Thursday, November 22, 2007

1. Ulusal Naturel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması



Zeytindostu Derneği, 1. Ulusal Naturel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması düzenliyor.

Kuruluşundan bugüne kalite kavramına büyük önem veren ve kalite sorunlarının çözümü ile sektörün güç kazanacağına inanan Zeytindostu Derneği, Türk zeytinyağının kalite çıtasını yükseltmek için bir dizi proje yürütüyor.

Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği'nin destekleri ile gerçekleştirilecek yarışmaya tescilli marka sahibi ve ürünleri piyasada fiilen satılan ya da ihraç eden (butik yada büyük ölçekli) üretici, yağhaneci, tüccar, sanayici, fason üretim yaptıran tüm firmalar katılabilecek.

Yarışmaya katılmak için 15 Aralık 2007 tarihine kadar Zeytindostu Derneği'ne başvurulması gerektiğini ifade eden Zeytindostu Derneği Başkanı Metin Ölken, yarışmanın iki aşamalı olarak yapılacağını bağımsız denetim kuruluşları ve noter huzurunda alınan numunelerin önce ön kimyasal teste tabi tutulacağını, kimyasal testi geçen yağların duyusal analiz için yurtdışındaki uzman değerlendirme kuruluşlarına gönderileceğini açıkladı.

Yarışma sonuçları Zeytindostu Derneği'nin organizasyonu olan 2. Anatolive Zeytin ve Zeytinyağı Fuarı'nda açıklanacak ve kazananlara ödülleri fuarda düzenlenecek törenle verilecek.

Yarışma natürel sızma zeytinyağı olarak tek kategoride yapılacak, numune alımları 02-31 Ocak 2008 tarihleri arasında başvuru sahiplerinin coğrafi kompozisyonuna göre yapılacak.

Yapılan değerlendirmeler sonucunda ilk üçe giren yağların belirleneceğini sonraki 7 yarışmacı yağa ise mansiyon verileceğini kaydeden Ölken, "Tüm kimyasal ve duyusal testi geçen tüm yarışmacılara ayrıca yarışmaya katılım sertifikası verilecek. Yarışmada ödül alan yağlara 50 cc'lik şişeleri için yarışmaya katıldıkları mühürlü tank miktarına yetecek kadar yarışmadaki derecesini gösterir özel Zeytindostu Bandrollü etiketler verilecek" dedi.

Koyuncu: “Kota kaldırılsın”


Kaynak : İlk Haber Gazetesi
21 Kasım 2007


Marmara Zeytin Tarım Satış Kooperatifleri Birliği’nin (Marmarabirlik) açıkladığı 2007 - 2008 ürünü zeytin alım fiyatlarına üretici kooperatiflerinden tepki geldi. Kuraklıktan etkilenen üreticilerin, birliğin aldığı kararla ikinci kez yıkıldığını savunan kooperatif yöneticileri, fiyatların yeniden gözden geçirilmesini istedi. TBMM Tarım Komisyonu üyesi ve Bursa milletvekili Ali Koyuncu da 300 - 360 daneli zeytine uygulanacak kotanın kaldırılmasını talep etti.

Marmarabirlik, bu sezonun zeytin başfiyatını 5 YTL olarak belirlerken, 360 dane / kilogram 1,4 YTL, 370 - 410 dane / kilogram (ezmelik) için 1.25 YTL fiyat açıkladı. Birlik, üst yağlık zeytinin kilogramın 1.10 YTL, dip yağlık zeytini ise 0.75 YTL’den alacağını duyurduğu açıklamasında, 300-360 daneli ürünlere kota uygulanacağını da anımsattı. AK Parti Bursa Milletvekili ve TBMM Tarım Komisyonu üyesi Ali Koyuncu’nun da katıldığı bir toplantıyla bir araya gelen üretici kooperatifleri ise, birliğin alım rakamlarına tepki gösterdiler.

Marmara birlik Başkanı Refi Taviloğlu’nun yapılan toplantıya katılmamasını eleştiren Ali Koyuncu, yönetime tepki göstererek, üreticilere destek verdi. Ali Koyuncu, kuraklık nedeniyle ciddi dane kaybı yaşayan zeytin üreticilerinin, önemli bir sıkıntı içinde olduklarına dikkat çekerek, birliğin 300 - 360 dane arasındaki zeytine koyduğu kotanın kaldırılmasını istedi.

Ezmelik zeytin fiyatının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Koyuncu, “Birlik, 2005 yılında 360 dane zeytini 2.15 YTL’den almış. Bu yıl ise 1.40 YTL’ ye alacak. Acaba piyasadaki zeytin fiyatlarında bir düşüş oldu da, Marmarabirlik’in belirlediği baremler arasında bir fark mı oluştu? Yahut seçim var diye, popülist politikalar mı uygulandı? Bu farklılığın kamuoyuna açıklanması gerek. Birliği oluşturan, üreticilerin, kooperatiflerin sorunlarının konuşulduğu bir toplantı düzenleniyor, ama birlik başkanı buna katılmıyor. Alım fiyatları kooperatif başkanlarının görüşü alınmadan belirleniyor. 50 bin ortaklı Marmarabirlik’i yönetemeyenler, çekip giderler” dedi.

Marmarabirlik: Kimin gideceğine genel kurulumuz karar verir
2000 yılında gündeme gelen kooperatiflerin yeniden yapılandırılmasına ilişkin hükümet uygulamasını yerine getirmeye çalıştıklarını anlatan Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Refi Taviloğlu, “2004-2005 sezonunda aldığımız 360 daneli zeytinde arz fazlalığı yaşadık. Stoklarımızı halen tüketmiş değiliz hiç almamak yerine, üretici mağdur olmasın diye, bu yıl daha az fiyat verdik. Zaten piyasada 300 danenin üzerinde ürün bulamazsınız” diye konuştu.

Yönetim kurullarının siyasi bir amacı olmadığını kaydeden Taviloğlu, “Hükümetle ters düşen bir eylemin içerisinde olmadık. Neden hedef alındık bilmiyorum. Üreticinin tepkisini, iktidar yerine birliğimize yöneltmek için söylenmiş olabilir. Söylenenleri talihsiz bir açıklama olarak görüyorum. Görevimizin başındayız. Kimin gelip gideceğine genel kurulumuz karar verir” dedi.

Taviloğlu, 2007-2008 zeytin alım fiyatlarını tespit ederken, tahmini rekolte miktarı, ürünün niteliği, çeşitli kuruluşlar ve Marmarabirlik uzmanlarınca yapılan maliyet hesaplamaların dikkate alındığını söyledi. Taviloğlu, şöyle devam etti: “Rekolte beyannamesi öncesi tespit edilmiş olan 300-360 daneli zeytinlerin alımında sınırlama, ilan edildiği ve kooperatiflere bildirildiği şekliyle uygulanacak. 200 ile 290 dane arası zeytinlerin alımında kota söz konusu değil. Yağlık ve ezmelik zeytinlerin alımında da kota uygulanmayacak. Bu kategorilerde gelen ürün yakından takip edilecek, ancak birlik imkanlarını zorlayacak hale gelirse, bu konu yeniden değerlendirilerek kamuoyuna duyurulacak.”


Zeytin alımları mercek altında

Kaynak: İlkHaber Gazetesi
13 Kasım 2007


AKP Bursa Milletvekili Ali Koyuncu Marmara Birlik’in fiyat belirleme ve alımlarda büyük yanlışlıklar ve usulsüzlükler yapıldığını iddia ederek “Bu konuda bütün bilgi ve belgeler elimizdedir” dedi. Koyuncu, yirmi üç arkadaşı ile birlikte TBMM`ye zeytin ve zeytinyağı üreticilerinin karşılaştıkları sorunların araştırılarak tespit edilmesi ve alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi için önerge verdiklerini belirtti.

Koyuncu “Zeytin ülkemiz ekonomisi açısından önemli bir yere sahiptir. Gerek iç piyasada gerekse dış piyasalarda büyük bir ekonomik girdi teşkil etmesine rağmen 2007 yılında ciddi bir kuraklık yaşanması zeytin ve zeytinyağı sektörümüzü olumsuz yönde etkilemiştir` dedi.

