zeytinlik

Akdenizli olununca zeytinle aşk başlıyor zaten. Zeytinsiz kahvaltı, zeytinyağlısız yemek olmuyor. Sadece yemek mi güzel olan? Ya kültürü!... Bu blog, aşkımız zeytin ve zeytinyağı ile bilgileri sizinle paylaşmak arzumuzdan doğdu. Koray & Hakkı & Tülin Yazıcı e-posta : inproeurocom@hotmail.com

Thursday, November 05, 2009

Tütün diyarı Akhisar zeytin denizi oldu

Mete Tamer Omur
Referans
05 Kasım 2009,Perş.


Yıllardır tütün kenti olarak nam salan Akhisar, artık zeytiniyle anılmaya başladı. Zeytinin başkenti olma hedefi ile yola çıkan ilçe, sahip olduğu yaklaşık 10 milyon zeytin ağacı ile Türkiye sofralık zeytin üretiminin yüzde 70'ini karşılıyor.
Tütünden para kazanamayan Akhisarlı üreticiler, yaklaşık 15 yıl önce dikimini artırmaya başladıkları zeytin fidanları ile bugün Akhisar Ovası'nı bir zeytin denizi haline dönüştürdü. İlçe bugün Türkiye'de sofralık zeytin üretiminin yüzde 70'ini karşılıyor ve yaklaşık 41 ülkeye zeytin ihraç ediyor. Akhisar'da 10 milyon 275 bin zeytin ağacı var ve bunların yarısı meyve veriyor. Hedef ise her yere fidan dikip ağaç sayısında lider olmak.
Ege İhracatçı Birlikleri Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Yönetim Kurulu Başkanvekili Mustafa Gökalp 1993'te fabrikalarını kurduklarında Akhisar'daki ağaç sayısının 3 milyon olduğunu hatırlatarak şimdi bu sayının 11 milyona ulaştığına dikkat çekti. Yöredeki bu başarının çevre ilçeleri de etkilediğini söyleyen Gökalp, "Gölmarmara, Salihli, Köprübaşı, Alaşehir gibi ilçeler de zeytinciliğe yöneldi, yöremizde zeytincilik hızla yayılmaya başladı. Akhisar'dan çıkan markalar Türkiye'nin dört bir yanına dağıldı. Toplam zeytin ihracatından önemli bir pay alan Akhisarlı zeytin ve zeytinyağı markalarımız, yurtdışında da kentimizi, zeytinimizi, yağımızı başarıyla tanıtıyor" diye konuştu.

Zeytinin yüzde 70'i sofralık
Türkiye'de en fazla sofralık zeytin çeşidinin bir arada bulunduğu yerin Akhisar olduğunu söyleyen Gökalp, bölgenin zeytinin yüzde 70'ni sofralık olarak değerlendirdiğini belirtti. Gökalp, "En önemli sofralık zeytin çeşitlerimizden Domat ve Uslu zeytinin orijini Akhisar'dır. Üstelik Domat, Uslu, Edremit, Gemlik çeşitleri sofralık zeytin olarak sanayi sektöründe işlenebilecek ve dünya pazarlarına sunulabilecek kalitede ve tonajlardadır ve Türkiye'nin hiçbir yerinde sofralık zeytin olarak 4 çeşit potansiyel ürün bulmak mümkün değil" diye konuştu. Gökalp'ın verdiği bilgiye göre coğrafi konumu ve ürün çeşidinin stratejik öneminden dolayı şu an Akhisar, Türk zeytinciliğinin merkezlerinden biri ve Akhisar'daki herkesin bu işe gönül vermesiyle gelecek yıllarda daha da önemli bir konuma gelecek.

Uslu ve Domat için başvuru
Akhisar Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Emin Demirci ise zeytinin başkentinin Akhisar olduğunu belirterek "Ağaç varlığı en fazla olan bu bölge. Bu sezon burada yüksek bir hasat var. Bu sezon 5 milyon 400 bin meyve veren ağaçtan 200 bin ton verim elde edileceğini tahmin ediyoruz. Bunun 100 bin tonu yağ, 100 bin tonu ise sofralık olarak ayrılacaktır. 2015 yılında ise üretimin 400 bin tona çıkmasını bekliyoruz" dedi.
Demirci, 70'li yıllarda tütüncü şehri olarak anıldıklarını, artık tütüncü değil zeytin ve gıda şehri olmak için yol aldıklarını kaydetti. Demirci, Domat ve Uslu türü sofralık zeytin konusunda da Türk Patent Enstitüsü'ne coğrafi işaret için başvurduklarını vurguladı.
Akhisar Belediye Başkanı Salih Hızlı da zeytin ve zeytinyağının dünyada yükselen bir değerinin olduğunu belirterek hedeflerinin ilçenin sahip olduğu değeri tüm dünyaya tanıtmak olduğunu ifade etti.


3 AYDA 22 BİN KİŞİYE İŞ İMKÂNI
Ege İhracatçı Birlikleri Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Yönetim Kurulu Başkanvekili Mustafa Gökalp, Akhisar'dan yaklaşık 200 bin ton zeytin çıktığını söyleyerek kişi başı 100 kg zeytin toplandığı hesap edildiğinde 3 ay boyunca 22 bin kişiye istihdam sağlandığını kaydetti. Gökalp ayrıca yıl içinde budama, ilaçlama, sulama, toprak işleme ve üretim işçiliği göz önüne alındığında sağlanan istihdamın büyüklüğünün ortaya çıktığını vurguladı.

400 BİN TON SOFRALIK ZEYTİN
Mustafa Gökalp, Türkiye'de her yıl zeytin miktarının arttığını söyleyerek bu yıl sofralık zeytin miktarının 400 bin ton öngörüldüğünü belirtti. İç piyasada sofralık zeytin tüketiminin 180-200 bin ton, ihracatın ise 60 bin ton civarında seyrettiğini dile getiren Gökalp, "Toplam 250 bin ton sofralık zeytin tüketebileceğiz" dedi.

Zeytin Sezonu ve Hasat Şenlikleri

Aşçı Fok
Nurdan ÇAKIR TEZGİN
03 Kasım 2009,Salı


Kasım, güz mevsiminin zeytin toplama ayıdır. Her ne kadar bazı bölge zeytinliklerinde hasat, eylül sonu itibariyle başlıyor olsa da, ekim, kasım hatta aralık ayları zeytin toplama dönemleridir.

Her zeytin toplama sezonunda, zeytin ve zeytinyağına dair yazılanlar çoğalır. Sanki sözleşmiş gibi bütün köşe yazarları ve ehil kişiler, davet edildikleri büyük zeytinliklerin ve butik zeytin bahçe ve de işliklerinin tesiri ile gaza gelip yazarlar da yazarlar. Zeytinyağı şöyle iyi böyle faydalı, aman daha çok tüketmeli, tarihçesi, kutsallığı, niye Türkiye'de bu kadar az tüketiliyor filan gibi yazılardan geçilmez bütün medyada...

Geçtiğimiz hafta sonu, zeytin sektörünün kalbi yurdumuzun önemli sofralık zeytin merkezlerinden Manisa Akhisar'da attı. Bütün büyükler Akhisar’da düzenlenen zeytin hasadı şenliğindeydi. Ne yürekli söylemler, ne keskin kararlar, ne çok umutlar savruldu sağa sola.

Dahilde İşleme Rejimi (DİR) nedeniyle çoktandır aralarında soğuk rüzgarlar esen Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği ile Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi, Akhisar'daki toplantıda buzları eritip sektörün sorunlarına ilişkin önemli söylemlerde bulundu. İnce ince bütün ayrıntılar bolca yazıldığı için ben tekrarlamak istemiyorum ama öyle bir temenni vardı ki şaşırmamak elde değil! Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkan Vekili ve Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı sayın Ali Nedim Güreli, “Türkiye zeytinde 3 yıl sonra ilk etapta dünya ikincisi, daha sonra dünya lideri olacak” gibi bir söylemde bulundu.

Türkiye önceleri fiyatı belirleyen ve söz sahibi kimliğindeyken daha sonraları hızla inişe geçip, fiyat politikalarının gündemine uzaktan bakış sendromu gibi bir tutukluk halini uygun bulmuştu kendine. Ve aradan geçen zamanda yine eski sahip olduklarımıza ulaşma hedefi konuşuluyor! Fındıkçıların düştüğü durumun benzeri bir durum..

Dünya zeytin ve zeytinyağı kanunnamesinde (!) Türkiye'nin haddi esamesi okunmazken, hiçbir sıralamada dişe dokunur bir yere konmazken ve hatta birçok önemli zeytin ve zeytinyağı yayınında kitabın en arkasında üçüncü dünya ülkeleriyle Afrikanvari birkaç satırlık alana sıkıştırılmışken, bu olup bitenleri anlayabilmek güç!

Zeytin ve zeytinyağı kurmaylarına neler oluyor da dünyada söz sahibi olmayı hedefleyen politikaları gündemlerinin en ön sırasına koyabiliyorlar? İlginç. Dünyayı sarsacak konuma gelebilmek için aşılması gereken pek çok engel ve eylem planı olduğunu pekala biliyoruz artık. Önce kapılarımızın önündeki bahçelerden, sağlıklı depolama ve işleme sistemlerimizin yenilenip geliştirilmesinden işe başlamaya ne dersiniz?

Önümüzdeki hafta sonunda Ayvalık'da 5. Ayvalık Zeytin Hasat Şenliği var. Bakalım orada neler söylenecek...

Tuesday, November 03, 2009

Zeytinyağı göçe de merhem oldu

Hürriyet
2 Kasım 2009,P.Tesi


Manisa'da asırlık zeytin ağaçlarının bulunduğu Çal dağının eteklerinde kurulu Büyükbelen beldesi, zeytin ağacıyla başlayan bir sosyal dönüşüme tanıklık etmeye başladı. Bir kaç yıl öncesine kadar sanayi bölgesindeki fabrikalarda çalışmak üzere kente göçen aileler, zeytine verilen teşvik ve pazarlama olanaklarının artmasıyla köylerine dönmeye başladı.

Ege'de “kalamata” olarak da bilinen “Büyükbelen Tekiri” zeytiniyle ünlü Saruhanlı'ya bağlı 3 bin 500 nüfuslu Büyükbelen beldesinde 2009- 2010 hasat sezonu başladı.

700 bini meyve veren yaklaşık 1 milyon 200 bin ağacın bulunduğu beldede genci, yaşlısı, herkes günün ilk ışıklarıyla zeytinliklerin yolunu tutuyor.
Beldede zeytin ağacına verilen teşvikler ve üretim tekniklerindeki değişiklikle kalitenin artması sonucu son 2 yılda önemli değişimler yaşanmaya başladı. Üreticinin gelirinin artmasına neden olan bu gelişim beldeyi yeniden cazip hale getirdi.

Belediye Başkanı Mehmet Keyik, AA muhabirine yaptığı açıklamada, toplam 100 bin dekar arazisi bulunan beldede 10 yıl öncesine kadar tütüncülükle uğraştıklarını, ancak tütünde değişen politikalarla üreticinin alternatif aramaya başladığını söyledi. Bu süreçte bir çok üreticinin köyü bırakarak Manisa Organize Sanayi Bölgesi'nde açılan fabrikalarda çalışmak üzere ailece kente göçmeye başladığını anlatan Keyik, geçmişte 5 binler düzeyinde olan nüfusun önce 4 binlere 2004'den sonra da 3 binlere gerilediğini kaydetti.

