Friday, July 11, 2008

40 yıllık yağ üreticisi Kula, ününü yurt dışına taşıyor

Gamze Tüfekçi
Referans
11 Temmuz 2008,Cuma


Türkiye'nin en eski yağ markaları arasında yer alan Kula Yağ, yurt içindeki başarısını yurt dışına da taşıdı. Yıllık 15 bin ton yağ üreten Kula Yağ bunun yarısını ihraç etmek için kolları sıvadı.

Yaklaşık 40 yıldan beri yağ üretiminde faaliyet gösteren Kula Yağ'ın günlük 100 ton olan sıvı yağ üretimi gerçekleştiriyor. Ay çiçeği, mısır, soya, kanola ve zeytin yağı olmak üzere 5 ayrı kategoride üretim yapan Kula Yağ, üretimini Türkiye sınırlarının dışına da ulaştırıyor. ABD, Rusya, Romanya, Norveç, Türk Cumhuriyetleri, Suriye, Irak, Suudi Arabistan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti gibi bir çok ülkeye ihracat yapan firma, yeni pazarlarla ihracat oranını artırıyor. Kula Yağ'ın bu doğrultudaki asıl hedefi ise 15 bin tonluk üretim rakamlarının içinde yüzde 30 olan ihracat payını artırıp yüzde 50'lere taşıyarak 15 milyon dolarlık ihracat yapmak.

Geçmişi 1930'lu yıllara kadar uzanan Kula Yağ'ın o zamanki sahibi Ahmet Kula, aynı yıllarda zahire alım satımıyla da ilgilendi. 1932 yılında Balıkesir Ticaret Odası'na ticari sicil kaydını yaptıran Kula, yağ şirketini faaliyete geçirmeye karar verdi. 1959 yılına gelindiğinde ise şirketini Balıkesir Ticaret Borsası'na kaydeden Kula, 1960'lı yılların başında kuruluşunu şirketleştirme kararı aldı ve 1963 yılında Ahmut Kula ve Oğulları Kollektif Şirketi kuruldu. İlk yıllarda sadece yağ üretimine ağırlık veren Kula, ihtiyaçları doğrultusunda yeni yatırımlara yöneldi. Önce un ve yem sektörüne giren Kula Yağ daha sonra sofralık yumurta üretimine de başladı. Firma daha sonra bu sektörlerde emin adımlarla ilerleyebilmek için Bupiliç ve 2K Taşıt Muayene istasyonlarıyla ortaklığa imza atıyor.

İşlenmiş gıdaya da girecek
Ahmet Kula'nın oğlu Faruk Kula'ya miras bıraktığı Kula Yağ, 40 yıldan beri Türk ekonomisinin kalkınmasına ve gelecek kuşakların refahı için hizmet vermeye devam ediyor. Firma bünyesinde 175 kişiye istihdam sağladıklarını ifade eden Faruk Kula, yıllık 76 milyon YTL ciro gerçekleştirdiklerini söyledi. Şirket olarak geçen yıllara oranla olumlu ilerlemeler kaydettiklerini açıklayan Kula, gelişmelerin şirketlerini yatırıma teşvik ettiğini belirtti. Gıda ağırlıklı olarak büyümeyi planladıklarını dile getiren Kula, şirketleri adına gelecekle ilgili planlarını işlenmiş gıda üzerine kurduklarını ifade etti. Kula Yağ markası altında ürettikleri bitkisel sıvı yemeklik yağların Marmara bölgesi ağırlıklı olmak üzere beğeniyle tüketildiğini kaydeden Kula, yağ ürünlerinin sadece ev tüketiminde değil, toplu yemek kuruluşlarının mutfaklarında da tüketildiğini söyledi.

Soros'un da istediği şirketi, Anadolu Grubu kaptı

Referans
11 Temmuz 2008,Cuma


Yazıcılar Holding'in iştiraki Ana Gıda, Unilever ile tüm Komili markalarının satın alınmasına ilişkin anlaşma imzaladı.

Anadolu Grubu'nun çoğunluk hissesinin sahibi olan Yazıcılar Holding'in İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'na (İMKB) dün yaptığı açıklamaya göre, söz konusu ürünler, başta zeytinyağı, ayçiçekyağı ve mısıryağı olmak üzere yenilebilir sıvı yağlar ile muhtelif gıda ürünlerini içeriyor. Unilever de Türkiye'de sahibi olduğu Komili zeytinyağı birimini Ana Gıda'ya satmak üzere nihai anlaşma imzaladığını açıkladı. Yazıcılar Holding ve Unilever'den yapılan açıklamalarda satış bedeli belirtilmedi. Unilever'in açıklamasında, Komili'nin 2007 cirosunun yaklaşık 26 milyon euro olduğu ifade edildi.

Talipleri arasında Soros da vardı

Komili Hasan tarafından 130 yıl önce Midilli Adası'nın Komi Köyü'nde zeytinyağı olarak üretilmeye başlanan Komili, zamanla ayçiçek yağından sabuna ürün yelpazesini genişleterek alanında lider markalardan biri haline geldi. Yıllarca Komili Ailesi tarafından yönetilen marka, 1995'te alınan küçülme kararının ardından tesisleri ile birlikte Unilever'e satılmıştı.

Komili için Yazıcılar ile birlikte Aymar ve George Soros'un şirketi Soros Investment Capital'in de yarıştığı belirtildi. "Para sihirbazı" olarak bilinen Soros'un sahibi olduğu Soros Investment Capital şirketi, Unilever Türkiye'nin Yudum ve Sırma markaları altında ayçiçeği ve mısırözü yağı üreten şirketi Unikom Gıda Sanayi ve Ticaret AŞ'yi 2003 yılında satın almıştı. Unikom'un satışı ile şirket varlıkları arasında yer alan Ayvalık'taki zeytinyağı fabrikası da Soros Capital Investments'ın olurken, Soros'un bu fabrikada Unilever için Komili markalı zeytinyağını üretmeye devam ettiği belirtiliyordu.

Türkiye zeytinyağı üretimi yılda 120 bin ton

Türkiye'de yılda ortalama 120 bin ton zeytinyağı üretiliyor. Bu rakamın 70 bin tonu iç tüketim, kalanı ise ihraç ediliyor. İç pazar büyüklüğünün yaklaşık 500 milyon dolar olduğu belirtiliyor. İç pazardaki 70 bin tonluk tüketimin 35 bin tonu ise markalı olarak zincir marketlerde satılıyor. Türkiye'de kişi başı zeytin yağı tüketimi 1 kilogram civarında. Hedef bu rakamı 2.5 kilograma çıkarmak.

Unilever, Komili yağlarını Anadolu Grubu’na sattı

Milliyet
11 Temmuz 2008, Cuma


Anadolu Grubu’nun çoğunluk hissesinin sahibi Yazıcılar Holding, bağlı ortaklığı Ana Gıda’nın, Unilever ile tüm Komili markalarının satın alınmasına ilişkin bir anlaşma imzaladığını açıkladı.

Yazıcılar Holding’in İMKB’ye yaptığı açıklamaya göre, söz konusu ürünler başta zeytinyağı, ayçiçekyağı ve mısıryağı olmak üzere yenilebilir sıvı yağlar ile muhtelif gıda ürünlerini içeriyor.

Kırlangıç da Anadolu’nun
Unilever de Türkiye’de sahibi olduğu Komili zeytinyağı birimini Anadolu Grubu’na ait Ana Gıda’ya satmak üzere nihai anlaşma imzaladığını açıkladı. Unilever ve Yazıcılar Holding’den yapılan açıklamalarda satış bedeli belirtilmedi. Ancak ödemenin tamamının bu yıl içinde yapılması bekleniyor. Unilever, Komili’nin 2007 cirosunun yaklaşık 26 milyon euro olduğunu açıkladı.

Dünyanın 100 ülkesinde 174 bin çalışanı bulunan İngiliz - Hollanda ortaklığı olan Unilever’in markaları arasında Dove, Lux, Persil, Cif ve Domestos da bulunuyor. Unilever 2007’de 40 milyar dolarlık satış geliri elde etti.

Portföyüne Komili’yi de ekleyen Türkiye sıvıyağ pazarının önde gelen kuruluşlarından olan Ana Gıda ise Kırlangıç ve Sezai Ömer Madra markaları ile yurtiçi ve yurtdışı pazara yönelik zeytinyağı, mısıryağı ve ayçiçekyağı üretimi ve satışı da yapıyor.

ANADOLU, KOMİLİ'Yİ UNİLEVER'DEN ALIYOR, YAĞDA 'BİR NUMARA'YA OYNUYOR

Nurdan Erk Tosuner
Hürriyet
11 Temmuz 2008,Cuma


Unilever, tüm dünyada aldığı bir karar doğrultusunda Türkiye’de de zeytinyağı üretiminden çıkıyor. Şirket, Komili Zeytinyağı markasını Anadolu Grubu’na satıyor. Ana Gıda Genel Müdürü Ergin Savcı, "Sıvı ve zeytinyağında toplamda 4’üncü sıradaydık. Zeytinyağında Kırlangıç ile ilk üç markadan biriydik. Komili’yi alınca, toplam yağ üretiminde 1 numara olacağız" dedi.

DÜNYADA zeytinyağı işinden çıkma kararı alan Unilever, 130 yıllık Türk markası Komili’yi Anadolu Grubu’na satıyor. Unilever, Türkiye’de sahibi olduğu Komili Zeytinyağı’nı, Ana Gıda’ya satmak üzere anlaşma imzaladığını açıkladı. 2007 cirosu 26 milyon Euro olan Komili’nin satış fiyatı konusunda ise kesin anlaşmaya kadar alınan gizlilik kararı nedeniyle açıklama yapılmadı. Anadolu Grubu bünyesindeki Ana Gıda’nın Genel Müdürü Ergin Savcı, "Sıvı ve zeytinyağında toplamda 4’üncü sıradaydık. Zeytinyağında Kırlangıç ile ilk üç markadan biriydik. Komili’yi alınca, toplam yağ üretiminde 1 numara olacağız" dedi. Savcı, Komili’nin bir Türk firması tarafından satın alınmasının da sevindirici olduğunu söyledi.

Büyümek için alıyoruz

Unilever’in zeytinyağı işinden hem dünyada hem Türkiye’de çıkma kararı aldığını hatırlatan Ergin Savcı, şunları söyledi: "Zaten bu karar neticesinde Unilever Komili’yi satışa çıkardı. Aynı şekilde diğer zeytinyağı markalarından da çıkma planları var. Biz Anadolu Grubu olarak Komili’yi aldık. Çünkü Ana Gıda ile sıvı yağ, yemeklik yağ sektöründe büyüme kararımız var. Türkiye’nin hem pazarında lider, hem de önemli ve çok eski bir zeytinyağı markasını alarak bu büyüme stratejimiz içine dahildi."

İki markayla yürüyeceğiz

Ana Gıda’nın Kırlangıç markasıyla zeytinyağının yanısıra ayçiçek, mısır yağı ve kanola yağı da ürettiklerini söyleyen Ergin Savcı, şöyle konuştu: "Komili’yi satın aldıktan sonra da iki ayrı markayla yürüyeceğiz. Komili 130 yıllık, çok eski ve güçlü bir marka. Marka gücüyle bize sinerji katacağını düşünüyoruz. Komili’nin ürün yelpazesinde şu anda sadece zeytinyağı var. Komili, Yudum A.Ş. tesislerinde üretiliyordu. Bu konuda karşılıklı görüşüşoruz. Belki üretime aynı yerde devam edebiliriz, belki de kendi tesislerimizde üretebiliriz. Kapasitemiz buna elverişli." Anadolu Grubu’nun gıda sektörüne 2001 yılında girdiğini ve 8 yılda Türkiye’nin iki önemli markasını elinde tutar hale geldiğini belirten Ergin Savcı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ana Gıda olarak 2007 yılında 98 milyon YTL ciro gerçekleştirdik. 2008 yılı sonunda ise 125-150 milyon YTL arasında ciro bekliyoruz. Ana Gıda geçen yıl 10 milyon dolarlık da ihracat yaptı."

130 yıllık zeytinyağı markası

TÜRKİYE’nin zeytinyağı pazarında 3 farklı ürün grubuyla yer alan Komili Zeytinyağı’nın öyküsü 1878 yılında Midilli’nin Komi köyünde başladı. Köyünde kurduğu işletmeyle zeytinyağı üretimine başlayan Komili Hasan’ın ürünleri çok kısa bir sürede kalitesiyle ön plana çıktı. Zamanla, Osmanlı Sarayı’nın zeytinyağı ihtiyacı Komili Hasan tarafından karşılanır oldu. Bir süre sonra Komili Hasan tesislerini Ayvalık’a taşıdı. 1970’li yıllarda, Türkiye’nin ilk fiziki rafinasyon tesisleri hizmete girdi. 1980’li yıllarda ise Ayvalık’taki bütün üretim üniteleri en yeni teknolojiyle modernize edildi. 1992’de Komili Gıda ile Unilever birlikte Unikom’u kurdu. 1995 yılında Unilever, Unikom’un tüm hisselerini devraldı. Unilever de zeytinyağından çıkma kararı çerçevesinde Komili’yi Anadolu Grubu bünyesindeki Ana Gıda’ya satıyor.

Thursday, July 10, 2008

Tarım ülkesiyiz ama yağlı tohum yetiştiremiyoruz

Referans
09 Temmuz 2008,Çarş.


