Friday, February 29, 2008

Komşu "Türk zeytinine" talip



Yenigün
29 Şubat 2008,Cuma


Yunanistan ve birçok Avrupa ülkesi Türk üretimi zeytine yoğun ilgi gösteriyor

Marmarabirlik, ihracat ile Türkiye’ye 18 milyon 500 bin Dolar döviz kazandırdığını açıkladı

Dünya’nın en iyi sofralık zeytinlerinin yetiştirildiği Güney Marmara’da doğan Marmarabirlik, zeytin ve zeytinyağı ürünleriyle Avrupa’da pazar payını arttırıyor. Güney Marmara Bölgesi zeytinlerini 1954 yılından bu yana zeytinyağı ve zeytin çeşitlerinde aranan marka haline gelen Marmarabirlik, 2007’de ihracatta da büyük bir adım attı.

Avrupa ülkelerine ihracat yaptıklarını bildiren firma yetkilileri, özellikle Yunanistan’ın Türk zeytini talep ettiğini açıkladı. 2007’de toplam 32.000 ton ürün elde eden Marmarabirlik, bunun 4 bin 300 tonunu ihraç etti. Bu rakam, Marmarabirlik’in ihracatını bir önceki yıla göre yüzde 30 arttırdığını ortaya koyarken, Avrupa’dan ABD’ye kadar 20 ülkeye yapılan satışların Türkiye’ye kazandırdığı döviz ise 18 milyon 500 bin doları aştı.

Gıda fuarında konuk

Marmara Birlik’in Avrupa başarısında büyük pay sahibi olan Köln’deki Türkiyem Şirketler Grubu Başkanı ve Marmarabirlik Distribütörü Mustafa Duran, şimdi Avrupa’da yeni başarılara hazırlanıyor. Avrupa’da Türk zeytinine olan ilginin gurur verici olduğunu söyleyen Duran, "Dünyanın en büyük gıda fuarı olan Anuga Fuarı’nın 2009’daki konuk ülkesi olduk. Türkiye Köln’deki bu fuara 300 firma ile katılacak. Almanya Türkiye için büyük bir Pazar, Köln’deki bu fuar Türk zeytini için yeni fırsatların başlangıcı olacak ve daha da büyüyeceğiz" dedi.

Marmarabirliğin bu yıl toplam 32.000 ton olarak gerçekleşen satışının 4.300 tonu yurtdışına gerçekleştirildi. Marmarabirlik, Avrupa’dan Amerika’ya kadar 20 ülkeye yapılan bu satışlardan Türkiye’ye 18.500.000 YTL’ye karşılık gelen döviz kazandırdı.

İhracatta yüzde 30 artış

Güney Marmara Bölgesi zeytinlerini 1954 yılından bu yana zeytinyağı ve zeytin çeşitlerinde aranan marka haline gelen Marmarabirlik, 2007 yılında Avrupa ülkelerine gerçekleştirdiği ihracatla başarıya imza attı. Satış stratejisinde ihracata önümüzdeki dönemde daha da ağırlık vermeyi hedefleyen zeytin ihracatında da lider kuruluş olan Marmarabirlik, önceki dönemlere göre ihracatında döviz bazında % 30 artış sağladı. Anuga Fuarında kendi imkânları ile açtığı Türk standının Yunanlılar dâhil birçok ülke tarafından hayranlıkla izlendiğini belirten Mustafa Duran, bugüne kadar Türkiye’den alamadıkları desteği 2009’da beklediklerini söyledi.

“Gemlik zeytinine Gaziantep’te destek verilmeyecek”


Gemlik tipi zeytin fidanının kurumlar arası diyalog ile yetiştiği yerde dikilmesi için karar alındı.





Seyfettin ŞEKERSÖZ
gemlik korfez gazetesi
28 Şubat 2008,Perşembe


Bursa İl Tarım Koordinasyon Kurulu İnegöl'de toplandı.

Koordinasyon Kurulu Başkanı Niyazi Özbil, çiftçinin mevta haline geldiğini, tarımın battığını ileri sürdü. Toplantıda konuşan İl Tarım Müdür Yardımcısı M. Ali Koçkaya ise daha önce teşvik primi uygulaması yapılan Gemlik tipi zeytin fidanının kurumlar arası diyalog ile yetiştiği yerde dikilmesi için karar alındığını ve Gaziantep'te Gemlik tipi zeytin fidanına destek verilmeyeceğini söyledi.

Bursa'ya bağlı ilçelerin ziraat odaları ve kooperatif başkanlarının katıldığı toplantının açılış konuşmasını yapan İl Koordinasyon Kurulu Başkanı ve İnegöl Ziraat Odası Başkanı Niyazi Özbil, Türkiye'de en çok sıkıntıyı tarım sektörünün çektiğini söyledi. Avrupa'daki tarımla, Türkiye'deki tarım arasında uçurumlar olduğunu dile getiren Özbil, "Avrupalı çiftçi nereye ne ekeceğini, ne kadar ekeceğini, nereye satacağını ve ne kadar kar edeceğini biliyor. Orada ürün planı yapılmış. Girdilerin ne kadar olacağı belli. Türkiye'de ürün deseni belli olmadan, plan yapılmadan ve girdilerin ne kadar olacağı belli olmadan tarım yapılıyor. Çiftçi ben şu tarlaya bunu ekeceğim diyemiyor. Ne kadar kar edeceğini bilmeden, kafasında soru işaretleriyle tarım yapılamaz. Çiftçi mazotta ÖTV ödüyor. Hava ve deniz taşımacılığı yapanlar ödemiyor. Biz de bu ülkeye katma değer kazandırıyoruz. Demek burada da ayrımcılık var. Bunu da kaldırın. Bugün çiftçiye birçok banka kredi veriyor. Devlet sübvansiyonu Ziraat Bankası'nda uyguluyor. Eğer çiftçi özel bankalardan kredi alırsa sübvansiyon uygulanmıyor ve çiftçi yüksek faizle kredi alabiliyor. Özel bankalarda da sübvansiyon uygulansın. Sosyal devlet anlayışı ancak böyle olur. Çiftçi 2-3 bankadan kredi alarak üretim yapabiliyor. Çiftçi ancak borçsuz üretim yaparsa mutlu olur. Borçlu üretim yaparsa çiftçi batar, üretim yapamaz.
Asıl Türkiye'de mevta haline gelmiş çiftçiyi, batmış tarımı nasıl kurtaracaklarını düşünsünler," dedi.

Tarımın dünya ve Türkiye için vazgeçilmez olduğunu belirten İl Tarım Müdür Yardımcısı M. Ali Koçkaya da, "Bölgeye uygun projeler sağlamaya çalıştık. Kurumlar arası diyaloglar kurduk ve böylece tarımı canlandırmaya çalıştık. 2008 yılında ürün havzaları belirlenecek. Artık Gemlik zeytinine Gaziantep'te destek verilmeyecek" şeklinde konuştu.Öte yandan Orhangazi ilçesinde bir sektör haline gelen "Gemlik Tipi Zeytin Fidanı Yetiştiriciliği" tüm hızıyla sürerken son olarak Mersin'in Silifke ilçesine gönderilen 7 bin adet Gemlik Tipi Zeytin fidanı üreticiye dağıtıldı.Silifke İlçe Tarım Müdürlüğü tarafından tanesi 1 YTL'den Orhangazi'den alınan zeytin fidanları için Silifke'li üreticilerin büyük talep oluşturdukları dağıtımın devam etmesinin istendiği bildirildi.Gemlik Tipi olarak Orhangazi'de yetiştirilen zeytinler için Orhangazi'li zeytinciler ve fidancılar şimdi kendi patentlerini almak için mücadele ediyorlar."Gemlik tipi Orhangazi" zeytini olarak piyasada tutunmak isteyen zeytin fidancıları hükümetin zeytin fidanına verdiği desteği kaldırması ile de zor anlar yaşadıkları öne sürülüyor.

Thursday, February 28, 2008

Söke Tariş'te Genel Kurul Heyecanı



İHA
28 Şubat 2008,Perşembe


Geçtiğimiz hafta içerisinde çoğunluğun sağlanamaması nedeniyle ertelenen TARİŞ Söke 1079 Nolu Zeytin ve Zeytinyağı Tarım Satış Kooperatifi'nin 2006-2007 iş yılı olağan genel kurul toplantısı yapıldı. 171 üretici ortağı bulunan kooperatifin Söke TARİŞ Toplantı Salonu'nda gerçekleşen genel kurul toplantısına TARİŞ Söke 131 Nolu Pamuk Tarım Satış Kooperatifi Başkanı Ekrem Sert, TARİŞ Söke 60 Nolu İncir Tarım Satış Kooperatifi Başkanı Yusuf Ene, Söke TARİŞ Müdürü Mehmet Karayel ve kooperatif ortağı üreticiler katıldı.
Açılışta konuşan TARİŞ Söke 1079 Nolu Zeytin ve Zeytinyağı Tarım Satış Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet İz, 2006-2007 iş yılı genel kurulunun hayırlı olmasını diledi. Geride bırakılan yılda yaşanılan kuraklığın en fazla etkilediği üretim sahalarından birinin de zeytin olduğuna işaret eden İz, zeytinlerin çiçek açma zamanında hava sıcaklığının mevsim normalleri üzerinde seyretmesinin çiçeklerin dalında kurumasına neden olduğunu ve geçen yıl rekoltenin düştüğünü İz; "Tüccarın dökme yağ ithalatının serbest bırakılması konusunda hükümet nezrinde girişimlerde bulunması, zaten zor durumda olan üreticiyi daha da zor durumda bıraktı. Ancak birliğimiz zeytinyağı ithalatına karşı olduğunu her zaman dile getirdi. Ve yapılan görüşmeler sonunda zeytinyağı ithalatına gerek olmadığı yönünde olumlu sonuç alındı. Bu karar bizi rahatlattı. Zeytinyağı ithalatı konusunda geri adım atılmasını sağlayan TARİŞ, üretici için önemli bir kuruluş olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi" dedi.

Yapılan konuşmaların ardından genel kurulda Hasan Serbes, İsmet Aşçı ve Hasan Hüseyin Günal'dan oluşan divan heyeti seçimi gerçekleştirildi. TARİŞ Söke 1079 Nolu Zeytin ve Zeytinyağı Tarım Satış Kooperatifi'nin yönetim ve denetim kurulu raporları, bilanço, envanter ve gelir-gider hesaplarının okunması ve görüşülmesinin ardından yapılan oylamada tüm bu raporlar oy birliği ile kabul edildi. Genel kurulda araç alımı konusunda kooperatif yönetimine yetki verilirken; 2007-2008 iş yılı yönetim ve denetim kurullarının huzur haklarının geçen genel kurulda alınan karar gereği burut asgari ücretin yarısı şekliyle devam etmesi kararlaştırıldı.

Burhaniye Belediyesi Zeytin Ağaçlarını Kesmek Yerine Başka Yere Dikiyor


İHA
28 Şubat 2008 Perşembe


Balıkesir'in Burhaniye Belediyesi, yeni açılan yollarda kalan yarım asırlık zeytin ağaçlarını kesmek yerine başka yere dikmeye başladı.

Yeni açılan yollarda sökülmek zorunda kalan zeytin ağaçlarını ilçe meydanı ile otogara diken belediye, son olarak kum eleme tesisi içinde kalan yarım asırlık zeytin ağaçlarını da Eczacı Rasim Caddesi'ne nakletti. Zeytinin ilçe halkının yüzde 70'inin geçim kaynağı olduğunu belirten Belediye Park ve Bahçeler Müdürü Nadir Karayaz, "Zeytine büyük önem veriyoruz. Onun için son zamanlarda sökmek zorunda kaldığımız zeytin ağaçlarını uygun alanlara nakletmeye başladık. İlçemizin pek çok yerine zeytin ağaçları diktik. Son olarak da yeni oluşturduğumuz kum eleme tesislerinin içinde kalan 12 adet zeytin ağacını makineler yardımıyla söktükten sonra Eczacı Rasim Caddesi'ne diktik. Bugüne kadar 150 zeytin ağacını uygun alanlara taşıdık. Zeytin ağaçlarını ziyan etmiyoruz." dedi.

Vinolive 2008, 29 Mayıs'ta açılacak


Yeni Asır
28 ŞUBAT 2008,Perşembe


İZFAŞ, sektör temsilcilerinin desteğini alarak düzenlediği fuarlara bir yenisini ekliyor. İZFAŞ tarafından organize edilen Vinolive 2008 - 5. Zeytin, Zeytinyağı, Şarap ve Teknolojileri Fuarı 29 Mayıs- 1 Haziran 2008 tarihleri arasında Uluslararası İzmir Fuar Alanı'nda düzenlenecek. Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi, Üzüm Üreticileri Sendikası, Şarap Sanayicileri Derneği, TMMOB'a bağlı Kimya Mühendisleri Odası Ege Bölge Şubesi, Gıda Mühendisleri Odası Ege Bölge Şubesi, Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Vinolive sempozyumunun organizasyonunu üstlenecek.
Ege Bölgesi Sanayi Odası, Ege İhracatçı Birlikleri, İzmir Ticaret Borsası, İzmir Ticaret Odası, KOSGEB, UZZK, ÜZÜMSEN, Şarap Sanayicileri Derneği ve TMMOB'a bağlı Kimya Mühendisleri Odası Ege Bölge Şubesi, Gıda Mühendisleri Odası Ege Bölge Şubesi, Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi tarafından desteklenecek fuar uluslararası katılımlı Vinolive Sempozyumu'yla zeytin, zeytinyağı ve şarap üreticilerinin zirve toplantısına dönüşecek. Fuarla aynı tarihlerde düzenlenecek sempozyumda her iki sektörün bugünkü durumu, sorunları, çözüm yolları aranacak, geleceğe ilişkin yol haritası çıkarılacak.
Fuar, profesyonel ziyaretçiye yönelik bir sektör fuarı olarak gerçekleştirilecek. İZFAŞ Genel Müdürü Doğan İşleyen, "Vinolive'in beşinci yılında sektörden aldığı büyük destek, fuarımızın başarılı olduğunu kanıtlıyor. Nihai hedefimiz, dünya çapında söz sahibi olan, yabancı ilgisinin yoğun olduğu, bir fuarı hep birlikte yaratmak" dedi.

Bordo bulamacı


Orhan Beşikçi
orhan.besikci@aksam.com.tr
Akşam
28 Subat 2008,Perşembe


Yağmurlu bir günde toprak belliyordum, yoldan geçen güngörmüş bir bey ‘’Yağmurda toprak bellenmez, toprağı hasta edersin’’ dedi. Bilmediğim konularda diretme huyum yok, uyarı doğruydu. Yağmur yağarken bellediğim toprak taş gibi olmuştu.