Keyik, son 2 yılda ise geri dönüşlerle nüfusun tekrar tırmanmaya başladığını bildirdi. Beldenin yıllardır organik biçimde ürettiği zeytin ve zeytinyağını yeniden keşfettiğini, bir kaç yıl öncesine kadar sadece meyve satışı yapılan beldede, şu anda 8 zeytin işleme merkezi ve 6 kontinü yağ fabrikası kurulduğunu belirten Keyik, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Zeytinde fidan başına verilen destekle ağaç sayısı kısa sürede yüzde 300 oranında arttı. Eskiden tütünün ekili bulunduğu araziler zeytin ağaçlarıyla doldu. Geçen yıl 2 bin 450 ton sofralık zeytin, 3 bin 500 ton da yağ çıkardık. Geçen yıla kadar düzensiz olarak Avrupa ülkeleri ve ABD'ye zeytin ve yağ gönderdiğimiz oldu. Ancak 2 yıldır İran'a büyük miktarda zeytin göndermeye başladık. İranlı girişimci beldemizde bir işleme tesisi kurmak istediğini söyledi. Şu anda uygun yeri belirlemeye çalışıyoruz. Gelecek sezon ilk yabancı yatırımımızı da çekmiş olacağız. Ayrıca Gemlik'ten de bir yatırımcı bölgemizde inceleme yapıyor. Üretimin artması ve işleme tesislerinin kurulmasıyla daha fazla çalışana ihtiyaç duyar hale geldik.

Hasat sezonunu açalı 10 gün oluyor. Bir hesap yaptık, bu sürede beldeye 3 milyon liraya yakın para girmiş. Hal böyle olunca göç eden vatandaş da geri dönmeye ikna oluyor. Zaten sanayide kriz var. Kimsenin iş garantisi yok. Çoğu asgari ücretle, bir kısmı sigortasız çalışıyor. Birebir görüştüklerimize 'Manisa'da kiralık evin önünde sabahın köründe fabrikanın servis otobüsünü bekleyeceğine gel köyüne tarlanın traktörünün başına geç, işini geliştir, daha rahat ve güvenilir bir ortamda yaşamını sürdür' diyoruz. Yaklaşık 1 yılda 35 aile geri döndü. Erkeklerin geri dönmeye kafası yatıyor ama kadınlar dönmek istemiyor. Ancak ben bir kaç yılda büyük bölümünün geri döneceğini düşünüyorum. Özellikle yeni nesilden çok umutluyuz. Üretim kalitesinin artmasında onların büyük katkısı var”
Keyik, beldede yıllardan bu yana organik üretim yapıldığını, 2 tesisin sertifika aldığını, belediyenin de 300 dönümlük arazisinde sertifika bulunduğunu, ancak maliyetli olması nedeniyle küçük üreticinin bu belgeyi alamadığını belirtti.

Beldedeki Tarımsal Kalkınma Kooperatifi kanalıyla üreticilerin yaklaşık yüzde 60'lık bölümünün sertifikalandırılması için çalışma başlattıklarını anlatan Keyik, bunun gerçekleşmesi halinde üretici kazancının önemli oranda artacağını savundu.

Bölgenin potansiyelini kullanmaya başlamasıyla önemli başarılara da imza atmaya başladığına dikkat çeken Keyik, 2 üreticinin uluslararası yarışmalarda organik erken hasat sızma zeytinyağı alanında başarı dereceleri aldığını ifade etti.

DALDAN SOFRAYA ZEYTİNİN HİKAYESİ

Her yıl Ekim ayı sonunda başlayan hasat sezonu zeytincilikle geçinen bölgelere canlılık getiriyor. Büyükbelen beldesinde genci yaşlısı herkes günün ilk ışıklarıyla zeytinliklerin yolunu tutuyor. Belde nüfusunun yetmemesi nedeniyle hasat sezonunda çevre ilçelerden gelen tarım işçileri de toplamaya katılıyor. Her bir ağaçta 5 kişi, ağaç altına yaygılarını sererek başlıyor işe. Eskiden sırıklarla dallara vurarak düşürdükleri zeytinleri artık plastik taraklarla dalları tarayarak topluyorlar.
Meyveleri dallardan sıyırma işini genelde kadınlar yapıyor, erkeklerin görevi kasaları taşımak. Kasalarda toplanan zeytinler, vakit geçirmeden alım merkezleri, salamura veya zeytinyağı tesislerine gönderiliyor.

Zeytinler, salamura tesislerinde bir nevi elek olan kalibrasyon makinesine verilerek boylarına göre kasalara ayrılıyor. Yine genelde kadınların yaptığı bir işlemle çürük, ezilmiş meyveler ayıklanıyor. Salamura yapmaya uygun irilikteki zeytinler çizme makinesine giriyor. Eskiden 1 işçi günde 100 kilogram zeytin çizebiliyorken şimdi makineler sayesinde saatte 3 ton çizme yapılabiliyor. Çizik atılarak dövülen zeytinler, salamura için polyester tankların içine giriyor.

Tankların üzerine kapatılan delikli kapakların üzerine deniz tuzu ve su dökülüyor. Kapakların üzerinde eriyen tuzlu su tankı dolduruyor. Tuzlu su, tankın tüm alanına yayılması için ayda bir kez tankın dibinden çekilerek üstünden tekrar dökülüyor. Mart ya da Nisan ayında tanklar açılarak salamura yeşil zeytinlerin satışı yapılıyor. Beldede paketleme tesisi bulunmaması nedeniyle zeytinler Akhisar ve Gemlik'ten gelen şirketlere satılıyor ve başka bölgelerin markasıyla satılıyor.

Yağlık zeytinler ise kontinü sistemli zeytinyağı tesislerine gönderiliyor. Yıkanıp yapraklarından ayıklanan meyveler, hamur haline getirilip 45 dakika bekletildikten sonra sıkıma gidiyor. Beldede son yıllarda kurulan son teknoloji tesisler sayesinde zeytinler, çevre açısından sorun yaratan karasuyunu bırakmadan kendi suyuyla organik olarak sıkılıyor. El değmeden yapılan üretim süreci sonunda filtreden geçirilen yağın yüzde 12'si sıkma tesisine bırakılıyor. Sıkımdan çıkan posa olan pirina ise kurutularak ısınmada kullanılıyor. Bölgede bir çok evde ısınma pirina kazanlarıyla sağlanıyor. Beldede 6 tesiste günde 600 ton zeytinyağı sıkılıyor.

Bölgenin zeytinlerinin önemli bir bölümünü de İş Bankası iştiraklerinden olan Ant Gıda alıyor. Üreticilerin romörklerle alım merkezlerine getirdiği zeytinler bir eksperin nezaretinde kalibre ölçümüne tabi tutuluyor. Üretici zeytinini tanelerinin iriliğine göre belirlenen fiyat üzerinden satıyor. Salamuraya ayrılan iri zeytinler kilogramı 3,10 liradan satılırken yağlık zeytinler 60 kuruşa satılıyor.

Bölgede zeytinliği ve salamura işleme tesisi bulunan İsmail Susaklar, sırıkla vurulduğunda zeytine zarar verildiğini, bunun da yağın asidini artırdığını, sonraki yılda sürgün verecek filizlerin de tahrip olduğunu anlattı. Susaklar “Eskiden bu yüzden zeytinde var yılı ve yok yılı arasında büyük fark olurdu. Bir plastik tarakla bu sorun da çözüldü. Ancak siyah zeytini dalları sıyırarak değil, elle toplamak zorunda olduğumuz için daha uzun sürüyor. Yeşil zeytini bir kerede toplayabiliyorken siyah zeytin için en az 3 kez ağacın başına gitmek zorundayız” dedi.

Zeytinyağcılar da açılım modasına uydu

FUNDA ÖZKAN
Radikal
03 Kasım 2009,Salı


Zeytin ve zeytinyağı üretimiyle ilgili mikrofonu eline alan, başlar zeytin dalının 'adaleti, barışı' simgelediğinden. Ellerinde zeytin dalını tutarlar ama sektör temsilcileri...

AKHİSAR- Zeytin ve zeytinyağı üretimiyle ilgili mikrofonu eline alan, başlar zeytin dalının ‘adaleti, barışı’ simgelediğinden. Ellerinde zeytin dalını tutarlar ama sektör temsilcileri, diğer sektörlerden farklı değildir. ‘Çıkar çatışması’ zeytin ve zeytinyağında da geçerlidir.
Zeytin hasadı ve ‘zeytin-zeytinyağı’ toplantısı için gittiğim Akhisar’da da taraflar ‘kılıçları kuşanmıştır’ diye düşündüm. Bir bakıma yanlış da değildi. Zeytin ve zeytinyağı üreticilerin kooperatifi TARİŞ’in Başkanı Cahit Çetin, bir nevi protesto için davete icap etmemişti.
Önce kavganın temelini söyleyeyim. Sektörde bir kısım temsilciler ‘müstahsilleri’ savunur, bir kısmı ‘üreticiden ucuza zeytinyağını alıp, yurtdışına ihraç etme’ peşindedir, bir kısmı da ‘DİR’ diye ısrar eder. DİR, ‘Dahilde İşleme Rejimi’nin kısaltılmış hali, yurtdışından zeytinyağı ithalatını savunurlar.
Akhisar’daki toplantıda uzun zamandır aynı masayı paylaşmayan iki isim yan yana oturuyordu. Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK) Başkanı Mustafa Tan ile Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Nedim Güreli.
Ali Nedim Güreli, UZZK kurulurken baş muhaliflerden biriydi. O zamanlar dış ticaretten sorumlu bakan olan Kürşad Tüzmen’in de desteğiyle bir grup, ‘alternatif’ temsilcilikler oluşturmaya kalkmıştı. Hatta zeytinyağı denilince ilk akla gelen yerlerden Ayvalık’ın beş yıldır düzenlediği Zeytin Hasat Şenliği’ne alternatif geçen yıl Mersin‘in Mut ilçesinde organizasyon yapılmıştı.
Akhisar’daki toplantıda, Ali Nedim Güreli söze “Ermeni, Kürt derken devlet barış ihtiyacı duyuyorsa, biz haydi haydi açılım uygularız” diye söze başlayınca pür dikkat kesildim. Bakın neler söyledi:
“Zeytin ağacının olduğu yerde medeniyet vardır. Bizler de düşüncelerimizin ayrı olanını muhafaza ederek, yine aynı yerde olabiliriz. Kim haklı, kim haksız, kim daha uzun boylu tartışmayalım. Doğru olan şeyde birlik olalım.”
‘Açılım’a uygun, döndü Mustafa Tan’a, ‘UZZK, tağşiş (bir şeyin içine başka bir madde karıştırma) yağ konusunda müthiş mücadele veriyor” dedi.
Mustafa Tan ise, ‘açılım’a hiç girmeden konuşma yaptı.
UZZK’yı her platformda daha önce şikayet etmiş olanlara şimdilik daha mesafeli duruyor.
Sadece toplantıda şunu söyledi: “Sektörün moralini bozacak tavır ve söylemlerden uzak durmalıyız.”
Bir günde baltaları gömmek kolay değil. O kadar ayrı düşülmüştü ki, bu yıla yönelik ‘rekolte tahmini’ni yapmak için bile aynı masada oturulmamış. İki taraf ayrı ayrı rekolte tahmininde bulunmuştu.