TBMM Zeytin ve Zeytinyağı Araştırma Komisyonu Başkanı ve Balıkesir Milletvekilli Ahmet Edip Uğur, Türkiye'nin yağlı tohum ve yağ ithalatına yılda 1 milyar 725 milyon dolar döviz ödediğini belirterek, "Ülkemiz tarım ülkesi, bu kadar arazimiz var ama yağlı tohum yetiştirmeyi, üretmeyi bir türlü beceremedik" dedi.

Zeytin ve zeytinyağı ticareti ve üreticilerinin sorunlarının belirlenip, çözüm bulunması amacıyla kurulan TBMM komisyonu üyeleri, Şanlıurfa İl Özel idaresinde düzenlenen toplantıya katıldı.Komisyon Başkanı Uğur, burada yaptığı konuşmada Türkiye'nin 70 milyon nüfusuyla yılda 1,5 milyon ton bitkisel yağ tükettiğini belirtti.Ülke genelinde tüketilen yağın yüzde 30-35'ini yerli imkanlarla sağlandığını ifade eden Uğur, "Tüketilen 1,5 milyon ton yağı; ayçiçeği, mısır, soya, kanola ve pamuk gibi bitkilerden karşılıyoruz. Ancak yağın yüzde 65-70'ini ithal ediyoruz. Yağlı tohum ve yağ ithalatına yılda 1 milyar 725 milyon dolar döviz ödüyoruz. Ülkemiz tarım ülkesi, bu kadar arazimiz var ama yağlı tohum yetiştirmeyi, üretmeyi bir türlü beceremedik. En fazla enerjiyi yağlardan elde ediyoruz, ama üretemiyoruz. Buna bir çözüm yolu bulmamız lazım" şeklinde konuştu.

Zeytinyağı tüketilmiyor
Son yıllarda zeytinciliğin geliştirilmesi amacıyla çeşitli çalışmaların yapıldığını, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin de zeytin ağacı bakımından iyi konumda olduğunu ve Türkiye'de yaklaşık 200 milyon zeytin ağacı bulunduğunu anlatan Uğur, "Ülke genelinde yılda 150-160 bin ton zeytinyağı üretiliyor. Zeytinyağı üretildiği kadar tüketilmiyor. Vatandaşları zeytinyağı tüketimine teşvik etmeliyiz. Çünkü en sağlıklı yağ zeytinyağı" diye konuştu. Daha sonra katılımcıların çeşitli sorular yönettiği toplantıda, söz alan Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İsmail Demirkol, tarım ve zeytincilikte ülke genelinde uygulanan politikayı eleştirdi. Toplantıya komisyon üyesi milletvekillerinin yanı sıra, AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Müfit Yetkin, Şanlıurfa Valisi Yusuf Yavaşcan, Belediye Başkanı Ahmet Eşref Fakıbaba ve kentteki ilgili daire amirleri ile bazı çiftçiler katıldı.

MECLİS ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI ARAŞTIRMA KOMİSYON ÜYELERİ, MARDİN'DE İNCELEMELERDE BULUNDU

CHA
10 Temmuz 2008,Perş.


Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından zeytin ve zeytinyağı ile diğer bitkisel yağların üretiminde ve ticaretinde yaşanan sorunların araştırılması ve gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu üyelerinden oluşan 15 milletvekili ile 10 öğretim görevlisi ve uzman Mardin'e geldi.

Zeytin yetiştiriciliğinin yoğun olduğu Derik ilçesinde araştırmalarda bulunan Meclis Araştırma Komisyonu üyelerine Valilik Nişli Salonu'nda brifing verildi.

Vali Mehmet Kılıçlar, heyete; Mardin'de ekonomik gelişmeyi sağlayacak ve yaşam koşullarını iyileştirecek yatırımlar ve temel sorunlar hakkında bilgi verdi.

Ilısu Baraj inşaatının başlatıldığını ifade eden Vali Kılıçlar, barajın yapım aşamasında 80 bin kişiye istihdam oluşturulacağını, bölgenin kalkınmasına önemli katkılar sağlayacağını söyledi. GAP suyunun bir an önce Mardin Ovası ile buluşması gerektiğini belirten Vali Mehmet Kılıçlar, "GAP suları Mardin Ovası ile buluşursa 120 bir hektar alanda sulu tarım yapma imkânı doğacak. Suda yöre insanın refah düzeyinin yükselmesi demektir." dedi.

Beyaz Su Projesi ile Mardin, Kızıltepe ve güzergah üzerinde bulunan bazı beldelerin suya kavuşacağını hatırlatan Vali Kılıçlar, "Beyaz Su Projesi'nde son aşamaya gelindi. Su verildi ancak birkaç aksaklık yaşandı. Bir ay 100 yıllık su sorunu çözülmüş olacak." diye konuştu.

Vali Kılıçlar, valilik, TOKİ ve belediye işbirliğiyle Mardin'in tarihi dokusunu bozan beton yapıların yıkılarak, hak sahiplerine evler verileceğini bildirdi.

Tarım İl Müdür Vekili Faruk Ayyıldız, komisyon üyeleri ve katılımcılara Mardin'de tarımsal alanların genel durumu ve yetiştirilen bitkilerin bölge ekonomisine katkısını, Mardin'deki tarımsal alanlarda yaşanan sorunlar ve alınması gereken önlemler konusunda brifing verdi.

Komisyon Başkanı Balıkesir Milletvekili Ahmet Edip Uğur, dünyada bitkisel yağların son zamanlarda kullanım alanlarının genişlediğine dikkat çekerek, bitkisel yağların bio yakıt alanlarında kullanılmasının bu alanda yeni çalışmaları beraberinde getirdiğini ifade etti. Türkiye'nin bitkisel yağ ithalatının yüzde 70 dolayında olduğunu söyleyen Uğur, "İthal ettiğimiz bitkisel yağlar için 1 milyar 750 milyon dolar ödeme yapıyoruz. Oysa bölgemizde güzel ve verimli topraklar var. İşlendiği, değerlendirildiği zaman güzel verim alınacak. Buralarda Soya, Ayçiçek, Kanola gibi bitkileri yetiştirmek mümkün." dedi.

Mezopotamya'nın zeytinciliğin anavatanı olduğuna dikkat çeken Komisyon Başkanı Uğur, "Buralarda çok güzel ve kaliteli zeytin yetişir. Mezopotamya zeytinin anavatanıdır. Derik ilçesinde oldukça kaliteli zeytinlerin yetiştiğini gördük. Daha önce yaptığımız araştırmada Mardin'de 87 çeşit zeytin yetiştirildiğini tespit ettik. Zeytinciliğin geliştirilmesi için çalışmalarımızı aralıksız sürdüreceğiz. Komisyondan geçen bir kanun tasarısı Meclis gündemine geldi. Zeytinin orman bitkisi olması ve yağlı bitki üretimini teşvik eden bir yasa." şeklinde konuştu.

Yunan zeytinyağı üreticileri Aydın'da

Haber Ekspres
10 Temmuz 2008,Perşembe


AB hibe fonlarıyla fabrikalarını yenilemek isteyen ve Yunanistan'da zeytinyağı üretimi yapan bir grup sanayici, Aydın'da zeytinyağı üretimi ile ilgili makine üretimi yapan Hakkı Usta Makine Sanayini ziyaret ettiler.

Dünya zeytinyağı üretiminde İspanyol ve İtalyan üreticilerinin ardından üçüncü sırada yer alan Yunanistanlı zeytinyağı üreticileri, AB'nin sunduğu hibe fonlarından faydalanmak ve daha modern üretim sistemlerini kullanmak için fabrikalarını yenilemeye başladılar.

Bu kapsamda ASTİM Organize Sanayi Bölgesi'nde bulunan Hakkı Usta Makine Sanayine ait fabrikada incelemelerde bulunan heyete, şirketin Yönetim Kurulu Üyesi Hakkı Gözlüklü tarafından sunum yapıldı.

Gözlüklü, firmalarının zeytinyağı üretim sistemleri sektöründe Türkiye pazarının yüzde 60'ına sahip olduğunu belirterek, Yunanistan'da da pazar paylarının en yüksek üç şirketten birisi olduğunu söyledi.

Yunanlı heyetin Türkiye ziyaretleri kapsamında dün TARİŞ'in Ayvalık ve Gömeç zeytinyağı üretim tesislerini gezdiğini kaydeden Gözlüklü, "her iki tesisin de kurulumunu biz yaptık. Heyet orada dün makinelerimizi sahada görme imkanını buldu. Bugün burada da bizden teknik bilgi aldı. Ziyaretin olumlu geçtiğini düşünüyorum. İlerleyen günlerde makinelerimizden almaya niyetli olanlarla masaya oturabiliriz" dedi.

Amaç pazarda büyümek

Zeytinyağı üreticisinin bir üretim sistemini tercih etmesinde kalite ve randıman faktörlerinin belirleyici olduğunu vurgulayan Gözlüklü, şöyle devam etti:
"Yunanistan pazarı bizim için çok önemli. Bu nedenle onların memnuniyetini önemsiyoruz. Zeytini daha erken hasat yapan Yunanlı üreticilerin makinelerimizden daha fazla kalite ve randıman elde edebilmeleri için onlara özgü parçalar tasarlıyoruz. Amacımız, Yunanistan pazarında daha da büyümek."

Wednesday, July 09, 2008

Zeytinyağı ihracatı ‘SOS’ veriyor

Tarım Merkezi
08 Temmuz 2008,Salı


İhracatçılar sezonu ancak 75 milyon $’lık bir miktar ile kapatacaklarını tahmin ediyorlar...

Türkiye 2007-2008 sezonunda 30 Haziran 2008 tarihi itibarıyla 54 milyon 5 bin 677 dolarlık zeytinyağı ihraç edebildi. Geçen yılın aynı döneminde bu rakam 117 milyon 920 bin 264 dolardı. Zeytinyağı ihracatındaki keskin düşüşe karşın, zeytin ihracatı, 01 Ekim 2007-30 Haziran 2008 tarihleri arasında yüzde 24’lük artışla 86 milyon 650 bin 855 dolara ulaştı. Türkiye, geçen sezon aynı dönemde 69 milyon 894 bin 749 dolarlık zeytin ihracatı gerçekleştirdi. Ege İhracatçı Birlikleri verilerine göre, Türkiye 2006/2007 sezonunda 30 Haziran itibarıyla 187 milyon 815 bin 13 dolarlık zeytin ve zeytinyağı ihraç ederken, 2007/2008 sezonunda bu rakam yüzde 34 azalarak 140 milyon 656 bin 532 dolara geriledi. Hammadde fiyatlarının yüksekliği, döviz kurlarının düşüklüğü nedeniyle dünya zeytinyağı piyasalarında fiyat tutturamaz noktaya geldiklerini belirten sektör temsilcileri, “İhracat yapamaz konuma geldik” mesajını veriyorlar. Ayrıca, zeytinyağında ihraç fiyatı geçen sezon ton başına ortalama 3 bin dolar iken, bu sezon 4 bin 400 dolarları bulması bile piyasadaki sıkıntıya çözüm olamadı.

“ZEYTİNYAĞI İHRACATI 75 MİLYON $ OLUR”

Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ali Nedim Güreli, kötü bir sezon geçirdiklerini belirterek, yılı ancak 70-75 milyon dolarlık bir ihracat ile kapatacaklarını tahmin ettiklerini söyledi. Güreli, “Halen zeytinyağı fiyatları olarak AB’den yüzde 15 daha pahalıyız. Türkiye dünyanın her yerine ihracat olarak ulaşıyor, ancak satacak malımız yok. Ayrıca zeytinde stok bitiyor. Onun için Dahilde İşleme Rejimi konusunda mücadele veriyoruz. Üretici yağın kilogram fiyatının 7 YTL’ye ulaşacağını düşündü. Ama halen fiyatları 4.4 YTL düzeyinde. Kehanetlerle üretici yanlış yönlendiriliyor. Biz de bu süreçte kazandığımız pazarlarımızı kaybediyoruz” dedi.

KANADA’NIN İNANILMAZ YÜKSELİŞİ

Son dönemde Kanada pazarındaki yükselişe dikkat çeken Güreli, “01 Kasım 2007-30 Haziran 2008 döneminde, Kanada 8 milyon 186 bin dolarlık ihracat liderliği göğüsledi. Türkiye’nin yaptığı zeytinyağı ihracatında yüzde 15’i Kanada’ya gitti. ABD 8 milyon 62 bin dolarlık ihracat ile ikinci sırada yer aldı. Japonya’da 5 milyon 676 bin dolarlık ihracat ile ilk kez üçüncü sıraya yükseldi. Bu ülkeleri İtalya, Avusturalya takip etti. İlk beş ülke zeytinyağı ihracatının yüzde 54’ünü gerçekleştirdi” dedi.