Bahçedeki zeytin ağacının dallarına musallat olan kanser yumrularını nasıl tedavi edeceğimi zeytincilere sordum. Dallarını budamamı, arkasından ‘’Bordo bulamacı’’ atmamı önerdiler. Urla köylüsü, özellikle zeytinciler bordo bulamacını çok iyi bilir. Bordo bulamacı, kireç ve göztaşı karışımından yapılan, ağaç hastalıklarında kullanılan bir ilaç. Ağaçları budamak, arkasından bordo bulamacını atmak acemilerin işi değil, deneyim şart.

Bir zamanlar organik tarım yapılan topraklarımızda artık suni gübre ve hormon kullanmadan ürün alınamıyor, alınan ürünlerin kalitesi ortada. Kız çocuklarının çocukluğunu yaşamadan yedi sekiz yaşında ergenliğe ulaşması haberlerine ne demeli, hiç bir şeyin farkına varmadan regli olan çocukları ahlak erozyonu geçiren bir toplumda sübyancılardan kim nasıl koruyacak... Havayı, suyu, toprağı bozmamız yetmiyormuş gibi şimdide bazı değerlerlerimizi yitirmek için sanki özel gayret gösteriyoruz. İlköğretim öğrencilerini şans oyunları oynarken görüyorum. Emek vermeden köşeyi dönme hırsına çocukları da kattık...

Tekel satılmasın diyen işçilerin üzerine bu kış kıyamette hortumla basınçlı su tutup yere yıkanlar emekçilerin kaygılarına neden zalimce karşılık veriyorlar? Bankaları, haberleşmeyi, son olarak Tekel’i yabancıların eline teslim ettik. Bütçenin önemli bir kısmı insanımızın yaşamını kolaylaştırmaya harcamak yerine faizcilere kaptırıyoruz.

Gübreyi, suyu ve ilacı iyi kullanamayan toprağı hasta eden acemi çiftçiler gibi, yetkilerini iyi kullanamayan deneyimsiz politikacıların ülkemize verdiği zararları artık ağır tonajlı kantarlar bile tartamıyor. Borçlar neredeyse beş yüz milyar dolara yaklaştı, yabancı finans gurupları ülkenin birikimlerini çocukların geleceğini alıp götürüyor, tedavisi zor bir hastalık sürecine mi girdik?

Yalanı, dolanı, insanı ezip hor gören sömüren düşünceyi, adam kayırmayı, çapsızlığı, Cumhuriyet düşmanlığını her türlü zalimliği, bordo bulamacının içersine batırıp çıkarsak kötülüklerden arınabilir miyiz?

Cem Zeren, bana Eflatun’un bilinen sözünü anımsattı ‘’Siyasetle ilgilenmeyen aydınları bekleyen kaçınılmaz sonuç, cahiller tarafından yönetilmeye razı olmaktır’’ Karanlığı def edip düzlüğe çıkmak için aydınların siyasetle ilgilenmesi gerektiğini Eflatun yaşadığı çağda görmüş ve uyarmış.

Başkan Aziz Kocaoğlu’na

Değerli Başkan, narenciyesi, zeytini, çiçeği, denizi ve doğasıyla farklı Çeşmealtı’nda insanlar su yüzünden mutsuz. Bakkal, kasap, tesisatçı, balıkçı, tanıdık tanımadık kimle konuştuysam çeşmelerinden akan suyun kalitesiz olmasından yakındılar. Musluklardan akan tuzlu suyla bırakın çamaşır, bulaşık yıkamayı, ağaçlar dahi kuruyormuş. Galiba içme suyuna deniz suyu karışıyor. Topladıkları imzalar Balıkçı Zihni Kaptan’ın elinde. Çalışkanlığınızı özellikle EXPO’yu İzmir’e kazandırma gayretinizi sadece ben değil Çeşmealtılılar da takdir ediyor.

Kahveyle zeytinyağlı uyumu


Yurtsan ATAKAN
yurtsan@hurriyet.com.tr
Hürriyet Kelebek
27 Şubat 2008,Çarşamba


Zeytinyağlı yemekler içecek seçimi açısından şansızdır. Geçen gün Starbucks'ın bir grup yemek kültürü yazarıyla gerçekleştirdiği kahve-yemek eşleştirmesi deneyiminde zeytinyağlı yemeklerle mükemmel uyum sağlayan bir kahve türü keşfettim.

Bizim gurmelerimizin önemli bir bölümü çok tutucu nedense. Starbucks'ın sınırları zorlayıcı ama bir o kadar da başarılı eşlemelerine burun kıvıranlar çoğunluktaydı.

Biz birkaçımız ise Kolombiya kahvesi-İzmir tulum peyniri, Sulawesi kahvesi-tahin pekmez gibi eşlemeleri çok başarılı bulduk. Özellikle Kolombiya kahvesinin, İzmin tulum peyniriyle içildiğinde damakta bıraktığı kalıcı krema tadı, ertesi gün özlem duyulacak kadar enfesti.

Günün yıldızı ise bence Kenya kahvesi-zeytinyağlı yaprak sarması eşlemesiydi. Portakal, ananas ve limonun baskın olduğu kompleks ama narin aromalı Kenya kahvesi, yüksek asidiyle zeytinyağlı yaprak sarmasının damakta bıraktığı tadı mükemmel tamamladı. Biz zaten çoğu zeytinyağlıyı limon sıkarak yeriz. Limon aromalı ve asitli Kenya kahvesini de limonun yakıştığı her zeytinyağlının yanında keyifle yudumlayabilirsiniz.

Küçük bir not, kahveyi zeytinyağlıların yanında sıcak değil, ılık için.

'Zeytinyağı Sağlıktır'


28 Şubat 2008 Perşembe

İZMİR Ekonomi Üniversitesi Mezunlar Derneği Başkanı genç girişimci Püren Bacakoğlu, İtalyanca ‘hazine’ anlamına gelen ‘il Tesoro’ adlı zeytinyağı markası yarattı. Geçen kasım ayında ilk şişesi piyasaya sürülen il Tesoro'nun yaratıcısı, zeytinyağının sağlıklı yaşam için önemine dikkat çekti.

Sağlıklı bir yaşam için zeytinyağının çok önemli olduğunu söyleyen Püren Bacakoğlu, şöyle konuştu:

“Zeytinyağı sağlıktır. Günümüzde sahip olduğumuz en değerli varlığımız şüphesiz ki sağlığımızdır. Zeytinyağı içerdiği A,E,K ve D vitaminleri sayesinde yaşlanmayı geciktirir. Antioksidan etkiye sahip olup polifenol bakınmadan da zengindir. Bilindiği gibi polifenoller kalp ve damar hastalıkları riskini azaltır, tansiyonu düşürür. Sindirime son derece yardımcıdır. Bunlar zeytinyağının faydalarından sadece birkaçı. Zeytin, meyvesi ve yağıyla sağlığı anlatırken, dalıyla barışı simgeler, kısacası her şeyiyle gerçek bir hazinedir.”

Piyasadaki birçok zeytinyağının Ayvalık yağı adı altında satıldığını belirten Bacakoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Zeytinyağı denilince akla tabii ki Ayvalık gelir. Ayvalık'ın coğrafi yapısı sebebiyle bu bölgede yetişen zeytinlerin tadı, aroması ve lezzeti diğer bölgelere göre farklıdır. Şu anda piyasada satılan birçok yağın Ayvalık yağı adı altında satılmasını engellemek üzere Ayvalık Ticaret Odası'nın coğrafi işaret uygulaması başlatması hem bizler hem de tüketiciler için son derece sevindirici bir durumdur. Bu anlamda Ayvalık yağı daha güvenli ve içi rahat olarak tüketilebilecek. Bu coğrafi işaret uygulaması il Tesoro için de çok büyük bir avantaj. Çünkü ürünlerimiz yüzde 100 doğal ve en önemli özelliği de Ayvalık zeytinyağı olması. Bizim öncelikli amacımız, gerek zeytinyağının yüksek kalitesi, gerekse özel şişelerinin ve etiketlerinin görselliğinin birbirini tamamladığı ürünlerimizi tüketiciyle buluşturmak. Ülkemizde zeytinyağı tüketim miktarı gerçekten az, dolayısıyla insanların birbirlerine yarattığımız şık şişelerle sağlık armağan etmesi zeytinyağını daha tüketilir hale getirecektir. Aldığımız tepkiler çok olumlu, ürünlerimizi çeşitlendirmeye devam edeceğiz.”

Wednesday, February 27, 2008

Zeytin Kuraklık Kapsamına Alınmadı


İHA
27 Şubat 2008 Çarşamba


2007 yılı için buğday, arpa, fiğ ve korungayı kuraklık kapsamına alarak destek veren Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, zeytini kapsam dışı saydı.

CHP Bursa Milletvekili Kemal Demirel, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'na, Bursa'daki zeytin üreticilerinin kuraklık nedeniyle yaşadıkları kayıpların tespiti ve neler yapılmasının düşünüldüğünün açıklanması yönünde soru önergesi vermişti. Önergeye verilen cevapta, kuraklığın yüzde 25 ve üzeri olduğu illerde, Çiftçi Kayıt Sistemi'ne kayıtlı ve kuru alanda buğday, arpa, fiğ ve korunga eken çiftçilere 14 Temmuz 2007 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile kuraklık desteklemesi yapılacağı açıklanırken, söz konusu olan zeytinin bu kapsama alınmayacağı bildirildi.

Bakanlar Kurulu'nun 04.07.2007 tarihli kararnamesi ile zeytin üreticilerine Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçlarının 1 yıl süreyle erteleneceği, zeytinde 2006 yılı ürünü için 2007 Bütçesi'nden 6.7 milyon YTL prim ödemesi sağlandığı ifade edildi. Sertifikalı zeytin fidanı desteği uygulamalarında ilk defa 2005 yılında sertifikalı zeytin fidanına dekar başına 30 YTL, 2006 yılında dekar başına 250 YTL, 2007 yılında yağlık tür zeytin fidanlığı tesisi için 250 YTL, Gemlik tipi zeytin fidanlığı tesisi için 45 YTL ödeneceği açıklandı.

Zeytin Üretiminde Strateji Yanlış


İHA
27 Şubat 2008,Çarşamba


Edremit Fidan Üreticileri Birliği (EFBİR) Başkanı Yurt Yıldırım, dünyada yıllık 400 bin ton zeytinyağı açığı bulunduğunu, Türkiye'nin zeytinyağı üretiminin ise 40 bin ton olduğunu belirterek, zeytinyağına önemli bir talep olmasına rağmen, üreticilere pazarı olmayan sofralık zeytin fidanı dağıtıldığını bildirdi.
Yurt Yıldırım, EFBİR Doğu Akdeniz Bölge Temsilcisi Cengiz Torun ile birlikte Çukurova Gazeteciler Cemiyeti'nde düzenlediği basın toplantısında, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile ihracatçıların sürekli yağlık zeytin üretimi yapılması gerektiğini belirttiğini, ancak buna rağmen Bakanlığın taşra teşkilatları olan tarım il müdürlükleri ve kaymakamlıklar aracılığıyla çiftçilere yağlık olmayan Gemlik çeşidi fidan dağıtımı yapıldığını söyledi.

Dış pazarda alıcısı bulunmayan sofralık zeytin çeşidine ağırlık verildiğinden Türkiye'nin zeytinyağı üretiminde dünyada İspanya ve İtalya'nın ardından 3. sıradayken, Yunanistan, Tunus ve Suriye'nin gerisine düşerek 6. sıraya gerilediğini ifade eden Yıldırım, "Dünyada yıllık 400 bin ton zeytinyağı açığı var. Türkiye'nin üretimi ise 40 bin ton. Dünyada bu alanda büyük bir savaş var. Yunanistan üretimini artırdı, onların gerisine düştük. Tunus ve Suriye bizi geçti. Suriye ülke sathına yağlık zeytin fidanı dikiyor. Dünya 3.'sü iken yanlış politikalar nedeniyle 6.'lığa düştük. Böyle devam ederse listede daha da gerilere düşeceğiz" dedi.

Zeytinyağında Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin istediği bir standart bulunduğuna dikkat çeken Yıldırım, bu standarda uyan çeşitlerin Ayvalık ve Nizip çeşitleri olduğunu, bu zeytinlerin yağının rafine edilmeden direkt ihracata gönderildiğini söyledi. Dünyada zeytinyağı açığı olmasına rağmen ısrarla sofralık zeytin fidanı dikimi yapıldığını belirten Yıldırım, "Çiftçiye ısrarla sofralık Gemlik çeşidi diktiriyorlar. Gemlik çeşidi zeytinin yağı, AB standartlarına uymuyor. Bu yayla şartlarında yetişen bir çeşit. Çukurova'nın sıcağına dikildiğinde çekirdeği irileşiyor, kabuk kalınlaşıyor, etli kısmı kayboluyor, böylece sofralık kalitesi kalmıyor" diye konuştu.

Yıldırım, Bakanlık tarafından "2008 yılında sofralık Gemlik çeşidi zeytin fidanı dağıtılmayacak" denilmesine rağmen bu çeşidin dağıtımına devam edildiğini söyledi.

Ülkemizde zeytinciliğin Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından desteklendiğini anlatan Yıldırım, sözlerine şöyle devam etti: "Bunu biz de destekliyoruz. Ancak strateji yanlış. Adana, Hatay, Osmaniye ve Kahramanmaraş'ta sofralık Gemlik çeşidi dağıtıldı. Sadece Hatay'da 1 milyon 30 bin fidan dağıtıldı. Türkiye'de zeytinyağı üretiminde sıkıntı var. AB'ye sofralık zeytin ihracatı çok düşük. Bizim sofralık çeşidimizi AB ülkeleri kabul etmiyor. Gemlik çeşidi, yağ oranı yüksek olmasına rağmen kaliteli bir yağ değil, rafine edilmesi gerekiyor. Sofralık değeri değil, kızartmalık değeri olan bir yağ." Bu bölgelerde üretilen Gemlik çeşidinin, Marmara Bölgesi'nde üretilen Gemlik çeşidini de tutmadığını anlatan Yıldırım, sözlerini şöyle tamamladı: "Çifçilerimiz diktikleri türden verim alamayınca, ağaçların çeşidini aşı yoluyla değiştiriyor. Bu yanlıştan dönülmesi gerekiyor. Türkiye, üniversiteleriyle birlikte dünya pazarındaki talebi, iklim koşullarını göz önünde bulundurarak doğru bir strateji geliştirmeli."

ANATOLİVE 2008'E KATILIMLAR ARTIYOR‏


Ezgi-A Fuarcılık ve Zeytindostu Derneği partnerliğinde, DTM, TİM ve EİB'nin stratejik destekleri, KOSGEB, İzmir Ticaret Odası'nın teşvikleri ile gerçekleştirilecek 2. Anatolive Avrasya Zeytin-Zeytinyağı ve Prosesleri Fuarı'na katılımlar artıyor.