Maliye vergi oltası atıyor
Zeytinyağı üreticisi anlattı, ismini yazmayayım, Maliye ile arası ‘bozulmasın.’ Söylediklerini aktarıyorum: “Maliyeciler yeni yöntem bulmuş. Önce zeytinyağı makinesi imalatçılarına gidiyorlar. Makine bir saatte ne kadar enerji tüketir, ne kadar zeytinyağı işler? diye soruyorlar. Rakamları, teorik kapasite diye not ediyorlar. Sonra Çalışma Bakanlığı’nın verilerinden, bizler ‘günde kaç saat, kaç gün çalışmışız’ı öğreniyorlar. Bu iki rakamı çarpıp, yüzde 10 marj bırakıp, bizim önümüze faturayı koyuyorlar. ‘2 milyon kilogram zeytinyağı üretmiş olman lazım, senin 500 bin kilogram ürettiğinin beyanı var’ deyip, aradaki farkı istiyorlar, bir de ceza kesiyorlar, eksik beyandan.”
Gülerek dinliyoruz, zeytinyağı üreticisi anlatmaya devam ediyor: “Gittim, itiraz ettim baktım lafımı dinlemiyorlar, örnek verdim: Ben trafik polisiyim, siz de şoförsünüz. Yolda sizi durduruyorum, kafamı camdan içeri sokup diyorum ki, ‘arabanın kadranı 200, yüzde 10 eksik hesapla sen 180 ile gittin. Ver cezasını.’ Tabii ki karşı çıktılar. Oysa fark yok. Arabanın en yüksek hız kapasitesi, burada da makinenin en yüksek üretim kapasitesi.”
Şunları da anlattı:
“Üç, beş yılda bir Maliye ile mahkemeleşmemiz adet oldu. Bu aralar yine ceza yağdırıyorlar. En düşük ceza 70 bin TL, 400-450 bin TL’ye kadar çıkıyor.”
Ceza, ‘pirinanın’ (zeytinin küspesi) faturalaştırılmasından kaynaklanıyor. Üretici, “Her seferinde mahkemeye gidiyoruz, Danıştay dahil lehimize karar veriyor, ona rağmen Maliye yine de ceza yazıyor” diyor.

Monday, November 02, 2009

'Zeytinde dünya lideri olacağız'

KENAN MOLLA (AKHİSAR)
Yeni Asır
02 Kasım 2009 Pazartesi


Akhisar'da yapılan 4. Türkiye Zeytin Hasat Şenliği'ne katılan Ali Nedim Güreli, "Uluslararası piyasada fiyat belirleyici konuma geleceğiz" dedi

Akhisar Ticaret Borsası'nın öncülüğünde düzenlenen 4. Türkiye Zeytin Hasat Şenliği, Manisa'nın Akhisar ilçesinde gerçekleştirildi. Şenlik kapsamında düzenlenen panelde, Türkiye ve dünyadaki zeytin ve zeytinyağı sektörü ele alınırken, Akhisar'ın zeytin üretimindeki yeri konuşuldu.
Panelde konuşan Akhisar Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Emin Demirci "Akhisar, zeytinin başkentidir. Akhisar'da bugün 20 bin ton zeytinyağı hedefliyoruz. Bu şenliği yapmamızın nedeninden birisi Akhisar'ın artık tütün değil zeytin başkenti olma yoluna gittiğini göstermektir. Akhisar'da, 2015 yıllarında 400 bin ton zeytin elde etmeyi hedefliyouz. Bundan sonra Akhisar'ın yükselen bir zeytin merkezi olacağına inanıyorum" dedi.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanvekili ve Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Nedim Güreli, İspanya'nın 670 bin ton üretimle dünya lideri olduğunu belirterek, "İtalya da 370 bin tonla ikinci sırada. 4 yılda 600 bin ton üretime ulaşarak dünya ikinciliği hedefliyoruz. Hatta kısa bir süre içinde dünya lideri olarak uluslararası piyasada fiyat belirleyici konuma geleceğiz" diye konuştu.

ÇÖZÜM BULUNACAK
Tarımın dünyada devlet desteği ile ayakta kaldığını söyleyen Güreli, Türk mallarının Avrupa pazarındaki durumuyla ilgili olarak, "Her ülke kota almış. Alamayan tek ülke Türkiye ama üretimimizi artırınca biz istemesek de çözüm bulunacak. Türkiye'de üretim artınca, Wall-Mart'la kontrat yapacak arkadaşlarımız var" dedi.

'İşbirliği yapmalıyız'
Akhisar'ın zeytin ve zeytinyağında önemli bir potansiyele sahip olduğunu kaydeden Akhisar Belediye Başkanı Salih Hızlı ise, "Zeytinin yükselen değerini tanıtmak adına iyi bir organizasyon yaptığımıza inanıyorum. Önümüzdeki günlerde potansiyelin yanında değerini de arttırmak en büyük hedeflerimizden birisi olacaktır. Bölgeler arası rekabet yerine bölgeler arası iş birliği içerisinde olmalıyız. Ürünün değerlerinin artırmak adına tüm kuruluşlarımız ile ortaklaşa iyi işler yapacağımıza inanıyorum" dedi.

Zeytinciler Akhisar'da birbirlerine zeytin dalı uzattı

Mete Tamer Omur
Referans
02 Kasım 2009,P.Tesi


Dahilde İşleme Rejimi nedeniyle karşı karşıya gelen Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği ile Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi, Akhisar'daki toplantıda buzları eritip sektörün sorunları ve Türkiye'nin dünya ikinciliği hedefi için birlik mesajı verdi.

AKHİSAR

Son yıllarda Dahilde İşleme Rejimi (DİR) konusunda yaşanan tartışmalarla gündeme gelen zeytin ve zeytinyağı sektöründe barış rüzgârları esiyor. Sektörün üretici ve ihracatçı kesimi arasında yaşanan DİR tartışmaları, Akhisar'da hafta sonu gerçekleştirilen Zeytin Hasat Şenliği'nde yerini 2012'de İspanya'dan sonra dünya ikincisi olmayı hedefleyen Türkiye için birlikte hareket etmeye bıraktı.
Şenlikte, Türkiye'nin zeytin üreticileri arasında en düşük destek programı uygulanan ülke olmasına rağmen gelinen noktayı başarı olarak değerlendiren sektör temsilcileri üretim-tüketim dengesinin korunması, modernizasyon, entansif tarımın artması, stoklama ünitelerinin teşvik edilmesi, iç pazarda tüketimin arttırılması ve AB'nden kota alınması konusundaki çalışmaların hızlandırılması gerektiği mesajı verildi.
"4. Türkiye Zeytin Hasat Şenliği" Akhisar Ticaret Borsası'nın öncülüğünde Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği'nin katkıları ile Manisa'nın Akhisar ilçesinden 30 Ekim-1 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirildi. Zeytin ağacı sayısının 10 milyon 275 bine ulaşması ile "Akhisar Zeytin'in Başkenti" sloganının ön plana çıkarıldığı şenlikte, bölgenin bu yıl 200 bin ton zeytin rekolte elde edileceği tahmin ediliyor. Akhisar'ın Zeytinliova Beldesi'nde gerçekleştirilen hasadın ardından düzenlenen panelde son yıllarda özellikle DİR konusunda karşı karşıya gelen Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ali Nedim Güreli ile Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK) Başkanı Mustafa Tan, bir araya geldi.

Ekonomik kriz bize yaradı
Panelde konuşan Ali Nedim Güreli, dünyada yaşanan ekonomik kriz sonrasında tarım sektörünün öneminin ön plana çıktığına dikkat çekerek, "Biz asıl krizi iki yıl önce küresel ısınma ile yaşamıştık. Bu nedenle krizlere karşı dirayetliyiz. Krizde gördük ki, önümüzdeki dönemde gıdanın önemi daha da artacak. Bugün bir çiftçi 2 ton ürün verip bir LCD televizyon alırken, ilerde gıda ihtiyacının ön plana çıkması ve kendi ürününün değerinin artmasıyla 500 kilo zeytin ile LCD alabilecek. Hiç ithalata girmeden, ihracatta ilk 100 firma arasında yerlerini alacaklar. İyi ki kriz oldu. Bu bize yaradı" ifadesini kullandı. Zeytin ve zeytinyağı sektörünün toplam cirosu itibariyle küçük bir sektör olduğunu dile getiren Güreli, ancak önümüzdeki dönemde gelişimin hızının daha fazla olacağını ifade etti. Güreli, "Kriz, yeni ekimler, hava koşullarının iyi gitmesi nedeniyle 3 yıl sonra daha iyi durumda olacağız. Türkiye olarak dünya ikincisi olacağız. Bunun için de yapmamız gereken üretmektir" dedi.

Zeytin insanı medeni yapar
Geçen dönemde UZZK ile görüş ayrılıkları yaşamalarına rağmen sektördeki her kesimin pazarın daha hızlı gelişimini arzu ettiklerini belirten Güreli, "Görüş ayrılıklarımız oldu. Ama ben bugün görüş ayrılığımız olan hiçbir şeyi konuşmayacağım. Bizim dargın olacak bir şeyimiz yok. Biz aynı kaptan yemek yiyoruz. Kendi içimizde suçlu aramaya başlamışız. Zeytin ağacı insanı medeni yapar. Ayrı görüşleri ayrı bir yere koyabiliriz, ama farklı konuları ele alabiliriz" diye konuştu.
Sektörde yaşanan tartışmalardan çok kalitenin arttırılması konusunda UZZK'ya sonuna kadar destek vereceklerinin altını çizen Güreli, "UZZK'ya başka yağların karıştırımasıyla kalitenin düşmesine neden olan tağşiş konusunda her kampanyayı sonuna kadar desteklememiz gerekiyor. Bu konuda birlik içinde olmak zorundayız" şeklinde konuştu.

Ürün artıyor lisanslı depoculuğu gündeme almalıyız
Mustafa Tan ise, Türkiye'nin dünya ikincilik hedefi için öncelikle pazarın talep ettiği iri zeytin çeşitlerinin dikiminin teşvik edilmesini önerdi. Tan, ileriki yıllarda üretim fazlası sorunun yaşanmaması için lisanlı depoculuk ve ürün borsacılığı konusunda da çalışmaların yapılması gerektiğini belirterek, "Modernizasyon, entansif tarım bu sektör için önemli. Stoklama üniteleri olanlara destek verilmeli. Kamu stoklama merkezleri kurulmalı. Stoklama kapasitemizin ne olduğunu bilmemiz lazım. Türkiye, zeytin sıkma kapasitesine ulaşılmıştır. Artık bu tesislere sınırlama konulması lazım. Paslanmaz çelik stoklama ünitelerine teşvik verilmeli. İç pazardaki tüketimi arttırmak zorundayız. Balıkesir, Aydın Manisa üçgeninde kümelenmeden zarar gelmez. Birlikten kuvvet doğar. Güç olduğumuz takdirde korkmamız lazım. Akhisar, domat zeytinine coğrafi işaret almak zorundadır. Bu ihmal edilmiştir" diye konuştu.

