasarıya göre, zeytinlik alanlardaki maden faaliyetlerini düzenlemesi için “Zeytincilik Sahaları Koruma Kurulu” oluşturulacak. Zeytin sahalarında, alternatif alan bulunamaması ve kurulun uygun görmesi durumunda Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nca madencilik yapılmasına izin verilebilecek. Bakanlık, bu yetkiyi gerektiğinde valiliklere devredebilecek. Zeytincilik Sahaları Koruma Kurulu, ilgili bakanlıklar ve sektör temsilcilerinden oluşacak.
Yasa tasarısına karşı, pazar günü İzmir- Çanakkale hattında yer alan belediyeler, muhtarlıklar, meslek örgütleri, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler, kooperatifler ve duyarlı yurttaşların katılımıyla geniş katılımlı bir toplantı düzenlendi. Burhaniye'de saat 13.00'da başlayacak toplantıda, “yıkım yasası” olarak nitelenen düzenlemenin TBMM Genel Kurulu'ndan geçmemesi ve olumsuz bir halde atılacak yasal adımlar değerlendirmeye alınacak.
Burhaniye'deki toplantıya o gün yörede olacak İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ve İzmir'den 15 belediye başkanının da katılması bekleniyor. Kazdağları ve Madra Dağı Belediyeler Birliği'nin öncülüğünde yapılacak toplantı öncesi açıklama yapan Küçükkuyu Belediye Başkanı Cengiz Balkan, yaşam alanlarının ve ülke değerlerinin yok edilmesine karşı çıktıklarını ve bu tavırlarından ödün vermeyeceklerini söylüyor. Balkan, “Burada en trajedik olanı, zeytinliklerle ilgili söz söyleme hakkının maden komisyonuna bırakılmasıdır” yönünde görüş belirtiyor.
Balkan, Anayasa Mahkemesi'nin, 2009 yılının 11 Haziran tarihinde konuyla ilgili karar verdiğini ve TBMM Genel Kurulu'na sevk edilen söz konusu tasarının 11 Haziran 2010 tarihinden önce çıkarılmak istendiğini söyleyerek, “Bu tarihe kadar yasayı geçiremezlerse, bir yıllık süre dolacağından eski yasa geçerli olacak. Madenciler de bunu istemiyor ve yasanın, 11 Haziran tarihine kadar TBMM Genel Kurulu'na büyük baskı yapıyorlar” dedi.
Zeytincilik Yasası'nın, madencilik faaliyetleri adına delinme girişimleri TBMM gündemine ilk kez 2000 yılında geldi ancak maden lobisi başarılı olamadı. İkinci kez 2004 yılında denenen değişiklik isteminden yine sonuç alınamadı. İstemin gerçekleştirilmesi adına son olarak atılan adım da, TBMM Genel Kurulu'na kadar ulaşıldı.
TBMM Sanayi Ticaret Enerji Tabi Kaynaklar Bilgi ve Teknoloji Komisyonu'ndan geçen ve TBMM Genel Kurulu'na sevk edilen yasa tasarısının, Anayasa ve Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere aykırı olduğu belirtiliyor. Yasanın öngördüğü haliyle, zeytin alanlarında madencilik yapmak ve petrol ile doğalgaz arama faaliyetlerinde bulunma girişiminin geri dönüşü olmayacak zararlara yol açacağı savunuluyor.
İzmir Barosu avukatlarından Noyan Özkan, Anayasa'nın 90. maddesinin uluslararası anlaşmalar bölümünü içerdiğini ve iç hukuktaki yerini aldığını belirterek, “Uluslararası anlaşmalar yasa hükmündedir” diyor. Özkan, Türkiye'nin de tarafı olduğu “Birleşmiş Milletler 2005 Uluslararası Zeytinyağı ve Sofralık Zeytin Anlaşması”na da dikkat çekiyor.
Özkan, söz konusu anlaşmanın 1 Aralık 2009 tarihinde TBMM'de kabul edildiğini belirterek, anlaşmanın iç hukuktaki yerini aldığını vurguluyor.

İnkârcılık ve Yağma!..

Murat NARİN
Cumhuriyet
30 Mayıs 2010,Pazar


Ülkenin siyasi,ekonomik ve toplumsal gündemi çok yoğun..
Zorlu Bir maratonun son metrelerindeki gibi.. Bir o,bir öteki konu dakikalar içerisinde öne geçiyor..
Ortalık toz duman içerisinde.. Bir telaş var, “kaybetmek korkusu” nun telaşı. Kaybettiğini bilmenin telaşı demek daha doğru olmalı.
“Tenekeler” çalınıyor saraylarda “padişahın” uykularını kaçıran…Rüyaların parçalanmasının telaşıyla saraylardan kaçırılacaklar apar-topar valizlere yerleştiriliyor. Hazineleri boşaltılıyor ülkenin..
Kırk yamalı bohçaya dönmüş bir hukuk sistemi.. Değiştirilerek güçlünün hukuku esas haline getirilmiş. Başta anayasası olmak üzere bütün yasal düzenlemeleri ya işlemez ya da ilgililerinin çıkarlarına uygun hale getirilmiş bir “sistemsizlik manzumesi”.. Güçlünün hukuku esas kabul edilmiş!
Ya yağma ve işgalin esiri olarak imha olan bir toplum olmanın “kader” olduğunu kabullenerek uçurumun dibinde parçalan kocaman bir kar yumağı olmak!.
Ya da toplumsallığın, aklın, bilimin esas alındığı yeniden yapılanmayı gerektiriyor bu ülke.
Uluslar arası güçlerin tasarımladığı değil, kendisinin kendini yönettiği bir ülke olmak istiyor toplum.
Bu istek ve iradeye karşı olan bir yasa, “güçlülerin/paydaşların yasası” TBMM gündeminde. “Maden kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun”. Tam bir yağma, işgal,inkar ve güçlülerin kanunu! Anayasa mahkemesinin iptal ettiği 2 maddesini yeniden düzenlemek yerine, 23 maddeden oluşan ve 3 kanunu daha değiştiren bir torba kanun olması özelliği ile “torbaya” doldurulanlardan!
Nasıl mı?
Başta zeytin yasası olmak üzere, orman yasası ve yaban hayatı doğa koruma kanunlarında yaptığı değişikliklerle.
Orman yasasında yapılan değişiklikle Kaz ve Marda dağları, Toroslar,Karadeniz dağları, orman alanlarımız emperyalist yağmacıların talanına açılacak. Cumhuriyetin kurulduğu yıllarda bu günkünün sekiz katı olan ormanlarımız, endemik bitkilerimiz ve bir bütün yaşamı ile bir daha geri döndürülemez biçimde yok edilecek.
Yaban hayatı ve doğa koruma kanunu ile doğal yaşamı koruyan, madencilik faaliyetlerinin önünde mahkemelerin verdiği kararları veremez hale getirecek bir düzenleme ile tam bir dikensiz gül bahçesi!
Zeytin kanununu değiştirmekle de TBMM, dün söylediğini bu gün iktidar
çıkarları-mecburiyetleri için inkar eder duruma düşürülerek. Nasıl mı? 1 Aralık 2009 tarihinde TBMM den oy birliği ile çıkarılan, kısaca Türkiye’nin “Uluslar arası Zeytin Konseyine Üyelik anlaşması” olarak adlandırdığımız sözleşmenin kabul edildiği kanun yok hükmüne gelecektir.
Sizin, uluslar arası bir sözleşmeyi bir başka kanunla ortadan kaldırmış olmanız, uluslar arası skandal değimlidir? Anayasada bu anlaşmalar, ulusal yasaların bile önünde olduğu yazılı iken anayasaya aykırılığı aleni olan bir yasanın kabul edilmesi ne demektir?
Yağma için inkar “caizdir” mi diyeceksiniz!
Zeytine and olsun diyen Tanrı buyruğuna rağmen!
Din tacirliğinin en pespaye örneğidir yapılan..

Nasılsa yolun sonu göründü, telaşla kılıfına uydurmak bile gerekmiyor.
Buyruklarla, gece yarılarında komisyondan geçirilip, apar topar genel kurul gündemine getirmek sıradan bir durum oldu..
Maden kanununa ilişkin; 89 mahkeme kararı,Yerel mahkemeler, Danıştay,Anayasa mahkemesi, AHİM olmak üzere.. Hukukumuzu düzenleyen dünya yüzünde daha başka mahkeme kalmamışken.. Üçyüze yakın hakimin kararına rağmen..
Dünyada böylesine bir adaletsizlik örneği daha varmıdır?
Ya da böyle bir Guinness rekoru var mıdır?

Tuesday, May 25, 2010

Madenciden yasa için zeytin dalı

Burcu TANER
Hürriyet
25 Mayıs 2010,Salı


Madencilik Yasası’nda yapılması planlanan değişiklik zeytincilerin isyanına yol açarken, Egeli maden ihracatçıları “zeytinciliğe uyumlu madencilik” mesajı verdi.

ZEYTİN alanlarının madencilik ve enerji yatırımlarına açılmasını öngören Madencilik Yasası’ndaki değişiklik tasarısıyla ilgili tartışmalar büyürken, madencilik sektörü temsilcileri zeytincilere “Zeytinciliğe uyumlu madencilik, madenciliğe uyumlu zeytincilikte birleşelim” çağrısı yaptı.