KALİTE YARIŞMASININ ÖDÜL TÖRENİ ANATOLİVE'DE
Katılımcıların yoğun talebi ile iki kat büyüyen fuar Akdeniz mutfağı tadım panelinden, Zeytindostu Derneği'nin birincisini düzenlediği 'Kaliteli Zeytinyağı' yarışmasına kadar birçok etkinliğe sahne olacak. 17-19 Nisan 2008 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi'nde sektör profesyonellerini ağırlayacak olan Anatolive Fuarı; katılımcı,izleyici ve kamuoyuna Türkiye'nin zeytin ülkesi olmasının yanında bölgelerin etnik ve kültürel özelliklerini ortak bir mekanda vurgulayabilecekleri, bölgelerini yine aynı mekanda tanıtabilecekleri bir ortam hazırlıyor.

DTM DIŞ ALIM HEYETLERİ GETİRİYOR
Fuarın en önemli amaçlarından biri olan uluslararası pazarlar ve uluslararası bağlantılar anlamında da önemli adımlar atılmakta. Dış Ticaret Müsteşarlığı'nın (DTM) çalışmaları sonucunda fuara Türk firmalarının tanıtımı ve sıcak bağlantıların yapılması amacıyla hedef ülkelerden alım heyetleri getirilecek.

KONUK ÜLKE İSPANYA
İspanya Dış Ticaret Enstitüsü (ICEX), İspanya Devleti adına Anatolive ile işbirliği kararı aldı. İspanya - Anatolive işbirliğinde üç gün boyunca günde iki kez olmak üzere Akdeniz mutfağının lezzetli çeşitlerinden tanıtım aktiviteleri gerçekleştirilecek.

ZEYTİN-ZEYTİNYAĞI TANITIM KOMİTESİNDEN FARKLI ETKİNLİKLER
Fuar süresince Zeytin - Zeytinyağı Tanıtım Komitesi'de katılımcı ve ziyaretçilere yönelik düzenleyeceği birçok farklı etkinlik ile sektöre ışık tutacak.

KOSGEB DESTEĞİ
Ayrıca fuara katılmak isteyen KOBİ'ler de gerekli başvurularını yaparak KOSGEB'ten teşvik desteği alabilecekler. Ayrıntılı bilgi için ise fuarın resmi sitesi olan www.anatolive.org'u da ziyaret edebilirler.

İZMİR TİCARET ODASI'NDAN TEŞVİK
İzmir Ticaret Odası'da fuar kapsamında üyelerine yönelik önemli bir kolaylığa imza atıyor. İzmir Ticaret Odası'na üye olan firmalar odaya başvurdukları takdirde katılım ve finansal destek konusunda ayrıntılı bilgi alabilecekler.

BÖLGESEL KATILIMLAR
Fuara bireysel katılımların yanında Ayvalık Ticaret Odası ile Akhisar Ticaret ve Sanayi Odası, Gemlik Ticaret Borsası ile Gemlik Ticaret Odası, Edremit Ticaret Odası, Çanakkale Ticaret Odası, Salihli Belediyesi, Antakya Ticaret Odası'da bölgesel olarak fuara katılım kararı aldılar.

SEKTÖRÜN TEK İHTİSAS FUARI OLAN ANATOLİVE 2008' E KATILMAK İÇİN EZGİ-A FUARCILIK'A BAŞVURABİLİRSİNİZ..
Ezgi_A Fuarcılık
Tel: 0 212 267 47 00 pbx
Faks: 0 212 267 44 66

ZEYTİNDOSTU DERNEĞİ VE SEKTÖRDEKİ GELİŞMELER BİZ TV'DE‏


27 Şubat 2008,Çarşamba akşamı Biz TV'de Destek Patent sponsorluğunda hazırlanan İş Dünyası programında Zeytindostu Derneği ve sektördeki son gelişmeler ele alınacak.

Saat 20.00 de canlı yayınlanacak programı gazeteci Ahmet Kaplan sunacak. Destek Patent İzmir Bölge Müdürü Süleyman Zemin yorumlarıyla katkıda bulunacak.

Programın konukları:
Zafer Özer (Zeytindostu Derneği)
Hasan Köşklü (Üretici-Zeytindostu Derneği Üyesi)
Marco Antonelli (Alfa Laval Zeytinyağı Bölümü Türkiye ve Ortadoğu Sorumlusu)

Akhisar Belediyesinden Kurumsal Kimlik Çalışması


AKHİSAR BELEDİYESİ KURUMSAL KİMLİK ÇALIŞMALARINI OLUŞTURURKEN ÜRETİCİSİNİ VE “ZEYTİN KENT” KİMLİĞİNİ DE DESTEKLEMEK İÇİN İKİNCİ BİR LOGO DAHA OLUŞTURDU; “ZEYTİN LOGO”

Akif ÖZALP
Akhisar Haber


Akhisar’ı kurumsal nitelikte temsil eden Akhisar Belediyesi, Akhisar’ı “zeytin kent” kimliği ile bütünleştirebilecek ikinci bir logo daha oluşturdu. Zeytin logosu Akhisar Belediyesi ve Zeytinden Sevgiye ifadesi ile bir çok görsel çalışma da bir yılı aşkın süredir özenle kullanılmaktadır.

Belediyenin yıllar önce bir yarışma ile seçilen kurumsal amblemi de, renkli halinden altın sarısına dönüştürülerek tuğralaştırılmış, Akhisar’ın geçmişten bugüne gelen zenginliğini, simgeleyecek biçime dönüştürülmüştür. Çalışmaların tümünde kullanılan krom sarısı renk; Akhisar’ın tarih ve kültür zenginliğini simgelerken, yeşil renk doğal zenginliklerinin ifadesi olarak biçimlendirilmektedir.

Yapılan çalışmaların bir çoğunda çerçeve ve parantez kullanılması kent için yapılan çalışmalarda belediyenin kapsayan, kollayan ve destekleyen rolünü şekilsel olarak da ifade ettiği bildirildi.

Zeytin’ in artık Akhisar ile özdeşleştiğini belirten Akhisar Belediye Başkanı Salih Hızlı “547. Geleneksel Çağlak Festivali ve Zeytin Şenlikleri’ yle başlayan, üreticiyi desteklemek ve Akhisar’ın adını zeytin ve zeytinyağıyla duyurabilmek için özel olarak hazırlanan, ‘zeytinyağı şilti’ de Akhisar’ın “Zeytin kent” olma kimliğine belediye tarafından verilen ciddi bir destek olarak, yurt içinden ve yurt dışından gelen ziyaretçilere sunulmaktadır. Akhisar Belediyesi ayrıca, sanayi ve ticari kuruluşları başta olmak üzere, pek çok resmi ve özel kurumla paydaşlık yaparak, katıldığı fuar çalışmalarıyla ve sanata ve sanatçıya verdiği destekle “Akhisar kimliğini” ortaya koyma noktasında özenli bir çalışma yürütmektedir” dedi.

Davutlar'da zeytinyağı fabrikası hizmete girdi


Haber Ekspres
27 Şubat 2008,Çarşamba


Kuşadası'na bağlı Davutlar beldesinde, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın "Tarımsal Kalkınma Yatırımları Projesi" çerçevesinde, hibe desteğiyle modern bir zeytinyağı fabrikası kuruldu.

Davutlar beldesinde kurulan zeytinyağı fabrikasının açılışına Vali Mustafa Malay, AKP Aydın Milletvekili ve TBMM Tarım Komisyonu Üyesi Ahmet Ertürk, Kaymakam Mustafa Esen ve davetliler katıldı. Aydın ilinin önceliğinin zeytin olduğunu söyleyen Vali Mustafa Malay, tüm köylüleri zeytin dikmeye davet ederek şöyle dedi:
"Zeytincilikte uluslararası marka ve kaliteyi yakalamak zorundayız. Benim en son terfi edeceğim yer çiftçiliktir. Üretmeyi ve doğayı seviyorum. Emekliliğimden sonra da zeytin üretip, çiftçilik yapacağım."

İl Tarım müdürü Saadettin Öztürk de bölgedeki 46 projenin "Tarımsal Kalkınma Yatırımları Projesi"nden destek aldığını belirterek şu bilgileri verdi:
"Fabrika için yapılan 13.5 milyon YTL'lik yatırımın 7.5 milyon YTL'si, hibe şeklinde oldu. Soğuk hava deposu, incir kurutma, zeytinyağı fabrikası, şişeleme, soğutmalı araçlar gibi yatırımlara destek verildi."

Tuesday, February 26, 2008

Germencikli çiftçilere zeytin fidanı dağıtıldı


Haber Ekspres
24 Şubat 2008,Pazar


Aydın Germencik'te çiftçilere düzenlenen törenle zeytin fidanı dağıtıldı.
Kaymakamı Niyazi Can, törende yaptığı konuşmada, ilçede sulama imkanı olmayan köyler için en uygun zeytin çeşidinin memecik olduğunu söyledi.

Kıraç arazilerin değerlendirilmesi, çiftçilere getireceği ekonomik katkı düşünülerek bu çalışmayı yaptıklarını anlatan Can, ödeneğin bir kısmının Köylere Hizmet Götürme Birliği, bir kısmının da çiftçi katkısı ile sağlandığını ifade etti.

Kaymakam Can, Selatin köyüne 870, Dağyeni köyüne 925, Habipler köyüne 625, Dampınar köyüne bin 255, Ortaklar Belediyesine 100, Bozköy köyüne 80 ve merkeze 145 adet olmak üzere toplam 4 bin adet dağıtılan fidanların gelecek yıllarda ağaç sayısının daha da çoğalıp ekonomik getirisini de artıracağını bildirdi.

Can şöyle konuştu:
"Böylece hem ülke ekonomisine katkı sağlanacak hem de köy, belde, ilçemiz ve ilimize ekonomik değer kazandıracak. Amacımız dahada fazla fidan dağıtarak çiftçi ve üreticilerimizin gelirlerini artırmaktır. Çiftçilerimize bol kazanç getirmesini dilerim."

Bitkisel yağ ihracatı Mart ayında durur


Küçükbay Yağ ve Deterjan Sanayi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Küçükbay, ihracatta döviz kullanım oranının artırılmaması halinde, Türkiye'nin bitkisel yağ ihracatının Mart ayında durabileceğini savundu.




Haber Ekspres
23 Şubat Cumartesi


Küçükbay, Dahilde İşleme İzin Belgesi kapsamında yaptıkları ihracatın en fazla yüzde 80'i kadar ithalat yapılabildiğini, bunu aşan miktarda ithalat için ödenen gümrük vergisiyle dış pazarda rekabet edemediklerini söyledi.

Katma değeri artırma amaçlı bu şartın, geçmişte firmaları zorlamazken dünya fiyatlarının bir yılda 800 dolardan bin 800 dolar seviyelerine çıkmasıyla fiyat rekabetinin daha acımasız hale geldiğini kaydeden Küçükbay, şöyle konuştu:
"İhracat pazarlarımız sürekli genişliyor. Özellikle Irak ve Libya pazarlarından yüksek talepler var. Ancak son dönemde verdiğimiz fiyatlar, rakiplerimizin üzerinde kalıyor. Türk firmaları fiyat tutturamadığı için, daha fazla ihracat yapabilecekleri pazarlardan geri çekilmek durumunda kalıyor. İhracatta döviz kullanım oranının yüzde 80'den yüzde 90'a çıkarılması halinde, mevcut dünya fiyatlarıyla ihracat mümkün hale gelebilir.

Şu anda, stoklarımızda bulunan daha düşük fiyatla ithal ettiğimiz ürünlerle, yüksek fiyatlı ürünleri karıştırarak ihracat yapmaya çalışıyoruz. Ancak bu durum Mart ayında sona erecek. Mart ayı itibarıyla döviz kullanım oranının artırılmaması halinde, Türkiye'nin yaptığı bitkisel yağ ihracatı duracak."

Konuyu İhracat Genel Müdürlüğü ve Devlet Planlama Teşkilatı'na aktardıklarını, olumlu görüşler aldıklarını, ancak "bürokratik yavaşlıklar" nedeniyle zaman kaybettiklerini dile getiren Küçükbay, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Döviz kullanım oranının artırılmaması gerektiğini savunanlar, 'Ülkeye daha fazla katma değer sağlayın' diyebilir. Ancak bu oran devam ederse ihracat duracak ve hiç katma değer sağlayamayacağız. 'İthalatla gelen ürünü ihraç ederek bu ülkeye ne kazandırıyorsunuz?' diyebilirler. Bu tesisler istihdam kazandırıyor. İhracat kapısı kapanırsa ben sadece iç piyasaya döneceğim böyle olursa da iş yerimde tensikata gideceğim. Bu işin nakliye ve gümrük boyutunu da düşünürseniz, bir çok kişinin istihdam alanının kapanacağını tahmin edebilirsiniz.

Öte yandan ithal yolla gelen ürünlerle girdiğimiz pazarlara ikinci adımda zeytinyağı gibi katma değeri yüzde 100 olan ürünlerin ihracatını yapıyoruz. Bu kapının kapanması Türkiye'ye büyük zarar verir."

Yurt dışında yatırım

Küçükbay bu arada, firma olarak geçen yıl 40 bin ton ihracatla 60 milyon dolar gelir elde ettiklerini, 2008 yılının sadece ilk üç ayı için gelen taleplerin aynı seviyeyi yakaladığını söyledi.

Dünya pazarında özellikle Irak ve Libya gibi yağ üretimi olmayan ülkelerde büyük potansiyelin bulunduğunu, bu pazarlarda dünyanın önde gelen şirketlerinin rekabet savaşı sürdürdüğünü dile getiren Küçükbay, döviz kullanım oranının inmemesine rağmen bazı bağlantıları risk alarak zararına yaptıklarını iddia etti.
Küçükbay, Irak pazarından gelen 35 bin tonluk talebin bulunduğunu, döviz kullanım oranıyla ilgili beklentilerinin gerçekleşmesi halinde toplam 400 bin tonluk Irak pazarına yıl sonuna kadar 100 bin ton ihracat yapma hedeflerinin bulunduğunu söyledi.

Yağ üretim tesisi bulunmayan ülkelerde tesis kurulması yönünde de düşüncelerin bulunduğunu, bu konuda Irak'ta iş yaptıkları firmalardan teklifler geldiğini belirten Küçükbay, "Sermayeleri olsa bile teknik yönden sıkıntıları var. Ortak yatırım talepleri geliyor. Ancak öncelikle güvenlik ve bankacılık sisteminin oturması gerekiyor. 5-10 yıllık süreçte taşlar yerine oturur. Yatırım yapılacak bir ortam oluştuğunda gelen teklifleri değerlendirerek müşterek yatırım yapılabilir" diye konuştu.