ZEYTİNDE ROMANYA VE ALMANYA

Zeytin ihracatında başarılı bir sezon geçiren zeytin ihracatçıları, 2007/08 sezonunun ilk dokuz aylık döneminde yüzde 24’lük artışla 86 milyon 650 bin 855 dolara ulaştı. Siyah zeytin ihracatı 69 milyon 822 bin dolarla aslan payını aldı. Aynı zaman diliminde yeşil zeytin ihracatı ise 13 milyon 827 bin dolar oldu. Türkiye, 2007/08 sezonun da en fazla siyah zeytin ihracatını 18 milyon 928 bin dolar ile Almanya’ya gerçekleştirdi. Zeytin ihracatçılarının geleneksel pazarlarından Romanya’ya ise 16 milyon 313 bin dolarlık siyah zeytin ihraç edilirken, bu ülkeyi 8 milyon 702 bin dolarlık ihracat ile Bulgaristan izledi. 2007/08 sezonunda, yeşil zeytin ihracatında en fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu. Türkiye, bu sezon Almanya’ya 5 milyon 281 bin dolarlık yeşil zeytin ihraç etti. Almanya’yı 1 milyon 493 bin dolarlık ihracat ile ABD, 1 milyon 86 bin dolarlık yeşil zeytin ihracatı ile Romanya izledi. Türkiye, yeni sezonda 60 ülkeye yeşil zeytin ihraç etti.

Şimdi de zeytinli baklava

AHMET ERTAN, Ayvalık DHA
Milliyet Ege
9 Temmuz 2008,Çarşamba


Balıkesir’in turistik ilçesi Ayvalık’ta 56 yıldır pastane işleten Ahmet Tarçın, zeytini alışılmışın dışında kullanıyor.

Tarçın, önce zeytinli dondurma yaptı. Bu ilginç ürün çok sevildi, hatta karşı kıyıdaki Midilli’den bile talep gördü. Tarçın bu kez de zeytinli baklava hazırladı, “Yeşil zeytini reçel gibi kaynatıp 6 ay bekletiyoruz, daha sonra tatlılara katıyoruz” dedi.

AK PARTİ BALIKESİR MİLLETVEKİLİ UĞUR: "ÜRETTİĞİMİZ ZEYTİNİN YARISINI BİLE TÜKETMİYORUZ"

CHA
08 Temmuz 2008,Salı


Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Zeytin ve Zeytinyağı Araştırma Komisyonu, Hatay'da sorunları dinledi.

Hatay İl Özel İdaresi toplantı salonunda sektör temsilcileri ve zeytinyağı fabrikası işletmecileri, yaşadıkları sorunları, TBMM Zeytin ve Zeytinyağı Araştırma Komisyonu üyeleri'ne aktardı.

Komisyon Başkanı AK Parti Balıkesir Milletvekili Ahmet Edip Uğur, Türkiye'nin zeytin üreten ancak tüketmeyen bir toplum olduğunu söyledi.

Türkiye'nin ürettiği 150 bin ton zeytinyağından yalnızca 70 bin tonunu tükettiğini aktaran Uğur, tüketilmeyen zeytinin ihraç edildiğini ihraç ederken de dış piyasanın etkisinde kalındığını vurguladı.

Bu durumun da zeytinyağı üreticisini mağdur ettiğini ifade eden Uğur, Türkiye'nin ürettiği 1,5 milyon ton bitkisel yağın 1 milyon 100 bin tonunu ithal ettiğini anlattı.

Son 5-6 yıldır devletin zeytinciliğe verdiği destekle şuan zeytin ağacı varlığımızın 200 milyona ulaştığını aktaran Uğur, "Bugün için 150 bin ton zeytinyağı rekoltemiz var. 270 bin ve üzerinde sofralık zeytin üretimimiz var. Bu yeni dikilen ağaçların da verim vermesiyle önümüzdeki 3-4 yıl içerisinde zeytinyağı üretimimiz 300 bin tonları sofralık zeytin üretimimizin ise 350-400 bin tonlara çıkmasını bekliyoruz." dedi.

Meclis zeytinyağı Komisyonu işbaşında

AA
08 Temmuz 2008,Salı


TBMM Zeytin ve Zeytinyağı Araştırma Komisyonu Başkanı ve Balıkesir Milletvekili Ahmet Edip Uğur ne dedi?

TBMM Zeytin ve Zeytinyağı Araştırma Komisyonu Başkanı ve Balıkesir Milletvekili Ahmet Edip Uğur, ''ülkemizde yılda üretilen 150 bin ton zeytinyağının sadece 70 bin tonunu tüketiyoruz'' dedi.

Uğur, zeytin ve zeytinyağı üreticilerinin sorunlarının belirlenmesi ve çözümlerin tespiti amacıyla kurulan komisyon üyeleriyle Hatay İl Özel İdaresinde düzenlenen toplantıda, son 6 yıldır zeytinciliğin geliştirilmesiyle ilgili ciddi çalışmalar yapıldığını söyledi.

Türkiye'de yaklaşık 200 milyon zeytin ağacı bulunduğu ifade eden Uğur, şöyle devam etti:

''Ülkemizde zeytinyağı üretildiği kadar tüketilmiyor. Suriye'de bile kişi başına yılda 4 kilo zeytinyağı tüketilirken, bu oran Türkiye'de bir kiloda kalıyor. Tüketimin arttırılması için çalışmalıyız. Yılda üretilen 150 bin ton zeytinyağının sadece 70 bin tonunu tüketiyoruz.''

Uğur, son yıllarda zeytin üretiminin arttırılmasıyla ilgili ciddi desteklemelerin bulunduğunu, ancak buna paralel olarak sorunların da arttığını söyledi.

Türkiye'de yıllık bitkisel yağ tüketiminin 1,5 milyon ton olduğunu vurgulayan Uğur, bunun bir milyon 100 bin tonunun ithal edildiğini kaydetti.

-FİDANLAR DAĞITILDI-

Hatay Valisi Nusret Miroğlu, bölgede zeytin ve zeytinyağına yönelik önemli projeler olduğunu, Özel İdare bütçesiyle temin ettikleri fidanların dağıtımını gerçekleştirdiklerini, toplantının Hatay'da yapılmasından memnun olduklarını anlattı.

Hatay Arkeoloji Müzesi Arkeoloğu Ömer Çelik, İskenderun ilçesine bağlı Aşkarbeyli köyünde, kazı çalışmasıyla ortaya çıkartılan Geç Roma dönemine ait zeytinyağı tesisi hakkında bilgi verdi.

Tesisin Hatay'da zeytinciliğin çok uzun yıllardır yapıldığına bir kanıt olduğunu ifade eden Çelik, 10 dönüm arazide gerçekleştirilen kazılarda önemli bulguların ortaya çıktığını kaydetti.

Tarım İl Müdürü Hasan Özyılmaz da zeytincilikle ilgili yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Önemli bir besin maddesi olmasının yanı sıra zengin ve ekonomik potansiyeli yüksek bir ticaret maddesi olan zeytinciliğe hak ettiği değerin verilmesi gerektiğini belirten Özyılmaz, şunları kaydetti:

''İlimizde 463 bin dekar alan üzerinde, yaklaşık 6 milyon 250 bini meyve veren 14 milyon civarında zeytin ağacı bulunmaktadır. Ülkemiz zeytin üretiminin yüzde 9'u Hatay'da yapılmakta. Valiliğimiz ve müdürlüğümüzün çalışmalarıyla Özel İdare ve genel bütçe imkanları kullanılarak, 2000-2008 yılları arasında zeytin bahçlerinde yüzde 100'ü aşan bir artış sağlandı.''

Hatay'da geçen yıl 46 bin 317 hektar alanda, 158 bin ton zeytin üretimi yapıldığını belirten Özyılmaz, bunun 27 bin tonunun sofralık, 130 bin tonunun da yağlık olarak değerlendirildiğini kaydetti.

-KALİTE YÜKSEK-

Özyılmaz, Hatay'da üretilen zeytin ve zeytinyağının kalitesinin çok yüksek olduğunu, ağaç başına ortalama 20-25 kilo verim alındığını, zeytinyağının Orta Doğu ve Arap ülkelerine pazarlandığını söyledi.

Antakya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Hikmet Çinçin ise kentte üretilen zeytin ve zeytinyağının yeterli tanıtımının yapılmadığını belirtti.

Zeytin üreticisinin desteklenmesi gerektiğinin altını çizen Çinçin, Hatay'ın zeytinle ilgili ürünlerinin ön plana çıkarılması için kentte Uluslararası Zeytinyağı Kongresi'nin düzenlenmesi gerektiğini söyledi.

Çinçin, kentte bulunan zeytin türlerinin tescilinin yaptırılması gerektiğine de dikkati çekti.

Toplantıya, AK Parti Hatay Milletvekili Abdülhadi Kahya, AK Parti Aydın Milletvekili Ahmet Ertürk, AK Parti Kilis Milletvekilleri Hüseyin Devecioğlu, AK Parti Bursa Milletvekili Ali Koyuncu, AK Parti Denizli Milletvekili Mehmet Salih Erdoğan, CHP Bursa milletvekili Kemal Demirel, CHP Muğla Milletvekili Gürol Ergin, MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak, DTP Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici, sanayici ve işadamları katıldı.

Tuesday, July 08, 2008

BURHANİYE'DE ZEYTİN ve ZEYTİNYAĞI PANELİ

12 Temmuz 2008, Cumartesi günü Burhaniye de geleneksel olarak her yıl Ticaret Odası tarafından düzenlenen Zeytin ve Zeytinyağı paneli yapılacaktır.


TARİH : 12 TEMMUZ 2008 CUMARTESİ SAAT 18.00
YER : İSKELE MAHALLESİ,YAT LİMANI ÇAY BAHÇELERİ- BURHANİYE
PANELİ DÜZENLEYEN : Burhaniye Ticaret Odası

PANEL YÖNETİMİ
HÜSEYİN SARIBAŞ, Burhaniye Ticaret Odası Meclis Başkanı
YAHYA ALİ OSMAN AĞACIK, Burhaniye Tic.Odası Zeytin Zeytinyağı Meslek Komitesi Başkanı

KONUŞMACILAR
PROF. DR. KENAN MORTAN, MİMAR SİNAN ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM GÖREVLİSİ
YRD.DOÇ.DR. MÜCAHİT TAHA ÖZKAYA, ANKARA ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM GÖREVLİSİ
DR. MUSTAFA TAN, ULUSAL ZEYTİN ZEYTİNYAĞI KONSEYİ BAŞKANI

BALIKESİR MİLLETVEKİLLERİ ALİ OSMAN SALİ,AHMET DURAN BULUT,AHMET EDİP UĞUR,ERGÜN AYDOĞAN,AYŞE AKBAŞ,HÜSEYİN PAZARCI,İSMAİL ÖZGÜN,MEHMET CEMAL ÖZTAYLAN PANELE DAVETLİDİR.
19.BURHANİYE – ÖREN TURİZM,KÜLTÜR ve SANAT FESTİVALİ ETKİNLİKLERİ İÇERİSİNDE YER ALAN "ZEYTİNYAĞINDA ARZ VE TALEP SORUNLARI" PANELİNE BÜTÜN ZEYTİNDOSTLARI DAVETLİ.

Monday, July 07, 2008

Zeytinyağına Uzakdoğu dopingi

İZ­MİR Mil­li­yet
7 Temmuz 2008, Pazartesi


Dış Ti­ca­ret Müs­te­şar­lı­ğı’yla Ege Zey­tin ve Zey­tin­ya­ğı İh­ra­cat­çı­la­rı Bir­li­ği iş­bir­li­ğin­de ge­çen yıl ku­ru­lan Zey­tin ve Zey­tin­ya­ğı Ta­nı­tım Ko­mi­te­si, 2012 için be­lir­le­nen 2 mil­yar do­lar ih­ra­cat he­de­fi­ne ulaş­mak için kol­la­rı sı­va­dı.

Bu amaç­la Hin­dis­tan, Sin­ga­pur ve ABD’de­ki fu­ar­la­rda in­fo stant açıldı. Türk zey­tin ve zey­tin­ya­ğı­nı ta­nı­tıl­dı.

Ege İh­ra­cat­çı Bir­lik­le­ri Ge­nel Sek­re­ter Yar­dım­cı­sı Ca­nan İnanç, “Tür­ki­ye’nin 2007-2008 se­zo­nun­da zey­tin­ya­ğı ih­ra­ca­tın­da yüz­de 55’lik dü­şüş ya­şan­dı­ğı or­tam­da, Çin, Hin­dis­tan ve Sin­ga­pur’a ih­ra­ca­tı­mız yüz­de 105 art­tı. 1 mil­yon 185 bin do­lar­dan 2 mil­yon 425 bin do­la­ra yük­sel­di” de­di. Ta­nı­tım ko­mi­te­si ola­rak yo­ğun­laş­tık­la­rı pa­zar­lar­dan bi­ri­nin de ABD ol­du­ğu­nu vur­gu­la­yan İnanç, şöy­le de­vam et­ti: “ABD’de zey­tin­ya­ğı tü­ke­ki­mi son yıl­lar­da kat­la­na­rak ar­tı­yor. 1 Ka­sım 2007-30 Ha­zi­ran 2008 ara­sın­da bu ül­ke­ye 8 mil­yon 62 bin do­lar­lık zey­tin­ya­ğı ih­raç et­tik. Tür­ki­ye, ABD pa­za­rın­da en bü­yük üçün­cü te­da­rik­çi ül­ke ko­nu­mun­da. ABD’yi Ka­na­da’yla bir­lik­te dü­şün­dü­ğü­müz­de Tür­ki­ye’nin zey­tin­ya­ğı ih­ra­ca­tın­da yüz­de 32’lik pa­ya sa­hip.