Sektör zor durumda
Maden Kanunu’ndaki değişiklikler için yoğun çalışma yürüten Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı Arslan Erdinç, tarım alanları ve turizm bölgelerinde yapılacak madencilik faaliyetinin Bakanlar Kurulu’nun çıkaracağı yönetmelik iznine bağlanmasını öngören 7’inci maddenin kaldırılmasını istedi.
Erdinç, bu madde nedeniyle sektörün zor durumda kaldığını, birçok madencinin işletme ruhsatını yenileyemediğini öne sürdü.

Ocakçılık durdu
Erdinç, “Türk ekonomisine verdiği kayıp ihracatla birlikte 25 milyar doları bulan bu maddenin mutlaka çıkması gerekiyor. Bu milyarlarca dolarlık kaybın önüne geçmeliyiz. Madencilik ve ocakçılık durmuş vaziyette” diye konuştu.

Thursday, May 20, 2010

ZEYTİNİ ÖLDÜRMEK

GAZETE İZMİRLİ
SEFA TAŞKIN
20 Mayıs,2010,Perşembe


Zeytin ağacı binlerce yıldır Akdeniz, Ege insanının günlük yaşamının bir parçasıdır.
Yeşil, alaca, siyah zeytin tanesi sofrada insanın ekmeğine katıktır. Meyvesinin suyu, yani zeytin yağı yeryüzünün en sağlıklı, doyurucu besinlerinden biridir. Odunu kışın ocaklarda insanı üşütmez. İstenirse yağı kandilde çevreyi aydınlatır. Dalları, yaprakları kızgın yaz güneşine gölgedir.
Toprağa düşen çekirdekten üreyen fidan, bildiğimiz zeytin ağacı değildir. Egeliler doğada kendiliğinden büyüyen yabani zeytin fidanlarına “delice” derler. Çalıya benzer bu bitki yaşamak için kayalık toprağa deli gibi saldırır, kök salmasını bilir. Ancak, küçücük meyvelerinin yağı yok denecek kadar azdır. Yani bu bodur ağaç yağ üretecek kadar “akıllı” değildir!
Deliceler, Ege’nin bu delişmen makileri bilgili çiftçiler tarafından aşılanır, akıllı hale dönüştürülür. Bugün bizim zeytin ağacı olarak bildiğimiz ağaçlar bu akıllı ağaçlardır.

Bu bilge ağaç Anadolu toprağının ürünüdür.
Günümüz zeytincilik biliminin en önemli isimlerinden Jose M. Blazquez, zeytin yetiştiriciliğinin yaklaşık 6 bin yıl önce Anadolu’da başladığını söylüyor.
Bunca zaman içinde, koyu yeşil yapraklı zeytin ağacı insanlığı derinliğine etkilemiş, inanç sayfalarında da baş köşeye oturmuş, kutsal sayılmıştır.
Adem ve Havva’nın cennetten kovulmasına neden olan, onlara cinselliklerini tanıtan “bilgi ağacı”, incir ağacı ise, onun hemen yanındaki “ölümsüzlük ağacı” da zeytin ağacıdır.
Elbette, herkes bilir ki zeytin ağacı gerçek yaşamda da kolay kolay ölmez. Dallarını kesseniz bile kökünden ya da kesildiği yerden yeniden fışkırır. Kolları budandıkça daha da gürleşir. Saç gibi yayılan kılcal kökleriyle toprağa sıkı sıkıya bağlanır. Kökün bir yanı kopsa, kurusa bile, diğer yanı ağacın varlığını sürdürmesine, gelişmesine yeter.
Akdeniz-Ege insanı zeytin ağacının “ölümsüz” olduğunu kabul eder. “O”, ölmeyen bir ağaçtır!
Gel gör ki şimdi, Türkiye’de, 21. yüzyılın başında bu olağanüstü bitkiyi öldürmek isteyenler var. Ege’nin lacivert sularına yaslanmış Anadolu yamaçlarını süsleyen, sonsuzluğu bekleyen zeytinlikler yok edilmek isteniyor.
Gözü paradan başka bir şey görmeyenler, maden aramak gerekçesiyle Kaz Dağları ve Madra Dağları’nı delik deşik ettikleri yetmiyormuş gibi, yeni çıkarılmak istenen Maden Yasası çerçevesinde Zeytincilik Yasası’nı da değiştirerek tüm zeytinlikleri maden alanı yapmaya; toza dumana boğmaya, kesip parçalamaya kalkışıyorlar.
İzmirli kör ozan Homeros’un üçbin yıl önce “sıvı altın” dediği zeytin yağını üreten zeytinliklerin bağrına siyanürlü, ağır metal atıklı, zehirli toprağı bırakmak istiyorlar.
Oysa Türkiye’nin zeytinlikleri, kapladığı alan bakımından dünyada beşincidir.
Son yıllarda Anadolu insanı, devlet tarafından da desteklenen girişimcilikle, büyük bir istekle dağa taşa zeytin ekiyor. Zeytin ağacı varlığımızın 100 milyondan 160 milyona ulaştığı ifade ediliyor. Ülke hızla dünyada ikinci büyük zeytinliklere sahip ülke olma yolunda ilerliyor.
Uzmanlar, daha 12 milyon zeytin dikilebilecek alan olduğunu bildiriyor. Bu potansiyel değerlendirildiğinde Türkiye Gayri Safi Milli Hasılası’nın yüzde 15’inin zeytin ağaçlarından sağlanabileceği hesaplanıyor.
Kutsal ağacın kendi varlığını sürdürme çabasının yanı sıra ekonomik anlamda insanlığa yaptığı katkı açıktır.
Şimdi Ege, yok etmek isteyenlere karşı zeytinliklerini korumak için ayaktadır!
Zeytin ağaçlarını öldürmeyiniz!
Onlar, doğayla bütünleşmiş insanlık aklının ve becerisinin ürünüdür!
Onları öldürmek, biraz da bugünümüzü ve geleceğimizi öldürmektir!

Monday, May 17, 2010

ZEYTİN AĞACI

T. Ayhan ÇIKIN
Milas 2008


çığlık çığlığa mayıslarda zeytin çiçekleri
yitik adresidir serçelere kül rengi dalları
bir akdeniz sıcaklığında kurulur sofralara
ana kucağı gibi sarar ege'de uygarlıkları

Tuesday, May 11, 2010

Zeytin

CENGİZ BEKTAŞ

Zeytinin anavatanı Anadolu… Anadolu’nun Akdeniz iklimi etkisindeki kıyıları… Bu kıyılara ulaşan akarsular boyunca derinlere Akdeniz ikliminin uzandığı yerler…
Zerrin İren Boynudelik – Mahmut Boynudelik çiftinin yapıtı “Zeytin kitabı”nda kimi sayılar aktarılıyor. Dünya Zeytinyağı Konseyi’nin yayınından, ortalama sayılar aktardıkları… Buna göre Türkiye’de 870 bin hektar zeytinlik alanı varmış. Bunca alanda 95 milyon zeytin ağacı varmış. 120 bin ton zeytinyağı, 139 bin ton da sofralık zeytin üretiliyormuş.
Oysa örneğin komşumuz Yunanistan’da 730 bin hektar zeytinlik alanı, 123 milyon zeytin ağacı varmış… 350 bin ton zeytinyağı, 144 bin ton sofralık zeytin üretiliyormuş orada…
Aradaki üretim ayrımına bakın!
Neden böyle?
Çünkü biz ne toprağın ne de bitkilerimizin değerini biliyoruz.
Çünkü biz tembeliz de denilebilir.
Toprağın, bitkinin değerini bilenlerimiz yok mu?
Var!..
Var ama bu bilgiyi, bilinci yaygınlaştıramamışız…
Zeytin ağacı kutsal bilinmiş eskil çağda…
Ürünleri yenmiş içilmiş ya… Bununla da kalınmamış, aydınlatma için kullanılmış. Örneğin zeytinyağı doldurulmuş kandile, fitil bandırılmış, yakılmış… Işığı parlak, üstelik havayı temizliyor.
Bir sağlıklaştırıcı olarak da kullanılıyor üstelik. Sağlıklaştırıcı, koruyucu olarak…
Zeytinyağının içine kantaron çiçeğini koyup beş hafta beklettiniz mi bir iksir elde ediyorsunuz. Her türlü ağrı sızı için birebir…
Okumaktan, duymaktan değil, kendi deneyimimden biliyorum.
Bir yapının ortalama yaşamı 25 yıl bizim ülkemizde… İnsan ömrünün ortalamasını sizde biliyorsunuz. Zeytin ölmeyen bir ağaç… 1100 yaşında olduğu söylenen ağaçtan zeytin yedim ben… Bizim Güre’de 500 – 600 – 700 - 800 - 900 yaşında olanları var…
Zeytin ağacının dibine asit döküp kurutan, yerine ona göre en az yirmi kez kısa ömürlü bir ev yapan kişiye “bilisiz” demek yeterli olur mu? “Kötü” demekle yetinebilir misiniz? Hepimizin bindiğimiz dalı, ağacı kesen adama ne denir? 7.5 lira idi bir zamanlar bir zeytin ağacını kesmenizin ya da kurutmanızın cezası…
Fatih gibi boynunu vurmayalım elbette… Ama yaptığı kötülükle oranlı olsun ona keseceğimiz “ceza” değil mi?
Bergama’lıların savaştan sonra Roma’lılara, yaptıkları gibi “ağaç dikme” cezası vermeliyiz en azından kestiğinin 50 katı – 100 katı…
Yerini de sağlayarak…
Ya altıncıları ne yapacağız?
İda dağından on binlerce yüz binlerce ağacı, milyonlarca ağacı yok etmeye kalkışanları… Bunlar bizim canımıza kıymıyorlar mı? Canımızın yağıları değiller mi?