Üretici dernekleriyle toplantı yapılacak
Marmara Bölgesi`ndeki üretici dernekleriyle ve diğer sivil toplum kuruluşlarıyla Bursa milletvekilleri olarak bir toplantı yapacaklarını ve bu toplantıya Marmarabirlik yöneticilerinin bulunmayacağını dile getiren Koyuncu, şunları kaydetti: `AKP hükümeti Marmarabirlik`in 159 trilyon lira borcunu silerek her türlü desteği verdi. Ancak Marmarabirlik inatla sorunlara çözüm değil, sorun katarak zeytin ve zeytinyağı üreticilerini mağdur etmeyi sürdürüyor. Zeytinin taban fiyatını Marmarabirlik belirler. Bu belirlemelerin yanı sıra alımlarda da büyük yanlışlıklar ve usulsüzlükler yapmaktadırlar. Manisa Akhisar`dan aldıkları zeytini gemlik zeytini diye sofralık zeytin arasına sokulması ile ilgili bütün belge ve bilgiler elimizde mevcuttur. Sofralık zeytin yalnızca Marmara bölgesinde yetişir. Bunların hepsini Meclis Araştırma Komisyonu ortaya çıkaracaktır.`

Eren: “Varsa belgen çıkar ortaya”


Kaynak : İlk Haber Gazetesi
21 Kasım 2007


Erdek Zeytin Satış Kooperatifi Başkanı Recep Eren AKP Bursa Milletvekili Ali Koyuncu’ya Birlik yönetimini hedef alan tavrı ve iddiaları nedeniyle tepki gösterdi. Eren “Sayın vekilim; çiftçiyi desteklemek kahve köşesinde siyaset yapmakla olmaz, gerçekten zeytin üreticisini desteklemek, bölge üreticimize faydalı olmak istiyorsanız yapabileceğiniz çok şey var; denizde trol çeken balıkçıya ucuz mazot sağlanırken zeytinci çok pahalı mazot kullanıyor. Ülkemizde bir tarım politikasının olmayışı da üreticiyi olumsuz etkilemekte.” diye konuştu.

Eren, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Bu yıl domates para yaptı, herkes domates ekiyor sonra ürün yerlerde sürünüyor. Üretici de kaos yaşıyor. İşte zeytin de bundan nasibini almıştır. Zaten arz fazlası olan zeytin ekimi devlet tarafından teşvik edilerek gelecekte zeytinciliğin kara günleri hazırlanmakta. Sayın vekilim, elinizden geliyor ise bunlar için tedbir alın. İspanya, İtalya, Yunanistan gibi zeytinci ülkelerde üretici gerçek anlamda desteklenmektedir. Ucuz mazot, az faizli kredi, arazisi olana gerçek manada yardım ve ayrıca zeytine, zeytinyağına gerçek manada prim verilmektedir. Bizde bunların hiçbirisi yoktur. Var olanlar da sembolik rakamlarda kalmıştır. Bunların sağlanmasına da yardımcı olabilirsiniz.”

“Marmarabirlik mevcut Türkiye koşullarında ayakta kalmaya çalışırken bir yandan üreticisine katkı sunmaya çalışmaktadır. Ve bu şartlarda ürünü yurt içinde ve yurtdışında satmaya çalışmaktadır. Sektöründe gurur kaynağı olmaktadır. Ancak AB ülkeleri yurtdışı satışlarını zeytinyağımıza yüklüce bir fon koyarak sektörde rekabet şansımızı elimizden almaktadırlar. Sayın Vekilim, bu sorunların çözümlenmesinde zeytin üreticisine yardımcı olabilirsiniz” dedi.

Koyuncu’nun zeytin üreticisine hizmet anlayışını bu zemine taşıması durumunda kendisinin üreticinin kalbinin en derin yerine sahip olacağını dile getiren Eren, “Gelin Evrensel Kooperatifçiliğin uygulanmasına çalışarak enerjiyi gerçekten zeytini tek tek toplayarak ayakta ve hayatta kalmaya çalışan zeytin üreticisine harcayalım. Sayın Vekilimiz Ali Koyuncu 300 ila 360 dane arasına konan kotanın kalkmasını ve ezme zeytine uygulanan fiyatın yeniden gözden geçirilmesini istiyorsunuz zeytin üreticisi olarak kulağa hoş gelen sözler bunlar, ama bir de konuyu Marmarabirlik cephesinden irdeleyelim, evet 300 arası danede olan zeytin 2005 yılında da aynı bugünü anımsatan baskılarla Marmarabirlik’in kalitede ki ihtiyacı 5.000 ton iken 20.000 ton aldırıldı, evet hem de bahsedildiği gibi iyi bir fiyatla YTL ve artı üzerine yüklenen bir maliyette ayrıcası.”

“Marmarabirlik’e o gün ihtiyacının 4 mislini aldığı güçler bugün yine sahnede yer alırken satışta sorun yaşanılan bu kaliteler şimdi yağhaneye düşme elden çıkarmak için yarı fiyatına satılmaktadır. İşin bu tarafını konuşan yok ve ayrıca kurumun el bütün kaplar bu küçük daneli zeytinler ile dolu iken, yine aynı dane üründe kotayı kaldırmaya zorlayarak hem de fiyatlarını yeniden gözden geçirerek acaba sayın vekilimiz Marmarabirlik’i yatan bir hasta gibi görüyor da bir an önce ölüme göndermek için reçete mi yazdı? Eğer öyle değil önerdiklerinin yapılabilmesi İçin nasıl bir destekleme düşünüyor!”

“Geçen yıl Adana yöresinde yağışlardan dolayı pamuk ürünü zarar görmüştü hatırlarsanız Tarım Bakanımız takdire şayan davranışla ertesi gün üreticinin zararlarının karşılanacağını açıklamış ve en kısa süre içerisinde çiftçinin zararları karşılanmıştı. Ancak Marmara yöresi de kuraklığın getirdiği %50 nin üzerinde ürün kaybı ve küçük daneli ürün ile karşı karşıyadır. Sayın Vekilimize sesleniyorum bu bölgenin temsilcisi olarak hükümet mekanizmasının doğru çalışmasını sağlamak size düşüyor.Bizler Marmarabirlik’e bağlı kooperatifler olarak zeytincinin tek güvencesi olan bu kuruma dışarıdan müdahalelerle doğru yoldan sapmasına müsaade etmeyeceğiz” dedi.

Eren devamında şunları söyledi “Sayın vekilimiz Ali Koyuncu 12.11.2007 tarihli Olay Gazetesine verilmiş talihsiz beyanatınızı okuduk. Zeytinci ailesinin yöneticileri olarak ağır itham içeren yazınız bizler arasında derin bir üzüntü yaratmıştır. Bahse konu olan Manisa Akhisar zeytinlerinin Marmarabirlik’e verilmesi bizler İçin ailemizi arkadan hançerlemekle eş değerdedir, Her zaman takipçisi olduğumuz bu şekil yanlış davranışların belgelerini elinizde bulundurmanız resmi makamlar için suç duyurusu niteliği taşımakta olup bizler içinde varsa bu bilgi belgelerin bir an önce ilgili makamlara verilmesi ve kamuya açıklanması vicdanlarımızı rahatlatacaktır”

Zeytin üreticileri ürünlerinin irileşmesine sevinemedi


Kaynak: lifeinbursa.com
21.11.2007


Dünyanın en kaliteli sofralık zeytinini üreten Marmara'daki çiftçiler, ürünlerinin küresel ısınmadan etkilenmemesine üzüldü.