700 bin ton
Tür­ki­ye son yıl­lar­da ya­pı­lan zey­tin di­kim­le­riy­le 150 mil­yon ağaç var­lı­ğı­na ulaş­tı. Or­ta va­de­de 700 bin ton zey­tin­ya­ğı üre­ten bir ül­ke ha­li­ne ge­le­ce­ğiz. Bu üre­ti­mi ya­pan üre­ti­ci­nin mem­nu­ni­ye­ti, bu ürü­nün de­ğe­rin­de pa­zar­lan­ma­sıy­la müm­kün olur. Ama­cı­mız, zey­tin üre­ti­ci­si­nin mut­lu ola­ca­ğı bir or­ta­mı te­sis et­mek.”

Sunday, July 06, 2008

Uzakdoğu sofrasında Körfez’in zeytinyağı

Hürriyet Ege
6 Temmuz 2008,Pazar


Zeytinyağında dünya ikincisi olma hedefiyle Tanıtım Komitesi kuran ihracatçılar bir yılda hızlı yol aldı. İhracatın üçte biri ABD’ye yapıldı, Uzakdoğu’ya satışlar arttı.

GEÇEN yıl Dış Ticaret Müsteşarlığı ve Ege Zeytin Zeytinyağı İhracatçıları Birliği işbirliğinde kurulan Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi (ZZTK), Türkiye’nin 2012 yılı için belirlediği 2 milyar dolarlık hedefe ulaşmak için Çin, Hindistan, Singapur ve Amerika Birleşik Devletleri’nde fuarlara info stant düzeyinde katılarak Türk zeytin ve zeytinyağını tanıttı.

İhracat 2 milyon dolar
Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreter Yardımcısı Canan İnanç, Türkiye’nin 2008/2009 sezonunda zeytin ve zeytinyağında mevcut hava koşulları böyle devam ettiği takdirde büyük bir rekolte beklediğini belirtti. İnanç, "Zeytin ve zeytinyağı iç piyasada tüketimi sınırlı olan ürünler. Yani, Türkiye ihracat yapmak zorunda. Bu amaçla kurduğumuz komitenin çalışmaları başarılı oldu. İhracatın yüzde 55 düşüşle 117 milyon 920 bin dolardan 55 milyon dolara gerilediği 2007/2008 sezonunda Çin, Hindistan ve Singapur’a ihracat 2 milyon 425 bin dolara ulaştı" dedi.

Hedefe ulaşmalıyız
Türkiye’nin yeni sezonda 200 bin tona yakın zeytinyağı ve 300 bin ton sofralık zeytin rekoltesi beklediğini de kaydeden İnanç, "Sektör olarak, 2012 yılı için zeytinyağında 1.2 milyar dolar, zeytinde 700 milyon dolar ve pirina yağı ihracatında 100 milyon dolar olmak üzere toplam 2 milyar dolarlık hedef koyduk. Bu hedefe ulaşmak için çalışmalarımızı önemli tüketici ülkelere odaklanarak sürdürüyoruz" dedi.

ABD’YE YOĞUN SATIŞ
Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi olarak yoğunlaştıkları pazarlardan birinin de ABD olduğunu vurgulayan İnanç, "Bu ülkede tüketim son yıllarda katlanarak artıyor. 01 Kasım 2007-30 Haziran 2008 arasında 8 milyon 62 bin dolarlık zeytinyağı ihraç ettik. ABD, Türkiye’nin yaptığı zeytinyağı ihracatında yüzde 15’lik dilimi temsil etti" diye konuştu.

Market rafındaki etikette ayçiçek yağı uçurumu var

Erkan ÇELEBİ
Hürriyet
6 Temmuz 2008,Pazar


HAM yağ fiyatının 2 yılda 3 kat artması, market raflarında ayçiçek yağı fiyatlarında uçuruma yol açtı. 3 milyar dolarlık sıvı yağ pazarından yüzde 77 pay alan ayçiçek yağları arasındaki fiyat farkı yüzde 78’i buldu. Bunda zincir marketlerin fabrika fiyatlarında yaşanan değişime ayak uyduramaması rol oynadı. Aynı marka yağın fiyatında bile yüzde 38’e varan fiyat farkı ortaya çıktı.

YILIK hacmi 3 milyar dolara ulaşan sıvı yağ pazarından yüzde 77 pay alan ayçicek yağlarındaki fiyat farklılığı, ham yağ fiyatlarında yaşanan artışlar yüzünden hızla açılıyor. Buna bir de zincir marketler arasındaki rekabet de eklenince fark yüzde 78’lere kadar ulaşıyor. Zincir marketlerin fabrika çıkış fiyatlarında yaşanan hızlı değişime ayak uyduramaması, aynı marka yağlarda bile fiyat farkının yüzde 38’e varmasına neden oluyor.

Aynı markada bile fark
Orkide marka ayçiçek yağının 4.25 YTL’lik, Aymar’ın 4.35 YTL’lik, Olin’in de 4.75 YTL’lik litre fiyatıyla yer aldığı market raflarında, Biryağ’ın fiyatı 5.50 YTL’ye, Ona’nın 6.50 YTL’ye, Kırlangıç’ın 6.60 YTL’ye, Bizim’in 7.19 YTL’ye ve Yudum’un da 7.55 YTL’ye kadar çıkıyor. Marketler arasında fiyat farklılığı yüzde 38’le en fazla olan markayı ise Yudum oluşturuyor. ŞOK’ta 5.45 YTL’den satılan bir litre Yudum Ayçiçek Yağı, CarrefourSa’da 7.55 YTL’ye kadar ulaşıyor. Kiler’de litresi 4.35 YTL’den satılan Aymar’ın fiyatı da, Tansaş’ta 5.90 YTL’yi buluyor. Kiler’de 5.99 YTL’den satılan Bizim marka ayçiçek yağlarının litre fiyatı ise CarrefourSa’da 7.19 YTL oluyor.

Fiyatlar açılıyor
Arkadaşımız Meltem Kara’nın parakende satış gerçekleştiren zincir marketlerde yaptığı araştırmaya göre, bu zincirlerde satılan Aymar, Bizim, Biryağ, Kırlangıç, Yudum ve Ona marka ayçiçek yağları arasındaki fiyat farklılığı, marketlerin kendi markalarıyla pazarladığı ürünler arasında da gözleniyor. Aynı markanın aynı ürünü, farklı marketlerde farklı fiyatlarla satılıyor. Bu fiyat farklılığı bazı ürünlerde yüzde 38’e kadar çıkıyor. Markalar arasındaki fiyat farklılığı ise yüzde 78’i buluyor. Bu fark, 5 litrelik ayçiçek yağlarında daha da açılıyor. Aynı markaya ait 5 litrelik yağ, 8 YTL’ye varan fiyat farkıyla satılabiliyor. Buna göre; 5 litrelik Yudum ayçiçek yağı bir markette 21,44 YTL’lik raf fiyatıyla satılırken, bir başka markette 30,08 YTL olabiliyor. Yağ üreticileri, aynı markaya ait ürünlerin farketler arasında farklı fiyatla satılmasının nedeni olarak, marketleri gösteriyor. Farkın marketlerin fiyat politikalarından kaynaklandığını savunuyor.

2 yılda 3 kat arttı
Rafine ayçiçek yağı fiyatlarının son 2 yılda 3 kat birden arttığına dikkat çeken Aymar Yönetim Kurulu Başkanı Beşir Özyurt, "2006 yılında 1 kilogram ham ayçiçek yağının fiyatı 0.97 YTL olurken, bu 2007’de yüzde 48 oranında artarak 1.43 YTL’ye çıktı. 2008 yılının başında ise fiyat, 2.15 YTL oldu. Geçtiğimiz ay da 3.12 YTL’ye ulaştı. Bunun sonucunda 2 yıl öncesine kadar 1 liraya alınan ham yağın fiyatı, bugün 3 lirayı aştı. Türkiye, ham yağ ithalatı için yılda 1 milyon 363 bin dolar öderken, bu daha yılın ilk dört ayında 881 milyon 424 bin dolara ulaştı" dedi.

Bitkiselde tüketim rekoru ayçiçek yağında
2007 verilerine göre, tüketilen yağın yüzde 77’sini ayçiçek yağı oluşturuyor.

Geri kalan yüzde 14 mısır, yüzde 9’u da pamuk, soya ve kanola gibi yağlar oluyor.
Toplam tüketimin 661 bin tonunu ayçiçek yağları, 120 bin tonunu mısır, 70 bin tonunu da soya, pamuk ve konala gibi yağlar kapsıyor.

Türkiye’nin 900 bin ton likit, 550 bin ton da katı yağ tüketim bulunuyor.
Yağ sektörünün büyüklüğü ise 3 milyar dolara ulaşıyor.

Artış ham yağdan kaynaklanıyor
MUTFAK Ürünleri ve margarin Sanayicileri Derneği (MÜMSAD) Başkanı Metin Yurdagül, ayçiçek yağı fiyatlarındaki artışı, ham yağ fiyatlarına bağlayarak, "Uluslararası piyasalarda yaşanan artışlar yüzünden ham yağ fiyatları 2 bin 500 dolara ulaştı. Şimdi 15 Temmuz tarihinden itiberin Gümrük Vergisi’nde de değişiklik yapılacak. Bu 9 puanlık değişiklik ham yağ fiyatlarını yine etkileyecek" dedi.

Marketler şimdi stok eritiyor
TÜRKİYE’nin yağ ithalatçısı bir ülke olduğunu dikkat çeken Bitkisel Yağ Sanayicileri Derneği Başkanı Edip Uğur, "Ham yağ ihtiyacımızın yüzde 65’ini yurt dışından karşılıyoruz. İthalatta yaşanan fiyat artışları, anında üretime yansıyor. Bu da, son iki yıl içinde yağ fiyatlarında hızlı değişim yaşanmasına neden oldu. Fiyatlardaki bu hızlı değişim yüzünden yağda stok yapıldı. Şu anda, yapılan bu stoklar harcanıyor. Ancak, ayçiçekte de sezon başlıyor. Dolayısıyla şimdi fiyatlar sabitlendi, şu anda yeni bir yükselme beklenmiyor" dedi. Perakende zincirlerinde aynı ürünlerin farklı fiyatlara sahip olmasını piyasadaki rekabete bağlayan Uğur, "Zincirler elindeki stokları eritmek istediği için farklı fiyatlar uygulama yoluna gidiyor. Yağ temel gıda olduğu için fazla tüketiliyor. Bu fiyat farkı firmalardan değil de marketlerden kaynaklanıyor. Marketler arası büyük bir rekabet var" diye konuştu.

Kızartmada tekrar kullanım artıyor
EZİCİ Yağ Sanayi’nin Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Ezici, ayçiçek yağlarında yaşanan hızlı fiyat artışının anında etkisini mutfaklarda göstermesine yol açtığına dikkat çekerek, "Artan fiyat, mutfaklarda aynı yağla yapılan kızartma sayısının artmasına yol açıyor. Bu nedenle yemek üretimi yapan firmalar, yağları daha uzun süre kullanıyor. Bu da, yapılan analizlerde açıkça görülüyor. Analizi yapılan atık yağlarda zamlardan önce daha az miktarda kanserojen karakter bulunmasına rağmen, şimdi daha fazla polar madde içerdiği gözleniyor" diye konuştu.

AB'de Zeytinyağı Pazarlama Standartlarında Değişiklik‏

Evren Güldoğan
06 Temmuz 2008,Pazar


Avrupa Birliği zeytinyağı pazarlama standartlarına dair tüzüğünde 3 Temmuz 2008 tarihli Avrupa Birliği Resmi Gazetesi’nde yayınlanan ufak bir değişikliğe giderek etiketlerde isteğe bağlı referanslara yer verilmesine ilişkin kuralların uygulanmasını 30 Kasım’a kadar erteledi. Z&Z Akdeniz Kültürü Dergisi’nin dördüncü sayısında yayınlanan “AB’de Zeytinyağını Pazarlamanın da Standardı Var” başlıklı yazımda ayrıntısıyla incelediğim söz konusu kurallar çerçevesinde natürel zeytinyağlarının organoleptik niteliklerine ilişkin tanımlamalara etiketlerde, ancak bunların bir tadım paneli tarafından onaylanması durumunda yer verilmesi mümkün.

Fakat Topluluk’un mevcut mevzuatı 16 olumsuz niteliğe karşı sadece dört olumlu tanımlamaya yer veriyor. Bu eksikliği gidermek amacıyla Avrupa Birliği zeytinyağı alanında sık sık referans aldığı Uluslararası Zeytin Konseyi’nin natürel zeytinyağlarının olumlu niteliklerinin değerlendirilmesine yönelik araştırma-geliştirme çalışmalarını desteklemiş ve bu çalışmaların tamamlanmasını beklemek maksadıyla pazarlama standartlarının uygulanmasını daha önce de ertelemişti. Söz konusu teknik çalışmalar Kasım 2007 itibariyle tamamlanmış durumda. Avrupa Birliği hali hazırda standartlara ilişkin tüzüğünü Konsey’in yeni yöntemleriyle uyumlu hale getirmek için çalışıyor (Yani sadece Ankara Brüksel’e değil, Brüksel kendisi de en ileri uygulamalara uyum çalışmaları yürütüyor.). Pazarlama standartlarının uygulanmasının bir süre daha ertelenmesi hem bu uyum çalışmalarının tamamlanması hem de yeni kuralların yürürlüğe giriş tarihinin 2008/2009 pazarlama sezonu başlangıcına denk getirilmesini amaçlıyor.