2.Ulusal Öğrenci Zeytin Kongresi‏

20.05.2010( PERŞEMBE )
U.Ü.GEMLİK ASIM KOCABIYIK M.Y.O. SEMİNER SALONU

10:00 AÇILIŞ PROGRAMI
Saygı Duruşu ve İstiklal MarşıProtokol Konuşmaları
Davetli Konuşmacı ( Prof.Dr.İsmet Şahin )
Konu: " Zeytinciliğimizin Önemi ve Değerlendirme Sorunları"

12:00- 13:00 YEMEK ARASI

13:00-14:15 1. OTURUM
Oturum Başkanı : Prof.Dr.Bahattin ÇETİN
Davetli Konuşmacı ( Prof.Dr.Azmi Telefoncu )
Konu: " Zeytinyağı ve Sağlık"
1- Deniz AVCI,Gökçen YILDIZ,Vildan UYLAŞER"Oleuropeinin Antioksidann Etkisi"
2- Mümine YAVUZ,Duygu BEKTAŞ" Sofralık Zeytin Fermantasyonu ve Mikroflorası"

14:15-14:30 Kahve Molası

14:30-15:45 2.OTURUM
Oturum Başkanı : Doç.Dr.Himmet TEZCAN
Davetli Konuşmacı ( Dr.Mustafa Tan )
Konu:"Dünyada,Türkiyede Zeytincilik ve Gelecek Önerileri"

3- Ünsal SÖYLEMEZ,Derya TAŞÖZ,Zuhal KÖSEM,Nazan KORKMAZ"Muğla İli Zeytinciliğinde Milas Örneği"
4- Oya Irmak ŞAHİN,Aytül AKA,Arzu AKPINAR BAYAZIT,Ebru BALTAŞ MİNAS"Sofralık Zeytin Üretim Tesislerinde Gıda Güvenliği Yönetim Sisteminin Uygulanması"

15:45-16:00 Kahve Molası

16:00-17:15 3. OTURUM
Oturum Başkanı : Prof.Dr.Ali BAYRAK
Davetli Konuşmacı ( Metin Ölken )
Konu: "Türkiye Zeytin,Zeytinyağı İhracatının Değerlendirilmesi ve Pazar Payının Arttırılması Yönünde Yapılan Çalışmalar"

5- Mücahit KIVRAK"Zeytin Tarımı,Zeytinyağı Üretim Teknolojisi ve Sofralık Zeytin İşleme Teknolojisinde Son Gelişmeler"
6- Hatice Aybüke BAŞYURT, İrem YILMAZ,Gökçen YILDIZ"Zeytinyağı Kalite Özellikleri"
7- Hasan Yalçın ERGİN,Sema BAĞDAT YAŞAR"Sıvı Yağlarda Demir Tayini İçin ( N,N-bis( 5-metoksi-salisiliden)-etildiamin)-Fe3+ Kompleksleşmesinin Kullanılması"

21.05.2010 ( CUMA)
U.Ü.GEMLİK ASIM KOCABIYIK M.Y.O.SEMİNER SALONU

09:30-10:45 4. OTURUM
Oturum Başkanı : Prof.Dr.Utku ÇOPUR
Davetli Konuşmacı ( Ülkü Ülken )Konu : " Zeytinyağında Kalite Kriterlerinin ve TağşişinTespit Yöntemleri ve Ülkemizdeki Laboratuarların Durumu"

8- İrem YILMAZ,Vildan UYLAŞER"Depolama Süresince Naturel Zeyitnyağının Stabilitesi Üzerine Etki Eden Faktörler"
9- Hasan Hüseyin KARA,Mustafa KIRALAN,Ali BAYRAK"Zeytinyağı Üretim Aşamalarının Uçucu Aroma Bileşenleri Üzerine Etkisi"

10:45-11:00 Kahve Molası

11:00-12:00 5.OTURUM
Oturum Başkanı : Prof.Dr.Gürcan GÜLERYÜZ
Davetli Konuşmacı : Prof.Dr.Şeref GüçerKonu : "Zeytin, zeytinyağı vb.ürünlerde kalite kontrol ve akreditasyonun önemi"

10- Sema BAĞDAT YAŞAR,Feyzullah TOKAY"Sulu Ortamda Çözünebilen Bir Schiff Bazı Kullanılarak Zeytinyağında Bakır Ekstraksiyonu ve FAAS İle Tayini"
11- Gülçin DAZKIR (ŞİŞMANOĞLU),Dilek HEPERKAN"Sofralık Siyah Zeytinde Aflatoksin Varlığının İncelenmesi"

12:00- 13:00 Yemek Arası

13:00- 14:15 6.OTURUM
Oturum Başkanı : Prof Dr.Aziz TEKİN

12- Ayhan DAĞDELEN,Gülendam TÜMEN"Güney Marmara'da Yetiştirilen Bazı Önemli Zeytin Çeşitlerinin Olgunlaşma Boyunca Bazı Fiziko-Kimyasal Özellikler Bakımından Karşılaştırılmaları"
13- Serap KIRMIZI,Hülya ARSLAN,Gürcan GÜLERYÜZ"Olea europea L.(Zeytin) Türünün Nitrat Redüktaz Aktivitesi (NRA)"
14- Buket ORHAN,Süreyya BÜYÜKÇORAK,Gökçen YILDIZ,Vildan UYLAŞER"Zeytin Karasuyu ve Değerlendirilmesi"
15- Fulya HARP,Türkan KEÇELİ MUTLU"Zeytin Yaprağında Bulunan Fenolik Maddeler"

14:15 - 14:30 Kahve Molası

14:30 - 15:45 7.OTURUM
Oturum Başkanı : Yard.Doç.Dr.Sema BAĞDAT YAŞAR
16- Gökçen YILDIZ,Vildan UYLAŞER"Oleuropeinin Kimyasal Yapısı ve Antimikrobiyel Etkisi
17- Tuğçe ERMİ ,Iraz ÖKSÜZ ,Azime ÇALIŞKAN"Zeytin Ağacında Budama Şekilleri"
18- Zehra KIRHALLI,Kübra NAĞMAN, Merve SEVİNÇ"Zeytinden Üç Farklı Damak Tadı"
19- Tülay ÇAPKIN"Zeytin Likörü Yapımı"
20- Cihan KOCABIYIKOĞLU"Yeni Bir Zeytin Ürünü"

15:45 - 16:00 Kahve Molası

16:00 - 16:45 8.OTURUM
II. Ulusal Öğrenci Zeytin Kongresi'nin Değerlendirilmesi ve Kapanış Oturumu

19:30 GALA YEMEĞİ

22.05.2010( CUMARTESİ )
GEMLİK ZEYTİN İŞLETMELERİ VE ÇEVRE GEZİSİ
10:00-16:00

Monday, May 10, 2010

Panel Duyurusu

Havran Ziraat odası, Dünya Çiftçiler günü etkinlikleri kapsamında, 14 Mayıs Cuma günü "Bölge Tarımının Sorunları ve Cözüm Önerileri" konulu bir panel düzenleyecektir.

Panele Zeytin konusunda konuşmacı olarak Ege İhracatcılar Zeytin Birliği Başkanı Ali GÜRELİ ve Edremit Zeytincilik Üretim ve Eğitim ve Gen Merkezi Müdürü Mehmet BALCI konuşmacı olarak katılacaklardır.

Panel,Havran Belediyesi Kışlık Düğün Salonunda Saat 14'de başlayacaktır.

Friday, May 07, 2010

TÜRKİYE'NİN EN KALİTELİ SIZMA ZEYTİNYAĞLARI BELİRLENDİ‏

Türkiye'de uluslararası standartlara uygun olarak yapılan ilk ve tek zeytinyağı kalite yarışmasıyla geçtiğimiz sezonun en kaliteli sızma zeytinyağları belirlendi.

Zeytindostu Derneği 3. Ulusal Naturel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması'nda birinci, geçen yıl olduğu gibi yine Edremit'ten çıktı.

Zeytin ve zeytinyağı sektörünün güçlü sivil toplum kuruluşu olan Zeytindostu Derneği 'nin geleneksel hale getirdiği ve sonuçları tüm dünyada geçerli olan yarışmada 2009 yılının en kaliteli naturel sızma zeytinyağları ödüllerini Ege İhracatçı Birlikleri'nde düzenlenen törenle aldı. Türkiye'nin farklı bölgelerinden 15 zeytinyağının katıldığı yarışmada birinciliği Edremit'ten Semercioğlu Zeytincilik kazandı.

Yarışmanın ikincisi Manisa'nın Soma İlçesi'nden Terzioğlu Zeytinyağı olurken, 3.sırada Mut'tan yarışmaya katılan ve geçtiğimiz yıl düzenlenen yarışmada mansiyon almaya hak kazanan İzorya Zeytinyağları yer aldı.

Kimyasal ve duyusal analizlerden geçmeyi başaran 5 zeytinyağı da başarı sertifikası almaya hak kazandı.