'44 Cahit, dört dörtlük adam oldun'


Haber Ekspres
25 Şubat Pazartesi


Edremit Lisesi Fransızca öğretmeni Fikret Türen yarım asır sonra "44 Cahit" dediği öğrencisi Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Başkanı Cahit Çetin ile biraraya geldi. Çetin, Fransızca öğretmeni ve o dönem aynı sınıfı paylaştıkları arkadaşlarının ziyaretinden büyük mutluluk duyduğunu ifade etti.


Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Başkanı Cahit Çetin'in Fransızca öğretmeni Fikret Türen, öğrencisi Çetin'e sürpriz bir ziyarette bulundu. Öğretmeni ve aynı dönem sınıf arkadaşlarını karşısında gören Çetin, duygulu anlar yaşadı.

Öğretmenlik yaşamının ilk yıllarında görev aldığı Edremit Lisesi'nde Fransızca eğitim veren Fikret Türen, öğrencisi Cahit Çetin'in okul numarası ile anımsayarak, "Sana 44 Cahit derdim. Bugün de bu rakama hakkını verdin. Dört dörtlük adam oldun" dedi. Türen, o yılların ülke şartlarında ve eğitiminde yaşanan zorluklara rağmen ülkede başarılara imza atanların da yine o dönemin gençleri olduğunu anlatarak, bugün öğrencilerinin bulunduğu yerlerin de ülkenin geleceğinde ne denli önemli olduğunu söyledi. Türen, öğrencileriyle gurur duyduğunu belirtirken, "Bir öğretmenin hayatta yaşayabileceği en büyük mutluluk, öğrencilerini yıllar sonra iyi mevkilerde görebilmektir" dedi.

Çetin, hocasının kendisini ziyaretinden çok duygulandığını ifade ederken, öğrenci öğretmen ilişkisinin okul sıralarında kurulduğunu ve hayat boyu süren bir bağ olduğunu anlattı. Çetin, tüm öğretmenlerinin yaşamında önemli yer tuttuğunu, bugünkü kimliğinde ve kişiliğinde her birinin katkısı olduğunu kaydederek, "Öğretmen yaşamın en önemli sanatkarıdır. Bugünün ve yarınların mimarıdır. Bir ressam yaptığı kötü bir resmi yırtıp, daha iyisini yapabilir, bir mimar kötü bir çalışmayı silerek, yenisini yapabilir. Eğitimcinin eseri öğrencidir. Burada hata yapma şansı yoktur. Hata yaptığında yok edemez. Bunun için öğretmen yaşamın ve toplumların mimarıdır" diye konuştu.

Öğretmen ve öğrencilerin bir araya geldiği sürpriz ziyarette, o yıllara zamanda bir yolculuk yapılırken, kah eğlendiler kah hüzünlendiler.

Silifke'de Üreticiye 7 Bin Zeytin Fidanı Dağıtıldı


İHA
26 Şubat 2008,Salı


Mersin'in Silifke İlçe Tarım Müdürlüğü, üreticiye 7 bin adet Gemlik cinsi zeytin fidanı dağıttı.

Mersin Tarım İl Müdürlüğü Döner Sermaye tarafından Bursa Orhangazi'den getirtilen 7 bin adet Gemlik cinsi zeytin fidanı çitçiye 1 YTL'den dağıtıldı.

Zeytin fidanlarının serbest piyasada çok pahalı olduğunu belirten üreticiler, "Zeytin fidanı dikmek isteyen herkes ilçe tarım müdürlüğünün getirteceği fidanı bekliyordu. İlçe tarım Müdürlüğü toplu fidan getirttiği için ucuz oluyor ama dışarıda 3 YTL'nin altında alamıyoruz. Bu gün 7 bin adet fidan geldi ama bir çoğumuza kalmadı ve kısa zamanda tükendi" dedi.

Üreticiler, talebin karşılanamadığını belirterek, daha fazla fidan getirilmesini istediler.

Fora Zeytincilik'te İşçiler Greve Gitti


İHA
23 Şubat 2008,Cumartesi


Balıkesir'in Havran ilçesinde Fora Zeytincilik A.Ş ile Tek Gıda İş Sendikası üyesi çalışanlarının toplu sözleşme görüşmelerinde anlaşma sağlanamayınca işçiler grev kararı aldı.

204 sendika üyesi işçiden 160 tanesinin greve katıldığını bildiren Tek Gıda İş sözcüsü Kemal Dağlı, "İşverenle ücret konusunda anlaşamadık. Bizde, Anayasal hakkımız olan sendikal mücadelemize başladık. İşveren anlaşmadan yana değil. Asgari ücret alıyoruz. Bu rakam yaşam standardının altında. Bizler 700 YTL gibi bir rakam istedik. İşveren ise yüzde 10 zam vereceğini söylüyor. Sosyal hak diyor, sosyal hak vermiyor. Fabrikada 300 işçi çalışıyor. 204 üyemiz var. Şu an dışarıda 160'ın üzerinde işçimiz var. 23 tanede bakanlık tarafından görevlendirilen işçi var. Mücadelemiz anlaşma sağlanana kadar devam edecek. Gece gündüz buradayız" dedi.

İşçiler açıklama sonrası fabrika önünde çeşitli sloganlar attı.

Zeytinyağı su yüzüne çıkıyor


Türkiye önemli zeytinyağı üreticisi ülkelerden biri olmasına rağmen tüketimde dünyanın çok gerisinde kalırken, Doğu Akdeniz'de bu sektör yeniden canlanıyor. Bölgede bir yandan zeytin ağaçları dikiliyor, diğer yandan işleme tesisleri kuruluyor. Tesisler, zeytin üretiminin bölgede artmasını bekliyor.

Adana-21.02.2008

Doğu Akdeniz yöresinde son yıllarda kurulan zeytinyağı tesislerinden biri, 3 yıl önce 3 arkadaşın bir araya gelerek kurdukları Çukurova Zeytin İşletmeleri A.Ş. Kendine ait Purolive markasıyla ürettikleri naturel sızma zeytinyağını tüketicilere ulaştıran firma, şimdiden bölgedeki büyük marketler ve otellerde tercih edilir hale geldi.

Çukurova Zeytin İşletmeleri A.Ş. yönetici ortağı ve Zeytin Dostu Derneği Kurucu üyesi Adana Temsilcisi Haldun Coşkun, sektörün bölgede hak ettiği seviyeye yükselebilmesi için, hızla ve programlı bir şekilde yağlık zeytinyağı ağacı dikiminin artırılması gerektiğini söyledi. Çiftçinin bu yönde teşvik edilmesinin gelişmeyi hızlandıracağını belirten Haldun Coşkun şöyle konuştu: "Zeytinyağı üretiminde en üst sıralarda olmakla övünen ülkemizin bu ürünü tüketimi ise çok düşük. Tarihi kayıtlara göre zeytinciliğin dünyada ilk kez başladığı yer olan Doğu Akdeniz'de pamuk başta olmak üzere alternatif ürün bolluğu bulunması, zeytinciliği arka plana itmiş. Zeytin ağacının hasat zamanının uzun olması ve yöremiz çiftçisinin bu dönemi finanse edememesi de zeytin yetiştiriciliğin gelişimindeki en önemli etkenlerden biri. Dolayısıyla çiftçi, daha kısa zamanda gelir elde edilen pamuk, mısır ve buğday gibi ürünleri tercih ediyor. Zeytinciliğin bu bölgede tekrar gelişmesi için, zeytincilik yapacak çiftçiyi uzun süren hasat döneminde rahatlatacak destekleri devlet ve özel sektörün sağlaması gerekiyor. Bu çerçevede geçtiğimiz ay bölgemizde Doğu Akdeniz Zeytin ve Zeytinyağı Zirvesi ilk kez düzenlendi. Tertip komitesinde Zeytin Dostu Derneği'nin Adana Temsilcisi olarak ben de yer aldım. Purolive'in de sponsor olduğu zirve ile bölgemizde zeytin ve zeytinyağının geliştirilmesine yönelik önemli adımlar atıldı."

İŞLEME TESİSLERİ ZEYTİN BEKLİYOR
Haldun Coşkun, bölgede 10'a yakın zeytinyağı sıkım ve işleme tesisi bulunmasına rağmen bu tesislerin tam kapasite çalışmadığını hatta bazıların atıl bir vaziyette olduğunu da söyledi. Coşkun, "Şu anda bölgede yeterince zeytin üretimi yapılmıyor. Zeytinyağı işleme tesisleri, ürün bulamadığı için ya düşük kapasiteyle çalışıyor, ya da hiç faaliyet gösteremiyor. Biz de firma olarak şu anda yeni bir tesis açmayı düşünmüyoruz. Ancak önümüzdeki yıllarda artacak yağlık zeytin ağaçlarına paralel olarak, yağ tesisleri tam kapasite çalışmaya başlayacaktır. Hatta yenileri de kurulacaktır" diye konuştu.

BÖLGEDE KRİTER OLDUK
Sektörün bölgedeki gelişiminin motorunu, zeytinyağı tüketiminin giderek artması olduğunu vurgulayan Coşkun, firma olarak yarattıkları Purolive'nin, natürel sızma zeytinyağı için bir kriter haline geldiğini söyledi. Coşkun, artık bölge tüketicisinin kaçak ve nerede üretildiği belli olmayan zeytinyağından kaçındığını kaydetti. Çukurova Zeytin olarak şu anda aylık 5 ton ambalajlı zeytinyağını piyasaya verebildiklerini belirten Coşkun, bölgedeki yağlık zeytin ağacı dikiminin artmasıyla bu kapasiteyi 50 tona çıkarmayı hedeflediklerini söyledi.
Haldun Coşkun, Anadolu yemek kültürünün zeytinyağı tüketimini olumsuz etkilediğine de dikkat çekti. Yaşlılıkta sağlıklı bir yaşam garantisi veren zeytinyağının tüketiminin, tanıtım ve promosyonlar düzenlenerek artırılabileceğini belirten Coşkun, "İnsanlar artık daha bilinçli. Sağlık için uzmanların tavsiye etmediği katı yağları terk etmeye başlıyor. Ülkemizde yapılacak bir tanıtım kampanyasıyla bir yıl gibi kısa sürede, şu anda 1 litre olan tüketim 2 litreye çıkacaktır. Bu rakama çıkıldığı taktirde Türkiye'nin zeytin yağı ihtiyacı ancak kendine yetecektir. Elbette bu süreçte zeytinyağında istikrarlı marka yaratmak da çok önemlidir. Bunun için biz de Zeytin Dostu Derneği olarak elimizden geldiğince insanları yönlendiriyoruz" dedi.

Tariş Kuşadası Zeytin ve Zeytinyağı Tarım Satış Kooperatifi Olağan Genel Kurulu Yapıldı


İhlas Haber Ajansı
22 Şubat 2008,Cuma


TARİŞ 118 No'lu Kuşadası Zeytin ve Zeytinyağı Tarım Satış Kooperatifi olağan genel kurulu yapıldı. Kuşadası Belediye Düğün Salonu'nda gerçekleşen genel kurula oy kullanma hakkında sahip 205 kooperatif ortağından 110'u katıldı. Seçimsiz toplanan ve 2006-2007 yılı iş yılında yapılan faaliyetlerin ele alındığı genel kurulda kooperatif yönetimi tarafından ortaklar bilgilendirildi.

Genel kurulda konuşan 182 No'lu TARİŞ Kuşadası Zeytin ve Zeytinyağı Tarım Satış Kooperatifi Başkanı Muammer Kutlu, Türkiye'de toplam 33 TARİŞ'e bağlı kooperatif bulunduğu ve bunların sadece 6'sının durumlarının iyi olduğunu söyledi. Geçmişte, bir kilo zeytinyağı satarak bir kilo et alınırken, şimdi üç kilo zeytinyağı satarak ancak bir kilo et alınabildiğine dikkati çeken Kutlu, â€œİşçi masrafları da ikiye katlandı. Bir kişi günde 50 kilo zeytin topluyor, bunun 10 kilosu yağ oluyor. Bunun 3 kilosu işçi masrafı, bir kilosu yağhane masrafı, ürün iki yılda bir hasat yapılıyor. Devletin desteği olmadığından dolayı son derece mağduruz. Bunların yanında gübre, ilaçlama ve budama masrafları da cabası. İspanya hükümeti zeytinyağını satın alırken kilo başına 2 YTL 60 YKR destek verip, sübvanse ediyor. Bizde ise devlet 10 YKR veriyor. Bu büyük bir adaletsizliktir. Kuraklık nedeniyle su sıkıntısı var ve ağaçlar büyümemiş ve sürgün olmadı. Budandığı gibi duruyor. Zeytin takdir edilmiyor, oysa çok zor şartlar altında çalışma yapılıyor" dedi.

Zeytindostu Genel Kurulu yapıldı


22 Şubat 2008 tarihinde yapılan Zeytindostu Derneği Genel Kurulunda bu dönemde görev yapacak yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeleri seçildi.

Derneğe yakışan bir atmosferde gerçekleştirilen olağanüstü genel kurulda bayrağı devralacak dernek yöneticileri belirlendi. Divan başkanlığını Hasan Köşklü, yazman üyelikleri Emine Peynirci ve Nedim Zurnacı'nın yaptığı genel kurula katılan 101 üyesi, büyük bir dostluk havası içerisinde görüşlerini paylaştılar ve oylarını kullanarak görev alacak arkadaşlarını belirlediler.

SEÇİM SONUÇLARI

YÖNETİM KURULU (ASIL)
Metin ÖLKEN
Mustafa ALHAT
Mert EROĞLU
Ahmet ERTÜR
Semra KARA
Zeynep AKTÜRK
Baha OKTAV

YÖNETİM KURULU (YEDEK)
Mustafa TUĞLUM.
Emre UYGUN
Yılmaz DÖNMEZ
Süleyman ZEMİN
Tevfik ÇAĞLAN

DENETİM KURULU (ASIL)
Ali Nedim GÜRELİ
Mahmut SOLAKSUBAŞI
Evren GÜLDOĞAN

DENETİM KURULU (YEDEK)
Mustafa ŞENEL
Bahadır GEZİCİOĞLU
Hakan GÜLÖREN

Thursday, February 21, 2008

ZEYTİNDOSTU DERNEĞİ GENEL KURULU 22 ŞUBAT 2008'DE‏


Nisan 2008'de yapılması gereken Zeytindostu Derneği'nin genel kurulu, aynı tarihlerde Anatolive Fuarı'nın olması nedeniyle Yönetim ve Denetim Kurullarının kararı ile Şubat 2008 tarihine alınmıştır.

22 Şubat 2008 Cuma günü Saat 14.00'de İzmir'de, Ege İhracatçı Birlikleri Konferans Salonu'nda yapılacaktır.