Saturday, July 05, 2008

Damla sulamanın mucidi İsrailli Netafim Adana'ya fabrika kurdu

Aram Ekin Duran
Referans
05 Temmuz 2008,Cumartesi


Hükümetin mayıs sonunda açıkladığı "GAP Eylem Planı"nda küresel ısınmanın olumsuz etkilerine karşı altı sıkça çizilen "damla sulama" yatırımları için düğmeye basıldı. ABD, Hindistan, Güney Afrika ve Meksika dahil 112 ülkede faaliyet gösteren dünyanın en büyük damla sulama şirketi İsrailli Netafim, Türkiye'deki ilk fabrikasını 10 milyon dolarlık yatırımla Adana'da kuracak.
Türkiye'deki ilk damla sulama fabrikası 2006'da Pankobirlik'in iştiraklerinden Pancar Yem tarafından Konya'da kurulmuş, ardından Eurodrip (Burdur), Damla Plast (Konya) ve Güçlü Plastik (Manisa) gibi şirketler de ardı ardına damla sulama sistemleri üreten fabrikalar açmıştı.

Adana OSB'de 60 dekarlık arazi aldı
Türkiye'de son yıllarda giderek büyüyen pazara kayıtsız kalamayan Netafim de Türkiye'de üretim yapmaya başlayacak. Netafim Türkiye Satış ve Pazarlama Müdürü Rahmi Çakarız, 1 Temmuz Salı günü Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi'nde 60 dekarlık bir arazi satın aldıklarını belirterek "Arazi üzerine 8 bin metrekarelik kapalı alan kuracağız. Netafim'in dünyadaki 14. fabrikasını Adana'da faaliyete sokacağız. Netafim'in en modern tesislerinden biri olacak. Makinelerimizi sipariş ettik. 1 Kasım 2008'de üretime başlamayı hedefliyoruz" dedi. Netafim'in Adana'daki fabrikasında başta damla sulama boruları olmak üzere polietilen borular, hat üstü damlatıcılar, yağmurlama ekipmanları, filtre, vanalar ve basınç regülatörleri üretilecek.

Türkiye'den bölge ülkelerine ihracat
Netafim'in Afrika, Asya, Avustralya, Asya Pasifik, Batı Avrupa, Doğu Avrupa, Latin Amerika, Kuzey Amerika ve Ortadoğu bölgelerinde toplam 112 ülkede faaliyet gösteren dev bir şirket olduğunu vurgulayan Çakarız, Türkiye'nin son yıllarda ekonomide gösterdiği başarıların yatırım kararında etkili olduğunu söyledi. Uzun yıllardır faaliyet gösterdikleri Türkiye'de ilk kez üretim yapacaklarını ifade eden Çakarız, Adana fabrikasında üretilecek damla sulama borularının iç pazarın yanında Türki cumhuriyetler ve Ortadoğu ülkelerine de ihraç edileceğini kaydetti. Çakarız, fabrikada 10 adet plastik enjeksiyon (ekstruder) makinesi bulunacağını, ilk etapta 6 makinenin tam kapasite çalıştırılacağını, ihtiyaca göre diğer 4 makinenin devreye sokulacağını bildirdi.

Kredi desteği ciroyu yüzde 100 artırdı
Türkiye'de tarımsal destek, sulama çözümleri, seracılık ve peyzaj alanlarında faaliyet gösteren Netafim'in GAP bölgesinin yanı sıra başta Ege, Marmara, Konya-Karaman, Afyon ve Eskişehir ile de ilgilendiğini dile getiren Çakarız, "Şu anda GAP bölgesi Türkiye ciromuzun sadece yüzde 10-15'ini oluşturuyor. Damlama sulama sistemlerinin verim artışı ve kalitesi, kuraklık zamanlarında ortaya çıktı. Türkiye'nin her bölgesi ile ilgileniyoruz" diye konuştu. Çakarız, özellikle hükümetin damlama sulama ve basınçlı sulamaya verdiği kredi desteğinin büyük yatırımların önünü açtığını belirterek "Kredi desteklerinin hemen ardından sektördeki cirolar son 2 yılda yüzde 100 artış gösterdi. 2008 yılı için de en az yüzde 50 artış hesaplıyoruz. Üretim ihtiyacına göre 2 yıl içinde Adana'daki tesisimizin yanına yeni bir fabrika kurabiliriz" diye konuştu.

Damla sulama sisteminin yararları
* Tarımsal sulamalardaki en ekonomik sistem.
* Yüzeyde akış ve sızma oluşturmadığından, suda besin kayıpları yaratmaz.
* Tuz oranı yüksek olan sularla sulama yapılabilmesine olanak sağlar.
* Yabancı otların gelişimini önler.
* Gübreleme ve ilaçlama birlikte yapılır, verimlilik artarken maliyet düşer.
* Su ve gübre eşit olarak dağıtılır, tek elde hasat olanağı yaratır.
* Erozyonu ve toprak kaybını önler.
* Düşük basınçlarda da sulama imkânı yaratır.
* Eğimli alanlarda da kolaylıkla uygulanabilir.


Sulanabilir arazinin sadece yüzde 6'sında kullanılıyor
Türkiye'yi de içine alan Akdeniz havzasında aşırı kuraklığı tetikleyen en önemli iki etken küresel ısınma ve tarımda kullanılan yanlış sulama teknikleri. Damlama sulama ve yağmurlamanın başını çektiği modern sulama sistemleri ise tarımda yüzde 50 su tasarrufu ve yüzde 20 verim artışı sağlıyor. Toplam 27 milyon hektar tarım arazisine sahip olan Türkiye'de, sulanabilir arazilerin büyüklüğü 8.5 milyon hektar civarında. Ancak mevcut durumda sadece 4.9 milyon hektar arazi sulanabiliyor. Sulanabilen arazilerde damla sulama kullanım oranı ise yüzde 6. Türkiye'de 100 dönümlük bir arazide damla sulama sistemi kurmanın maliyeti ortalama 25 bin YTL'yi buluyor. Fakat kuraklığın etkilerini hafifletmek isteyen Tarım Bakanlığı, Dünya Bankası'nın desteği ile başlattığı "Kırsal Kalkınma Projesi" kapsamında 64 ilde damla sulama sistemlerini kuranlara maliyetinin yarısı hibe olarak verirken Ziraat Bankası aracılığı ile de 250 bin YTL'ye kadar 5 yıl vadeli faizsiz kredi olanağı sağlıyor.

İsrailli şirketler tarım endüstrisi ile ilgileniyor
İsrail Ticaret Ataşesi Doron Abrahami, 2008'in ilk 6 ayında Türkiye'de yatırım yapmak üzere 100 İsrail firmasının kendilerine başvuruda bulunduğunu belirterek, "Kimyasal üzerine çalışan şirketlerden Haifa Chemicals ve su ile ilgili yenilikler ve çözümlerle ilgilenen Tahal ve Netafim şirketleri bu şirketlerden en önemlileridir. Her bir teklif teker teker gözden geçirilip değerlendiriliyor" dedi. İsrailli şirketlerin Türkiye'de çoğunlukla tarım endüstrisiyle (sulama, yeni su teknolojileri ve seralar) ilgilendiğini dile getiren Abrahami, yakın zamanda bu alanlarda Türkiye'de faaliyet gösteren İsrailli şirket sayısının artacağını kaydetti. Abrahami, "Türkiye ve İsrail arasındaki ticari ilişkilerin kuvvetli olmasında üç tane ana etken bulunmaktadır. Birincisi coğrafi konum, ikincisi serbest ticari bölge anlaşması ve son olarak da ekonomik durumlar. Türkiye ile aramızda bir yarış yok. Birbirimizi tamamlıyoruz" şeklinde konuştu.

2007 yılında iki ülke arasındaki ticaret hacminin yaklaşık 3 milyar dolara ulaştığına dikkat çeken Abrahami, "2008 yılının ilk 5 ayında toplam ticaret oranı yüzde 49 artışla 1.5 milyar dolara ulaştı. Bu dönemde İsrail'in Türkiye'ye yaptığı ihracat oranı yüzde 76 oranında artarken, Türkiye'den İsrail'e yapılan ihracat oranı da yüzde 30 arttı. Ticari eğilimler bu yönde ilerlerse, iki ülke arasındaki ticaret hacminin yılsonunda 5 milyar dolara ulaşmasını bekliyoruz" diye konuştu.

Zeytin Yolları'nda İzmir buluşması

Yeni Asır
05 Temmuz 2008,Cumartesi


İzmir Ticaret Odası'nın Türkiye proje lideri olduğu dünya çapındaki 'Zeytin Yolları' etkinliği 14 Temmuz- 6 Eylül tarihleri arasında gerçekleştiriliyor.

İTO'nun Yunanistan'ın Messinia Ticaret Odası ile birlikte yürüttüğü proje Yunanistan'ın Kalamata kentinde başlayacak ve Çin'in başkenti Pekin'de sona erecek.

Türkiye ile Yunanistan arasında ortak yer bulan ve zeytin ile ilgili olarak gerçekleştirilen dünyanın çeşitli kentlerine zeytin fidanı dikilerek motosikletle yapılan etkinliğin 1998'den bu yana düzenlendiğini kaydeden İTO Başkanı Ekrem Demirtaş, "Zeytin yolları, bugüne kadar 20'den fazla ülkeden geçmiş, UNESCO tarafından Dünya Kültür Yolculuğu, Avrupa Konseyi tarafından ise Avrupa'nın en büyük kültür yolculuğu olarak kabul edilmiştir" dedi.

57 GÜN SÜRECEK
Pekin'e kadar gidecek Zeytin Yolları haritasında 57 gün sürecek yolculuk kapsamında Yunanistan, Türkiye, Gürcistan, Ermenistan, Azerbaycan, İran, Türkmenistan, Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan, Çin, Moğolistan, Rusya, Beyaz Rusya, Ukrayna, Moldova, Romanya, Sırbistan, Bulgaristan ve Makedonya'dan geçileceğini bilgisini veren Demirtaş, "Zeytin Yolları'nın Türkiye geçişi ise 16- 19 Temmuz tarihleri arasında İzmir, Ankara ve Trabzon'dan olacak. 16 Temmuz 2008 motosikletlerle İzmir'e gelecek olan 91 kişilik Zeytin Yolları kafilesi, geceyi kentimizde geçirerek 17 Temmuz sabahı Ankara'ya hareket edecek. Bu kapsamda kafile ile gelen tır içindeki gezici Zeytin Müzesi'ni gezerek Odamızda çocuklar tarafından zeytin konulu resimleri sergileyeceğiz. Ayrıca İzmir Ekonomi Üniversitesi'nde sembolik zeytin ağacı dikme töreni gerçekleştireceğiz" diye konuştu.

Delice zeytininden salata üretilecek

Haber Ekspres
05 Temmuz 2008,Cumartesi


İzmir'de bir firma, delice ağacı zeytinini değerlendirerek "delice salatası" üretmek için girişim başlattı.

Socal firması yetkilisi Fırat Sokal, delice salatasını deneme amaçlı ürettiklerini, seri üretim için gerekli izinlerin alınmasını beklediklerini kaydetti. Delice salatasının erkek delice zeytin ağacının zeytinlerinden elde edildiğini belirten Fırat Sokal, şunları söyledi:

"Erkek delice ağacı çok nadir bulunan bir ağaç. 100 delice ağacından sadece bir tanesi erkek. Biz bu ağaçlardan zeytinleri toplatıyoruz. Genellikle bu zeytinler değerlendirilmiyor. Hem sofralara yeni bir tat kazandırmayı hem de ülke ekonomisine katkı sağlamayı hedefliyoruz. Acımtrak bir tada sahip delice salatası Türk damak zevkine uygun bir ürün."

Fırat Sokal, deneme üretiminden elde ettikleri sonucun kendisini umutlandırdığını belirterek, "Bu ürünü Türkiye'de ilk kez üretmiş olacağız. Delice salatası üretme fikri de bize ait" dedi. Üretimde katkı maddeleri kullanılmadığını ve ürünün kavanozlarda ambalajlandığını anlatan Sokal, şöyle devam etti:

"Erkek delice ağacı zeytinini toplatıp fabrikada parçalatıyoruz. Daha sonra baharatlarla bir süre bekletiyoruz. Salatada herhangi bir koruyucu yok, özenle saklanması ve kısa sürede tüketilmesi gerekir. Tamamen doğal olarak üretiliyor. Üretim izni için ilgili kurumların üretim alanıyla ilgili istekleri var, şu anda bunları yerine getiriyoruz. Eksiklerimizi kısa sürede tamamlayarak seri üretime geçeceğiz."

Friday, July 04, 2008

GIDA İHRACATÇILARI ABD PAZARINI FETHETTİ

Dünya’nın en büyük gıda fuarları arasında gösterilen ve 29 Haziran – 01 Temmuz tarihleri arasında Amerika Birleşik Devletleri’nin New York kentinde düzenlenen New York Summer‘08 International Fancy Food & Confection Show Gıda Fuarı’na, Türk gıda ürünleri ihracatçıları damgalarını vurdular. Türkiye Ulusal Katılım Organizasyonu Ege İhracatçı Birlikleri tarafından başarıyla gerçekleştirilen fuar bu yıl 54. kez düzenlendi. Türkiye 30 firma ve kuruluşla fuarda yer aldı.