Zeytin ve zeytinyağını pahalı yiyoruz
Sofralık zeytin sektörünün pazarlamada yaşadığı en büyük sorunlardan birinin zincir marketler olduğunu söyleyen Ece Zeytinleri Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Gökalp, "Fakat pazarlama konusunda bizi en çok rahatsız eden konu maalesef zincir marketlerle ilgili ortaya çıkan sorunlardır. Ulusal zincirlerde zeytin ve zeytinyağı tüketiciyle buluşurken fahiş fiyatları bulmaktadır. Bu durum çiftçiden ve fabrikalardan kaynaklanmamakta, raf bedelleri, katılım payları fiyatları çok etkilemektedir. Bu durum maalesef tüketicinin zeytini ve zeytinyağını gerçek değerinde ve kalitesinde dolayısıyla daha az oranda tüketmesine neden oluyor. Yurtdışında da durum maalesef bu şekildedir. Fakat bizler üzerimize düşen görevi en iyi şekilde yapmalı, ülkemizi ve zeytin-zeytinyağımızı tanıtmalı tüketimi arttırmaya çalışmalıyız" dedi.

Türkiye zeytinde liderliğe koşuyor, fiyat bizden sorulacak

Zaman
02 Kasım 2009,Pzt


Manisa'nın Akhisar ilçesi, 4. Türkiye Zeytin Hasat Şenliği'nin ev sahipliğini yaptı. Şenlik kapsamında düzenlenen panelde konuşan Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili ve Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Nedim Güreli, son dönemde dikilen 60 milyon zeytin ağacının meyve vermeye başlamasıyla Türkiye'nin üç yıl sonra zeytin üretiminde dünya ikincisi olacağını, 2014-2015 yıllarında da liderliğin yolunun açılacağını söyledi.

Halen İspanya 1,2 milyon ton üretimle dünya lideri, İtalya 370 bin tonla ikinci sırada. Dört yılda 600 bin ton üretime ulaşarak dünya ikinciliğini hedeflediklerini duyuran Güreli, o güne gelindiği zaman sektördeki sorunların biteceğini ifade ederek, "O zaman biz fiyat belirleyici olacağız. Avrupa'nın kotaları aşılmış olacak. Türk zeytinyağı rahatlıkla Avrupa'nın şehirlerindeki marketlerde yer alacak. Hatta dünya devi Wal-Mart ile kontrat yapacak üreticiler çıkacak." dedi.

Zeytin üreticisini küresel krizin değil, küresel ısınmanın etkilediğini vurgulayan Güreli, Akhisar'da kuraklık öncesinde 300 bin ton üretim yapıldığını ancak son beş yılda bu rakamın 90 bin ton seviyesine gerilediğini ifade etti. Bu yıl 400 bin ton üretim bekleniyor. Akhisar'ın her yıl daha fazla zeytin üreteceğini söyleyen Güreli, üretimin önemini şu sözlerle vurguladı: "Biz 8 yıl önce Akhisar'a yine bir panel için gelmiştik. O günlerde Tütenli köyünde fidan dikmiştik. O köydeki insanlar artık muhtaç değil. O günden bugüne tarımın insanlara özgürlük getirdiğini gördüm. Biz her yere zeytin fidanı diktik. Geçtiğimiz kötü süreçte ümit tazeledik. Sömürüyü yenmenin tek yolu üretimdir." Tarımın tüm dünyada devlet desteği ile ayakta durduğuna işaret eden TİM Başkan Vekili, şu örneği verdi: "AB çiftçisine destek vermese biz onlardan zengin oluruz. Tunus, Ürdün, Fas kota almış. Alamayan tek ülke Türkiye. Dünyanın en büyük tüketici pazarına reeskont yapmadan bir kilo Türk malı sokamıyorsunuz. Hacmimiz büyüyünce kaale alınırız. 3 sene sonra biz istemesek bile çözüm bulunacak. Büyük ülkelerin hammadde deposuyuz. Türkiye'de AB standartlarında üretim yapan yüzlerce firma var. Hammadde elimizde olduğu gün o ülkelerin raflarına gireriz."

İhracat Genel Müdürü Ziya Altunyaldız da 2005 yılında Türkiye'nin zeytin ihracatının 300 milyon dolarken kriz ve kuraklıkla birlikte bu rakamın 100 milyon dolara kadar düştüğünü belirtti. Altunyaldız, uluslararası alanda 6. sırada bulunduğumuz zeytin ihracatında bu büyük üretim potansiyelimizle 1 milyar dolarlara çıkabilmemiz için dünyanın dört bir yanında sıkı bir tanıtım kampanyasının yapılması gerektiğine vurgu yaptı. Bu yıl 4. Türkiye Zeytin Hasat Şenliği'nin ev sahibi Akhisar oldu. Akhisar Ticaret Borsası, Akhisar Belediyesi, Akhisar Ticaret ve Sanayi Odası, Akhisar Ziraat Odası, Zeytinliova Belediyesi, AK-SEK Vakfı, Akhisar Aktif İşadamları Derneği, Dış Ticaret Müsteşarlığı, Türkiye İhracatçılar Meclisi, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği, Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi, Zeytindostu Derneği'nin ortaklaşa düzenlediği organizasyonda zeytin hasadından zeytinyağı tadımına, zeytin fidanı dikiminden helikopterle fidanlıkların gezilmesine kadar birbirinden renkli etkinlikler düzenlendi.

Tütüncü Akhisar zeytinin başkenti oldu

Akhisar Ticaret Odası Başkanı Emin Demirci, bir süre öncesine kadar tütünle geçimini sağlayan ilçenin tütünün bitmesiyle girdiği boşluğu zeytinle doldurduğunu söyledi. Sahip olduğu 10 milyon 275 bin adet zeytin ağacıyla dünyada zeytinin başkentinin Akhisar olduğunu aktaran Demirci, "Bu yıl 220 bin ton ürün elde edeceğiz. Bunun 100 bin tonundan yağ yapılacak." dedi. 41 ülkeye ihracat yapan Akhisar'ın önde gelen zeytin üreticilerinden Ece'nin Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Gökalp de Akhisar'ın zeytin üreticisi bölgelerin tam ortasında olduğunu ve bunun avantajını yaşadığını ifade ederek, Akhisar'dan diğer zeytin üreticisi bölgelere her gün zeytin taşındığını aktardı. Gökalp, sofralık zeytinin yüzde 70'inin Akhisar'da üretildiğini bildirdi.

Zeytinde hedef dünya liderliği

Emrah GÜREL
Hürriyet
2 Kasım 2009,P.Tesi


Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkan Vekili ve Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Nedim Güreli, son dönemlerde dikilen 60 milyon zeytin ağacının meyve vermeye başlamasıyla Türkiye’nin üç yıl sonra zeytin üretiminde dünya ikincisi olacağını, 2014-2015 yıllarında da liderliğe oturacağını söyledi.

Manisa Akhisar’da düzenlenen Zeytin Hasadı Şenliğinde konuşan Güreli, “O zaman biz de fiyat belirleyici olacağız. Avrupa’nın kotaları aşılmış olacak. Türk zeytinyağı rahatlıkla Avrupa’nın marketlerinde yer alacak” dedi.
Tanıtıma yüklenelim
İhracat Genel Müdürü Ziya Altunyaldız da, “2005 yılında Türkiye’nin zeytin ihracatı 300 milyon dolarken kriz ve kuraklıkla birlikte bu rakam 100 milyon dolarlara kadar düştü. Uluslararası alanda şu anda 6’ncı sırada bulunduğumuz zeytin ihracatında 1 milyar dolarlara çıkmak için tek yapılması gerekenn dünyanın dört bir yanında sıkı bir tanıtım kampanyası başlatmak” diye konuştu.
İstihdam kapısı
41 ülkeye ihracat yapan Akhisar’ın önde gelen zeytin üreticilerinden Ece Zeytinleri Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Gökalp de Akhisar’da başlayan zeytin hasadıyla 22 bin kişilik istihdam sağlandığını belirterek üretimin genişlemesiyle sektörün istihdam kapısı olacağını söyledi. Akhisar Ticaret Odası Başkanı Emin Demirci de, bir süre öncesine kadar tütünle geçimini sağlayan ilçenin tütünün bitmesiyle girdiği boşluğu zeytinle doldurduğunu vurguladı.

Mut Zeytincilikte Adından Söz Ettirmeye Devam Ediyor

A. GÜLER
Mut'tan Haber


Mut’a bağlı Haydar Köyü’nde bulunan 700-750 yıllık ayvalık cinsi zeytin ağacının, Mut zeytinciliğinin tarihsel geçmişine kanıt olabileceği ileri sürülüyor.

Mut Kaymakamı Yenidoğan: “Zeytinin başkenti ne gemlik ne ayvalık, bize göre Mut ilçesidir.”

Mut Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Ata: “Ege'deki birçok tüccar, yıllardır Mut'tan aldıkları zeytinleri, yörelerinde işleyip kendi markalarıyla piyasaya sürüyor.”

AYVALIK ZEYTİNİNDE MUT İZİ
Mut’a bağlı Haydar Köyü’nde bulunan ve 700-750 yaşında olduğu tahmin edilen ayvalık cinsi zeytin ağacıyla birlikte, Mut’un ünlü Ayvalık zeytininin anavatanı olabileceği öne sürüldü.
Mut Kaymakamı Osman Yenidoğan, yaptığı açıklamada, Mut'un, Türkiye zeytin sektöründe önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, yaklaşık 260 bin dekarlık ekili araziden 80 bin dekarı aşkın bölümünde zeytin yetiştirildiğini kaydetti. Yörede yıllık 60 bin ton ürün elde edildiğini, 2 bin 500 ton da zeytinyağı üretildiğini ifade eden Kaymakam Yenidoğan, zeytinin de zeytinyağının da en kalitelisinin Mut'ta olduğunu savundu. Yenidoğan: “Zeytinin başkenti ne Gemlik, ne Ayvalık’tır. Bize göre Mut ilçesidir” dedi. Haydar Köyü’nde, anıt ağaç olarak günümüze kadar gelen, 700-750 yıllık geçmişe sahip ayvalık cinsi zeytin ağacının zeytinin Mut'taki tarihsel geçmişine kanıt olabileceğini ifade eden Yenidoğan, ayvalık cinsi zeytin veren ağacın tescili için çalışmaların sürdüğünü söyledi.
Kaymakam Yenidoğan şöyle konuştu: “Aslında bu noktadan bakarsanız zeytin yağının veya Ayvalık türü zeytinin ilk fidanlarının Mut'tan gitmiş olduğunu düşünebiliriz. Çünkü, bildiğim kadarıyla Türkiye'de bu şekilde tescillenmiş bir ağaç yok. Halk arasında ise bu ağacın bin yıllık olduğu da söyleniyor. Ancak, İlçe Tarım Müdürlüğü ile yaptığımız değerlendirmede yaklaşık 700 yıllık olduğu sonucuna ulaştık.”