Zeytindostu Derneği tarafından bu yıl 3.'sü düzenlenen Ulusal Naturel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması'na Türkiye'nin farklı zeytinci bölgelerinden katılan 15 zeytinyağı numunesi önce Aydın Ticaret Borsası Laboratuarı'nda tam kimyasal analizden geçirildi. Bu aşamayı geçen yarışma numuneleri İtalya'ya gönderilerek Uluslararası Zeytin Konseyi (UZK) akreditasyonu bulunan O.N.A.O.O. Laboratuarları'nda duyusal analize alındı. Duyusal analizden alınan puanlamaya göre Türkiye'nin en kaliteli sızma zeytinyağları belirlendi. Yarışmaya katılan 15 zeytinyağından 8'i duyusal analizlerden geçmeyi başardı.

Yarışmaya Edremit'ten katılan Semercioğlu Zeytincilik duyusal analizden aldığı en yüksek puanla Türkiye'nin en kaliteli sızma zeytinyağı seçilirken, ikinciliği Soma'dan Terzioğlu, üçüncülüğü ise Mut'tan İzorya Zeytinyağları kazandı. İlk üçün ardından dereceye giren zeytinyağları ve bölgeleri ise şöyle sıralandı: 4. Ekbir Zeytinyağları (Ayvalık), 5. Dizem Zeytinyağları (Çanakkale), 6. Marmarabirlik (Bursa), 7.Gıdatay (Aydın), 8. Can Emre Zeytincilik (Gömeç)

ZEYTİNDOSTU DERNEĞİ BAŞKANI METİN ÖLKEN: "SONUÇLAR TÜM DÜNYADA KABUL GÖRÜYOR"
Yarışmanın Uluslararası Zeytin Konseyi (IOC) kriterlerine göre düzenlenen tek kalite yarışması olduğunu vurgulayan Zeytindostu Derneği Başkanı Metin Ölken, "Daha önce el yordamıyla ya da eş dost tavsiyesi ile yapılan değerlendirmelerin zeytinyağı kalitesini belirleme konusunda geçerliliği yoktu. Derneğimiz tarafından IOC kriterlerine göre ve IOC'ye akredite laboratuarlarca yapılan bu yarışmanın sonuçları tüm dünya ülkeleri tarafından dikkate alınmakta ve kabul görmektedir. Bu yıl 3.kez düzenlediğimiz ve geleneksel olarak her yıl yapmaya devam edeceğimiz yarışmanın sektörde önemli bir gereksinimi yerine getirdiğini görmekten büyük mutluluk duyuyoruz" dedi.

ZEYTİNDOSTU DERNEĞİ YENİ YÖNETİMİNİ SEÇTİ‏

Zeytin ve zeytinyağı sektörünün güçlü sivil toplum kuruluşu olan Zeytindostu Derneği 3. Olağan Genel Kurulu'nda 2 yıl için görev yapacak yeni yönetimini seçti.

Mevcut yönetim kurulu üyelerinin ağırlıkta olduğu tek liste gidilen seçimlerde 9 yönetim kurulu üyesi, 3 denetim ve 3 disiplin kurulu üyesi oyların büyük çoğunluğunu alarak göreve seçildi.

Ege İhracatçı Birlikleri Toplantı Salonu'nda yapılan ve Türkiye'nin değişik illerinden çok sayıda Zeytindostu Derneği üyesinin katıldığı Genel Kurul'da yönetim organlarının seçimine mevcut Yönetim Kurulu Başkanı Metin Ölken'in de yer aldığı tek liste ile gidildi.

Seçimler öncesi yapılan tüzük değişikliği ile daha önce 7 olan yönetim kurulu üye sayısı 9'a çıkarıldı. Tüzük değişikliği sonucu Zeytindostu Zeytin ve Zeytinyağı Derneği olan dernek adının sadece Zeytindostu Derneği olarak değiştirilmesine de karar verildi. Seçimlerde toplam 79 oy kullanılırken, 1 oyun boş, 2 oyun da geçersiz sayılmasıyla 76 oy alan yönetim kurulu adayları 2 yıl süre ile yönetime seçildi.

Zeytindostu Derneği Yönetim Kurulu adına açıklama yapan Metin Ölken, "Kurulduğu günden bu yana sektörün ulusal ve uluslararası boyutta hak ettiği seviyeye çıkarılmasını temel amaç edinen Derneğimiz, yeni yönetimiyle de aynı amaca ulaşmak için çalışmaya devam edecek. Temel prensibimiz daha önce de olduğu gibi sektörün tüm oyuncularını bir araya getirmek ve makro menfaatlerine yönelik faaliyetler gerçekleştirerek, sektör sorunlarına çözüm aramak olacak. Bugüne kadar tüm zorluklara rağmen ortak akıl ve güç birliği aramaya devam eden Zeytindostu Derneği, bundan sonra da ortak aklı ve güçbirliğini temel alacak. Zeytin üretiminde dünya ikinciliğini hedefleyen Türk zeytin ve zeytinyağı sektörünün bu hedefine ulaşması için üzerimize düşen her görevisektörün en önemli sivil toplum kuruluşu olduğumuz bilinciyle yerine getirmeye devam edeceğiz" dedi.

Geçmiş yönetim kurulu üyelerinden 5 ismin tekrar yer aldığı, 4 üyenin ise yönetime ilk defa aday olduğu yeni yönetim kurulu şu isimlerden oluştu:
Ahmet Ertür, Gemlik Ticaret Borsası (Özden Çakır tarafından temsil edilecek), Metin Ölken, Mustafa Alhat, Murat Öztanrıöver, Semra Kara, Zeynep Aktürk, Ülkü Ülken, Abidin Tatlı.
Yönetim Kurulu Yedek Üyeleri:
Gökhan Böcekli, Zeynettin Yılmaz, Süleyman Zemin, Nazan Elgün, Erdoğan Hüsnü Şentürk, Barbaros Özcan, Emre Uygun, Cem Yağcı, Doğan Öge
Denetim Kurulu: Evren Güldoğan, Hüseyin Bozkurt, Ali Nedim Güreli
Denetim Kurulu Yedek Üyeleri: S. S. Bademli Kooperatifi ( Selçuk Bilgin tarafından temsil edilecek), Burcu Keser, Bahattin Okur
Disiplin Kurulu: Fettah Gürmen, Gözde Şahin, Belenlioğlu Ltd. (Ali Bulanık tarafından temsil edilecek)Disiplin Kurulu Yedek Üyeleri: Hakan Gökalp, Dr. Recep Çöpten, Rahşan Pehlivan

Friday, April 30, 2010

YONCA ZEYTİNYAĞI, RAFLARDA YERİNİ ALDI

Zeytin Ağacı
30 Nisan 2010,Cuma


Yonca Gıda; doğanın altın sıvısını tüketicileri ile buluşturuyor, sofralara sağlık getiriyor. Yonca Gıda’nın 1lt ve 2lt altın ambalaj ödülüne layık görülen pet şişelerin de ve 5 – 10 – 18 lt teneke ambalajlarda yer alan zeytinyağları raflarda yerini aldı.

Yonca Gıda’nın piyasaya sunduğu Yonca Zeytinyağı damak tadına düşkünler için ‘sızma’ ve ‘riviera’ alternatifi sunuyor. Yonca Riviera Zeytinyağı; zeytinin kendine has lezzetinin hafif olduğu, rafine edilmiş zeytinyağı ile naturel zeytinyağının harmanlanması ile elde ediliyor. Riviera zeytinyağı en fazla %1 oranında asit içeriyor ve zeytinyağının tadı ve kokusunu arayan ama hafif olmasını tercih edenler için öneriliyor. Yonca Sızma Zeytinyağı ise; herhangi işlem kullanılmadan sadece geleneksel "soğuk sıkım" yöntemi ile; zeytinyağının naturel aromatik yapısı ve besleyici değerleri korunuyor. Hasadı dalından elle toplanarak yapılan ve hasattan sonra ilk 24 saat içinde sıkılan ürün en fazla %0,8 oranında asit içeriyor.

Wednesday, April 28, 2010

GÜRELİ GÜVEN TAZELEDİ






28 Nisan 2010,Çarş.









EZZİB Başkanı Nedim Güreli:“ZEYTİNYAĞI ÜRETİMİ 3-4 KAT ARTACAK”

Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği’nin (EZZİB) Ege İhracatçı Birlikleri’nde gerçekleştirilen genel kurulunda mevcut Yönetim Kurulu Başkanı Ali Nedim Güreli, ihracatçılardan dört yıl için daha vize aldı. Güreli, zeytinyağı ihracatında yeni sezondan itibaren güzel günler yaşanacağı müjdesini verdi.

EZZİB seçimli Olağan Genel Kurulu gerçekleştirildi. Seçimlerde Yönetim Kurulu Başkanlığı’na Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkan Vekilliği görevini de yürüten mevcut başkan Ali Nedim Güreli tek aday olarak girdi. Güreli 122 oyla tekrar seçilirken, genel kurul sonrasında yaptığı açıklamada zeytinyağı ihracatının dibe vurduğunu ancak yeni sezondan itibaren güzel günler yaşanacağını dile getirdi. Güreli, “2 yıl sonra Türkiye’nin ürettiği zeytinyağı 3-4 kat artacak. Ülkenin her yerinde yeni zeytin alanları oluşuyor. İstikbal bizden, sektörümüzden yana. İhracat dibe vurdu ama bu yeni bir çıkış için fırsat yaratabilir. Bazı çevreler ‘bu kadar zeytin ağacını ne yapacağız’ diyor. Oysa sağlık yönünden zeytinyağına talep artıyor. Kişi başına tüketim 4 kilograma gelirse, 350 bin ton yağ tüketiriz. Türkiye’de üretim arttıkça bu tüketim olacak. Yunanistan gibi kişi başına 20 kilogram tüketsek, üretimi 10 katına çıkarmamız gerekir” dedi.