New York Summer‘08 International Fancy Food & Confection Show’a yaklaşık 2000 ABD'li ve yabancı firmanın stand açarak katıldığını belirten Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri Sezmen Alper, “23 bin civarında alıcı firma temsilcisi fuarı ziyaret etti. Ege İhracatçı Birlikleri tarafından kurulan Türkiye pavyonunda ağırlıklı olarak zeytin ve zeytinyağı, kuru meyveler (incir, kayısı, erik vb), diğer kuru gıdalar, domates ürünleri, konserve meyve ve sebzeler, meyve suları, gazozlar, sirke ve soslar, hazır yemekler, bal ve reçel, makarna, turşular, geleneksel Türk şekerlemeleri, içme suyu, bakliyat, baharatlar, bisküvi, kek ve krakerler gibi çeşitli ürünlerin üretimi ve ihracatı alanlarında iştigal eden 30 firma/kurum yer aldı. Amacımız Türkiye’nin ABD başta olmak üzere Amerika kıtasına gıda ürünleri ihracatımızı arttırmak” diye konuştu.

HER AÇIDAN FARK ATTIK

Gerek katılımcı sayısı ve sergilenen ürünlerin kalitesi, gerekse ürün çeşitliliği bakımından fuarda yer alan diğer ülkeler olan Arjantin, Avustralya, Avusturya, Barbados, Belçika, Brezilya, Bulgaristan, Kanada, Şili, Çin, Mısır, Fransa, Almanya, Yunanistan, Hindistan, Peru, Fas, İspanya, Güney Afrika, Tayland, Tunus ve İngiltere gibi ülke pavyonları arasında Türkiye pavyonunun öne çıktığını anlatan Alper, şöyle devam etti: “Öne çıkan ve fuar alanı içerisinde son derece merkezi bir konumda bulunan Türkiye pavyonu fuar süresince yoğun bir ziyaretçi akışına sahne oldu. Fuara katılan firmalarımız ürünlerini sergileyerek onlarca ABD’li alıcı ile birebir görüşme olanağı buldu. ABD’ye yönelik gıda ve içecek ihracatımızın artırılmasının yanı sıra Türk gıda ürünlerinin ABD pazarında daha fazla yer edinebilmesi yönünde olumlu sonuçlar vermesi beklenen fuar organizasyonunu Dış Ticaret Müsteşarı Sayın Tuncer Kayalar, New York Başkonsolosu Sayın Mehmet Samsar ve New York Ticaret Ataşeleri Sayın Mehmet Ali Erdem ve Yavuz ÖZUTKU ile birlikte ziyaret ederek firmalarımıza güç ve moral verdiler.”

ABD 300 MİLYONU AŞAN NÜFUSU İLE DEV PAZAR

Amerika Birleşik Devletleri’nin 300 milyonu aşkın nüfusu ve 13 trilyon dolarlık GSMH’sı ile dünyanın en büyük ve önemli pazarı konumunda olduğuna vurgu yapan Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri Sezmen Alper, “ABD, halihazırda Türkiye’nin en önemli ticari ortaklarından birisidir. İstatistiklere göre son yıllarda ABD; ülkemizin, Almanya, İtalya, İngiltere ve Fransa ile birlikte en çok ihracat yaptığı 5 ülke arasında olup, toplam ihracatımız içindeki payı yüzde 6 civarındadır. Türkiye ile ABD arasındaki dış ticaret hacmi 2006 yılında 11,1 milyar dolara ulaştı. Bu rakamın 5.3 milyar dolarını Türkiye’nin ABD’ye yaptığı ihracat oluşturmaktadır. 2005 yılı sonuna kadar dış ticaret fazlası verdiğimiz ABD’ye karşı 2006 ve 2007 yıllarında Amerikan Doları’nın Türk Lirası karşısında değer kaybetmesinden dolayı dış ticaret açığı verir hale geldik. Amacımız dış ticaretimizi Türkiye lehine geliştirmek. Bu amaca ulaşmak için çalışmalarımızı arttırarak sürdüreceğiz. Fuardan alınan olumlu sonuçlar doğrultusunda Ege İhracatçı Birlikleri olarak 2009 yılında düzenlenecek Fancy Food & Confection Show fuarına ulusal katılım düzenlemek için hazırlıklara başladık.” diye konuştu.

ADANA'YA 5 MİLYON YTL HİBE DESTEĞİ VERİLDİ

CHA
04 Temmuz 2008,Cuma


Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından başlatılan Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı(KKYDP) çerçevesinde Adana'ya 5 milyon YTL hibe sağlandı.

KKYDP kapsamında Adana Tarım İl Müdürlüğü'nce 2. etap uygulamalarında tamamlanan 2 zeytin yağı, bir salamura zeytin ve bir damlama sulama projelerine 516 bin 874 YTL hibe sağlandı.

3. etap çalışmalarında ekonomik yatırımlara ait 60 hibe başvurusu yapıldı. Oluşturulan Proje Değerlendirme Birimi tarafından yapılan değerlendirmeler sonunda 47 proje genel müdürlüğü iletilirken, bunlardan 26'sının hibe desteğinden faydalanması uygun görüldü.

20 proje sahibiyle hibe sözleşmesi imlandı. Bunlardan bakanlığın onayladığı 17'sinin toplam proje tutarı 5 milyon 846 bin 210 YTL olup, 2 bin 862 bin 605 YTL hibe desteği sağlanacak. KKYDP makine ekipman alımı kapsamında 22 proje tamamlanırken, 377 bin 436 YTL hibe sağlandı.

4. etap ise mayıs ayında uygulamaya kondu. Gerçek kişilerde hibe tutarı makine ekipman alımı için 50 bin, basınçlı sulama sistemi için 100 bin YTL. Tüzel kişilerde ise makine ekipman alımı için 100 bin basınçlı sulama sistemi için 200 bin YTL.

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından makine ekipman desteği için Adana'ya 1 milyon 200 bin YTL hibe, 4 ayda dağıtılmak üzere tahsis edildi. Bu çerçevede Mayıs ayında 117 kişi 1 milyon 125 364 YTL hibe talebinde bulunurken, aylık 300 bin YTL sınırı olması nedeniyle bunların sadece 34'üne hibe sağlandı.

Hibe alamayanların sonraki aylarda müracaat etmeleri halinde değerlendirmeye alınacağını bildirildi.

Program kapsamında mayısta bir bahçe el traktörü ve ekipmanları, bir balyalama makinesi, 3 damla sulama, bir lazerli tesviye aleti, bir mısır hasat tablası, 16 pülverizatör, bir rüzgar pervanesi, bir sap parçalama makinesi ve 2 sliaj makinesine yüzde 50 hibe desteği sağlanmış oldu.

HALKIN ENFLASYONU TÜİK'İNKİNİ ÜÇE KATLIYOR

04 Temmuz 2008,Cuma

Zeytin, 40 gıda ürünü arasında yüzde 6'lık genel enflasyonun altında kalan nadir gıda ürünlerinden

Tütetici Fiyat Endeksi'nde (Tüfe) Yılın İlk Altı Ayındaki Genel Artış Yüzde 6 Olurken, 40 Gıda Ürününün Aynı Dönemdeki Ortalama Fiyat Artışı Yüzde 11'le Genel Enflasyonun 5 Puan Üstünde Gerçekleşti. Telefon, Elektrik, Doğal Gaz, Benzin, Mazot, Vapur, Dolmuş Fiyatlarındaki Altı Aylık Artışlar İse Ortalama Yüzde 20'yi Bularak Tüik'in Açıkladığı Yüzde 6'lık Genel Tüketici Enflasyonunu Üçe Katladı.

İktisatçı Mustafa Sönmez'in belirlemelerine göre, TÜİK'in yüzde 6 olarak ilan ettiği genel tüketici enflasyonu, alt ve orta gelirli grupların tüketim sepetindeki birçok malın fiyatlarındaki artışın yarısına bile yetişmiyor.

-GIDA FİYATLARI-

TÜİK'in fiyatlarını izlediği 140 gıda maddesi, halkın en çok kullandığı 40 maddeye indirilip analiz edildiğinde 6 aylık enflasyonun bu 40 üründe ortalama yüzde 11 olduğu görülüyor.

Altı aylık fiyat artışı mercimekte yüzde 80'i geçerken pirinç ve bulgurda da yüzde 50'ye yaklaştı. Ayçiçek yağı fiyatının yüzde 48 arttığı altı ayda, tavuk eti de yüzde 30'a yakın zamlandı. En çok tüketilen ekmekte 6 ayın fiyat artışı yüzde 26'yı, makarnada yüzde 20'yi geçerken su fiyatları yüzde 15, koyun eti yüzde 12, şeker yüzde 11 artış gösterdi.

40 gıda ürünü arasında yüzde 6'lık genel enflasyonun altında kalanlar zeytin (% 5.55), rakı, beyaz peynir, sigara, yoğurt olurken, altı ayda fiyatı ucuzlayanlar süt, yumurta ve sebze-meyve fiyatları oldu.

Thursday, July 03, 2008

Zeytinyağında tanıtım atağı

Arzu ÇETİK
Hürriyet Ege
3 Temmuz 2008,Perşembe


Dünya zeytin üretiminde ikinci, zeytinyağında ise dördüncü olan Türkiye’de, tanıtım kampanyaları başlıyor. UZZK Başkanı Dr. Tan, "Hedef okullar" dedi.

ULUSAL Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK) Başkanı Dr. Mustafa Tan, zeytinyağında iç tüketimi artırmaya yönelik olarak okullarda ve çeşitli illerde etkinlikler düzenleyeceklerini açıkladı. Geçmişte bitkisel yağlara oranla zeytinyağının fiyatının daha yüksek olduğunu, ancak bugün fiyat uçurumunun azaldığını belirten Dr. Tan, "İnsanlar zeytinyağı mucizesini keşfetsin" dedi.

Çalışmalar yapılmalı

İspanya’da 15 litre, Yunanistan’ta 20 litre, Girit’te 28 litreye çıkan yıllık kişi başına zeytinyağı tüketimi, zeytinin anavatanı olarak gösterilen Türkiye’de istenilen seviyede değil. Sağlık açısından dünya tıp otoritelerinin de faydalarını anlatmakla bitiremediği zeytinyağının Türkiye’deki kişi başına yıllık tüketimi sadece 1.2 litre. Türkiye’de kişi başına tüketimi artıran da Ege ve Akdeniz yöresi. Ülkenin doğusuna doğru gidildikçe zeytinyağı tüketiminin azaldığı görülüyor. Ülkemizde zeytinyağında ihracata mı ağırlık verilmeli, iç tüketime mi tartışmaları yaşanırken, UZZK her ikisinde de çalışmalar yapılması görüşünde.

Neler yapılacak

İhracatın artması kadar, iç tüketimin de artması gerektiğini ifade eden Dr. Tan, "Zeytinyağını tanımayan büyük illerimizde özel tanıtım günleri yapıp, konferanslar vermek istiyoruz. Üniversitelerden tıp profesörleri, beslenme uzmanlarını yanımıza alarak bilgilendirme, tanıtım toplantıları yapmak istiyoruz. Okullarda çocuklara yönelik etkinlikler planlıyoruz" dedi.

HEDEFLER YÜKSEK

Zeytin ağacında dikimlerin devam ettiğine işaret eden Dr. Tan, "Ağaç sayımız 140-150 milyonlara dayandı. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın hedefi ağaç sayısında İspanya’nın arkasından ikincilik. 10 yıl içinde ağaç varlığımızı 180 milyona çıkarmayı, ağaç başına verimi 12 kilogramdan, 25 kilograma, zeytinyağı üretimini 115 bin tondan 750 bin tona, ihracatı 70 bin tondan 300 bin tona yükseltmeyi hedefliyoruz" dedi. Tan, ihracatın da markalı olarak artış göstermesi gerektiğini söyledi.

DERDE DERMAN

UZZK Başkanı Dr. Mustafa Tan, geçmişte zeytinyağının diğer yağlardan 3 kat daha pahalı olduğunu hatırlatarak, "Şu anda küresel ısınmanın etkisiyle ayçiçek yağları ve diğer yağların arzında düşüklük olduğu için fiyatları yükseldi. Zeytinyağı almanın eve ilacın daha az girmesi, doktor masraflarının azalması demek.

Zeytin ve zeytinyağı sorunları tartışıldı

İbrahim Paker
Yenigün
1-2 Temmuz 2008


Zeytin ve zeytinyağı ile diğer bitkisel yağların üretiminde ve ticaretinde yaşanan sorunların araştırılarak, alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Balıkesir Milletvekili Ahmet Edip Uğur başkanlığındaki 16 kişilik Meclis Araştırma Komisyonu çeşitli bölgelerde incelemeler yaptı. Komisyon daha sonra Bursa’da devam eden çalışmaları kapsamında Marmarabirlik’i ziyaret etti ve Yönetim Kurulu Başkanı Refi Taviloğlu’dan sektörün sorunlarına ilişkin brifing aldı.

Bölgenin en yaygın ve değerli zeytini olan Gemlik cinsinin, hasat dönemlerinde piyasa değerinin oluşacağı bir borsanın mevcut olmaması nedeniyle Marmarabirlik, bölgede taze sofralık siyah zeytin fiyatının tek belirleyicisi.