YÖNETİM KURULU FAALİYET RAPORU

Değerli üyelerimiz,
Sevgili zeytindostları,

Sektörün uzlaşma ve dayanışma sembolü Zeytindostu Derneği olarak bir çalışma dönemini daha sizlerin de gönülden destekleriyle tamamlamış bulunuyoruz.

Kuruluşunun üzerinden çok kısa bir süre geçmesine rağmen, sektörde tabu sayılan konuların tartışılmasını, çözümü için ciddi ve kararlı adımların atılmasını sağlayan derneğimiz artık ulusal ve uluslar arası arenada referans noktası kabul edilen sektörün vazgeçilmez kurumları arasında yerini almıştır.

İnternet üzerinde bir sohbet grubundan doğan ve tarafsız, objektif iletişimin olanaklarından yararlanarak kısa sürede sektörün en büyük sivil toplum hareketi haline gelen derneğimiz, yeni bir döneme hazırlanırken, yönetim kurulu olarak geçmiş dönemde yaptığımız çalışmaları sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Öncelikle şu an gerçekleştirmek üzere olduğumuz genel kurulumuzun tarihi hakkında kısa bir bilgi vermek istiyorum:

Olağan Genel Kurulumuz, tüzüğümüz gereği iki yılda bir nisan ayında toplanmaktadır. Ancak bu yıl aynı tarihlerde derneğimizin organizasyonlarından olan Anatolive Fuarı’nı yapacağımız için, fuar çalışmalarına kalan 2 aylık sürede daha da yoğunlaşabilmek için genel kurulumuzu yönetim ve denetim kurullarımızın ortak kararıyla erkene aldık.. Yaptığımız bu zorunlu değişiklik için gösterdiğiniz anlayışa teşekkür ederiz.

5 Eylül 2006 tarihinde dernek merkezinde yaptığımız ilk genel kurulumuzda sizlerin oylarıyla göreve gelen arkadaşlarımız 22 Eylül 2006 tarihinde toplanmış, görev bölümü yaparak çalışmalarına başlamıştır.

Yapılan bu toplantıda derneğimizin çalışmalarına hız vermek ve bu çalışmalara kaynak yaratmak amacıyla temsilcilikler oluşturulması, temel konularla ilgili komiteler kurulması kararlaştırılmıştır.

İlk olarak çok sayıda yayın organında “Bir İletişim Mucizesi” olarak nitelendirilen derneğimizin güçlü iletişim araçlarına sahip olması için projeler ürettik. Bu projelerden en önemlisi, 9.sayısını yayınladığımız Z&Z Akdeniz Kültürü Dergisi’dir. Sektörün tek ihtisas yayını olarak yayın hayatını sürdüren dergimiz, ilk sayısından beri Arkhe Yayıncılık firması tarafından hazırlanıyor. Sizlerin destekleri ve ilgisiyle her sayısında daha da güçlenen ve kurumsallaşan dergimizi hazırlayan Arkhe Yayıncılık ekibine huzurlarınızda teşekkür etmek istiyorum.

Kuruluş amaçlarımız arasında yer alan sektörel uzlaşma konseptiyle göreve geldiğimiz günden bugüne ulusal ve uluslar arası tüm sektörel kuruluşlara işbirliği ve dayanışma çağrıları yapmış ve bu çağrılarımızın sonucunda önemli destekler sağlanmıştır. Bu bakış açısıyla sektördeki tüm etkinliklere katılınmış, pek çoğunun da organizasyon komitesinde yer alarak hem derneğimizi tanıtmış hem de etkinliklerin zenginleştirilmesine katkıda bulunulmuştur.

Yönetim Kurulu olarak, tespit ettiğimiz temel ihtiyaçlardan birisi de sektörün tamamen kendi özgü bir fuarının olmamasıydı. Bu konuda iletişim ve kaynak geliştirme komitesi sorumlumuz Yeşim Beyla’nın yaptığı çalışmalar sonucunda Ezgi-A Fuarcılık firması ile Anatolive Avrasya Zeytin-Zeytinyağı ve Prosesleri Fuarı ve Kongresi’ni gerçekleştirme kararı alınmıştır.

Alınan karar uyarınca yaptığımız çalışmalar; DTM, Türkiye İhracatçılar Meclisi ve Ege İhracatçı Birlikleri tarafından desteklenmiş ve sektör tarihinde ilk olarak zeytin ve zeytinyağı ihtisas fuarı gerçekleştirilerek sektör karma fuarlarının karmaşasından kurtarılmıştır. 25-27 Ocak 2007 tarihleri arasında ilkini çok coşkulu bir katılımla gerçekleştirdiğimiz fuarımızın en önemli konuğu ise UZK Başkanı Sayın Habib Essid olmuştur.

Fuar süresince misafirimiz olan Sayın Essid, bazı zeytin bölgelerinde de incelemelerde bulunmuş, Devlet Bakanımız Sayın Kürşat Tüzmen’le de Türkiye’nin yeniden UZK’ya üyeliği konusunda fikir birliğine varılmıştır. Fuarımızın açılışını Tarım Bakanımız Sayın Mehdi Eker, kapanış kongremize ise Devlet Bakanımız Sayın Kürşat Tüzmen katılmıştır.

Fuarımızın açılışında İstanbul Ticaret Odası Başkanı Sayın Murat Karayalçın’ın “İnternetten doğan bu dernek ve fuarın eriştiği başarı için tüm zeytindostlarını kutluyorum” sözleri ise bizler için ayrıca gurur kaynağı olmuştur. Bu yıl 17-19 Nisan 20082 tarihleri arasında 2. sini gerçekleştireceğimiz fuarımızın gelişimine önemli katkıları olan TİM Başkanı, 1 Nolu kurucu üyemiz Sayın Oğuz Satıcı’ya şükran borcumuz olduğunu ifade etmek isterim. Yönetimimizin aldığı karar uyarınca başlattığımız “Yılın Zeytindostu” ödülünün ilkini de sektörümüze ve derneğimize katkılarından dolayı 1. Anatolive Fuarı’nda Sayın Satıcı’ya takdim ettik.

İç ve dış tüketimin arttırılması için tanıtımın en önemli faktörler arasında olduğunu kabul eden derneğimiz, tanıtım konusunda da bir dizi etkinlik gerçekleştirmiş ve projeler geliştirmiştir. Bu projelerden birçoğu uygulamaya geçirilmiş bazı projelerimizi hayata geçirmek içinse uygun atmosfer ve kaynak arayışları sürdürülmektedir. Bu projelerimizden biri de Zeytindostu Kervanı Projesidir.

Zeytin ve zeytinyağı ürünleri ile tefriş edilen bir Tırı Anadolu’nun yaklaşık 50 merkezindeki tüketicilerin ayağına götürerek tanıtım yapmayı planladığımız ve bu sayede iç tüketimin artmasına önemli katkılar sağlayacağını düşündüğümüz projemizin altyapısı hazır, sektörümüzden gerekli desteği aldığımız noktada yola çıkacağız.

Tüm bu çalışmalarımız sürerken, derneğimizin birinci kuruluş yılını üyelerimizle kutlamak amacıyla İzmir’de bir kuruluş yemeği düzenlenmiş ve 200’e yakın üyemizin katılımıyla 1. kuruluş yılımız coşkuyla kutlanmıştır

Kurumsallaşma yolunda hızlı adımlar atılırken, kurumsallaşmanın olmazsa olmaz ilkelerinden olan olan marka kavramı konusunda atılımlarda bulunulmuş ve Destek Patent sponsorluğunda başta Derneğimizin ismi olan Zeytindostu markası olmak üzere Anatolive ve diğer tüm markalarımız tescil ettirilmiştir.

Markalarımıza sahip çıkarken temel ilkelerimizden olan kalite konusunu da unutmadık. Her alanda kaliteyi ön planda tutan derneğimize Bamer Danışmanlık sponsorluğunda ISO-9001 Kalite Yönetim Sistemi Belgesi’ni de kazandırdık.

Kurumsal oluşumların kurumsal faaliyetleri de olmalıdır anlayışıyla geleneksel Zeytindostu Takvimleri projesi de bu dönemde hayata geçirdiğimiz projeler arasında yerini aldı. Bu yıl ikinci kez üstelik iki farklı takvim formatında hazırladığımız takvimlerimiz için yine siz değerli üyelerimize başvurduk. Her etkinliğimizde olduğu gibi takvim çalışmamızda da bizleri yalnız bırakmadığınız için bir kez daha teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Sektördeki kalite karmaşasına çözüm bulmak amacıyla uluslararası normlarda bir kalite yarışması düzenlenmesi fikri de önceliklerimiz arasındaydı. Bu yıl bu projemizi de hayata geçirmiş bulunuyoruz. Sektöre kazandırdığımız ilklerden biri olan 1. Ulusal Naturel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması’na çeşitli bölgelerde 24 katılım gerçekleşmiş, halen numune alım çalışmaları devam etmektedir. Sponsor firmalarımız, Vakıfel, Ege Analiz…………….(yurtdışı sponsorlar), Alfa Laval firmalarının destekleriyle düzenlediğimiz yarışmamızın ödüllerini Nisan Ayında Anatolive Fuarı’nda sahiplerine takdim edeceğiz.

Uzlaşma temelli yaklaşımlarımıza en iyi örneklerden biri de UZZK’ya üyelik başvurusunda bulunulması ve UZZK üyesi olunmasıdır. Zeytindostu Hareketinin UZZK oluşumu içerisinde de sektör adına önemli katkılarda bulunacağına inanıyoruz.

Sektörde özlenen yüzde 100 sivil toplum yapılanması modelinin sektörde beklenen karşılığını bulması doğru yolda olduğumuzu, emeklerimizin boşa gitmediğini ortaya koyuyor. Çalışmalarımızın AB tarafından da yakından izlendiği duyumlarını almak ise bizler için gurur kaynağı oluyor.

Sektörün kangren olmuş sorunları da çalışma dönemimizde yakından takip edilmiş, prim ve tağşiş konuları için ses getirici projeler ortaya konulmuştur. “Zeytinyağına 1 YTL Zeytine 20 Kuruş Prim” kampanyamız bu projelerden en çok ses getirenleri arasında yer aldı. Meclis gündemine taşınan bu kampanyamız büyük destek bulurken, yakında ciddi sayılabilecek bir prim oranının hükümetçe kabul edilme aşamasında olduğunu öğrenmiş bulunuyoruz. Bu başarı etkin sivil toplum örgütlerinin gücünü ortaya koyan önemli bir örnektir.

Sektörün baş belası olan tağşiş için de etkin bir mücadele başlatılmış, prim konusunda olduğu gibi bu sorun için de derneğimizin bütün olanakları seferber edilmiş, konu hakkındaki bütün girişimlere destek verilmiş, ilgili kurumlarla işbirliğine gidilmiştir. Aydın’da başlatılan tağşiş operasyonun aktörleri arasında yer alınarak protokole imza koyulmuştur.

Artan üye sayımızla birlikte derneğimizin adı yaygınlaşırken, görsel ve yazılı medyanın ilgi odağı haline gelmemiz kaçınılmazdı. Medya organları ile sürdürdüğümüz sağlıklı ve düzenli iletişim sayesinde yüzlerce yazılı basın organı ve onlarca TV-Radyo derneğimizi konu alan haberler yayınlamış, yöneticilerimiz sayısız TV programının konuğu olmuşlardır. Medya ile ilişkilerimiz yeni dönemde de artan seviyede sürdürülecektir.

Yurtdışında olup bitenler de ana faaliyetlerimiz arasında yer almıştır. Yurtdışındaki tüm etkinlerle ilgili gerekli girişimler sürdürülmüş bu etkinlerin bazıları için geziler tertip edilmiş ve üyelerimizin sektördeki son gelişmeleri yerinde görmeleri sağlanmıştır. İspanya’ya yaptığımız gezinin benzerleri de yeni dönemde de devam etmelidir.

Yurtdışı etkinliklerimiz sadece bizim yaptıklarımızla sınırlı kalmadı elbette. Uluslararası arenada da referans noktası olarak kabul edilen derneğimiz Milano Ticaret Odası’ndan aldığı davetle İtalya’ya giden sektörel heyetin içinde yer alarak, Türk zeytin ve zeytinyağı sektörünü başarı ile temsil etmiştir.

Yurt içindeki tüm şenlik, panel,sempozyum, toplantı gibi etkinlerin tamamında yer alan derneğimiz zeytin bölgelerinde de sayısız etkinlik ve toplantı gerçekleştirerek, sektörün sorunlarının tespiti ve çözüm yolları konusunda girişimlerde bulunmuştur. Fazla zamanınızı almamak için katıldığımız ve düzenlediğimiz etkinliklere burada değinmek istemiyorum. Gelişmeleri sizler hem grup üzerinden hem de yayınlarımız aracılığıyla yakından takip ettiniz.

İki yıl gibi kısa bir sürede yaptıklarımızı sadece anlatmak bile saatler sürebiliyor. Tüm bu çalışmalar yönetim ve denetimdeki arkadaşlarımızın özverili çabaları ve sizlerin yoğun destekleri ile gerçekleştirilmiştir. Bugün burada 300’ü aşkın üyesi, binlerce sempatizanı ile sektörün en güçlü sivil toplum örgütü olarak karşınızda bulunmanın gururunu yaşıyoruz.

AB ile ilişkilerimizin de ivme kazandığını ve derneğimizin 2 AB projesinde ortak olduğunu duyuruyor.. Bayrağı devralacak arkadaşlara başarılar diliyoruz.

Saygılarımızla
Zeytindostu Derneği
Yönetim Kurulu adına
Başkan
Metin ÖLKEN

Wednesday, February 20, 2008

Çetkoder'den 40 Bin Ücretsiz Zeytin Fidanı


Ankara Haber Ajansı
19 Şubat 2008 Salı


Çevre ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER), Tarımsal Geliştirme ve Kalkınma Projesi kapsamında 10 ilde, köylü ve çiftçilere ücretsiz 40 bin zeytin fidanı dağıttı.

ÇETKODER Genel Başkanı Mustafa Göktaş yaptığı açıklamada, derneğin girişimleri ile "Tarımsal Geliştirme ve Kalkınma Projesi" kapsamında, yeşil alanı arttırmak ve ülkenin ekonomik kalkınmasına da destek sağlamak amacıyla 40 bin adet aşılı zeytin ağacının, Mersin, Adana, Hatay, Osmaniye, Antalya, Karaman, Niğde, Konya, Aksaray ve Kilis'te ücretsiz olarak dağıtıldığını söyledi.

Göktaş, bu projeyle dağıtım yapılan illerde yaşayan halkın gelir düzeyinin arttırılmasının hedeflendiğini belirterek, "Artık tüm üretici çiftçi kardeşlerimizin geleceğin en önemli tarım ürününün zeytin ve zeytinyağı olduğunu bilmeleri gerekir. Dikilen bu fidanlar, kendi yörelerinde gün gelecek yoksulluğu ortadan kaldıracaktır" dedi. Zeytin'in atıl durumdaki her yere dikilebileceğini kaydeden Göktaş, zeytinin dayanıklı ve verimli olduğunu ayrıca dikim yapılan yerlerde yeşili artırarak erozyonu da önleyeceğini kaydetti.