Kuraklık sebebiyle az olacağını tahmin ettiği 200 taneli iri zeytinin kilogramına 5 YTL fiyat veren Marmarabirlik, zeytin üreticilerinin son yağışlarla irileşen zeytinleri yoğun bir şekilde getirmesi üzerine, alımları durdurmayı planlıyor. Hem düşük fiyat hem de uygulanan kota sebebiyle zor günler geçiren üretici, tüccarında Marmarabirlik'in açıkladığı fiyatı vermemesi üzerine kara kara düşünmeye başladı.
Küresel ısınmaya bağlı kuraklık sebebiyle zeytinin yüzde 70'inin küçük taneli olacağını tahmin ederek 200 taneli zeytinin kilogramına 5 YTL fiyat veren Marmara Zeytin Tarım Satış Kooperatifleri Birliği, alımların durdurulabileceği ya da fiyatların kırılacağı sinyalini vermeye başladı. Kuraklığa rağmen tahmin edilenin üzerinde iri zeytin üreten çiftçiler ise ürünlerinin ellerinde kalmasıyla karşı karşıya kaldı. Dünyanın en kaliteli sofra zeytinini üreten Bursalı çiftçiler, kurak geçen yazın ardından yağan yağmurlarla irileşen zeytinine sevinemedi. Her yıl giderek düşen zeytin fiyatlarının karşısında zor duruma düştüklerini belirten üreticiler, zeytin mahsulüne güvenerek aldıkları banka kredilerini ödeyemeyeceklerini, bu sebeple hükümetin bir an önce zeytin üreticisine el uzatmasını istedi.
Mudanyalı Zeytin Üreticisi Ali Akın, 3 yıl önce zeytine en küçük danesinin 2 YTL civarında olduğunu söyleyerek, 'Aynı zeytin 80 kuruşa alınıyor. Mudanyalı ve Gemlikli zeytini sulamadığı için en iri zeytinin baremi 270-300 dane arasında oluyor. Bu yıl kurak geçen yazın ardından küçük olan Gemlik zeytini daha da küçüldü. Son yağan yağmurlarla biraz irileşerek orta boya ulaştı. Açıklanan fiyatlarla orta boy zeytinin bile maliyetini zor karşılıyor. Büyük dane sayısı çok fazla değil, ancak onlarında alımının durdurulacağı düşüncesi bizi iyice zora sokar' dedi.

İznik, Akçalar, Uluabat, Hasanağa, Fadıllı ve Gölyazı da bulunan üreticiler zeytinliklerini suladığı için zeytinleri iri olduğunu söyleyen Akın, 'Gemlik Mudanya, Fıstıklı ve Kapaklı bölgelerindeki zeytinciler ise zeytini sulayamıyor. Sulama yapan bölgelerde hem erken sağım yapılıyor, hem iri tane alınabiliyor. Bu da hem kotanın erken dolmasına hem de dünyaca ünlü Gemlik zeytinlerinin üreticinin elinde kalmasını sebep oluyor' diye konuştu.

Diğer yandan Marmara Birlik tarafından zeytin kotasının dolmak üzere olduğunun bildirilmesinin ardından tüccarın eline bakan çiftçiler, fiyatların daha da düşürülmesinden korkuyor. Fındık üreticisine sahip çıkan hükümetin kendilerine de sahip çıkmasını isteyen çiftçiler, 'Bu gidişle tarlalarımıza bankalar el koyarak daha da zor duruma kalacağız. Yetkililerden yardım bekliyoruz' şeklinde konuştu.
Marmarabirlik ise dün yaptığı yazılı açıklamada havuzdan toptan satışlar için tüccar bulamadığından yakınarak, yeni bir strateji geliştirmek için harekete geçtiklerini açıklamıştı.

Başkan Akova, Yunanistan'da Ekonomi Zirvesine Katılacak


Cihan Haber Ajansı
21.11.2007

Burhaniye Belediye Başkanı Fikret Akova, Türkiye Ege Kıyıları ve Yunanistan Ege Adaları 8. Ekonomi Zirvesi'ne katılmak üzere Messinia Ticaret ve Sanayi Odası'nın davetlisi olarak Yunanistan'ın Kalamata şehrine gidiyor.

Zirvede zeytin ve kalkınma konusu da ele alınacak

23-25 Kasım 2007 arasında devam edecek zirveye, Ege Bölgesi'nden birçok il ve ilçe belediye başkanının yanısıra İzmir Ticaret Odası Başkanı Ekrem Demirtaş da katılıyor. Zirvede, iki ülkenin doğal âfetlerde işbirliği, zeytin ve kalkınma, genel ticaretin ve ortak yatırımın geliştirilmesi konuları ele alınacak. İlki 1998 yılında Midilli adasında düzenlenen ekonomi zirvesi, sırasıyla İzmir, Sisam, Bodrum, Girit, Atina, Marmaris ve son olarak Rodos'ta yapıldı. Başkan Akova, "Bu zirve, Türkiye ile Yunanistan arasındaki siyasi, ekonomik ve sosyal ilişkilerin geliştirilmesi konusunda büyük önem taşımaktadır. Ege'nin bizi ayıran değil, birleştiren bir deniz olduğu ilkesinden yola çıkarak iki ülkeyi her anlamda yakınlaştırdığına inandığımız her türlü projenin içinde olmaya önem veriyorum. Bu amaçla geçen yıl Rodos adasında düzenlenen zirveye de davet edilmiş ve katılmıştım." dedi.

Marmarabirlik, Ürün Bedeli Ödeme Takvimini Değiştirdi


Cihan Haber Ajansı
21 Kasım 2007,Çarşamba



Marmarabirlik, 2007-2008 ürünü zeytin alım bedellerinin ödeme takviminde değişiklik yaptı.

Marmarabirlik Yönetim Kurulu, yaptığı toplantıda zeytindeki son gelişmeleri değerlendirdi. Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Refi Taviloğlu, piyasada tüccar ve diğer alıcıların olmaması, üreticinin kabına ürün koyma eğiliminin azalması ve iklim şartlarının olumlu seyretmesi sonucu, sofralık zeytin rekoltesinin beklenenin üzerinde gerçekleşeceğini belirtti. Ürünün tamamının Marmarabirlik'e yöneldiğini ifade eden Taviloğlu, bu nedenlerle önlem amacıyla birliğin bütçe ve fiziki koşulları göz önünde bulundurularak, ödeme planında değişikliğe gidildiğini söyledi.

Ürün alım fiyatları ve alım koşullarında herhangi bir değişiklik yapılmadığını kaydeden Taviloğlu'nun verdiği bilgiye göre Marmarabirlik'e bağlı kooperatiflerin ürün alım periyotları ve ödeme takvimi şöyle: "15 Kasım-20 Kasım (dahil) arasında alınan ürün bedellerinin tamamı 1 Aralık'ta ödenecek. 21 Kasım-10 Aralık (dahil) arasındaki alımların bedellerinin yüzde 40'ı kurban bayramı öncesinde, 11 Aralık-Kampanya Sonu döneminde alınan ürün bedellerinin yüzde 40'ı da kampanya bitiminden itibaren 10 gün içinde ödenecek. Geriye kalan yüzde 60'lık kısmın ödemeleri ise 2008 Temmuz ayı içerisinde yapılacak."

Orhangazi, TRT Gap Tv'de


Cihan Haber Ajansı
22 Kasım 2007, Perşembe


Bu yıl 29.'su kutlanan Zeytin Festivali'nin ve Orhangazi'nin tanıtımının yapılacağı "Hayatın Renkleri" adlı program, 23 Kasım 2007 Cuma günü saat 10.30'da TRT GAP'ta yayınlanacak.

Yapımcılığını Nazan Harunoğlu'nun yaptığı TRT Ankara Televizyonu Eğitim ve Kültür Programları Müdürlüğü'nce hazırlanan programda, Orhangazi ve Zeytin Festivali program çerçevesinde gösterilecek.

TRT GAP, Zeytin Festivali kapsamında, 2 gün süre ile ilçede çekim yaptı. Zeytinyağlı yemek ve tatlılar yarışması, Zeytin Festivali törenleri, Orhangazi'nin genel görünümü, Zeytinciler Çarşısı, Orzim, zeytinlikler, zeytin fidanlıkları, zeytin yağı imalatı ve zeytinin tanıtımı adına yapılan çekimler, program içerisinde yayınlanacağı belirtildi.

Wednesday, November 21, 2007

Zeytinyağı konusu Adana Kanal A'da




Adana Kanallarından Kanal-A'da, 22 Kasım 2007 Perşembe sabahı saat 08:00 de yayımlanacak olan Günaydın ADANA programının konusu "zeytinyağı"
Yapımcı Eray Şen'in konuğu Haldun COŞKUN.