Bu işlevin sorumluluğunun tek başına bir tarım satış kuruluşuna yüklenmemesi gerektiğini vurgulayan Taviloğlu, taze zeytin borsasının halen oluşturulamamasından, Gemlik cinsi zeytinin ekolojik koşullara aykırı olarak Marmara Bölgesi dışına bilinçsizce yayıldığına dikkat çekti ve bu gelişmenin bölge zeytinciliğini zora soktuğuna işaret etti ve şunları söyledi:

“Türkiye’nin önemli sorunlarından kayıt dışı ekonomi, zeytin ve zeytinyağı’nı da olumsuz etkiliyor. Tarım sektörü, merdiven altı diye de tabir edilen bu uygulamanın en yaygın olduğu iş kollarından biri. “Hijyen, vergi ve işçilik sorunu bulunmayan bu kayıt dışı organizasyonları sevk ve idare eden, tüccar şeklinde nitelenen kimselerle birliklerin başa çıkması tabi ki mümkün değildir. Bu kişiler üreticinin ve devletin gelirlerini aşağı çekerken, ortaya çıkan farkı da tüketiciye yansıtmıyorlar. Ürün olumsuz koşullarda tüketiciye ulaşıyor. Bu durumda Gıda Güvenliği Kanunu ve diğer kanunların uygulaması sağlanmalıdır. Kısacası kayıt dışılığa ve merdiven altına savaş açılmalıdır.”

Tüketim 2 litre olmalı

Komisyon Başkanı Uğur konuşmasının başında, Marmarabirlik’in, tarımsal birlikler içerisinde en sağlıklı çalışan olduğunu ifade etti. Uğur, 5-6 yıldır zeytin dikiminin teşvik edildiğini, 90 milyon olan ağaç varlığının 200 milyona ulaştığını, zeytinyağı üretiminin 150 bin tonlara çıkacağına dikkat çekerek, “Bu üretimi Türkiye tüketemiyor. Önce mala müşteri lazım” dedi. Türkiye’de kişi başına zeytinyağı tüketiminin 1 litre bile olmadığına dikkat çeken Uğur da sözlerini şöyle sürdürdü:
“Komşumuz Suriye’de 5 kilo, Yunanistan’da 20-22 kilo tüketim var. Ayçiçek yağının fiyatı neredeyse zeytinyağına yaklaştı. Ama bir türlü halkımıza zeytinyağını yediremiyoruz. Bizde kişi başı tüketim 2-2.5 kiloya çıksa sorun kalmayacak. Zeytinyağı satmak için tanıtım grubu oluşturulması gerekiyor. Türkiye’nin 2007 yılındaki bitkisel yağ ithalatı 1,7 milyar dolar. Devamlı bir şekilde yağ fiyatları artıyor. Ayçiçeğinin, soyanın, kanolanın fiyatı bir yıl öncesine göre yüzde 150 daha pahalı. Tağşiş (karıştırma) konusu da çok önemli. Zeytinyağı ve diğer bitkisel yağları taklit ve tağşişle üretenlere 20 bin lira para cezası verilmesi ve işletmenin kapatılmasını öngören düzenleme yakında yasalaşacak.” Ahmet Edip Uğur, hazırlayacakları raporun Meclis Genel Kurulu’na geleceğini belirterek, Marmarabirlik tarafından verilen bilgilerin bu raporda yer alacağını ifade etti. Uğur, son olarak, bu sektörde de serbest piyasa kurallarının işlemesi gerektiğinin altını çizdi.

Yeniden yapılandırma

2000 yılında yürürlüğe giren ve yeniden yapılandırma yasası olarak bilinen düzenlemeyle, birliklerin çiftçiyi destekleme rollerinin elinden alındığını ve bu düzenlemenin birlikleri var olma mücadelesine sürüklediğini, oysa üreticinin hala birliklerden destek beklediğinin altını çizen Taviloğlu, 31 Aralık 2008 tarihinde yeniden yapılandırma sürecinin sona ereceğini hatırlatarak, 4572 sayılı yasanın bir an önce yeniden düzenlenmesinin birlikler için hayati önem taşıdığını vurgulaması görüşmenin diğer bir konusu oldu.

Gıda Güvenliği Belgesi

Bu toplantı öncesinde gerçekleştirilen törende ise Marmarabirlik, TSE Yöneticileri ile TBMM Araştırma Komisyonu Başkanı Uğur tarafından ISO 22000 Gıda Güvenliği Kalite Sistem Belgesini aldı. Marmarabirlik’in bundan sonraki hedefi, çevre yönetim sistemi belgesini de almak. Birliğini başarıyla yöneten Yönetim Kurulu Başkanı Taviloğlu ile Genel Müdür İsmail M. Eren’e bravo.

Zeytin ve zeytinyağı sorunları tartışıldı(2)

Zeytin ve zeytinyağı ile diğer bitkisel yağların üretiminde ve ticaretindeki sorunlar nedeniyle 16 kişilik Meclis Araştırma Komisyonu kurulduğunu dün köşemde hatırlattım. Bugün de konunun ikinci kısmını sizlere aktaracağım.

Komisyon Başkanı Balıkesir Milletvekili Ahmet Edip Uğur, zeytinyağı üretiminin 150 bin tonlara çıkacağına dikkat çekerek, “Bu üretimi Türkiye tüketemiyor. Önce mala müşteri lazım” dedi.

Tüketim artırılmalı

Türkiye’de kişi başına zeytinyağı tüketiminin 1 litre bile olmadığına dikkat çeken Uğur da sözlerini şöyle sürdürdü:

“Komşumuz Suriye’de 5 kilo, Yunanistan’da 20-22 kilo tüketim var. Ayçiçek yağının fiyatı neredeyse zeytinyağına yaklaştı. Ama bir türlü halkımıza zeytinyağını yediremiyoruz. Bizde kişi başı tüketim 2-2.5 kiloya çıksa sorun kalmayacak. Zeytinyağını satmak için tanıtım grubu oluşturulması gerekiyor. Türkiye’nin 2007 yılındaki bitkisel yağ ithalatı 1,7 milyar dolar. Devamlı bir şekilde yağ fiyatları artıyor. Ayçiçeğinin, soyanın, kanolanın fiyatı bir yıl öncesine göre yüzde 150 daha pahalı. Tağşiş (karıştırma) konusu da çok önemli. Zeytinyağı ve diğer bitkisel yağları taklit ve tağşişle üretenlere 20 bin lira para cezası verilmesi ve işletmenin kapatılmasını öngören düzenleme yakında yasalaşacak.”

Ahmet Edip Uğur, hazırlayacakları raporun Meclis Genel Kurulu’na geleceğini belirterek, Marmarabirlik tarafından verilen bilgilerin bu raporda yer alacağını ifade etti.

Uğur, son olarak, bu sektörde de serbest piyasa kurallarının işlemesi gerektiğinin altını çizdi.

ZZTK ÇİN, HİNDİSTAN VE SİNGAPUR’A YOĞUNLAŞTI, İHRACATIMIZ İKİ KATINA ÇIKTI

Dünya’nın ikinci büyük üreticisi ve ihracatçısı olmayı hedeflediğimiz zeytin ve zeytinyağı sektöründe Türkiye’nin ihracatını arttırmak için Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Kometisi’ni kuran ihracatçılar, son bir yıllık süreçte yaptıkları tanıtım çalışmaları ile Çin, Hindistan ve Singapur’a zeytinyağı ihracatımızı yüzde 105 oranında arttırdılar.

Zeytin ve zeytinyağının anayurdu Türkiye, dünya ikinciliği hedefine emin adımlarla ilerliyor. Son yıllarda yapılan dikimlerle 150 milyon zeytin ağacı varlığına ulaşan ve önümüzdeki yıldan itibaren bu ağaçlardan ürün almaya başlayacak olan Türkiye, dünya genelinde zeytin ve zeytinyağı tüketimi yüksek ülkelere yönelik tanıtım çalışmalarına hız verdi.

Dünya genelinde Türk zeytin ve zeytinyağının tanıtımını yapmak amacıyla Dış Ticaret Müsteşarlığı ve Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği işbirliğinde 1 yıl önce kurulan Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi, Türkiye’nin 2012 yılı için belirlediği 2 milyar dolar ihracat hedefine ulaşmak için Çin, Hindistan, Singapur ve Amerika Birleşik Devletleri’nde fuarlara info stand düzeyinde katılarak Türk zeytin ve zeytinyağını tanıttı.

YÜKSEK ZEYTİNYAĞI REKOLTESİ GELİYOR İHRACAT ŞART

Türkiye’nin önümüzdeki 2008/09 sezonunda zeytin ve zeytinyağında mevcut hava koşulları böyle devam ettiği takdirde büyük bir rekolte beklediğini belirten Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreter Yardımcısı Canan İnanç, “Zeytin ve zeytinyağı iç piyasada tüketimi sınırlı olan ürünler. Zeytin ve zeytinyağında Türkiye ihracat yapmak zorunda. Bu amaçla 1 yıl önce kurduğumuz Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi, zeytin ve zeytinyağı tüketiminin hızlı arttığı Çin, Hindistan ve Singapur’daki gıda fuarlarına katılmıştık. Türkiye 2007/08 sezonunda zeytinyağı ihracatında yüzde 55’lik düşüşle 117 milyon 920 bin dolardan 55 milyon 5 bin dolara gerilediği bir ortamda Çin, Hindistan ve Singapur’a ihracatımız yüzde 105’lik artışla 1 milyor 185 bin dolardan 2 milyon 425 bin dolara ulaştı. Türkiye yeni sezonda 200 bin tona yakın zeytinyağı ve 300 bin tona yakın sofralık zeytin rekoltesi bekliyor. Sektör olarak, 2012 yılı için zeytinyağında 1.2 milyar dolar, zeytinde 700 milyon dolar ve pirina yağı ihracatında 100 milyon dolar olmak üzere toplam 2 milyar dolarlık hedef koyduk. Bu hedefe ulaşmak için çalışmalarımızı önemli tüketici ülkelere odaklanarak sürdürüyoruz” dedi.

ABD EN FAZLA İHRACAT YAPTIĞIMIZ ÜLKELERİN BAŞINDA GELİYOR

Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi olarak yoğunlaştıkları pazarlardan birininde Amerika Birleşik Devletleri olduğunu vurgulayan İnanç, şöyle devam etti: “Amerika Birleşik Devletleri’nde zeytinyağı tütekimi son yıllarda katlanarak artıyor. 01 Kasım 2007- 30 Haziran 2008 zaman aralığında, Amerika Birleşik Devletleri’ne 8 milyon 62 bin dolarlık zeytinyağı ihraç ettik. ABD, Türkiye’nin yaptığı zeytinyağı ihracatında yüzde 15’lik dilimi temsil etti. Türkiye, ABD pazarında en büyük üçüncü tedarikçi ülke konumunda. Amacımız ABD pazarında ilk etapta ikinci ülke, uzun vadede ise birinci tedarikçi ülke konumuna yükselmek. ABD’yi Kanada ile birlikte düşündüğümüzde Türkiye’nin zeytinyağı ihracatında yüzde 32’lik paya sahip oluyor. Türkiye son yıllarda yapılan zeytin dikimleri ile 150 milyon ağaç varlığına ulaştı. Orta vadede 700 bin ton zeytinyağı üreten bir ülke haline geleceğiz. Bu üretimi yapan üreticinin memnuniyeti, bu ürünün değerinde pazarlanması ile mümkün olur. Amacımız, zeytin üreticisinin mutlu olacağı bir ortamı tesis etmek.”

ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI TANITIM KOMİTESİ NERELERE KATILDI?

Zeytinyağı tüketimi son yıllarda katlanarak artan Çin Halk Cumhuriyeti’ne Türkiye’den zeytin ve zeytinyağı ihracatını arttırmak için kolları sıvayan Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi ilk olarak Çin'in en önemli liman kentlerinden Xiamen'de 8-11 Eylül 2007 tarihleri arasında yapılan Uluslararası Yatırım ve Ticaret Fuarı’na (CIFIT) katılarak stand açtı, Çinlilere zeytin ve zeytinyağı ikramında bulundu. Çinli tüketicilerin beklentilerini öğrendi.
Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi’nin ikinci durağı Hindistan’da 06 – 08 Aralık 2007 tarihleri arasında Yeni Delhi kentinde düzenlenen IFEINDIA - Uluslararası Gıda, İçecek, Konukseverlik ve Ağırlama Fuarı’na (International Food Drink and Hospitality Exhibition) katıldı.
Yurtdışı Tanıtım çalışmalarına hız veren Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi Singapur’da 22-25 Nisan 2008 tarihlerinde düzenlenen FHA 2008 (Food and Hospitality Asia Exhibition) Fuarı’na bir standla katıldı ve Türk zeytin ve zeytinyağını tanıttı.
Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi, ABD’nin önemli eyaletlerinden olan Florida’nın Ft. Lauderdale şehrinde 3-4 Mayıs 2008 tarihleri arasında yapılan Uluslararası Zeytin ve Zeytinyağı Festivali’ne info stantla (International Olive&Oil Fest 2008) katıldı.

Trakya Birlik HOSO yağ üreterek Türkiye'nin yağ açığını kapatacak

Özgül Öztürk
Referans
03 Temmuz 2008,Perşembe


Trakya Birlik, Türkiye'nin yağ açığını kapatacak bir projeyi hayata geçiriyor. Doymuş yağ oranını yüzde 40 azaltan HOSO yağ üretiminin deneme çalışmalarında başarıyı yakalayan Birlik, bu yağı 10 yıl içerisinde bütün Trakya'da ektirmeyi planlıyor. Kraft ve Frito Lay ise üretilen yağa şimdiden talip.