-HER ŞEYİ DEVLETTEN BEKLEYEMEYİZ-

Göktaş, ÇETKODER olarak fidan dağıtımının dördüncü etabında olduğunu ifade ederek, şöyle dedi :
"Daha önce 15 bin aşılı meyve ağacı, 12 bin fide dağıtımı, 10 bin adet aşılı zeytin fidesi dağıttık. Bu gün ise 40 bin aşılı zeytin fidesini ücretsiz olarak köylü ve çiftçi vatandaşlarımıza eş zamanlı olarak aynı anda 10 ilde dağıtıyoruz. Her şeyi, her işi devletten beklemek, gerçekten yanlış. Her alanda bilinçli ve üreten toplum olmak zorundayız. Bölüşmeliyiz, paylaşmalıyız ve toplumsal kalkınmalıyız. Halkımızın yararına olan bu tür sosyal ve ekonomik kalkınmaya yönelik çalışmalarımız artarak devam edecektir. Diğer sivil toplum kuruluşları ve mesleki örgütlerin, yerel yönetimlerin de bu tür çalışmalara ağırlık vermesini önemle rica ediyoruz."

Tuesday, February 19, 2008

Arama Konferansı Yeni Asır TV'de


20 Şubat 2008 Çarşamba sabahı saat 9.00 da, Yeniasır TV'de, Ekonomi Gündemi programında İsmail Uğural'ın konuğu Zeytindostu Derneği Başkan Yardımcısı Mustafa Alhat olacak.
Programda ağırlıklı olarak geçtiğimiz pazar günü icra edilen Arama Konferansından izlenimler yer alacaktır.

İbrahim Aksoy 4. kez başkan seçildi


Ortaklardan, 72 Nolu Marmarabirlik Gemlik Zeytin Tarım Satış Kooperatifi Genel Kuruluna büyük ilgi

Seyfettin ŞEKERSÖZ
gemlik korfez gazetesi
18 Şubat 2008


72 Nolu Marmarabirlik Gemlik Zeytin Tarım Satış Kooperatifi’nin Cumartesi günü yapılan genel kurulunda ortaklar İbrahim Aksoy’un yönetimine olan güvenlerini bir kez daha yinelediler.Pembe Köşk Düğün Salonu’nda cumartesi günü saat 11.oo de başlayan olağan genel kurul toplantısına üyeler büyük gösterdi. Polis genel kurulunun çekişmeli geçmesi üzerine geniş güvenlik önlemi aldı.Salonu girişte üst aramasının da yapıldığı genel kurulda, mevcut başkan İbrahim Aksoy bir ilki başara rak dördüncü kez yönetim kurulu başkanlığına seçildi.Yine bir ilkin gerçekleştiği seçimlerde üç liste yarışırken oy kullanma hakkı bulunan 2004 ortakdan,998'i genel
kurula katılarak oy kullandı. Seçimlerde İbrahim Aksoy ve yönetimi 657 oy alırken, Ali Çelik'in listesi 227, Hüseyin Kozlu'nun listesi ise 114'te oyda kaldı.

AÇILIŞ KONUŞMASI
Genel kurulun açış konuşmasını yapan İbrahim Aksoy, görevde oldukları süre içinde mevcut genel merkez yönetimine kesinlikle destek vermediklerini ve kooperatif ortaklarının her zaman çıkarları doğrultusunda çalıştıklarını söyledi.Divan Başkanlığına Hasan Başaran'ın getirildiği genel kurulda, katipliklerini İbrahim Çınar ile Hüseyin Karayaka yaptı.

ELEŞTİRİLER GENEL KURULU KARIŞTIRDI
2006-2007 iş yılı faaliyet raporu ile denetim ve çalışma raporları okundu. Raporlar hakkında söz alan Ali Çelik, Allahın nimeti olan zeytinin son yıllarda düştüğü değersizliğine neden olarak Marmarabirlik üs yönetimini göstererek "Bunu kurtarmak için de Gemlik ekibi olarak güçlü olmamız gerekir." dedi.
Ülkede tarım politikasının olmayışını da kayıp olarak nitelen diren Çelik, bunun zeytini ve üreticiyi de etkilediğini söyledi. Marmarabirlik'ten ayrılmanın çözüm olmadığının da altını çizen Ali Çelik, "Güçlü olmak için Gemlik'te ortak sayısının çoğaltılması gerekir, kooperatifçi liğin gerçek anlamda eğitimcilik olduğu bilinciyle ortaklarımızı yönlendirmemiz lazım" dedi. Marmarabirlik'e ancak delege sayısının artmasıyla baskı oluş turulacağını ifade eden Çelik, zeytin üreticisinin bu yıl büyük zarara uğratıldığını söyledi.
Genel kurula Armutlu adayı olarak giren Hüseyin Kozlu ise oluşturulan Kuraklık Komisyonu’nda bulunan İbrahim Aksoy ile Ali Çelik'i eleştirerek, "Kahvede hazırlanan zeytin raporuyla Ankara'ya gidildi. Şimdi karşımıza gelmiş oy isti yorlar. Zeytinde kota uygulayacağınıza zeytin ağacına kota uygulayın. Marka olan Gemlik'i Balıkesir'lilere köle yaptılar." dedi.
Muhalefet adayları nın mevcut yönetim kuruluna yönelik eleştiri sözlerine sert yanıt veren yönetim kurulu üyesi Mehmet Belsi, bazı adayların seçimden bir gün önce Refi Taviloğlu'n dan icazet aldıklarını öne sürdü. Belsi, ortakların ara yönetim zamanında çıkarıldıklarını ancak, kendilerinin büyük çaba gös tererek yaklaşık 1500'ünü yeniden ortaklığa kazandırdıklarını söyledi.
Önceki yıllarda ürününün parasını alabilmek için araya sözü geçer kişilerin girdiğinin altını çizen Besli "Şimdi ise her ortak bankaya giderek parasını alabiliyor, bu herkes için geçerlidir" şeklinde konuştu.Genel kurulu takip eden bazı ortakların da muhalif listelere sert tepki gösterdikleri konuşmalar tartışma yaratırken, faaliyet ve denetleme kurulu raporları ile 2007-2008 iş yılı dönem bütçesi ortaklar tarafından oy birliği ile kabul edildi.

İLK YAŞANDI
Tartışmalı geçen eleştirili konuşmalarının ardından geçilen seçimlerde ise İbrahim Aksoy ile Ali Çelik ve Hüseyin Kozlu'nun listeleri yarıştı. Marmarabirlik Gemlik Zeytin Tarım Satış Kooperatifi’nde bir ilk yaşanarak seçimlere üç liste katıldı.Ortakların büyük ilgi gösterdikleri seçimler de izdiham yaşanır ken herhangi bir tatsızlık yaşanmaması için polis sandık önlerinde ve kapı girişlerinde önlem aldı.Zeytin rekoltesinin ardından genel merkez tarafından açıklanan fiyatlara tepkiler nedeniyle zor günler yaşayan İbrahim Aksoy ve yönetimi sandıklardan çıkan oyları görünce rahat nefes aldı.Ortakların yeniden güven verdikleri İbrahim Aksoy, Gemlik'te bir ilki başararak 4. defa kooperatif başkanlığına seçilmeyi başardı. İbrahim Aksoy kullanılan 998 oydan 657'sini alırken Ali Çelik'in listesi 227, Hüseyin Kozlu'nun listesi ise 114 oy alabildi.İbrahim Aksoy'un yönetim kurulunda ayrıca Hüseyin Peker, Mehmet Belsi, İsmail Turat ve Mehmet İzmitlioğlu yer alırken, Denetim Kurulu üyeliklerine de Sedat Gürle ve Erhan Süzer seçildi.

YÜKÜM DAHA DA AĞIRLAŞTI
Ortakların kendisine olan güvenlerini göstererek yeniden göreve gelmesine karar verdikleri için teşekkür eden İbrahim Aksoy, seçim sonrası yaptığı açıklamada, bu kez işinin daha da ağırlaştığını söyledi.Ortakların yapılan dedikodulara inanmadan kendisini ve yönetimini aklayarak yeniden görev vermelerinden öncelikli olarak mutluluk duyduğunu belirten Aksoy, "Görevimin bilincindeyim ve Gemlik'i hiçbir zaman genel merkeze ezdirmedim, ezdirmem de. Genel kurula gelen tüm ortaklarımıza teşekkür ediyorum." dedi.

Keçilere karşı eylem planı!


Ege’de ormanlara keçi girişi yasaklandı. Buna uymayanlara keçi başına 6 YTL, tekrarı halinde de 25 YTL’ye kadar ceza kesileceği belirtildi.

MUSTAFA OĞUZ İzmir DHA
Milliyet Ege
19 Şubat 2008 / Salı



İZMİR Orman Bölge Müdürlüğü, ağaçlara zarar veren keçilere karşı kolları sıvadı. Öncelikle sayım yapıldı. Ege’de 3 milyon keçi bulunduğu tespit edildi. Beş yıl içinde bu rakamın yüzde 70 azaltılması hedeflenerek, İzmir ve Manisa’da pilot çalışma başlatıldı.
KEÇİLERİN yiyeyerek yok ettiği yeşil örtüyü tehditten korumak amacıyla, sürü sahiplerinin farklı işlere yönlendirilmesi planlandı. Besicilere, keçicilikten vazgeçilmesi koşuluyla orman işçiliği, bal üretimini özendirmek için arıcılık ya da süt inekçiliği teklif edileceği açıklandı.

Monday, February 18, 2008

ZEYTİN ve ZEYTİNYAĞI SEKTÖRÜNDE ARAMA UZLAŞISI


18 Şubat 2008,Pazartesi

Türkiye 2000 yılından bu tarafa her yıl ortalama 10 milyon zeytin fidanı dikerek kendisine belirlediği dünya ikinciliği hedefine hızla koşarken önümüzdeki süreçte oluşacak 650-700 bin ton zeytinyağı rekoltesini nasıl pazarlayacağının sancılarını şimdiden duymaya başladı. Sektör içinde bir uzlaşı sağlanabilmesi amacıyla düzenlenen “Zeytin ve Zeytinyağı Sektörü Arama Konferansı” üretici primi ve Avrupa Birliği’nden kota alınması konusunda ortak çalışma kararına zemin hazırlarken, İhracatçıların talebi olan Dahilde İşleme Rejimi kapsamında zeytin ve zeytinyağı ithalatı talebine TARİŞ’in muhalefeti devam etti.

Tarım sektörünün parlayan yıldızı zeytin ve zeytinyağı sektörü, son aylarda sektörün aktörlerinin dahilde işleme rejimi kapsamında zeytin ve zeytinyağı ithalatı konusunda farklı noktalarda durması nedeniyle gerilen ilişkileri rayına oturtmak ve üretici primi, AB’nden kota alınması, iç tüketim ve ihracatın arttırılması için yapılması gereken çalışmaları ortak akılla geliştirmek amacıyla sektörün tüm unsurlarının bir araya gelmesiyle 17 Şubat 2008 Pazar günü “Zeytin ve Zeytinyağı Sektörü Arama Konferansı” düzenledi.

Dış Ticaret Müsteşarlığı eşgüdümünde Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi tarafından düzenlenen ve Moderatör Niyazi İlter tarafından yönetilen Arama Konferansı’nda, sektörün genel amacı; “Ülkemizde zeytin, zeytinyağı ve ürünlerinin sürdürülebilir bir şekilde tüketim ve ihracatının arttırılması amacıyla, rekabetçi fiyatlarla, kaliteli ve istikrarlı hammadde temini sağlayarak, markalı ürünlerin üretimi, tanıtımı ve pazarlamasını yapmak” olarak tespit edildi.

“Zeytin ve Zeytinyağı Sektörü Arama Konferansı”na katılan sektörün önde gelen 42 ismi belirledikleri genel amaca ulaşmak için sektörün zayıf yönlerini, güçlü yönlerini ve önerilerini belirledikten sonra İhracat Politikaları, Destekler, Üretim, Ar-Ge ve Tanıtım ve Pazarlama başlıklı 5 çalışma grubuna ayrılarak genel amaca ulaşmak için hedeflerini ve bu hedeflere ulaşmak için önümüzdeki süreçte yapacakları çalışmaları programladılar.

Çalışma grupları, yaptıkları beyin fırtınası sonrasında; Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne 2015 yılında tam üyelik hedefi doğrultusunda, 2015 yılına kadar hedefler belirlediler. İhracat Politikaları Grubu, Türkiye’nin 2015 yılı için zeytinyağı ihracat hedefini 1.2 milyar dolar, zeytin ihracatı hedefini 600 milyon dolar ve pirina yağı ihracat hedefini 100 milyon dolar olarak belirledi. İhracat Politikaları Grubu dünyadaki rakiplerimizle rekabet edebilmek için yerli ürün hammaddenin miktar ve kalite açısından yetersiz olduğu dönemlerde dahilde işleme rejimi kapsamında hammadde ithalatına izin verilmesi gereğinin altını da çizdi.

İhracat Politikaları Grubu, marka teşviği ve Turquality programından zeytin ve zeytinyağı sektöründe faaliyet gösteren firmaların yararlanması amacıyla sektöre bilgilendirme yapılmasını ve sektör paydaşları arasında katılımcılık ve uzlaşı kültürünün yerleştirilmesini de benimsedi.
Üretim grubu, 2015 yılı için Türkiye’nin zeytinyağı üretim hedefini 650 bin ton olarak belirledi. Bu hedef, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın hedefi ile paralellik gösterdi. Üretim Grubu, 2015 yılı için zeytinyağı varlığı hedefimizi ise 200 milyon ağaç olarak tespit etti.

Avrupa Birliği’nde zeytinyağı üreticisinin kg. başına 1.32 Euro prim aldığını belirten Destekler Çalışma Grubu, Türkiye’de de zeytinyağı üreticisine bu yıl için 1.5 YTL prim verilmesi, AB’nde olduğu gibi dönüşüm katsayısı kullanılarak zeytin üreticisine de prim verilmesi gerektiğini dile getirdi. Zeytinyağı üreticisine bu yıl için belirlenen kg.’da 11 ykrş primin yetersiz olduğu ve AB’nin verdiği prim miktarına yakın bir prim verilmesi gereği Arama Konferansı’na katılan herkesin ortak fikriydi.

Destekler Grubu, Türkiye’de zeytinyağı ağacı başına 12 kg. olan verimin 25-30 kg. seviyesine çıkarılması, zeytinde Türkiye’de yüzde 70’lere varan periyodisite farkının yüzde 30’a çekilmesi için üreticilere bilinçlendirme çalışması yapılması ve bu çalışmaların destekler kapsamına alınması talep edildi.