Zeytinyağı Etiketlerinin Koleksiyoncusu : Mark Wickens



İnsanların koleksiyon merakları sınır tanımıyor. Aklınıza ne gelirse toplayan koleksiyoncular var. Olanaklarına ve meraklarına göre; parfüm, mürekkep şişesi, içki şişesi etiketleri, kibrit kutuları gibi pek çok şey toplayan, biriktiren koleksiyoncuları biliyoruz.

Bu, zahmetli ve yoğun uğraş gerektiren bir merak. Bazen de çok para harcamayı gerektiriyor. Ama zamanla bir bakıyorsunuz öğünebileceğiniz muhteşem bir hazine yaratmışsınız.

İyi ki böyleleri var ve bir tarihi sonraki kuşaklara taşıyorlar.

Mark Wickens da böyle koleksiyonculardan biri; zeytinyağı şişesi etiketleri toplayan birkaç kişiden biri.

Zeytinyağı etiketleri, diğer benzer ürünlerde olduğu gibi, pazarlanan şeyin ne kadar değerli olduğunun herkesçe bilinmesiyle yetinmeden; mala albeni kazandırmak için başvurulan, estetik bir şişe, ürünü anlatan akılda kalıcı bir marka kadar satışını arttırmaya katkıda bulunan bir araç.

Wickens, pek farkında olunmasa da bazı zeytinyağı etiketlerinin çok önemli güzel sanat ürünleri olduğunu düşünüyor.

Mark Wickens’ın zeytinyağı etiketi koleksiyonunda şu anda 1.700 civarında farklı etiket var. Bunların % 99’u hiç kullanılmamış, orijinal etiket. Elindeki en eski etiketse 1860’lı yıllara ait. Bu etiket IV. Napolyon dönemine ait. En eski İtalyan zeytinyağı şişesi etiketi ise 1899 yılına ait; ancak İtalyan üreticilerin bundan daha önceki dönemde de etiket kullandıklarını sanıyor. Ne yazık ki bunları henüz eline geçirememiş. Bulamadığı eski İspanyol ve Portekiz etiketlerinin de varlığından haberdar.

Koleksiyon, bir çok kereler Kanada’da, Avrupa’da sergilenmiş, 1998’de Oxford Üniversitesi’nde slayt gösterisi yapılmış. Bir çok radyo ve televizyon programında, basında konu edilmiş.

Koleksiyon hakkında daha fazla bilgi edinmek, koleksiyonundaki etiketleri görmek için http://pages.infinit.net/wickens/labels sitesini ziyaret etmeniz yeterli.

Son zamanlarda koleksiyonuna katılan, özellikle İtalyanların malum yaratıcı dizayn anlayışları ile ürettiği etiketlere hayran. Fransız, İspanyol, Faslı, Tunuslu, Cezayirli, Portekizli ve Amerikalı üreticilerin de çok güzel etiketlerinin olduğunu ifade ediyor.

Bu koleksiyonda ne yazık ki dünyanın en önemli zeytinyağı üretici ülkeleri arasında yer alan ülkemize ait ancak bir iki etiket var.

Bu acı gerçek malum yaramıza parmak basmıyor mu? Türkiye, ürününe sahip çıkmıyor; marka yaratamıyor, ambalajlı ürün satamıyor. Ürünün albenisine, sunuşuna yeterince emek vermiyor; dolayısıyla da böyle bir koleksiyonda yer alacak çok fazla etiketi yok. Olanlar da Wickens’e ulaştırılmamış.

Wickens’le çokça yazıştık; Türk zeytinyağı imalatçılarının ilgisizliğinden yakındı.

Wickens, bu uğraşının tamamlanmadığı kanaatinde ve eline henüz ulaşmayan etiketlerin koleksiyonuna katılması için bizden de yardım bekliyor.

e-posta adresi : wickens@videotron.ca

Mark Wickens'ın zeytinyağı etiketleri galerisinin son halini aşağıdaki web adresinden ulaşıp ziyaret ederek görebilirsiniz.

http://pages.infinit.net/wickens/labels.html

Etiketin Önemi



M. Hakkı Yazıcı
mhyazici@gmail.com
Kaynak : Z&Z Dergisi, Sayı 2


Etiket Ürünümüzün Yüzüdür!

Nasıl ki yüzümüz ilk karşılaştığımız, bizi hiç tanımayan insanlara kişiliğimiz hakkında ilk ipuçlarını verirse ürettiğimiz ürünün kalitesi hakkında da üzerindeki etiket tüketiciye ilk izlenimi verir.

Etiket ürünümüzün yüzüdür.

Artık öyle bir çağda yaşıyoruz ki, “Benim malım kalitelidir, bilen bilir,… alan alır,” devri çoktan aşıldı. Ürünümüzün etiketi, kalitesi, markası, ambalajı kadar önemli…

Market raflarında sıralanmış benzer ürünlerden birini seçmek durumunda olduğumuzda, gözümüz kaçınılmaz olarak ambalajı ve dolayısıyla etiketi "en göz alıcı, en albenili" olana kayar. Yani tüketici, ürünün içeriğinden önce etiketine bakar.

Tüketiciye ulaşmak serüveninde örneğin bir market rafında veya bir dükkanın vitrininde özene bezene ürettiğimiz malımız, yine özene bezene tasarladığımız ambalajı ve albenili etiketi ile yüz metreden “al beni, al beni,… pişman olmazsın !” diye haykırmalı.

Bizim malımızın etiketi en güzel, en baştan çıkarıcı etiket olmalı…


Etiket Pazarlamanın Yarısıdır

Dünyadaki yerimizi bilmek açısından rakamlarla örnek vermek gerekirse; tüketilen kişi başına etiket, Amerika Birleşik Devletleri’nde 10 metrekare, Avrupa’da 8 metrekare iken bu miktar Türkiye’de 1 metrekaredir. Böyle olunca pazarlama bacağımız da kısa kalıyor. Güzel etiketler yapmıyoruz ve tüketmiyoruz,.. marka yaratamıyoruz,..ve malımızı ambalajlı satamıyoruz. Kime kızmamız gerekiyor? Kolayına kaçıp yine Fransa’ya, İtalya’ya mı, yoksa kendimize mi?

Pazarlama uzmanlarının önemli bir çoğunluğu, etiketin pazarlamadaki yerini vurgulamak için konuyu "etiket pazarlamanın yarısıdır" saptamasına kadar vardırmaktadırlar. Etiketin pazarlamanın yarısı olduğunun ne kadar doğru olduğu konusu bir tarafa, ürünün satışında çok önemli yeri olduğu inkar edilemez bir gerçek. Daha da ileri gidip, bunu yine pazarlama uzmanlarının "21. yüzyıl üretme değil, pazarlama çağıdır" şeklindeki deyişleriyle birleştirdiğimizde, ortaya etiketin dünya para akışında çok önemli bir paya sahip olduğu gerçeğiyle karşılaşıyoruz.

Bir başka deyişle, "Etiket satışı, satış etiketi" tetikliyor.

Etiket bir markayı, onun pazarlamasını ne şekilde etkiliyor?

Etiket, bir ürünün kimliğinin, markasının ayrılmaz bir parçası. Öyle ki, etiket çoğu zaman markanın kendisi dahi olabiliyor.

Etiket Sanayicileri Derneği Başkanı Aydın Okay'ın deyişiyle, "Etiket bir kadının makyajına benziyor. Ne kadar güzel olursa o kadar itibar kazanır."

Kötü etiket öldürür!

Etiket üreticilerine göre, bugün öyle bir noktaya gelindi ki, dünyanın en iyi markasını bile kötü bir etiketle, raflarda tozlanmaya mahkum etmek mümkün. Dernek Başkanı Okay'ın bu konuda verdiği bir örnek de fazla söze yer bırakmıyor.

"Geçtiğimiz yıllarda bir tavuk markasının raflarda bayatladığı görüldü. Daha doğrusu, tüketici ürünü alış-veriş sepetine atıyor ve kasaya kadar geliyordu. Ama kasaya geldiğinde, önündeki müşterinin sepetindeki markayı görüyor ve kendisininkini kasada bırakıp, o önündeki müşterininkinden alıyordu. Kasaya bırakılanlarda tekrar yerine konuluncaya kadar burada bekliyordu. Tabii, soğutucudan çıktığı için bu ürünler kısa bir sürede bozuluyordu. Bir süre sonra o markanın raftaki ürünlerinin çoğunun bozuk olduğu dikkat çekti. Nedeni araştırıldı. Tüketicinin o tavuğun etiketinden 'hazzetmediği', alternatifini görünce de hemen değiştirildiği ortaya çıktı. Bunun üzerine etiket değişikliğine gidildi."