“HAVADAN İLAÇLAMAYA İZİN VERİLMELİ”

Güreli, ithalata dayalı olmayan tarım ürünlerinde düşük döviz kurunun sorun yarattığını, zeytinyağında da aynı durumun yaşandığını belirterek buna rağmen tarım ürünlerinin öneminin artacağını vurguladı. Zeytin üretimi ile ilgili değerlendirmelerde de bulunan Güreli, şunları söyledi:
“Yağışlar zeytin üretimini olumlu etkileyecek ancak zeytin sineği tehlikesi artabilir. Bir bahçede ilaçlama yapıp, diğerinde yapmazsanız sorunu engelleyemezsiniz. Bunun için havadan ilaçlamaya izin verilmeli.”

Yeni yönetim kurulu ise şu isimlerden oluştu:
Ali Nedim Güreli, Mustafa Gökalp, Emin Demirci, Muhittin Ekiz, Kadri Gündeş, Davut Er, Emre Uygun, Metin Ölken, Mustafa Alhat, İsmet Önal, Hakan Özdolgun yer aldı. Denetim Kurulu ise Yahya Laleli, Şerife Kızıklı ve Cenker Abacı’dan oluştu.

Tuesday, April 27, 2010

Ege İhracatçı Birlikleri'nde Genel Kurul

Ege İhracatçı Birlikleri'nde Genel Kurul Toplantıları devam ediyor.
Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği'nin 2009 yılı Olağan Seçimli Genel Kurul Toplantısı 27 Nisan 2010 Salı günü saat 14.00'te Ege İhracatçı Birlikleri 7. Kat Konferans Salonu'nda gerçekleştirilecektir.
İkinci toplantı olduğu için Genel Kurul çoğunluk aranmaksızın en az 30 üyenin katılımı ile yapılabilecektir.

Friday, April 23, 2010

KARŞIYAKA SAĞLIKLI BESLENME VE YEREL LEZZET GÜNLERİ

KARŞIYAKA SAĞLIKLI BESLENME VE YEREL LEZZET GÜNLERİ
10–11 MAYIS 2010

EGE ÜNİVERSİTESİ GIDA MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ
ve
EGE ÜNİVERSİTESİ HALK SAĞLIĞI A.D. İŞBİRLİĞİ İLE

Ege Bölgesi Zeytinyağlı Sebze Yemekleri, Zeytinyağlı Sarma ve Dolmalarıdır.

1.Gün:
SAĞLIKLI BESLENME VE SAĞLIKLI YEMEK YAPMA EĞİTİMİ

Saat 11.00 - 12.00 Sağlıklı Beslenme Eğitimi
 UZZK Başkanı Sn. Dr. Mustafa Tan( Açılış Konuşması)
 Uzm. Dr. Işıl ERGİN(Beslenme Sağlık İlişkisi)

Saat 13.30 - 17.00 Sağlıklı Gıda Hazırlama Eğitimi
 Zeytinyağı ve Sağlık
Prof. Dr. Aytaç SAYGIN GÜMÜŞKESEN
 Gıdaların Satın Alınması, Hazırlanması ve Pişirilmesi Sırasında Oluşabilecek Besin
Öğesi Kayıpları ve Hijyen Kuralları
Prof. Dr. Sibel KARAKAYA
Doç. Dr. Duygu KIŞLA
 Gıdalarda Kullanılan Katkı Maddeleri ve Sağlık
Doç. Dr. Yeşim ELMACI

2.Gün:
EGE ZEYTİNYAĞLI YEMEK YARIŞMASI

1. Oturum: Zeytinyağlı Sebze Yemekleri Değerlendirmesi (Saat: 11.00 - 12.30)

JÜRİ ÜYELERİ
1. Nedim ATİLA
2. Prof. Dr. Sibel KARAKAYA
3. Prof. Dr. Aytaç SAYGIN GÜMÜŞKESEN
4. Ümmühan TİBET (UZZK Temsilcisi)
5. Dr. Ayhan BÖREKÇİ
6. Dt. Handan ARDA

2. Oturum: Zeytinyağlı Sarma ve Dolmaların Değerlendirmesi (Saat: 13.30 - 15.00)

JÜRİ ÜYELERİ
1. Nedim ATİLA
2. Birsen DURAK
3. Prof. Dr. Gülden OVA
4. Prof. Dr. Sedef NEHİR EL
5. Doç. Dr. Yeşim ELMACI
6. Ümmühan TİBET (UZZK Temsilcisi)


ETKİNLİK YERİ

Sağlıklı Beslenme ve Sağlıklı Yemek Yapma Eğitimi
Karşıyaka Belediyesi Nikâh Sarayı 10 Mayıs 2010 Pazartesi Saat: 11.00 - 17.00

Ege Bölgesi Zeytinyağlı Yemek Yarışması
Karşıyaka Park Cafe 11 Mayıs 2010 Salı Saat: 11.00 - 15.00

YARIŞMA KATILIM KOŞULLARI ŞARTNAMESİ
 Karşıyaka’da ikamet edenler yarışmaya katılacaktır.
 Yarışmaya profesyonel aşçılar katılamaz.
 Yarışmaya katılım 1. kategori 35 kişi 2. kategori 35 kişi olmak üzere toplam 70 kişi ile
sınırlıdır. Yarışmacıların erken müracaat etmeleri menfaatlerinedir. Son başvuru tarihi
30 Nisan 2010 mesai bitiminde son bulacaktır.
 Bu eğitimin tamamına katılan halkımıza Karşıyaka Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü
tarafından Katılım Belgesi verilecektir.
 Yarışmaya katılacak olan kişilerin, bir gün önce yapılacak olan söz konusu eğitime
katılması zorunludur.
 Yarışmacılar, kendi isimleriyle yarışacaktır ve katılacakları yarışma kategorisi için kayıt
formunu eksiksiz olarak doldurmaları gereklidir.
 Ayrıca yarışmaya katılacakları yemeğin, kullanılan malzeme listesi ve yemeğin yapılışını
açıklamalı yazılı tariflerini başvuru formu ile birlikte son başvuru tarihine kadar
müdürlüğümüze teslim etmeleri gerekmektedir.
 Zeytinyağlı yemeklerin ege yöresel yemeği olması zorunludur.
 Başvuru formundaki yemek ismi ve tarifi ön heyetçe incelenecek Ege zeytinyağlısı olduğu
doğrulandıktan sonra yarışmaya kabul edilecektir.
 Yarışmadan sonra, yarışmaya katılan yemeklerin tarifleri yarışmacıların isimleri ile
birlikte yayınlanacak el kitapçığında yer alacaktır. Ayrıca yarışmacılara bu kitapçık
hediye edilecektir.
 Kategorilerde yarışacak yemekler; yarışma alanına hazır olarak getirilecektir.
Katılacakları kategorinin değerlendirmesi başlamadan en az yarım saat önce belirlenen
yerde sunuma hazır olarak bulunmaları gereklidir.
 Yarışmaya katılan yemeklerin sunumunda, en fazla 40 cm çapında yuvarlak veya 30 cm
uzunluğunda köşeli sunum tabağı ve 3 porsiyon tadım tabağı ile sunum yapacaklardır.
 Yemeklerin sunumunda; görüntü, doku, lezzet, sunuş biçimi, orjinallik, içerik-
kompozisyon gibi kriterlere dikkat edileceğinden yarışmacıların hazırlıklarını bu
değerlere göre yapmaları menfaatlerine olacaktır.

Zeytincilik Yasası’nda yapılmak istenen değişiklikle, üretim alanları madencilerin kullanımına açılmak isteniyor

Cumhuriyet
23 Nisan 2010,Cuma


Zeytine darbe yolda
Anayasa değişikliği maratonu nedeniyle üst komisyonda görüşülmesi ertelenen 'zeytinciliği talan yasası'nın meclis genel kuruluna gelmesi için önünde yalnızca tek bir engel kaldı.
OZAN YAYMAN

Zeytin alanlarının madencilere açılmasını öngeren yasa değişikliği, kademe kademe ilerliyor. Çevre ve orman, tarım, plan ve bütçe komisyonlarında görüşülmeden TBMM Sanayi Ticaret Enerji Tabi Kaynaklar Bilgi ve Teknolojileri Komisyonu'na gönderilen değişiklik taslağı, buranın alt komisyonunda kabul edildi. Sırada üst komisyon, ardından genel kurul var.
Değiştirilmek istenen 20. madde, Zeytincilik Yasası'nın omurgası niteliğinde. Madde, zeytin alanlarını koruyor ve bu bölgelerin 3 kilometre yakınında zeytin işleği dışında sanayi tesislerine geçit vermiyor. Bu madde, meclis koridorlarında adım adım ilerleyen tasarıda değiştiriliyor. Alt komisyonun 8 Nisan'da aldığı karar “Bakanlıkça tespit ve ilan edilen zeytinlik sahaları içinde zeytinliklerin üreme ve gelişmesine mani olmayacağı Çevresel Etki Değerlendirme sürecinde belirlenmiş olan zeytinyağı fabrikaları, zeytine dayalı tarımsal sanayi işletmeleri, madencilik arama ve işletme faaliyetleri ile geçici tesisler ve yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretim tesisleri yapılabilir ve işletilebilir” görüşünü içeriyor.
Değişikliği geçen çarşamba günü de üst komisyonda ele alınması gerekiyordu. Ancak TBMM'nin Anayasa değişikliğiyle ilgili yoğun programı nedeniyle konu gelecek haftaya kaldı. Değişiklik, üst komisyonda da kabul edilirse zeytin üreticilerinin şiddettle karşı çıktığı yasa, TBMM Genel Kurulu'na gönderilecek.