Dünya genelinde İtalyan zeytinyağı imajı gibi Türk zeytin ve zeytinyağı imajının güçlendirilmesi için tanıtıma ağırlık verilmesi gerektiğini belirten Tanıtım ve Pazarlama Çalışma Grubu, tanıtım faaliyetlerinin yeni kurulan Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi tarafından yürütülmesi konusunda hemfikir oldular. Hedef pazarların belirlenerek bu ülkelerde fuarlara katılınması, uluslararası sektörel dergilerde reklam verilmesi, ZZTK’nin dış pazarda ağırlıklı olmakla birlikte iç pazarda da tanıtım yapması ve Türkiye’de 1 kg. olan zeytinyağı tüketiminin 2 kg.’a çıkarılması, ilke olarak benimsendi. ZZTK’nin yapacağı çalışmalar sonucunda Türkiye’nin markalı ve kutulu zeytinyağı ihracatının toplam zeytinyağı ihracatı içerisindeki payının yüzde 50’ye çıkarılması hedefi kondu. ZZTK’nin iç piyasada da tanıtım yapabilmesi için sektörle ilgili sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği yapılması fikri ön plana çıktı.

Zeytin ve zeytinyağının faydalarının okullarda ve sağlık kurumlarında halka anlatılmasının gerekliliğine değinen Tanıtım ve Pazarlama Grubu, Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı ile ortak çalışmalar yapılmasını ve ZZTK’nin bütçe imkanları doğrultusunda yazılı ve görsel basında ilan verilmesi kararlaştırıldı.

TAĞŞİŞE YÖNELİK DENETİMLER ARTTIRILMALI
Zeytinyağına başka yağların karıştırılarak (tağşiş) zeytinyağı adı altında satılmasının Türk zeytinyağı imajına zarar verdiğini belirten sektör temsilcileri, tağşiş ve sahteciliği önlemeye yönelik denetim ve kontrol mekanizmalarının daha etkin bir şekilde çalıştırılması çağrısında da bulundular.
AR-GE Çalışma Grubu ise, zeytin ve zeytinyağı sektöründe AR-GE’ye ayrılan kaynakların arttırılması, AR-GE çalışmalarının sonuçlarının aktarıldığı eğitim ve bilinçlendirme toplantılarının sayısının çoğaltılması gereğine işaret etti.

ARAMA KONFERANSINA KİMLER KATILDI?
Arama Konferansı’na Dış Ticaret Müsteşarlığı, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Devlet Planlama Teşkilatı, Hazine Müsteşarlığı, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği, TARİŞ Zeytin ve Zeytinyağı Kooperatifleri Birliği, Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi, Marmarabirlik, İzmir Ticaret Borsası, Aydın Ticaret Borsası, Ege Bölgesi Sanayi Odası, İzmir Ticaret Odası, İzmir Ziraat Odası, Aydın Ziraat Odası, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü, Edremit Zeytincilik Üretme İstasyonu, İZFAŞ ve Zeytindostu Derneği’nin temsilcileri katıldı.

Sunday, February 17, 2008

Zeytinin karasuyu nimet oldu


Radikal
17 Şubat 2008,Pazar


DHA - BALIKESİR - Egeli bir girişimci, zeytinyağı üretimi arttıkça ciddi bir çevre sorunu halini alan karasuyu paraya çevirdi. Faruk Durukan
'Sindirmatik' adını verdiği makineyle zeytinyağı üretiminde atık olarak açığa çıkan karasuyu zeytin özütüne çeviriyor. Kilosu 10 YTL'den satılan zeytin özütü, ilaç ve kozmetik sanayinin yanı sıra hayvancılıkta yem olarak da kullanılacak.
Balıkesir'in Edremit ilçesinde faaliyet gösteren Kale Naturel Bitkisel Ürün Gıda Kozmetik ve Tarım Ürünleri Dış Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'nin sahibi Durukan iddialı: "3 bin yıldan beri çözümlenemeyen zeytin karasuyunu sorununu kazanca dönüştürdük."

Türkiye Patent Enstitüsü'ne başvurusu sonrası Sindirmatik'i ve zeytin özütünü tanıtan Durukan'ın verdiği bilgiye göre Edremit, Ayvalık, Burhaniye, Havran ve Gömeç'de halen 220 zeytinyağı fabrikası var. Her birinden yılda 30 ton zeytin karasuyu çıkıyor. Sindirmatik'se 100 litre karasudan 5 kilogram zeytin özütü elde ediyor.

Fabrika ve işliklerden kimi zaman hiç arıtılmadan salınan karasu, Ege'de özellikle Büyük Menderes Nehri'nin simsiyah akmasına neden oluyor. Bu durum sulama için nehri kullananan çiftçilerinin isyan ettiriyor.

BM'nin 'Yağcısı' Oldu 60 Milyon Dolar Getirdi


Hürriyet
17 Şubat 2008 Pazar


Orkide markalı yağları üreten Küçükbay Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Küçükbay, "10 yıldır Birleşmiş Milletler’in (BM) resmi gıda tedarikçisi listesinde varız. Geçen 10 yılda ’resmi tedarikçi’ kimliğiyle 60 milyon dolarlık satış yaptık" dedi.
Son dönemlerde tüketimi hızla artan zeytinyağında güçlü bir konuma gelmek istediklerini söyleyen Küçükbay Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Küçükbay, sektörün daha hızlı bir büyüme trendi yakalaması gerektiğine işaret etti. Küçükbay, "Zeytinyağı yıllık 70 bin ton tüketime ulaştı. İtalya’da yıllık üretim 750 bin ton, İspanya’da ise 1 milyon ton. Türkiye, zeytinyağı pazarında belirleyici olmak için, dökme zeytinyağı yerine kendi markasıyla dünyaya açılmalı" dedi.

ÇİN ÖNEMLİ BİR PAZAR:
Avrupa ülkeleriyle rekabet edebilmek için markanın önemine dikkat çeken Küçükbay şöyle devam etti: "Orkide markası artık tanınmış markalar arasında yer alıyor. Zeytinyağı ambalajlarımızı yeniledik. Kendi markamızla ihracat için ABD ve Japonya’ya yönelik çalışmalarımızı hızlandırdık. Ayrıca 1.5 milyar nüfusuyla, Çin de bizim için büyük bir pazar. Çin halkının yüzde 5’inin zeytinyağı tüketmesi demek, Türkiye kadar bir pazar oluşması anlamına geliyor. Dolayısıyla bizim bu ülkelerdeki etkinliğimizi artırmamızda fayda var."

KİŞİ BAŞI TÜKETİM 1 KİLOGRAM:
Zeytinyağında kişi başı tüketimin 1 kilogram olduğuna dikkat çeken Küçükbay, "Tüketimde hálá istenilen noktaya gelemedik" dedi. Diğer yağlarda kişi başı tüketimin 20 kilogram olduğuna işaret eden Küçükbay, şöyle sürdürdü: "Bugün 70 bin tonluk zeytinyağı pazarının yüzde 50’si markasız üretimden oluşuyor. 35 bin tonu ise marketlerde markalı olarak satılıyor. Burada gelir seviyesine dikkat etmek gerekiyor. Ancak son dönemlerde özellikle doktorlar tarafından sürekli tavsiye edilir hale gelen zeytinyağında tüketimin artmasını bekliyoruz."

MARGARİN HER EVDE BULUNUYOR:
Genel olarak yağ kullanımına dikkat çeken Küçükbay, "Türkiye’de artık evlerde birkaç şişe yağ bulunmaya başlandı. Damak tadı daha çok ön plana çıkıyor" dedi. Kahvaltılık margarin ve yemeklik yağ pazarının da büyüdüğünü anlatan Küçükbay, "Ege, Akdeniz ve Marmara bölgelerinde zeytinyağının kişi başı tüketimi 5 kilograma ulaşabilir. Çünkü doğuda hiç tüketilmeyen yerler var. Margarin ise bugün hemen hemen her evde bulunuyor" diye konuştu.

BM’NİN RESMİ TEDARİKÇİSİ:
Küçükbay, 10 yıldır Birleşmiş Milletler (BM) tarafından düzenlenen gıda ihalelerine katıldıklarını belirterek, "BM’nin resmi tedarikçisi konumuna geldik. 60 milyon dolarlık satış gerçekleştirdik" dedi. Ürünlerinin bugüne kadar, Irak, Afganistan, Filistin, Ürdün, Suriye, Lübnan, Pakistan ve Afrika gibi ülkelere gittiğini anlatan Küçükbay şöyle devam etti: "BM’nin yardım kuruluşları aracılığıyla açtığı ihalelere katılabilmek için kayıtlı tedarikçi olma zorunluluğu aranıyor. Şirketin başvurusunu, bulunduğu ülkedeki banka, vergi, dairesi, sanayi ve ticaret odaları aracılığıyla denetleyen BM, yurtdışındaki bağlantılar için de ciddi bir araştırma gerçekleştiriyor."

Cirosu 180 milyon dolar

DÜNYA markası olma yolunda önemli adımlar attıklarını vurgulayan Ahmet Küçükbay, yeni ihracat pazarlarını şöyle anlattı: "İhracatta son yıllarda hızlı bir yükseliş sergiledik. Birçok yeni ülkeye ihracat yapma başarısını göstererek, ihracat yaptığımız ülke sayısını 80’e çıkardık. 2007 yılında zeytinyağı, diğer yemeklik yağ ve margarin grubunda ihracat hedeflerimizi katladık. Nüfus yoğun pazarlarda büyüyoruz. Japonya ve Çin’in yanı sıra, bugüne dek hiç ihracat yapılamayan Maldiv Adaları ile Endonezya ve Madagaskar’a da ürün satıyoruz. 2006 yılında 45 milyon dolar ihracat yaptık. 2007 ihracatımız da 60 milyon dolar olarak gerçekleşti. 2007 sonunda 180 milyon dolar ciroya ulaştık."

Çine Zeytin ve Zeytinyağı Tarım Satış Kooperatifi Başkanı Enver Gökbel:Kooperatifi ekonomide şirket,hizmette devlet anlayışı ile yönettik ve birçok re


Tarım Merkezi
15 Şubat 2008,Cuma


Aydın'ın Çine İlçesi'nde bulunan 144 Nolu Çine Zeytin ve Zeytinyağı Tarım Satış Kooperatifi devletin yapamadığını yaparak ilçede üretimi kolaylaştırdı. Başarılı icraatları ile üreticinin beğenisini ve güvenini kazanan Tariş aynı zamanda sosyal hizmet de vermeye başladı.

Önceki yıl kooperatife alınan kepçe ile hem yükleme ve indirme çalışmaları yapılırken, hem de zeytinliklerin yolları yenileniyor. Kooperatife ait kepçe kooperatif üyelerine saati 35 YTL'ye çalışırken, üye olmayan çiftçiler için ise 40 YTL'ye çalışıyor.

144 Nolu Çine Zeytin ve Zeytinyağı Tarım Satış Kooperatifi Başkanı Enver Gökbel, kooperatifi ekonomide şirket, hizmette devlet anlayışı ile yönettiklerini ve birçok rekora imza attıklarını söyledi.

Çine Tariş'in başarılı icraatları ile hem diğer kooperatiflere hem de özel sektöre örnek teşkil ettiğini belirten Kooperatif Başkanı Enver Gökbel "Göreve geldiğimde hizmetin en iyisini sunacağıma üretici kardeşlerimize söz vermiştim. Bu sözümü yerine getirmenin mutluluğunu yaşıyorum. Çine ilçemizde zeytin üretiminin yaklaşık yüzde 90'nı dağlık arazilerde gerçekleşiyor. Bu bahçelere araç ile ulaşım yoktu. Yol olmadığı için hayvan ve insan sırtında yapılan taşıma ve ulaşım sorunu nedeniyle maliyet de ciddi oranda artıyor ve işçilik de zorlaşıyordu. Bu sorunu çözmek için kooperatif olarak kepçe satın aldık. Zeytin var yılında 8 işçinin yaptığı işi yapan bu kepçemiz, sezon dışında da üreticilerimizin bahçe yollarını yapıyor, ya da bozulan yolların tamiratını yapıyor. Kepçemiz kooperatif ortaklarına saati 35 YTL'den ortak olmayan üreticilerimize ise 40 YTL'den hizmet veriyor. Önümüzdeki günlerde kongre var. Dileyen herkese her konuda hesap vermeye hazırız. Kooperatiften menfaat sağlamak isteyen bazılarına engel olduğum için bazı kişiler çeşitli iddialarla çamur atmaya çalıştılar. Ama tutmadı. Özellikle kendisini iyi bilen o kişilere de kongrede herkesin önünde cevap vereceğim. Herkesi kongreye bekliyorum" dedi.