Peki etiketi markanın ayrılmaz bir parçası yapan ne? Aydın Okay bu konuda bir şampuan örneğini veriyor:
"Bir şampuanı, içeriği ve marka reklamları dışında, sunacak olan tek bir şey var, o da ambalajı, yani şişesi ve o şişenin üzerindeki etikettir. Marka, o etiketin üzerinde konumlanmıştır. O konumlanma şekli, şişenin veya ambalajın neresine denk düştüğü, etiketin üzerindeki tanıtım yazıları ve diğerleri… Hepsi markanın bir parçasıdır ve markanın zihinlerde yerleşmesine hizmet eder. Ürün rafa konduğunda, şişesinin üzerinde bulunan etiket o markayı gösterir veya saklar!" (Aydın OKAY-MarketingTürkiye Dergisi-!5 Eylül 2003-Sayfa 30-31)

Fatih Cenikli, TARİŞ’teki şişelerin ve etiketlerin tasarımını yapan Can Erçin’in “Tariş kalkışması” diye nitelendirdiği ambalaj yenileme serüveninin başlangıcını şöyle anlatıyor:
“Bir akşam İzmir'in Kordonboyu'ndaki ünlü balık restoranı Deniz'de yemek yerken, zeytinyağı istedim. TARİŞ dışında bir markanın zeytinyağını getirdiler. Ben de şefe, 'TARİŞ zeytinyağı kullanmıyor musunuz?' diye sordum. Şef; 'Efendim içindeki zaten TARİŞ zeytinyağı. Ama ambalajı kötü olduğu için müşteriye farklı bir markanın şişesiyle sunuyoruz' dedi. İşte bu yanıt, bizim ambalaj atağımızın temelini oluşturdu. Zeytinyağının tarihteki serüveni 6 bin yıl öncesine kadar uzanıyor. Çıkış noktası da Anadolu. Biz de ambalajlarımızı hazırlarken bu 6 bin yıllık kültürü göz önünde bulundurduk. Zeytinyağlara Ege'nin tarihinden, mitolojisinden esinlenerek isimler verdik. Geçmişten miras aldığımız isimleri etiketlerimize taşıdık.” (Karadelikten Doğdu ,Füsun Karasinir – İzmir, 28 Temmuz 2003, Akşam Gazetesi )

Bir Zeytinyağı Etiketinde Hangi Bilgiler Okunmalı?

Etiketimizin sadece estetik yanına değil, içerdiği bilgilere de özen göstermeliyiz.

Bir ülkede standartlar belirlenmemiş ise her önüne gelen malının etiketine kafasına estiği gibi bir şeyler yazıp tüketicinin kafasını karıştırır. Sızma Zeytinyağı, Erken Hasat Köy Sızması, Halis Sızma Zeytinyağı, v.s.

Öncelik daha ciddi standartlara sahip olmak ve bu standartlara uymaya zorunluluk olmalıdır. Bunu da dışarıdan, global dünyanın ilahlarından beklemeden ya da yine taklit etmeden kendimiz yapmalıyız.

Günlük kazançlar peşinde olmayıp, kalıcı olmak, marka olmak, global pazarda hak ettiğimiz yeri almak istiyorsak öncelikle doğru bilgileri tüketiciye aktarmalıyız.

Bir zeytinyağı etiketinde neler olmalıdır?

Etiketimiz ürünümüzün nüfus cüzdanı gibi olmalıdır. Şişelerinin, tenekelerinin üzerine yapıştırdığımız etiketlerde, zeytinyağını elde ettiğimiz zeytinlerin yöresini, iklim özelliklerini, hasat yılını, cinsini, yetişme koşullarını, asit değerlerini, yağ çıkarma yöntemlerini içeren bilgilere yer vermeliyiz.

Sözün özeti : Dünyanın en kaliteli, en nefis zeytinyağlarını üreten zeytinyağcılarımızın ürünleri dünya pazarında hak ettiği yeri almalı. Bunun için de etiketin önemini kavramalıyız.

Madem ki Zeytinyağı yemek sanatının kralıdır, biz de onu krallara layık giydirmeliyiz.

Tuesday, November 20, 2007

TRT 3'te Zeytin Çeşitleri


TRT3'de, 21 KASIM 2007 ÇARŞAMBA sabahı saat 08:00'de, TOPRAĞIN SESİ PROGRAMI'nın konusu ZEYTİN ÇEŞİTLERİ..

Programın konukları, MUSTAFA REŞAT AKKAN ve MÜCAHİT TAHA ÖZKAYA.

Uluslararası zeytinyağı fuarıyla önümüz açılacak


NİHAT DELİBAŞI
Yeni Asır
20 Kasım 2007, Salı


ORGANİZASYONU 5 MESLEK KURULUŞU YAPIYOR

Koordinasyon Kurulu Başkanlığı görevini üstlenen Nedim Kalpaklıoğlu, fuarda önemli iş bağlantıları yapılacağını söyledi

Ege Bölgesi ihracatında önemli bir paya sahip olan zeytin ve zeytinyağı sektörü, Fancy Food, Anuga, Ciel gibi büyük gıda fuarlarının benzerini Türkiye'de düzenlemek için çalışmalara başladı. Bu hedef doğrultusunda Ege İhracatçı Birlikleri, İzmir Ticaret Borsası, İzmir Ticaret Odası, Ege Bölgesi Sanayi Odası ve İzmir Fuarcılık A.Ş. (İZFAŞ) işbirliğine giderken, koordinasyon kurulu oluşturuldu.
Koordinasyon Kurulu Başkanlığı'na ise Ege Bölgesi Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Nedim Kalpaklıoğlu getirildi. Kalpaklıoğlu, üretim, satış, sağladığı istihdam ve ihracat dikkate alındığında 2 milyar dolarlık katma değer yaratan sektörün, Vinolive, Şarap, Zeytin, Zeytinyağı ve Teknolojileri Fuarı'nda beklediği katılımcı firma ve ziyaretçi sayısına ulaşamadığını belirterek, bunun üzerine fuar düzenleme kararı aldıklarını söyledi.
Kalpaklıoğlu, "Kurulda ABD'nin Fancy Food, Almanya'nın Anuga, Fransa'nın Ciel gibi dev gıda fuarlarını örnek aldık. Fuarı uluslararası boyuta taşıyacağız. İZFAŞ, alıcıların ulaşım ve konaklama masraflarını üstlenecek. Böylece dünya gıda fuarlarından tanıdığımız alıcıları Vinolive Fuarı'na çağırarak sezon öncesi büyük bağlantılar yapılmasına zemin hazırlayacağız" dedi.

Dünya buluşacak
Yurtdışı alım gruplarının taleplerine uygun olarak fuarı Eylül- Ekim gibi zeytinyağı hasadının başlamasına yakın bir tarihte düzenleyeceklerini ifade eden Kalpaklıoğlu, fuar sırasında ayrıca uluslararası bir sempozyum yapılacağını belirtti. Kalpaklıoğlu, şunları söyledi: "Kimya Mühendisleri Odası ile işbirliğine giderek üretim aşamalarında yeni teknikler ile tüketimi artırmaya yönelik çalışmalar bilimsel oturumlarda tartışılacak. Fuar ve sempozyum sektöre yeni açılımlar sunacak. Dünyadan zeytin ve zeytinyağı almak isteyenler İzmir'de bir araya gelecek. Sektöre yatırım yapmak isteyen uluslararası yatırımcılara fırsatlar sunulacak. Büyük kontratlar imzalanacak. Uluslararası fuar, dünya zeytin ve zeytinyağı sektöründe Türkiye'nin önünü açacak."

Zeytine İlgi Artıyor


İhlas Haber Ajansı
19.11.2007


Mersin'in Erdemli ilçesinde, son yıllarda üreticilerin zeytine olan ilgisinin arttığı bildirildi.