“MUT, ZEYTİNDE İSİMSİZ KAHRAMAN”

Mut’taki zeytincilikle ilgili değerlendirmelerde bulunan Mut Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Fevzi Ata ise Ege'deki birçok tüccarın yıllardır Mut'tan satın aldıkları zeytinleri yörelerinde işleyip kendi markalarıyla piyasaya sürdürdüklerini savundu.
Zeytin denilince akla Ayvalık ve Gemlik'in geldiğini, Mut'un ise isimsiz kahraman olduğunu ifade eden Ata: “Bu nedenle, Zeytin Dostu Derneği ile ortak bir çalışma başlattık. En iyi kalitede zeytin bu yörede üretilmesine ve Ayvalık zeytininin anavatanı da Mut olmasına rağmen marka olmakta geç bile kaldık. Gerek hasat şenlikleri, gerekse Türkiye genelinde yapacağımız çalışmalarla zeytinde Mut markasını yaratacağız” dedi.
Ata, yatırımcılara yöreye sanayi tesisi kurma çağrısında da bulunarak, şunları kaydetti: “Yörede 7 tane zeytinyağı fabrikası birkaç tane de salamura fabrikası var. Ancak, burada yetişen ürün fazla olduğundan Ayvalık'ın yanı sıra Ege'nin birçok kentine işlenecek zeytin buradan gidiyor. Bu nedenle, bu yöreye yatırım yapanlar bol, ucuz ve kaliteli ham maddeye yakın olacaklarından kazançlı çıkarlar.”


MUT’TA ZEYTİNYAĞI ÜRETİMİ BAŞLADI

10 Bin Ton Rekolte Bekleniyor

Mut’ta geçtiğimiz günlerde zeytin hasadının başlamasının ardından, zeytinyağı üretimine de başlandı. İlçede şu anda 8 özel 3 kooperatif olmak üzere 11 adet zeytinyağı işletmesinde zeytin sıkım işlemine başlanırken, bu yıl yaklaşık 10 bin ton zeytinyağı rekoltesi bekleniyor.
Son yıllarda ilçede zeytin ve zeytinyağı konusunda önemli gelişmeler yaşanıyor. Başta İlçe Kaymakamlığı, İlçe Tarım Müdürlüğü ve Ziraat Odası ile diğer kurumların destekleriyle düzenlenen kampanyalarla, zeytin ağacı sayısında önemli bir artış sağlandı. Tarıma dayalı bir ekonomisi olan Mut, özellikle kayısı ve erikten geçimini sağlamaktaydı. Son yıllarda yapılan bu atılımlarla zeytincilik ilk sıraya yerleşti.
Konuyla ilgili bilgiler veren İlçe Tarım Müdürü O. Levent Abaş, ilçede yaklaşık olarak 8,5 milyon zeytin ağacı bulunduğunu belirtirken, bunların 2,5 milyonunun meyve verdiğini kalan 6 milyonunun ise henüz meyve verme aşamasında olmadığını söyledi. Bu yıl ilçede tahmini zeytin üretiminin 90 bin ton beklendiğini kaydeden Abaş, bu miktarın 40 bin tonunun yemekliğe, geriye kalan 50 bin tonunun ise yağlığa ayrılacağını tahmin ettiklerini bildirdi. Bölgede yetişen zeytinlerden ortalama 4,5 kg meyveden 1 kg zeytinyağı elde edildiğini belirten Abaş: “2009 yılı için beklenen yağ rekoltemiz yaklaşık 9 bin 880 ton olarak tahmin edilmektedir” dedi.
Yörede doğal olarak yetişen ve aşılanarak verimli hale getirilen zeytinliklerin yanı sıra özellikle son beş yıldır zeytincilik konusunda yoğun çalışmalar yapıldığını kaydeden Abaş: “Kaymakamlığımız ve İlçe Tarım Müdürlüğümüzce, gerek İl Özel İdaresi finansmanıyla, gerekse zeytin fidanı üretim projemiz kapsamında sertifikalı fidan temin edilerek; 2006 yılı başında 3 milyon 424 bin adet olan ağaç varlığımız, 2009 yılı sonu itibari ile 8 milyon 288 bin 396 adede çıkmıştır” şeklinde konuştu.
İlçede yoğun olarak ayvalık, çöp aşı ve gemlik gibi yağlık çeşitlerin yetiştirildiğini dile getiren Abaş, sofralık olarak ise manzalina, memecik, domat, sarı ulak ve topal aşı yetiştiriciliği yapıldığını söyledi. İlçede 11 adet zeytinyağı, 9 adet de salamura ve paketleme ünitelerinin olduğunu belirten Abaş, ilçenin zeytin sanayinde geliştiğini ve gelişmekte olduğunu kaydetti. Abaş: “Özellikle salamura zeytin ve zeytinyağı sanayimiz en son teknolojiyi kullanmakta olup, gıda güvenirliliği açısından da hepsi belgeli ve sertifikalıdır” şeklinde konuştu.
Konuyla ilgili görüşlerini dile getiren İlçe Kaymakamı Osman Yenidoğan ise, ilçenin zeytincilik konusunda çok büyük atılımlar gerçekleştirdiğini kaydederek: “Sağlık Zeytinden, Zeytin Mut’tan sloganıyla ilçemiz zeytincilik konusunda çok büyük atılımlar yapmış ve Türkiye zeytinciliğin başkenti olma yolunda emin ve hızlı adımlar atmaktadır” dedi.
2005-2006 üretim sezonunda 1 milyon zeytin fidanı dikim kampanyası düzenlendiğini belirten Yenidoğan, bu kampanya sonunda o yıl 1 milyon 386 bin zeytin fidanı dikildiğini; 2006-2007 yılında ise 2 milyon zeytin fidanı dikim kampanyası düzenlendiğini ve dikim sezonunda toplam 2 milyon 111 bin adet zeytin fidanının toprakla buluştuğunu kaydetti.
9 köyün üreticilerinin birlikte hareket etmelerini sağlayan Kurtsuyu ve Çevre Köyleri Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’ne 60 ton/gün kapasiteli Modüler Sistem Zeytinyağı Fabrikası kurularak, 2006-2007 üretim sezonunda faaliyete geçtiği bilgisini veren Yenidoğan, bunun da Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca projelendirilerek finansa edildiğini ve faaliyetine devam ettiğini kaydetti. Diştaş ve Çevre Köyleri Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nin ise bu yörede bulunan üreticilerin doğal olarak yetiştirdikleri zeytinlerini, dünyada son derece önemli olan ve popülaritesi artan organik tarım konusunda sertifika veren ETKO firması ile 2004-2005 yılında Organik Tarım Sözleşmesi imzalandığını belirten Yenidoğan, kooperatife bu yıl itibarı ile Organik Tarım Ürünü Sertifikası alındığını kaydetti. Bu kooperatifin, organik ürünlerin işlenerek pazara sunulması ile ilgili olarak Tarım Bakanlığına 1200 ton/yıl kapasiteli bir proje hazırlanıp teklif edildiğini ve onaylandığını belirten Yenidoğan, tesis inşaatı ve makinelerinin bittiğini, 2007-2008 üretim sezonunda faaliyete geçtiğini söyledi.
Mut ekonomisinin büyük bir kısmının tarıma dayalı olduğunu söyleyen Yenidoğan, ilçede üretilen ürünlerin pazar payını artırma, gen kaynağını koruma ve rekabet koşullarını oluşturma adına markalaşma çalışmalarına hız verildiğini belirterek, Mut zeytini coğrafi işareti alma girişimlerinin devam ettiğini kaydetti.
İlçenin güvenli gıda konusunda da öncü olmaya aday olduğunu sözlerine ekleyen Mut Kaymakamı Osman Yenidoğan, “Zeytinyağı işletmeleri, zeytinyağının ambalaj ve saklanmasında teneke ambalajlarda halka arzı konusunda tavsiye kararı yayınlamışlardır” dedi.

“TÜRKİYE ZEYTİNDE DÜNYA LİDERİ OLACAK, FİYAT BİZDEN SORULACAK”

01 Kasım 2009,Pazar

4. Türkiye Zeytin Hasat Şenliği, sofralık zeytin üretiminde lider konumda olan ve 10 milyon meyve veren zeytin ağacına sahip Manisa’nın Akhisar ilçesinde gerçekleştirildi.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanvekili ve Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Nedim Güreli, İspanya’nın 670 bin ton üretimle dünya lideri olduğunu belirterek, “İtalya da 370 bin tonla ikinci sırada. 4 yılda 600 bin ton üretime ulaşarak dünya ikinciliği hedefliyoruz. Hatta kısa bir süre içinde dünya lideri olarak uluslararası piyasada fiyat belirleyici konuma geleceğiz” dedi.

Tarımın dünyada devlet desteği ile ayakta kaldığını söyleyen Güreli, Türk mallarının Avrupa pazarındaki durumuyla ilgili olarak, “Her ülke kota almış. Alamayan tek ülke Türkiye. Ama üretimimizi artırınca biz istemesek de çözüm bulunacak. Türkiye’de üretim artınca, Wall-Mart’la kontrat yapacak arkadaşlarımız var” diye konuştu.

Zeytin sektörünün son 5 yılda küresel ısınma nedeniyle darbe aldığını söyleyen Ali Nedim Güreli, söz konusu dönemde ihracatın 300 milyon tondan 90 milyon tona indiğini, ancak bu yıl 400 bin ton üretim beklediklerini kaydetti.

İç piyasadaki sofralık zeytin üretiminin yüzde 70’ini karşılayan ve 41 ülkeye zeytin ihraç eden Akhisar, bu yıl 4. Türkiye Zeytin Hasat Şenliği’nin ev sahibi oldu.

Akhisar Ticaret Borsası, Akhisar Belediyesi, Akhisar Ticaret ve Sanayi Odası, Akhisar Ziraat Odası, Zeytinliova Belediyesi, AK-SEK Vakfı, Akhisar Aktif İşadamları Derneği, Dış Ticaret Müsteşarlığı, Türkiye İhracatçılar Meclisi, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği, Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi, Zeytindostu Derneği’nin ortaklaşa düzenlediği organizasyonda zeytin hasadından, zeytinyağı tadımına, zeytin fidanı dikiminden helikopterle fidanlıkların gezimine kadar birbirinden renkli etkinlikler düzenlendi.

4. Türkiye Zeytin Hasat Şenliği kapsamında düzenlenen panelde konuşan TİM Başkanvekili Ali Nedim Güreli, zeytin üreticisini küresel krizin değil, küresel ısınmanın etkilediğini söyledi. Akhisar’da kuraklık öncesinde 300 bin ton üretim yapıldığını kaydeden Güreli, son 5 yılda bu rakamın 90 bin ton seviyesine gerilediğini ifade etti. Güreli, bu yıl 400 bin ton üretim beklediklerini belirterek, “4 yıl içerisinde zeytinde dünya lideri İspanya’dan sonra ikinciliğe yükseleceğiz. Kısa bir zamanda dünya lideri olarak uluslararası piyasada fiyat belirleyici konuma geleceğiz” dedi.