Marmarabirlik’te bugün seçim var


Kadri Güler
kadri_guler@hotmail.com
Gemlik Körfez Gazetesi
16 Şubat 2008,Cumartesi


Bugün 72 Nolu Marmarabirlik Kooperati fi’nin genel kurul toplantısı var.
Zeytin üreticisinin en büyük kooperatifi Marmarabirlik, üretici için her zaman önem taşımıştır.
Çünkü zeytin üreticisinin geçim kaynağının değerlendirildiği yerdir kooperatif.
AB ile Türkiye’nin flört etmeye başlamasından, İMF’nin diretmelerinden sonra üretici kooperatifler üzerine yoğunlaştırı lan politikalar, üreticinin malının mındar olmasına neden oldu.İlçelerde kurulu olan zeytin kooperatiflerinin birliği Marmarabirlik’tir.
Marmarabirlik, kooperatiflerin ortaklarından aldıkları zeytinlerin alım fiyatlarının belirlenmesinden stoklama ve pazarlamaya kadar her türlü işiyle uğraşır.
En büyük sıkıntı ise fnansman bulmakta yaşanır.
Gemlik 72 Nolu Kooperatifi, 1958 yılında kurulduğunu sanıyorum.
Birlik’in en eski ve temel kooperatiflerinin başında gelir.
Uzun yıllar Birlik yönetiminde Gemlik’in ağırlığı hisse dilmişti.
Gemlikli üyeler, Birlik Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptılar.
1980’li yıllardan sonra merkez sağ siyasetin kendi içinde bölünmüşlüğü, kooperatiflerde değişik listelerin çıkmasına neden oldu.
Siyasi partiler ellerini Kooperatiflerden hiç çekmediler.
Uzun yıllar boyu Marmara birlik Kooperatifi ortakları siyasilerin oy kaynağı oldu.
Kooperatif içinde, bilhassa zeytin alımlarında adam kayırmacılık, bozuk zeytin alımı, dış mahreçli zeytinlerin alımı, küçük bareme daha yüksek fiyat verme gibi kayırıcılıklar yaşandı.
Binlerce ton zeytin Koope ratif havuzlarında çürütüldü, yumuşatıldı, yağhanelere ucuz olarak satıldı...
İş bununla bitmedi..
Havuz bazında satışlarda dolaplar döndürüldü..
Üstü küçük taneli, altı büyük taneli zeytinler kendi yandaşlarına satıldı.
Haksız kazançlar sağlandı.
Eskilerde bayilik verilirken adam kayırmacılık yapıldı.
Ölmüş olan ortaklar adına zeytin alınıp satıldı.
Hiçbir zaman rekolte beyannamesi dikkate alınmadı.
Partinin adamı kimse o yönetime sokuldu.
Para dağıtılırken bile eşitliğe uymadılar.
Adamı olan zeytin paralarını erken aldı.
Doğru dürüst tanıtım yapılmadı, değişik yerlerden gelen zeytinler Gemlik zeytini diye satıldı.
Son zamanlara kadar ambalaja önem verilmedi.
Marmarabirlik 57. hükümet döneminde batık haldeydi.
O günkü hükümet, yeniden yapılandırma adı altında Birlik lerin borçlarını sildi.
Marmarabirlik’in 152 trilyon liralık bir çırpıda yok saydı.
Kooperatif Birlikleri’nin ser best piyasa koşullarına göre çalışmalarını istedi.
Tüzük değişikliğinden sonra alımlar daha ciddileşti.
Satılmayacak zeytinin stoklanmaması politikarı geliştirildi.
450 taneli zeytin yağlık zeytin sınıfına ayrıldı.
Geçtiğimiz iki yıl içinde ise yeni politikalar gereği, Marmarabirlik ortaklar adına zeytin stoklamasıyla başladı.
Fiyatlar maliyetin altına düştü.
Köylü de sıkıntıya düştü.
Bankaların kapısında kredi kuyruğuna girdi.
Gemlikli ortakların birlik yönetimde temsilcileri yok.
Onun için Marmarabirlik yönetimi ile tersler.
Politikalarını eleştiriyorlar.
Gemlik ilk kez dışarıda kaldı.
Bunun da acısını çekiyor.
Bugün 72 Nolu kooperatifin yönetim seçimleri var.
Seçimlere 3 aday katılıyor.
Zeytin üreticisi ortaklar adam seçmek veya o partinin bu partinin adamı diye yönetici seçerlerse sonuç değişmez.
İş yapacak adayı bulup seçerlerse sıkıntıları biraz azalır.

Saturday, February 16, 2008

Zeytinyağı sektörünün en önemli sorunlarından biri: Tağşiş!


M. Hakkı YAZICI
mhyazici@gmail.com


Kaynak : Z&Z Dergisi 9.Sayı (Şubat-Mart 2008)

Hatırlayacaksınız Zeytindostu Derneği, “Türkiye’de zeytin ve zeytinyağının en önemli sorunu nedir?” konulu bir anket düzenlemişti. Zeytindostu grubuna üye yaklaşık 3 bin kişinin oy kullandığı bu anketin sonuçlarına göre;

- Zeytin ve zeytinyağı sektörünün en önemli sorunu olarak tanıtım ve pazarlama eksikliği ön plana çıkmış; ankete katılanların yüzde 34’ü sektördeki tanıtım ve pazarlama eksikliğini en önemli sorun olarak görmüştü;
-İkinci sırayı yüzde 28,3’lük payla kalitesiz üretim, denetim eksikliği ve tağşiş almıştı;
-Ankette üçüncü sırada yer alan sorun ise 20,5 ile hükümet politikaları olmuş;
-Zeytin ve zeytinyağındaki üretimi yetersiz bulanların oranı yüzde 8,3’de kalmıştı;
-Sektörde finansman sorunu olduğunu düşünenler yüzde 4,5 ile 5. sırada yer almıştı;
-Ankete katılanların yüzde 4,4 ise sektördeki sorunların diğer nedenlerden kaynaklandığını ifade etmişti.

Evet, tağşiş, zeytinyağı gibi değerli bir malın hem üreticilerinin, hem de tüketicilerinin kabusu.

Hikayeye göre, zeytinci bir önceki sezonda zeytinyağını sattığı tüccara telefon açmış. Selam sabah, hatır gönül faslından sonra konuşurken tüccar, “Bu sene sizin kasabadan yağ almayacağım,” demiş. Şaşıran zeytinci “Ama niye?” diye sorduğunda, “Geçen sene sizin kasabadan aldığım yağların bir kısmı tağşişli çıktı,” cevabını almış.

Sanki başından kaynar sular dökülmüş. Fırlayıp zeytincilerin toplaştığı kasabanın kahvesinde almış soluğu. Hışımla içeri girmiş.

“Kim ulan bizim kasabadan tağşişli yağ satan?!”
Ağzına kadar dolu kahvehanede çıt yok; sinek uçsa duyulacak. Uzun süren bir sessizlikten sonra, arka sıralardan ufak tefek bir köylü “Benim,” demiş.
Gözü dönmüş zeytinci, adamcağızın üzerine çullanmış, bir güzel dövmüş. Sonra geldiği gibi hışımla çıkıp, gitmiş. Dayağı yiyip perişan halde yere serilen köylü, kendine geldikten sonra muzip muzip gülerek “Kandırdım onu,” demiş.
Şakanın dozunu kaçırıp yok yere dayak yiyen köylünün tağşişli mal satmadığına sevinmek mi lazım? Herhalde dayak yediği için üzülmek, tağşişli mal satmak gibi onursuz bir iş yapmadığı için de sevinmek gerekiyor.

Tağşiş sadece ticari değil, aynı zamanda insan sağlığıyla ilgili ağır bir suç Tağşiş, adına kandırmaca, hile, dalavere, düzenbazlık ne derseniz deyin çok kötü bir şey…

Bir şeyin içine başka bir madde karıştırmakla, katıştırmayı anlatan, Arapçadan dilimize geçen, söylenmesi zor bu sözcüğü hileli yollara başvuranların sayısı arttıkça daha fazla duyuyoruz. Yasada böyle yazıla geldiğinden halen kullanımda olan bir sözcük. İngilizcedeki karşılığı ise Adulteration.

Tağşiş, ne yazık ki en fazla gıda üretiminde görülen bir hile şekli. Süte su; bala glikoz; sığır etine tavuk, hindi, koyun eti; kaliteli una kalitesiz un; meyve suyuna başka sıvılar katmak, karıştırmak en yaygın başvurulan tağşiş yöntemlerinden…
Sadece ticari bir suç olmanın da ötesinde insan sağlığı ile oynandığı için bir başka insanlık suçudur da.

Hele zeytinyağı gibi değerli, fiyatı yüksek bir üründe tağşiş olayına daha sıkça raslıyoruz. Güzellik başa bela… Diğer bitkisel yağlara göre fiyatı daha yüksek olan zeytinyağına pamuk yağı, ayçiçeği yağı, fındık yağı gibi ucuz yağlar sıkça karıştırılıyor.

YAZININ TAMAMINI Z&Z DERGİSİNİN 9. SAYISINDA OKUYABİLİRSİNİZ.

SEKTÖRÜN EZBERİNİ BOZAN STK : ZEYTİNDOSTU DERNEĞİ


Ege Yön Dergisi

Çoğu gözle görülmeyen bu değişimler kısa sürede etkisini gösterecek ve sektör üzerindeki ölü toprağını atarak ulusal ve uluslararası arenaya yeni yüzüyle ve daha güçlü olarak çıkacak.

Sektörde dengelerin değişmeye başladığı, kökleşmiş tavırların baştan ayağa sorgulandığı ortamda sektör geçiş döneminin sancılarını yaşasa da sonunda özlenen yapıya kavuşulacak.

Bugüne kadar tabu sayılan tüm konular irdeleniyor, açık açık tartışılıyor.

Sektörün bu denli didik didik edilmesi rahatsız edici görünse bile; özeleştiri ve özdenetim artık kaçınılmaz hale gelmişti.

Günümüz ekonomik koşullarında hiçbir sektörün kapalı kutu olarak varlığı sürdürmesi olanaklı değildir. Bu gerçeği geç de olsa anlayan zeytin ve zeytinyağı sektörü kayıkçı kavgasına dönen tartışmalardan sıyrılıp temel sorunlara odaklanma şansını yakaladı. Bu şansı iyi değerlendirip topyekün yeniden yapılanma harekatını başlatmak gerekiyor.

Sanırım “Kral çıplak” demenin zamanı geldi.

Zeytinin anavatanı olarak övünmenin kimseyi yararı olmadığı anlaşıldı. İçi boş böbürlenmeler ya da daha doğru bir deyişle avuntuların sonuç getirmediği tükettiğimiz zeytinyağı miktarının komik düzeylerde kalmasından belli.

NEREDE YANLIŞ YAPTIK?

Mühtahsilinden ihracatçısına sektörün tüm aparatları yakın geçmişe bir göz atıp; “Nerede yanlış yaptık?” sorusunu sormalıdır.

Yanlış mı ürettik, yanlış mı sattık, birbirimizi mi kandırdık yoksa kendimizi mi? Ne oldu da en değerli tarımsal ürünlerimizden birini yerlerde sürünür hale getirdik?

İşte tüm bu soruların yanıtlarını ucu kime dokunursa dokunsun bulmak zorundayız.

Sektördeki bu aydınlanma sürecinin fitilini ateşleyen kurumların başında Zeytindostu Derneği geliyor.

İki yıldan daha kısa bir sürede sektörün ezberini değiştiren Zeytindostu Hareketi, sektörde art niyetsiz, objektif ve bilimsel tartışma geleneğini başlatarak uzlaşmanın, dayanışmanın önemini ortaya koydu.

Binlerce kişi önce kendini sorguladı, daha sonra sektörü mercek altına aldı. Yani sektör Zeytindostu Hareketi sayesinde aynaya baktı, suretini gördü, kendiyle yüzleşti.

Sektörün temel sorununun iletişimsizlik olduğu gerçeğinden hareketle projelerini şekillendiren Zeytindostu, tarafsızlık özelliği ile de sektörün desteğini aldı ve hızla gelişti.

Artık uluslararası projelere imza atma düzeyine ulaşan bu hareketin sektördeki değişimin mimarlarından olduğu gerçeğini kabul etmeyen olduğunu düşünmüyorum.

Yüzde yüz sivil toplum örgütlenmesi olan Zeytindostu'nun ardından Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi ve Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi'nin de kurulmasıyla örgütlenme anlamında güç kazanan sektör, bu kurumların işbirliği ile uygulanacak projelerle de adımlarını hızlandıracaktır.

ÖNCE KALİTE ve TANITIM

Yaptığımız bir araştırma, sektörün ana sorunlarından birinin de tanıtım olduğunu ortaya koymuştu. Yeterince tanıtamadığımız için tüketim seviyesi de düşük oluyor ya da geçmişten gelen önyargıları silmeye yetmiyordu. Bu nedenle Zeytindostu Derneği başta sektörün tek ihtisas fuarı Anatolive'i hayata geçirdi. Bu yıl ikincisi gerçekleştirilecek Anatolive, daha şimdiden dünyanın referans sayılabilecek fuarları arasında girdi. Nisan ayında İstanbul Fuar Merkezi'nde daha geniş bir katılımla kapılarını ziyaretçilere açacak fuar hem tanıtıma hem de sektörel kaynaşmaya öncülük ediyor.

Sektörde kalite sorunu da acil çözüme kavuşturulması gereken sorunlar arasında yer alıyor. Kaliteli üretemezsek ne yapsak boş.

Tağşiş, yani karıştırma-katıştırma zeytinyağına hiç mi hiç yakışmıyor ama haksız kazanç peşinde koşanların bu sevdadan vazgeçmeye niyetleri de pek yok gibi. Yapanın yanına kar kaldığı bir dönemde, vergisini veren, kaliteden taviz vermeyen, dürüst üreticileri ve giderek artan zeytinyağı tutkunlarını bu hırsız çetesinin elinden kurtarmak gerekiyor.

Kişi başına 1 litreyi bile bulmadığı söylenen zeytinyağı tüketiminin aslında çok daha fazla olduğu, aldatılan tüketicinin zeytinyağı yerine neler yediğini ise tespit edecek denetim mekanizmasının olmadığı ortada.

Türk tüketicisinin büyük çoğunluğu ne yazık ki, şu anda Türk zeytinyağı sektörünün ulaştığı noktanın farkında değil.

Kaliteyi arayan bilinçli tüketiciye, sektörün ulaştığı düzeyi anlatmak amacıyla Zeytindostu Derneği'nin projelendirdiği Zeytindostu Tırı Projesi için tüm hazırlıklar tamamlandı, eğer sektörden de yeterli destek alınabilirse önümüzdeki aylarda Anadolu yollarına çıkılacak ve 50'den fazla yerleşim merkezinde yaklaşık 2 milyon tüketiciyle gerçek zeytin ve zeytinyağı ürünlerini buluşturacak.

Kalite bilincinin geliştirilmesi amacıyla başlatılan projelerden biri de 1. Ulusal Naturel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması.. Sektördeki kalite karmaşasının önüne geçilmesi gerektiğine inanan Zeytindostu Derneği bu projeye de öncülük yapıyor.

Zeytin ağacı varlığımızın bilinçli olarak artırılması, çağdaş hasat ve üretim tekniklerinin yaygınlaştırılması, markalı ve ambalajlı ihracatımızın artırılması gibi konular da Zeytindostu Derneği'nin faaliyet alanları arasında yer alıyor.

SAĞLIK ve ZEYTİNYAĞI

Zeytinyağı temelli Akdeniz Kültürü'nün yaygınlaşması, Türk mutfağımızın lahmacun döner kebap üçgeninden kurtulup daha da zenginleşmesi yaşam kalitesini artıracağı gibi , zenginleşen mutfağımızla birlikte daha sağlıklı bir toplum olmamızın yolu da açılacak.

Sağlık alanındaki sayısız yararları olduğu kanıtlanan zeytinyağını sadece bu yönüyle bile tanıtmayı başarırsak şu anda komik sayılabilecek tüketimin iki üç katına çıkması işten bile değil.

Müstahsilden ev hanımına, ihracatçıdan bilimadamına zeytine gönül veren, zeytinden geçinen herkes bu ürünün hak ettiği seviyeye gelmesi için Zeytindostu çatısı altında mücadele veriyor. Bu sevgi silsilesinin yarattığı sinerji ile başlayan yeniden yapılanma sürecinin kısa sürede başarıyla sonuçlanacağına inanıyorum.

Sizleri de Zeytindostları arasına katılmaya davet ediyorum.

“Ben de zeytindostuyum” diyorsanız. 0232 422 01 02'ye telefon etmeniz ya da zeytindostu@zeytindostu.org 'a mail atmanız yeterli. Sevgiyle...