İlçe Tarım Müdürü Berdan Tun, ilçede üreticilerin zeytine her geçen gün daha fazla ilgi göstermesinin önemli bir gelişme olduğunu ifade ederek, Erdemli'de 6 bin dönümde sofralık zeytin, 7 bin 500 dönümde de yağlık zeytin üretimi gerçekleştirildiğini belirtti. Tun, "Bu yıl ilçemizde 3 bin ton sofralık zeytin, 2 bin tonun üzerinde de yağlık zeytin üretimi gerçekleşmesini bekliyoruz. İlçemizde üreticilerimizin zeytin fidesi talebi her geçen gün artıyor. Biz de üreticimizin zeytine olan talebini karşılamak için muhtarlarımızın öncülüğünde tanesi 1.5 YTL olan zeytin fidesi talepleri alıyoruz" dedi.

Üreticilerin en çok "Gemlik" cinsi zeytine ilgi gösterdiğini vurgulayan Tun, Erdemli'de zeytinin önemli bir ekonomik değer olduğunu kaydetti.

Tömük beldesinde zeytin üretimi yapan Nefise Çabuk da, ürettikleri zeytinin kalitesinden memnun olduklarını belirterek, "Bu yaz birçok yerde küresel ısınmadan dolayı verim düşüklüğü yaşandı. Ancak buralarda su sıkıntısı yaşanmadığı için zeytinlerimizin kalitesinde de bir düşüklük yaşamadık" diye konuştu.

Alanya'da Zeytinciliği Geliştirmek için 147 Bin Fidan Dağıtıldı


Cihan Haber Ajansı
19.11.2007


Turizmle ön plana çıkan Antalya'nın Alanya ilçesinde tarımın geliştirilmesi için zeytinciliğe ağırcılık verilecek. Bu kapsamda Alanya Kaymakamlığı'nın bir süre önce başlattığı 'Bir Milyon Nar' kampanyası hızla sürerken, Tarım İlçe Müdürlüğü de yöre insanına zeytin fidanı dağıtıyor. Geçen yıl 50 bin zeytin fidanının dağıtıldığı bölgede 2007'de bu rakam 147 bine ulaştı.

Son zamanlarda artan yapılaşmayla tarım alanları tahrip edilen Alanya'nın dağıtılan fidanlarla zeytin kültürü açısından zengin bir bölge haline getirilmesi hedefleniyor. Yetkililer zeytine ilginin devam etmesi halinde Alanya ve çevresinin Türkiye'de zeytin yetiştiriciliğinde zamanla söz sahibi olabileceğini belirtiyor.

Alanya ilçe Tarım İlçe Müdürü Umut Olgun, son yıllarda gerileme kaydeden tarımcılığı yeniden canlandırmak için zeytin fidanı dağıtımına yönelik çalışmalara ağırlık verdiklerini söyledi. Alanya'da zeytin dikiminin büyük artış gösterdiğini ifade eden Olgun, geçen yıl dağıtılan zeytin fidanının bu yıl neredeyse yüzde 200 arttığını vurguladı. Alanya'nın zeytin yetiştiriciliği için uygun bir bölge olduğunu ifade eden Olgun, İspanya'dan sonra zeytincilikte en uygun ülkenin de Türkiye olduğunu dile getirdi. Çiftçilere dağıtılan zeytin fidanlarını piyasaya göre üçte bir oranında ucuza verdiklerini aktaran Olgun, ilçenin zamanla Türkiye'deki zeytin yetiştiriciliği alanında söz sahibi olabilen bir bölge haline geleceğinin altını çizdi. Son yıllardaki artan zeytin dikiminin yaklaşık 4 yıl sonra verime döneceğini hatırlatan Olgun, "Alanya büyük zeytin potansiyeli olan bir ilçeye dönüşebilir. Bu dönüşüm Alanya'da bulunan iki zeytinyağı fabrikasını da tam işler hale getirecektir. Amacımız Alanya'da yok olmaya yüz tutan tarım alanlarını yeniden verimli hali getirmektir. Bu yönde fidan dağıtımlarımız sürmektedir. Fidan almak isteyen çiftçilerimize her zaman yardımcı olmaktayız." dedi.

Alanya'da bir kişiye en fazla 300 adet zeytin fidanı verilebildiğini kaydeden Olgun, büyük talep olması halinde bir kişiye verilen fidan sayısını daha da azalttıklarını ifade etti. Olgun, fidan almak isteyen her çiftçiyi boş çevirmemek için böyle bir uygulama yolunu tercih ettiklerini belirtti. Alanya'da çiftçiye özel sektörün de zeytin fidanı sağladığını dile getiren Olgun, 2007 yılı içerisinde özel sektörden alınan fidan sayısının 20 bin civarında olduğunu belirtti.

Alanya Ziraat Odası Başkanı Turgut Musluoğlu ise, Alanya'da yetiştirilen zeytinlerin Manavgat ve Gazipaşa başta olmak üzere çevre ilçe ve beldeleri hareketlendireceğini söyledi. Zeytin üretiminin artmasıyla birlikte fabrikalara olan ihtiyacın da artacağını kaydeden Musluoğlu, "Alanya'da zeytin yetiştiriciliği tabi ki büyüyebilir. Bu potansiyel var. Eğer zeytin üretimi daha da artarsa bugün sadece küçük çapta üreticilerin ilgi gösterdiği zeytinyağı fabrikaları tam mesaiyle çalışabilirler. Hatta Alanya, zeytinyağında kendi markasını üretebilir." diye konuştu.

Marmarabirlik, Sofralık Zeytin Alımında Piyasada Yalnız Kaldı


Cihan Haber Ajansı
19.11.2007


Marmarabirlik, 2007-2008 zeytin alım kampanyasını 29 Ekim tarihinde 5 YTL baş fiyatla açtı, ancak birlik, sofralık zeytin alım piyasasında yalnız kaldı.

Marmarabirlik'e bağlı 8 kooperatif, 29 Ekim'den bu yana 200-290 arası baremli çok miktarda sofralık zeytin alırken, piyasada gerek tüccar, gerekse bağımsız tarımsal kalkınma kooperatiflerinin alım yapmadığı gözleniyor. Yetkililer, bu durumun zaten bozuk olan piyasa dengelerini iyice bozduğu ifade ediyor.

Kurak geçen yaz mevsimi nedeniyle zeytinin dalında irileşmemesi ve toplam ürünün yüzde 70'inin küçük taneli kalacağı öngörüsüyle 200 daneli zeytine 5 YTL fiyat belirleyen Marmarabirlik'in alım merkezlerine şimdiye kadar getirilen ürünlerin neredeyse tamamının iri taneli olduğu belirtiliyor. Sonbahar yağmurlarıyla birlikte dalında irileşen zeytinin büyük bölümünün bağlı kooperatiflere getirildiğini söyleyen Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Refi Taviloğlu, alım merkezlerinde üretici kuyrukları oluşmaya başladığını ifade etti.

Taviloğlu, şunları söyledi: "Üzülerek izliyoruz ki piyasada tüccar yok. Tüccar alım yapmayınca bütün ürün Marmarabirlik'e bağlı kooperatiflerin kapısına yığıldı. Gerçeği gören üretici, daha sonra karlı satamayacağı için eskiden olduğu gibi kabına da zeytin koymuyor. Marmarabirlik olarak üreticimizin öngörülerini de değerlendirerek belirlediğimiz fiyatlar, zeytinin kalibrajı konusunda yağmura bağlı değişkenlik, hesaplarımızı alt üst etti ve şimdi birlik mağdur durumda."

Alım yapmayan tüccarın, son günlerde etkili olan lodos nedeniyle dalında yumuşayan zeytine zaten normal kampanyalarda bile ilgi göstermediğini kaydeden Taviloğlu, şöyle devam etti: "Marmarabirlik olarak alım kampanyasının dönüm noktasındayız. Eğer tüccar ürün almazsa, birlik olarak tek başımıza tüm Güney Marmara'nın rekoltesini kaldırmamız mümkün değil. Böyle giderse alımlara ilişkin etkin önlemlere başvurmamız doğal ve kaçınılmazdır."