‘Üretim artınca kale alınacağız, Wall-Mart’la kontrat yapacağız’
Tarımın tüm dünyada devlet desteği ile ayakta durduğuna değinen TİM Başkanvekili Ali Nedim Güreli, şu örneği verdi: “AB çiftçisine destek vermese biz onlardan zengin oluruz. Tunus, Ürdün, Fas kota almış. Bu kotayı devlet alıyor. Alamayan tek ülkedir Türkiye. Dünyadaki en büyük tüketici pazarına reeskont yapmadan bir kilo Türk malı sokamıyorsunuz. Hacmimiz büyünce kale alınır, dikkat çekeriz. 3 sene sonra biz istemesek bile çözüm bulunacak. Romanya’ya Türk malını sokmuş Türk markalarını gördük. Bizler büyük ülkelerin hammadde deposuyuz. Türkiye söz konusu üretimi yapınca, zeytinyağında Wall-Mart’la kontrat yapacak arkadaşlar var. Türkiye’de AB standartlarında üretim yapan yüzlerce firma var. Biz hammadde elimizde olduğu gün o ülkelerin raflarına gireriz.”

Sektörde yaşanan imkânsızlıklar nedeniyle kendi içlerinde münakaşa yaşadıklarını anlatan Güreli, “Ancak bir araya gelebiliriz. Artan üretim hacminden dünyadaki yerimizi almak istiyorsak, ihracatçı birlikleri olarak birlikte hareket etmeliyiz” diye konuştu.

‘Sömürüyü yenmenin tek yolu üretimdir’
Akhisar’ın da her yıl daha fazla zeytin üreteceğini söyleyen Ali Nedim Güreli, üretimin önemini şu sözlerle vurguladı: “Bu ilçe her sene daha fazla üretecek. Dünya sofrasından hakkımızı yiyeceğiz. Biz 8 yıl önce Akhisar’a yine bir panel için gelmiştik. O günlerde Tütenli köyünde fidan dikmiştik. O köydeki insanlar artık muhtaç değil. O günden bugüne tarımın insanlara özgürlük getirdiğini gördüm. Biz her yere zeytin fidanı diktik. Geçtiğimiz kötü süreçte ümit tazeledik. Sömürüyü yenmenin tek yolu üretimdir.”

‘Hata yapanlar, bu sektörde barınamayacak’
Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Derneği Başkanı Mustafa Tan, Türkiye’nin zeytinde dünya ikinciliği hedefinin hayal olmadığını söyleyerek, “Bugün İspanya’nın 3 şehri dünya üretiminin yüzde 40’ıını karşılıyor. Demek ki hedeflerimizi iyi koymalıyız. Her teşvik, her yörede aynı olmamalı. Ağaç başına yardım modeli geliştirmeliyiz. Türkiye, zeytinyağı kalitesi ile adından söz ettiriyor. Türkiye’de taklit olaylarına rastlıyoruz. Tespitleri önümüzdeki günlerde yapacağız. Yolumuza taş koyan herkesle savaşacağız. Hata yapanlar, bu sektörde barınamayacaklar” dedi.

Tarımdaki düşüş sansasyonel ve geçici
Adnan Menderes Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Tarım Uzmanı Yardımcı Doç. Dr. Renan Tunalıoğlu ise, bilinenin aksine tarımın hiç düşmediğini, ancak katma değerden alınan pay nedeniyle rakamlarda düşüş gözlendiğini söyledi. Türkiye’nin zeytin konusunda dünya ticaret hacmindeki payının 250 milyon dolarla yüzde 5 civarında olduğunu belirten Tunalıoğlu, “Genel ticaret hacminde bu oran çok düşük. Ancak tarımda yaşanan sıkıntılar sansasyonel ve geçici. Tarım hiçbir zaman önemini kaybetmeyecek, özellikle de bizim gibi ülkelerde. Tarım, dünyada yükselen bir değer” şeklinde konuştu.

'Sorun dışa bağımlılık, çözüm örgütlenme’
Gelişmiş ülkelerin tarımın yükselişe geçeceğini çok önceden bildiğini ve bunun OECD raporlarında yer aldığını aktaran Renan Tunalıoğlu, “Suudi Arabistan, son 5 yılda tarımda en fazla katma değer yaratan ülke. Ardından Ürdün ve Suriye geliyor. Avrupa ülkeleri ve bizim gibi ülkeler ise geride. Çünkü bu ülkeler gerekli potansiyeli yakalamış” dedi.

Türkiye’deki en önemli şikâyetin tarım politikaları olduğuna değinen Tunalıoğlu, çözümün örgütlenme olduğunu söyledi. Türkiye’nin tarım politikalarında dışa bağımlı olduğunu dile getiren Tunalıoğlu, tarımla ilgili birçok uluslar arası kuruman etkisi altında olunduğunu kaydetti.

Ece Zeytin ve Zeytinyağı Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Gökalp ise, Akhisar’ın zeytin üreticisi bölgelerin tam ortasında olduğunu ve bunun avantajını yaşadığını belirterek, Akhisar’dan diğer zeytin üreticisi bölgelere her gün zeytin taşındığını aktardı. Türkiye’de en fazla sofralık zeytin çeşidinin Akhisar’da bulunduğunu ifade eden Gökalp, Sofralık zeytinin yüzde 70’inin Akhisar’da üretildiğini sözlerine ekledi.

İhracat Genel Müdürü Ziya Altunyaldız da, Türkiye açısından zeytin ve zeytinyağının önemine dikkat çekerek, Akhisar’ın 41 ülkeye ihracat yaptığını söyledi. Altunyaldız, sorunların çözümü için İzmir’de organik tarım ürünleri kümelenmesine karar verdiklerini ekledi.

Anar’ın gözüyle bir zeytin hasadı

Star
30 Ekim 2009,Cuma


İhsan Oktay Anar’ın, zeytin hasadını kaleme aldığı yazısı, National Geographic dergisinde yayınlandı

Romancı İhsan Oktay Anar, belki ilk kez farklı bir konuda kalem oynattı. İzmir’de yaşayan Anar, National Geographic’in Kasım sayısı için Tire’de zeytin hasadının tasvirini yaptı. İhsan Oktay Anar, zeytin hasadını şu sözcüklerle anlatıyor: “...Sofralık ve sabunluk yağ ayrıldı. Ailenin, zeytin çırpmaya ve toplamaya katılan her bir ferdine payı olan yağ gönderildi. Bir kısmı da, muhtaçlara dağıtıldı. Belki yüz yıl önce, bunca kişinin sofrasına giren yağın geldiği zeytinliklerdeki ağaçları dikenler, sulayanlar, aşılayanlar, yani artık yaşamayan bu isimsizler, rahmetle anıldı...”

Wednesday, October 28, 2009

Banılacak zeytinyağı

Serdar Turgut
Akşam
27 EKİM 2009,SALI


Bugün kaliteli yeme-içmeye bir yaşam stili olarak önem veren her insanın militanlığını yapması gereken zeytinyağının güzelliği konusuna gireceğim. Bunun militanlığının yapılması, Türkiye açısından daha da önemli. Çünkü biz çok güzel zeytinleri ve zeytinyağını ürettiğimiz, zeytinyağı ile çok güzel yemekler yapabildiğimiz halde, ne yazık ki zeytinyağı yaşamımıza gerektiği kadar fazla girememiş durumda. Zeytinyağı üretiminde İspanya, İtalya, Yunanistan'dan sonra dördüncü sırada gelmemize rağmen tüketimde bu üç ülkenin çok ama çok altındayız. Tüketim böyle düşük olunca, zeytinyağını hayatımızın önemli bir parçası haline getirip bunun kültürünü de yaratamıyoruz. Yaygın bir kültür oluşturulamayınca potansiyelimizi de tam kullanamayıp dünyada hak ettiğimiz yere gelemiyoruz.

Hatırlıyorum da; hayli gençken çukur bir kabın içine sızma zeytinyağını döküp, içine bir miktar kırmızı biber ve kekik atar, çok az da sirke katardım. Sonra sıcacık ekmeği bunun içine banıp yerdim. Yanına da güzel kırmızı bir şarap açardım. Bana göre bu, dünyanın en güzel lezzetlerinden birisi ve pahalı rafine bir yemekten daha da değerlidir benim için. Gençken yapıyordum dediysem şimdilerde bu adeti bıraktığımı sanmayın. Aradaki tek fark; yanında açtığım şarabın daha kaliteli olmasıdır.

Bir gün, New York'ta bir restoranda masamıza gelen şef, yemeklerini çok beğendiğimizi söylememizden sonra 'haydi şerefe içelim' demişti. Ben şarap içeceğimizi sanırken şef, küçük bardaklara sızma zeytinyağını koydurdu. 'Şerefe' deyip bardağını kaldırdı ve içti... Tabii biz de takip ettik. O anda üzerinde okumuş olduğum zeytinyağı tadımlarının, neden şarap tadımları kadar ciddiye alındığını fark ettim. Tereyağla yapmaya alıştığımız her yemeği zeytinyağı ile rahatlıkla yapabileceğimizi anladım. Şimdilerde ben Risotto'yu bile içine bir damla tereyağı koymadan pişiriyorum, çok da lezzetli oluyor.

Zeytinyağının doğal sevgilisi otlardır. Ege otlarından bahsediyorum. Tabii ki: sadece bu cümleleri yazmak bile bana Cunda'yı hatırlatıyor. Cunda'ya gelirken havada zeytinyağını koklamaya başlarsınız ki, bu koku beni rakıya hazırlamaya başlar. Ayvalık zeytinyağı kültürünü yaşar. Radika, cibes, hardalotu, turpotu, kayakoruğuotu, bunlar Ege'dir, topraktan fışkırır. Bunları haşlayacaksınız, sonra zeytinyağı ve sarımsak sosunu haşlanmış ota bolca dökeceksiniz. Eğer deniz kenarında bir masadaysanız, güneş de batmak üzereyse, günün sıcağı yavaştan çekilmeye başlamışken sıcaklık sadece gündüz güneşinin altında kalmaktan vücudunuzda kalmışsa, masaya bu otlar geldiğinde sıkıysa bir bardak buz gibi rakı içmeyin de görelim bakalım sizi. Otlardan birkaç çatal ve o ilk yudum hayatın güzelliğidir.

Bu tür yaşam kültürü 'Ege'ye özgüdür. Yunanlılarla paylaşırız bu kültürü. (Benim en sinirlendiğim şey ahtapot bacağını onların bizden daha güzel pişirmeyi başarmalarıdır. Sadece ahtapot bacağı yemek için Midilli'ye bile gittiğim olmuştur)

Bize bu kültür, bu yaşam biçimi tarihimizden doğal olarak geldi. O açıdan şanslıyız. Zeytinyağı kültürünü başka ülkeler gibi uğraşarak yaratmak zorunda değiliz.