TOPLUMSAL DİRENÇ
20. madde daha önce de değiştirilmek istenmişti. 2004 yılında, Maden Yasası'nın hazırlandığı süreçte TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nun gündemine gelen istek, toplumsal direnç karşısında gerçekleştirilememişti. Madencilik Söktörü Başkanlar Konseyi, o tarihten bu yana 20. maddenin değişikliği için kulis çalışmalarını sürdürüyor. Zeytin üreticileri ise madencilerin çabası karşısında birlikte hareket etmeye çalışıyor. Edremit Körfezi’ndeki zeytin üreticileri, geçtiğimiz günlerde yaptıkları açıklamada “zeytincilik lobisi” oluşturacaklarını açıklamıştı.
Zeytin üreticileri, madencilerin komisyonlara sürekli görüş bildirdiğini ancak zeytincilerin komisyona alınmadığını vurguluyor. Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi Üyesi Murat Narin, 1 Aralık 2009 tarihde TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen Sofralık Zeytin ve Zeytinyağı Yasası'na dikkat çekerek. “Uluslararası Zeytinyağı Konseyi'ne üye olabilmek için bu yasanın çıkması gerekiyordu. O gün milletvekillerinin tamamı, bu yasaya kabul oyu vermiştir. Farklı partilerden milletvekilleri, zeytine dair destanlar yaratan söylemde bulunmuşlardı. Şimdi ne oldu da 20. maddenin değiştirilmesini istiyorlar?” diye sordu.
CHP Mersin Milletvekli Ali Rıza Öztürk de, değişiklikte Sanayi ve Ticaret Alt Komisyonu Başkanı Ali Bayramoğlu'nun “parmağı” olduğunu öne sürerek, “Anayasa Mahkemesi, Maden Yasası'nın, 7 ve 10. maddelerini iptal ettikten sonra, bu anlamdaki boşluğu doldurmak için konuyla ilgili yeni bir yasa hazırlığına başlandı. Hükûmetin hazırladığı yasa taslağı alt komisyona geldi. Komisyon başkanı Ali Bayramoğlu, hükümetin yolladığını yeterli görmemiş olacak ki, TBMM dışından da katılımlarla yeni bir tasarı oluşturmuş. İç tüzüğe aykırı olarak yapılan bu yeni yasa tasarısı bazı kişilerle işbirliği halinde oluşturulmuş. Bu tam bir skandaldır” dedi.

Thursday, April 22, 2010

Zeytin ve Milli İrade!..

Cumhuriyet
20 Nisan 2010,Salı


"Zeytin Yasamız hiçbir biçimde tartışma konusu yapılmamalıdır. Evet, biz zeytinciler yasamızda en küçük bir değişikliğin bile tartışma konusu yapılmamasını istiyoruz. Gerçek milli irade bunu istiyor. Ülkenin tartışmalı siyasi gündeminde saman altından su yürütülmeye çalışıldığını da gerçek milli irade biliyor."
Murat NARİN Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi

Ülkemizde son dönemlerin en çok konuşulan konularından birisi ‘milli irade’! Yönetenler, haklılığının simgesi olarak “Milli irade böyle istiyor” gerekçesiyle uygulamalarını “kamuya kabul ettirmenin” etkili bir kavramı olarak öne sürüyorlar. Felsefi, hukuki, siyasi niteliği, bilimselliği, gerçekliği vb. değerler bütününün bir öneme sahip olup olmadığı ise önemsiz! Milli irade varsa akan sular durmalı! Buraya bir noktalı virgül koyarak konumuza, zeytine dönelim.
Bütün dünya, zeytinin hem simgesel anlamlarını, hem de doğrudan taşıdığı değerleri artarak biliyor. Biz insanlar için zeytin, dün olduğu gibi yarın da, “O bizden, biz ondan”ızdır. Barışın simgesi, binlerce yıllık kültür, sağlık, saflık, sabır, kutsallık, efsane ve hayata dair daha birçok kavramı barındıran bir değerdir zeytin. Ve yine biliriz ki kutsal zeytin ağacının “Anayurdu Anadolu topraklarıdır”. Zeytin anayurdundan bir kez daha kovulmak istenmektedir. Hem de kimsenin haberi olmadan, oldubitti ile bu “icraat” yapılmak istenmekte!
5 Haziran 2004 tarihinde yürürlüğe giren Maden Yasası’nın 2009 yılında Anayasa Mahkemesi tarafından bazı hükümleri iptal edildi.. yasanın yeniden düzenlenmesi için bir yıl süre verildi. Yasanın iptaline kadar geçen süre ve günümüzde de alınan madencilik ruhsat ve izinleri aleyhine açılan sayısız davalarda yerel mahkeme, yüksek mahkemeler ve AİHM kararları ile yapılan uygulamaların hukuka uyarsızlığı sabit hale geldi. Şimdi Maden Yasası TBMM’de yeniden görüşülmek üzere komisyonlarda!.. Gelin görün ki bu yasa ülkenin planlaması ve bütçesi ile temel önemde bir yasa iken, bu türlü yasalar için ana komisyon olması gereken Meclis Plan Bütçe Komisyonu iken; ve bu usul, 2004 yılında çıkan yasada ana komisyon olarak işlev gören plan bütçe komisyonunun olmuşken, bugün ana komisyon, “TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknolojileri Komisyonu” olmuş! Bu uygulamanın cevabı açıktadır. Neden? Tabii kaynakları ilgilendiriyor cevabı hükümsüzdür. Meclis İçtüzüğü’nün usul ve esaslarına uyarsızlığı bize göre tartışmasız bir çifte standarttır. Bu durum başta siyasi partilerin ve hukukçuların tartışması gereken bir durumdur.

Önergeyi verenler kim?
8 Nisan 2010 tarihinde TBMM Sanayi Komisyonu’nun alt komisyonunda görüşülmekte olan Maden Yasası Tasarısı’nın 11. maddesinde, 3573 sayılı Zeytincilik Yasası’nın 20. maddesi “Bakanlıkça tespit edilen zeytinlik sahaları içerisinde zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin üreme ve gelişmesine mani olmayacağı çevresel etki değerlendirme sürecinde belirlenmiş olan madencilik ve işletme faaliyetleri ile bu faaliyetlerle ilgili tesis ve altyapı tesislerinden ibaret geçici tesisler ve yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretim tesisleri yapılabilir ve işletilebilir” şeklinde değiştirilmesi kabul edilmiştir.
Bu değişiklik önergesini verenler kimler? “Madencilik Sektörü Başkanlar Konseyi Birliği” adındaki uluslararası madencilik şirketleri ve bunların yerli işbirlikçilerinin lobisi olduğu, kamuoyu tarafından yaygın olarak kabul ve iddia edilen bir çıkar grubu! Bu noktada sorulması gereken soru; anayasaya, yasalara bağlı kalacağını, ülkenin yüksek çıkarları için namusu üzerine yemin eden, Zeytin Yasası’nda yapılmak istenen değişiklik önergesini kabul edenler, tasarı bütünüyle önlerine geldiğinde kabul oyu verebilecek milletvekilleri, milli iradeyi mi yansıtmış olacaklar? Doğrudan milyonlarca zeytinciyi ilgilendiren bu değişiklik yapılırken bir tek zeytincinin, zeytinci kurum temsilcisinin olmadığı, enikonu araştırma görevi verilen alt komisyon, zeytincilere sormadan yaptığı bu değişiklikle milli iradeyi temsil mi etmektedir?