Monday, November 19, 2007

Ayvalık Zeytin Hasat Günleri


Her yıl Ayvalık'ta büyük bir coşku ile gerçekleştirilen Hasat Şenlikleri 1-2 Aralık 2007 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.
Ayvalık Ticaret Odası tarafından üçüncüsü düzenen “ZEYTİN HASAT GÜNLERİ” etkinlikleri
Programı ve ulaşımla ilgili bilgiler şöyle:

PROGRAM

30.11.2007 Cuma

21:00 : İstanbul Atatürk Havalimanı Atlas Air Bilet Satış Noktası’nda Salih ve Sezai MADRA tarafından karşılanma
21:50 : Edremit Körfez Havalimanı’na uçuş
22:30 : Haliç Park Oteli’ne transfer

01.12.2007 Cumartesi
10:30 : Lobide buluşma
10:45 : “Babam ve Oğlum” filminin çekildiği Salih, Ali SURAL Çiftliği’ne transfer
11:00 : Çiftliğe varış
11:15 : Faik Giray YILMAZ (Zeysan) zeytin bahçesinde klasik ve modern yöntemlerle zeytin hasadı
12:15 : Çiftlikte hasat yemeği
13:45 : “Zeytinyağı Pazarı” alanına hareket
14:00 : Ayvalık Belediyesi İsmet İnönü Kültür Merkezi’nde “Zeytinyağı Pazarı”na varış, Pazar alanında zeytinyağı tadımı
16:00 : Tarihi Vakıflar Zeytinyağı fabrikasında “Zeytinyağının Tanıtımı ve Pazarlanması” içerikli panel
18:00 : Otele hareket
20:00 : Yemek için otelden ayrılış
20:30 : Cunda’da akşam yemeği

02.12.2007 Pazar
Otelde kahvaltı ve serbest zaman
15:30 : Ayvalık SLOW FOOD tarafından Yöresel Ayvalık Yemekleri ve Tadları daveti
18:30 : Otele hareket
19:30 : Otelden Edremit Körfez Havalimanı’na transfer
21:00 : İstanbul Atatürk Havalimanı’na uçuş

LCV: Semra GÜLTEKİN,Ayvalık Ticaret Odası.0266 312 15 17

PANEL
Konusu : “Zeytinyağı’nın Tanıtımı ve Pazarlanması”
Yeri : Tarihi Vakıflar Zeytinyağı Fabrikası
Tarihi ve Saati : 01.12.2007 –16:00

Panel Yöneticisi:
A. Rona YIRCALI
Balıkesir Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı
Konuşmacılar :
Ümit BOYNER
TÜSİAD Tanıtım Kurulu Başkanı
Mustafa SEVER
Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracat Genel Müdürlüğü
Tarım Daire Başkanı
Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Grubu Başkanı
A.Selim KANTARCI
Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi
H. Salih MADRA
Ayvalık Zeytin Üreticileri Derneği Başkanı

Friday, November 16, 2007

Yaprak sarmalar Fatma'dan...


Durmuş Odabaşı- Adım Adım Ege
Yeni Asır
16 Kasım 2007, Cuma


Yemek dağıtan ekipte, önüne uzatılan tepsilere özenle zeytinyağlı yaprak dolması sıralayan, üzerini de bir kaşık yoğurtla süsleyen genç kızın zarafeti ve güzelliği, hemen herkesin dikkatini çekiyor.
Fotoğraf makinesini doğrultan bizim gazeteci milleti de, meslek icrasına geçiyor.
Aynı işi, bizim asistan Şebnem de yapıyor ve devamında şu notları getiriyor;
- Merhaba... Yemekleriniz çok lezzetliydi. Ellerinize sağlık. Sizleri tanıyabilir miyiz?
- Tabii... Ben Arif Özcan ve eşim Medine.
- Burası aile işletmesine benziyor.
- Aslında öyle ama yardım eden arkadaşlarımız davar.
- Özellikle keşkeğinizi çok beğendik.
- Keşkek bizim buranın meşhur yemeğidir. Biz de güzel yaparız.
- Size yardımcı olan diğer arkadaşları da tanıyalım.
- Bu arkadaşımız Zahide Çelebi, Recep Yılmaz. Yaprak sarmasının başındaki Fatma Akkan.
- Fatma Hanım yaprak sarmasını siz mi yaptınız.
-Biz her yemeği beraber yaparız. Bunu da hepberaber yaptık.
- Elinize sağlık çok lezzetliydi.
- Afiyet olsun. Yine buyurun.

Antik Kent Tralles'te bir tur
Aydın Zeytin Şenliği'nin son etkinliği, kentin üzerinde bir taç gibi duran Tralles Antik kentini gezmek.
Dün de belirttiğimiz gibi, mükemmel bir organizasyona imza atan Aydın ticaret Barsası yönetimi, bu bölüm için de, Adnan Menderes Üniversitesi Arkeoloji Bölümü'nden Murat Çekilmez'i görevlendirmiş.
Halkın "Üç Gözler" adını verdiği muhteşem kemerlerin gölgesinde çok az bölümü kazılmış antik kenti gezmeye başlarken, rehberimiz Çekilmez'e kulak veriyoruz;
- Tralles'in ne zaman kurulduğu tam olarak bilinmemekle birlikte kimler tarafından kurulduğuna dair de çeşitli rivayetler var. Roma ve Bizans(Doğu Roma) dönemlerine de tanıklık eden kentin, antik çağın en önemli yerleşim merkezlerinden birisi olduğu kesin olarak biliniyor.
Burada arkeolojik kazılara 1996 yılından itibaren başlanmış. Roma dönemine ait bir hamam, Hellenistik, Roma ve Bizans dönemlerinde kullanılmış bir Arsenal yapısı ve bir Bizans dini yapısı açığa çıkarılmıştır. Oldukça geniş olan Tralles bölgesinin yüzde 60'ı askeri bölge sınırları içinde kaldığından, yalnızca yüzde 40'ında kazı çalışmalarını sürdürebiliyoruz.
Yaptığımız kazılar sonucunda imparatorluk salonları, dükkanlar, temiz ve atık su sistemi olan, 65 kişilik umumi bir tuvalet, gün yüzüne çıkardığımız kalıntılardan bazıları.
..............

Tam 7 gün süren Aydın notlarımız burada sona eriyor. Salı'dan itibaren, Ege'nin bir başka köşesinde buluşmak üzere.

Zeytinyağı üreticisine 2 YTL


NİHAT DELİBAŞI
Yeni Asır
16 Kasım 2007, Cuma


Tariş Zeytinyağı Birlik Başkanı Çetin, "Acil ihtiyaçlar için kilo başına kapora verdik. gerçek fiyatı sonra açıklayacağız" dedi

Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği, 2007-2008 kampanya dönemini kilogram başına 2 YTL kapora fiyatla açtı. Birlik Başkanı Cahit Çetin, Kurban Bayramı öncesi üreticinin acil ihtiyaçlarını karşılamak için böyle bir karar aldıklarını ve gerçek fiyatı önümüzdeki günlerde netleştireceklerini kaydetti. Sezonun sıkıntılı bir biçimde açıldığını bu sıkıntının ihracatçının Dış Ticaret Müsteşarlığı'na yaptığı Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında ithalat izni verilmesi talebiyle daha da arttığını belirten Çetin, "Böyle bir ortamda üreticinin günlük ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla kilogram başına 2 YTL'lik fiyat belirledik. Ancak bu, ürün ya da avans fiyatı değildir. Belirsizlik geçene kadar acil ihtiyaçların karşılanması için verilen fiyattır" diye konuştu.

Her yıl başka oyun
Zeytinyağı üreticisinin geçen yıl AB'nin fiyatları baskı altında tutma çabasıyla karşı karşıya kaldığını, bu yıl içeriden bazı sanayici ve ihracatçıların benzeri çabalarıyla uğraştıklarını kaydeden Çetin, son olarak kuraklık bahane edilerek "Olağanüstü durum" (mücbir sebep) talebinde bulunulduğuna dikkat çekti. Çetin, "İthalat talepleri nedeniyle yabancı alıcılar da ucuz yağ var beklentisine girdi. İhracat şu anda durma noktasına geldi. DTM, DİR kapsamında ithalat talebini reddettiğini bir an önce açıklamalı. Yoksa sektör kan kaybeder" dedi.
Çetin ayrıca bu sezon dünya zeytinyağı üretiminin 2 milyon 600 bin ton, tüketiminin ise 3 milyon ton civarında olduğunu belirterek, "İhracatçının böyle bir ortamda İspanya'nın 1 milyon 250 bin ton üretimi, 300 bin stoğu var, yılbaşından sonra yağ fiyatları düşecek şeklindeki söylemini doğru bulmuyorum. Kehanet yapacaklarsa bu işi bırakıp falcılık yapsınlar" dedi.