Akdeniz kültürü etkisinden hayli uzakta olan ve yemek kültürünü Fransa'nın hakimiyetinde geliştiren Amerika'da (Fransız mutfağı başta bol tereyağlı ve kremalıydı) zeytinyağı kültürü ilginç bir şekilde hippi kültürü ile bağlantılı olarak gelişmişti. 1960'lı yıllarda Amerika'nın doğu kıyısında Fransız yemek ve restoran kültürü hakimiyetini kurmuşken batı tarafında ise gençlik başkaldırısının merkezi durumundaki Berkeley Üniversitesi civarında örgütlenmiş radikaller, yemek kültürü de oluşturmaya girişti. Chez Panisse adında bir restoran açıldı ve bunun sahibi Alice Waters, gerçi yine Fransız ağırlıklı bir mönü oluşturmuştu ama organik yemek kavramını ortaya atmaya başlamıştı. Doğal koşullarda yetiştirilen otlarla ve yine doğal koşullarda yetiştirilen hayvanlarla yapılıyordu yemekler. Bu kavram sonradan Kaliforniya'da alternatif ve radikal bir yemek kültürünün oluşmasına neden olmuştu. Organik yemek, vejetaryen yemek kültürü, hep bu kökenlerden gelişmişti. Zeytinyağı da hakim restoran kültürüne (Fransız) karşı bir restoran kültürü geliştirmek için kullanılmaya başlandı. Sonunda zeytinyağı Kaliforniya'nın resmi yağı da oldu bir şekilde... Daha sonra batı tarafına dersler vermek için sık sık gelen doğu yemek aristokrasisinin duayeni James Beard Kaliforniya'da gördüğü gelişmeleri batıya yani New York'a götürmeye başladı. James Beard bu arada ekmek üzerine bir kitap da yazıyordu. (Beard on Bread) Anlayacağınız zeytinyağına banılacak ekmek fikri de oluşmaya başlamıştı. Gayet tabii ki bir ülkede zeytinyağının kullanılmaya başlanması bu kadar basit ve özetle geçilecek bir konudan ibaret değil. İtalyanların etkisi de analize sokulmadan tam açıklama yapılması imkansız. Burada amacım bir kapsamlı yemek tarihi anlatımına girmek değil. Sadece bir ilginç bağlantıya dikkat çekmeye çalışmaktan ibaret.

Ben İstanbul'dayken Cunda keyfini sürmek için Bostancı'daki Cunda Balık'a giderim. Sahibi Cundalı olan bu restoranın balıkları bile günlük olarak Cunda'dan geliyor. Adres: Köy Yolu Sok. No: 6 Bostancı. Tel: 0216 3805989

Cunda'da ise doğrudan Bay Nihat'a giderim. Bay Nihat deniz kıyısında bir restoran. Kış aylarında ise arkadaki taş binada hizmet veriyor. Nefis mezeleri var. Hatta yazın meze sayısının 100'e çıktığı bile söyleniyor.

Adres: Sahilyolu No.21 Cunda Adası Ayvalık-Balıkesir. Tel: 0266 3271063

“MUT’TAN ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI İHRACATINI DEĞERLENDİRME TOPLANTISI” PROGRAMI

TARİH: 13 KASIM 2009 CUMA
YER: MUT ZİRAAT ODASI TOPLANTI SALONU

AÇILIŞ KONUŞMALARI
14.30 - 14.40 Mut Ziraat Odası Başkanı-Ali ÇELİK
14.40 - 14.50 Mut Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı-Fevzi ATA
14.50 - 15.10 EİB Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçılar Birliği Başkanı-Ali Nedim GÜRELİ
15.10 - 15.25 Mut Belediye Başkanı-Murat ORHAN
15.25 - 15.40 Mut Kaymakamı-Osman Yenidoğan
15.40 - 15.55 Başbakanlık, DTM, İthalat Genel Müdürü- Mustafa SEVER
15.55 - 16.30 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili
Sayın Kürşad TÜZMEN (Katılımı halinde)

PANEL KONUŞMACILARI
Oturum Başkanı: Başbakanlık, DTM, İthalat Genel Müdürü- Mustafa SEVER
16.30 – 16.50 Mut Tarım İlçe Müdürü-Levent ABAŞ
“Ülkemiz Zeytinciliğinde Mut’un Yeri ve Önemi”
16.50-17.10 DTM İhracat Genel Müdürlüğü Tarım Dairesi Başkanı-Mesut ASLANTAŞ
“Ülkemiz Zeytin ve Zeytinyağı İhracatında Kaydedilen Gelişmeler”
17.10 -17.30 İB Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Üyeleri-
Emin DEMİRCİ, Davut ER
“Zeytin İhracatçılarımızın Üreticilerimizden Beklentileri ve
Önerileri”
17.30-18.00 DTM İhracat Genel Müdürlüğü Şube Müdürü-Emrah SAZAK
“İhracata Yönelik Olarak Uygulanan Devlet Yardımları”
18.00-18.30 Soru ve Cevaplar
18.30- Mut İşadamları ve Girişimcilerini İhracata Yönlendirmek İçin
Açılmış Olan Eğitim Programının Sertifika
Töreni

Türk zeytincilik sektörü, barışın simgesi zeytin ağacının hasadını bu yıl Akhisar’dan başlatıyor.

26 Ekim 2009,P.Tesi

30-31 Ekim – 1 Kasım 2009 tarihlerinde Akhisar’da “Zeytin Hasat Şenliği” düzenleniyor.

Akhisar Ticaret Borsası, Akhisar Belediyesi, Akhisar Ticaret ve Sanayi Odası, Akhisar Ziraat Odası, Zeytinliova Belediyesi, AK-SEK Vakfı, Akhisar Aktif İşadamları Derneği, Dış Ticaret Müsteşarlığı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Türkiye İhracatçılar Meclisi, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği, Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi ve Zeytindostu Derneği’nin ortaklaşa düzenlediği “Akhisar Zeytin Hasat Şenliği” kapsamında, 31 Ekim 2009 Cumartesi günü Akhisar’ın Zeytinliova Beldesi’nde dalından zeytinler hasat edildikten sonra sofralık zeytin işleme tesisinde ve zeytinyağı fabrikasında geçtiği işlemler gözlemlenecek, şenliğe katılan basın mensupları adına, “Basın Zeytinliği”nde zeytin fidanı dikilecek.

31 Ekim 2009 Cumartesi günü öğleden sonra ise düzenlenecek panel büyük bir buluşmaya evsahipliği yapacak. Son dönemde sektörün zıt kutupları haline gelen Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ali Nedim Güreli ile UZZK Başkanı Mustafa Tan, panelist olarak Akhisarlılara sektöre ilişkin görüşlerini aktaracaklar.

Panelde EZZİB Başkanı Ali Nedim Güreli, Türk zeytinyağı pazarı, ihracat potansiyeli ve Akhisar’ın yerini anlatan bir sunum yapacak. UZZK Başkanı Mustafa Tan’ın ise, zeytin ve zeytinyağında kalite sorunları üzerine bir bildiri sunması bekleniyor. Akhisar’da yerleşik Ece Zeytinleri Yönetim Kurulu Başkanı ve Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mustafa Gökalp ise, sofralık zeytinde Akhisar’ın konumunu dile getirecek. Adnan Menderes Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Renan Tunalıoğlu ise Türkiye’de tarımın gelecekte alacağı önemi anlatan bir sunum gerçekleştirecek.

Meyve veren 10 milyon zeytin ağacı bulunan Akhisar’da son yıllarda dikilmiş ve önümüzdeki yıllarda meyve vermeye başlayacak 5 milyon civarında zeytin ağacı bulunuyor. Akhisar Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Emin Demirci, Akhisar’ın özellikle sofralık zeytin üretimi anlamında Türkiye’nin birinci yöresi olmasına rağmen Türkiye kamuoyunda bu özelliğinin bugüne kadar yeterince dillendirilmediğini amaçlarının Akhisar’ın potansiyelinin Türk kamuoyuna aktarılması olduğunu söyledi.

2009/10 sezonu için hem İzmir Ticaret Borsası koordinatörlüğünde, hem de UZZK koordinatörlüğünde yürütülen rekolte çalışmalarında Akhisar’ın sofralık zeytin üretiminde Türkiye birincisi olduğunu anlatan Demirci, “İzmir Ticaret Borsası, Türkiye’nin 2009/10 sezonunda, 409 bin tonluk sofralık zeytin rekoltesi olduğu tahmininde bulundu. Bu rekoltenin yüzde 25’ine tekabül eden 102 bin 310 tonluk dilimi Akhisar ve çervesinde yetiştiriliyor. Yakın zamana kadar Türkiye’de tütün üretim merkezi olarak bilinen Akhisar, günümüzde Türkiye’nin en büyük zeytin ve zeytinyağı üretim merkezi haline geldi. Bu değişimi Türkiye kamuoyuna göstermek istiyoruz” dedi.

İspanya, pazarlamada Tariş'i örnek alacak

MURAT ŞAHİN
Yeni Asır
23 Ekim 2009,Cuma


Tariş Zeytinyağı Birliği Başkanı Çetin, "Üretim devi ülkenin kooperetifleri bizim üreticiden tüketiciye satış modelimizi uygulayıp fiyat riskini azaltacak" dedi

Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği'nin pazarlamadaki başarısı, dünya zeytinyağı üretiminde söz sahibi olan İspanyollara örnek oldu. Ülke üretimlerinin yüzde 70'ini karşılayan İspanyol kooperatifleri, 41 ülkeye kendi markası ile ihracat gerçekleştiren Tariş'ten satış ve pazarlama taktiklerini öğrenecek.
Üretimin büyük kısmını gerçekleştiren İspanyol kooperatiflerinin satış ve pazarlama konusunda aynı oranda etkin olmadığını belirten Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Başkanı Cahit Çetin, İspanyol Zeytinyağı Kooperatifi Oleoestepa ile protokol imzaladıklarına dikkat çekerek, Tariş'in pazarlama modelini uygulayacaklarını kaydetti.
İspanyol kooperatiflerinin çok güçlü olduğunu ancak bu gücü satış ve pazarlamada kullanamadıkları için sıkıntı yaşadıklarını anlatan Çetin, "Üstelik fiyatların ani düşüşünde de üretimleri oranında risk alıyorlar. Şimdi bu sıkıntıyı Tariş Zeytin A.Ş. benzeri bir satış pazarlama şirketi kurarak aşacaklar. Bu gelişme bize de güç verdi ve doğru yolda olduğumuzu gösterdi" dedi.
İspanyol kooperatiflerinin yıllardır üreticiden aldığı ürünü ağırlıklı olarak dolumcuya veren bir sistemle çalıştığını ifade eden Çetin, "Kooperatifler sektörde kartelleşme yaşandığı için ciddi fiyat düşüşleri ile karşı karşıya kalıyor. Bu nedenle modelimizi örnek aldılar" dedi. Çetin şöyle konuştu: "İspanyol kooperatifleri fiyat düşüşlerinin önüne geçmek için Tariş Zeytinyağı'nın üreticiden - tüketiciye satış modelini inceledi. Bize, 'Sizin İspanyol modeli olarak adlandırdığınız modele biz pazarlama problemi diyoruz' açıklamasını yaptılar ve satış ve pazarlama şirketimiz Tariş Zeytin A.Ş'nin modelinin doğru olduğunu vurguladılar. İspanyol kooperatifleri maliyetlerin yüksek olduğunu gerekçe göstererek, ambalajlı üretim ve pazarlama konusunda çok fazla yatırım yapmamıştı. Ancak fiyat problemini pazarlamaya ağırlık vererek çözecekler" dedi.