Atatürk’ün mirası
Değiştirilmek istenen, Atatürk’ün mirası, dünyada yalnız zeytine has yasa Türkiye’de vardır. 3573 sayılı Zeytin Yasası’nın 20. maddesi bu yasanın omurgasıdır. Eğer bu değişiklik TBMM’den geçerek yasalaşmış olursa;
1- Zeytin Yasası yok hükmünde olacaktır,
2- Bu teklifin veriliş biçimi ve değişiklik, parlamentonun saygınlığına düşürülmüş bir gölge olacaktır,
3- 2004 yılında TBMM bu konuda yaptığı uzun ve detaylı çalışmalarla kararını vermişken bugün ne oldu da bu kararından vazgeçmektedir, sorusuna verilecek ‘değişiklik yapmak isteyenlerin’ cevapları var mıdır?
4- 1 Aralık 2009 tarihinde, kısaca Türkiye’nin Uluslararası Zeytinyağı Konseyi’ne üyelik kanunu (UZK-IOOC) olarak adlandıracağımız yasa görüşmelerinde (günümüz siyasi gelişmeleri de dikkate alındığında) TBMM, son yıllarda istisna bir tutumla oturuma katılan bütün milletvekillerinin çekimser ve ret oyu vermeden hepsinin kabul oyu ile bu yasa geçmiş ve görüşmelerde bütün parti sözcülerinin zeytine dair yüksek nitelikli konuşmalar yapmışken, böylesine bir değişiklik girişimi hangi gerekçeye dayandırılacaktır? Burada söylediğini öbür tarafta inkâr anlamına gelmeyecek midir?
5- Türkiye, zeytinin genetik anavatanıdır. Zeytinin dünyaya, Akdeniz’in kuzeyinde yayılma sürecinde, Anadolu binlerce yıllık bir kültür ve genetik varlığın kaynağıdır. Dünyada 5. büyük üretici ülke olmaktan 2. büyük üretici ülke olma yolunda hızla ilerlemektedir. Bu, zeytinciliğimizin ve mevcut iktidarın Tarım Bakanlığı’nın koyduğu hedeftir. Son yıllarda ağaç varlığı 100 milyondan 160 milyon sayısına ulaşmıştır. Toplam ürün deseni içerisinde 12 milyon hektar zeytin dikilebilir potansiyele sahiptir. Bu gerçekleşirse dünyanın toplam zeytin varlığı 920 milyon olup, yalnızca Türkiye bu varlığın 4 katı büyüklüğüne, bugünkü GSMH’nin yüzde 15’i, dünya sıvı yağ üretiminin yüzde 13’ünü zeytinyağı gibi bir ürünü Türkiye’nin üretmesi anlamına gelecek potansiyeldedir ülkemiz. Bu potansiyelin gerçekleştirilmesinin karşılığı ise Türkiye’nin iki yıllık sıvı yağ ithalatı için verdiği paranın karşılığıdır.
6- Zeytin Yasası’nda bir değişiklik yapıldığında potansiyel varlığımızın kaybı ile birlikte doğacak sonuçlardan yalnız zeytinciliğimiz etkilenmeyecektir.
a. Dünya doğa mirası olan Kaz Dağları ve Madra Dağları tamamen yok olacaktır. Çünkü Zeytin Yasası aynı zamanda bu değerlerimizi de korumaktadır.
b. Zeytinlik alanların olduğu bölgeler turizmin de en yaygın olarak yapıldığı bölgelerdir. Dev maden kraterleri ile tahrip edilmiş bir doğaya, yeraltı suları, yerüstü su kaynakları kirletilmiş ve yok edilmiş bir yerde ne yaşam olur ne de turizm yapılabilir.
c. Ülkemiz son yıllarda zeytincilik alanında ulusal ve uluslararası arenada önemli büyüklüklere ulaşmıştır. Yurtiçinde milyarlarla ifade edilecek ekonomik değer ve yatırımlar yapılmıştır. Tamamı yerli kaynaklarla yapılan bütün bu yatırımların yok sayılması, kaynağının ortadan kaldırılması milli iradenin tecellisi mi sayılacaktır?
d. Zeytincilik binlerce yıllık bir kültür ve etnografya demektir. Dinginliktir, saflıktır. Biz, Anadolumuzun özvarlığı değer ve kültürümüze, beyaz kadın ticaretinin, uyuşturucu ve alkol bataklığının kültür diye galebe çalınmasını istemiyoruz...
e. Hukuk ve adalet istiyoruz. Onlarca mahkeme, yüksek mahkeme ve AİHM kararlarının yok sayılmasını, çifte standart, arkaya dolanma girişimlerine, yağma, talan ve yıkım yasaları ile bu ülkenin yağmalanmasını istemiyoruz...
Son söz olarak; başta zeytinciler, onları temsil eden kurumların tamamı bugüne kadar bu girişim her gündeme geldiğinde iradelerini zeytin yasasının değiştirilmemesinden yana koydular. Hem de sayısız kez! Başta zeytinciler olmak üzere, zeytin bölgelerinde yaşayan, tatilini geçiren Anadolu’nun 100 binden fazla yurttaşının imzaladığı başvuru TBMM Başkanlığı’na verildi. Daha mürekkebi kurumamış bu imzalar milli irade olarak sayılmamakta mıdır?

Sonuç
Zeytin Yasamız hiçbir biçimde tartışma konusu yapılmamalıdır. Evet, biz zeytinciler yasamızda en küçük bir değişikliğin bile tartışma konusu yapılmamasını istiyoruz.
Gerçek milli irade bunu istiyor. Ülkenin tartışmalı siyasi gündeminde saman altından su yürütülmeye çalışıldığını da gerçek milli irade biliyor. Şimdi görev, TBMM sıralarında bugün milletin temsil görevini verdiklerinde.
Gerçek milli iradenin nasıl “tecelli” edeceğinin görülmesinde zeytin tarihsel işlevi ve şahitliği ile mihenk taşı olarak duruyor.
Ve diyor ki: “Siz gelmeden önce de buradaydım, siz gittikten sonra da burada olacağım!”

Monday, April 19, 2010

Zeytin tanesi olabilir misiniz?

Ali Ekber Yıldırım
Dünya
20 Nisan 2010,Salı


Zeytin alanlarının madencilik ve enerji yatırımlarına açılması bir kez daha Meclis gündeminde.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki Madencilik Kanun Tasarısı’na bir madde eklenmesi ile 4086 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkında Kanun’un 20’nci Maddesi değiştirilerek zeytin sahalarının madenciliğe ve enerji yatırımlarına açılması öngörülüyor.
Kanun Tasarısına eklenecek bir madde ile yapılmak istenen değişiklik şöyle:
“Bakanlıkça tespit ve ilan edilen zeytinlik sahaları içinde zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin üreme ve gelişmesine mani olmayacağı Çevresel Etki Değerlendirme sürecinde belirlenmiş olan madencilik arama ve işletme faaliyetleri ile bu faaliyetlerle ilgili tesis ve altyapı tesislerinden ibaret geçici tesisler ve yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretim tesisleri yapılabilir ve işletilebilir.”
Benzer bir girişim 2004’te de Meclis’in gündemine geldi. Zeytincilik örgütleri, sivil toplum kuruluşları on binlerce imza toplayarak bu girişimi önledi.
Fakat, birileri boş durmuyor. Ankara’da lobi çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Alt Komisyonu’nda görüşülen Madencilik Yasa Tasarısı’na yukarıdaki maddeyi ekleyerek zeytincilik yasasını değiştirmeye çalışıyor.
Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi yöneticileri konunun alt komisyonda görüşüldüğünü haber alınca soluğu Ankara’da aldı. Gerekli girişimlerde bulunarak zeytincilik yasasındaki değişikliği önlemek için harekete geçti. Yeni bir imza kampanyası başlatıldı.
İmzaya açılan metinde, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı verilerine göre, 165 milyon zeytin ağacı varlığı ile 2014’te İspanya’dan sonra dünyanın ikinci büyük zeytin üreticisi ve yılda 700 bin ton zeytinyağı üretme hedefine sahip Türkiye için zeytinciliğin stratejik öneme sahip olduğu vurgulanıyor.
Avrupa Birliği’nde, zeytincilik sahalarında zeytinliklerin korunması için, üreticilere maddi yardımlar (EEC 2019/93 sayılı tüzük ile) verilirken, Zeytincilik Yasası’nda yapılacak değişiklikle ülke zeytincilik sahalarının daraltılmasının Avrupa Birliği müktesebatına da uygun olmadığı ifade ediliyor.
Tasarının Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde tartışıldığı saatlerde İzmir Ticaret Borsası’nda, ilköğretim okulu 4, 5, 6, 7 ve 8. sınıf öğrencileri arasında düzenlenen “Beslenmede Zeytin ve Zeytinyağının Önemi” konulu kompozisyon yarışmasına gelen eserleri değerlendiriyorduk.
İlköğretim çağındaki 329 çocuk, zeytin ve zeytinyağı hakkında büyüklerinden duyduklarını, gördüklerini, araştırarak ulaştıkları bilgileri ve en önemlisi hayallerini kağıda dökmüş göndermiş. Çocukların hayalindeki zeytinciliği okudukça gelecek adına umutlandık.
Zeytincilik yasasını değiştirmek isteyenler çocukların yazdıklarını okusa kararlarında ısrar eder miydi?
Yarışmada birinci olan, Gaziemir Sabiha Gökçen İlköğretim Okulu 5. sınıf öğrencisi Zehra Adıgüzel kompozisyonuna: “Ölümsüzlük ağacının tohumları toprağa düştü bugün. Ömrüm suyla, havayla kucaklaşmamla başladı. Biliyorum yavaş yavaş büyüyüp serpileceğim; yapraklarım yeşerecek, meyvelerim olgunlaşacak.” diye başlamış.
“Zeytinler dile geliyor.Zeytinler sağlıklı bir yaşamın vazgeçilmezleri arasına giriyor. Bilimsel araştırmalara konu oluyor, mucize besin seçiliyor. Güzelliğin sırrı zeytinyağı, barışın simgesi zeytin dalı oluyor. Böylece zeytin ve zeytinyağının hayatımızdaki yeri ve önemi kanıtlanıyor.” diye bitiriyor.
Şehit Gazeteci Hasan Tahsin İlköğretim Okulu 8.sınıf öğrencisi Büşra Öndeş kendisini bir zeytin tanesinin yerine koymuş diyor ki:
“(…) Geniş bir ailem var. Birbirimize benzeriz hepimiz. Siyah rengimiz, yeşil rengimiz farklılıklarımız. Boylarımız da öyle… Ama özelliklerimiz, yararlarımız aynıdır hep. Uzun ve sağlıklı yaşamın simgesiyim ben.
(…) Ben zeytin tanesi! Siz insanoğlu, yetişmemdeki emeklerinizi hak etmediğimi söyleyemezsiniz değil mi?
Beni tanıyanlar tanımayanlara anlatsın. Özelliklerimden söz etsin. Her eve girmek istiyorum.Vatanımdan tüm dünyaya, daha da çok açılmak istiyorum.
Son söz mü?
Sizleri Seviyorum. Siz insanların da beni çok sevdiğini biliyorum.”
Türkiye Büyük Millet Meclisi Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Alt Komisyonu üyeleri, madenciler, girişimciler bir kez olsun kendinizi zeytin tanesinin yerine koyabilir misiniz?
İlköğretim çağındaki çocuklar kadar zeytini, zeytinlikleri sevebilir misiniz?
Seviyorsanız vazgeçin bu sevdadan, çocukların hayalindeki zeytinlere kıymayın.