Sağlıklı beslenme bilincinin artmasıyla dünya genelinde doymuş yağ oranı düşük ürünler ön plana çıkmaya başlıyor. Buna bağlı olarak iyi yağlar olarak bilinen doymamış yağ oranını yükselten ve 'kötü yağlar'olarak nitelendirilen doymuş yağ oranını yüzde 40 azaltan HOSO (High Oleic Sunflower Oil, 'Doymamış Yağ Asitli Ayçiçek Yağı') üretimi de gittikçe artıyor. HOSO yağ kullanımının en fazla olduğu ülkelerin başında obezite sorunuyla karşı karşıya bulunan Amerika geliyor. Fransa ve İspanya'da da kullanımı yüksek olan HOSO yağ artık Türkiye'de de üretilecek.

Denemeler başarılı oldu
Trakya Birlik tarafından başlatılan proje ile Türkiye ayçiçeği üretiminin yüzde 80'inin yapıldığı Trakya'da bundan böyle doymuş yağ oranını yüzde 40 düşürme özelliğine sahip özellikteki ayçiçeği tohumları ekilerek hem Türkiye'nin ihtiyacı olan yağ miktarı elde edilecek hem de tüketici daha sağlıklı yağ tüketme olanağına kavuşmuş olacak. Üretimi yapılan yeni tohumun birden fazla kızartmada kullanılması sayesinde özellikle gıda sanayi tarafından tercih edileceği belirtiliyor. Proje hakkında bilgiler veren Trakya Birlik Yönetim Kurulu Başkanı Rafet Sezen,
"Proje sayesinde tüketiciye en iyi yağı yedirmeyi hedefliyoruz. Dünya artık sağlık açısından öne çıkan bu yağı tercih ediyor. Kullanım açısından çok daha verimli bir yağ. Gıda firmaları normal ayçiçek yağını en fazla 2 kere kızartmada kullanabiliyor. Ancak HOSO yağla aynı yağda 6-8 kez kızartma yapılabiliyor. Böylece gıda firmaları daha az yağla daha fazla üretim yaparken aynı zamanda tüketiciye daha sağlıklı ürünler sunabiliyorlar" dedi.
HOSO yağın bir defada çok kez kullanımı sayesinde yağda ithalata bağlı olan Türkiye gibi ülkelerde yağ açığını karşıladığına işaret eden Sezen şunları kaydetti:
"Türkiye 2.5 milyar dolar ile petrolden sonra en fazla dövizi yağ ithalatına harcıyor. HOSO yağ sayesinde 10 yıl gibi kısa bir sürede Türkiye'nin yağa açığını kapatabiliriz."

Üretici de daha fazla kazanacak
Üretim teknikleri bakımından HOSO yağın normal ayçiçeği ile çok farklı tekniklere ihtiyaç duymadığına dikkat çeken Sezen, Trakya'nın bu yağı üretmek için uygun toprak ve iklim koşullarına sahip olduğunu söyledi. 2007 ayçiçeği ekim döneminde yüksek oleik asitli tescilli çeşit olmaması nedeniyle, firmaların deneme amaçlı getirdiği yüksek oleik asitli tohumları üretici ortaklarına ektirdiklerini ifade eden Sezen, 2008 yılında ekim yapılan alanın 5 bin 500 dönüme ulaştığını söyledi. HOSO yağın sağlıklı olması sebebiyle fiyatının da ona göre artacağını belirten Sezen, üreticinin de buna eşdeğer olarak daha fazla kazanabileceğini ifade etti. Sezen, üreticinin normal ayçiçeğine oranla yüzde 15-30 daha fazla kazanacağını belirtti.

Frito Lay ve Kraft üretilen yağa talip
HOSO yağı Türkiye'de ilk kullanan firma Doritos, Ruffles, Lays, A La Turca ve Cheetos markalarıyla pazarda bilinen Frito Lay oldu. Frito Lay Türkiye Genel Müdürü Tuncer Akgün, daha çok çocuklara konumlandırdıkları Cheetos marka cipslerinde HOSO yağ kullandıklarını söyledi. Frito Lay olarak üretimde yıllık 20 bin ton yağ ürettiklerini anlatan Akgün, 2008'de Trakya Birlik'ten 500 ton yağ aldıklarını ve önümüzdeki yıllarda da üretilen yağa talip olduklarını söyledi. Trakya Birlik Başkanı Sezen de üretilecek yağın pazarlanması konusunda Frito Lay ve Kraft firmaları ile görüşme ve çalışmaların devam ettiğini söyledi.

Amerika'da kullanım oranı yüzde 70 - 80
HOSO yağın kullanım oranı dünya genelinde gittikçe artmakla birlikte, en fazla kullanan ülkelerin başında ABD geliyor. Amerika'da kullanılan yağların yüzde 70-80'i HOSO yağ. Amerika'yı yüzde 40 -50 kullanım oranıyla Fransa takip ediyor. 3. sıradaki İspanya'da ise kullanılan yağların yüzde 30'u HOSO yağ.

HOSO (yüksek-oleikli) ayçiçeği yağının faydaları
- Yüksek stabilite gösterir, raf ömrü daha uzundur.
- Kullanıldığı paketli ve kızartılmış ürünlerin de raf ömrünü uzatıyor.
- Doğal bir kokuya ve daha hoş bir damak tadına sahip.
- Optimal kızartma ve pişirme performansı gösteriyor. Kızartma yağını sürekli değiştirmek gerekmiyor.
- Hidrojenasyona ihtiyacı olmadığı için trans yağ endişelerini ortadan kaldırıyor.
- Yüzde 10'dan daha düşük doymuş yağ içeriğine sahip.
- Zeytinyağından bile daha fazla tekli doymuş yağ içeriğine sahip ve sağlık otoriteleri tarafından diyetlerde tavsiye ediliyor. Önemli oranda kolesterol-düşürücü etkiye sahip.
- Tamamen doğal, transjenik ( genleriyle oynanmış ) bir ürün değil.
- Geleneksel linoleik ayçiçeği yağına göre daha yüksek fiyata satılıyor.
- HOSO ayçiçeğinin dünyadaki üretim miktarı3 4 milyon ton civarında.

Türkiye'de Ayçiçek Yağı Üretimi:
Türkiye'de ayçiçek yağı üretimi 300-320 bin ton
Türkiye toplam ayçiçek yağı ihtiyacı 600 -650 bin ton
Trakya Birlik ayçiçek yağı üretimi 100 bin ton
Türkiye ayçiçek yağı ithalatı 300 350 bin ton
İthalat yapılan ülkeler; Bulgaristan, Ukrayna ve Arjantin

GÜZELYALI'DA ZEYTİN ALIM MERKEZİ AÇILIYOR

CHA
03 Temmuz 2008,Perşembe


Güzelyalı'da Eğitim Mahallesi'nde hayırsever Ferit Çiftçi tarafından belediyeye bağışlanan arsa üzerine belediye tarafından yapılan Zeytin ve Yaş Meyve Alım Merkezi'nde son aşamaya gelindi.

İki kat üzerine yaklaşık 300 metrekarelik kapalı alanda inşa edilen ve tamamı belediye bütçesinden karşılanan bina sayesinde Güzelyalı'da faaliyet gösteren zeytin ve yaş meyve üreticileri, ürünlerinin alım ve satımını burada yapabilecek. Başkan Selçuk Mutlu, binanın ikinci katının lokal ve seminer merkezi olarak kullanılabileceğini söyledi. Güzelyalı'da ilk defa çiftçiler için gözle görülür eser yapıldığını kaydeden Başkan Mutlu, "Seçim zamanı kendilerini mutlaka hatırlayacağımıza, destekleyeceğimize söz verdiğimiz zeytin ve yaş meyve üreticisi çiftçimize desteğimizi bugüne kadar her zaman sağladık. Bu yapılan bina sayesinde de desteğimizi zirveye çıkarıyoruz. Ürünlerin alım ve satım yapabilecekleri, depolayabilecekleri kapalı alanın yanı sıra seminer ve toplantılar için de merkez oluşturduk. Bu tarzdaki benzeri bir yapı henüz pek çok bölgede yok" diye konuştu.

Wednesday, July 02, 2008

EGE BÖLGESİ YILLIK İHRACATI 15.3 MİLYAR DOLARA ULAŞTI

İHA
02 Temmuz 2008,Çarşamba


Ege Bölgesi ihracatçıları son bir yılda 15 milyar 288 milyon 478 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Bu ihracatın 7 milyar 606 milyon 524 bin dolarlık dilimi Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) üyeleri tarafından gerçekleştirilirken, aylık bazda ilk defa 700 milyon dolar barajı geçildi.

EİB ihracat rakamları Haziran ayında, 2007 yılının aynı ayına göre yüzde 23 artış göstererek 704 milyon 012 bin 465 dolara ulaştı. 2008 yılının ilk altı aylık döneminde 3 milyar 908 milyon 246 bin 448 dolarlık ihracat rakamına ulaşan EİB üyeleri, son bir yılda ise 7 milyar 606 milyon 524 bin 768 dolarlık ihracata imza attılar. Ege Bölgesi'nin son bir yıllık ihracatı ise 15 milyar 288 milyon 479 bin dolar oldu.

2008 yılının ilk altı aylık döneminde, Ege İhracatçı Birlikleri bünyesindeki 12 birlikten sadece "Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği" ile "Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği" geçen yıl yaptığı ihracat rakamlarının gerisinde kalırken diğer birlikler geçen yılki ihracat rakamlarının üzerine çıkma başarısını gösterdi.

Eti zeytinyağında bekletince ne olur?

Doktorlar kötü kolesterolü düşürmek için zeytinyağı formülünü öneriyor..

Tayvan'daki Fu Jen Üniversitesi doktorları, eti zeytinyağında bir süre beklettikten sonra başka yağ koymadan pişirmek gerektiğini söylüyor.

Zeytinyağında salamura edilen etin kötü kolesterol oranını düşürdüğünü belirten uzmanlardan ekibin başındaki Dr. Bing-Huei Chen, "Zeytinyağında bekletilen ette pişirildikten sonra antioksidan görevini gören kimyasallar oluşuyor. Bu kimyasallar sadece kötü kolesterolü azaltmakla kalmıyor, aynı zamanda kalp hastalıkları ve kansere yol açan hücreleri de öldürüyor" dedi.

Dr. Chen, zeytinyağı dışındaki salamura malzemeleri üzerinde de araştırma yaptıklarını söyledi.

Tuesday, July 01, 2008

Yeni Şakran Atatürk Zeytinliği gençleri okutacak

Durmuş Odabaşı
Yeni Asır
01 Temmuz 2008,Salı


Bir belediye başkanına konuk olunca, haliyle sohbet de "icraat"lar üzerine yoğunlaşıyor.

Bir zamanlar kendi halinde bir kasaba balıkçısıyken, sevenleri tarafından belediye başkanlığı koltuğuna taşınan Zeki Şen, 3 dönemi geride bırakıp 4'ncü döneme giderken, sıradışı icraatlarıyla da dikkat çekiyor.

Bir çok meslektaşı beton üzerine beton dikerken, o mevcut projeyi bile iptal etmiş.
Nasıl mı?

- Belediyenin "toplu konut alanı" olarak belirlediği, bin dönümlük tapulu bir yerimiz vardı. Arkadaşlarla konuşup, bu alan için hazırlanmış toplu konut projesini iptal ettik ve yine belediye meclisi kararıyla burayı 10.000 ağaçlık bir zeytinlik yaptık. İsmini de Atatürk Zeytinliği koyduk. Bu zeytinler şimdi 2 yaşında, 5 sene sonra buradan para kazanmaya başlayacağız. Kazandığımız para da yaklaşık 1-1.5 milyon lira olacak. Bu parayı tamamen eğitim için harcayacağız, okula gidemeyen çocukların giderleri için kullanacağız. İhtiyaç sahibi ailelerin çocuklarına eğitim hayatları boyunca burs vereceğiz. Bir de burayı vakıflaştırma projesini gerçekleştirmeye çalışıyoruz. O da tamamlanırsa, projeyle memleketimizin boş dağlarını yeşillendirmiş olmanın yanında, eğitime de uzun vadeli katkımız olmuş olacak.

Marmarabirlik bugün para dağıtıyor

Seyfettin ŞEKERSÖZ
Gemlik Körfez Gazetesi
01 Temmuz 2008,Salı


Marmarabirlik Gemlik Zeytin Tarım Satış Kooperatifi'ne rekolte fazları zeytin teslim eden 261 ortağa bugün paraları ödeniyor.

Kooperatif Başkanı Hüseyin Peker, yaptığı açıklamada, rekolte fazları aldıkları zeytin karşılığı 80 bin YTL'nin 261 ortak adına Ziraat Bankası Şubesi’ne yatırıldığını bildirdi.Peker, kampanya içinde 3079 ortaktan toplam 2 milyon 541 bin Kilo zeytin alımı yapıldığını, karşılığında ise 5 milyon 591 bin YTL para ödendiğini belirterek, "Rekolte fazları ödeyeceğimiz 80 bin YTL ile kampanya döneminden bu yana ortaklarımıza ödeyeceğimiz 5 milyon 671 bin YTL olacak" dedi.Daha önce rekolte fazlası bildirim yapacak ortaklara ödemelerin bir yıl sonra olacağını açıklayan Marmarabirlik Genel Merkezi erken ödeme yaparak üretici fazla bekletmedi.Ödenecek rekolte fazlası paralarla ortakların Marmarabirlik'ten alacaklarının kalmadığını bildiren Hüseyin Peker, Gemlik Kooperatifinin merkez dışında bulunan ortaklarının paraları bulundukları Ziraat Bankası şubelerine yatırıldığını söyledi.