SÖZLEŞME İMZALANDI
5-6 Haziran tarihlerinde gerçekleştirdikleri uluslararası zeytinyağı sempozyumuna katılan İspanyol kooperatif yöneticilerinin Tariş Zeytin A.Ş'nin yurtiçinde sektör lideri olması, yurtdışında ambalajlı ihracatta elde ettiği başarılar ve özellikle de ürün çeşitliliğinden çok etkilendiklerini anlatan Çetin, bu sistemi bugüne kadar kurmadıkları için şu anda sıkıntı yaşadıklarını ifade ettiklerini vurguladı. Kendilerine bu konuda destek vermek için ilk adımı atarak Oleoestepa Kooperatifi ile bir protokol imzaladıklarını açıklayan Çetin şöyle konuştu: "Bu protokolle biz onlara satış ve pazarlama konusunda destek vereceğiz. Onlar da bize üretim ve kooperatifleşme konusundaki bilgi birikimlerini aktaracak. Yani her iki ülkenin üreticileri bu ortak çalışmadan kazançlı çıkacak."

Çinlilere zeytinyağını sevdirdiler
Halen 41 ülkeye Tariş markasıyla ihracat yaptıklarını ve Uzakdoğu pazarından çok umutlu olduklarını ifade eden Çetin, Çin'in de 30 bin ton zeytinyağı tüketimiyle hızla büyüyen pazar olduğunu vurguladı. Soya yağının ağırlıklı olarak tüketildiği Çin'de sağlık trendinin artmasıyla sağlıklı ürün olan zeytinyağına Çin halkının da ilgi göstermeye başladığını belirten Çetin, "Çin Şanghay'da bulunan Wall Mart (3 mağazası), Tesco, Tops ve City mağazalarında Tariş markalı 8 kalem sızma ve riviera ile 3 çeşit zeytinlerimiz satılmaktadır. Wall Mart ile Şanghay'da 2 yıldan bu yana çalışmaktayız. Önümüzdeki aylarda Pekin'de bulunan başta Wall Mart mağazaları olmak üzere çok sayıda zincir mağazaya girme yolunda çalışmalarımız sürüyor. Ağırlıklı olarak Şanghay ve Pekin üzerinden pazarı genişletmeyi hedeflerken halen yılda ortalama 50 ton olan satışlarımızı kısa sürede 150 tona çıkarmayı planlıyoruz."

Cargill ve Hojiblanca birlikte zeytinyağı şişeleme işinde

Gıdahattı
12.10.2009


Cargill ve Hojiblanca’nın Private Label zeytinyağı üretecekleri İspanya’daki yeni şişeleme fabrikasının açılışı yapıldı. Yarı yarıya ortak girişimle 18 milyon Euro yatırım yapılan fabrika Malaga yakınlarındaki Antequera’da yer alıyor.

Tam kapasite çalışacak olan fabrikada yılda 100 milyon şişe zeytinyağı şişelenecek. Fabrikada “ağaçtan sofraya” tüm süreçlerdeki uzmanlık ve deneyimle çeşitli kalitelerde zeytinyağı şişelenecek.

Zeytinyağı tadımcıları aranıyor

Cumhuriyet
23-10-2009


2010’da yürürlüğe girecek “Zeytinyağı ve Pirina Yağı Tebliği”, zeytinyağına tadım kriterleri getirecek. Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Komitesi Yönetim Kurulu Üyesi Ümmühan Tibet, “Avrupa Birliği tarafından zeytinyağı ihracatında duyusal özellikler aranacak. 2010 tarihinden itibaren denetimlerde, zeytinyağı tadım analizleri, tadım panelistleri marifetiyle yapılacak.” dedi. Antakya Ticaret ve Sanayi Odası’nın düzenlediği “Natürel Zeytinyağı Duyusal Tadım Eğitimi”ne katılan Tibet, 2008’den bu yana yaklaşık 500 tadımcı yetiştirildiğini, rakamın artacağını bildirdi.

Monday, October 19, 2009

AKHİSAR’A ZEYTİN DİKMEYE VE ZEYTİN HASADINA DAVETLİSİNİZ…

17 Ekim 2009,C.tesi

Kendi zeytin fidanınızı dikmek, zeytin hasadı yapmak, zeytinyağı fabrikasında zeytin sıkımına tanıklık etmek, helikopterle zeytinliklere gökyüzünden bakmak, birbirinden lezzetli zeytinyağlı yemekleri tatmak ister misiniz? O halde Aksihar’da düzenlenecek 4. Türkiye Zeytin Hasat Şenliği’ne davetlisiniz…

Sofralık zeytin üretiminde lider konumda olan ve 10 milyon meyve veren zeytin ağacına sahip Akhisar’da, 30 - 31 Ekim – 01 Kasım 2009 tarihlerinde, “4. Türkiye Zeytin Hasat Şenliği” düzenleniyor.

Akhisar Ticaret Borsası, Akhisar Belediyesi, Akhisar Ticaret ve Sanayi Odası, Akhisar Ziraat Odası, Zeytinliova Belediyesi, AK-SEK Vakfı, Akhisar Aktif İşadamları Derneği, Dış Ticaret Müsteşarlığı, Türkiye İhracatçılar Meclisi, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği, Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi, Zeytindostu Derneği’nin ortaklaşa düzenlediği organizasyonda; zeytin hasatından, zeytinyağı tadımınına, zeytin fidanı dikiminden helikopterle fidanlıkların gezimine kadar birbirinden renkli etkinlikler olacak.

Etkinlikler kapsamında, Zeytin Hasat Şenliği’ne katılacak gazetecilerin her birinin adına birer tane zeytin fidanı dikimi yine basın mensuplarının kendileri tarafından gerçekleştirilecek. Gazeteciler, bundan sonra geleneksel olarak her yıl yapılacak zeytin hasat şenliklerinde kendi ağaçlarının ürününü hasat edebilecekler.

Program

31 Ekim 2009 Cumartesi
08.00 – 10.00 – Kahvaltı
10.30 – Zeytin hasadı için Zeytinliova’ya hareket
11.00 – Zeytin Hasadı
11.45 – “Basın Zeytinliği”ne zeytin fidanı dikimi
12.30 – Zeytinyağı Tesisi Gezisi
13.15 – Zeytin İşleme Tesisi Gezisi
14.00 – Zeytinliova Gölet’te Akhisar’a özgü zeytinyağlı yemekler ve Ramiz Köfte tarafından servis edilecek “Akhisar Köfte” eşliğinde öğle yemeği
15.30 – “Zeytin’de dünya ikinciliğini hedefleyen Türkiye’nin hedefinde Akhisar’ın rolü ve önemi” konulu panel.

Friday, October 16, 2009

Kıbrıslı liderler zeytin fidanı dikti

CNNTurk
15 Ekim 2009,Perşembe


Kıbrıs müzakereleri çerçevesinde bugün 45. kez bir araya gelen KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas, BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Taye Brook Zerihoun'un ev sahipliğinde yapılan görüşmeden önce, müzakere binasının önüne iki zeytin fidanı dikti.

İki taraftan sivil toplum örgütü (STÖ) temsilcileri de, toplantıdan önce ara bölgede müzakerelerin sürdürüldüğü binanın önüne gelerek İngilizce, Türkçe ve Rumca olarak "Barış sürecine biz de katılıyoruz" yazılı bir pankart açtılar ve hazırladıkları ortak bildiriyi liderlere sundular.

STÖ temsilcileri, liderlere sunulan bildiriyi okudu ve ardından liderlere birer çiçek verdi. Bildirilerin okunmasının ardından konuşan Talat ve Hristofyas, müzakerelerin başarıyla sonuçlanması için ellerinden gelenin en iyisini yapma sözü verdiler ve hedefe ulaşmak için çok çalıştıklarını belirttiler. Liderler STÖ'lere destekleri için teşekkür de etti.

Tuesday, October 13, 2009

13 Ekim 2009,Salı

Zeytin yasasında yapılmak istenen değişikliğe karşı GÜMÇED Edremit körfez şubesi öncülüğünde toplanan 100 bin imzayı TBMM sine vermek üzere zeytinciler, Körfezden 4 otobüsle Ankara’ya gidiyor.

Zeytincilerin Programı şöyle;
19 ekim saat 22.00 Körfezden hareket,
20 ekim saat 09.00-12.00 Anıtkabir,
12.00-13.00 tarım bakanlığı önünde basın açıklaması,imzaların verilmesi,
13.30-14.00 CHP grup toplantısına katılım, Meclis Başkanlığına
imzaların verilmesi, Başbakanlığa ve Cumhurbaşkanlığına
imzaların temsilciler aracılığı ile verilmesi,geriye dönüş.

Gömeç'te Zeytin Hasat Şenliği


haberfx
13 Ekim 2009,Salı


Türkiye'nin en önemli zeytin üretim merkezlerinden Balıkesir'in Edremit Körfezi'nde ilk defa zeytin hasat şenliği düzenlendi. Gömeç'e bağlı Ulubeyler köyünde Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Kooperatifi'nin organize ettiği hasat şenliğinde büyük coşku yaşandı.
Türkiye'nin en önemli zeytin üretim merkezlerinden Balıkesir'in Edremit Körfezi'nde ilk defa zeytin hasat şenliği düzenlendi. Gömeç'e bağlı Ulubeyler köyünde Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Kooperatifi'nin organize ettiği hasat şenliğinde büyük coşku yaşandı.

Gömeç Tariş Kooperatifi Başkanı Ahmet Ali Uzun'un ev sahipliği yaptığı hasat şenliği, körfez zeytincilerini buluşturdu. Gömeç Kaymakamı Faruk Ekiz, Ak Parti Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün, Burhaniye Belediye Başkanı Fikret Akova, Küyükkuyu Belediye Başkanı Cengiz Balkan, Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Başkanı Cahit Çetin ve körfezdeki Tariş kooperatifi yöneticileri ile ürecileri bir araya getiren hasat şenliğinde büyük coşku yaşandı.

Gömeç Tariş Başkanı Ahmet Ali Uzun, yaptığı konuşmada katılımcılara teşekkür etti. Yurt genelinde 100 bin ton zeytinyağı beklendiğini belirten Ahmet Ali Uzun, üreticinin zeytinyağını 1 lira pirim beklediğini bildirdi. Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Başkanı Cahit Çetin de yaptığı konuşmada, Tarım Bakanlığı'nın zeytinde dünya ikinciliği hedefi koyduğunu söyledi.

Çetin, şenliğe katılan milletvekili İsmail Özgün'e teşekkür etti. Başkan Cahit Çetin, Tariş olarak tane zeytin alımlarına da başladıklarını bildirdi. Milletvekili İsmail Özgün de, yaptığı konuşmada, devletin zeytincinin yanında olduğunu bildirdi. Zeytinde dünya ikinciliğini hedeflediklerini belirten Özgün, "Daha çok üretmeliyiz. Bunun için de zeytin dikimini teşvik ediyoruz. Zeytinyağı tanıtımına önem vermeliyiz. Bununu için de Tariş'e büyük görev düşüyor. İç tüketimi de artırmalıyız" dedi.

Yapılan konuşmaların ardından, Gömeç Müftüsü Fetullah Uydaş'ın okuduğu birlik beraberlik ve bereket duasına tüm katılımcılar amin dedi. Yapılan konuşmaların ardından davetlilere etli pilav ve ayran ikramı yapıldı. Bu arada Burhaniye belediye gençlik merkezi halk oyunları ekibinin gösterileri büyük ilgi gördü. Törenin ardından makinelerle hasat yapıldı.