Thursday, November 15, 2007

Tariş, Zeytinyağı Ürün Alım Kampanyasını Başlattı


İhlas Haber Ajansı
15 Kasım 2007 Perşembe

2007- 2008 sezonu zeytinyağı alım kampanyasını başlatan Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Tarım Satış Kooperatifleri Birliği, piyasada belirsizlik yaşandığı gerekçesiyle ürün alım fiyatını açıklamadı. Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Tarım Satış Kooparatifleri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Cahit Çetin, geçen sezon üreticinin acil ihtiyaçlarını karşılamak üzere belirledikleri kilo başına 1.5 YTL'lik ön ödemenin, 2007-2008 sezonu için 2 YTL olarak belirlendiğini bildirdi.

Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Tarım Satış Kooparatifleri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Cahit Çetin'in Atatürk Organize Sanayi Bölgesi'nde zeytinyağı alım kampanyası ile ilgili düzenlediği bilgilendirme toplantısına, Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Tarım Satış Kooparatifleri Birliği Genel Müdürü Güngör Şarman ile Yönetim Kurulu üyeleri Durmuş Etlioğlu, Mustafa Akçe, Bekir Gülcü, Zahit Mert de katıldı.

Toplantıda konuşan Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Tarım Satış Kooparatifleri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Cahit Çetin 2007-2008 zeytinyağı ürün kampanyasında piyasadaki belirsizlik ortamından dolayı net bir fiyat veremediklerini belirterek, "2007-2008 kampanyamızı açtık. Ne yazık ki bu belirsizlik ortamında net bir fiyat veremiyoruz. Geçen yıl üreticilere ön ödeme olarak verdiğimiz 1.5 YTL'lik kaporayı, bu sezon 2 YTL olarak belirledik. Üreticimizin günlük ihtiyaçlarını karşılamak için kapora veriyoruz. Bu rakam belirsizlik ortamı bitene kadar geçerli" dedi. Belirsizliğin bir an önce ortadan kalkması için gerekli koşulların yaratılması gerektiğini ifade eden Çetin, Dış Ticaret Müsteşarlığı'nın dahilde işleme rejimi kapsamında ithalat talebini reddetmesi ve artık bir karar vermesi gerektiğini söyledi. Çetin, aksi takdirde milyonlarca dolar yatırımın heba olacağını söyledi. Kampanyayı belirsizlik içinde açmaktan dolayı sıkıntı yaşadıklarını belirten Çetin, "Geçen yıl AB'nin oluşan fiyatları suni biçimde aşağıya çekme operasyonuyla karşılaştık. Bu sene de iç kesimin, sanayicinin fiyatlara müdahalesi söz konusu. Sancılı bir dönem yaşıyoruz. Elbette zorluklar yaşanacaktır. Ama kimsenin kuşkusu olmasın bu zorluklar aşılacaktır. Çok sıkıntılı günlerden bu günlere geldik" diye konuştu.

"İTHALATA İHTİYAÇ VARMIŞ GİBİ GÖSTERİLMEYE ÇALIŞILIYOR"

Ege İhracatçı Birlikleri'nin (EİB) rekolte tahmin çalışmalarına katılmayarak, ayrı bir rekolte tahmin çalışması yaptığına değinen Çetin, rekolte tahminlerinde yerel üreticinin üretimine zarar vermemenin en önemli koşul olması gerektiğini belirterek, "Tahminlerde bazı çevrelerin fiyatı aşağıya çekmesi isteğine göre hareket ediliyor. Üreticinin ürünü satmadığı söylenerek, ithalata ihtiyaç var ortamı yaratılmaya çalışılıyor. EİB Başkanı üreticinin stok yaptığını söylüyor. Sonra bakıyorlar bu da tutmuyor, dahilde işleme rejimini kabul ediyorlar. Türkiye İhracatçılar Meclisi, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'na kuraklıktan dolayı taahhütlerini yerine getiremediğine yönelik yazı yazarak fors major istiyor. Bakın böyle yaparak bu ülkeye zarar veriyoruz" diye konuştu.

Üretim üzerinden politika yapmanın fayda getirmeyeceğine dikkat çeken Çetin, zeytinciye, üreticiye kaybettirmenin Türkiye'nin canını yakacağını ifade etti. Üreticinin artık bilincinin arttığını belirten Çetin, "Üreticinin bilincinin artması, gerektiğinde nefsi müdafa etmesi canını sıkıyor o beyefendilerin. Sektörde mücadele üreticinin üzerine basarak olmamalı. Üreticinin olumsuz piyasa koşullarından etkilenmesini engellemek gerekiyor. İhracatta fiyatlar pahalı deniyorsa, bunun bedelini çiftçi mi ödeyecek. Artık yeter, çiftçi bunu haketmiyor" dedi. İthalat taleplerinin netleşmemesi nedeniyle yaşanan belirsizlik ortamının yabancı alıcıyı Türkiye'de ucuz mal olduğu beklentisine soktuğununu belirten Çetin, "Kimsenin bunu yapmaya hakkı yok. Pamuk üretimi 1 milyon 200 bin tondan, 400 binlere indi. Pamukta üretim bitti artık. Zeytinyağı da mı böyle olsun. Ben herkesi uyarıyorum" dedi.

"DÜNYANIN EN UCUZ ZEYTİNYAĞI TÜRKİYE'DE"

Türk zeytinyağının en pahalı yağ olduğu söylentilerine katılmadığını ifade eden Çetin, dünyadaki en ucuz zeytinyağının Türkiye'de olduğunu söyledi. Rekolte rakamlarının henüz gelmediğini belirten Çetin, 15-16 bin ton kadar ürün alabileceklerini kaydetti. Çetin dünyada üretimin en az 100 bin ton kadar tüketimden az olduğunu belirtti. Fiyatların arz talebe göre şekilleneceğini belirten Çetin, fiyatları belirleyecek asıl şeyin üretim olduğunu söyledi. Fiyatların oluşmasında müdahalenin olmaması gerektiğine vurgu yapan Çetin, fiyat oluşumunun serbest ekonominin akışına bırakılması gerektiğini kaydetti. Önümüzdeki sezonun var yılı olacağını belirten Çetin, üreticinin malını elinde tutmasını gerektirecek bir durum yok. Ama üretici durumun kötüye kullanıldığını hissederse tedbirini alır. Üreticiyi dikkate alsınlar. Üreticiler çok üretsin ki o beyefendiler de sürümden kazansınlar.Yüksek rekolteye üretici stokla girmez" dedi.

Sarıgöl'de Zeytincilik Tütüne Alternatif Oluyor


İhlas Haber Ajansı
15.11.2007


Manisa'nın Sarıgöl ilçesinde tütüne alternatif olarak Kırsal Kesimleri Kalkındırma Projesi kapsamında 7 bin dekar alanda dikimi yapılan sertifikalı Edremit ve Trilya türü zeytinler fire vermeden gelişiyor.

İlçedeki zeytincilik hakkında bilgi veren Sarıgöl İlçe Tarım Müdürü Mehmet Toy, "İlçemize bağlı Karacaali, Kızılçukur, Beyharmanı, Afşar, Çavuşlar, Emcelli, Bahadırlar ve Baharlar köylerimizde son 4 yıl içersinde 7 bin dekarlık alan üzerine 205 bin adet Edremit ve Trilya türü zeytin dikildi. Bu köylerimizde zeytincilik olumlu sonuçlar vermeye başladı. Bu yıl içerisinde yine 5 bin adet Edremit türü zeytin fidanı getirtilerek dikimi yapılacaktır. Bu projeyle kırsal alanlarımızın değerlendirilmesinin yanında köylülerimizin de iyi kazanç sağlamalarına yardımcı olmaktayız." dedi.