Sunday, April 18, 2010

Avrupa gümrükleri sıktı zeytinyağında ihracatın yönü Hindistan ve Çin’e döndü

Meltem KARA
Hürriyet
18 Nisan 2010,Pazar


Zeytinyağı üretiminin yıllık 200 bin tona çıkacağı beklentisi, ihracatın yönünü Çin, Rusya, Hindistan, Malezya ve Endonezya’ya çevirdi. Bunda da Avrupa’nın zeytinyağında uyguladığı gümrük vergilerinin, Türk zeytinyağının üretici olmayan kuzey ülkelerine pazarlanmasını kısıtlaması etkili oldu.

Son yıllarda yeni alanların açılmasıyla 150 milyon zeytin ağacına ulaşan Türkiye’de zeytinyağı üretiminin artışı gündeme gelirken, Avrupa ülkelerine ihracatın kısıtlı olması, üreticilerin yeni pazarlara yönelmesini sağladı. Zeytinyağı ihracatının yeni ülkelerden talebin artmasıyla 130 milyon dolara ulaştığını söyleyen Bitkisel Yağ Sanayicileri Derneği Başkan Vekili ve Ana Gıda Genel Müdürü Ümit Ersoy, “Avrupa’nın zeytinyağında uyguladığı gümrük vergileri, Türk zeytinyağının üretici olmayan kuzey ülkelerine pazarlanmasını kısıtlıyor. Ancak son yıllarda komşulardan öteye gitmeyi başarıyoruz. Çok fazla sayıda ülkeye ihracat yapmaya başlandı” dedi.

Hedefte Çin-Hindistan var
Ümit Ersoy, Türkiye’nin yağ ihracatının yıldan yıla değişiklik gösterdiğini belirterek, şu bilgileri verdi: “İhraç pazarlarımızın da genişlemesinin etkisiyle son 10 sezon ihracat ortalaması 130 milyon dolar civarında gerçekleşti. Dünyada zeytinyağına yönelik talebin artması Türkiye için yeni ihracat pazarlarının ortaya çıkmasını sağladı. Avrupa’nın zeytinyağında uyguladığı gümrük vergileri, Türk zeytinyağının üretici olmayan kuzey ülkelerine pazarlanmasını kısıtlıyor. Ancak, son yıllarda birçok şirket farklı ihraç pazarlarına yöneldi. Kanada, Suudi Arabistan, Japonya, Güney Kore, Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeler şu anda fiilen ihraç pazarı durumuna geçti. Bunun yanında Çin, Rusya, Hindistan, Malezya ve Endonezya da bizim hedef pazarlarımız arasında ön plana çıkıyor.”

Üretim 200 bin ton olacak
Zeytin üretilen bölgelerin dışında zeytinciliğin gelişmesine önem verdiklerini ifade eden Ümit Ersoy, şöyle konuştu: “Ekim 2009 verilerine göre, 2008-2009 döneminde üretim 130 bin ton civarında oldu. Bunun yaklaşık 90 bin tonunun iç piyasada tüketildiğini, 25 bin tonunun ihraç edildiğini ve 15 bin tonunun da yıldan yıla devir ettiğini düşünüyoruz. Bu 130 bin rakamı önemli derecede büyümedikçe ihraç potansiyeli de sınırlıdır. Ancak bir çok yeni arazi ağaçlandırılıyor. Yeni dikilen ağaçlarla birlikte 150 milyon ağaç olduğuna inanılıyor. Bunun 107 milyon adedi de şu anda meyve veriyor. Üretimin 5 yıl içerisinde 200 bin tonun üzerine çıkacağını ümit ediyoruz.”

Uluslararası Zeytinyağı Konseyi’ne girmek önemli

SEKTÖRÜN bütün sorunlarının bakanlıklarla işbirliği yapılarak çözülmesi ve bu işlerin ileri gitmesi amacıyla Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi’nin kurulduğunu dile getiren Ümit Ersoy, şunları söyledi: “20 Şubat’ta bir milletlerarası anlaşma yayınlandı. Bu anlaşma Uluslararası Zeytinyağı ve Sofralık Zeytin anlaşmasına Türkiye’nin katılması hakkındaydı. Kısaca bu anlaşma detayında Türkiye’nin Uluslararası Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi’ne katılması olarak da ifade edilebilir. Zeytin ve zeytinyağı global konu olduğu için bir çok millet biraraya gelmiş ve bu anlaşmanın kapsamına girmiş. Türkiye’nin de katılması çok önemli bir hadisedir. Küresel bir organizasyonun parçası haline gelmesi, Türkiye’deki çabaları koordine edecek bir fayda sağlayacak.”

Hak ettiği yeri bulacak dolabın üstüne çıkacak

ANADOLU Grubu şirketlerinden Ana Gıda’nın Komili ve Kırlangıç markalarının sahibi olduğunu hatırlatan Ümit Ersoy, Komili’nin 2010 yılına yeni ambalajlarıyla girdiğini belirterek, “Komili, yağın kendisinde son derece muhafazakar bir anlayışa sahipken, ambalajında tüketicinin ihtiyaçlarını yerine getirmeye çalışıyor. Zeytinyağının hakettiği yeri bulması için çalışıyoruz. Yeni ambalajımızı yağı mutfak dolabından çıkartıp üstüne koyan bir ambalaj gibi düşünüyorum” dedi.

2 milyon ton yağ tüketiliyor, ayçiçek yağı öne çıkıyor

Türkiye bitkisel yağ üretiminde Avrupa ülkeleri, Tunus ve Suriye’nin ardından 4’ncü sırada yer alıyor.
Türkiye’de yaklaşık 2 milyon ton bitkisel yağ tüketiliyor. Bunun yüzde 71’i olan 1.3 milyon tonu iç piyasada kullanılıyor.
İç piyasada tüketilen bitkisel yağın yüzde 27’si perakende kanalında satılıyor.
Ayçiçek yağının tüketimi 903 bin ton olurken, bunun 649 bin ton olan yüzde 72’si iç pazarda tüketiliyor.
Mısır yağı tüketimi 95 bin tonu buluyor.
Kişi başı tüketimde zeytinyağı 1.5 kilogram, ayçiçek yağı 9 kilogram, mısır yağı da 1.3 kilogramı buluyor.
Zeytin ağacı sayısı da toplam 150 milyona ulaştı. Buna bağlı olarak üretimin 5 yıl içinde 200 bin tona çıkması bekleniyor.

Tuesday, April 06, 2010

Mardin 7.ortak akıl ve güç birliği toplantısı‏

Zeytin ve zeytinyağı sektöründe mevcut olan sorunlara ortak akıl ile çözüm yolları bulmak ve sektörde bir güç birliği oluşturarak çözüm yollarını hayata geçirmek için başlatılan Ortak Akıl Toplantılarının yedincisi Mardin Valiliği ev sahipliğinde ve Kızıltoprak Toprak Tahlil Laboratuarı'nın koordinasyonuyla Mardin'de gerçekleştirilecektir.

Daha önce yapılan altı toplantıda öne çıkan başlıkların ele alınarak, gündem maddeleri üzerinden ortak akıl oluşturma çabaları Mardin'de de ciddi katılımlarla devam edecektir.

Ülkemizde yaşanan sektör sorunlarının değerlendirilerek uygulanabilir, kalıcı çözüm yollarının tartışıldığı, Ortak Akıl Toplantılarına ilgili tüm kurumların katılması ve güç birliği oluşturulması beklenmektedir.

Yakalanan ortak aklın devamlılığı ve sağlıklı bir şekilde sonuca ulaşması için aşağıda belirtilen gündem maddelerinin görüşüleceği toplantının moderatörlüğü Hasan Köşklü, raportörlüğü Abidin Tatlı tarafından yapılacaktır.

7. Ortak Akıl ve Güçbirliği toplantısı, 9 Nisan 2010 Cuma günü Atatürk Kültür Merkezi (Artuklu Üniversitesi)'nde yapılacaktır.

Tarih: 9 Nisan 2010 Cuma
Yer: Atatürk Kültür Mekezi (Artuklu Üniversitesi) MARDİN
Gündem:
09.00-09.30 Kayıt ve Açılış Konuşmaları
09.30-09.45 Toplantımızın Amacı ve Daha önce yapılan 6 ortak akıl toplantısının özetlenmesi
09.45-10.30 Dünya ve Ülkemiz Zeytinciliğindeki Gelişmeler
10.30-12.00 Zeytinin Anavatanında, Zeytinin Yeniden Doğuşu
12.00-13.30 Öğle Yemeği Yay Grand Otel
13.30-14.00 Zeytinyağında kalite sorunları
14.00-14.30 Zeytin ve Zeytinyağının İnsan Sağlığı Üzerine Etkileri
14.30-15.00 Ara
15.00-16.00 Sorular ve Cevaplar
16.15 Plaket Töreni
16.30 Kapanış